Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Napalm Kızı’nın Sahibi Belli Değil: Şüpheli Rapor ve “The Stringer” Belgeseliyle Gerçeği Arayış

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması

1972’nin simgesi “Napalm Kızı” fotoğrafının gerçek sahibine dair ortaya çıkan şüpheler ve AP ile Dünya Basın Fotoğrafı’nın son raporları. Nick Ut mu, Nguyen Thành Nghệ mi? Detaylı

Özet

1972 yılında Vietnam Savaşı’nın en çarpıcı karelerinden biri olan “Napalm Kızı” fotoğrafı, geleneksel olarak Associated Press (AP) foto muhabiri Nick Ut’a atfedilse de, Mayıs 2025’te yayımlanan bir belgesel ve Dünya Basın Fotoğrafı Vakfı’nın (World Press Photo) incelemesi, fotoğrafın gerçek sahibinin Nguyễn Thành Nghệ ya da başka bir bölge muhabiri olabileceğini öne sürdü. AP’nin yaptığı son 96 sayfalık soruşturmada, Ut’un yegâne çekim sahibi olduğunu kesin olarak kanıtlayacak yeterli delil bulunamadı; ancak AP hâlâ resmi olarak Ut’un ismini koruyor. Dünya Basın Fotoğrafı ise fotoğrafın yazarını “bilinmeyen” olarak güncelledi ve tarihsel belgelemede doğrulamanın zorluklarına vurgu yaptı .

Fotoğrafın Tarihçesi ve Önemine Kısa Bakış

1972 yılının 8 Haziran’ında Güney Vietnam Hava Kuvvetleri’nin Trảng Bàng köyüne düzenlediği napalm saldırısı, sivil halkın yoğun acı çekmesine yol açtı. Fotoğrafta, dokuz yaşındaki Phan Thị Kim Phúc, “Nóng quá, nóng quá” (“Çok sıcak, çok sıcak”) diye bağırarak çıplak biçimde kaçarken görülür. Bu kare, savaşa dair ahlaki ve toplumsal tartışmaları küresel çapta alevlendiren simgelerden biri haline geldi.

Nick Ut ve Ödüller

Geleneksel anlatıya göre; o sabah fotoğrafı çeken Nick Ut, AP Saigon bürosunda çalışan genç bir foto muhabiriydi. Çekimden sonra yaralı çocukları Barsky Hastanesi’ne taşıyarak kurtuluşlarına da katkıda bulundu. Fotoğraf, 1973 Pulitzer Ödülü’nü ve aynı yılın Dünya Basın Fotoğrafı “Yılın Fotoğrafı” unvanını kazandı .

Şüpheli Rapor ve Belgesel “The Stringer”

Mayıs 2025’te Sundance Film Festivali’nde gösterime giren “The Stringer” adlı belgesel, kareyi çekenin Nick Ut değil, Nguyễn Thành Nghệ adlı Vietnamlı serbest gazeteci olduğunu iddia etti. Belgesel, Nghệ’nin o gün bölgedeki diğer muhabirlerle yarış halinde olduğunu ve çekim negatiflerini AP’ye sattığını öne sürüyor . Dünya Basın Fotoğrafı Vakfı, bu iddialar üzerine fotoğrafın yazar atamasını geçici olarak askıya aldı .

Associated Press’in Son İncelemesi

Associated Press, iddiaları çürütmek için 96 sayfalık detaylı bir soruşturma yayımladı. Rapor, Ut’un kareyi çektiğine dair kesin delil bulunamadığını; ancak başka bir foto muhabirinin çekim yaptığına dair de somut kanıt olmadığını belirtiyor. AP, “kesin kanıtın eksik olması” nedeniyle resmi atamayı değiştirmediğini açıkladı.

Şu Anki Durum ve Miras

  • World Press Photo, fotoğrafın yazarını “bilinmeyen” olarak güncelledi ve arşivinde bir not ekledi .

  • AP, Ut’un adının fotoğrafla ilişkilendirilmesine devam ederken, tartışmanın foto muhabirliğinde tarihsel kayıtlama ve etik konularını yeniden gündeme taşıdığına dikkat çekiyor .

  • Phan Thị Kim Phúc, yaşadığı travmaya rağmen bugün Kanada’da barış elçisi olarak çalışmalarını sürdürüyor .

Sonuç

“Napalm Kızı” fotoğrafının gerçek sahibine dair soru işaretleri, bir dönemin en ikonik savaş imajını yeniden yorumlattı. Kesin sonuçla nihai atama hâlâ belirsizliğini koruyor; ancak bu belirsizlik, foto muhabirliğinin tarihsel belgelenmesi ve etik sorumluluğu üzerine önemli içgörüler sunuyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Mısır’da Tarihe Işık Tutan İki Büyük Keşif: Bizans Kenti ve 18 Antik Mezar Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Mısır’da Tarihe Işık Tutan İki Büyük Keşif: Bizans Kenti ve 18 Antik Mezar Bulundu

Tarih: 05.07.2026
Saat: 01:30.

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Mısır’da arkeoloji dünyasını heyecanlandıran iki büyük keşif peş peşe duyuruldu. Ülkenin batı çölünde Bizans dönemine ait iyi korunmuş bir yerleşim alanı gün yüzüne çıkarılırken, Akdeniz kıyısındaki Marina el-Alamein arkeolojik alanında ise 18 antik mezar bulundu. Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’nın resmi açıklamasına göre buluntular, hem Mısır’ın zengin tarihine ışık tutuyor hem de ülkenin turizm sektörü açısından kritik önem taşıyor.

Dakhla Vahası’nda Bizans Dönemi Yerleşimi

Mısır’ın batı çölündeki Dakhla Vahası’nda (Yeni Vadi bölgesi) yürütülen kazılarda, 4. yüzyıla tarihlenen bir Bizans yerleşimi ortaya çıkarıldı. Bölge, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday gösterilen geçici listede de yer alıyor.

Kazı çalışmalarında kuzey-güney doğrultusunda uzanan ana yollar ile bu yolları kesen doğu-batı yönlü sokaklar tespit edildi. Bu sokakların açık meydanlar ve kamusal alanlar oluşturduğu belirlendi. Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Hisham el-Leithy, yerleşimin şehir planlaması açısından önemli izler taşıdığını vurguladı.

Bazilika, Gözetleme Kuleleri ve “Tisous’un Evi”

Kazı alanında 4. yüzyılın ortalarına tarihlenen bir bazilika kilisesi de bulundu. Kilise, yerleşimin merkezinde, ana sokaklara hâkim bir noktada yer alıyor. Arkeolojik misyonun başkanı Mahmoud Massoud, kentin dış bölgelerini korumak amacıyla inşa edildiği düşünülen iki gözetleme kulesinin kalıntılarına da ulaşıldığını açıkladı. Bölgede kalın savunma duvarlarına sahip güçlendirilmiş bir yapı ile kabul salonları ve tonozlu çatılara sahip çok sayıda ev de ortaya çıkarıldı.

Dikkat çeken buluntulardan biri ise “Tisous’un evi” olarak tanımlanan yapı oldu. Tisous’un bir kilise diyakozu olduğu ve yapının 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiği belirtildi. Arkeologlar, bu evin şehirdeki bazilika inşa edilmeden önce ev kilisesi olarak kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor.

Günlük Yaşamın İzleri: Sikkeler, Fırınlar ve Yazı Parçaları

Kazılarda ekmek fırınları, mutfaklar ve yiyecek üretiminde kullanıldığı düşünülen taş öğütme aletleri de gün yüzüne çıkarıldı. Ayrıca Bizans imparatorlarının portrelerini taşıyan iyi korunmuş bronz sikkeler, Latince yazıtlar ve Hristiyan sembolleri bulundu. Bunların arasında Roma İmparatoru II. Constantius dönemine ait altın sikkeler de yer alıyor. II. Constantius, 337-361 yılları arasında hüküm sürmüştü.

İslami, Kıpti ve Yahudi Eski Eserleri Dairesi Başkanı Diaa Zahran, bölgede yazı malzemesi olarak kullanılan yaklaşık 200 çanak çömlek parçası (“ostraka”) bulunduğunu açıkladı. Bu parçaların üzerinde ticari işlemler, yazışmalar ve günlük yaşama dair ayrıntılar yer alıyor.

Marina el-Alamein’de 18 Antik Mezar

Mısır’daki ikinci büyük keşif ise İskenderiye’nin yaklaşık 100 kilometre batısındaki Marina el-Alamein arkeolojik alanında gerçekleştirildi. Bakanlık, bölgede 18 antik mezar bulunduğunu duyurdu. Bu mezarların 11’i kayaya oyulmuş, ortalama 8 metre derinliğinde yapılar; 7’si ise yüzeyde kireç taşından inşa edilmiş mezarlar olarak tespit edildi. Yeni keşiflerle birlikte bölgede bulunan toplam mezar sayısı 48’e yükseldi.

Granit Lahit ve Sfenks Kalıntısı

Kazılarda çömlek kaplar, amforalar, kandiller, tabaklar, sunaklar ve kireç taşı havuzlar da bulundu. Kazı ekibinin başkanı Eman Abdel-Khaliq, 2,5 metre uzunluğunda granit bir lahit ortaya çıkarıldığını söyledi. Lahitte bulunan iskelet kalıntıları inceleniyor. Lahdin yakınında ise alçıdan yapılmış bir sfenks heykeline ait kalıntılar bulundu.

“Altın Dil” Geleneği

Arkeologlar, bazı ölülerin ağızlarına yerleştirilmiş 4 altın parça da buldu. Bu uygulama, dönemin cenaze inançlarıyla ilişkilendirilen “altın dil” geleneği olarak biliniyor. Eski inanışlara göre bu tür parçalar, ölen kişinin ölümden sonraki yaşamda konuşabilmesiyle bağlantılı olarak değerlendiriliyor.

Antik Leukaspis Kenti

Marina el-Alamein, Mısır’ın kuzey kıyısında, Alamein kenti yakınlarında yer alan önemli bir arkeolojik alan. 1986’da ortaya çıkarılan bölgenin, Akdeniz kıyısındaki antik Greko-Romen liman kenti Leukaspis olduğu düşünülüyor. Bakanlığa göre kent 2. yüzyılda inşa edildi ve 4. yüzyıla kadar gelişimini sürdürdü

Turizm İçin Kritik Adım

Mısır, arkeolojik keşiflerin ülkenin turizm sektörüne katkı sağlamasını hedefliyor. Turizm, Süveyş Kanalı ile birlikte döviz sıkıntısı yaşayan Mısır ekonomisinin en önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor. Mısır turizmi, 2011’deki halk ayaklanmasının ardından yaşanan siyasi çalkantılar, güvenlik sorunları ve koronavirüs salgını nedeniyle uzun süre baskı altında kalmıştı. Ancak resmi verilere göre geçen yıl Mısır’ı 19 milyon turist ziyaret etti. Bu sayı 2024’e göre yüzde 21 artışa işaret etti. 2026’nın ilk dört ayında ise ülkeye 6,1 milyon turist geldi; geçen yılın aynı döneminde bu sayı 5,7 milyondu.

Okumaya Devam Et

Gündem

Minibüsün Ata Çarpması Kamerada

Yayımlandı

üzerinde

Minibüsün Ata Çarpması Kamerada

Tarih: 04.07.2026
Saat: 21:17

DHA 

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde aniden yola fırlayan başıboş ata minibüs çarptı. Yaralanan at tedavi altına alınırken, o anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde yürekleri ağza getiren bir kaza yaşandı. Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nda akşam saatlerinde seyir halindeki bir minibüs, aniden yola çıkan başıboş bir ata çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan hayvan ağır yaralanırken, o anlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Edinilen bilgiye göre kaza, akşam saatlerinde Düziçi ilçesi Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nda meydana geldi. Görüntülerde, atın refüjde otlarken yanından geçen diğer araçlardan ürkerek yola fırladığı ve o sırada gelen minibüsün çarptığı anlar net şekilde görülüyor.

Kazayı gören çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve Düziçi Belediyesi’ne bağlı veteriner ekipleri sevk edildi. Yaralı at, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından tedavi edilmek üzere belediyenin barınağına götürüldü.

Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlatırken, yetkililer sürücüleri özellikle gece saatlerinde yol kenarlarında bulunabilecek başıboş hayvanlara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İzmir’de Korkunç Olay: Evinin Balkonunda Uyurken Ayı Saldırısına Uğrayan Yaşlı Adam Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

İzmir’de Korkunç Olay: Evinin Balkonunda Uyurken Ayı Saldırısına Uğrayan Yaşlı Adam Hayatını Kaybetti

Haber Tarihi: 04.07.2026
Haber Saati: 18:37 (Güncellenme: 20:41)

FatihDoğanMedya Haber Merkezi 

İzmir’in Seferihisar ilçesinde gece saatlerinde yaşanan acı olayda, evinin önündeki kanepede uyuyan 70 yaşındaki Osman Gültaş, bir ayının saldırısına uğradı. Ağır yaralanan yaşlı adam, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından jandarma ve Doğa Koruma ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı.

Olay, dün gece Seferihisar ilçesine bağlı Doğanbey Mahallesi Karakoç mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 70 yaşındaki Osman Gültaş, evinin önünde bulunan kanepede uyuduğu sırada bölgeye inen bir ayının saldırısına maruz kaldı. Saldırı anında çevredekilerin fark etmesi üzerine durum hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarın ardından olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından ağır yaralı olarak Seferihisar Necat Hepkon Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Gültaş’ın hayati tehlikesi bulunuyordu. Buradaki acil müdahalenin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edilen talihsiz adam, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

Olayın ardından jandarma ekipleri ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü görevlileri bölgede geniş çaplı inceleme ve arama çalışması başlattı. Ekiplerin, saldırıyı gerçekleştiren ayının izini sürmek ve bölgedeki diğer olası tehlikelere karşı önlem almak için çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.

Uzmanlar, özellikle yaz aylarında kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşları açık alanlarda uyumamaları ve yiyecek atıklarını dikkatli bir şekilde muhafaza etmeleri konusunda uyarıyor. Türkiye’de son yıllarda artan ayı popülasyonu ve insan-yerleşim alanlarının genişlemesi, bu tür vahşi hayvan saldırılarını daha sık gündeme getiriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar