Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Magazin

Sahipsizler’de Azize ve kardeşlerine kötü sürpriz! “Koş yetiş Devran”

Yayımlandı

üzerinde

Sahipsizler son bölümde neler yaşandı?

Star TV’de yayınlanan Sahipsizler’in 18. bölümünde; ormana gitmeye karar veren Azize ve kardeşlerin kaçırılması damga vurdu. İşte Sahipsizler’de yaşananlar…(Haber: Bahar Gencer)

Başrollerini Hazal Subaşı ve Burak Berkay Akgül’ün paylaştığı Sahipsizler dizisinin 18. bölümünde; Azize ve kardeşlerinin başına gelenler merak konusu oldu. İzleyiciler “Azize ve kardeşleri kurtulacak mı?”, “Devran, Azize’yi bulabilecek mi?” diye araştırmaya başladı.
Sahipsizler son bölümde; Azize’yi hastaneye yetiştiren Devran, eşi ameliyathaneye götürülürken “Ne olur ölme” diye yalvardı.Azize ameliyata alınırken; Yavuz da “Senin yüzünden oldu, dua et ona bir şey olmasın yoksa hesap sormayı görürsün. Bakalım kardeşleri hesap sorduğunda ne diyeceksin?” diye ona tepki gösterdi.
Devran, Cevdet’i arayıp durumu bildirirken; herkes hastaneye koştu. Çocuklar ve Duygu, Devran’a neler olduğunu sorarken; Pervin Hanım, Azize’nin kaza geçirdiği yalanını söyledi.O sırada doktor ameliyatın devam ettiğini haber verip AB negatif kana ihtiyaç duyduklarını söyledi. Yavuz da Azize’nin babası olduğunu ve aynı kan grubuna sahip olduğunu belirtti.Bunu duyan Cemo, Yavuz’un yanına gidip “Ne duruyorsun o zaman. Kurtarsana ablamı, bunu bize borçlusun” dedi.Cevdet, Remziye ve Süheyla çocuklarla ilgilenirken; Azize de odaya alındı. Eşinin yanına giden Devran, “Çok acıyor mu? Acısa da söylemezsin sen. Ben çok korktum. Korku neymiş, çaresizlik neymiş bu gece öğrendim. Sana bir şey olsaydı var ya kendimi asla affetmezdim” dedi.
Azize’den özür dileyen Devran, “Bir daha asla böyle bir şey olmayacak” derken; Azize de bir canı olduğunu söyledi. Bunun üzerine Devran, “Benim de öyle ve onu bir daha asla kaybedemem” dedi.O sırada önce doktor ardından çocuklar ablalarına koştu. Doktorun kurşun dediğini duyan Cevdet, Devran’a hesap sordu. Azize’yi Vera’nın vurduğunu söyleyen Devran, “Allah benim belamı versin” diyerek oradan uzaklaştı.Faruk da olanı biteni öğrenip hastaneye gelince Duygu onun gitmesi için “Azize, Devran’ı seviyor” dedi. Tüm bunların ardından Yavuz da gerçeği Cemo’ya anlattı. Cevdet, Devran’dan gitmesini isterken Cemo da “Benim ablam artık senin hiçbir şeyin değil” dedi.Giden Devran da “Azize daha fazla acı çekmesin diye gidiyorum. Değil siz tüm dünya üstüme gelse ben onu bırakmam” dedi.
