Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Son Dakika

Myanmar Depremi: Can Kaybı 2 Bin 56’ya Yükseldi, Ülkede Ulusal Yas İlan Edildi

Yayımlandı

üzerinde

Açıklama:
Myanmar’da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki depremler sonrası can kaybı 2 bin 56’ya yükseldi. Ülkede ulusal yas ilan edilirken, kurtarma çalışmaları ve uluslararası yardım çağrıları detaylı olarak inceleniyor.”

31 Mart 2025 – Myanmar
Myanmar’da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki art arda depremler, ülkeyi sarsarken can kaybı resmi rakamlara göre 2 bin 56’ya ulaşmış durumda. Ülke genelinde deprem felaketinin yarattığı yıkım ve acı göz önüne alınarak 31 Mart-6 Nisan tarihleri arasında ulusal yas ilan edildi. Bu makalede, depremin etkileri, kurtarma çalışmaları, hükümetin aldığı önlemler ve uluslararası yardım çağrıları detaylı olarak ele alınıyor.


Depremin Özeti ve Etkilediği Bölgeler

Myanmar’ın orta kesiminde yer alan Sagaing bölgesi yakınlarında, 28 Mart 2025 tarihinde meydana gelen depremler, ülkenin tarihindeki en yıkıcı sarsıntılardan biri olarak kayda geçti.

  • İlk Deprem: 7,7 büyüklüğünde, 10 kilometre derinlikte gerçekleşti.

  • İkinci Sarsıntı: İlk depremin ardından kısa bir süre sonra 6,4 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı yaşandı.

Depremin merkez üssü, Myanmar’ın ikinci büyük şehri Mandalay’e yaklaşık 17,2 kilometre uzaklıkta bulunurken, şiddetli sarsıntılar bölgedeki birçok yapıyı yerle bir etti. Aynı zamanda depremin etkileri, komşu ülke Tayland’da da hissedildi; özellikle başkent Bangkok’ta inşaat halindeki bir yapının çökmesi sonucu can kayıpları meydana geldi.


Can Kaybı, Yaralanmalar ve Kayıp Kişiler

Resmi açıklamalara göre:

  • Myanmar:

    • Ölüm sayısı: 2 bin 56

    • Yaralı sayısı: Yaklaşık 3 bin 900

    • Kayıp: Yaklaşık 270 kişi

  • Tayland (Bangkok):

    • Ölüm sayısı: 17

    • Yaralı sayısı: 32

    • Kayıp: 83 kişi

Bu rakamlar, depremin yarattığı yıkımın boyutunu ve acil müdahale gerektiren durumları ortaya koyuyor. Özellikle altyapı hasarının ve iletişim sorunlarının etkili olduğu bölgelerde gerçek rakamların zamanla daha da artabileceği endişesi mevcut.


Hükümetin Alınan Önlemleri ve Ulusal Yas

Myanmar askeri yönetimi, depremin yarattığı büyük yıkımın ardından ülke genelinde 1 hafta sürecek ulusal yas ilan etti.

  • Ulusal Yas: 31 Mart-6 Nisan tarihleri arasında uygulanacak; depremde hayatını kaybedenlerin anısına ülke genelinde bayraklar yarıya indirilecek.

  • Acil Müdahale: Resmi açıklamalarda, kurtarma ekiplerinin bölgedeki enkaz altında kalan kişilere ulaşabilmek için yoğun çalışmalar yürüttüğü belirtiliyor.

Bu önlemler, halkın acısını paylaşmak ve acil durum müdahalesine odaklanmak adına atılan adımlardan sadece birkaçı olarak öne çıkıyor.


Kurtarma Çalışmaları ve Yardım Operasyonları

Depremin ardından bölgeye gönderilen kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak ve yaralıları sağlık kuruluşlarına ulaştırmak için seferber oldu. Ancak şu anki durum, özellikle altyapı hasarının ve iletişim zorluklarının etkisiyle operasyonları zorlaştırıyor:

  • Yerel Kurtarma Ekipleri: Myanmar’daki kurtarma ekipleri, enkaz altında kalan kişilere ulaşmak için bölgedeki dar yollar ve yıkılmış yapılar arasında çalışıyor.

  • Uluslararası Yardım: Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası yardım kuruluşları, acil müdahale ve sağlık desteği sağlamak için yardım çağrısında bulundu.

  • Ulaşım Sorunları: İç savaşın ve yıkımın yol açtığı ulaşım aksaklıkları, yardım ekiplerinin bölgeye tam erişimini zorlaştırıyor.

Bu çabaların, depremin yarattığı insanlık dramını hafifletmede kritik rol oynaması bekleniyor.


Zorluklar: Altyapı Hasarı ve Siyasi Durum

Myanmar, uzun süredir devam eden iç savaş ve askeri yönetimin kontrolü altında bulunan bir ülke olarak, doğal afetlere karşı zayıf bir altyapıya sahip. Depremin yarattığı:

  • İnşaat ve Altyapı Hasarı: Birçok bina, köprü ve yol ağır hasar aldı.

  • İletişim Kesintileri: Bölgedeki iletişim ağları kısmen devre dışı kaldı; bu durum kurtarma çalışmalarını ve yardım koordinasyonunu olumsuz etkiliyor.

  • Siyasi Engeller: Devam eden iç savaş ve askeri yönetimin bilgi akışını sınırlaması, uluslararası yardımın etkin bir şekilde ulaştırılmasını güçleştiriyor.

Bu faktörler, depremin etkilerinin tam olarak kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor ve rakamların zamanla daha da artabileceği endişelerini beraberinde getiriyor.


Uluslararası Toplumun Tepkisi ve Yardım Çağrıları

Depremin yarattığı insani kriz, uluslararası toplumda büyük yankı uyandırdı. Birçok ülke ve yardım kuruluşu, Myanmar’a destek sağlamak amacıyla:

  • Maddi Yardım: Acil yardım fonları oluşturuldu ve çeşitli ülkeler maddi destek sözü verdi.

  • Kurtarma ve Sağlık Ekipleri: Uluslararası kurtarma ekipleri, Myanmar’a ulaşabilmek için bölgeye yönlendirildi.

  • Diplomatik Çabalar: Dünya liderleri, Myanmar’daki felaketin boyutlarının hafifletilmesi için siyasi çözümler ve yardım erişiminin sağlanması adına diplomatik girişimlerde bulunuyor.

Özellikle, uluslararası yardım kuruluşlarının müdahale sürecine engel olabilecek tüm siyasi ve lojistik engellerin kaldırılması, acil durum müdahalesi açısından büyük önem taşıyor.


Sonuç: Acil Durum ve Geleceğe Yönelik Beklentiler

Myanmar’da gerçekleşen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki depremler, bölgedeki insani kriz boyutlarını dramatik şekilde ortaya koydu.

  • Acil Müdahale: Kurtarma çalışmalarının hızla devam ettiği, ancak altyapı ve siyasi sorunların müdahaleyi zorlaştırdığı görülüyor.

  • Geleceğe Dair Endişeler: Resmi rakamların artma ihtimali ve bölgedeki mevcut çatışmalar, depremin uzun vadeli etkilerinin de ciddi olabileceğini işaret ediyor.

  • Uluslararası İşbirliği: Yardım çağrıları ve uluslararası destek, bu tür felaketlerin yarattığı dramı hafifletmek için kritik öneme sahip.

Deprem sonrası Myanmar’da, ulusal yas uygulaması ve yardım operasyonları, hem yerel halkın hem de uluslararası toplumun desteğini arıyor. Bu tür doğal afetler, afet yönetimi ve yardım koordinasyonu konularında dersler çıkarmak açısından da önemli bir örnek teşkil ediyor.

Makale Özeti

  • Deprem Tarihi ve Büyüklüğü: 28 Mart 2025 – 7,7 ve 6,4 büyüklüğünde depremler.

  • Resmi Ölüm Sayısı: 2 bin 56, yaralı 3 bin 900, kayıp 270 (Myanmar).

  • Komşu Ülke Etkileri: Tayland’da 17 ölüm, 32 yaralı, 83 kayıp.

  • Alınan Önlemler: 1 hafta ulusal yas, bayrakların yarıya indirilmesi.

  • Kurtarma ve Yardım Çalışmaları: Hem yerel hem de uluslararası ekipler seferber edildi.

  • Zorluklar: Altyapı hasarı, iletişim aksaklıkları ve siyasi engeller.

Son Dakika

Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı

Yayımlandı

üzerinde

Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı

Yayın Tarihi 23 Nisan 2026
Saat 22:30

Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 40 kişiye mezar olan Sami Bey Apartmanı’nın firari müteahhidi Abdullah Aybaba, yıllar süren kaçak yaşamının ardından Tayland’ın Pattaya kentinde Interpol’ün düzenlediği operasyonla gözaltına alındı.

FATİH DOĞAN / FATİHDOĞANMEDYA – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin Adana’daki en ağır yıkım hikâyelerinden biri olan Sami Bey Apartmanı’nın müteahhidi Abdullah Aybaba, hakkındaki kırmızı bülten kararına rağmen kayıplara karışmıştı. 76 yaşındaki Aybaba, polisin 3 yılı aşkın süredir devam eden titiz takibi sonucu 23 Nisan 2026 tarihinde Tayland’ın turizm merkezi Pattaya’da kaldığı otel odasında yakalandı.

 Kırmızı Bültenle Aranıyordu

Abdullah Aybaba, depremin hemen ardından yurt dışına kaçmıştı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, binanın yapımında standartlara aykırı malzemeler kullandığı ve kolon kesme iddialarıyla gündeme gelen müteahhit hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Aybaba’nın adı, bu süreçte Interpol tarafından uluslararası seviyede arananlar listesine (kırmızı bülten) eklenmişti.

 Pattaya’da Operasyon Anı

Tayland Göçmenlik Bürosu yetkililerinden alınan bilgilere göre, Aybaba’nın bir süredir Pattaya’da ikamet ettiği ve turistik vizeyle ülkede bulunduğu tespit edildi. İhbar üzerine harekete geçen Tayland polisi, 76 yaşındaki firariyi Chon Buri eyaletine bağlı Pattaya’da kaldığı adrese düzenlenen baskınla yakaladı. Aybaba’nın vizesinin iptal edildiği ve Türkiye’ye iadesi için hukuki sürecin başlatıldığı bildirildi.

 Nasıl Bir Yıkım Yaşanmıştı?

Adana’nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan ve depreme dayanıklı olduğu iddia edilen 16 katlı Sami Bey Apartmanı, 7.7 büyüklüğündeki ilk sarsıntıda adeta kâğıt gibi katlanarak yerle bir oldu. Bu yıkımda 40 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı. Apartmanda 12 yakınını yitiren Seda Fidancan, o günleri şu sözlerle anlatmıştı: “Binanın raylı sistem ve depreme dayanıklı olduğunu söyleyince satın aldık. Bina ilk sarsıntıda yıkıldı.”

Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte yalnızca Abdullah Aybaba değil, kızı Eda Aybaba Çelik ve dönemin belediye görevlileri de “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanıyor. Kızı Eda Aybaba Çelik’in ise hâlen firari olduğu ve İngiltere’de yaşadığı biliniyor.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”

21 Nisan 2026, 23:45

Milli Savunma Bakanlığı, Ankara Temelli’de eğitim uçuşu yapan CH-47 Chinook tipi ağır nakliye helikopterinin kaza kırıma uğradığını duyurdu. Yapılan açıklamada personelin durumunun iyi olduğu bildirildi.

ANKARA – Milli Savunma Bakanlığı (MSB), başkent Ankara’nın Temelli bölgesinde Kara Havacılık Komutanlığı’na ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopteri’nin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı vurgulandı.

MSB’den Peş Peşe Açıklama

MSB’nin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir.”

Açıklamada, olayın hemen ardından bölgeye intikal eden teknik ekiplerin incelemelerine başladığı, kazanın kesin nedeninin yapılacak detaylı araştırmalar sonucunda kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.

Olay Yerinde Güvenlik Önlemleri Artırıldı

Edinilen bilgilere göre, kaza kırımın meydana geldiği Ankara’nın Temelli bölgesinde geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı. Kaza Kırım Timi’nin olay yerinde incelemelerini sürdürdüğü, helikopter enkazı üzerinde teknik personelin çalışmalarına devam ettiği öğrenildi. İlk belirlemelere göre, kazanın iniş esnasında meydana geldiği ve helikopterin sert iniş yaptığı bildiriliyor.

CH-47 Chinook: TSK’nın “Uçan Kalesi”

Kaza kırıma uğrayan CH-47 Chinook, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki en önemli ağır nakliye helikopterlerinden biri olarak biliniyor. “Uçan Kale” olarak da adlandırılan bu helikopterler, 10 tonun üzerinde yük taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.

Boeing firması tarafından üretilen CH-47F Chinook’lar, tam teçhizatlı 33 ila 55 asker taşıyabiliyor. Saatte 302 kilometre hıza ulaşabilen helikopterler, kendi yakıt depolarıyla 2 saat 15 dakika havada kalabiliyor. TSK envanterinde 2016 yılından itibaren yer alan Chinook’lar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın ağır nakliye ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılıyor.

Helikopterler, askeri birliklerin yanı sıra topçu ünitesi, mühimmat ve zırhlı araçların taşınmasında da kritik rol üstleniyor. Gerektiğinde mobil ileri mühimmat veya yakıt ikmal noktası olarak da hizmet verebilen Chinook’lar, her türlü hava koşulunda görev yapabilme kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Gözler Soruşturmada

Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için başlatılan idari ve teknik soruşturmanın önümüzdeki günlerde tamamlanması bekleniyor. Uzmanlar, kaza kırım olaylarında teknik arıza, pilotaj hatası ve çevresel faktörler başta olmak üzere çok yönlü bir inceleme yapılacağını belirtiyor.

MSB yetkilileri, gelişmelerle ilgili kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini duyurdu.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı

Tarih: 19 Nisan 2026, Pazar | Saat: 19:45

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen ve 1’i öğretmen 9 kişinin hayatını kaybettiği menfur silahlı saldırının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) harekete geçti. Bakanlık, yürütülen idari soruşturma kapsamında Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’u görevden aldı. Boşalan koltuğa ise Bakan Başdanışmanı ve eski Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın atandığı öğrenildi.

MEB’den Resmi Açıklama Geldi

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesine bağlı Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırıya ilişkin sürecin Bakanlık tarafından yakından takip edildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Olayın tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı başmüfettişlerince yürütülen inceleme ve soruşturma, çok yönlü olarak devam etmektedir. Menfur olayı müteakiben başlatılan idari süreçler kapsamında soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini teminen Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevden alınmıştır.”

Bakanlık, konunun tüm yönleriyle titizlik ve hassasiyetle ele alındığını vurgulayarak, sürece yönelik gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını da duyurdu.

Ne Olmuştu?

Olay, 15 Nisan 2026 Çarşamba günü Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’nde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana geldi. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli (14), emniyet müdürü olan babası Uğur Mersinli’ye ait 5 silah ve 7 şarjörü alarak eğitim gördüğü okula geldi. Sınıflara tek tek giren saldırgan, 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere toplam 9 kişiyi katletti.

Saldırının ardından saldırganın babası Uğur Mersinli gözaltına alınarak tutuklandı. Kent genelinde eğitim-öğretime 2 gün ara verilirken, Ayser Çalık Ortaokulu’nda eğitim faaliyetleri durduruldu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan yardımcıları ve genel müdürlerin katılımıyla acil bir toplantı gerçekleştirdi.

Görevden Almanın Perde Arkası: Skandal Yazışmalar Ortaya Çıktı

MEB’in resmi açıklamasında görevden alma gerekçesi “soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi” olarak gösterilse de, perde arkasında çok daha farklı gelişmeler yaşandığı ortaya çıktı.

Halk TV’nin ulaştığı özel bilgilere göre; görevden alınan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’un, kadın öğretmenlere yönelik skandal yazışmalar gerçekleştirdiği belirlendi. Söz konusu yazışmalarda Baydur’un, görüşme talebini “Uygun olmaz” diyerek reddeden bir kadın eğitimciye ısrarlı bir şekilde taciz mesajları gönderdiği görüldü. Bu gelişme, görevden alma kararının arkasında yalnızca okul saldırısı soruşturmasının değil, aynı zamanda etik ihlallerin de bulunduğu yorumlarına neden oldu.

Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar Oldu

Erhan Baydur’un görevden alınmasının ardından boşalan Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğuna kimin oturacağı merak konusuydu. MEB kulislerinden sızan bilgilere göre, Bakan Yusuf Tekin’in talimatıyla bu kritik göreve Turan Akpınar atandı.

Turan Akpınar kimdir?

Aslen Kastamonu Devrekanili olan Turan Akpınar, eğitim hayatına Gazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’nde aldığı eğitimlerle başladı. Meslek yaşamına 1990 yılında Bingöl’de sınıf öğretmeni olarak adım atan Akpınar; İstanbul Beykoz’da okul müdürlüğü ve şube müdürlüğü, ardından Zonguldak Ereğli, Sivas, Adana ve Ankara gibi stratejik illerde İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptı. 14 Ağustos 2018 tarihinden itibaren Ankara İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan Akpınar, son olarak Bakan Başdanışmanlığı görevini yürütüyordu. Eğitim bürokrasisinin en deneyimli isimlerinden biri olarak gösterilen Akpınar’ın, Kahramanmaraş’taki yaraları sarmak için hızla göreve başlaması bekleniyor.

FatihDoğanMedya Değerlendirmesi

Kahramanmaraş’ta yaşanan bu vahim olay, eğitim sistemimizin güvenlik açıklarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın hızlı bir refleksle idari soruşturma başlatması ve İl Milli Eğitim Müdürü’nü görevden alması, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi adına önemli bir adımdır. Ancak Baydur hakkında ortaya çıkan skandal yazışmalar, atama süreçlerinde liyakat ve etik değerlerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın deneyimli bir bürokrat olması, kentteki eğitim camiası için umut vericidir. Önümüzdeki günlerde Bakanlık müfettişlerinin hazırlayacağı rapor, hem okul güvenliği hem de idari sorumluluklar açısından belirleyici olacaktır. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar