Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Atatürk’ün Komutanlığındaki 19’uncu Tümenle İlgili Önemli Düzeltme: Kuruluş Tarihi ve Yeri Yeniden Yazıldı

Yayımlandı

üzerinde

Atatürk’ün Komutanlığındaki 19’uncu Tümenle İlgili Önemli Düzeltme: Kuruluş Tarihi ve Yeri Yeniden Yazıldı

FatihDoganMedya / Özel Haber — 21.01.2026 • 11:11

Çanakkale çalışmaları ve arşiv taraması yürüten akademisyenler, Mustafa Kemal (Atatürk) komutasındaki 19’uncu Piyade Tümeni hakkında literatürde yer alan “1 Şubat 1915 — Tekirdağ” kaydının eksik veya yanlış olduğunu, tümenin 21 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’da teşkilatlanma sürecine başladığının arşiv belgeleriyle ilk kez ortaya konduğunu açıkladı. Bu bulgu, Çanakkale tarih yazımında küçük ama önemli bir düzeltme olarak değerlendiriliyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden (ÇOMÜ) Dr. İsmail Sabah’ın yürüttüğü arşiv çalışması; 3’üncü Kolordu ve 1’inci Ordu cerideleri, atama yazışmaları ve dönemin harp kayıtlarının yeniden incelenmesiyle 19’uncu Tümen’in kuruluş tarihinin ve mekânının literatürde sıkça yazıldığı gibi Tekirdağ / 1 Şubat 1915 değil, 21 Ocak 1915 — Gelibolu olduğunu tespit etti. Araştırmacılara göre 20 Ocak’ta yapılan atama yazıları ve Liman von Sanders’ın 21 Ocak emriyle Gelibolu’daki teşkilatlanma resmen başlamıştı.

Bu tespit, Atatürk’ün Çanakkale’deki harekât takvimini, tümenin ilk kurulduğu coğrafi bağlamı ve saha hareketlerini tarihsel kayıtlarda daha doğru yerlere koyma imkânı sağlıyor — özellikle Gelibolu’nun stratejik önemi ve Mustafa Kemal’in bölgeye bağlılığı çerçevesinde.

Literatürdeki eski kayıtlar ne diyor?

Çoğu kaynak, tümenin teşkilatlanma sürecini Tekirdağ’da sürdürdüğü ve 1 Şubat 1915 civarında burada konsolide edildiğini belirtir; Atatürk kronolojileri ve bazı akademik çalışmalarda bu bilgi tekrar edilir. Ancak arşiv cerideleri (kolordu / ordu yazışmaları) dikkatle okunduğunda teşkilatlanmanın fikrî/örgütsel adımlarının Gelibolu’da başlatıldığı anlaşılıyor. Bu fark, “resmî emir + fiili teşkilatlanma” arasındaki ayrımı netleştiriyor.

Dr. İsmail Sabah’ın değerlendirmesi

Dr. Sabah, DHA’ya verdiği demeçte (özetle): 3’üncü Kolordu’nun Gelibolu’ya kaydırılması, Liman von Sanders’ın emirleri ve kolordu ceridelerindeki “gizli” ibareli yazışmaların 21 Ocak’ta başlayan resmi teşkilatlanmayı gösterdiğini; atama yazılarının numara verilişi ve Mustafa Kemal’in Gelibolu’da tümen unsurlarını sahada görmesiyle sürecin burada başladığını belirtti. Araştırmacı, bu verilerin literatürdeki yerleşik anlatıyı tamamlayıp düzelttiğini vurguladı.

  • 20 Ocak 1915: Mustafa Kemal’e tümen komutanlığına atanma bildirimi (atama belgeleri).

  • 21 Ocak 1915: Araştırmaya göre 19’uncu Tümen teşkilatlanma emirlerinin Gelibolu ceridelerinde görünmesi — yeni tespit.

  • 1–2 Şubat 1915: Daha önceki literatürde vurgulanan Tekirdağ’daki çalışmalar ve tümenin burada konsolide edildiği anlatısı (bazı kaynaklarda 24 Şubat nakli; farklı nüanslar bulunuyor).

