Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Marmaris’te ‘Kaza’ Denilerek Kapatılan Dosyada Kan Donduran Detaylar! Eşi ve Komşusu Tutuklandı

Yayımlandı

üzerinde

 Marmaris’te ‘Kaza’ Denilerek Kapatılan Dosyada Kan Donduran Detaylar! Eşi ve Komşusu Tutuklandı

· Tarih: 05 Mayıs 2026
· Saat: 21:31

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Marmaris’te 3 yıl önce ‘kaza’ diye kapatılan Abdullah Uslu dosyasını yeniden açtı. Kriminal raporlar, atış artığı bulguları ve şok itirafın ardından Uslu’nun eşi Suna Uslu ile komşusu Hanife Ayaydın cinayet suçlamasıyla tutuklandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla faaliyete geçen Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Türkiye’de adalete olan güveni pekiştiren bir başarıya daha imza attı. Muğla’nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023 tarihinde meydana gelen ve yerel soruşturma sonucu “taksirle ölüme neden olma” kapsamında değerlendirilerek takipsizlik kararı verilen Abdullah Uslu’nun şüpheli ölümü, özel ekibin titiz çalışmasıyla yeniden masaya yatırıldı. Soruşturma derinleştirildiğinde akıllara durgunluk veren bir tablo ortaya çıktı; olayın planlı bir cinayet olduğu kanıtlandı ve aralarında Uslu’nun eşinin de bulunduğu 2 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kriminal Rapor ve Olay Yeri İncelemesi

Edinilen bilgilere göre, 3 yıl önce Marmaris’te yaşayan Abdullah Uslu’nun ölümü, ilk incelemelerde tanık ifadelerine dayanılarak “alkollü bir şekilde silahını beline takarken kazara kendini vurduğu” şeklinde raporlanmıştı. Ancak Uslu’nun kızı Aylin Kızılca’nın itirazı üzerine takipsizlik kararı Muğla 1’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve soruşturma yeniden başlatıldı.

Bakanlığın özel koordinesinde yürütülen çalışmada, 18 Nisan 2023 tarihli kriminal rapor, ‘silah düştü patladı’ savunmasını tamamen çürüttü. Raporda, silahın darbe ile kendiliğinden ateş almasının imkânsız olduğu belirtildi. Olay yeri incelemesinde tüm bulguların ilk soruşturmada anlatılan hikayenin tam tersini söylediği belirlendi. Evin kapısının yan duvarında mermi izi bulunurken, şüphelilerin ölen kişinin havaya ateş ettiği yönündeki ifadesi çürütüldü. Cesedin arkasında 2 boş kovan bulundu; masa başından atılan tabancadan çıkan kovanların cesedin arka tarafındaki konuma gidemeyeceği tespit edildi.

 Atış Artığı ve Telefon Dinlemeleri

Soruşturmanın seyrini değiştiren en kritik bulgulardan biri de yüz svabı (atış artığı) incelemeleri oldu. Hanife Ayaydın’ın yüz ve iki el, Suna Uslu’nun sol el ve Ergin Ayaydın’ın yüzü üzerinde atış artığı bulundu. Bu durum, şüphelilerin olay anında silaha çok yakın olduğunu ya da doğrudan müdahale ettiklerini ortaya koydu.

CMK 135 kapsamında yapılan dinlemelerde ise şüpheli konuşmalara ulaşıldı. Şüpheli Yüksel Kartal ile Hanife Ayaydın arasında geçen bir görüşmede, Kartal’ın “Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi ise seni maddi yönden yakar” şeklindeki sözleri tape kayıtlarına yansıdı. Ayrıca “Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya”, “En azından profesyonel katil demezler” şeklindeki konuşmalar, olayın planlı olabileceğini ortaya koydu.

Şok İtiraf ve Tutuklama

Ölen Abdullah Uslu’nun eşi Suna Uslu’nun (47) savcılıkta verdiği yeni ifade, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Uslu ifadesinde “Önceki beyanlarının doğru olmadığını, Hanife Ayaydın tarafından yönlendirildiğini, olay sırasında boğuşma yaşandığını” söyledi. Olay gecesi eşinin sarhoş olması nedeniyle komşusu Hanife Ayaydın ile birlikte içeri götürdüklerini anlatan Suna Uslu, silahın Hanife Ayaydın’ın elinde olduğunu, eşinin silahı almaya çalışırken aralarında itiş kakış yaşandığını itiraf etti. Uslu, daha önce Hanife Ayaydın’ın kendisiyle konuşarak olayı belli bir şekilde anlatmasını söylediğini ve “ağız birliği” yaptıklarını belirtti.

Savcılık yeniden açılan dosyada Abdullah Uslu’nun eşi ev hanımı Suna Uslu, komşuları fırıncı Ergin Ayaydın ve eşi Hanife Ayaydın ile teknisyen yardımcısı Yüksel Kartal’ı gözaltına alarak yeniden sorguladı. Ardından Suna Uslu ve Hanife Ayaydın ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanırken, Ergin Ayaydın ve Yüksel Kartal adli kontrolle serbest bırakıldı.

(Sonuç ve Bakanlık Vurgusu)
Uzman raporları, adli tıp bulguları, iletişim kayıtları ve itiraflar bir araya geldiğinde, Abdullah Uslu’nun ölümünün basit bir kaza olmadığı, aksine güçlü şekilde cinayet şüphesi taşıdığı ortaya çıkartıldı. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın ülke genelinde rafa kaldırılmış yüzlerce dosyayı modern yöntemlerle taramaya devam ettiği, ailelerin adalet arayışına umut olduğu belirtildi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Kağıthane’de Dehşet Dengesi: Kızını Silahla Vuran Damadı, Kayınvalide Bıçakla Öldürdü

Yayımlandı

üzerinde

Kağıthane’de Dehşet Dengesi: Kızını Silahla Vuran Damadı, Kayınvalide Bıçakla Öldürdü

Tarih: 06.05.2026 | Saat: 19:08

İstanbul Kağıthane’de, boşanma aşamasındaki eşini silahla ağır yaralayan Rüzgar Eser, kayınvalidesi Delal A. tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Olay, koruma kararlarının etkinliğini ve aile içi şiddetin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.

Haberin Spotu: Çeliktepe Mahallesi’nde yaşanan olayda, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Rüzgar Eser (33), eşi Nurşin E.’yi (28) boyun, yanak ve çene kısmından vurarak ağır yaraladı. Saldırganın baldızı Betül E. (32) ve kayınvalidesi Delal A.’ya (58) da saldırması üzerine Delal A., mutfaktan aldığı bıçakla damadını göğsünden bıçaklayarak öldürdü.

Ankara’da son dönemde artan aile içi şiddet vakalarına bir yenisi de İstanbul’dan eklendi. 6 Mayıs 2026 Salı günü saat 15:30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana gelen olay, komşuların silah sesleri ve çığlıkları duymasıyla ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar Eser, eşi Nurşin E.’nin yaşadığı eve geldi. Kıskançlık nedeniyle başladığı iddia edilen tartışma kısa sürede şiddete dönüştü. Rüzgar Eser, yanında getirdiği ruhsatsız tabanca ile eşine ateş açtı. Mermiler Nurşin E.’nin boyun, yanak ve çene bölgesine isabet etti.

Saldırı bununla sınırlı kalmadı; Eser, evde bulunan baldızı Betül E.’yi ve kayınvalidesi Delal A.’yı da darp etmeye başladı. Tam da bu noktada anne içgüdüsü devreye girdi. Ağır yaralanan kızını ve diğer çocuğunu korumak isteyen Delal A., mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla damadı Rüzgar Eser’e hamle yaptı. Delal A.’nın göğüs bölgesine isabet eden bıçak darbesiyle Rüzgar Eser olay yerinde hayatını kaybetti.

Yaralılar ve Sağlık Durumu

Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri Rüzgar Eser’in yaşamını yitirdiğini belirlerken, hayati tehlikesi bulunan Nurşin E., ilk müdahalenin ardından Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Saldırı sırasında darp edilen Delal A. ve Betül E. ise Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Adli Süreç ve Hukuki Boyut

· Delal A.’nın Hukuki Durumu: Delal A., ifadesi alınmak üzere Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Hukuk uzmanları, olayda Türk Ceza Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenen “meşru savunma” (meşru müdafaa) hükümlerinin değerlendirilebileceğini belirtiyor. TCK 25/1’e göre, kişinin kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı o an için orantılı bir güçle savuşturması durumunda ceza verilmez.
· Koruma Kararının İhlali: Rüzgar Eser’in olay sırasında hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunun tespit edilmesi, koruma tedbirlerinin caydırıcılığı konusundaki tartışmaları alevlendirdi.
· Suç Kayıtları: Polis incelemesinde, Rüzgar Eser’in ‘Tehdit’, ‘Hakaret’ ve ‘Mala Zarar Verme’ suçlarından sabıkası olduğu belirlendi.

Geride Kalan Enkaz: 4 Yaşındaki Çocuk

Olayın en trajik yönünü ise çiftin 4 yaşındaki kız çocukları oluşturuyor. Saldırı anında evde olduğu öğrenilen küçük kızın, psikolojik destek alması için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerinin devreye girdiği bildirildi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Sakarya’da Kâbus Dolu Saatler: Sular Çekildi, Depremi Aratmayan Hasar Ortaya Çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Sakarya’da Kâbus Dolu Saatler: Sular Çekildi, Depremi Aratmayan Hasar Ortaya Çıktı

Haber Tarihi: 06 Mayıs 2026, 23:26

Sakarya’nın Geyve ilçesinde önceki gün etkili olan şiddetli sağanağın yol açtığı sel felaketinin izleri, suların çekilmesiyle adeta bir afet bölgesini gözler önüne serdi. Selin taşıdığı tonlarca toprak ve moloz, kırsal mahalleleri dünyayla bağlantısını koparırken, ortaya çıkan manzara “depremi aratmadı” dedirtti.

Sakarya genelinde günlerdir etkili olan sağanak yağışlar, dün Geyve ilçesine bağlı kırsal Kamışlı Mahallesi’nde hayatı durma noktasına getirdi. Aniden bastıran yağmurla birlikte dağlardan gelen sel suları, mahallenin içinden geçen yolları adeta bir nehir yatağına çevirdi. Afetin üzerinden saatler geçip sular çekildiğinde ise geride felaketin boyutunu gösteren ağır bir tablo kaldı.

“Yollar Fay Hattı Gibi Kırıldı, Mahalleye Ulaşım İmkânsız”

DHA muhabiri Serhat Yılmaz’ın olay yerinden aktardığı bilgilere göre, selin şiddeti en çok ulaşım altyapısını vurdu. Mahalleye giriş çıkışı sağlayan iki ana arter de kullanılamaz hale geldi. Sel sularının getirdiği devasa toprak yığınları ve kayalar, asfalt yolları parçalayarak bazı bölgelerde heyelanlara neden oldu. Bölgeden gelen ilk görüntüler, yollardaki çatlakların ve kıvrımların tıpkı bir deprem sonrası kırılan fay hattını andırdığını gösterdi. Kamışlı Mahallesi sakinleri, “Sanki mahallemize bomba düştü” diyerek yaşadıkları şoku dile getirirken, araçlarıyla mahalleye ulaşamayan vatandaşlar için ekipler seferber oldu.

Tarım Arazileri ve Altyapı Zarar Gördü: “Emeklerimiz Çamura Gömüldü”

Sadece yollar değil, bölge halkının geçim kaynağı olan tarım arazileri de selden ağır hasar aldı. Karaçay Deresi’nin taşmasıyla çevredeki fındık bahçeleri ve ekili alanlar sular altında kaldı. Verimli toprakların üzeri selin getirdiği çamur ve odunsu atıklarla kaplanırken, üreticiler yeni sezon öncesi büyük bir endişe yaşıyor. Sakarya genelinde DSİ, SASKİ ve belediye ekipleri hasar tespit çalışmalarına başlarken, özellikle altyapıdaki tahribatın giderilmesi için yoğun bir mesai başlatıldı. Yetkililer, derelerin taşması sonucu rögarların dolduğunu ve atık su sistemlerinde ciddi aksaklıklar meydana geldiğini belirtti.

Ekipler Bölgede: Afet Yönetimi ve Tahliyeler

Yağışların şiddetini artırmasıyla Sakarya genelinde AFAD, Büyükşehir Belediyesi ve DSİ ekipleri alarm durumuna geçmiş, Geyve’nin yanı sıra Akyazı ve Pamukova’da da mahsur kalan vatandaşlar kurtarılmıştı. Kamışlı Mahallesi’nde suların çekilmesinin ardından şu ana kadar herhangi bir can kaybı veya yaralanma ihbarı yapılmadı. Ancak ekipler, bölgenin coğrafi yapısı nedeniyle yeni heyelan risklerine karşı teyakkuz halinde. Sakarya Valiliği, vatandaşlara dere yataklarından uzak durmaları ve riskli bölgelerde dikkatli olmaları yönünde uyarılarını yineledi.

Öne Çıkanlar / Detaylar:

· Afetin Merkezi: Sakarya’nın Geyve ilçesine bağlı Kamışlı Mahallesi.
· Hasarın Boyutu: İki ana ulaşım yolu tamamen kapandı, mahalleye araç girişi sağlanamıyor. Bazı bölgelerde heyelan meydana geldi.
· Ekonomik Kayıp: Bölgedeki tarım arazileri ve fındık bahçeleri sel suları ve çamur altında kaldı.
· Müdahale: AFAD, DSİ, SASKİ ve belediye ekiplerinin bölgedeki hasar tespit ve temizlik çalışmaları sürüyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

DSÖ: Şüpheli 3 Hantavirüs Vakası Gemiden Tahliye Edildi

Yayımlandı

üzerinde

DSÖ: Şüpheli 3 Hantavirüs Vakası Gemiden Tahliye Edildi

Yayın Tarihi: 6 Mayıs 2026, | 15:34


Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bir yolcu gemisinde tespit edilen 3 şüpheli hantavirüs vakasının, tıbbi tedavi görmek üzere Hollanda’ya tahliye edildiğini duyurdu. MV Hondius adlı gemide daha önce 3 kişi hayatını kaybetmişti.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Arjantin‘den yola çıkan ”MV Hondius” adlı yolcu gemisindeki son gelişmeleri aktardı. Ghebreyesus, şüpheli 3 hastanın gemiden başarıyla tahliye edildiğini ve bu kritik operasyonun DSÖ, gemi işletmecisi Oceanwide Expeditions ile Yeşil Burun Adaları (Cabo Verde), İngiltere, İspanya ve Hollanda ulusal makamlarının üst düzey koordinasyonuyla gerçekleştirildiğini belirtti.

Gemi Krizi Nasıl Başladı?

Olay, Hollanda bandıralı MV Hondius adlı yolcu gemisinde başladı. Nisan ayı başında Arjantin’den yola çıkan gemide, şimdiye kadar 3 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin bir Hollandalı çift ve bir Alman vatandaşı olduğu bildirilirken, bir İngiliz hasta ise Güney Afrika’da yoğun bakımda tedavi görüyor. MV Hondius, 150’den fazla yolcu ve mürettebatıyla birlikte Yeşil Burun Adaları açıklarında demirlemiş durumda.

 Yeni Tahliye ve Hollanda Operasyonu

Aralarında durumu ciddi olan iki mürettebat ve daha önce gemide vefat eden Alman yolcuyla bağlantılı olduğu öne sürülen üçüncü bir kişinin bulunduğu hastalar, Hollanda’ya gitmek üzere yola çıkarıldı. DSÖ, Hollanda’dan gelen özel ambulans uçaklar ve tıbbi ekiplerle yapılan tahliyenin başarıyla tamamlandığını duyurdu.

 Gemide Sağlık Önlemleri ve Tıbbi Destek

Geminin işletmecisi Oceanwide Expeditions, krizi yönetmek için Hollanda’dan iki enfeksiyon hastalıkları uzmanının gemiye doğru yola çıktığını ve hâlihazırda gemide bir sağlık profesyonelinin daha bulunduğunu açıkladı. Uzmanlar, tahliye tamamlanır tamamlanmaz gemiye çıkarak yolcu ve mürettebatın sağlık durumlarını yakından takip edecek.

 Yolcuların Morali ve Gemideki Son Durum

Gemide mahsur kalan yolcular arasında Türk vatandaşlarının da bulunduğu belirtiliyor. Reuters’a konuşan bir yolcu, gemideki atmosferi şöyle anlattı: “İnsanlar durumu ciddiye alıyor ama panik yok. Kitap okuyor, film izliyor, sıcak içecekler içerek vakit geçiriyoruz.”.

 Olayda Yer Alan Ülkeler ve Aktörler

· Yolcular: Farklı milletlerden 150’yi aşkın kişi gemide bulunuyor.
· Operatör: Oceanwide Expeditions, kriz yönetiminde DSÖ ve ulusal hükümetlerle iş birliği yapıyor.
· Tahliyede Rol Alan Ülkeler: Hollanda, İspanya, İngiltere, Cabo Verde ve Güney Afrika süreçte kritik roller üstlendi.

 Hantavirüs Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Hantavirüs, öncelikli olarak fare ve benzeri kemirgenlerin idrar, dışkı veya tükürükleriyle temas veya bunların tozunun solunması yoluyla bulaşan viral bir hastalıktır. Covid-19’un aksine, hantavirüsün insandan insana bulaşması son derece nadirdir. Ancak uzmanlar, bu vakalarda virüsün nadir görülen ”Andes” varyantının etkili olabileceğini ve bu türün sınırlı da olsa yakın temasla bulaşabildiğini değerlendiriyor.

 Uzmanlardan Kritik Uyarı

Sağlık otoriteleri, virüsün insandan insana bulaşma riskinin “çok düşük” olduğunu, ancak temas takibi ve izolasyon önlemlerinin sürdüğünü belirtiyor. DSÖ ve ilgili ülkeler, benzer vakaların önüne geçmek için kapsamlı bir temas takip sistemi yürütüyor. DSÖ, daha önce de bu gemideki salgında insandan insana bulaşma riskinin düşük olduğunu, ancak yayılımı sınırlamak için temas takibinin kritik önem taşıdığını vurgulamıştı.

 Hantavirüs Salgınında Kronoloji

· Nisan 2026: MV Hondius, Arjantin’den yola çıkıyor.
· 2 Mayıs 2026: Gemide bir Alman yolcu hayatını kaybediyor.
· 4-5 Mayıs 2026: İki Hollandalı yolcunun daha öldüğü açıklanıyor; bir İngiliz hasta Güney Afrika’da yoğun bakıma alınıyor.
· 6 Mayıs 2026: Aralarında durumu ağır iki mürettebatın da bulunduğu 3 şüpheli vaka, tıbbi tahliye ile Hollanda’ya sevk ediliyor.
· Sonraki Adım: Geminin, İspanya’nın Kanarya Adaları’na yanaşması planlanıyor. İspanya, gemiyi “uluslararası hukuk ve insani ilkeler” gereği kabul edeceğini açıkladı.

 DSÖ’den Risk Değerlendirmesi: “Halk Sağlığı Riski Düşük”

Ghebreyesus, yaptığı açıklamada mevcut aşamada genel halk sağlığı riskinin düşük kalmaya devam ettiğini vurguladı ve uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti. DSÖ sözcüsü Margaret Harris de bir basın toplantısında, olayın “şu an için uluslararası endişe yaratacak boyutta olmadığını” ve gerekli tüm önlemlerin alındığını ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar