Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Otomobil İthalatına Yeni Düzenleme: Çin ve Japon Araçlarına Vergi Artışı, ABD Otomobillerine İndirim

Yayımlandı

üzerinde

Yayın: FatihDoganMedya

Tarih.Saat: 22 Eylül 2025 — 16:20 (TSİ)

Okuma süresi: ~4 dakika

Hazırlayan: FatihDoganMedya Haber Merkezi

Resmî Gazete’de yayımlanan yeni karar ile ithal otomobillere uygulanacak ek mali yükümlülüklerde kapsamlı bir değişikliğe gidildi. Karar, Çin ve Japonya menşeli bazı araçlarda ek vergi oranlarını yükseltirken, ABD menşeli otomobillere daha düşük vergi yükü getirilmesini veya daha önce uygulanan bazı ek vergilerin kaldırılmasını öngörüyor. Hükümet, düzenlemeyle yerli üretimin korunması ve sektör dengelerinin gözetilmesini gerekçe gösterdi.


Düzenlemenin ana hatları

  • Yeni oranlar ve asgari tutarlar: Kararda elektrikli, plug-in hibrit ve konvansiyonel içten yanmalı araçlar için ülke gruplarına göre sabit yüzde oranlar ve araç başına minimum ABD Doları tutarları belirlendi. Örnek olarak:
    • Konvansiyonel ve hibrit (plug-in hariç): %25 veya araç başına en az 6.000 ABD Doları (hangisi yüksekse).
    • Plug-in (haricî şarj edilebilir) hibritler: %30 veya araç başına en az 7.000 ABD Doları.
    • Tam elektrikli otomobiller: %30 veya araç başına en az 8.500 ABD Doları.
  • Ülke bazlı ayrım: AB ve Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamında olan ülkelere uygulanan rejim korunurken; STA dışı ülkeler için (ör. Çin, Japonya, Meksika, Güney Afrika vb.) ek yükümlülükler artırıldı veya standartlaştırıldı. Aynı zamanda ABD menşeli bazı ürünlerin üzerindeki yüksek oranlı ek vergiler (ör. geçmişte uygulanan %60 gibi oranlar) kaldırılarak ABD mallarının vergilendirilmesi yeniden düzenlendi.
  • Yürürlük ve geçiş süreleri: Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemenin yürürlüğe girişine ilişkin hüküm ve geçiş dönemleri kararda yer alıyor; yayımlanma tarihinden itibaren bazı hükümler belirli bir süre sonra (ör. 60 gün) yürürlüğe girecek şekilde düzenlendi.

Hangi markalar ve modeller etkilenebilir?

Yeni vergi rejimi, özellikle Çin ve Japon üreticilerin Türkiye’ye getirdiği daha düşük maliyetli içten yanmalı, hibrit ve elektrikli modellerin fiyatlarını yükseltebilir. ABD menşeli üretim (ör. ABD fabrikalarında üretilen bazı Mercedes, BMW, Ford, Jeep, Tesla modelleri) ise uygulanan bazı ilave vergilerin kaldırılmasıyla daha rekabetçi hale gelebilir.


Kararın gerekçesi ve sektör yorumu

Ticaret politikası kararlarında görüldüğü üzere amaç, yerli üretim ve sektördeki istihdamı korumak; düşük maliyetli ithalatın yerli üreticilere zarar vermesini engellemek. Otomotiv sektörü temsilcileri ve gazeteciler, düzenlemenin kısa vadede piyasada fiyat oynaklığı yaratabileceğini, orta vadede ise yatırım ve üretim kararlarını etkileyebileceğini belirtiyor. Bazı dış pazar ilişkileri ve tedarik zinciri etkileri de takip edilecek.


Tüketiciye etkisi

  • Kısa vadede: Çin ve Japonya’dan ithal edilen bazı modellerin fiyatlarında artış beklenebilir; stok durumu ve distribütörlerin fiyatlama stratejisi belirleyici olacaktır.
  • Orta-vade: ABD menşeli bazı araçlarda fiyat düzeltmeleri ve Türkiye pazarına yeni modellerin gelmesi olasıdır. Ancak, döviz kuru, nakliye ve diğer vergi kalemleri de nihai fiyatı etkilemeye devam edecektir.

Ne yapmalı? (Tüketici ve sektör önerileri)

  • Almayı düşünen bireyler: İthal bir araç almayı planlıyorsanız, vergi değişikliklerinin yürürlüğe gireceği tarih ve distribütör stok politikalarını takip edin; önceki uygulamalarla başlatılmış ithalat işlemleri için geçiş hükümleri olabileceği unutulmamalıdır.
  • Sektör oyuncuları: Fiyatlama, stok yönetimi ve tedarik zinciri stratejilerini gözden geçirmek; olası regülasyon değişikliklerine göre senaryolar geliştirmek önem taşıyacaktır.

Özet ve son not

Resmî Gazete’de yayımlanan karar otomotiv ithalatında ülke bazlı farklılaştırılmış bir vergi rejimi getiriyor. Çin ve Japon menşeli otomobillere ek mali yükümlülükler artırılırken, ABD menşeli araçların üzerindeki bazı yüksek oranlı ek vergiler kaldırılarak yeniden düzenleniyor. Bu adım, yerli üretimi koruma hedefiyle açıklanırken, tüketici fiyatları ve pazar yapısında kısa vadede dalgalanma riski oluşturuyor.

Ekonomi

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Yayımlandı

üzerinde

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Tarih: 23 Haziran 2026
Saat: 15:43

DHA

Üretici isyan etti: “100 ton beklerken 20 ton aldık, girdiler iki kat arttı”

HATAY  – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde şeftali üreticileri, bahçede 15 TL’ye sattıkları ürünün semt pazarlarında 60 TL’den alıcı bulmasına isyan ediyor. Aradaki fark tam 4 kat! Üreticiler, doğal afetler nedeniyle rekoltenin düştüğünü, girdi maliyetlerinin ise iki kat arttığını belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi.

REKOLTE BEKLENTİSİ YERLE BİR OLDU

Reyhanlı’da hasadı devam eden şeftalide üreticiler, bu yıl beklenenin çok altında bir rekolte ile karşı karşıya. Üreticilerden Zeydan Şanverdi, yaşanan doğal afetleri şu sözlerle anlattı:

“Bu yıl bahçemizde 100 ton rekolte beklerken, don ve ayaz nedeniyle rekoltemiz 20 tona kadar geriledi. Geçen yıla göre girdi maliyetlerimiz 2 kat arttı ancak gelirimiz artmadığı için büyük mağduriyet yaşıyoruz.”

Şanverdi, bahçede 15 TL’ye alıcı bulan şeftalinin semt pazarlarında 60 TL’ye satılmasının kendilerini üzdüğünü, pazar ve marketlerin üreticiden daha fazla kazandığını söyledi.

TÜCCARDAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Şeftali tüccarı Emre Şanverdi ise fiyat farkının nakliye ve işçilik masraflarından kaynaklandığını belirterek şunları kaydetti:

“Bahçede 15 TL’ye aldığımız ürün, nakliye ve işçilik masraflarıyla yerine ulaşana kadar maliyeti 30 TL’yi buluyor. Bu yıl çok dolu yağdığı için rekolte düştü, kaliteli meyve yetişmedi. Şu an bu meyvenin dalında kilosu 45-50 TL olması gerekirken 10-15 TL’ye düştü. Biz çiftçilerden daha yüksek fiyata almayı çok isterdik ama ucuza alıp pahalıya satma lüksümüz yok.”

İHRACAT ROTASI ORTA DOĞU

Kentte hasadı yapılan şeftalilerin iç piyasanın yanı sıra Irak ve Suriye başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerine gönderildiği öğrenildi. Bölgedeki yoğun talep, fiyatların pazarda yüksek seyretmesinde etkili olurken, üreticiler ise emeğinin karşılığını alamadığından yakınıyor.

ÇİFTÇİNİN ÇILESİ BİTMEK BİLMİYOR

Artan maliyetler, düşen rekolte ve bahçe ile pazar arasındaki devasa fark, Hataylı şeftali üreticilerini zor durumda bırakıyor. Üreticiler, yetkililere seslenerek destek beklediklerini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

OTİS’ten Afyonkarahisar’da Sert Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Veren İşçi İşten Atıldı”

Yayımlandı

üzerinde

OTİS’ten Afyonkarahisar’da Sert Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Veren İşçi İşten Atıldı”

22 Haziran 2026 Pazartesi, 20:50

Editör : Fatih Doğan

FatihDoğanMedya

 

Basın açıklaması bugün (22 Haziran) gerçekleştirildi. Edinilen bilgilere göre, OTİS Genel Başkanı Birsen Tuğlu ve sendika üyeleri Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü önünde toplanarak sert açıklamalarda bulundu.

Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS), Afyonkarahisar’daki Destine Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda iş sağlığı ve güvenliği mücadelesi verdiği gerekçesiyle işten çıkarılan sendika üyesi işçi için bugün (22 Haziran) basın açıklaması düzenledi. OTİS Genel Başkanı Birsen Tuğlu, kurum yönetimini “kanun tanımazlık ve keyfi yönetim” ile suçlayarak işe iade talebini yineledi.

Afyonkarahisar’da bir KYK yurdunda yaşanan işten çıkarma, sendikal mücadeleyi alevlendirdi. Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS), Destine Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda görev yapan bir işçinin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na uygun çalışma koşulları için verdiği mücadele sonrası işine son verilmesine tepki gösterdi.

Sendikanın yaptığı açıklamaya göre, işçinin tek “suç”u, sendikalı olması ve iş sağlığı önlemlerinin hayata geçirilmesi için mücadele etmesi. OTİS, işten çıkarma sürecinde Disiplin Kurulu kararının dahi işletilmediğini vurgulayarak, bunun mevcut Toplu İş Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu ifade etti.

BASIN AÇIKLAMASINDAN SATIRBAŞLARI

Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına OTİS Genel Başkanı Birsen Tuğlu ve sendika üyeleri katıldı. Tuğlu, kurum yönetimine yönelik sert ifadeler kullanarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Değerli Emekçiler, Kadın Örgütleri, Engelli Hakları Savunucuları ve Vicdan Sahibi Afyonkarahisar Halkı; bugün burada, Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde uzun süredir sistematik hale gelen kanun tanımazlığı, emekçi düşmanlığını ve devletimizin en üst makamlarının emirlerini hiçe sayan keyfi bir yönetim anlayışını ifşa etmek için toplanmış bulunuyoruz.”

Tuğlu ayrıca, Cumhurbaşkanlığı ve bakanlık düzeyinde mobbinge karşı “sıfır tolerans” açıklamaları yapılmasına rağmen bu uyarıların kurumda uygulanmadığını ileri sürerek, “Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Türkiye Cumhuriyeti kanunlarından muaf mıdır?” sorusunu yöneltti.

TALEPLER NET

Sendikanın üç ana talebi bulunuyor:

1. İşten çıkarılan işçinin derhal işe iadesi
2. Tüm KYK yurtlarında insan onuruna yaraşır ve güvenli çalışma koşullarının sağlanması
3. Sendikal haklara yönelik baskıların sonlandırılması

OTİS, tüm KYK’larda işçi onuruna yakışır çalışma koşulları için mücadeleyi büyüteceğini vurguladı.

NOT: Bu içerik, “fatihdogamedya” web sitesinde yayımlanmak üzere özgün ve tarafsız haber diliyle, sendikanın iddialarına yer verilerek hazırlanmıştır. Konuyla ilgili kurum yetkililerinden gelecek açıklamaların eklenecektir

 

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Ankara’da Öğretmenlerin Açlık Grevi 8. Gününde: “Hakkımızı Almadan Ankara’yı Terk Etmeyeceğiz”

Yayımlandı

üzerinde

Ankara’da Öğretmenlerin Açlık Grevi 8. Gününde: “Hakkımızı Almadan Ankara’yı Terk Etmeyeceğiz”

Tarih: 22 Haziran 2026
Saat: 16:21

Özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağdurları, taban maaş ve atama talepleri için 8 gündür açlık grevinde. Polis müdahalesine tepki yağarken öğretmenler “korkumuz yok” diyerek direniş kararlılığını vurguladı.

ANKARA – Ankara’da 8 gündür açlık grevini sürdüren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler, talepleri karşılanana kadar eylemlerine devam edeceklerini bildirdi.

Öğretmenler, özel sektörde görev yapan meslektaşları için taban maaş hakkının geri verilmesini ve 1611 mülakat mağduru öğretmenin atama hakkının iade edilmesini talep ediyor.Dün gerçekleştirilen polis müdahalesine de sert tepki gösteren öğretmenler, sendika binası önünde nöbetlerini sürdürüyor.

“Sözler Tutulmadığı İçin Buradayız”

Açlık grevindeki öğretmen Ayşenur Çalışkan, taleplerinin net olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Özel sektör öğretmenleri, 2014 öncesine kadar sahip oldukları taban maaş haklarını istiyor. Mülakat mağduru öğretmenler ise 2025 KPSS’de zaten atanmıştı ama mülakatlarla atama hakları ellerinden çalındı. Bu 1611 mülakat mağduru öğretmen de atama hakkının iade edilmesini istiyor.”

Çalışkan, açlık grevine devam edeceklerini vurgulayarak, “Hiç kimse açlık grevi yöntemine başvurmak istemez. Bunun sağlığa zararlı olduğunun hepimiz farkındayız. Ama biz buna zorunda bırakıldık. Bize sözler verildi. Bu sözler tutulmadığı için şu anda bu durumdayız” dedi.

Dünkü polis müdahalesine de değinen Çalışkan, “Pek çok arkadaşımız darp edildi, işkenceye maruz kaldı, biber gazı sıkıldı” ifadelerini kullandı.

“Yıllarca İnşaatta Çalıştım, Mülakatta Elendim”

Diyarbakır’dan gelen mülakat mağduru öğretmen Abdullah Tunç, yaşadığı mağduriyeti anlattı. Tunç, Cumhurbaşkanı’nın 2023 yılında “mülakatı kaldıracağız” açıklamasının ardından KPSS’ye çalıştığını ancak mülakatın kaldırılmadığını söyledi.

Sınıf öğretmeni olan Tunç, alanında 3 bin 392 kişilik kontenjan açıldığını ve KPSS sıralamasında 3 bin 361’inci sırada yer almasına rağmen sözlü sınav sonuçlarının ardından 3 bin 811’inci sıraya gerilediğini belirtti.Tunç, “2023 yılından beri haklı bir mücadeleye devam ediyoruz. Bizi buraya ister kabul etsinler, ister etmesinler onlara yalvarmaya gelmedik. Biz hakkımızı mutlaka alacağımızı haber etmeye geldik” dedi.

6 Şubat depremlerini yaşadığını da hatırlatan Tunç, “Depremde biz hayatımızı kaybetmedik ama Yusuf Tekin’in yapmış olduğu mülakattan dolayı hayatımızı kaybetme eğilimine düştük. Açlık grevimiz devam edecek. Hakkımızı almadan Ankara’yı terk etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Korkumuz Yok, Hakkımızı Almadan Eve Dönüş Yok”

Açlık grevindeki öğretmen Sevgi Şule de dünkü polis müdahalesine tepki gösterdi. Şule, “Bizler buraya hakkımızı almak için geldik. Bizler aslında yeni bir hak kazanmak için burada değiliz. Bizler kaybettiğimiz hakları almak için geldik” dedi.

Mülakatlarda pek çok hata ve eksiklik olduğunu ifade eden Şule, Bakan ile görüşmelerinde belgelere bakmayı reddettiğini öne sürdü.Şule, “Korkumuz yok, hakkımızı almadan eve dönüş yok” diyerek kararlılığını vurguladı.

“İşkencelerle Bizi Korkutamayacaklar”

Dün yaşanan polis müdahalesini anlatan öğretmen Merve Balta ise şunları söyledi:

“Arkadaşlarımızın arasında bayılanlar oldu. Biber gazı sıkıldı. Yumruklarla saldırdılar. Sendika binasına sağlık ekiplerinin girmesine uzun bir süre izin verilmedi. Korkunç bir akşam geçirdik aslında ama bütün bunlar bizi yıldırmayacak.”

Balta, taleplerinin meşru olduğunu belirterek, “İşkencelerle, saldırılarla, hukuksuzca, haksızca darp edilmelerle bizi korkutamayacaklar. Çünkü biz günü sonunda öğretmeniz ve öğretmenler artık şunu öğretmek zorunda halkımıza ve ülkemize. Mücadele etmek zorundayız haklarımız için” dedi.

Öğretmenler, taban maaş hakkı ve 1611 mülakat mağdurunun atanması talepleriyle açlık grevlerine ve sendika önündeki nöbetlerine devam edeceklerini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar