Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Alfa ve Z Kuşağının Yeni Takıntısı: ’67’ Nedir?

Yayımlandı

üzerinde

Alfa ve Z Kuşağının Yeni Takıntısı: ’67’ Nedir?

20 Aralık 2025 | Okuma Süresi: 3 Dakika|Saat: 21:00

 

“Six-seveeeen!” Bu sayı kombinasyonu, özellikle ABD’deki okullarda ve sosyal medyada, Z ve Alfa kuşağı arasında bir sel gibi yayılan yeni bir akımın adı. Anlamı olmayan ama kullanımı büyük olan bu ifade, öğretmenlerin sınıfta 67. sayfayı söylediği anlardan, teneffüse kalan süreye kadar her yerde karşımıza çıkıyor. Peki, nedir bu ’67’ çılgınlığının ardındaki gerçek?

ABD’de özellikle ilk ve ortaokul seviyesindeki çocuklar arasında bir anda patlayan bu trend, kısa sürede TikTok ve Instagram Reels gibi platformlar aracılığıyla küresel bir gençlik fenomenine dönüştü. Öyle ki, ‘six-seven’ şeklinde uzatılarak söylenen bu ifade, Dictionary.com tarafından 2025 yılının kelimesi seçilerek resmi bir kimlik bile kazandı.

 

“67”ün Kökeni: Rap, Basketbol ve Viral Videolar

Trendin tek ve net bir kaynağı yok; birkaç popüler kültür anının birleşiminden doğduğu düşünülüyor. İlk olarak, 2024’te rapçi Skrilla’nın “Doot Doot (6 7)” adlı şarkısının viral olması dikkat çekti. Şarkıdaki “six-seven” nakaratı ve eşlik eden el hareketi (ellerin yukarı-aşağı sallanması) akımın ilk kıvılcımlarından biriydi.

Basketbol sahnesinden gelen etkiler de büyük. NBA yıldızı LaMelo Ball (boyu tam 6 feet 7 inç), videolarında bu şarkıyı kullanarak trendi basketbol hayranlarına taşıdı. Ayrıca, basketbolcu Taylen Kinney’nin bir kararsızlığını “6 mı, 7 mi?” diye el hareketiyle ifade ettiği video ve amatör bir maçta “6-7!” diye bağıran bir çocuğun viral olup “Mason 67” karakterine dönüşmesi, akımı besleyen diğer anlar oldu.

Ancak ilginç olan, bu geçmişin trendi takip eden çocukların çoğu tarafından hiç bilinmiyor olması. Uzmanlara göre, kökenini bilmemek de esprinin ve aidiyetin bir parçası.

Neden Bu Kadar Popüler? Anlamsızlığın Cazibesi

“67” ifadesinin belirli bir anlamı, esprisi veya gizli bir mesajı yok. Dilbilimciler ve sosyologlar, tam da bu anlamsızlığın onu çekici kıldığını vurguluyor. Çocuklar için “67” demek, aynı gizli koda sahip olmak, aynı gruba ait olduğunu göstermek ve “bizden biri” olduğunu kanıtlamak anlamına geliyor.

Bu durum, dilin bir iletişim aracı olmanın ötesinde, güçlü bir sosyal bağ ve aidiyet aracı olarak kullanılmasının tipik bir örneği. Anlamdan çok, onu söylemenin yarattığı ortak his ön planda.

Yetişkin Tepkisi: Yasakladıkça Büyüyen Bir Trend

Her kuşaklar arası trendde olduğu gibi, “67” akımı da yetişkinlerin tepkisiyle beslendi. Öğretmenlerin sınıfta yasaklaması, ebeveynlerin “Bu da neyin nesi?” şeklindeki şaşkınlık ve şikayetleri, çocuklar ve gençler için bu ifadeyi küçük bir direniş sembolüne dönüştürdü.

Bazı öğretmenler ise bu akımla baş etmek için ilginç bir taktik geliştirdi: Trendi bilerek kullanmak ve “havalı” olduğunu söylemek. Bir öğretmenin ifadesiyle, “En kolay öldürme yolu, öğretmenin bunun havalı olduğunu söylemesi.” Bu yöntemle, öğrencilerin ilgisi hızla sönüyor.

Uzmanlar Ne Diyor? “Her Kuşağın Kendi ‘Cool’u Var”

Ebeveynler, çocuklarının sürekli anlamsız bir şekilde “67!” diye bağırmasından endişe duyabilir. Ancak uzmanlar, bunun zihinsel bir gerileme işareti olmadığını söylüyor. Her kuşak, kendine özgü, bazen büyüklerine anlamsız gelen kelimeler ve jargonlar üretir.

Uzman Görüşü:

“Dün ‘cool’, sonra ‘skibidi’, bugün ‘6-7’. Bu tür ifadeler dil için bir tehdit oluşturmuyor. Aksine, dilin dinamik ve yaşayan bir yapı olduğunun, yeni bağlamlara uyum sağladığının kanıtı. Özellikle sosyal medya çağında, aidiyet belirten bu tür dilsel oyunlar daha hızlı yayılıyor.”

Bazı akademisyenler ise bu fenomeni, anlamdan çok yorumun ve aidiyet hissinin öne çıktığı modern popüler kültürün zararsız bir yansıması olarak görüyor.

Google Bile Fark Etti: Teknoloji Devleri ve “67”

Trendin boyutları o kadar büyüdü ki, teknoloji devleri de fark etti. Google’ın arama motoru, belirli “67” aramalarında özel görsel efektler göstermeye başladı. Bu durum, trendin sadece okul koridorlarını değil, dijital dünyanın merkezini de etkisi altına aldığının bir göstergesi oldu.

Sırada Ne Var? “67”ten Sonra “41” mi Geliyor?

Sosyal medya trendleri, özellikle TikTok dünyasında genellikle kısa ömürlü olur. Neredeyse bir yıldır popülerliğini koruyan “67” için bu süre oldukça uzun sayılır. Bazı öğrenciler artık sıkıldıklarını belli etmeye başlarken, öğretmenler arasında sınıflarda yeni bir rakam adayının fısıldandığı konuşuluyor: “41”.

Z ve Alfa Kuşağına Kısa Bir Bakış: Neden Bu Trend Onlarda Patladı?

“67” fenomenini anlamak için, onu benimseyen kuşakları anlamak gerekir.

Z Kuşağı (1997-2012): Tam anlamıyla dijital yerli olan ilk nesil. Bilginin her an parmaklarının ucunda olduğu, sosyal medyanın sosyal hayatın merkezinde yer aldığı bir dünyada büyüdüler. Hızlı tüketim, anlık iletişim ve topluluk içinde kendine özgü bir dil yaratma onların doğasında var.

Alfa Kuşağı (2013-2025): Akıllı telefonlar ve tabletlerle beşikte tanışan, teknolojiyi soluk alıp vermek kadar doğal karşılayan ilk kuşak. Eğlence, eğitim ve sosyalleşmeleri ekranlar etrafında şekilleniyor. “67” gibi dijital platformlarda hızla yayılan bir trendi benimsemeleri ve bir iç grup işareti haline getirmeleri bu bağlamda şaşırtıcı değil.

Sonuç: Geçici Bir Çılgınlık mı, Yoksa Kalıcı Bir İz mi?

“67”, dijital çağın hızında doğup büyüyen, kendi aralarında anlaşılır bir dil ve kültür yaratma ihtiyacı duyan yeni nesillerin tipik bir ürünü. Tıpkı geçmişteki kuşakların kendi argo kelimeleri ve ritüelleri olduğu gibi.

Bu akım, kuşaklar arasındaki doğal kültürel farklılığın ve dilin evrimsel dinamiklerinin eğlenceli bir yansıması. Büyük olasılıkla, “41” veya başka bir viral fenomen onun yerini alacak. Ancak “67”, 2020’lerin ortalarının gençlik kültürüne dair renkli bir dipnot olarak hafızalarda kalacak.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

METRODA SKANDAL! ‘Kapalılar imha edilsin’ Diyen Hatice Öncel Tutuklandı

Yayımlandı

üzerinde

METRODA SKANDAL! ‘Kapalılar imha edilsin’ Diyen Hatice Öncel Tutuklandı

Tarih: 22.06.2026
Saat: 17:45


İstanbul’da metroda yaşanan bir tartışmanın ardından sosyal medyada başörtülü kadınlara yönelik “Kapalılar imha edilsin” şeklinde nefret söylemi içeren paylaşım yapan Hatice Öncel, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Skandal Paylaşım ve Gözaltı Süreci

Hatice Öncel, kızını sınava götürdüğü sırada metropda yaşadığı bir tartışmayı anlattığı videoyu TikTok platformunda paylaştı. Videoda, metrodan inerken başörtülü bir kadınla yaşadığı arbeyi anlatan Öncel, şu skandal ifadeleri kullandı:

“Az önce metrodan indik, kızımı sınava getirdim de. İnerken kapalı bir tane kadın, bildiğin cahillik akıyor… Bütün kapalılar mümkünse kapatılsın. Kapatılsın derken imha şeklinde kapatılsın… Kapalılar imha edilsin.”

Görüntülerin sosyal medyada kısa sürede yayılmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan resen soruşturma başlatıldı

Savcılığın Sevk Yazısı ve Tutuklama Kararı

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Öncel, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.

Savcılığın tutuklama talebine ilişkin sevk yazısında dikkat çeken ifadeler yer aldı:

· Öncel’in paylaşımı kendisinin yaptığını ve hesabın kendisine ait olduğunu kabul ettiği belirtildi.
· “Kapalılar imha edilsin” cümlesinin “ağır, yoğun tarzda kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte, etkili bir şiddet çağrısı ve nefret söylemi mahiyetinde” olduğu vurgulandı.
· Paylaşımın TikTok üzerinden herkese açık olarak yapılması nedeniyle aleniyet unsuru oluştuğu ifade edildi.

Öncel, sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sosyal Medyada Büyük Tepki

Skandal görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplarken, binlerce kullanıcı paylaşımın nefret söylemi içerdiğini belirterek yetkililere suç duyurusunda bulundu. Özellikle başörtülü kadınlara yönelik bu ayrımcı ve şiddet içeren söylemler, toplumun her kesiminden sert eleştiriler aldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Boğulmak Üzere Olan Oğlunu Kurtarmak İsterken Can Verdi!

Yayımlandı

üzerinde

Boğulmak Üzere Olan Oğlunu Kurtarmak İsterken Can Verdi!

Tarih: 22.06.2026
Saat: 17:47

Trabzon’un Arsin ilçesinde yaşanan yürek burkan olayda, denizde akıntıya kapılan 14 yaşındaki oğlunu kurtarmak için suya atlayan baba Fatih Kurutçu (45), kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Babalar Günü’nde yaşanan acı olay, Türkiye’yi yasa boğdu.

Yürek Dağlayan Olay

Trabzon’un Arsin ilçesinde dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, sahilde ailesiyle gezintiye çıkan Yunus Kurutçu (14), serinlemek için denize girdi. Bir süre yüzdükten sonra akıntıya kapılan genç, çırpınmaya başladı.

Oğlunun çırpındığını fark eden baba Fatih Kurutçu, tereddüt etmeden suya atladı. Ancak baba da akıntıya kapılınca, ikili birlikte boğulma tehlikesi yaşadı.

Çevredekilerin Müdahalesi

Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, hemen denize girerek baba ve oğlunu sudan çıkardı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Görevlilerin ilk müdahalesinin ardından baba ve oğlu, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Acı Haber

Hastanede tüm çabalara rağmen Fatih Kurutçu kurtarılamadı. Acı haber, Babalar Günü’nde ailesine ulaştı. Oğlu Yunus Kurutçu’nun ise aynı hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavisine devam edildiği öğrenildi.

Cenaze Töreni

Fatih Kurutçu’nun cenazesi, Arsin ilçesine bağlı Başdurak Mahallesi Sincankale Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından aile mezarlığına defnedildi. Cenaze namazına Kurutçu’nun ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Yetkililerden Uyarı

Uzmanlar, özellikle yaz aylarında Karadeniz sahillerinde görülen rip akıntılarına karşı vatandaşları uyarıyor. Denize girenlerin akıntıya kapıldıklarında panik yapmadan yatay yönde yüzerek akıntıdan kurtulmaya çalışması gerektiği belirtiliyor. Yetkililer, ayrıca cankurtaran bulunmayan alanlarda denize girilmemesi konusunda vatandaşları bilinçlendiriyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Osmaniye’de Park Halindeki Araçta Erkek Cesedi Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Osmaniye’de Park Halindeki Araçta Erkek Cesedi Bulundu

Giriş: 22.06.2026 – 17:15

Güncelleme: 22.06.2026 – 17:30

Osmaniye – Osmaniye’nin Bahçe ilçesinde ormanlık alanda park halindeki bir otomobilin içinde erkek cesedi bulundu. Olay, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine ortaya çıktı

Osmaniye’nin Yunus Emre Mahallesi’nde park halindeki bir otomobilden gelen yoğun koku, çevredeki vatandaşları harekete geçirdi. İhbar üzerine olay yerine giden ekipler, araç içerisinde bir erkek şahsın cansız bedeniyle karşılaştı.

​Osmaniye merkezinde bugün yürek burkan bir olay yaşandı. Kentin Yunus Emre Mahallesi’nde günlerdir park halinde olduğu öğrenilen bir araç, mahalle sakinlerinin dikkatini çekti. Araçtan çevreye yayılan ağır koku nedeniyle şüphelenen vatandaşlar, durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

​Olay Yeri İnceleme Ekipleri Harekete Geçti

​İhbar üzerine bölgeye kısa sürede çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Çevrede geniş güvenlik önlemleri alınırken, araçta yapılan ilk incelemede kimliği henüz belirlenemeyen bir erkeğin hayatını kaybettiği anlaşıldı.

​Cansız Beden Otopsiye Gönderildi

​Olay yeri inceleme ekiplerinin araç içindeki ve çevresindeki detaylı çalışmalarının ardından, şahsın cansız bedeni otopsi yapılmak ve ölüm nedeninin kesinleşmesi amacıyla hastane morguna kaldırıldı.

​Polis ekipleri, olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğunu veya doğal bir ölüm gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için kapsamlı bir soruşturma başlattı. Araç sahibinin kimliği ve bölgeye ne zaman geldiği gibi detaylar üzerindeki çalışmalar sürüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar