Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Mersin’de Deniz Etkinliğinde Güvenlik Şeridini Aşan Öğrencilerin Boğulma Tehlikesi: 2 Can Kaybı, 1 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

Açıklaması :
Mersin’de 75 öğrencinin katıldığı deniz etkinliğinde güvenlik şeridini aşan 6 öğrenciden 2’si boğularak hayatını kaybetti, 1 öğrencinin tedavisi devam ediyor.

Giriş

Mersin Valiliği tarafından aktarılan bilgiye göre, kentimizde düzenlenen bir deniz etkinliğinde, 75 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda güvenlik şeridini aşan 6 öğrenci boğulma tehlikesi geçirdi. Uyarılara rağmen dalgalı denizde tehlikeli bölgeye giren öğrencilerden 2’si ne yazık ki hayatını kaybetti, 1 öğrenci ise yoğun bakımda tedavi altına alındı. Olay, deniz güvenliği ve vatandaşların uyarılara riayet etmesinin önemi hususunda bir kez daha farkındalık oluşturdu.


Olayın Gelişimi ve Resmî Açıklama

  • Etkinlik Detayları: Bölgedeki bir plajda düzenlenen deniz etkinliğine toplam 75 öğrenci katıldı. Etkinlik, okul gezisi kapsamında sosyal ve sportif amaçlı planlanmıştı.

  • Güvenlik Tedbirleri: Plajda cankurtaranlar ve güvenlik şeridi ile uyarıcı tabelalar hazır bulunduruldu. Cankurtaranlar, katılımcıları dalgalı deniz şartlarına karşı defalarca uyardı.

  • Güvenlik Şeridinin Aşılması: Uyarılara rağmen, dalga ve akıntı riskine aldırış etmeyen 6 öğrenci, güvenlik şeridini aşarak tehlikeli bölgeye girdi. Bu sırada aniden yükselen dalgalar ve güçlü akıntı, öğrencilerin dengesini bozdu.

  • Boğulma Tehlikesi ve Müdahale: Cankurtaran ekipleri olaya anında müdahale ederek boğulma tehlikesi geçiren öğrencileri sudan çıkardı. Ancak enkaz bölgesi ve ani çarpan dalgalar nedeniyle 2 öğrenci hayatını kaybederken, 3 öğrenci hafif yaralanarak kurtarıldı. 1 öğrenci ise ağır yaralı olarak yoğun bakımda tedavi altına alındı.


Yaşamını Yitiren ve Yaralanan Öğrenciler Hakkında

  • Can Kaybı: Edinilen bilgilere göre, M.K. (16) ve A.Y. (17) adlı iki öğrenci, sudan çıkarıldıktan sonra yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cenazeleri savcılık incelemesinin ardından ailelerine teslim edildi.

  • Tedavisi Devam Eden Öğrenci: Sağlık Bakanlığı’na bağlı ekiplerin sevk ettiği ambulanslarla en yakın hastaneye kaldırılan ve yoğun bakımda müşahede altında tutulan Y.P. (16) isimli öğrenci, hayati tehlikeyi atlattı. Doktorlar, öğrencinin durumunun stabil olduğunu; iyileşme sürecinin ise bir süre daha devam edeceğini belirtti.

  • Diğer Öğrenciler: Hafif yaralanan 3 öğrenci, ilk müdahalenin ardından ayakta tedavi edildi ve taburcu edildi. Vücutlarında hafif çürük ve sıyrıklar dışında hayati bir sorun bulunmadığı açıklandı.


Mersin Valiliği’nin Uyarıları ve Açıklamaları

Mersin Valiliği’nden yapılan resmî açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“75 öğrencimizin katılımıyla planlanan deniz etkinliğinde, cankurtaran ekiplerimizin defalarca uyarı yapmasına rağmen dalgalı ve tehlikeli bölgeye giren 6 öğrenciden 2’si ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. 1 öğrencimizin tedavisi hastanemizde devam etmektedir. Olay, aileler başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızı derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Bu üzücü hadiseden ders çıkararak, denize girerken özellikle cankurtaranların uyarılarına kesinlikle riayet edilmesini önemle rica ederiz.”


Deniz Güvenliği ve Önleyici Tedbirler

  1. Güvenlik Şeridinin Önemi: Denize girilen alanlarda belirlenen güvenlik şeridi, bu bölgenin dışındaki denizin çok daha tehlikeli olduğunu gösterir. Akıntı ve derinlik artışı nedeniyle cankurtaran ekipleri, bu alanı aşanları müdahale ederek kurtarır. Uyarı tabeleleri ve şeritler kesinlikle dikkate alınmalıdır.

  2. Cankurtaran Gözetimi: Plajda görevli cankurtaranların direktifleri, denize girenler için en büyük güvencedir. Dalga ve akıntı şiddetli ise uyarılara mutlaka uyulmalı, gerekirse denize girilmemelidir.

  3. Olumsuz Hava Koşulları: Rüzgârlı, yağmurlu veya alçak basınçlı hava sistemi etkisinde kalan bölgelerde deniz daha tehlikeli hale gelir. Hava durumu ve deniz suyu sıcaklığı kadar, denizdeki görünürlüğü, gelgit etkisini ve yerel meteorolojik uyarıları takip etmek hayati önemdedir.

  4. Eğitim ve Farkındalık: Okullarda ve kulüplerde düzenlenen yüzme eğitimi ve deniz güvenliği seminerleri ile gençlerin sudaki riskleri tanıması sağlanmalıdır. Özellikle can kurtarma bilgisi, ilk yardım ve CPR eğitimleri erken yaşta verilerek, acil durumlarda müdahale gücü artırılabilir.

  5. Ekipman Kullanımı: Şamandıralı can yelekleri, şişme simitler ve diğer can kurtarma aparatlarının bulundurulması önemlidir. Denizde sörf, deniz bisikleti veya diğer su sporları yapılacaksa mutlaka uygun ekipman kullanılmalıdır.


Uzman Görüşleri ve Tavsiyeler

Deniz kazalarının engellenmesinde uzmanların ortak tavsiyesi, “TEDBİR” anahtar kelimesi etrafında birleşir. Aşağıdaki noktalar, hem ailelerin hem de gençlerin dikkat etmesi gereken hususlardır:

  • Dalga ve Akıntı Analizi: Deniz yüzeyindeki küçük bir dalga bile, yaşça küçük öğrencilerde panik ve su yutmaya sebep olabilir. Cankurtaranlar, sürekli gözlem sağlayarak riskli bölgeyi tespit ederler. Bu uyarıları dikkate almak can kurtarır.

  • Aile İletişimi: Özellikle grup etkinliklerinde aileler, öğretmen ve rehberler arasında koordinasyon önemlidir. Grup liderlerinin denetim listesi ve acil durum planı mutlaka hazırlanmalıdır.

  • Yaş ve Fiziksel Yetenek: Özellikle 12–17 yaş arasındaki ergenlerde yüzme yetenekleri farklılık gösterebilir. Yüzme havuzundan açık denize geçişte kalın bir çizgi bulunmalı, deniz deneyimi az olanlar deneyimli eşlikçilerle hareket etmelidir.

  • Eğlence ile Bilinç Arasında Denge: Deniz etkinlikleri, arkadaş grubu ve eğlencenin genel olarak öne çıktığı organizasyonlardır. Ancak eğlence amacıyla yapılan küçük şakaların bile boğulma riskini artırabileceği unutulmamalıdır.


Mersin’de Önceki Deniz Olayları ve Genel İstatistikler

  • Geçmiş Kazalar: Mersin ve çevresindeki Akdeniz kıyılarında son yıllarda yaz aylarında birçok yüzme ve su sporu kazası yaşandı. Özellikle cankurtaran eksikliği, uyarı tabelalarının yetersizliği ve kötü hava koşullarının bir araya gelmesi, risk faktörlerini artırdı.

  • Ülke Genelinde İstatistikler: Türkiye genelinde her yıl ortalama 300–400 boğulma vakası meydana geliyor ve bu vakaların yaklaşık yüzde 30’u 15–25 yaş arası gençlerde görülüyor. Boğulma vakalarının büyük bölümü, güvenlik uyarılarına uyulmaması, alkol kullanımı ve cankurtaran eksikliğiyle doğrudan ilişkilendiriliyor.

  • Alınan Tedbirler: Bakanlıklar, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları iş birliğiyle “Mavi Bayrak” uygulaması ve deniz can kurtarma ekiplerinin yaygınlaştırılması çalışmaları sürüyor. Mersin’de özellikle Gülnar, Anamur ve Silifke ilçelerinde cankurtaran eğitimi almış personel sayısı arttırıldı.


Sonuç ve Öneriler

Mersin Valiliği’nin açıklaması, denizin “sakin” gibi görünse de kontrolsüzce yaklaştığında ölümcül bir tehlike barındırdığını bir kez daha gösterdi. Aileler, öğretmenler ve öğrencilerin ortak sorumluluğu şunlardır:

  1. Uyarılara Kesinlikle Riayet Etmek: Güvenlik şeridi dışında denize girilmemeli, cankurtaranların yönlendirmeleri dikkate alınmalıdır.

  2. Deniz Bilinci Oluşturmak: Okullarda düzenli eğitim, etkinlik ve tatbikatlar sayesinde gençlerin boğulma tehlikesine karşı bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

  3. Sorumluluk Sahibi Denetim: Rehberler, öğretmenler ve faaliyet düzenleyiciler, katılımcı listesini kontrol ederek riskli grupları önceden tespit etmeli, gerekli tedbirleri almalıdır.

  4. Yerel Yönetimlerin Rolü: Plajlarda cankurtaran istasyonları kurulmalı, şerit ve uyarı tabelaları yeterli sıklıkta yerleştirilmeli, denetimler artırılmalıdır.

  5. Acil Durum Planı: Okul ve spor kulüpleri, her etkinlik öncesi “Acil Müdahale Planı” hazırlamalı; yakın hastane ve ambulans bilgileri mutlaka kayıtlı olmalıdır.

Bu üzücü olay, deniz ile ilgili tüm paydaşlara önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor: Deniz, öğrenilmediğinde ve saygı gösterilmediğinde hayatımızı tehdit eder. Mersin Valiliği’nin uyarılarıyla birlikte, deniz etkinliği planlayan kişi ve kurumların güvenlik standartlarını en üst düzeye çıkarması; ailelerin ise çocuklarının bilinçlenmesini sağlaması, benzer hadiselerin önüne geçilmesine büyük katkı sağlayacaktır.


Not: Yukarıdaki bilgiler, Mersin Valiliği’nin resmî açıklamasından derlenen verilerle hazırlanmıştır. Denizde güvenlik şeritleri, cankurtaran uyarıları ve koruyucu tedbirler, her yaz dönemi yüzlerce gencin hayatını kurtarmaktadır. Bu sebeple denizle ilgili haberleri takip ederken, güncel meteorolojik uyarılar ve yerel yetkililerin duyurularına dikkat edilmesi şiddetle tavsiye edilir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

TBMM’den Öğrenci Affına Onay: Üniversiteyle İlişiği Kesilenlere Geri Dönüş Yolu Açıldı

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 23:20
 Okuma Süresi: 3 dakika

ANKA

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesi kabul edildi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesi, yoğun tartışmaların ardından Meclis’ten geçti. Peki bu düzenleme kimleri kapsıyor, hangi eleştiriler gündeme geldi? İşte detaylar…

Düzenleme Kimleri Kapsıyor?

Kabul edilen maddeyle birlikte, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na geçici bir madde ekleniyor. Buna göre:

· Yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken ilişiği kesilenler,
· Kayıt hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler,

yükseköğrenimlerine devam etme hakkına kavuşacak.

Ayrıca, daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde (ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora) bu kapsamda haklardan yararlanmış olmak, başka bir düzeyde aynı maddeden faydalanmaya engel teşkil etmeyecek.

Komisyon Sürecine Eleştiriler: “Sadece YÖK Vardı”

Teklifin görüşmeleri sırasında muhalefetten düzenlemeye yönelik sert eleştiriler geldi. Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, öğrenci affının aylardır beklendiğini ancak sürecin aceleye getirildiğini belirtti.

Çalışkan, komisyon görüşmelerinin kesintisiz şekilde bir gecede tamamlandığını hatırlatarak şu eleştirileri sıraladı:

“Komisyon kesintisiz, bir gece sabaha kadar görüştü, on beş saatlik müzakere sonucunda bir yasa çıktı. Kanunun hazırlanma sürecinde sendikalar, sivil toplum örgütleri, alanında uzmanlar yok. Kim var? Sadece YÖK var; o da zaten taraf.”

Çalışkan, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından çok az sayıda öğrenci dışında kimsenin memnun olmayacağını savundu.

“Üniversiteler İşsiz Üreten Fabrika Haline Geldi”

Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Çalışkan, 12 yıllık zorunlu eğitimin mesleki eğitime zarar verdiğini öne sürdü. 28 Şubat sürecinde eğitimin 8 yıla çıkarıldığını hatırlatan Çalışkan, mevcut uygulamayı “28 Şubat’a level atlattınız” sözleriyle eleştirdi.

İstihdam sorununa da dikkat çeken Çalışkan, bazı fakültelerin mezunlarına iş olanağı sağlayamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Üniversiteler artık işsiz üreten fabrika haline geldi. Yapacağınız iş, eğer bir fakültenin mezunu bir yere atanamayacaksa kapatın, boşuna almayın, insanların duygusunu sömürüyorsunuz.”

“İltisak ve İrtibat” Tartışması

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ise madde metninde yer alan “terör örgütlerine iltisakı yahut bunlarla irtibatı” ifadesinin hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

Konukçu, bu kavramların geçmişte çok sayıda öğrenci açısından hak kayıplarına yol açtığını belirterek şunları söyledi:

“İltisak ve irtibat kavramları üzerinden pek çok sosyalist, devrimci ve muhalif öğrencinin eğitim hakkı göz göre göre gasbedilmiştir.”

Ayrıca, yakın geçmişte özellikle olağanüstü hal döneminde çok sayıda öğrenci hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın idari işlemler tesis edildiğini hatırlatan Konukçu, bu durumun eğitim hakkı üzerinde kalıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Madde Oylanarak Kabul Edildi

Verilen önergelerin reddedilmesinin ardından 15’inci madde oylanarak kabul edildi. Böylece üniversiteyle ilişiği kesilen veya kayıt yaptıramayan öğrencilere yükseköğrenimlerine devam etme hakkı tanıyan düzenleme resmiyet kazandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

İçerik Başlığı: AHBAP Soruşturmasında 7 Kişi Tutuklandı! İşte Hüseyin Başaran’ın O İfadesi

Tarih: 30 Temmuz 2026
Saat: 14:30
Okuma Süresi: 4 dakika

FatihDoğanMedya 


AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen ‘Ahbaplar Suç Örgütü’ soruşturmasında flaş bir gelişme yaşandı. 4’üncü dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden aralarında ünlü iş insanı Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Başaran’ın savcılıkta verdiği ifade ise soruşturmanın boyutlarını gözler önüne serdi.

Soruşturmanın 4’üncü Dalgası: 13 Gözaltı, 7 Tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 27 Temmuz Pazartesi sabahı 4’üncü dalga operasyonu gerçekleştirdi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Tutuklanan isimler şöyle: Hüseyin Başaran, Ayhan Çevik, Murat Yaren, Nejdet Kuy, Emin Arat, Muhammed Ali Yılmaz ve Deniz Şimşek.

Soruşturmanın 4 Ana Ayağı

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada 4 ana başlık altında inceleme yapıldığı ortaya çıktı:

· Konut ve Konteyner Alımları: Derneğin 2023 yılında konut yapımı için anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutların tamamlanmadığı iddia edilen şirket yetkilileri hakkında işlem başlatıldı.
· Şüpheli Taşınmaz Devirleri: Bazı kişi ve şirketler tarafından Yeliz Kaya’ya çok sayıda taşınmaz devredildiği tespit edildi.
· Dernek Çekleri: Dernek tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçleri inceleniyor.
· Haluk Levent ile Mali İlişkiler: Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali D. hakkında işlem başlatıldı.

Hüseyin Başaran’ın Savcılık İfadesi Ortaya Çıktı

Soruşturmanın en dikkat çeken ismi olan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın savcılık ifadesi, yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Haluk Levent ile Tanışma

Başaran ifadesinde Haluk Levent ile 4 sene önce Trabzon’da bir otelin lobisinde tanıştığını, ardından 4 sene boyunca kendisini görmediğini belirtti. 4 sene sonra bir mekanda karşılaştıklarında Levent’in kendisine daire satın almak istediğini söylediğini aktardı.

‘Uluslararası Fonlar’ İddiası

Levent’in kendisine toplu daire alımları yaptığını ve bu daireleri uluslararası yardım fonlarından gelen paralarla satın aldığını söylediğini iddia eden Başaran, Levent’in kendisine Yeliz Kaya’yı yurt dışındaki fonların temsilcisi olarak tanıttığını ve dairelerin onun üzerine tescil edilmesi gerektiğini söylediğini kaydetti.

‘Kızımın Adını Kullanarak Duygusal İstismar’

Başaran ifadesinin en çarpıcı bölümünde şu ifadeleri kullandı: *“Kızımın adını kullanarak sürekli duygusal bir istismar süreci yürüttü. Neredeyse her gün evime geliyordu. Bu şekilde peyderpey 21 daire ve 1 fabrika devrettik. Bunlara dair sözleşmeleri sunduk. Bunlar karşılığında hep şahsi senetlerini verdi. Bize verdiği senetlerden Ahbap Derneği’nin kefil olduğu senet yoktur.”

‘Taşınmazların Esin Önder Çağlayan’a Devredileceğini Bilmiyordum’

Başaran, 22 taşınmazın Esin Önder Çağlayan’a devredileceğinden haberinin olmadığını belirterek, taşınmazlar üzerinde şu anda ciddi ipotekler bulunduğunu ve Globus ile Kanat şirketlerinin bu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederek kredi çektiğini öne sürdü.

Başaran ayrıca devrettikleri taşınmazların parasını alamadıklarını, Levent’in kendisine Amerika’da bir iş insanından bahsederek tekne satabileceğini söylediğini ancak bu işin de sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Soruşturma Derinleşiyor

AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce Haluk Levent ve 13 kişi daha tutuklanmıştı. Yeni dalga operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı giderek genişliyor. Derneğin mali yapısı, bağışların kullanımı ve şüpheli taşınmaz devirleri mercek altına alınırken, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanması bekleniyor.

Ahbap Soruşturması’nda Yeni Dalga: Hüseyin Başaran Dahil 7 Kişi Tutuklama Talebiyle Hakimlikte

 

Okumaya Devam Et

Gündem

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Yayımlandı

üzerinde

FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber

PKK’dan çerçeve yasa açıklaması: “Esas yaklaşımı yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

Tarih: 30 Temmuz 2026 | Saat: 22:15 | Okuma Süresi: 3 dakika

Kaynak: Anka Haber Ajansı / Ahmet Ün (Diyarbakır)

PKK’dan çerçeve yasaya ilişkin ilk açıklama: “Barış dilde başlar”

Terör örgütü PKK, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın talimatıyla fesih kararını açıklamasının ardından, önümüzdeki hafta Meclis’ten geçmesi beklenen çerçeve yasaya dair dikkat çeken bir açıklama yaptı. Örgüt, yasanın içeriğini görmeden nihai tutumlarını belirlemeyeceklerini duyurdu.

Açıklamada, “Türkiye halklarının geleceğini ilgilendiren kök yasayla ilgili tartışmalar çeşitli biçimde sürmekte ve kamuoyuna yansımaktadır. Yapılan tartışmalar ve açık kaynaklardan yansıyanlara baktığımızda bu yasaya ne kadar ciddi yaklaşılıyor konusunda kuşkular oluşmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmesine atıf

PKK, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın 20 Temmuz tarihli görüşmede çıkacak yasaya ilişkin görüşlerine de yer verdi. Örgüt, Öcalan’ın yasanın “basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması” gerektiğini vurguladığını aktardı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yasanın Kürt halkıyla Türk devleti arasındaki yüz yıllık kopukluğu gidermede önemli bir adım olması beklenmektedir. Dolayısıyla barışı hedefleyen bir yasa özelliği taşıması önemli olmaktadır. Dünyanın her yerinde olduğu gibi barış en başta da dilde başlar.”

“Terör örgütü” tanımlamasına itiraz

Örgüt açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde, kendileri için hâlâ “terör” ve “terör örgütü” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. PKK, fesih kararı sonrası bu tanımlamaların süreci sorunlu hale getireceğini savundu.

“Daha baştan hassasiyetlere dikkat etmemektir. Özcesi dil, tanımlama ve içeriğin amaca uygun olması sürecin ilerlemesi için çok önemlidir” denildi.

Öcalan’ın rolü vurgusu: “Devreye girmeden mümkün değil”

PKK açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün netleştirilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. “Abdullah Öcalan devreye girmeden ve bizzat bu süreci yönetmeden alınan kararların ve çıkan yasanın gereklerini yerine getirmek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği “Öcalan’ın barış ve siyasallaşma koordinatörü olması” görüşüne de atıfta bulunulan açıklamada, İmralı’da yapılan tartışmalarda bu konunun kabul edildiği iddia edildi.

“Muhatap ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan’ın konumunun netleştirilmesi önemli olmaktadır” denilerek, Öcalan’ın statüsünün yasada dikkate alınmaması durumunda yasanın pratikte uygulanmasının zorlaşacağı öne sürüldü.

“Esas tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız”

PKK, çerçeve yasaya ilişkin nihai değerlendirmesini henüz yapmadığını belirterek, “Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi esas yaklaşım ve tutumumuzu yasayı gördükten sonra ortaya koyacağız. Kuşkusuz yasa olumlu olduğunda teşvik edici olacağız ve üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt ayrıca, barış sürecinin sadece silahsızlanmaya indirgenmemesi gerektiğini savunarak, “Kök ya da çerçeve yasadan söz etmek bu yasadan sonra başka yasaların çıkacağı ve adımların atılacağını kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Gözler Meclis’te

PKK’nın bu açıklaması, önümüzdeki hafta Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa tartışmaları öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Örgütün yasayı gördükten sonraki tutumunun nasıl şekilleneceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar