Gündem
CANLI | Ekrem İmamoğlu’na yolsuzluktan tutuklama, terörden tutuksuz yargılama

Soruşturma kapsamında gözaltında bulunan İBB Başkan Danışmanı ve İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un da emniyette verdiği ifadeye ulaşıldı.
Ongun’un 131 sayfalık ifadesi 12 saat sürdü.
İfade başında etkin pişmanlık hükümleri için bilgilendirilen ve sonrasında “Tarafınıza anlatılan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyor musunuz?” sorusu yöneltilen Ongun, “Herhangi bir suç işlemediğim için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum.” cevabını verdi.
Ongun, aylık gelirinin 350 bin lira olduğunu söyledi.
Ongun, “İBB tarafından ürün/hizmet alımı veya satımı amacıyla gerçekleştirilen ihalelere katıldınız mı veya herhangi bir ihale sürecinde bulundunuz mu?” sorusunu, “İBB Başkan Danışmanı hiçbir ihaleye katılmaz. İhale süreçlerinde de bulunmaz. Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak katıldığım herhangi bir ihale yoktur. Çünkü yönetim kurulu başkanları ihale yetkilisi değildir. Sadece Medya AŞ’ye gelir getirici az sayıda ihale bana imzaya gelir.” cevabını verdi.
Sorgusunda Ongun’a, kendisiyle aynı soruşturma kapsamında şüpheli konumunda bulunan 99 şüphelinin fotoğrafları gösterilerek, tanıyıp tanımadığı soruldu.
Ongun, kendisini danışmanı olarak tanıtan ve operasyondan iki hafta önce yurt dışına çıktığı belirlenen şüpheli Emrah Bağdatlı’yı 2009’dan beri bir arkadaşının ortağı olması sebebiyle tanıdığını, herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını iddia etti.
Bir tanığın açık hava reklam alanlarının Kültür AŞ üzerinden kiralanması sürecinde usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddiası sorulan Ongun, iddiaların gerçek dışı olduğunu söyledi.
Ongun’a bir tanığın şu ifadesi okundu:
“İBB zabıtaları zaman zaman şehir genelinde izinli ya da izinsiz, reklam panolarını kesip sökerek yeni bir süreç başlatır. Böylece yeni ihaleler veya sözleşmeler imzalamaya zemin hazırlar. Bu şekilde rant sağlanır. Murat Kapki (şüpheli), Eco Reklam ve Ecevit Advertcity gibi reklam firmalarıyla ilişkili bir isimdir. Yanında çalışan Bekir Özmen ve İsmail Yırtıcı gibi kişilerle birlikte reklam alanında faaliyet göstermektedir. Murat Kapki, İBB Başkanlığına Ekrem İmamoğlu seçildikten sonra büyük bir servet sahibi olmuştur. Şehir merkezindeki üst geçitler ve stratejik noktalardaki reklam alanlarını pazarlaması dikkat çekicidir. Normalde bu tür yerler için yüksek kiralar ödenmesi gerekirken çok daha az bedellerle Murat Kapki bu işleri alarak hayatın olağan akışına aykırı şekilde karlar elde etmiştir… Hüseyin Köksal (şüpheli), Beylikdüzü’nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır. İmamoğlu’nun seçim sponsorluğunu yapmasıyla birlikte Urban Medya gibi firmalarla ilişkileri gelişmiştir ve bu kirli ilişkiler içinde rüşvet döngüsüyle işlerini yürütmektedir. İlbak ailesi de Kültür AŞ’nin İstanbul’daki billboard ihalelerini alarak dikkat çekmektedir. İlbakların şirketi 1990’larda küçük bir ajansken bir anda büyük bir holdinge dönüşmüştür. Şu an bildiğim kadarıyla Amerika’da 10 AVM’leri mevcuttur. İlbakların da Ekrem İmamoğlu’na yatkın olduklarından ötürü belediyeden gayriresmi ve usulsüz şekilde ihale ve işler aldıkları bu sektördeki herkes tarafından bilinir. Subaşı ailesi de aynı şekilde İmamoğlu’yla yakınlığı olan bir ailedir. Eyüp Subaşı (şüpheli), oğlu Muhammed Subaşı açık hava reklam sektöründe etkin rol almaktadır. Bu kişilerin Taşçı ailesinden Kabil Taşçı (şüpheli) gibi küçük üreticilerle yakın ilişkileri mevcuttur. Kabil Taşçı’ya naylon fatura kestirerek gayriresmi para kazandırmaktadırlar. Bildiğim kadarıyla gayriresmi kazanılan bu paraların bir kısmıyla fon oluşturularak seçim döneminde Ekrem İmamoğlu’nun afişleri, miting organizasyonları, seçim otobüslerinin temini ve giydirme işlemleri finanse edilmektedir. Hatta seçim döneminde harçlık adı altında sokakta vatandaşlara bu paralar verilerek oy kazandırılmaya çalışılmaktadır. Naylon fatura kesme yöntemiyle İmamoğlu’nun kurduğu bu organizasyonun çok büyük paralar götürdükleri bilinmektedir. Bu bahsettiğim sahte fatura kesen kişi veya şirketlere alt sağlayıcı olarak fatura kesen GYN organizasyon yetkilisi Mehmet A. ve Murat Ş. isimli şahıs ve şirketlerdir. Bu organizasyonun başında İmamoğlu’nun yönlendirmesiyle Murat Ongun ve Serdar Taşçı bulunmaktadır.”
“İÇERİĞİ DOĞRU OLMAYAN SÖYLEMLERİ REDDEDİYORUM”
Ongun, tanık ifadesine karşı, “Tanığın ismi bana bildirilmediği için hangi husumetle yapılmış bir iftira olduğunu söyleyemiyorum. Benimle birlikte sözde organizasyonun başında olduğu iddia edilen Serdar Taşçı isimli şahsı tanımam. Bu ismi ilk defa burada duydum. Yine iddialarda ismi geçen GYN organizasyon yetkilisi Mehmet A. ve Murat Ş. isimli şahısları tanımam. İddialarda ismi geçen şahısların ve firmaların İBB’yle ticari ilişkileri olabilir. Bunları bilmem söz konusu değildir. İddialar teyide muhtaçtır. İçeriği doğru olmayan söylemleri reddediyorum.” savunmasını yaptı.
Bir tanığın “Açık hava reklam işleriyle ilgili Serdal Taşkın, Ekrem İmamoğlu’nun ekibinde yer alan Murat Ongun, Murat Kapki, Hüseyin Köksal, Necati Özkan, Fatih Keleş isimli şahıslarla haftada en az iki gün bir araya gelip Beylikdüzü’nde toplanırlardı. Bu toplantılarda açık hava reklam işleriyle ilgili iş, ihale ve gayrimeşru hususlar konuşulurdu. Toplantı sonrası Ongun ve Taşkın ellerinde içi para olduğunu düşündüğüm çantalarla çıkarlardı.” iddiasını ise Ongun ifadesinde yalanladı.
Reklam ihaleleri yönettiği iddiasına ilişkin Ongun, “Sayın İmamoğlu’nun en yakınındaki kişi olarak adımın ihalelerle anılmasını istemiyordum. Bunun somut örneği billboard ihalesidir. Bu ihaleyi Medya AŞ yapabilecekken, Kültür AŞ’ye anlattığı gerekçeyle devri yapıldı. Bir organizasyon ve yolsuzluk yapacak olsam kendi yönettiğim ihaleyi başka bir iştirak şirketine vermem hayatın doğal akışına aykırıdır.” cevabını verdi.
Ongun, bir tanığın CHP Kurultayı’na ilişkin “… Yanlarında delegelere vermek üzere getirdikleri çanta dolusu paralar vardı. Seçimi Özgür Özel kazansın diye delegelere para dağıttılar. Buna bizzat şahit oldum. Ayrıca kurultayda bazı delegelere siyasi rüşvetler de verildi…” iddiası üzerine, “CHP Kurultayı ile ilgili iddialar hazımsızca atılan iftiralardır.” dedi.
“BAĞDATLI’YA İLİŞKİN İDDİALAR ASILSIZ”
Ongun’a, soruşturma kapsamında ifadesi alınan bir tanığın, “…Emrah Bağdatlı, Murat Ongun’un en yakın arkadaşıdır. İmamoğlu İBB Başkanı olunca Murat Ongun’un başında olduğu Medya AŞ’den işler kendisine verildi. Advertcity reklam firması İmamoğlu İBB Başkanı olduktan sonra kuruldu. Görünüşte Murat Kapki ve Ahmet Köksal sahibidir. Ancak asıl sahipleri İmamoğlu, Kapki ve Köksal’dır. Şirketin eski genel müdürü Ahu Gülbay şirketin yapısını ve yaptıklarını öğrenince kendisini işten çıkardılar. Şirketin ticaret sicilindeki adı BVA Reklam ve Danışmanlıktır. Ticaret sicili numarası ise 238247-5’tir. Şirketin belediyeden yüksek tutarlarda ihale aldığı ancak asıl işinin sahte faturalar düzenleyerek gayriresmi parayı şirkete soktuğunu Servet anlatmıştır yine Hüseyin Köksal’a ait Karsal örme isimli firma ve Advercity isimli firmalar adına düzenlenen faturalarla kayıtsız paraları sisteme soktuklarını öğrendim. Servet ile yaptığım görüşmelerin bir kısmını ses kayıtlarını aldım. Bunları dosyaya sunacağım. Para sayma görüntüleri yayınlanınca Servet bu paraların Kültür AŞ’den aldığı paralar olduğunu, Servet itirafçı olacağını söyledi. Ancak ifadesinde bunları inkar etti. Hala Hüseyin Köksal’ın yanında çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Ancak bu yapının birçok kirli işine kendisi vakıftır.” şeklindeki beyanı soruldu.
ONGUN: HUSUMETLE YAPILMIŞ İFTİRA
Ongun, bunun üzerine, “Tanığın ismi bana bildirilmediği için hangi husumetle yapılmış bir iftira olduğunu söyleyemiyorum. ‘Emrah Bağdatlı Murat Ongun’un en yakın arkadaşıdır. İmamoğlu İBB başkanı olunca Murat Ongun’un başında olduğu Medya AŞ’den kendisine işler verildi’ şeklindeki iddialara ilişkin demek isterim ki, savcılığınızın 17 Şubat 2025 tarihli Medya AŞ’ye gönderdiği ‘İhale alan şirketlere ilişkin belgeleri talep’ yazısına kurumumuz tarafından istenilen günde yanıt verilmiştir. Bu yazılar resmi evrakta mevcuttur. Medya AŞ tarafından bilgilendirmemde 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarında ihale almaya hak kazanan Emrah Bağdatlı’nın dört yılda 7 milyon lira civarında ihale aldığı anlaşılmıştır. Savcılık yazısında sorulan Emrah Bağdatlı’ya ait olan ‘Karpuz’ isimli şirketin ise İBB ve iştiraklerinden hiçbir ihale almadığı görülmüştür. Doğal olarak yöneticisi olduğum Medya AŞ şirketinin Emrah Bağdatlı’nın olağanüstü zenginleşmesine vesile olduğu iddiası asılsızdır.” cevabını verdi.
Gizli tanık Meşe’nin, “Birinci yöntem olarak dönemin reklam müdürü olan Kaan Sürmegöz üzerinden yapılan usulsüzlüklerdir. Reklam vermek isteyen kişi ya da kişiler Kaan Sürmegöz’e gelirler. Sürmegöz Murat Ongun’dan ilgili reklam çalışması ile ilgili görüş alır. Murat Ongun olumlu görüş vermeden İBB sınırları içerisinde bir reklam çalışması yapmak mümkün değildir. İlgili yönetmeliklerde 15 bin lira olan bir alanı 10 katı bazı durumlarda 20 katı fiyatlar talep ediyorlardı. Örnek olarak yönetmeliklere göre belediyeye yatırılması gereken 100 bin liralık bir reklam alanı için Kaan Sürmegöz 1 milyon lira talep ediyordu. Murat Ongun’dan onay aldıktan sonra Ongun reklam verilmesini uygun görürse 1 milyon liralık rakamı 500 bin liraya indirip resmi vergiler de geçerli 100 bin lirayı belediyeye yatırtıp aradaki 400 bin lirayı dört farklı yöntemle başka alanlara aktarıyorlardı. Yöntem birde aradaki 400 bin lirayı fark, nakliye ya da hediye saat ve benzeri masraflar için Murat Ongun ve yakın çevresinin harcamalarına götürülüyordu. Üçüncü yöntem olarak her ne kadar Murat Ongun ile Dilek İmamoğlu’nun ilişkileri iyi olmasa da Dilek İmamoğlu’nun kendi hayatını sürdürmesi için İstanbul Vakfı Dilek İmamoğlu’nun kontrolüne verilmiştir. Bu üçüncü yöntemde Murat Ongun devre dışı kalıp kalan örneklemdeki 400 bin lira gibi bir rakam İstanbul Vakfına yatırılmaktadır. İstanbul Vakfının o dönemki Genel Müdürü Perihan Yücel tarafından alınan bu bağışlar Dilek İmamoğlu’nun etkinlik masrafları hayatın akışındaki masrafları ya da ihale olmadan iş alındığı için vakıftan tedarikçi firmalardan kalan miktarlar kullanılarak o dönemki Dilek İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Sibel Yıldızbaş tarafından Perihan Yücel ile koordine olarak gerekli harcamalar yapılırdı. Dördüncü olarak İBB Reklam Müdürlüğüne gidilmeden direkt Medya AŞ’ye reklam vermek isteyen kişi ya da kişiler gider ilk kontak kişisi Elif Güven’dir. Daha büyük kişilerde Pınar Türker’e başvurularak yine Murat Ongun’un değerlendirilmesi olumlu olursa 100 bin liralık reklam alanı için Medya AŞ’ye 500 bin lira ilgili kişilerce ödenirdi Medya AŞ sonrasında geri kalan parayı tedarikçi firmalar aracılığıyla kendilerine almaktadır. Çevre Koruma Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü içerisinde İlker Aslan’ın başında bulunduğu Ufuk İnan, Fatih Keleş, Murat Ongun ve Dursun Subaşı tarafından birçok yolsuzluk yapılmaktadır, ihale ve doğrudan temin işlerindeki yolsuzlukları İSTAÇ üzerinden gerçekleştirmektedirler. Deniz Hizmetleri Müdürlüğü üzerinden ise 2872 sayılı kanun kapsamında cezalar kapsamında mağdurları çağırarak çok fahiş fiyatlarda ceza yazacaklarını söyleyerek bu kişilerle bu cezalar üzerinden pazarlık yapmaktadır. Pazarlık neticesinde cüzi bir miktarını resmi cezalandırıp geri kalan kısmını ise İBB Kasımpaşa Ek Hizmet Binası Deniz Hizmetleri Müdürü’nün odasında elden çanta ile alıyorlar. İlker Aslan, Dursun Subaşı, Ufuk İnan ve Murat Ongun Beylikdüzü’nden kalan dostluklarını buradaki rüşvet ve yolsuzluk çarkında da devam ettirmektedirler.” ifadesi de sorguda okundu.