Gündem

Isparta’daki Feci Kazada Hayatını Kaybedenler Konya’da Son Yolculuğuna Uğurlandı

Yayımlandı

üzerinde

Isparta’daki Feci Kazada Hayatını Kaybedenler Konya’da Son Yolculuğuna Uğurlandı

21 Haziran 2026 – 13:56

sparta’nın Gelendost ilçesinde tur midibüsünün şarampole devrilmesi sonucu yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden 5 kişiden ikisinin cenazesi, memleketleri Konya’da toprağa verildi. Kazada yaşamını yitiren Keziban Baysal ve Meryem Dinç için düzenlenen cenaze törenlerinde gözyaşları sel oldu.

Isparta-Konya kara yolu üzerinde, Gelendost ilçesine bağlı Bağıllı köyü yakınlarında meydana gelen elim kazada, Konya’dan Isparta’nın Eğirdir ilçesine bağlı Barla köyüne gezi amacıyla giden bir grup, büyük bir felaketle karşı karşıya kaldı. Edinilen bilgiye göre kaza, 20 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 18.50 sıralarında gerçekleşti. Halit Emre Cengiz (25) idaresindeki 42 BFT 431 plakalı tur midibüsü, sağanak yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak şarampole devrildi.

Kazanın ardından bölgeye çok sayıda jandarma, polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde 4 kişinin hayatını kaybettiği ve 26 kişinin yaralandığı tespit edildi. Yaralılar, çevredeki Gelendost, Yalvaç ve Eğirdir hastanelerine kaldırılarak tedavi altına alındı. Ancak hastanede tedavisi süren yaralılardan birinin daha hayatını kaybetmesiyle kazadaki ölü sayısı 5’e yükseldi.

Kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri ise şu şekilde açıklandı:

· Keziban Baysal (60)
· Meryem Dinç (70)
· Gülperi Ertürk (77)
· Öznur Altuntaş (37)
· Rahime Şahin (54)

Cenaze Törenleri:

Kazada yaşamını yitirenlerden Keziban Baysal ve Meryem Dinç’in cenazeleri, memleketleri Konya’ya getirildi. Keziban Baysal için 21 Haziran 2026 öğle vakti Yazır Mezarlığı’nda cenaze namazı kılındı. Namazın ardından Baysal’ın naaşı, gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenaze törenine merhumenin akrabaları ve yakınlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.

Meryem Dinç’in cenazesi ise aynı gün ikindi namazını müteakip Araplar Mezarlığı’nda kılınan namazın ardından defnedildi. Kazada hayatını kaybeden diğer üç kişi Öznur Altuntaş (37), Gülperi Ertürk (77) ve Rahime Şahin’in (54) cenazelerinin ise otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edileceği öğrenildi.

Soruşturma:

Olayla ilgili olarak Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı adli soruşturma başlatıldı. Yetkililer, kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Dereye düşen kamyonette kaybolan babanın gömleğine ulaşıldı

Yayımlandı

üzerinde

Dereye düşen kamyonette kaybolan babanın gömleğine ulaşıldı

Tarih: 21 Haziran 2026
Saat: 13:46

Artvin’in Şavşat ilçesinde 14 Haziran’da kamyonetiyle dereye uçan baba-oğuldan acı haber geldi. Arama çalışmalarının 7’nci gününde dere kenarındaki dallara takılı halde bulunan gömleğin, kayıp baba Selahattin Kaya’ya ait olduğu belirlendi.

Artvin’in Şavşat ilçesinde yürekleri dağlayan olay, 14 Haziran’da saat 05.30 sıralarında meydana geldi. Artvin’den kamyonetleriyle Ardahan’a arı sevkiyatı yapan baba Selahattin Kaya (65) ile oğlu Mecit Kaya (45), dönüş yolunda bir türlü evlerine dönmeyince aileleri durumu jandarmaya bildirdi. Bunun üzerine başlatılan çalışmalarda, Mecit Kaya yönetimindeki 08 DC 603 plakalı kamyonetin Şavşat Deresi’ne yuvarlandığı tespit edildi.

Kamyonet dereden çıkarıldı ama içlerinde yoklar

İhbarın ardından bölgeye AFAD, Hopa Deniz Polisi, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu kamyonet, dere yatağından çıkarıldı. Ancak araçta yapılan incelemelerde baba-oğula ait herhangi bir ize rastlanamadı. Bunun üzerine iki kişinin de akıntıya kapılarak sürüklendiği değerlendirildi ve arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

7’nci gün umut oldu ama acı gerçek

Arama çalışmalarının 7’nci gününde, AFAD ekiplerine bağlı dron pilotları görüş mesafesinin kısıtlı olduğu bölgelerde termal dronla arama tarama faaliyetlerini sürdürürken, dere kenarındaki dallara takılı bir gömlek fark etti. Kamyonetin yuvarlandığı noktadan yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan bu gömleğin, kayıp baba Selahattin Kaya’ya ait olduğu yakınları tarafından teşhis edildi.

Baba ve oğluna ulaşmak için dere yatağı boyunca ve baraj gölü içerisinde görev yapan ekiplerin çalışmaları aralıksız sürüyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Şırıngayla beslediği serebral palsili oğluna hem annelik hem babalık yapıyor

Yayımlandı

üzerinde

Şırıngayla beslediği serebral palsili oğluna hem annelik hem babalık yapıyor

Yayın Tarihi: 21 Haziran 2026
Yayın Saati: 11:49


Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Zeki Eyilik, serebral palsi hastası 41 yaşındaki oğlu Ertan Eyilik’e 40 yıldır tek başına bakıyor. Son 3 yıldır şırıngayla mama vererek beslediği oğluna hem annelik hem babalık yapan Eyilik, “Onun hayatına dokunabilmek beni mutlu ediyor” dedi.

Manisa’nın Akhisar ilçesi Medar Mahallesi’nde yaşayan Zeki Eyilik (65), hayata tutunma mücadelesini yalnız başına veren oğlu Ertan’a (41) adeta yeniden doğuyor. Ertan, 1,5 yaşındayken yüksek ateşe bağlı geçirdiği ağır bir havale sonucu serebral palsi tanısı aldı. Oğulları daha bebekken eşinin aileyi terk ettiği öne sürülen Zeki Eyilik, o günden bu yana hem ana hem baba şefkatini tek başına üstlendi.

Yatağa bağımlı olan ve konuşamayan Ertan’ın yemekten temizliğe, ilaçlarından günlük ihtiyaçlarına kadar tüm bakımını üstlenen Eyilik, son 3 yıldır ise oğlunu şırıngayla besliyor. Yoğun bakım sürecinin ardından boğazından beslenemez hale gelen Ertan’a doktorlar mideye hortum taktı. Zeki baba, mamasını şırıngayla vererek oğlunu hayata bağlamaya devam ediyor.

“GÜNÜN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ ONUN YANINDA GEÇİRİYORUM”

Oğlunun bakımını hiçbir zaman yük olarak görmediğini vurgulayan Zeki Eyilik, “Ertan, 1,5 yaşındayken şiddetli bir havale geçirdi. Doktorlar serebral palsi teşhisi koydu. O günden sonra konuşamadı, yürüyemedi ve tüm ihtiyaçlarında bana bağımlı hale geldi. Yaklaşık 40 yıldır bütün bakımını ben yapıyorum” diyerek yaşadığı zorlu süreci anlattı.

Günün büyük bölümünü oğlunun yanında geçirdiğini belirten Eyilik, iki saatte bir beslenmesini sağladığını, gece de sık sık kontrol ettiğini söyledi. Duygularını ise şu sözlerle dile getirdi:
“Bu çok farklı ve güzel bir duygu. Oğluma severek bakıyorum. Onun hayatına dokunabilmek, yaşamını sürdürebilmesine katkı sağlamak beni mutlu ediyor. Allah kimseye evlat acısı vermesin”.

“BENDEN BAŞKA İLGİLENEN YOK, GELECEĞİNDEN ENDİŞELİYİM”

40 yıllık fedakarlığın ardındaki en büyük korkunun ise gelecek olduğunu itiraf eden Zeki baba, “Ben öldükten sonra ona kimin bakacağını düşünüyorum. Yıllardır bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum. Hangi saatte ne istediğini, neye nasıl tepki verdiğini biliyorum. Benden başka ilgilenen kimse yok. Bu yüzden geleceği konusunda çok endişeleniyorum” dedi.

Devletin sağladığı desteklerden yararlandıklarını belirten Eyilik, kaymakamlığın yardımları olduğunu ancak bir evlerinin bulunmadığını ifade ederek hayırseverlere çağrıda bulundu:
“İmkanı olan hayırseverlerden destek bekliyorum”.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar