Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Mersin’de Deniz Etkinliğinde Güvenlik Şeridini Aşan Öğrencilerin Boğulma Tehlikesi: 2 Can Kaybı, 1 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması :
Mersin’de 75 öğrencinin katıldığı deniz etkinliğinde güvenlik şeridini aşan 6 öğrenciden 2’si boğularak hayatını kaybetti, 1 öğrencinin tedavisi devam ediyor.

Giriş

Mersin Valiliği tarafından aktarılan bilgiye göre, kentimizde düzenlenen bir deniz etkinliğinde, 75 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda güvenlik şeridini aşan 6 öğrenci boğulma tehlikesi geçirdi. Uyarılara rağmen dalgalı denizde tehlikeli bölgeye giren öğrencilerden 2’si ne yazık ki hayatını kaybetti, 1 öğrenci ise yoğun bakımda tedavi altına alındı. Olay, deniz güvenliği ve vatandaşların uyarılara riayet etmesinin önemi hususunda bir kez daha farkındalık oluşturdu.


Olayın Gelişimi ve Resmî Açıklama

  • Etkinlik Detayları: Bölgedeki bir plajda düzenlenen deniz etkinliğine toplam 75 öğrenci katıldı. Etkinlik, okul gezisi kapsamında sosyal ve sportif amaçlı planlanmıştı.

  • Güvenlik Tedbirleri: Plajda cankurtaranlar ve güvenlik şeridi ile uyarıcı tabelalar hazır bulunduruldu. Cankurtaranlar, katılımcıları dalgalı deniz şartlarına karşı defalarca uyardı.

  • Güvenlik Şeridinin Aşılması: Uyarılara rağmen, dalga ve akıntı riskine aldırış etmeyen 6 öğrenci, güvenlik şeridini aşarak tehlikeli bölgeye girdi. Bu sırada aniden yükselen dalgalar ve güçlü akıntı, öğrencilerin dengesini bozdu.

  • Boğulma Tehlikesi ve Müdahale: Cankurtaran ekipleri olaya anında müdahale ederek boğulma tehlikesi geçiren öğrencileri sudan çıkardı. Ancak enkaz bölgesi ve ani çarpan dalgalar nedeniyle 2 öğrenci hayatını kaybederken, 3 öğrenci hafif yaralanarak kurtarıldı. 1 öğrenci ise ağır yaralı olarak yoğun bakımda tedavi altına alındı.


Yaşamını Yitiren ve Yaralanan Öğrenciler Hakkında

  • Can Kaybı: Edinilen bilgilere göre, M.K. (16) ve A.Y. (17) adlı iki öğrenci, sudan çıkarıldıktan sonra yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cenazeleri savcılık incelemesinin ardından ailelerine teslim edildi.

  • Tedavisi Devam Eden Öğrenci: Sağlık Bakanlığı’na bağlı ekiplerin sevk ettiği ambulanslarla en yakın hastaneye kaldırılan ve yoğun bakımda müşahede altında tutulan Y.P. (16) isimli öğrenci, hayati tehlikeyi atlattı. Doktorlar, öğrencinin durumunun stabil olduğunu; iyileşme sürecinin ise bir süre daha devam edeceğini belirtti.

  • Diğer Öğrenciler: Hafif yaralanan 3 öğrenci, ilk müdahalenin ardından ayakta tedavi edildi ve taburcu edildi. Vücutlarında hafif çürük ve sıyrıklar dışında hayati bir sorun bulunmadığı açıklandı.


Mersin Valiliği’nin Uyarıları ve Açıklamaları

Mersin Valiliği’nden yapılan resmî açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“75 öğrencimizin katılımıyla planlanan deniz etkinliğinde, cankurtaran ekiplerimizin defalarca uyarı yapmasına rağmen dalgalı ve tehlikeli bölgeye giren 6 öğrenciden 2’si ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. 1 öğrencimizin tedavisi hastanemizde devam etmektedir. Olay, aileler başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızı derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Bu üzücü hadiseden ders çıkararak, denize girerken özellikle cankurtaranların uyarılarına kesinlikle riayet edilmesini önemle rica ederiz.”


Deniz Güvenliği ve Önleyici Tedbirler

  1. Güvenlik Şeridinin Önemi: Denize girilen alanlarda belirlenen güvenlik şeridi, bu bölgenin dışındaki denizin çok daha tehlikeli olduğunu gösterir. Akıntı ve derinlik artışı nedeniyle cankurtaran ekipleri, bu alanı aşanları müdahale ederek kurtarır. Uyarı tabeleleri ve şeritler kesinlikle dikkate alınmalıdır.

  2. Cankurtaran Gözetimi: Plajda görevli cankurtaranların direktifleri, denize girenler için en büyük güvencedir. Dalga ve akıntı şiddetli ise uyarılara mutlaka uyulmalı, gerekirse denize girilmemelidir.

  3. Olumsuz Hava Koşulları: Rüzgârlı, yağmurlu veya alçak basınçlı hava sistemi etkisinde kalan bölgelerde deniz daha tehlikeli hale gelir. Hava durumu ve deniz suyu sıcaklığı kadar, denizdeki görünürlüğü, gelgit etkisini ve yerel meteorolojik uyarıları takip etmek hayati önemdedir.

  4. Eğitim ve Farkındalık: Okullarda ve kulüplerde düzenlenen yüzme eğitimi ve deniz güvenliği seminerleri ile gençlerin sudaki riskleri tanıması sağlanmalıdır. Özellikle can kurtarma bilgisi, ilk yardım ve CPR eğitimleri erken yaşta verilerek, acil durumlarda müdahale gücü artırılabilir.

  5. Ekipman Kullanımı: Şamandıralı can yelekleri, şişme simitler ve diğer can kurtarma aparatlarının bulundurulması önemlidir. Denizde sörf, deniz bisikleti veya diğer su sporları yapılacaksa mutlaka uygun ekipman kullanılmalıdır.


Uzman Görüşleri ve Tavsiyeler

Deniz kazalarının engellenmesinde uzmanların ortak tavsiyesi, “TEDBİR” anahtar kelimesi etrafında birleşir. Aşağıdaki noktalar, hem ailelerin hem de gençlerin dikkat etmesi gereken hususlardır:

  • Dalga ve Akıntı Analizi: Deniz yüzeyindeki küçük bir dalga bile, yaşça küçük öğrencilerde panik ve su yutmaya sebep olabilir. Cankurtaranlar, sürekli gözlem sağlayarak riskli bölgeyi tespit ederler. Bu uyarıları dikkate almak can kurtarır.

  • Aile İletişimi: Özellikle grup etkinliklerinde aileler, öğretmen ve rehberler arasında koordinasyon önemlidir. Grup liderlerinin denetim listesi ve acil durum planı mutlaka hazırlanmalıdır.

  • Yaş ve Fiziksel Yetenek: Özellikle 12–17 yaş arasındaki ergenlerde yüzme yetenekleri farklılık gösterebilir. Yüzme havuzundan açık denize geçişte kalın bir çizgi bulunmalı, deniz deneyimi az olanlar deneyimli eşlikçilerle hareket etmelidir.

  • Eğlence ile Bilinç Arasında Denge: Deniz etkinlikleri, arkadaş grubu ve eğlencenin genel olarak öne çıktığı organizasyonlardır. Ancak eğlence amacıyla yapılan küçük şakaların bile boğulma riskini artırabileceği unutulmamalıdır.


Mersin’de Önceki Deniz Olayları ve Genel İstatistikler

  • Geçmiş Kazalar: Mersin ve çevresindeki Akdeniz kıyılarında son yıllarda yaz aylarında birçok yüzme ve su sporu kazası yaşandı. Özellikle cankurtaran eksikliği, uyarı tabelalarının yetersizliği ve kötü hava koşullarının bir araya gelmesi, risk faktörlerini artırdı.

  • Ülke Genelinde İstatistikler: Türkiye genelinde her yıl ortalama 300–400 boğulma vakası meydana geliyor ve bu vakaların yaklaşık yüzde 30’u 15–25 yaş arası gençlerde görülüyor. Boğulma vakalarının büyük bölümü, güvenlik uyarılarına uyulmaması, alkol kullanımı ve cankurtaran eksikliğiyle doğrudan ilişkilendiriliyor.

  • Alınan Tedbirler: Bakanlıklar, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları iş birliğiyle “Mavi Bayrak” uygulaması ve deniz can kurtarma ekiplerinin yaygınlaştırılması çalışmaları sürüyor. Mersin’de özellikle Gülnar, Anamur ve Silifke ilçelerinde cankurtaran eğitimi almış personel sayısı arttırıldı.


Sonuç ve Öneriler

Mersin Valiliği’nin açıklaması, denizin “sakin” gibi görünse de kontrolsüzce yaklaştığında ölümcül bir tehlike barındırdığını bir kez daha gösterdi. Aileler, öğretmenler ve öğrencilerin ortak sorumluluğu şunlardır:

  1. Uyarılara Kesinlikle Riayet Etmek: Güvenlik şeridi dışında denize girilmemeli, cankurtaranların yönlendirmeleri dikkate alınmalıdır.

  2. Deniz Bilinci Oluşturmak: Okullarda düzenli eğitim, etkinlik ve tatbikatlar sayesinde gençlerin boğulma tehlikesine karşı bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

  3. Sorumluluk Sahibi Denetim: Rehberler, öğretmenler ve faaliyet düzenleyiciler, katılımcı listesini kontrol ederek riskli grupları önceden tespit etmeli, gerekli tedbirleri almalıdır.

  4. Yerel Yönetimlerin Rolü: Plajlarda cankurtaran istasyonları kurulmalı, şerit ve uyarı tabelaları yeterli sıklıkta yerleştirilmeli, denetimler artırılmalıdır.

  5. Acil Durum Planı: Okul ve spor kulüpleri, her etkinlik öncesi “Acil Müdahale Planı” hazırlamalı; yakın hastane ve ambulans bilgileri mutlaka kayıtlı olmalıdır.

Bu üzücü olay, deniz ile ilgili tüm paydaşlara önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor: Deniz, öğrenilmediğinde ve saygı gösterilmediğinde hayatımızı tehdit eder. Mersin Valiliği’nin uyarılarıyla birlikte, deniz etkinliği planlayan kişi ve kurumların güvenlik standartlarını en üst düzeye çıkarması; ailelerin ise çocuklarının bilinçlenmesini sağlaması, benzer hadiselerin önüne geçilmesine büyük katkı sağlayacaktır.


Not: Yukarıdaki bilgiler, Mersin Valiliği’nin resmî açıklamasından derlenen verilerle hazırlanmıştır. Denizde güvenlik şeritleri, cankurtaran uyarıları ve koruyucu tedbirler, her yaz dönemi yüzlerce gencin hayatını kurtarmaktadır. Bu sebeple denizle ilgili haberleri takip ederken, güncel meteorolojik uyarılar ve yerel yetkililerin duyurularına dikkat edilmesi şiddetle tavsiye edilir.

Gündem

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayımlandı

üzerinde

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti

Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı

Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.

Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar

Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.

Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Adli Süreç ve Olası Ceza

Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.

Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.

Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma

Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.

Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi

Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Yayımlandı

üzerinde

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…

İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.

Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.

Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.

Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?

Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.

Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu

Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.

Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.

Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı

Okumaya Devam Et

Gündem

Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular

Yayımlandı

üzerinde

 

Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 20:11


İngiltere’nin başkenti Londra’da 50 yaşını geçmiş 26 kadın, yalnız yaşlanma korkusunu yenmek ve dayanışma içinde bir hayat sürmek için yıllar süren bir arayışın ardından ‘New Ground’ adını verdikleri yaşam kooperatifini kurdu. 10 yıldır birlikte yaşayan kadınlar, hem özgürlüklerinden hem de arkadaşlıklarından ödün vermeden örnek bir ortak yaşam modeline imza attı.

Modern dünyanın hızla yaygınlaştırdığı yalnızlaşma ve bireyselleşme, özellikle yaşlı bireyleri derinden etkiliyor. Oysa Londra’da 50 yaş üstü 26 kadın, bu tabloya boyun eğmeyerek kendi elleriyle bambaşka bir gerçekliğin kapılarını araladı. “New Ground” (Yeni Zemin) adını verdikleri kooperatifte bir araya gelen kadınlar, yaşlılığı yalnız geçirmek zorunda olmadıklarını tüm dünyaya gösteriyor.

Özellik Açıklama
Proje Adı New Ground Cohousing
Konum High Barnet, Kuzey Londra / İngiltere
Sakin Sayısı 26 kadın (yaş aralığı 50 – 97)
Kuruluş Yılı 2016 (10 yıldır yaşanıyor)
Konut Tipi 25 bağımsız daire (1 evli çift) + ortak kullanım alanları
Yönetici Kadınların kendileri (tamamen öz yönetim)
Ziyaretçi Erkekler kalıcı olarak kalamaz, ancak ziyaret edebilir

 Feminist Bir Ütopya: New Ground’un Hikayesi

Londra’nın kuzeyindeki Chipping Barnet bölgesinde, göz alıcı bir pasajın üst katında yer alan New Ground, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ortak çalışma alanını andırıyor. Oysa burası, İngiltere’de 50 yaş üstü kadınlar için kurulmuş ilk ve tek ortak yaşam topluluğu olma özelliğini taşıyor.

Birbirini tanıyan ve yıllarca “Beraber yaşasak ne güzel olurdu” hayali kuran bu kadınlar, uygun bir yer bulabilmek için tam 18 yıl mücadele etti. 2016 yılında Londra’nın kuzeyindeki High Barnet’te hareketli bir ana caddenin arka sokağına gizlenmiş büyük bir arazi üzerindeki üç katlı eski tuğla binayı satın alarak yeniledi ve yeniden tasarladı.

Bugün 25 bağımsız dairede 26 kadın yaşıyor (içlerinden biri evli olduğu eşiyle birlikte kalıyor). Yaşları 50 ile 97 arasında değişen kadınlar, her biri kendi özel alanına sahip olsa da, ortak bir mutfak, geniş bir bahçe ve ortak etkinlikler için tasarlanmış bir yaşam alanını paylaşıyor.

En büyükleri 97 yaşında olan bu cesur kadınlar, yalnız yaşlanmayı değil; kahkahaları, yemekleri ve hayatı birlikte paylaşmayı seçti.

 Dayanışma ve Özgürlük El Ele

New Ground’da yaşam, hiçbir şekilde bir huzurevini andırmıyor. Kadınlar kendi dairelerinde tamamen özgür ve bağımsız; ancak ihtiyaç duyduklarında birbirlerine her an destek olabilecekleri sıcacık bir komşuluk ağına sahipler.

Ortak alanda haftada bir düzenlenen akşam yemekleri, film geceleri (Bill Nighy filmleri favori), “sandalyede değil, gerçek yoga” dersleri ve bahçede yapılan hasat partileri, kadınların birbirleriyle bağlarını güçlendiriyor.

96 yaşındaki Hedi Argent, bu dayanışmanın en güzel örneklerinden birini şöyle anlatıyor:

“92 yaşındaki arkadaşım Angela yeni aldığı kıyafetin etiketini kesmeyi unutmuştu. Onu fark edince hep birlikte kahkahalara boğulduk. Hemen bir arkadaşımız koşa koşa makas getirdi. İşte bu, yalnız olmadığını bilmek ve her an birinin seni fark etmesi demek.”

Kadınlar dayanışmanın yanı sıra, hayatlarının kontrolünün kendi ellerinde olmasına da büyük önem veriyor. Bu yüzden erkeklerin New Ground’da kalıcı olarak yaşamasına izin verilmiyor. Ancak erkek ziyaretçiler (baba, oğul, kardeş, sevgili) elbette buyur ediliyor. Hatta kadınlardan biri bu kuralı esprili bir dille şöyle yorumluyor:

“Çok sevgili bir partnerim olsa bile, ona ‘Üzgünüm canım, seninle yaşayamam ama hafta sonları harika vakit geçirebiliriz’ demek için harika bir bahanem olur!”

Bu yaklaşım, kadınların dayanışmadan ödün vermeden, romantik ilişkilerini de özgürce yaşayabileceklerini gösteriyor.

 Geleceğe Bir Model: “Keşke Biz de Yapabilsek”

New Ground’un başarısı, sadece bu 26 kadının hayatını değiştirmekle kalmadı; aynı zamanda İngiltere’de ve dünyada alternatif yaşlanma modellerine ilham kaynağı oldu. İngiltere’de 65 yaş üstü 3,64 milyon kişi yalnız yaşıyor ve bunların yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, New Ground gibi projelerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kadınlar, yaşadıkları deneyimi başkalarıyla paylaşmak ve bu modelin yaygınlaşmasına öncülük etmek için gönüllü olarak kapılarını açıyor. New Ground’un resmi internet sitesinde, benzer bir kooperatif kurmak isteyenlere rehberlik edecek kaynaklar ve tarihçe paylaşılıyor.

Projenin mimarlarından Jude Tisdall (71), yalnız yaşlanma korkusunun üstesinden gelmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade ediyor:

“Birileri buraya gelip ‘Evet, hepimiz aynı yaşlardayız’ diye düşünebilir. Ama bizi ‘yaşlı’ diye tanımlayamazsınız. Çoğumuz hâlâ çalışıyor, gönüllü faaliyetlerde bulunuyor ve topluluğumuzda aktifiz. Önemli olan yaş değil, nasıl yaşadığın.”

Haberin Özeti

Madde Açıklama
1️⃣ Yalnızlığa meydan okuma: 26 kadın, yalnız yaşlanmak istemedi.
2️⃣ 18 yıllık mücadele: Uygun bir yer bulmak için yıllarca aradılar.
3️⃣ Tamamen kadınlara özel: Erkekler kalıcı olarak kalamaz, sadece ziyaret edebilir.
4️⃣ Özgür ve bağımsız yaşam: Kendi dairelerinde özel alanları var, ancak güçlü bir komşuluk ağı mevcut.
5️⃣ Dayanışma kültürü: Ortak yemekler, film geceleri, yoga dersleri ve bahçe işleri.
6️⃣ İlham kaynağı: Bu model, dünyadaki diğer yaşlı bireylere ve topluluklara örnek oluyor.
7️⃣ Gelecek vizyonu: Kadınlar, bu modelin yaygınlaşması için rehberlik ediyor.

 Sonuç: Yaşlanmak Paylaşılınca Güzel

New Ground, yaşlılığı sadece fiziksel bir süreç olmaktan çıkarıp, anlamlı ilişkilerle, kahkahalarla ve dayanışmayla dolu bir döneme dönüştürüyor. Bu 26 kadının hikayesi, yalnız yaşlanmak zorunda olmadığımızın; sevgiyi, arkadaşlığı ve desteği her yaşta yeniden inşa edebileceğimizin kanıtı.

Belki de ilerleme dediğimiz şey, her şeyi tek başımıza yapabilmek değil; ihtiyaç duyduğumuzda birbirimize yaslanabilecek bağlar kurabilmektir. Yaşlılıkta en büyük zenginlik, sağlıklı bir beden kadar, arkadaşlarla paylaşılan bir kahkaha ve omuz omuza verilen bir destektir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar