Gündem
Trump’tan İran Açıklaması: ABD’nin Hedef Aldığı Operasyonlar Gerilimi Yeniden Tırmandırdı

Trump’tan İran Açıklaması: ABD’nin Hedef Aldığı Operasyonlar Gerilimi Yeniden Tırmandırdı
Yayın Tarihi: 03 Temmuz 2026
Saat: 04:00 TSİ
REUTERS
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Trump, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı ABD güçlerinin İran’da operasyon düzenlediğini söyledi. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, dolaylı görüşmeler ve yeni saldırı iddialarıyla yeniden tırmanıyor.
Trump: “ABD güçleri İran’da karşılık verdi”
ABD Başkanı Donald Trump’ın son açıklamaları, Orta Doğu’daki kırılgan dengeleri yeniden gündemin merkezine taşıdı. Trump, ABD medyasına yaptığı değerlendirmede, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak Amerikan güçlerinin İran’daki hedeflere operasyon düzenlediğini söyledi. Bu açıklamalar, Washington ile Tahran arasında son haftalarda yürütülen dolaylı görüşmelerin ardından geldi ve bölgede süregelen askeri gerilimi bir kez daha görünür hale getirdi. Reuters, ABD ordusunun 26 Haziran’da İran’a saldırı düzenlediğini, bunun Hürmüz Boğazı’ndaki bir ticari gemiye yönelik saldırıya yanıt olduğunu bildirdi. AP de ertesi gün ABD’nin İran’a ikinci bir hava saldırısı daha düzenlediğini aktardı.
Trump’ın son açıklamalarında öne çıkan en kritik unsur, askeri baskı ile diplomasi trafiğinin eş zamanlı ilerlemesi oldu. Reuters’ın 1 Temmuz tarihli haberine göre Trump, ABD ile İran’ın “çok iyi anlaştığını” ve nükleer kapasitelerin sınırlandırılmasına yönelik görüşmelerin ilerlediğini söyledi. Aynı haberde, tarafların Katar’ın başkenti Doha’da temaslarda bulunduğu ve gündemde Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş ile kalıcı ateşkesin yer aldığı belirtildi.

Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi krizi
Gerilimin merkezinde, dünya enerji taşımacılığı açısından hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı bulunuyor. Reuters, 26 Haziran’daki saldırının, bir ticari gemiye yapılan İran kaynaklı drone saldırısına yanıt olarak gerçekleştirildiğini yazdı. AP ise aynı çizgide, ABD’nin ikinci gün de İran askeri altyapısını hedef aldığını ve bu saldırıların deniz güvenliği krizini derinleştirdiğini aktardı. Al Jazeera da 27 Haziran’da yayımladığı haberinde, bir gemiye drone isabet etmesinin ardından ABD’nin İran’a ikinci gece saldırı düzenlediğini bildirdi.
Bölgedeki tansiyonu artıran bir diğer gelişme ise İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen tanker ve ticari gemilere yönelik uyarıları oldu. AP’nin son haberine göre İran, petrol tankerlerinin kendi onayladığı rotaları kullanması gerektiğini, aksi halde “sert karşılık” verileceğini açıkladı. Bu açıklama, deniz trafiğinin geleceğine ilişkin kaygıları büyütürken, küresel enerji piyasalarında da yeni bir belirsizlik yarattı.
Diplomasinin gölgesinde askeri baskı
Son gelişmelerin en dikkat çekici yönlerinden biri, askeri operasyonlar sürerken diplomatik temasların da kesilmemesi oldu. Reuters’ın haberine göre Trump, 1 Temmuz’da yaptığı değerlendirmede İran’la ilişkilerin iyiye gittiğini söylerken, tarafların denukleerizasyon ve deniz güvenliği başlıklarında ilerleme aradığını vurguladı. Aynı dönemde Pakistan arabuluculuğunda yapılan temasların da “olumlu ilerleme” sağladığı ifade edildi.
Ancak bu iyimser tabloya rağmen sahadaki gerçeklik çok daha sert. Reuters, 10 ve 11 Haziran’da yayımladığı haberlerde ABD’nin İran’a yeni saldırılar düzenlediğini ve Trump’ın anlaşma sağlanmazsa saldırıların devam edeceği mesajını verdiğini aktarmıştı. AP de 10 Haziran tarihli haberinde, ABD’nin ikinci hava saldırısı sonrasında İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki hedeflere karşılık verdiğini yazdı. Bu zincirleme saldırılar, gerilimin kısa sürede diplomatik çözümden uzaklaştığını gösterdi.

Bölgedeki gerilim neden kritik?
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve doğal gaz taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olduğu için, buradaki her askeri hareketlilik küresel piyasalar üzerinde doğrudan etki yaratıyor. Reuters, 26 Haziran’daki saldırının ardından boğazdaki askeri ve ticari risklerin arttığını, AP ise tanker trafiğine yönelik tehditlerin fiyatlama beklentilerini yeniden şekillendirdiğini yazdı. Bu nedenle İran ile ABD arasında yaşanan her yeni çatışma, yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, enerji arzı ve lojistik zincirleri açısından da yakından izleniyor.
Uzmanlara göre Washington, bir yandan ticari gemilerin güvenliğini garanti altına almak isterken diğer yandan Tahran’ı masada tutmaya çalışıyor. İran ise deniz geçişleri üzerinde daha fazla kontrol talep ederken, bunu askeri baskı unsuru olarak kullanıyor. Al Jazeera ve Reuters çizgisindeki haberler, bu denklemde çatışma ile müzakere kanallarının aynı anda açık kaldığını, ancak güven ortamının oldukça kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
Yeni açıklamalar ne anlama geliyor?
Trump’ın açıklamaları, önümüzdeki günlerde hem askeri hem diplomatik cephede yeni gelişmeler yaşanabileceğine işaret ediyor. İran’ın ticari gemilere yönelik tavrı, ABD’nin olası yeni karşılıkları ve Doha hattındaki görüşmelerin seyri, bölgenin kısa vadeli gündemini belirleyecek başlıca unsurlar olacak. Son açıklamalar, Washington-Tahran hattında bir yandan sınırlı yumuşama sinyalleri verilirken diğer yandan sahada tansiyonun hâlâ yüksek kaldığını gösteriyor. Reuters’ın 1 Temmuz tarihli haberinde yer alan “ilişkiler iyi gidiyor” mesajı ile AP’nin tankerler ve Hürmüz Boğazı üzerinden aktardığı sert uyarılar, tam da bu çelişkili tabloyu özetliyor.
Sonuç
Trump’ın son çıkışı, İran dosyasının yalnızca nükleer müzakerelerden ibaret olmadığını; ticari deniz yolları, bölgesel güvenlik ve enerji piyasalarıyla birlikte okunması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Ticari gemilere yönelik saldırılar, buna verilen askeri karşılıklar ve eş zamanlı diplomasi trafiği, Orta Doğu’daki denklemi daha da hassas hale getiriyor. Önümüzdeki saatler ve günler, hem sahada hem masada yeni gelişmelere açık görünüyor.
Gündem
500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı

500 Gram Doğan Doruk Bebek, 5 Aylık Yaşam Mücadelesini Kazandı
Haberin Yayın Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11:54
Okuma Süresi: 4 dakika
DHA

İstanbul’da 23 haftalıkken yalnızca 500 gram ağırlığında dünyaya gelen Doruk bebek, yoğun bakımda geçen 5 aylık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Minik bebek, doğumunun ardından 470 grama kadar düşen kilosunu 2 kilo 900 grama çıkarmayı başardı.

Gece Gelen Sancıyla Başlayan Zorlu Süreç
İstanbul’da yaşayan 34 yaşındaki sağlık çalışanı Burcu Yıldız’ın hamileliği, 23. haftasında beklenmedik bir şekilde sona erdi. Bir gece şiddetli ağrı şikayetiyle İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’e başvuran anne adayı, bebeğinin doğum kanalına girdiğini öğrendi. Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Nihat Demir ve ekibi tarafından acil olarak doğuma alınan Burcu Yıldız, o anları şöyle anlattı:
“Hamileliğim gayet normal şekilde ilerlerken detaylı ultrasona gideceğimiz günün öncesinde sancım oldu. Ama ben bunu doğum sancısı olarak görmedim, normal bir ağrı sandım. Meğerse çok şiddetli bir ağrıymış; ama herhalde ağrı eşiğimin yüksekliğinden dolayı az hissetmişim. Ertesi gün ultrasona gittiğimde bebeğin kanalda olduğunu öğrendik.”

Doğumdan Sonra 3 Ay Entübe Kaldı
Doruk adı verilen bebek, doğumun hemen ardından entübe edilerek yenidoğan yoğun bakım ünitesine alındı. Yaklaşık 500 gram olan minik bebek, fizyolojik kilo kaybıyla 470 grama kadar düştü. Tam 3 ay boyunca mekanik ventilasyona bağlı kalan Doruk’a akciğer gelişimi için surfaktan tedavisi uygulandı, beslenmesi ise damar yoluyla sağlandı.

Anne Burcu Yıldız, o zorlu günlerde umutlarını kaybettiklerini itiraf etti:
“Doğduktan sonra biz onun yaşama ihtimalinin çok düşük olduğunu bildiğimiz için ilk 3 ay geleceğe dair hiçbir umut beslemedik. Oğlum Doruk’u entübe süreci bittikten 3 ay sonra kucağımıza aldık. O an çok mutluydum, çok güzel geçti.”
23 Haftalık Bebeklerde Yaşam Şansı Yüzde 45
Doruk’un doğumu, tıp dünyasında kritik bir eşik olan 23. haftada gerçekleşti. Prof. Dr. Nihat Demir, bu gebelik haftasındaki bebeklerin yaşam şansına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“28 haftanın altında doğan bebeklerde doğum haftası küçüldükçe hayatta kalma şansları azalıyor. 23 haftalık bebeklerde genellikle yaşam şansı yüzde 45 civarında. Yani yaklaşık yüzde 45’i hayata tutunabiliyor.”

Normal Doğum Beyin Kanaması Riskini Artırdı
Doruk’un doğumunun normal yolla gerçekleşmesi, beyin kanaması riskini önemli ölçüde artırdı. Prof. Dr. Demir, bu konudaki endişelerini şöyle dile getirdi:
“23 haftalık bebeklerde en çok korktuğumuz durumlardan biri beyin kanamasıdır. Doruk normal doğumla doğduğu için beyin kanaması riski çok yüksekti. Normalde sezaryen doğumla dünyaya gelmesini teşvik ederiz ki bu risk minimalize olsun.”
Neyse ki Doruk’ta gelişen beyin kanaması evre 1 ve evre 2 düzeyinde hafif kaldı. Prof. Dr. Demir, “Doruk, beyin kanaması konusunda hiç etkilenmemiş gibi görünüyor. Bu minimal düzeyde kalması bizi şaşırtan ve sevindiren bir durum” dedi.
5 Ayda 2 Kilo 900 Grama Ulaştı
Zorlu yoğun bakım sürecinin ardından Doruk’un gelişimi hız kazandı. 4. ayda 2 kilo 400 grama, 5. ayda ise 2 kilo 900 grama ulaşan minik bebeğin oksijen ihtiyacı da tamamen ortadan kalktı. Sağlık ekibinin takibinin ardından taburcu edilen Doruk, ailesine kavuştu.
2 Yaşına Kadar Multidisipliner Takip Sürecek
Doruk’un taburculuk sonrası takibi de titizlikle sürdürülecek. Prof. Dr. Demir, önümüzdeki süreci şöyle anlattı:
“Doruk’u yaklaşık 2 yaşına kadar akranlarıyla karşılaştırmayacağız. Sadece kendi içinde, düzeltilmiş yaş dediğimiz bir tabloyla takip edeceğiz. Göz, fiziksel, nörolojik ve kardiyolojik gelişimleri multidisipliner bir şekilde izlenecek.”
Doruk’tan Herkese Umut Olan Hikâye
Minik Doruk’un hayata tutunma mücadelesi, prematüre bebek aileleri için büyük bir umut kaynağı oldu. Anne Burcu Yıldız, yaşadıkları duyguları şu sözlerle özetledi:
“En büyük destekçim tabii ki eşim ve ailem oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Doruk’la çok sağlıklı bir şekilde, onun sağlığının elverdiği sürece her şeyi beraber yapmak istiyoruz.”
Prof. Dr. Nihat Demir ise Doruk’un tedavi sürecinde yaşadıkları duyguları paylaşarak, “Doruk, doruklara hep bakarak yükseldi. Hep bize pozitif enerji verdi” dedi.
Gündem
Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında

Derin Dondurucudaki Vahşet: Hüseyin Okumuşoğlu Dosyası Yeniden Açıldı, 16 Şüpheli Gözaltında
Tarih: 14 Ağustos 2026
Saat: 11:37
Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Kırıkkale’de 2025 yılının Mayıs ayında bir evin derin dondurucusunda parçalanmış halde bulunan Hüseyin Okumuşoğlu’na ait ceset, aradan geçen sürenin ardından adalet teşkilatının kararlılığıyla yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen kapsamlı soruşturma kapsamında, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 16 şüpheli sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.

16 Mayıs 2025: Korkunç Manzara
Korkunç olay, 16 Mayıs 2025 günü ortaya çıkmıştı. Kırıkkale’de evi bulunan ev sahibi C.Ç., kiracısı M.V.’den kira ücretini alamayınca kiracısını aradı. Telefona çıkan M.V.’nin kızı, annesinin 3 Mayıs’ta vefat ettiğini söyledi. Bunun üzerine il dışından Kırıkkale’ye gelen ev sahibi, çilingir yardımıyla dairenin kapısını açtırdı. İçeri girdiğinde karşılaştığı manzara ise dehşet vericiydi: Buzdolabı ve derin dondurucuda parçalanmış bir ceset bulunmuştu.

2014’ten Beri Kayıp
Ekiplerin yaptığı incelemede, bir erkek cesedinin parçalanarak çöp poşetleri içinde dolaplara yerleştirildiği belirlendi. Evde satır ele geçirildi. Kırıkkale Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından cesedin kimliği netleşti: 2014 yılında kayıp ilanı verilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Hüseyin Okumuşoğlu’na aitti.

Faili Meçhul Masası Devreye Girdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyanın yeniden açılarak soruşturmanın derinleştirildiğini açıkladı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, soruşturmada 98 kişinin ifadesine başvuruldu. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalarda, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi.

Eş Zamanlı Operasyon: 16 Gözaltı
Teknik incelemeler, iletişim kayıtları ve elde edilen yeni bulgular doğrultusunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 17 şüpheli belirlendi. Olay tarihinden yaklaşık 12 yıl sonra, bugün sabah saatlerinde Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından çok sayıda polisin katılımıyla Kırıkkale, Ankara ve Aydın’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 16 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın tüm yönleriyle ve en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmek suretiyle büyük bir titizlik ve hassasiyet içerisinde sürdürüldüğü belirtildi.
Bakan Gürlek’ten Kararlılık Mesajı
Bakan Gürlek, soruşturmaya ilişkin yaptığı açıklamada kararlılık mesajı verdi: “Aradan kaç yıl geçerse geçsin, ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin peşinden gitmeye; faillerin tespit edilerek yargı önünde hesap vermesi için gereken bütün çalışmaları kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”
Gündem
Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp

Giresun’da Sel Felaketi: Dayı ve Yeğen Sulara Kapıldı, 2 Kişi Kayıp
Haberin Tarihi: 14 Ağustos 2026
Haberin Saati: 11.22
Okuma Süresi: 3 Dakika
İHA

Giresun’un Keşap ilçesinde dün etkili olan şiddetli sağanak ve sel felaketi hayatı felç etti. Karabulduk beldesinde araçlarıyla seyir halindeyken derenin taşması sonucu sel sularına kapılan dayı ile yeğeninden haber alınamıyor. AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, bölgede geniş çaplı arama çalışması başlattı.
Karadeniz’in kaderiyle yüzleştiği o anlardan biri daha yaşandı Giresun’da. Dün öğle saatlerinden itibaren etkisini gösteren gök gürültülü sağanak, kenti adeta teslim aldı. Yağışların en şiddetli vurduğu noktalardan biri ise Keşap ilçesine bağlı Karabulduk beldesi oldu. Derelerin coşmasıyla birlikte yollar göle dönerken, Keşap-Karabulduk beldesi yolunda seyir halindeki bir araç, sel sularına kapıldı.
Edinilen bilgilere göre; araçta bulunan Ahmet Yılmaz (50), Mehmet Akkaya (45) ve Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16) isimli üç kişi, dere yatağının aniden taşması sonucu suların ortasında kaldı. Ahmet Yılmaz, kendi imkanlarıyla araçtan çıkarak canını kurtarırken, bilgisayar öğretmeni olduğu öğrenilen Mehmet Akkaya ile yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu sulara kapılarak gözden kayboldu.
Olayın hemen ardından bölgeye sevk edilen AFAD, AKUT ve İHH ekipleri, iş makineleri eşliğinde Karadere köyü mevkiinde arama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekiplerin yoğun çabasına rağmen, sel sularına kapılan araç hurda yığınına dönerken, iki kişiye ulaşılamadı.
Valilikten Son Durum Açıklaması
Giresun Valiliği, yaşanan felaketin ardından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Valilik açıklamasında, dün öğle saatlerinden sonra başlayan sağanakların il genelinde 13 ilçede etkili olduğu ve toplamda 162 ihbar alındığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, Keşap-Karabulduk il yolunda sel nedeniyle oluşan tahribatın giderilmesi için yol açma çalışmalarının sürdüğü, trafik akışının ise kontrollü olarak sağlandığı ifade edildi.
Yetkililer, bölgede 783 personel ve 332 araç ile çalışmaların devam ettiğini vurgularken, Tirebolu ve Espiye ilçelerinde iki köyde enerji kesintisi yaşandığını da aktardı. AFAD Başkanlığı’ndan su üstü arama ve dalgıç ekipleri talep edilirken, çalışmaların güvenli şekilde sürdürülebilmesi için tüm imkanların seferber edildiği kaydedildi.
Seller Sadece Keşap’la Sınırlı Kalmadı
Giresun genelinde etkili olan şiddetli yağışlar, yalnızca Keşap ilçesinde değil; Espiye, Yağlıdere ve merkeze bağlı Duroğlu beldesinde de yaşamı olumsuz etkiledi. Derelerin taşmasıyla birlikte su seviyesi tehlikeli boyutlara ulaşırken, birçok yerleşim yerinde su baskınları meydana geldi. Yağışların sabaha karşı durmasıyla birlikte sular çekilirken, hasar tespit çalışmaları da başlatıldı. Vatandaşlar, maddi hasarın yanı sıra kayıp yakınlarının haberini bekliyor.
Giresun Sel Felaketi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Giresun’da selde kaç kişi kayıp?
Keşap ilçesinin Karabulduk beldesinde meydana gelen sel felaketinde 2 kişi kayıptır.
2. Kayıp kişiler kimlerdir?
Kayıp kişiler, bilgisayar öğretmeni Mehmet Akkaya (45) ve yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16)’dur.
3. Arama çalışmaları devam ediyor mu?
Evet, AFAD, AKUT ve İHH ekipleri iş makineleri eşliğinde bölgede arama çalışmalarını sürdürmektedir.
Gündem6 gün önceBursa’da Kan Donduran Cinayet: Önce Eniştesini Sokakta, Sonra Eşini Evinde Vurdu
Spor6 gün önceGalatasaray UltraAslan Lideri Adliyeye Sevk Edildi
Spor6 gün önceUltraslan Lideri Sebahattin Şirin ve Oğlunun MASAK Raporu Ortaya Çıktı: 51 Milyon TL’lik Para Trafiği
Gündem6 gün önceİzmir’de Korkunç Olay: Anne, Lösemi Tedavisi Gören Zihinsel Engelli Oğlunu Vurup İntihar Etti
Gündem6 gün önceKefen Gönderdiği Eski Eşine 8 Bıçak Darbesiyle Saldırdı: Şüpheliden “Pişmanım” İtirafı
Gündem5 gün önceÇorum FK’nın Yıldızı Atakan Akkaynak ve Ailesine Feci Kaza
Son Dakika5 gün önceYalova’da eğitim uçağı düştü
Gündem5 gün önceKayınvalidesinin Cenazesine Katılmayan Eşe Mahkemeden Tam Kusur Kararı: Yargıtay Onadı