Ongun buna ilişkin, “Gizli tanık Meşe isimli şahsın ifadesinde geçen iddialar hakkında söylemek isterim ki daha önce birkaç kez tekrarladığım gibi İBB ve Medya AŞ’nin reklam ihale prosedürleri çok nettir ve defalarca denetlenmiştir. O yüzden her seferinde farklı farklı dile getirilen yalan ifadelere gerekli tüm yanıtları verdiğimi düşünüyorum. İstanbul Vakfı ya da başkanımızın eşi Dilek Hanım’ın adının ilk kez reklam işine karıştırıldığını üzülerek duydum. Bilgim ve görgü dahilinde hiç böyle bir şey yoktur. İSTAÇ veya Deniz Hizmetleri Müdürlüğü ile görev alanım gereği hiçbir ilgim yoktur dile getirilen iftiraların da tek bir kanıtı yoktur.” şeklinde savunma yaptı.
KAMU ZARARI İDDİASI
Kültür AŞ ve Medya AŞ’nin usulsüzlüklere kılıf yapılarak, 260 milyar 755 milyon 755 bin lira artı KDV kamu zararına sebep olunduğu iddiasına ilişkin Ongun, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“4 günlük gözaltı sonrası bu kadar fazla iddia içeren, içerisinde çeşitli rakamlar, ihaleler bulunan bir raporu sağlıklı bir şekilde değerlendirmem mümkün olmadığı gibi bahse konu ihalelere ilişkin benim doğrudan sorumluluğum da bulunmamaktadır.
Bununla beraber Medya AŞ diğer iştirakler gibi defaten Sayıştay, mülkiye müfettişleri ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından denetimden geçmiştir. Böyle bir kamu zararı bugüne kadar tespit edilememiştir. Eğer edilmişse de mutlaka İBB hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve dava süreci başlamıştır. Başlamamışsa da bu sürecin görevim ve konumum gereği muhatabı ben değilim.”
İHALELER SORULDU
Sorgusunda Ongun’a İBB’nin iştiraki olan Kültür AŞ ve Medya AŞ unvanlı şirketlerin yapmış oldukları ihalelerle ilgili temin edilen ihale dosyaları üzerinden yapılan incelemelere yönelik bazı sorular yöneltildi.
Ongun, bu sorulara şöyle cevap verdi:
“Bugün gözaltına alınışımın üçüncü günü, ifademin ise onuncu saatinde bu kadar iddiayı teker teker değerlendirebilmem doğal olarak hayatın olağan akışına aykırıdır. Ancak anladığım kadarıyla savcılık makamı benim özellikle daha önceden tanıdığım Emrah Bağdatlı ve Mustafa Nihat Sütlaç’a ihale verilmesine yardımcı olduğumu öne sürer nitelikte bilgilendirme değerlendiriyor.
Emrah Bağdatlı’nın Medya AŞ’den aldığı işlerin 4 yıla yayılı maddi değerinin herhangi bir zenginlik yaratmayacağı alenidir. İki ticari kuruluş arasında yapılmış bir antlaşmaya dayanmaktadır. Benim kamu yetkimi kullandığım bir husus yoktur.
Medya AŞ’nin ihale ve satın alma sorumlusu sayın Fatoş Ayık, 2011 yılında Medya AŞ kurulurken işe girmiş 3 sicil nolu bir çalışandır. Reklam alanlarından sorumlu İBB yetkilisi Emlak Daire Başkanı Kaan Sürmegöz önceki dönemden devam eden devlet memurudur. Ben reklam ya da reklam alanlarıyla ilgili bir organizasyon kurmak istesem herhalde AK Parti döneminden kalan bürokrat ve çalışanların yerine başka bir ekip kurardım fakat böyle bir tasarrufum olmamıştır.
Bana yönelik yasa dışı bütün suçlamaları sonuna kadar reddediyorum. Medya AŞ’nin gelirinin artması kamu kuruluşunun artması şahsi bir gelir artışı olmamıştır. İş ve işlemlerimizde kamu menfaatini koruduğumuz için suçlandığımızı düşünüyorum.”
Yetkilisi olduğu İBB iştirak şirketinin İBB’den almış olduğu ihalelerin süreci hakkında ifade vermesi istenen Ongun, ihale yetkisinin kendisinde olmadığını savunarak, İBB’nin 30 iştirak şirketi olduğunu söyledi.
Kendilerinden önceki dönemlerde de daire başkanlıklarının pek çok ihalesini iştirak şirketlerinin aldığını gördüklerini ve bunun kamu faydası gözeten bir uygulama olduğunu ifade eden Ongun, şunları kaydetti:
“İştirak şirketleri dolaylı da olsa kamu kuruluşu niteliğindedir. İBB gibi çok önemli bir kuruluşun tüm iş ve işlemlerine İstanbullular adına en yüksek kalitede yapma mecburiyeti vardır. İştirak şirketleri bu işlerin sağlıklı kaliteli ve çalışan hakkını gözeterek yaptırmak üzerine kurmuştur. Şu anda İBB’nin 70 bin civarında toplu sözleşmeli personeli vardır.
İmamoğlu döneminden önce kurulmuş bu sistemle hem istihdam yaratılmış hem de kayıt dışı personel çalıştırılmasının önüne geçilmiştir. Bu öncelikli kamu ve işçi adına bir avantajdır. İştirak şirketleri idareden aldığı toplu işlerin bazı bölümlerini kendisi hallederken uzmanlık ve insan kaynağı-teknik ekipman gerektiren bazı bölümlerini ise farklı şirketlere ihale edebilir.
Medya AŞ bu ihaleleri yaparken kamu ihale kanununa göre ihaleye çıkma zorunluluğu bulunmamasına rağmen biz yönetime geldikten sonra tüm bu bahsettiğim işlerde ihaleye çıkılmıştır. Dolayısıyla daha şeffaf daha liyakatli bir işleyiş için seçtiğimiz bu yolun karşımıza bir suçlama olarak gelmesine anlam veremiyorum.”
Gizli tanık Meşe’nin ifadesinde geçen hususlarla ilgili “İstanbul Senin uygulamasıyla ele geçirilen verileri kim ya da kimler kullandı? Bu veriler kim ya da kimlere satıldı?” sorusuna Ongun, İstanbul Senin uygulamasıyla ilgili teknik konularda bilgisinin bulunmadığını, verilerin kendisiyle veya “Reklam İstanbul” isimli firmayla paylaşıldığı iddialarının iftira olduğunu savundu.
Gündem
Göçten 15’inci Kez Gelen Yaren Leylek Baba Oldu: İlk Yavru Yumurtadan Çıktı
Göçten 15’inci Kez Gelen Yaren Leylek Baba Oldu: İlk Yavru Yumurtadan Çıktı
Yayın Tarihi: 01.05.2026 20:06
Son Güncelleme: 01.05.2026 21:19

Bursa’da yaşayan 70 yaşındaki balıkçı Adem Yılmaz ile olan dostluğu filmlere konu olan ve 15’inci kez Eskikaraağaç Leylek Köyü’ne gelen Yaren leyleğin mutlu haberi geldi. Uzun yıllardır süregelen dostluk hikayesi, bu yıl Yaren’in baba olmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Yaren ve Nazlı’nın İlk Yavrusu Dünyaya Geldi
Türkiye’yi Avrupa Leylek Köyleri Birliği’nde temsil eden tek köy olan Eskikaraağaç’ta, balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin milyonların kalbini kazanan dostluğu bu yıl da devam etti. 24 Şubat 2026 sabahı saatlerinde 15’inci kez göç ederek köye gelen Yaren, her zamanki gibi balıkçı dostunun kayığına konarak baharın müjdesini vermişti. Yaren’in eşi Nazlı ile birlikte göl manzaralı yuvasına yerleştiğini duyuran yetkililer, bugün yavruların yumurtadan çıkmaya başladığını açıkladı.
Alper Tüydeş’ten Müjdeli Haber
Yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, yavruların dünyaya geldiği müjdesini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Tüydeş, paylaşımında “Yaren’in dün itibarıyla ilk yavrusu yumurtadan çıktı. Ebeveynler hemen yavruyla ilgilenmeye başladılar. Tam göremiyoruz açıdan dolayı ama sanırım 3 veya 4 yavrumuz olacak bu yıl” ifadelerini kullandı.
Yaren’in ilk yavrusunun yumurtadan çıktığını belirten Alper Tüydeş, çiftin yavrularıyla yakından ilgilendiğini ve bu yıl yuvada toplamda 3 ila 4 yavru olabileceğini ifade etti. Henüz çok net görüntü alınamasa da, Yaren ve Nazlı’nın ebeveynlik içgüdüsüyle hareket etmeye başladığı gözlemlendi.
15 Yıldır Süren Destansı Bir Dostluk
Balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leylek arasındaki dostluk tam 15 yıl önce başladı. Her göç mevsiminde binlerce kilometre yol kat ederek Eskikaraağaç’taki yuvasına dönen Yaren, ilk iş olarak her zaman Adem Yılmaz’ın kayığına konuyor. Bu özel dostluk, belgesellere ve haberlere konu olarak ulusal ve uluslararası alanda büyük ilgi görüyor.
Eskikaraağaç Leylek Köyü yetkilileri ise “Yaren ve Nazlı’nın bu yılki yavrularıyla birlikte köyümüzün simgesi haline gelen leylek ailesi büyümeye devam ediyor. Bu, doğal yaşamın ve dostluğun gücünü bir kez daha gösteriyor” açıklamasında bulundu.
Bölge Halkı Büyük Sevinç Yaşıyor
Yaren leyleğin baba olması, özellikle Eskikaraağaç köyü sakinlerini ve doğaseverleri heyecanlandırdı. Göç yollarının ve yaşam alanlarının korunmasının önemine bir kez daha dikkat çeken bu doğa olayı, aynı zamanda Bursa’nın Karacabey ilçesinin ekolojik turizm potansiyeline de katkı sağlıyor.
Gündem
Çanakkale’de otomobil, uçurumdan dereye yuvarlandı: 1 yaralı
Çanakkale’de otomobil, uçurumdan dereye yuvarlandı: 1 yaralı
Tarih: 01 Mayıs 2026
Saat: 18.30

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği 10 AF 119 plakalı otomobil, yaklaşık 50 metre yükseklikteki uçurumdan yuvarlanarak dereye düştü. Araç içerisinde sıkışan sürücü Ayşe Eker, itfaiye, sağlık ve jandarma ekiplerinin titiz çalışmasıyla kurtarılarak Edremit Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.
Kaza, 01 Mayıs 2026 tarihinde saat 18.30 sıralarında Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı kırsal bölgede meydana geldi. Ayşe Eker yönetimindeki 10 AF 119 plakalı otomobil, sürücünün henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon kontrolünü kaybetmesiyle yoldan çıkarak sarp kayalıklardan aşağı yuvarlandı. 50 metrelik uçurumu adeta taklalar atarak inen araç, dere yatağında metal yığınına dönerek durabildi.
Çevredeki vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunması üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, ambulans ve jandarma ekibi sevk edildi. Kaza mahalline ulaşan ekipler, otomobilde sıkışan sürücü Ayşe Eker’i kurtarmak için zamana karşı yarıştı.

HALAT VE SEDYE İLE TAŞINDI
Oldukça engebeli ve sarp arazide gerçekleşen kurtarma operasyonunda, itfaiye ekipleri otomobilde sıkışan yaralı sürücüyü dikkatle araçtan çıkardı. Uçurumun dik yapısı nedeniyle ekipler, Ayşe Eker’i halat ve sedye yardımıyla yola kadar taşıdı. Zorlu geçen operasyonun ardından sağlık ekiplerine teslim edilen yaralı, ambulansta ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Edremit Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Sürücünün vücudunun çeşitli yerlerinde kırık ve ezilmeler olduğu, tedavisinin devam ettiği öğrenildi. Eker’in hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Kazanın ardından 10 AF 119 plakalı aracın dere yatağından çıkarılması için çalışma başlatıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlatırken, aracın hurdaya dönen enkazı incelemeye alındı. Sürücünün ifadesine başvurulacağı belirtildi.
Gündem
Şanlıurfa’da Dehşet: İnşaat Asansörü 5. Kattan Çakıldı, Bir İşçi Ölümden Döndü
Şanlıurfa’da Dehşet: İnşaat Asansörü 5. Kattan Çakıldı, Bir İşçi Ölümden Döndü
Tarih: 01.05.2026 – 18:19

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yapımı devam eden bir inşaatın dış cephesinde çalışan işçileri taşıyan seyyar asansör, 5. kattan zemine çakıldı. Feci kazada işçilerden Adem G. ağır yaralanırken, Adem K. ise son anda balkon demirlerine tutunarak hayata tutundu. Adem K.’nin itfaiye ekiplerince metrelerce yükseklikte gerçekleştirilen nefes kesen kurtarılma anları cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı.

Olay Meydan Mahallesi’nde Akşam Saatlerinde Meydana Geldi
Edinilen bilgilere ve DHA muhabiri Ali Leylak’ın aktardığına göre kaza, akşam saatlerinde Birecik ilçesine bağlı Meydan Mahallesi’nde bulunan şantiyede yaşandı. İnşaatın dış cephe giydirme işini yapan iki işçinin üzerinde bulunduğu platform (seyyar asansör), henüz bilinmeyen bir nedenle halatının kopması sonucu dengesini kaybetti ve yaklaşık 15 metre yükseklikten zemine düştü.
Bir İşçi Balkon Demirlerine Asılı Kaldı
Platformun kopmasıyla birlikte işçilerden Adem G. metrelerce yüksekten zemine çakılarak ağır yaralandı. Aynı anda mesai arkadaşı Adem K., inanılmaz bir refleks göstererek düşmekte olan asansörden dışarı fırlamayı ve yakındaki balkonun demir korkuluklarına tutunmayı başardı.
Zamanla Yarışılan Kurtarma Operasyonu
Çevredeki vatandaşların dehşet içinde izlediği olayda, balkon demirlerine asılı kalan Adem K. dakikalarca kurtarılmayı bekledi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Olay yerine gelen Birecik İtfaiye ekipleri, gücünü kaybetmek üzere olan işçiyi kurtarmak için adeta zamanla yarıştı. Özel ekipmanlarla titizlikle yürütülen operasyonda, ekipler işçinin tutunduğu balkon demirlerini keserek onu güvenli bir şekilde aşağı indirdi. Kurtarma anları çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu ile kaydedilirken, başarılı operasyonun ardından ekipler vatandaşlardan yoğun alkış aldı.

Yaralılar Hastaneye Kaldırıldı, Soruşturma Başlatıldı
Kazanın hemen ardından yaralı işçiler, olay yerine gelen ambulanslarla Birecik Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Zemine çakılan Adem G.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve ağır olduğu öğrenilirken, demirlere tutunarak kurtulan Adem K.’nin ise hafif sıyrıklarla kazayı atlattığı belirtildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri ile emniyet güçleri, olayla ilgili geniş çaplı inceleme ve soruşturma başlattı. Uzmanlar, şantiyede iş güvenliği tedbirlerinin yeterli olup olmadığının ve asansörün periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığının mercek altına alınacağını belirtti.
-
Gündem3 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem7 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem2 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem4 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
-
Gündem6 gün önce -
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem6 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem6 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
