Gündem
28 Şubat davasında yeniden yargılama: 13 sanığa 18’er yıl ceza

Yargıtay’ın bozma kararının ardından emekli orgeneraller Orhan Yöney ve Şükrü Sarıışık ile dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürüz’ün de aralarında bulunduğu 16 sanığın yeniden yargılandığı 28 Şubat davasında karar açıklandı.
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanıklardan bazıları ile avukatları katıldı.
Mahkeme Başkanı, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra esasa ilişkin mütalaanın açıklandığını hatırlatarak, sanıklara söz verdi.
Sanık emekli Korgeneral Köksal Karabay, soruşturmanın ilk aşamasında görev yapan savcı ve hakimlerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden ihraç edildiğini ve hukuken ceza aldıklarını, iddianamede yer alan suçlamalara yönelik hiçbir somut delil olmadığını öne sürerek, mahkemeden beraatini istedi.
Sanık emekli Koramiral Altaç Atılan ise Deniz Kuvvetleri’nde görev yaptığı süre boyunca vatana ve millete sadakatle hizmet ettiğini kaydederek, “Ben mesleğimi Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda icra ettim. Askeriyede verdiğim yemine hep sadık kaldım. Dosyada delil olarak yer alan belgelerin üzerinde oynandığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca 13 yılı aşkın süren bu davanın FETÖ kumpası olduğu da açıktır. Galiba tek suçumuz asker olmaktı. Şahsıma atılan hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
Sanık emekli Tuğgeneral Metin Yaşar Yükselen de 28 Şubat davasının özel olarak kurgulanmış bir kumpas davası olduğunu ileri sürerek, şunları ifade etti:
“Soruşturmanın başında olan herkesin FETÖ ile bağlantısı çıkmıştır. Davanın iddianamesini hazırlayan savcı, bize karşı kin ve husumet ile hareket etmiştir. Necmettin Erbakan yaşarken hiçbir askerden şikayetçi olmamıştır. 28 Şubat davasının açılması için onun ölümü beklenmiştir. Dosyada yer alan müşteki ve mağdur dilekçeleri tek tiptir. Suçsuzum. Askerliğim boyunca subaylık yeminime bağlı kaldım. Türkiye Cumhuriyeti yasalarını çiğnemedim. Beraatimi talep ediyorum.”
AVUKATLAR SOMUT DELİLİN BULUNMADIĞINI ÖNE SÜRDÜ
Sanık eski YÖK Başkanı Halil Kemal Gürüz de iddianamede belirtilen suçlamaların iftiradan ibaret olduğunu savunarak, “Dönemin YÖK başkanı olarak istesem de üzerime atılı suçları işleyemezdim. İkna odalarıyla ilgili uygulama İstanbul Üniversitesinin uygulamasıdır, orada başlamıştır. YÖK’ün bu işle hiçbir ilgisi yoktur. Bana kimseden bir bilgi, belge gelmedi, kimse bana bir şey yaptırmaya çalışmadı. Yargıtay ilamı da kendi içerisinde çelişmektedir. Delillerin belirleyici olmadığını ifade edip, ardından bozma kararı vermişlerdir” beyanında bulundu.
Sanıklar emekli Tümgeneral Muhittin Erdal Şener, emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık, emekli Korgeneral Erdoğan Öznal da iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini söyleyerek mahkemeden beraatini talep etti.
Beyanların ardından söz alan sanık avukatları, mütalaayı kabul etmediklerini, 13 yıldır yargılamanın devam ettiğini, müvekkillerinin yaşlı insanlar olduğunu, iddianamede de sanıklara atılı suçlara dair hiçbir somut delilin bulunmadığını öne sürerek, mahkemeden, sanıkların beraatini istedi.
13 SANIĞA 18’ER YIL
Kararını açıklayan mahkeme, vefat eden sanıklar Şevket Turan, İzzettin İyigün ve Kamuran Orhon’un dosyadan düşürülmelerine, 13 sanık hakkında “darbe girişimine yardım” suçundan 18’er yıl hapis cezası verilmesine hükmetti.
YARGITAY 16 SANIK HAKKINDAKİ HÜKMÜ BOZMUŞTU
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, eski orgeneraller Çevik Bir, Çetin Doğan, Fevzi Türkeri, Ahmet Çörekçi ve İlhan Kılıç, emekli korgeneraller Çetin Saner, Yıldırım Türker, Vural Avar ve Hakkı Kılınç, emekli koramiral Aydan Erol, emekli tümgeneraller Erol Özkasnak, Cevat Temel Özkaynak, Kenan Deniz ve emekli tuğgeneral İdris Koralp hakkında “hükümeti cebren vazife görmekten men” suçundan verilen müebbet hapis cezasını onamıştı.
Aynı cezaya çarptırılan sanıklar Halil Kemal Gürüz, Erdoğan Öznal, Hayri Bülent Alpkaya ve Muhittin Erdal Şenel’in ise “yardım eden” sıfatıyla cezalandırılmalarının gerektiği gerekçesiyle haklarındaki mahkumiyet kararını bozan Daire, “zaman aşımı” nedeniyle düşme kararı verilen sanıklar Orhan Yöney, Şükrü Sarıışık, İzzettin İyigün, Kamuran Orhon, Köksal Karabay, Altaç Atılan, Ersin Yılmaz, Şevket Turan, Yücel Özsır, Metin Yaşar Yükselen, Refik Zeytinci ve İbrahim Selman Yazıcı’nın ise diğer sanıklarla “gizli ittifakları”nın bulunduğu gerekçesiyle cezalandırılmalarını istemişti.
Haklarında bozma kararı verilen 16 sanığın, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanmasına başlanmıştı.
Gündem
Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı
Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı
Tarih: 17 Haziran 2026
Saat: 22:15 (Güncellenme)
Kastamonu’da etkili olan şiddetli sağanak yağış sırasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım düştü. Çıkan yangın kısa sürede büyürken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.
KASTAMONU – Kentte akşam saatlerinde aniden bastıran sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken, Kuzeykent Mahallesi’nde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım isabet etti. Yıldırımın düşmesiyle birlikte tesiste yangın çıktı.

Edinilen bilgiye göre, saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda, şiddetli gök gürültülü sağanak sırasında spor kompleksinin çatısına düşen yıldırım, binanın dış kaplama malzemelerini tutuşturdu. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, tesisin dış cephesini ve çatısını sararak binayı adeta alev topuna çevirdi.
O sırada çevrede bulunan vatandaşlar, gökyüzünü kaplayan yoğun dumanları ve yükselen alevleri fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Kastamonu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
İtfaiye ekipleri, spor salonunun dört bir yanını saran alevleri kontrol altına alabilmek ve yangının iç kısımlara sıçramasını önlemek adına çok yönlü müdahale başlattı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak caddeyi trafiğe kapatırken, itfaiye ekiplerinin alevlere yönelik çalışmaları sürüyor.
Yangının çıktığı tesisin, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde cimnastik salonu olarak kullanılan çadırdan kurulu bir yapı olduğu öğrenildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın kontrol altına alınırken, salonun kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Yetkililer, olayla ilgili inceleme başlatıldığını ve yangının çıkış nedeninin kesin olarak belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Gündem
Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi
Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi
TARİH: 17 Haziran 2026
SAAT: 11:11

DİYARBAKIR – Yaz mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte kentte sıcaklıklar 37 dereceye kadar yükseldi. Termometrelerin zirve yaptığı bu günlerde, sıcaktan bunalan çocukların gözdesi yine tarihi Anzele Parkı oldu. Girilmesi yasak olmasına rağmen çocuklar, park içerisinde bulunan süs havuzlarına koştu.
Sur ilçesinde yer alan tarihi Anzele Parkı’nda biri büyük diğeri küçük iki havuz bulunuyor. Uyarılara rağmen havuzlara giren çocuklar, gün boyu burada vakit geçirerek serinlemeye çalışıyor. Özellikle evlerinde klima ve yeterli serinleme imkanı bulamayan ailelerin çocukları, bu tarihi mekanı adeta yazlık bir plaja dönüştürdü.

“AYAKLARIMIZ PARÇALANIYOR”
Havuzda serinlemeye çalışan çocuklardan Emir Çakmak, yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Çakmak, “Gaziler semtinden buraya haftada bir dolmuşa binip geliyorum. Artık sezonumuz açıldı, gelip yüzüyoruz. Belediyeden tek ricam var; gelip bu taşları çıkartsınlar. Ayaklarımız parçalanıyor. Hava sıcak, evimiz sıcak. Gelip burada yüzüyoruz. Tehlikeli olsa da insanlar gelip serinliyor. Kimileri büyük havuzda, kimileri küçük havuzda yüzüyor. Kendilerini serinletip evlerine dönüyorlar” dedi.

“EVDE SICAKTAN PİŞİYORUZ”
Yenişehir ilçesinden gelen Harun Kaymak ise evlerindeki zor şartları anlattı. Kaymak, “Hava çok sıcak. Hepimiz arkadaşız, buraya gelmişiz. Evde klima çalışmıyor, adeta ateş gibi. Her gün gelmek istiyorum ama gelemiyorum. Haftada bir gün geliyorum. Evde sıcaktan pişiyoruz” diye konuştu.
Yetkililer, süs havuzlarının yüzme amaçlı olmadığı ve sağlık açısından risk taşıdığı konusunda uyarılarda bulunurken, çocuklar ise serinleyebilecekleri alternatif bir alan bulamadıklarını ifade ediyor.
Gündem
Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler
Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler
Tarih: 17.06.2026 | Saat: 10:45
İstanbul’un en işlek noktalarından Galata Köprüsü’nde 80’li yılların meşhur kumar yöntemi ‘Bul karayı al parayı’ yeniden sahnelendi. İki şüpheli, turistlerin ve vatandaşların gözü önünde kurdukları tezgâhla kumar oynatırken, bir turistin gözlük kamerasına yakalandı. Şüphelilerin ‘Money’ diyerek euro istemesi ise dikkat çekti.
Olay, 11 Haziran Perşembe günü öğle saatlerinde Beyoğlu Galata Köprüsü üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Tahsin K. (61) ve A.Y. isimli iki şüpheli, köprü üzerinde kurdukları düzenekle vatandaşlara 1980’li yıllarda yaygın olarak kullanılan ve halk arasında “Bul karayı al parayı” olarak bilinen yöntemle kumar oynattı.

Gözlük kamerasına yakalandılar
O anlar, köprüde bulunan bir turistin gözlük kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde, oyunu oynatan şüphelilerden birinin “Gören var mı beyler”, “Boşlara para vermem beyler”, “Doluyu bulan alır gider”, “Söylemek yok, söylerseniz oyunu bozar giderim”, “Sallar oynatırım iyi zar kaybederim” diyerek oyunu başlattığı duyuluyor.
‘Money’ diyerek euro istediler
Oyun sırasında Tahsin K., oyunu izleyen turistlerden birine dönerek “Money money” diyerek para istedi. Turistin Türk lirası uzatması üzerine ise “Olmaz euro” diyerek Türk lirası yerine döviz vermesi gerektiğini söyledi. Oyunu oynayanlardan bir kişi dolu çubuğu bulduğunda verdiği parayı geri alırken, oyunu oynatan kişi “Çubuğu geri ver” diyerek adamı uyardı.
Tezgâhın yanında bulunan A.Y.’nin de oyuna para bırakıp oynaması dikkat çekti.
Polis şüphelileri suçüstü yakaladı
Görüntüler ve gelen ihbar üzerine harekete geçen Beyoğlu Mobil Park Polisi ekipleri, iki şüpheliyi kumar oynattıkları sırada gözaltına aldı. Emniyete götürülen Tahsin K. ile A.Y. hakkında “Dolandırıcılık” suçundan adli işlem başlatıldı.
Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık kararıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Tahsin K.’nin daha önceden poliste 8 suç kaydı olduğu da ortaya çıktı.
‘Bul karayı al parayı’ nedir?
1980’li yıllarda sokak aralarında sıkça görülen “Bul karayı al parayı” yöntemi, üzerinde siyah nokta bulunan çubuğu bulanın parayı kazandığı bir şans oyunu olarak biliniyor. Ancak uzmanlar, bu oyunun tamamen bir dolandırıcılık yöntemi olduğunu ve oyunu oynatanların kazanma ihtimalini manipüle ettiğini belirtiyor. Kumar oynatanların bu yolla günde yaklaşık 5 bin lira para kazandığı öğrenildi.
-
Gündem6 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem1 hafta önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Magazin3 gün önceKızılcık Şerbeti’nin Işıl’ı Ece İrtem Hayatını Kaybetti!
-
Gündem4 gün önceMuğla’da KADES İhbarına Giden Polis Memuru Şehit Oldu
-
Gündem3 gün önceŞırnak’ta 13 Yaşındaki Kız Güvercinlerle İlgilenirken Balkondan Düştü: O Anlar Kamerada
-
Gündem1 hafta önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Teknoloji3 gün önceBeyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı
-
Gündem1 hafta önceKonya’da yatak fabrikasında yangın; 1 itfaiye eri şehit oldu
