Gündem
Muhsin Yazıcıoğlu vefatının 16. yılında anılıyor (Muhsin Yazıcıoğlu kimdir?)

Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde 31 Aralık 1954’te doğan, ilk ve orta öğrenimini aynı ilçede tamamlayan Muhsin Yazıcıoğlu, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezun oldu.
Henüz 14 yaşındayken Şarkışla’da Genç Ülkücüler Hareketine katılarak siyasete ilk adımını atan Yazıcıoğlu, 1972’de Ankara’ya geldikten sonra Ülkü Ocakları Genel Merkezinde görev yapmaya başladı. Yazıcıoğlu, sonraki yıllarda Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini de yürüttü.
Siyaset yoluna 1978’de Ülkücü Gençlik Derneğinin kurucu genel başkanı olarak devam eden Muhsin Yazıcıoğlu, 1980’de genel başkan müşaviri olarak MHP’de görev aldı.
“ELLER SİLAH DEĞİL, KALEM TUTMALI”
Anadolu gençliğinin en iyi şekilde yetişmesi düşüncesiyle hareket eden Yazıcıoğlu, gençlerin alacakları iyi eğitimlerle vatana ve millete hizmet etmesi gerektiği düşüncesini her zaman dile getirdi.
Muhsin Yazıcıoğlu, 24 yaşındayken dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e yazdığı mektubunda “Eller silah değil, kalem tutmalı.” ifadesini kullandı.
Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi öncesi dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkanı olarak, gençliğin sürüklendiği kaos ve kardeş kavgasını gören bir siyasi ferasetin de sahibiydi.
Yazıcıoğlu, askeri darbenin ardından “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nda” yargılandığı sırada 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl cezaevinde yattı. Dava sonunda herhangi bir ceza almayan Yazıcıoğlu, milletine ve devletine bağlılığından hiçbir zaman vazgeçmedi.
Yazıcıoğlu, milletine hizmet için 1987’de siyasete kaldığı yerden devam etti, Milliyetçi Çalışma Partisinin (MÇP) Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirildi.
BBP’Yİ KURDU
Muhsin Yazıcıoğlu, 1991’deki genel seçimlerde tercihli sistemle Sivas’tan milletvekili seçilirken, partisiyle 1992’de yol ayrımına gitti.
“Siyasi anlayışımız uyuşmuyor” diyerek bir grup arkadaşıyla MÇP’den ayrılan Yazıcıoğlu, 1993’te kurucu genel başkanı olduğu Büyük Birlik Partisini (BBP) Türk siyasetine kazandırdı.
Muhsin Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerinde ANAP ile yaptıkları ittifakla yeniden Meclis’e girdi. ANAP’tan 1996’da istifa ederek BBP’ye dönen Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007’de yapılan seçimlerde Sivas’tan bağımsız milletvekili seçildi ve TBMM’ye girerek seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.
SEÇİM İÇİN KİRALADIKLARI HELİKOPTER DÜŞTÜ
Muhsin Yazıcıoğlu, 2009’daki yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş’taki mitinge katıldı.
“Hazineden yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız” diyen Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat’ın Yerköy ilçesine giderken 25 Mart 2009’da Göksun ilçesinde düştü.
Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedeni, Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.
Yazıcıoğlu, 31 Mart 2009’da Kocatepe Camisi’nden son yolculuğuna uğurlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki törende, Yazıcıoğlu’nun Türk bayrağına sarılı tabutunun üzeri, sevenleri tarafından çiçeklerle donatıldı. Sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlanan Yazıcıoğlu’nun naaşı, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı’na defnedildi.
Siyasetçi, şair, veteriner hekim Muhsin Yazıcıoğlu’nun ismi, memleketi Sivas başta olmak üzere Anadolu’nun birçok şehri ile Pakistan gibi dost ve kardeş ülkelerde cami, cadde, park, okul ve vakıflara verilerek yaşatılıyor.
Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişi için bugün ve yarın Ankara, Sivas ve Kahramanmaraş başta olmak üzere yurdun birçok bölgesinde anma programlarının düzenlenmesi planlanıyor.
DARBELERE KARŞI ÇIKTI
Yazıcıoğlu, siyasi hayatında her zaman darbelere karşı çıktı.
Millet iradesinin yanında yer alan, siyasi yaşamı boyunca görüşünü her zaman yüksek sesle dile getiren Yazıcıoğlu, 28 Şubat postmodern darbesine karşı duran liderlerden biri olarak da öne çıktı.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun “Ordu gözbebeğimizdir ancak namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam” sözü, o dönem ve sonrasında darbelere karşı adeta simge haline geldi.
BBP’nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun, siyasi yaşamı boyunca yaptığı bazı açıklama ve söylemleri de siyasete damga vurdu.
Yazıcıoğlu’nun o sözlerinden bazıları şöyle:
“Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok”, “Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir”, “Ben devlete, millete kurşun sıkanlara değil, ‘ben okumak istiyorum’ diyenlere af istiyorum”, “Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak söz konusu vatan ise dünyanın şah damarını keseriz”
ŞİİRLERİ HAFIZALARDA
Vatan ve millet sevgisiyle, ilkeli duruşuyla Türk siyasi hayatında iz bırakan liderlerden biri olan Muhsin Yazıcıoğlu, siyasetçi kimliğinin yanı sıra şiire tutkusuyla da biliniyordu.
Yazıcıoğlu’nun naaşının helikopter düştükten sonra karların üzerinde bulunması, sevenlerine “Üşüyorum” şiirini hatırlattı ve sevenleri tarafından adeta sembol haline getirildi.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun şiirinde, “…Huzur dolu içimde / Ben sonsuzluğu düşünüyorum / Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum / Durun kapanmayın pencerelerim / Güneşimi kapatmayın / Beton çok soğuk, üşüyorum…” dizeleri yer almaktaydı.
Cezaevinde bulunduğu dönemde yazdığı “Gül” isimli şiirindeki “Gül, gül ki gül yüzünde binlerce güller açsın / Gül bahçesi gül yüzünden sevgi topla demet demet / Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın / Sevgiyle bakıyor gül gibi görüyorsan sen bahtiyarsın…” dizeleri de Yazıcıoğlu’nun umuda ve sevgiye verdiği önemi gözler önüne seriyor.
Gündem
HATAY’DA ŞİDDETLİ YAĞIŞ: HEYELANDA 1 KİŞİ ÖLDÜ, 1 KİŞİ KAYIP
HATAY’DA ŞİDDETLİ YAĞIŞ: HEYELANDA 1 KİŞİ ÖLDÜ, 1 KİŞİ KAYIP
Tarih: 21 Mayıs 2026, Perşembe
Saat: 07:00

Karanlıkta Gelen Felaket: Yamaç Kaydı, Ev Yerle Bir Oldu
Hatay, dün gece saatlerinden itibaren etkili olan şiddetli sağanak yağışa teslim oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün günlerdir “sarı kod” ile uyardığı kentte korkulan oldu; Antakya ilçesine bağlı Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde dağ yamacından kopan dev kaya parçaları ve toprak kütlesi, bir evin üzerine çöktü.
Sabaha karşı saat 03:00 sıralarında meydana gelen heyelanda, ihbar üzerine bölgeye çok sayıda AFAD, itfaiye, 112 Acil Sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin enkaz altından yaralı olarak çıkardığı biri çocuk 3 kişi hastaneye kaldırılırken, 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Enkaz altında olduğu değerlendirilen 1 kişiyi arama-kurtarma çalışmaları ise bölgedeki olumsuz hava koşullarına rağmen aralıksız sürüyor.

Kurtarma çalışmalarına ilişkin ekipler şu açıklamayı yaptı:
“Bölgede zeminin kaygan olması ve yağışın devam etmesi çalışmalarımızı güçleştiriyor. Tüm ekiplerimizle kayıp vatandaşımıza ulaşmak için zamanla yarışıyoruz.”
Kent Genelinde Ulaşım Felç Oldu: Yollar Göle Döndü
Heyelan faciasının yanı sıra kent genelinde onlarca su baskını ihbarı yapıldı. Antakya çevreyolunda biriken yağmur suları nedeniyle onlarca araç mahsur kaldı; sürücüler çekici yardımıyla kurtarıldı. Antakya-Samandağ karayolundaki bir köprüde ise sel nedeniyle kısmi çökme meydana geldiği bildirildi.
Defne ilçesinde su basan bir apartmanda mahsur kalan engelli bir vatandaş, itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle son anda kurtarıldı. Samandağ’ın Huzurlu ve Acılar mahallelerinden geçen derenin taşması sonucu bazı araçların suda sürüklendiği öğrenildi.l

Meteoroloji Uyarmıştı: Risk Sürüyor
Meteoroloji yetkilileri, bölgede yaşanabilecek sel, su baskını ve heyelan riskine karşı daha önce peş peşe uyarılarda bulunmuştu. Yetkililer, şiddetli yağışların bugün de aralıklarla devam edeceğini belirterek, özellikle dere yataklarına yakın ve eğimli arazilerde yaşayan vatandaşları teyakkuzda olmaya çağırdı.
Bölgede alınan acil önlemler:
· AFAD ve belediye ekipleri, çöken köprünün onarımı ve su baskınlarının tahliyesi için çalışma başlattı.
· Riskli görülen bazı yerleşim yerlerinde önlem amaçlı tahliyeler değerlendiriliyor.
· Vatandaşlara zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamaları yönünde uyarılar yapılıyor.
Gündem
İsrailli Bakan Ben-Gvir’den Sumud Filosu Aktivistlerine Alçakça Taciz! Dünyadan İsrail’e ‘İnsanlık Dışı’ Tepkisi Yağıyor
İsrailli Bakan Ben-Gvir’den Sumud Filosu Aktivistlerine Alçakça Taciz! Dünyadan İsrail’e ‘İnsanlık Dışı’ Tepkisi Yağıyor
Yayın Tarihi: 21 Mayıs 2026, 05:00
Uluslararası sularda insani yardım götürmeye çalışan aktivistlere yönelik skandal muamele, dünyayı ayağa kaldırdı. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, gözleri ve elleri bağlı aktivistlerle alay ettiği görüntüleri sosyal medyada paylaşması, diplomatik bir krize yol açtı. Türkiye’nin “soykırımın baş aktörü” dediği Ben-Gvir’in bu provokatif hareketine, başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın dört bir yanından “insanlık dışı” ve “canavarca” tepkileri geldi.
“İsrail’e Hoş Geldiniz” Provokasyonu
Gazze’ye yönelik hukuksuz ablukayı kırmak ve bölgeye acil insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, 19 Mayıs 2026 tarihinde İsrail donanması tarafından Akdeniz’de durduruldu. 44 ülkeden toplam 428 aktivistin bulunduğu 50 gemiye el konuldu.
Aktivistler, İsrail’in güneyindeki Aşdod Limanı’na getirildi. Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, burada çekilen ve bizzat kendi X hesabından “İsrail’e hoş geldiniz” notuyla paylaştığı video ile tüm dünyanın tepkisini çekti.
Görüntülerde, Ben-Gvir’in elinde İsrail bayrağı sallayarak, elleri kelepçeli ve başları yere değecek şekilde diz çöktürülmüş aktivistlerin arasında dolaştığı görüldü. İbrani mili marşının yüksek sesle çalındığı alanda, İsrail polisinin aktivistlere sert müdahalede bulunduğu ve Ben-Gvir’in bu anlarla dalga geçtiği kameralara yansıdı.

“Özgür Filistin” Diyen Kadına Sert Müdahale
Videonun en çarpıcı anlarından biri, Ben-Gvir’in geçişi sırasında bir kadın aktivistin “Özgür Filistin” diye bağırmasıyla yaşandı. İsrail polisi, slogan atan kadına anında sert müdahalede bulunarak onu yere yatırdı. O esnada Ben-Gvir’in soğukkanlılıkla “İşte böyle yapmak gerekiyor” dediği duyuldu.
Aktivistlerin dikenli tellerle çevrili bir güvertede tutulduğu, İsrail askerlerinin onları sürüklediği ve Ben-Gvir’in aktivistlere dönerek “Umarım Başbakan sizi Ketziot Cezaevi’nde olabildiğince uzun süre tutar” dediği de kayıtlara geçti.
![]()
Netanyahu’dan ‘Mesafeli’ Açıklama
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ortağı Ben-Gvir’in bu hareketlerine kayıtsız kalamadı. Netanyahu, yaptığı yazılı açıklamada, “Bakan Ben-Gvir’in filo aktivistlerine yönelik tavrı İsrail’in değer ve normlarıyla bağdaşmamaktadır” ifadelerini kullandı.
Ancak İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar çok daha sert bir çıkış yaptı. Sa’ar, Ben-Gvir’in paylaşımının İsrail’e büyük bir diplomatik zarar verdiğini belirterek, bu hareketi “utanç verici bir gösteri” olarak nitelendirdi ve “Hayır, sen İsrail’in yüzü değilsin” diyerek Ben-Gvir’i hedef aldı.
Türkiye’den Çok Sert Tepki
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada Ben-Gvir’in eylemlerini lanetledi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İsrailli bir bakanın, İsrail tarafından hukuka aykırı bir şekilde uluslararası sularda müdahale edilen Küresel Sumud Filosu katılımcılarına yönelik sözlü ve fiziki şiddet uygulamasını lanetliyoruz. İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımın baş aktörlerinden olan söz konusu bakan, Netanyahu hükümetinin şiddet odaklı ve barbar zihniyetini tüm dünyaya bir kez daha alenen göstermiştir.”
Filonun organizasyonunda önemli bir rol oynayan Türkiye, alıkonulan 78 Türk aktivistin derhal serbest bırakılması için girişimlerini sürdürüyor.
Dünyadan Çığ Gibi Tepkiler
Skandal görüntülerin yayılmasının ardından dünya genelinde benzeri görülmemiş bir diplomatik hareketlilik yaşandı. İşte ülke ülke gelen tepkiler:
🇺🇸 ABD: ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Ben-Gvir’in tutumunu kınadı.
🇬🇧 İngiltere: Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, görüntüler karşısında “dehşete kapıldığını” belirterek, bu muamelenin en temel insani standartları ihlal ettiğini vurguladı ve İsrail’den acil izahat istedi.
🇫🇷 Fransa: Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Ben-Gvir’in eylemlerini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi ve İsrail’in Paris Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.
🇮🇹 İtalya: Başbakan Giorgia Meloni, aktivistlere yönelik muameleyi kınayarak İsrail’den resmen özür talep etti ve İsrail’in Roma Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağıracağını açıkladı.
🇪🇸 İspanya: Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, bu muameleyi “canavarca, insanlık dışı ve utanç verici” olarak tanımladı ve İsrail’den kamuoyu önünde özür beklediklerini duyurdu.
🇩🇪 Almanya: Tel Aviv Büyükelçisi Steffen Seibert, Ben-Gvir’in tutumunun demokratik devletlerin temel değerleriyle bağdaşmadığını söyledi.
🇨🇦 Kanada: Başbakan Mark Carney, görüntüleri “dehşet verici ve kabul edilemez” olarak değerlendirdi ve İsrail Büyükelçisi’ni çağırma talimatı verdi. Kanada’nın Ben-Gvir’e yönelik mal varlığı dondurma ve seyahat yasağı gibi yaptırımları olduğunu da hatırlattı.
🇳🇱 Hollanda: Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, muameleyi “şok edici ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
🇧🇪 Belçika: Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, görüntüleri “son derece rahatsız edici” bulduğunu belirterek İsrail Büyükelçisi’ni izahata çağırdı.
🇮🇪 İrlanda: Dışişleri Bakanı Helen McEntee, İsrail’in bu eylemini uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi ve aktivistlerin derhal serbest bırakılmasını talep etti.
🇬🇷 Yunanistan: Ben-Gvir’in davranışını “kesinlikle kınanması gereken” bir hareket olarak tanımladı ve 19 Yunan vatandaşının serbest bırakılmasını istedi.
🇶🇦 Katar: Aktivistlere yönelik uygulamaların “insanlık dışı” olduğunu açıklayarak İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguladı.
🇸🇮 Slovenya: Dışişleri Bakanı Tanja Fajon, bu muameleyi “dehşet verici, şok edici ve tamamen kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
🇵🇱 Polonya: Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Ben-Gvir için “sonuçlar” talep ederek, demokratik dünyada gözaltındaki insanlara işkence yapılıp bununla övünülemeyeceğini söyledi.
Uluslararası Hukuk Çiğnendi
Hukuk uzmanları, İsrail’in uluslararası sularda gemilere müdahale etmesinin ve aktivistleri alıkoymasının Cenevre Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere birçok uluslararası anlaşmaya aykırı olduğunu vurguluyor. BM Sözcüsü Stephane Dujarric de aktivistlere “saygı ve haysiyetle” muamele edilmesi gerektiğini belirterek, bir an önce ülkelerine geri gönderilmeleri çağrısında bulundu.
Sumud Filosu Nedir?
Arapça’da “kararlılık” ve “direniş” anlamına gelen Sumud, 2025 yılının ortalarında kurulan ve Gazze’ye uygulanan deniz ablukasını barışçıl yollarla kırmayı hedefleyen uluslararası bir sivil inisiyatiftir. 44’ten fazla ülkeden binlerce aktivistin katılımıyla oluşturulan bu koalisyon, dünya tarihinin en büyük sivil deniz konvoyu olma özelliğini taşımaktadır.
FatihDoğanMedya olarak gelişmeleri anbean takip etmeye devam edeceğiz.
Gündem
ABD’de Tanımlanamayan Madde Paniği: 3 Ölü, 18 Kurtarma Görevlisi Hastanelik – 2’sinin Durumu Ağır
ABD’de Tanımlanamayan Madde Paniği: 3 Ölü, 18 Kurtarma Görevlisi Hastanelik – 2’sinin Durumu Ağır
Tarih: 21 Mayıs 2026, Salı
Saat: 03:28

Amerika Birleşik Devletleri’nin New Mexico eyaletine bağlı Albuquerque kentinde, ihbar üzerine bir eve giden ilk yardım ekipleri, tıp dünyasını ve güvenlik güçlerini alarma geçiren bir tabloyla karşılaştı. “Aşırı doz” şüphesiyle çağrılan ekipler, evde 4 kişiyi baygın halde buldu. Hastaneye kaldırılan bu kişilerden 3’ü yaşamını yitirirken, müdahale sırasında aynı maddeye maruz kalan 18 kurtarma görevlisi de hastanelik oldu. Yetkililer, 2 görevlinin durumunun ağır olduğunu açıkladı.
İhbar “Aşırı Doz”du, Gerçek Çok Daha Korkutucu Çıktı
Olay, 20 Mayıs 2026 akşam saatlerinde Albuquerque’nin kenar mahallelerinden birinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, acil çağrı merkezine “aşırı doz madde kullanımı” ihbarı yapıldı. Kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ve itfaiye ekipleri, içeride dört kişiyi yerde hareketsiz yatarken buldu. İlk belirlemelere göre, şahısların bilinmeyen bir kimyasal veya biyolojik maddeye maruz kaldığı tespit edildi.
Sağlık ekiplerinin hızla hastaneye kaldırdığı 4 kişiden 3’ü, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Dördüncü kişinin ise tedavisi yoğun bakım ünitesinde sürüyor.
Görünmez Tehdit: Kurtarma Ekibi de Zehirlendi
Olayın asıl panik yaratan kısmı, profesyonel ekiplerin olay yerinde yaşadığı beklenmedik sağlık sorunları oldu. Müdahale sırasında, ilk yardım ekibinden 18 kişi aniden mide bulantısı ve şiddetli baş dönmesi gibi belirtiler göstermeye başladı. Kendileri de adeta birer “hasta” konumuna düşen görevliler, derhal aynı hastaneye sevk edildi.
Eyalet yetkilileri, zehirlenme belirtisi gösteren tüm kurtarma personelinin karantinaya alındığını ve sıkı gözetim altında tutulduğunu duyurdu. Açıklamada, “Maalesef 2 görevlimizin durumu ağır. Sağlık ekiplerimiz onlar için de seferber olmuş durumda” ifadelerine yer verildi.
Madde Hâlâ Tanımlanamadı: İtfaiye Özel Kıyafetlerle İnceleme Yapıyor
Olay yerinde güvenlik çemberi oluşturan itfaiye ve özel kimyasal inceleme birimleri, halk sağlığını tehdit eden bu gizemli maddeyi tespit etmek için zamana karşı yarışıyor. Uzman ekipler, yüksek korumalı özel kıyafetlerle evde ve çevresinde detaylı inceleme başlattı.
Yetkililer, ilk belirlemelere göre evin dışında veya çevre bölgede genel halk sağlığını tehdit eden bir sızıntı ya da yayılım olmadığını açıkladı. Ancak maddenin ne olduğu tam olarak çözülebilmiş değil. Bu belirsizlik, bölge halkında endişeye yol açtı. Albuquerque Polis Departmanı, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, evde bulunan maddelerin detaylı laboratuvar analizine gönderildiğini bildirdi.
Uzmanlar Uyarıyor: “Bilinmeyen Maddeler En Büyük Risktir”
FatihDoğanMedya’ya konuşan toksikoloji uzmanları, acil müdahale ekiplerinin karşılaştığı bu tür vakaların en tehlikeli senaryolardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, “Bir maddeyi tanımlayamıyorsanız, tedavi protokolünü de belirleyemezsiniz. Hem hastalar hem de kurtarma personeli için ölümcül bir bilinmezlik söz konusu olur” değerlendirmesinde bulundu.
Olayın ardından New Mexico Sağlık Departmanı, bölgedeki tüm acil durum birimlerini yüksek alarm seviyesine geçirdi. Vakanın, son dönemde ABD genelinde artış gösteren sentetik uyuşturucu kaynaklı toplu zehirlenme vakalarına benzemediği, çok daha nadir bir kimyasal ajana işaret ettiği belirtiliyor.
-
Gündem3 gün önce19 Mayıs Bisiklet Turu Heyecanı İçin İstanbul’da Yollar Kapanıyor!
-
Gündem7 gün önceNevşehir’de Yürekleri Ağızlara Getiren Olay: Düşen Kardeşine Bakmak İsterken O da Balkondan Düştü
-
Ekonomi1 hafta önceKurban Bayramı Öncesi İstanbul’a Hayvan Girişleri Başladı: Riva’da Sıkı Denetim
-
Gündem1 hafta önceŞanlıurfa’da Kayıp Miraç (5) 11 Saat Sonra Evinin Damında Ölü Bulundu
-
Spor6 gün önceGalatasaray’dan “Dört Dörtlük” Şampiyonluk Kutlaması
-
Spor1 hafta önceGalatasaray’ın yıldızı Lucas Torreira AVM’de yumruklu saldırıya uğradı!
-
Gündem4 gün önceÇekyattan düşen Bertuğ öldü, sinir krizi geçirip hastaneden ayrılan babası kazada hayatını kaybetti
-
Magazin1 hafta önceÖzgü Namal, Cannes’da Türkiye’yi Temsil Etti: 79. Festivalin Açılışında Sade Şıklığıyla Göz Doldurdu
