Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yeni gelişme: Müdür, yardımcısı ve iki öğretmen için soruşturma izni talebi
Yayın Tarihi: 16 Eylül 2026
Saat: 11.24
Okuma Süresi: 7 dakika
DHA

Kahramanmaraş’ta 15 Nisan 2026’da Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve Türkiye’yi sarsan silahlı saldırının ardından yürütülen adli süreçte dikkat çekici yeni bir aşamaya geçildi. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırı sırasında okul yönetimi ve bazı öğretmenlerin davranışları ile saldırı öncesindeki bildirim sürecini incelemeye aldı. Başsavcılığın, okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B. ile öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. hakkında Kahramanmaraş Valiliği’nden soruşturma izni talep ettiği bildirildi.
Savcılığın talebinin merkezinde iki ayrı konu bulunuyor. Bunlardan ilki, saldırı sırasında okul müdürü, müdür yardımcısı ve bir öğretmenin okuldan ayrıldığı yönündeki tespitler. İkinci başlık ise saldırıdan önce öğrenci hakkında ilgili kurumlara bildirim yapılıp yapılmadığına ilişkin süreç.
Bu aşamada söz konusu kamu görevlileri hakkında kesinleşmiş bir suç ya da mahkûmiyet kararı bulunmuyor. Savcılığın yaptığı işlem, görevleri nedeniyle özel soruşturma usulüne tabi kamu görevlileri hakkında soruşturmanın sürdürülebilmesi için yetkili idari makamdan izin istenmesi anlamına geliyor.
SALDIRININ ÜZERİNDEN AYLAR GEÇTİ, SORUMLULUK TARTIŞMASI SÜRÜYOR
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırı, eğitim kurumlarının güvenliği ve risk altındaki çocuklara yönelik takip mekanizmalarını Türkiye’nin gündemine taşımıştı.
Saldırının aynı okulda eğitim gören 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirildiği açıklanmıştı. İlk günlerde bir öğretmen ve sekiz öğrencinin yaşamını yitirdiği duyuruldu. Saldırıda ağır yaralanan 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’nun 18 gün süren tedavinin ardından 3 Mayıs’ta hayatını kaybetmesiyle yaşamını yitiren öğrencilerin sayısı dokuza çıktı. Böylece saldırıda, saldırgan hariç, bir öğretmen ve dokuz öğrenci olmak üzere toplam 10 kişi yaşamını yitirmiş oldu. Daha sonraki adli sürece ilişkin kayıtlarda 15 öğrencinin de yaralandığı belirtildi.
Aylar sonra devam eden soruşturma ise artık yalnızca saldırının doğrudan gerçekleşme biçimine değil, olay öncesinde ve olay sırasında kamu görevlilerinin sorumluluklarını yerine getirip getirmediğine de odaklanıyor.

GÜVENLİK KAMERALARI SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİ
Başsavcılığın soruşturmasındaki en önemli başlıklardan birini okulun güvenlik kamerası kayıtları oluşturuyor.
Habertürk’ün ANKA kaynaklı haberinde yer alan bilgilere göre savcılık, okul binası ve eklentilerine ait güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan inceleme sonucunda okul müdürü C.K. ile müdür yardımcısı F.B.’nin silah seslerini duymalarının ardından okul binasının dışına çıktıklarının tespit edildiği belirtildi.
Başsavcılık, bu tespitlerin ardından okul müdürü ile müdür yardımcısı hakkında “terk suçu ve suçu bildirmeme” kapsamında resen soruşturma başlattı.
Ancak kamu görevlilerinin görevleriyle bağlantılı eylemlerinin soruşturulmasında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında özel bir prosedür uygulanıyor. Bu nedenle savcılık, adli soruşturmanın ilgili bölümünün devam edebilmesi için Kahramanmaraş Valiliği’ne başvurdu.
BİR ÖĞRETMEN HAKKINDA DA “OKULU TERK ETTİ” TESPİTİ
Soruşturma dosyasında yalnızca okul yöneticileri bulunmuyor.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen incelemelerin ardından öğretmen A.T. hakkında da işlem yapıldığı öğrenildi.
18 Ağustos 2026 tarihinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaştırıldığı belirtilen Bakanlık evrakında, A.T. hakkında saldırı sırasında okulu terk ettiği gerekçesiyle rapor düzenlendiği kaydedildi.
Böylece olay sırasında okuldan ayrıldığı öne sürülen kamu görevlilerine ilişkin incelemenin okul müdürü ve müdür yardımcısıyla sınırlı kalmadığı ortaya çıktı.
Söz konusu tespitlerin hukuki açıdan nasıl değerlendirileceği ise soruşturma izni prosedürü ve devamındaki adli süreç sonucunda netlik kazanacak.
REHBER ÖĞRETMEN İÇİN AYRI BİR SORUŞTURMA BAŞLIĞI
Dosyadaki bir başka önemli başlık ise okulun rehber öğretmeni E.İ. hakkında.
Savcılığın değerlendirmesine göre burada saldırı anındaki davranışlardan farklı olarak saldırıdan önceki dönem inceleniyor.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının gönderdiği belgelerde, saldırıyı gerçekleştiren öğrencinin saldırı öncesindeki durumuyla ilgili olarak Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ilgili kuruma bildirim yapılıp yapılmadığının araştırıldığı belirtildi.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 6’ncı maddesi; adli ve idari merciler, kolluk, sağlık ve eğitim kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarına korunma ihtiyacı bulunan çocukları ilgili sosyal hizmet kurumuna bildirme yükümlülüğü getiriyor.
Başsavcılığa ulaşan Teftiş Kurulu evrakında, rehber öğretmen E.İ. hakkında öğrencinin “korunma ihtiyacı olan çocuk” kapsamında değerlendirilmesine rağmen ilgili kuruma bildirim yapılmadığı gerekçesiyle tevdi raporu düzenlendiği bilgisine yer verildi.
Bu durumun bir suç oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ise soruşturma ve gerektiğinde yargılama sürecinde yapılacak.
SAVCILIK NEDEN VALİLİKTEN İZİN İSTEDİ?
Soruşturmadaki en önemli ayrıntılardan biri, kamu görevlileri hakkında neden doğrudan normal soruşturma prosedürünün yürütülmediği.
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri ileri sürülen suçlarda uygulanacak özel yöntemi düzenliyor.
Kanuna göre Cumhuriyet başsavcılıkları, görev suçu kapsamında değerlendirdikleri bir iddiayla karşılaştıklarında kaybolma ihtimali bulunan delilleri topladıktan sonra ilgili kamu görevlisi hakkında yetkili makamdan soruşturma izni talep edebiliyor.
İlde veya merkez ilçede görev yapan kamu görevlileri bakımından soruşturma izni verme yetkisi, görevin niteliğine göre vali makamında bulunabiliyor. Savcılığın Kahramanmaraş Valiliği’ne yaptığı başvurunun hukuki zemini de bu prosedüre dayanıyor.
Dolayısıyla gelinen aşama, dört kamu görevlisinin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Başsavcılık, elde edilen bilgi ve belgelerin görev suçu kapsamında incelenmesi gerektiğini değerlendirerek izin prosedürünün işletilmesini istedi.
4 EYLÜL’DEKİ DURUŞMADA REHBER ÖĞRETMEN “TANIK” OLARAK DİNLENDİ
Ayser Çalık Ortaokulu saldırısıyla bağlantılı ana davanın ilk duruşması 4 Eylül 2026 tarihinde Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Soruşturma izni talebine konu olan rehber öğretmen E.İ. de duruşmada “tanık” sıfatıyla dinlendi.
Ancak mağdur öğrencilerin avukatlarından Furkan Mehmet Cinkara, rehber öğretmenin tanık olarak dinlenmesine itiraz etti. Avukat, söz konusu kişi hakkında olay öncesindeki sorumlulukları yönünden suç şüphesi bulunduğunu savunarak tanık sıfatıyla alınan ifadeye yönelik usul itirazında bulundu.
Bu itiraz, avukatın hukuki görüş ve talebi niteliğinde. Mahkeme ya da başka bir yargı makamı tarafından rehber öğretmenin cezai sorumluluğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor.
MEB TEFTİŞ KURULU DA SÜRECİ İNCELEDİ
Soruşturma dosyasında Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından yapılan çalışmalar da önemli yer tutuyor.
Bakanlık müfettişlerinin okul personelinin olay öncesindeki ve saldırı sırasındaki davranışlarını incelediği, elde edilen bazı bulguların 18 Ağustos tarihinde savcılığa gönderildiği belirtiliyor.
Savcılık ise gönderilen belgeleri değerlendirdikten sonra söz konusu eylemlerin “görev suçu” kapsamında incelenmesi gerektiği görüşüne vardı.
Böylece saldırıyla ilgili süreçte adli soruşturmanın yanı sıra idari inceleme ve kamu görevlilerinin görev sorumluluklarını ele alan ayrı bir dosya da şekillenmiş oldu.
ÖĞRENCİLER SALDIRININ ARDINDAN BAŞKA OKULA TAŞINMIŞTI
15 Nisan’daki saldırı yalnızca adli soruşturmalara değil, okulun eğitim düzeninde de kapsamlı değişikliklere yol açtı.
Kahramanmaraş Valiliği, saldırının ardından Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin eğitimlerine farklı bir okul binasında devam etmesini kararlaştırdı. Öğrenciler 20 Nisan’dan itibaren Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında yeniden dersbaşı yaptı.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendirilen rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar da öğrenciler, öğretmenler ve ailelere yönelik psikososyal destek çalışmalarında görev aldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerinin olayın ardından bölgedeki binlerce haneye ulaşarak destek çalışması yürüttüğü açıklandı.
Sürecin bundan sonraki aşamasında gözler Kahramanmaraş Valiliği’nin soruşturma izni talebiyle ilgili yapacağı işlemlere çevrilecek.
4483 sayılı Kanun çerçevesinde ilgili kamu görevlileri hakkındaki iddialar için ön inceleme süreci işletilebilecek. İnceleme sonucunda soruşturma izni verilmesi ya da verilmemesi yönünde karar alınabilecek.
Soruşturma izni verilmesi halinde savcılık, görev suçu kapsamında değerlendirdiği iddialarla ilgili ceza soruşturmasını kanunda öngörülen prosedür doğrultusunda sürdürebilecek. İzin sürecine ilişkin kanunda ayrıca itiraz yolları da bulunuyor.
Bunun yanında ana saldırı dosyasına ilişkin Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama süreci de ayrı şekilde devam ediyor.
Bu nedenle okul yöneticileri ve öğretmenlere yönelik mevcut gelişme bir mahkûmiyet kararı değil; saldırı sırasında ve öncesinde kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirip getirmediğinin adli makamlar tarafından daha ayrıntılı biçimde araştırılması amacıyla başlatılan soruşturma izni sürecini ifade ediyor.
SALDIRININ ARDINDAN SORUMLULUK ZİNCİRİ ARAŞTIRILIYOR
Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki saldırının üzerinden yaklaşık beş ay geçerken dosyanın kapsamı genişlemeye devam ediyor.
İlk aşamada saldırının nasıl gerçekleştiği, silahların temini ve saldırganın ailesinin sorumluluğuna ilişkin soruşturmalar yürütülürken, gelinen noktada okul yönetimi ile bazı öğretmenlerin olay öncesinde ve saldırı anında üzerlerine düşen görevleri yerine getirip getirmediği de resmi incelemenin konusu haline geldi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Valilikten talep ettiği soruşturma izniyle ilgili verilecek karar, okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B., öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. yönünden adli sürecin nasıl ilerleyeceğini belirleyecek.
Valiliğin vereceği karar ve devamındaki hukuki süreç sonucunda, dosyadaki iddiaların cezai sorumluluk doğurup doğurmadığı netleşecek.









