Teknoloji
Yapay zeka tartışmaları: Korkutucu mu, insanlık için iyi bir adım mı? Uzmanları yanıtlıyor

Megabayt Gigabayt terabayt petabayt ve zettabayt….
Bugün toplanan, işlenen, depolanan ve akıl almaz boyutlara gelen “büyük verinin” rakamsal değerini ifade eden bu tanımlar bizi sessiz sedasız bir yapay zeka devrimine götürdü.
Aslında soru belli: Yapay zeka neye yol açacak?
Bir yanda; açlığın, yoksulluğun sona ereceğine, sınırsız zenginlik yaşanacağına inanan iyimserler…
Öte yanda; işsizlik dalgalarının yaşanacağına, zenginle yoksul arasındaki uçurumun büyüyeceğine inanan kötümserler…
Hangisi doğru… Yapay zeka yapıcı mı olacak, yıkıcı mı?
Yanıtı bulmak için önce geçmişe dönmek gerekiyor.
Bu balta, 1 milyon yıl önce kullanılan baltayla neredeyse aynı.
İnsanlık tarihinin yüzde 99,99’u da aynı kaderi paylaşıyor. Çok değişmedi. Büyük buluşlar ve dünyanın yaşadığı büyük değişim son birkaç yüzyıla yığıldı…
Ayşegül İldeniz:
Yepyeni bir çağ diye düşünüyorum, vücudumuzun çok çalıştığı işleri bıraktığımız ve daha fazla sorguladığımız daha fazla kurduğumuz ve inovasyonun da çok daha önemli olduğu bir çağa atlıyor olabiliriz
Matt Brittin:
Örnek olarak, “Project Relate” adında harika bir proje var. Bu proje konuşma engelli kişilerin iletişim kurmasına yardımcı oluyor. Telefonunuzu kullanarak söylediklerinize altyazı ekleyebilirsiniz ve bu, iletişim engellerini ortadan kaldırır. Bu yüzden, insanların birbirini anlamasını sağlamak ve kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırmak için köprüler inşa etmek, duvarlar değil, çok büyük bir fırsat.
Suncem Koçer :
Bizim adımıza bir sürü şey çözen makinelerle beraber yaşıyor olacağız O zaman bizim becerilerimizi yeniden tanımlamamız gerekecek.
Faruk Eczacıbaşı:
Elektrik nasıl bir çağın başlangıcı olduysa matbaa buharlı makine internet Bunların hepsi birer Çağın başlangıcı oldu. Yapay Zeka da böyle. fakat bizi bekleyen Çağ değiştirici yeni yaklaşımlar da olacak
Yapay zeka bugün bize;
– Yol gösteriyor,
– Yüzleri tanıyor,
– Tıbbi verileri değerlendiriyor,
– Resimler, grafikler, videolar oluşturuyor,
– Hikayeler, senaryolar, şarkılar yazıyor
Bugün yeterli verinin olduğu her alanda yapay zekâ işini başarıyla yapıyor. Gelecek içinse beklentilerimiz daha da büyük;
– Çaresiz hastalıkları yok etmesini
– Yoksulluğu ortadan kaldırmasını
– İklim krizine karşı çözümler üretmesini
– Trafik kazalarını önlemesini bekliyoruz.
Altan Çakır:
Bilgisayarların içerisindeki hesaplama kapasitesine sahip Çipler içerisindeki transistörlerin her yıl her iki yılda bir iki katına çıkmasıyla birlikte işlemci kapasitesinin Yani bir işi hesaplama kapasitesinin iki katına çıktığı bir durumdan bahsediyoruz.
Bir Gigaflop, yani saniyede bir milyar işlem yapabilen bir bilgisayarı ele alalım.
1960 yılında böyle bir bilgisayarı yapmak mümkün değildi ama isteseydiniz de harcamanız gereken para, Amerika’nın o dönemdeki 2 yıllık bütçesine denkti. (850 milyar dolar)
1984’te fiyatlar düştü ve saniyede bir milyar işlem yapabilen bilgisayar yapmak mümkün hale geldi. Ona rağmen harcamanız gereken tutar bir jet uçağı almanızı sağlayacak büyüklükteydi. (40 milyon dolar)
1997’de ise aynı hızdaki bir bilgisayar, bir spor otomobil fiyatına kadar geriledi. (400 bin dolar)
2013 yılında ise saniyede bir milyar işlem yapabilen bir çipin fiyatı 25 sente düştü. Saniyede 1,2 trilyon işlem yapabilen Play Station 4’ün fiyatı ise 400 dolardı ve 20 milyon eve girmeyi başarmıştı.
Bugün ise saniyede 1 milyar işlem yapabilen çipin fiyatı, 2 sent. Evet yanlış duymadınız tam 2 sent.
Artık terafloplar konuşuyoruz. Üstelik o bilgisayarlar sadece beş yüz dolara mal oluyor.
Bugün en değişmeyen olgu teknolojinin engel tanımaması. Değişen olgular ise sürekli olarak daha iyileşmesi, daha ucuzlaması, değişimin hiç durmaması ve yaygınlaşıp, demokratikleşmesi.
STEVE WOZNIAK:
Her yeni teknoloji geliştiğinde, bu çerçevenin adım adım ilerlemesine yol açıyor. Bu, çip üzerinde giderek daha fazla transistör ürettiğimiz zamana benziyor. Eskiden bir transistör vardı. Aynı fiyata bir çip üzerinde 60 milyar transistör var. Buna üstel büyüme deniyor. Sizden önceki büyümenin üzerine inşa ettiğinizde ve tüm teknoloji bir şekilde katlanarak büyüyor.
Bugün her yanımız bilgisayar.
İnternete bağlı 40 milyar bilgisayar var. Yakın gelecekte bu sayının 500 milyara çıkması bekleniyor.
Bankacılık sistemi, tapu kayıtları, video kurgu, fotoğraf makinaları, metro ulaşım planları, otomobillerin yazılımı, uçaklar, trafik ışıkları, ürün stokları, şehir içi su şebekesi kısaca aklınıza gelen her şey bilgisayar ile çalışıyor. Beyin muhteşem bir organ. Benim gibi sıradan bir insanın beyni bile saniyede bir katrilyon işlem yapıp, 35 gibabayt veriyi işleyebilir.
Bilim adamları da günümüzde benimkine benzer, mekanik bir beyin yarattı. Adına da Yapay zeka dediler. Laf aramızda bu cihaz şimdilik benim beynim kadar bile kabiliyetli değil.
Orası kesin.
Evet karmaşık hesaplamaları benden çok daha hızlı yapabilir ama benim gibi espri yapamaz, hayal kuramaz. Hatta bir dilim baklavanın tadını asla bilemez. Yapay zekanın kabiliyetleri şimdilik kısıtlı ama bilim adamları bunları ve başka şeyleri de yapabilmesi için var güçleriyle çalışıyor.
Aslında soru basit: bilim bu programı bir gün kendi başına çalışabilir, düşünebilir, hatta öğrenebilir hale getirebilir mi? Bunu ben bilmiyorum.
Bence bilim adamları da bilmiyor.
Tabi şimdilik.
Bernard Marr:
Yapay zekanın ilk büyük başarılarından biri, IBM’in Deep Blue adlı bilgisayarının satrançta Garry Kasparov’u yenmesi oldu. Ancak bu geleneksel bir yapay zeka algoritmasıydı ve temelde insanın düşünebildiğinden daha fazla satranç hamlesini hesaplama gücüne dayanıyordu. Bir sonraki büyük adım ise, kuralları bilmediğimiz durumlarda makineleri nasıl eğitebileceğimiz sorusuyla geldi. Google, Go adlı bir strateji oyununda bir yapay zeka geliştirdi. Go, satrançtan çok daha karmaşıktır ve büyük ustalar bile hareketlerini sezgisel olarak yapar. Google, algoritmayı geçmişte oynanmış tüm Go oyunlarıyla eğitti ve ardından “peki ya iki bilgisayarı birbirine karşı oynatsak ve kazananı ödüllendirsek” dedi. Bu süreç sonunda yapay zeka, giderek daha iyi hale geldi ve dünya şampiyonu Lee Sedol’u yenmeyi başardı.
Kasım 2020’de Google’ın yapay zeka şirketi Deep Mind; hesaplamalı biyoloji alanında çığır açacak bir buluşa imza attığını açıkladı. Deep Mind bir proteine ait molekülün sonsuz sayıda katlanma ihtimalini değerlendirip, nasıl katlanacağını başarıyla hesaplamış, alacağı son hali bilmişti. Bu bir devrimdi. Pek çok bilim adamı tüm kariyerini bu problemin çözümüne adamış, ancak ilerleme sağlayamamıştı. Deep Mind bu problemi genetik koda dayalı bir tahmin ile çözmeyi başardı.
Çığır açan buluş pandemi döneminde ortaya çıkmış, bir sonraki pandemiye karşı hazırlıklı olma yolunda tüm dünyaya umut vermişti.
Bu; ortaya çıkan bir virüse karşı, var olan ilaçlardan hangilerinin etkili olabileceğine ışık tutabilecek çok önemli bir gelişmeydi.
Buluşun başka vaatleri de vardı. Henüz çaresi bulunamayan şeker, parkinson ve alzheimer gibi hastalıkları daha iyi anlamamızı sağlayabilir, hatta petrol gibi atıkları çözmeye yarayan proteinler üretmek için dahi kullanılabilirdi.
Deep Mind geçen 4 yılda hiç hız kesmedi ve biyolojik yaşamın büyük sırlarını çözebilen bir sisteme döndü. Yeni aşılar ve ilaçlar geliştirmekten, hava koşullarına dayanıklı tohumlar elde etmeye kadar pek çok alanda kullanılıyor.
Artık yapay zeka; dünyayı dönüştüren, sayısı da giderek artan pratik uygulamalarla hayatın içinde.
Bu ilerlemeye iki önemli gelişme ivme katıyor;
Olağanüstü hızda üretilen verinin büyüklüğü ve bu veriyi işlememizi sağlayan süper bilgisayarla. Ve insanlığın önüne koyulan soru basit: Yapay zeka daha da gelişerek insan beynine benzeyecek mi?
İkinci bir dil öğrenen herkes bilir ki, yeni dili ne kadar çok kullanırsak o kadar çabuk öğreniriz.
Aynı şey makinelerin öğrenmesi için de geçerli. Bilgisayar ne kadar çok veriye erişirse o kadar hızlı öğrenir, yorumlamakta da o kadar ustalaşır.
Dünyanın hızla dijitalleşmesi sayesinde artık daha fazla veriye erişebiliyoruz; bu da yapay zekânın daha hızlı, akıllı ve isabetli hale gelmesini sağlıyor.
Teknoloji
NASA’dan 54 Yıl Aradan Sonra Duygulandıran Dünya Paylaşımı: “Evimiz Uzaydan Harika Görünüyor”
NASA’dan 54 Yıl Aradan Sonra Duygulandıran Dünya Paylaşımı: “Evimiz Uzaydan Harika Görünüyor”
Tarih: 04 Nisan 2026
Saat: 12:20

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), 54 yıl aradan sonra Ay’ın çevresine düzenlediği ilk insanlı yolculuk olan Artemis 2 görevi sırasında, uzaydan çekilen iki özel Dünya fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı. Kurumun yaptığı bu anlamlı paylaşım, kısa sürede milyonlarca beğeni ve yorum alarak dünya gündemine oturdu.
NASA’nın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 1972 yılındaki Apollo 17 görevi sırasında çekilen Dünya fotoğrafı ile Artemis 2 mürettebatı tarafından dün çekilen yüksek çözünürlüklü Dünya karesi yan yana getirildi. İnsanlığın uzay yolculuğundaki gelişimine vurgu yapılan paylaşımda, “Son 54 yılda çok yol kat ettik ama değişmeyen bir şey var: Evimiz uzaydan harika görünüyor! Soldaki görüntü 1972’de Apollo 17 mürettebatı, sağdaki ise dün Artemis 2 mürettebatı tarafından çekildi” ifadelerine yer verildi. Ayrıca NASA’dan yapılan ayrı bir açıklamada, “Gezegenimizi, muhteşem mavi ve kahverengi tonlarıyla ışıldayan bir bütün olarak görüyoruz. Hatta yeşil bir kutup ışığı da atmosferi aydınlatıyor. İşte bu biziz; hep birlikte astronotlarımızın Ay’a yolculuğunu izliyoruz” denildi.
Artemis 2 Görevi Hakkında:
Artemis 2, 1972’deki Apollo 17 misyonundan bu yana Ay’ın çevresine gerçekleştirilen ilk insanlı uçuş olma özelliğini taşıyor. ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılan dev Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) roketiyle taşınan Orion uzay aracı, Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Jeremy Hansen’den oluşan 4 kişilik mürettebatı taşıyor. Yaklaşık 10 gün sürmesi planlanan görev kapsamında astronotlar Ay yüzeyine inmeyecek ancak derin uzay koşullarını ve yaşam destek sistemlerini test edecek. Astronotların 10 Nisan’da Pasifik Okyanusu’na iniş yaparak Dünya’ya dönmesi bekleniyor.
Neden Önemli?
Bu görev, NASA’nın Ay’da kalıcı bir üs kurma ve gelecekteki insanlı Mars görevlerine zemin hazırlama hedeflerinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Artemis 2’nin başarıyla tamamlanmasının ardından, 2028 yılında planlanan Artemis 3 görevi ile astronotların yeniden Ay yüzeyine iniş yapması hedefleniyor.
Teknoloji
Artemis II ile Tarihi Yolculuk Başladı: Yarım Asır Sonra İnsanlık Yeniden Ay’a Doğru
Artemis II ile Tarihi Yolculuk Başladı: Yarım Asır Sonra İnsanlık Yeniden Ay’a Doğru
Tarih: 02 Nisan 2026
Saat: 02:45 (Güncelleme: 03:15)

İnsanlığın derin uzay serüveninde yeni bir dönem bugün resmen başladı. 1972’deki Apollo 17 görevinden tam 54 yıl sonra, NASA’nın dev roketi SLS, 4 astronotu taşıyarak Ay yolculuğu için fırlatıldı. Artemis II misyonu, insanlığı Dünya yörüngesinin ötesine taşıyan ilk adım olarak tarihe geçti.

ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi’nde gerçekleştirilen fırlatma, TSİ 01.35’te (yerel saat 18.35) başarıyla tamamlandı. 98 metre yüksekliğindeki Uzay Fırlatma Sistemi (SLS), 4 kişilik mürettebatı taşıyan Orion kapsülünü Ay yolculuğu için uzaya gönderdi. Geri sayım anı ve kalkış, NASA tarafından canlı yayınla dünyaya duyuruldu.
Tarihin İlkleri Bu Görevde
Artemis II ekibi, uzay keşifleri açısından birçok “ilk”i de bünyesinde barındırıyor. Mürettebatta yer alan Christina Koch, Ay’a gidecek ilk kadın astronot; Victor Glover, ilk siyahi astronot; Jeremy Hansen ise ilk Kanadalı astronot olarak kayıtlara geçti. Komuta pilotu Reid Wiseman ile birlikte dört astronot, 10 gün sürecek görevde Ay’ın çevresinde dolaşacak ancak yüzeye iniş yapılmayacak.

Ay Yüzeyine İniş Bir Sonraki Hedef
Artemis II, aslında 2027 veya 2028’de gerçekleşmesi planlanan Artemis III görevi için kritik bir prova niteliği taşıyor. Bu misyonun amacı, Orion kapsülünün sistemlerini derin uzay koşullarında test etmek, Ay’ın daha önce görüntülenmemiş bölgelerini incelemek ve mürettebatın uzun süreli uzay uçuşuna hazırlığını doğrulamak.
İnişte Musk ve Bezos Yarışıyor
Ay yüzeyine iniş gerçekleştirilecek Artemis III görevinde ise teknoloji dünyasının iki devi sahne alacak. Elon Musk’ın SpaceX’i ve Jeff Bezos’un Blue Origin’i, astronotları Ay topraklarına indirecek iniş araçlarını geliştiriyor. NASA’nın bu iki özel şirketle yürüttüğü iş birliği, ticari uzay çağının en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

En Uzak İnsanlı Yolculuk
Artemis II ekibi, görev süresince Dünya’dan 406 bin kilometre uzaklaşarak, bugüne kadar insanlı olarak gerçekleştirilmiş en uzak mesafeye ulaşacak. Bu mesafe, Apollo döneminde elde edilen rekorların da ötesine geçiyor. Görev sonunda Orion kapsülünün Pasifik Okyanusu’na iniş yapması bekleniyor.
NASA’nın Hedefi: Kalıcı Ay Üssü ve Mars
NASA yetkilileri, Artemis programıyla yalnızca Ay’a dönüşü değil, aynı zamanda kalıcı bir Ay üssü kurmayı ve bu üssü Mars yolculuğu için bir basamak olarak kullanmayı hedeflediklerini vurguluyor. Artemis II’nin başarısı, bu büyük hedefin ilk ve en kritik aşaması olarak değerlendiriliyor.
Teknoloji
SOSYAL MEDYA DEVRİNDE EMSAL KARAR: META VE YOUTUBE SUÇLU BULUNDU
SOSYAL MEDYA DEVRİNDE EMSAL KARAR: META VE YOUTUBE SUÇLU BULUNDU
Tarih: 26 Mart 2026
Saat: 04:20

Kaliforniya’da görülen emsal nitelikteki davada jüri, teknoloji devlerini genç bir kadının ruh sağlığına kasıtlı olarak zarar vermekten suçlu buldu. Karar, dünya genelinde sosyal medya platformlarının işleyişinde köklü değişikliklere yol açabilir.
Kaliforniya – Sosyal medya bağımlılığına karşı açılan emsal nitelikteki davada, Meta (Facebook, Instagram) ve YouTube suçlu bulundu. Los Angeles Yüksek Mahkemesi’ndeki jüri, teknoloji devlerinin 20 yaşındaki Kaley isimli genç bir kadının ruh sağlığına kasıtlı olarak zarar verdiğine hükmetti.
7 hafta süren davanın ardından jüri, 8 günlük bir değerlendirme sürecine girdi. Verilen kararla birlikte Meta %70, YouTube ise %30 oranında kusurlu bulundu. Şirketlerin toplamda 3 milyon dolar manevi tazminat ödemesine karar verilirken, jüri ayrıca YouTube için 900 bin dolar, Meta için ise 2,1 milyon dolar ek cezai tazminat tavsiyesinde bulundu
“BAĞIMLILIK HAYATINI MAHVETTİ”
Mahkemede ifade veren Kaley, sosyal medya bağımlılığının ergenlik döneminden itibaren hayatını nasıl mahvettiğini anlattı. Platformlarda geçirdiği uzun saatler nedeniyle anksiyete, vücut algısı bozukluğu (body dysmorphia) ve intihar düşünceleri geliştirdiğini belirten genç kadın, bağımlılığının bugün bile devam ettiğini, iş yerinde gizlice tuvalete giderek saatlerce sosyal medyada vakit geçirdiğini itiraf etti.
Davanın en çarpıcı anlarından biri ise Meta’nın “zorlu çocukluk” savunması oldu. Meta avukatları, Kaley’in yaşadığı sorunların sosyal medyadan değil, zorlu aile geçmişinden kaynaklandığını iddia etti. Ancak Kaley’in avukatı Mark Lanier, “Bu savunma, aslında şirketlerin savunmasız çocukları koruma sorumluluğunu daha da artırıyor” diyerek savunmayı çökertti.

İÇ YAZIŞMALAR DEŞİFRE OLDU
Mahkemede sunulan şirket içi belgeler ve e-postalar, teknoloji devlerinin genç kullanıcıları bilinçli olarak platformlara bağlamak için stratejiler geliştirdiğini ortaya koydu. Meta’nın, çalışanlarının ve 18 bağımsız uzmanın “zararlı” olduğu konusunda uyarıda bulunduğu güzellik filtrelerini bilinçli olarak kullanmaya devam ettiği belgelendi.
Duruşmalarda tanık olarak dinlenen Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Instagram Başkanı Adam Mosseri ve YouTube Mühendislik Başkan Yardımcısı Cristos Goodrow da ifade verdi. Mosseri sosyal medya kullanımının “sorunlu” olabileceğini ancak “klinik anlamda bağımlılık yapıcı” olmadığını savunurken, Goodrow kendi çocuklarının günde saatlerce YouTube izlediğini ve bunun “onlar için iyi” olduğunu söyledi.
EMSAL KARAR: ON BİNLERCE DAVA KAPIDA
Bu dava, ABD genelinde 1.500’den fazla benzer dava arasında ilk kez sonuçlanan ve emsal teşkil edecek nitelikte bir karar oldu. Snap (Snapchat) ve TikTok ise davanın başında gizli bir anlaşmayla davadan çekilmişti.
Uzmanlar, bu kararın ardından teknoloji şirketlerine karşı açılan diğer davaların da hızlanacağını ve şirketlerin toplamda milyarlarca dolarlık tazminat ödemek zorunda kalabileceğini belirtiyor. Kararın, sosyal medya platformlarının özellikle çocuklar ve gençler için tasarım ve işleyiş politikalarını kökten değiştirmeye zorlayabileceği ifade ediliyor
YENİ MEXICO’DAN ARDI ARDA KARAR
Karar, New Mexico’da bir jürinin Meta’yı eyaletin tüketici koruma yasalarını ihlal etmek ve çocukları cinsel avcılardan korumamaktan suçlu bulmasından sadece bir gün sonra geldi. Bu ardışık kararlar, sosyal medya şirketlerine karşı yürütülen hukuk mücadelesinde dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ŞİRKETLERDEN İTİRAZ: “TEMYİZE GİDECEĞİZ”
Kararın ardından Meta ve YouTube’tan yapılan açıklamalarda, karara itiraz edileceği bildirildi.
Meta sözcüsü, “Gençlerin ruh sağlığı son derece karmaşık bir konu ve tek bir uygulamaya bağlanamaz. Verilen karara saygı duymuyoruz ve temyize gideceğiz. Gençleri çevrimiçi ortamda koruma konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Google sözcüsü José Castañeda ise YouTube’un bir “sosyal medya platformu” olarak görülmemesi gerektiğini savunarak, “Dava, YouTube’u yanlış anlamaktadır. YouTube sorumlu bir şekilde inşa edilmiş bir yayın platformudur” dedi.
UZMANLAR: “SİGARA DAVALARININ SOSYAL MEDYA VERSİYONU”
Çevrimiçi güvenlik izleme kuruluşu Common Sense Media’nın kurucusu James Steyer, kararı “dönüm noktası” olarak nitelendirerek, “Sosyal medya devleri, çocukların güvenliğini etkileşim oranlarının önüne koysalardı asla mahkemelik olmazlardı. Kendi araştırmalarını görmezden gelip çocukları devasa ve kontrolsüz bir deneyin parçası haline getirdiler. Artık hesap verme zamanı geldi” dedi.
Hukuk çevreleri, bu kararın “Big Tobacco” (Büyük Tütün) davalarının sosyal medya versiyonu olarak tarihe geçeceğini ve yıllar sürecek bir hukuk savaşının fitilini ateşlediğini belirtiyor.
FATİHDOĞANMEDYA YORUMU
Sosyal medya platformları artık yalnızca “içerik paylaşım” araçları olarak görülmüyor. Algoritmaların kasıtlı olarak bağımlılık yaratacak şekilde tasarlanması, özellikle ergenlik çağındaki gençlerin ruh sağlığı üzerinde ciddi tahribatlara yol açıyor. Kaliforniya’daki bu karar, teknoloji şirketlerinin “bilmiyorduk” savunmasını çökerten ve onları doğrudan sorumlu tutan bir kilometre taşı oldu. Türkiye’de de benzer davaların açılması ve dijital platformlara yönelik yasal düzenlemelerin hız kazanması bekleniyor.
-
Gündem4 gün önceBatman’da 3 Günde 2 Ölüm: Kayıp Öğretmenlerin Cesedi Bulundu
-
Gündem6 gün önceÖzge cinayetinde eşe beraat, 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet
-
Gündem3 gün önceİstanbul’da kan donduran vahşet! 16 yaşındaki Mertcan’ı demir sopalarla darbedip videosunu çektiler: ‘Öldüresiye dayak’ dehşetinde 2 tutuklama
-
Gündem1 hafta önceTöre cinayetine kurban giden 4 çocuk annesi, öldürüldükten 2 yıl sonra boşanmış
-
Gündem6 gün önceKahramanmaraş’ta Korkunç Cinayet: Kayıp Adam Metruk Binada Boğazı Kesilmiş Halde Bulundu
-
Gündem1 hafta önceManisa’da Kan Donduran Cinayet: 5 Yarım Altın İçin Canına Kıydılar, Teknoloji Polisi Pes Etmedi
-
Gündem1 hafta önceGölette Cesedi Bulunan Bahar’ın Katili Muhtar Sevgilisi Çıktı
-
Gündem2 gün önceŞanlıurfa Siverek’te Lisede Dehşet! Saldırgan Günler Öncesinden “Hazır Olun” Diyerek Tehdit Etmiş, 4 Yönetici Görevden Alındı