1 hafta geçtikten sonra taburcu olan Azize, Devran ile konuşmak istedi. O sırada Cemo gelip Devran’a tepki gösterirken; Azize, “Seninle gelmeyeceğim Devran” dedi ve gitti.Ablasını alıp eve getiren Cemo ise kardeşleriyle oturup yeniden ormana dönmeyi teklif etti. Samet ve Balım onu desteklerken; Azize, Zeliha ve Fidan karşı çıktı.Azize, Cemo’ya Devran konusunun bitip bitmediğine dair cevap veremezken; Devran aşağıya geldi. Azize’yi arayıp aşağıya gelmesini isteyen Devran, “Öfkeni yüzüme söyle” dedi.Azize gitmesini isteyince çözüm bulmak isteyen Devran, mahalledeki satılık evi görünce hemen harekete geçti.
Bu sırada evlendiği için okuldan atılan Melis, gözyaşlarıyla dayısı ve anneannesinden hesap sorarken; Cevat elinde gelinlikle geldi.Azize, ormana dönmekle ilgili olumsuz düşündüğünü ifade ederken; Cemo ise kararında ısrarcı oldu. Devran’ın mahalledeki satılık evi aldığını gören Cemo, ardından Melis ile konuşup “Sen de bizimle gel” dedi.Aynı anlarda Devran, Hamiyet ve Yavuz’un evliliği bitirme kararlarına karşı çıkarken; Azize de Duygu’ya “Lokanta açalım, biz ikimiz her şeyi yaparız” teklifinde bulundu.Cemo gitmek için hesap yaparken; Fidan da amcasının sorularıyla Kerem’in hırsızlık yaptığını anladı. Hayal kırıklığına uğrayan Fidan ise “Gitmemiz gerek” dedi.O sırada Devran da aldığı evi Azize’ye gösterdi. Mutlu olan Azize, “Devran beni neden bırakmıyorsun?” dedi. Devran da ondan bir şans daha istediğini söyledi.
O sırada gelen Pervin, sözleriyle Azize’yi kızdırdı. Sinirlenen Azize, “Şimdi anladın mı Devran? Bizim tek sorunumuz ev değil” dedi.Eve dönen Azize, Cemo’nun haklı olduğunu ve kalsa da savaşamayacağını söyleyerek gitmenin en doğrusu olduğunu ifade etti.Akşam Yusuf ile konuşan Zeliha da gitmeleri gerektiğini söylerken; Cemo da kardeşleriyle bir kez daha konuştu.Oylama yapan kardeşlerin hepsi gitmeyi kabul ederken; Devran da Mesut’un yardımıyla Vera’yı buldu. Onunla konuşan Devran, Vera tutuklanırken “Ben Azize’yi seviyorum, seni bir daha görmek istemiyorum” sözleriyle ona veda etti.
Ertesi sabah Devran’ın yanına giden Azize, önce ondan özür diledi. Sonrasında onun çabasını gördüğünü ifade eden Azize, “Ben sana ikinci bir şans veremem. Çünkü benim her zaman önceliğim kardeşlerim olacak. Onları hep kendimden daha önde tutmak zorundayım. Biz bir arada olmazsak var olamayız. Çünkü o ailede anne benim. Onlar için herkesten, her şeyden vazgeçerim” dedi.Eşinin gözyaşlarını gören Devran ise “Benden de mi?” deyince Azize de “Kendimden bile” dedi.Azize’nin kolundan tutan Devran, “Ben 5 yaşındayken görmüşüm seni, abimin mezarındaydım. Biri ay yüzlü bir bebek koydu kucağıma, o senmişsin Azize. Kader bizi ta o zaman bir araya getirmiş, biz kendimizden geçsek ne olacak? Kader vazgeçecek mi sanıyorsun. Azize ile Devran’ın 20 yıllık mazisi var. Kalpten bağlıyız biz birbirimize” dedi.Azize, gidince ne yapacağını bilemeyen Devran, Cevdet’e gidip “Vera’yı kendi ellerimle teslim ettim, artık yok. Bir anlaşmayla başlayan evliliğin kalbimde bir yaraya dönüşeceğini nereden bilecektim. Azize’siz bu Devran dönmüyor” dedi.
Bunun üzerine Cevdet de eve gidip konuşacaklarını, Azize kabul ederse onlara bir düğün yapacaklarının sözünü verdi.İkili eve doğru giderken, Yusuf da elinde yüzükle Zeliha’yı görmeye gidiyordu. Bu sırada Cevat ile evlenmekten vazgeçen Melis, Cemo’yla gitmeye karar verdi.Cevdet, Devran, Yusuf ve Melis, Duygu’dan onların gittiğini öğrendi. Duygu, Azize ve kardeşlerinin bıraktığı mektubu onlara verdi.
Mektupta “Bu şehir bize zifiri karanlıktan başka bir şey vermedi. Hepimizi dağıttı, kalplerimizi kanata kanata gitmeye zorladı. Amca sana ne kadar teşekkür etsek azdır, varlığın bize güç verdi. Sen olmasan bu kadar dayanamazdık. Yusuf, daha ilk karşılaştığımızda anlamıştım güvenilir, mert biri olduğunu… Melis, kabuğun sert olsa da kalbinin sıcaklığını Cemo’ya bakışlarından sezmiştim. Devran… Sana içimde biriktirdiklerimin çoğunu söyleyemedim. Sen çok iyi bir adamsın ama biz olamazdık. Biz bir yalanın ortalıklardan öteye geçemedik. Umarım bunları okuyup bizi affedersiniz. Hakkınızı helal edin, biz iyi olacağız. Sizi hep güzel hatırlayacağız. Ama siz unutun bizi. Geri dönüşü olmayan bir gidiş çünkü bizimkisi” ifadeleri yer aldı.
Azize ve kardeşleri taksiyle otogara doğru giderken; Abbas da Zeliha, Azize ve Fidan’ı kaçırdı.
Sahipsizler son bölümüyle sosyal medyada gündem oldu. “Devran koş yetiş””Ah Cemo yaktın yıktın yine””Devran ve Yusuf inşallah hemen bulur kızları””Her şey Cemo yüzünden oldu””Etrafındakileri suçlarken kardeşlerine en çok zarar veren Cemo oldu””Ne Devran ne de Yusuf, Azize ve Zeliha’dan uzak kalamaz. Bu geçici bir gidiş, şüphesiz…””Al işte Cemo senin onlara yaşattığın mutluluk bu””Azize ve bitmeyen dertleri””Şimdi beğenmediğin Devran’a gidip yardım isteyeceksin Cemo”
SAHİPSİZLER 19. BÖLÜM FRAGMANI
Sahipsizler’in yeni fragmanında; Azize, Zeliha ve Fidan’ın kaçırılması ile Cemo’nun ölümle burun buruna gelmesi dikkat çekti.
TANITIMI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Magazin

SON DAKİKA | Şarkıcı Yusuf Güney, 33 Gün Sonra Ev Hapsi Şartıyla Tahliye Edildi

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | Şarkıcı Yusuf Güney, 33 Gün Sonra Ev Hapsi Şartıyla Tahliye Edildi

Tarih: 12 Mayıs 2026 | 12:30


Bir dijital platformdaki yayınında içerisinde yasaklı madde bulunan ‘Ayahuska Çayı’na özendirici ifadeler kullandığı gerekçesiyle 9 Nisan 2026’da tutuklanan şarkıcı Yusuf Güney için tahliye kararı çıktı. Mahkeme, Güney’in “ev hapsi” şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmasına hükmetti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında, katıldığı bir YouTube programında içeriğinde DMT (dimetiltriptamin) maddesi bulunan ve Türkiye’de yasaklılar listesinde yer alan ‘Ayahuska Çayı’nı öven ve kullanımını teşvik eden açıklamalar yaptığı tespit edilen ünlü popçu, 9 Nisan’da çıkarıldığı nöbetçi mahkemece “uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını özendirme” suçundan tutuklanmıştı.

Yaklaşık 33 gündür cezaevinde bulunan Yusuf Güney’in avukatlarının yaptığı itiraz üzerine dosyayı yeniden değerlendiren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, tutukluluğun devamına gerek olmadığına karar verdi. Mahkeme, Güney’in yurt dışına çıkış yasağı ve evinin bulunduğu ikametgahı terk etmemesi şeklindeki katı adli kontrol şartlarıyla tahliye edilmesine onay verdi.

Soruşturmanın Arka Planı ve Hukuki Süreç

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlü isimlere yönelik yürüttüğü geniş çaplı uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yusuf Güney, daha önce de 18 Aralık 2025’te benzer bir operasyonla gözaltına alınmış ve yapılan testlerde uyuşturucu madde kullandığı tespit edilmişti. Bu kez ise bizzat bir dijital yayında yasaklı bir maddeyi özendirdiği iddiasıyla karşı karşıya kalan Güney, alınan son kararla birlikte yargılanmasına serbest şekilde devam edecek.

Uzmanlar, 2313 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilen bu tür suçlarda yargı sürecinin devam ettiğini, ev hapsi kararının bir beraat anlamına gelmediğini, sanığın ilerleyen duruşmalarda hapis cezası alma ihtimalinin sürdüğünü vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Magazin

Tülay Özer Hayatını Kaybetti: “İkimiz Bir Fidanız” Sessizliğe Büründü

Yayımlandı

üzerinde

Tülay Özer Hayatını Kaybetti: “İkimiz Bir Fidanız” Sessizliğe Büründü

Yayın Tarihi 1 Mayıs 2026, 12:45
Son Güncelleme 1 Mayıs 2026, 13:15

Türk pop ve arabesk müziğinin 1970’li yıllara damga vuran güçlü sesi, usta yorumcu Tülay Özer, uzun süredir mücadele ettiği sağlık sorunlarına yenik düşerek 1 Mayıs 2026 sabahı hayata veda etti. Acı haberi, sanatçının yakın dostu ve müzik yapımcısı Hakan Eren sosyal medya hesabından duyurdu. Eren, yaptığı paylaşımda “Sabah sabah kötü haber almak… Canım Tülay Özer ablamı kaybettik. Mekanı cennet olsun. Ne çok konser yaptık, ne anılarımız geride kaldı” ifadelerini kullandı.

Uzun süredir böbrek yetmezliği tedavisi gören ve haftada 3 gün diyalize giren 79 yaşındaki sanatçının ölüm nedeni olarak doğal sebepler ve organ yetmezliği gösteriliyor. Sanatçının vefatı, başta kardeşi Zerrin Özer olmak üzere tüm müzik camiasını ve sevenlerini yasa boğdu. Aileden yapılan kısa açıklamada, “Canımız, kıymetlimiz Tülay Özer’i kaybetmenin tarifsiz acısını yaşıyoruz. Başımız sağ olsun” denildi ve cenaze detaylarının daha sonra paylaşılacağı belirtildi.

Tülay Özer, 10 Aralık 1946’da Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde dört kız kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldi. Asıl mesleği muhasebecilik olan sanatçının hayatı, müziğe duyduğu tutkuyla tamamen değişti. Profesyonel müzik kariyerine 1972 yılında adım atan Özer, 1974’te yayımladığı “Gel Artık / Niye Çattın Kaşlarını” adlı ilk 45’liğiyle dikkatleri üzerine çekti.

Asıl çıkışını ise 1975 yılında Kent Plak etiketiyle piyasaya sürdüğü “İkimiz Bir Fidanız / Son Ümit” plağıyla yakaladı. Hakkı Bulut bestesi olan ve “İkimiz Bir Fidanın Güller Açan Dalıyız” sözleriyle hafızalara kazınan bu eser, Tülay Özer’e İzmir Fuarı’nda Altın Plak Ödülü kazandırdı. 1970’lerin sonuna doğru yine bir Sezen Aksu bestesi olan “Büklüm Büklüm” plağını yayımlayan sanatçı, bu şarkıyla listelerin zirvesine oturdu ve eser, yıllar sonra kardeşi Zerrin Özer tarafından da yorumlanarak tekrar gündeme geldi.

Sanatçı, “Falcı”, “Deli Gibi Sevdim”, “Yalvarırım”, “Kalbime Sana Vermiştim” ve “Deli Etme Beni Aşk” gibi unutulmaz eserleri de Türk müzik tarihine armağan etti. Özellikle pop folk ve arabesk arasında kurduğu köprüyle, Esin Engin aranjörlüğünde Anadolu pop akımının önemli temsilcilerinden biri oldu.

Tülay Özer, kendisi gibi dev bir yorumcu olan kız kardeşi Zerrin Özer’in müzik piyasasına girişinde en büyük destekçisi olmuş, aralarında bir rekabet olmadığını her fırsatta vurgulamıştı. Sanatçının son stüdyo çalışması ise 2010 yılında, kardeşi Zerrin Özer’in süpervizörlüğünde gerçekleştirilen Her Devrin Devleri albümünde Kıraç ile seslendirdiği “Kolay Vazgeçmeyi Öğrendim” düeti oldu.

Sanatçının ölümü, müzik dünyasında derin bir üzüntü yarattı. Sevenleri ve meslektaşları, sosyal medya hesaplarından Tülay Özer’in unutulmaz şarkılarını paylaşarak veda etti. Usta sanatçı, geride “İkimiz Bir Fidanız” ve “Büklüm Büklüm” gibi zamansız eserlerden oluşan zengin bir miras bıraktı.

Okumaya Devam Et

Magazin

56 Yaşında Durdular! Jennifer Lopez Sabah Sporundan Sonra Fit Karnıyla Büyüledi

Yayımlandı

üzerinde

56 Yaşında Durdular! Jennifer Lopez Sabah Sporundan Sonra Fit Karnıyla Büyüledi

TARİH: 26 Nisan 2026
SAAT: 23:30

Dünyaca ünlü şarkıcı ve oyuncu Jennifer Lopez, sabahın erken saatlerinde yaptığı yoğun spor seansının ardından kaslı karın kaslarını gözler önüne serdi. 56 yaşındaki yıldızın formu, hayranlarını adeta büyüledi.

Pop müziğin ve Hollywood’un efsanevi ismi Jennifer Lopez (JLo), zinde görünümü ve disiplinli yaşam tarzıyla yıllardır gündemden düşmüyor. Geçtiğimiz saatlerde sosyal medya hesabından paylaştığı yeni kareler ise adeta olay yarattı. Sabah güneşiyle birlikte spor salonuna giren ünlü diva, antrenman sonrası aynada çektiği fotoğraflarda adeta dondurdu.

Jennifer Lopez, paylaştığı fotoğraflarda spor sutyeni ve taytıyla rahat bir görünüm tercih etti. Vücut geliştirme hareketleri ve kardiyo ağırlıklı çalıştığı anlaşılan yıldızın, özellikle yağsız ve sıkı karın kasları dikkat çekti. Antrenörü tarafından sıkı bir programla çalıştırıldığı bilinen Lopez, beslenmesinde de tamamen doğal ve protein ağırlıklı bir diyet uyguluyor.

Ünlü şarkıcının bu paylaşımı kısa sürede milyonlarca beğeni ve yorum alırken, hayranları “56 yaşında bu forma nasıl sahip olunur?” sorusunu gündeme getirdi. Spor bilimciler, JLo’nun yıllardır sürdürdüğü düzenli egzersiz ve uyku düzeninin bu genç görünümün sırrı olduğunu belirtiyor.

SONUÇ:
Jennifer Lopez, hem müzik kariyeri hem de oyunculuğunun yanı sıra fit fiziğiyle de ilham vermeye devam ediyor. Sabah sporundan sonra objektiflere yansıyan bu kareler, yaşın sadece bir sayı olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar