Son Dakika
İsrail’in Suriye’ye Yönelik Artırılmış Topçu ve Hava Saldırılarıyla Gerginlik Zirve Yaptı

Açıklaması:
4 Haziran 2025 tarihinde Suriyeli kaynaklara göre Yermuk Havzası’nı hedef alan İsrail topçu atışları ve Şam’a yönelik hava saldırı tehdidi, Orta Doğu dengelerini yeniden sarstı. Olayın ayrıntıları, bölgesel tepkiler, geçmiş bağlam ve olası sonuçları bu makalede kapsamlı şekilde ele alınıyor.
Giriş
4 Haziran 2025 günü sabah saatlerinde Suriye’den iki roketin işgal altındaki Golan Tepeleri’ne atıldığı iddiası üzerine İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı “İsrail’e yönelik her tehdit ve roket atışından doğrudan sorumlu” tutarak “tam yanıt” vereceklerini açıkladı. Ardından İsrail ordusu, Suriye’ye yönelik topçu atışlarına başladı ve özellikle Dera ilindeki Yermuk Havzası hedef alınarak topçu saldırıları düzenlendi. Bu durum, hem bölge içindeki hem de uluslararası arenadaki gerginliği daha da tırmandırdı.
Olayın Detayları
-
Golan Tepeleri’ne Roket Atıldığı İddiası:
4 Haziran 2025 sabahı, İsrail ordusu Suriye’den iki roket atıldığını ve bu roketlerin Golan Tepeleri’nde açık bir araziye düştüğünü öne sürdü. İsrail kaynakları, saldırının bölgede yaşayan siviller için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. ntv.com.trbaskagazete.com -
Yermuk Havzası’na Topçu Atışları:
Roket atışlarının ardından İsrail ordusu, Suriye’ye yönelik topçu ateşine başladı. Suriye resmi haber ajansı SANA, İsrail topçu atışlarının Dera’nın batısındaki Yermuk Havzası’nı hedef aldığını bildirdi. Bölgeden gelen ilk raporlarda, topçu mermilerinin sivil yerleşim alanlarına yakın noktalara düştüğü ve altyapıda hasar oluştuğu aktarılıyor. -
Hava Saldırısı ve Tehditler:
Yisrael Katz, X (eski Twitter) hesabından yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı “İsrail’e yönelik her tehdit ve roket atışından doğrudan sorumlu” tutarak “Şara’nın eğer misilleme yapmazsak Golan Tepeleri’ndeki siviller için hiçbir tehdidi göz ardı etmeyeceğiz” mesajını verdi. Bu açıklama, Şam çevresine yönelik muhtemel hava saldırılarına ilişkin endişeleri artırdı.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
-
Suriye Rejimi ve Resmî Açıklamalar:
Suriye resmi haber ajansı SANA, “İsrail’in topçu ateşinin Dera’daki Yermuk Havzası’nı hedef aldığı” bilgisini paylaşırken, Şam yönetimi bu saldırıları “egemenliğe alenen müdahale” olarak nitelendirdi. Suriyeli yetkililer, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırarak İsrail’in artan provokasyonlarına son verilmesi gerektiğini vurguladı. -
Rusya ve İran’ın Tutumları:
Bölgedeki ana müttefiklerinden Rusya ve İran, Suriye’ye yönelik saldırıları kınadı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, “İsrail’in bu saldırılarının bölgedeki istikrarı tehlikeye atacağı” uyarısını yaparken; İran Dışişleri, “Suriye’nin hava sahasını koruma ve egemenliğini savunma hakkı bulunduğunu” bildirdi. -
Birleşmiş Milletler:
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü, taraflara itidal çağrısı yaparak “Bölgesel gerilimin tırmanmasının önüne geçilmesi gerektiğini” belirtti. BM gözlemcileri, özellikle Dera’da insani durumun kötüleşmesi ve sivil yerleşimlerin hedef alınma riskine dikkat çekti. -
Batılı Başkentlerin Tepkileri:
ABD ve Avrupa Birliği, İsrail’in güvenlik endişelerine anlayış gösterirken, aynı zamanda sivillerin korunması ve orantısız güç kullanımından kaçınılması gerektiğine işaret etti. Özellikle Almanya ve Fransa, “bölgedeki ateşkes mekanizmalarının harekete geçirilmesi” çağrısında bulundu.
Tarihçe ve Mevcut Bağlam
-
Golan Tepeleri’nin Statüsü (1967–2025):
1967 Altı Gün Savaşı’nda İsrail, Suriye’nin Golan Tepeleri bölgesini işgal etti. 1974’te imzalanan Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması ile tampon bölge oluşturulsa da, Golan resmî olarak hala işgal altında. 8 Aralık 2024’ten itibaren İsrail, tampon bölgede ilerleyerek Şam’a yaklaşık 20 kilometre mesafeye kadar genişleme gösterdi. -
2025 İlk Yarısında Tırmanan Çatışmalar:
-
Mart–Mayıs 2025 döneminde İsrail, Suriye’deki çeşitli askeri hedeflere yönelik onlarca hava ve topçu saldırısı düzenledi. Hama, Lazkiye, Dera ve Kuneytra başta olmak üzere birçok bölge vuruldu; yüzlerce hedef tahrip edildi, onlarca sivil hayatını kaybetti. Özellikle Dürzi milis gruplar ve Türkiye ile Suriye arasındaki gerilimler, çatışmaların arka planındaki dinamikleri güçlendirdi.
-
Ahmed Şara Dönemi ve İç Dinamikler:
Kasım 2024’te Ahmed Şara’nın de facto lider olarak işbaşına gelmesiyle Suriye iç siyasetinde yeni bir dönem başladı. Şara, hem Dürzi gruplara hem de ülkenin kuzeyindeki çatışmalara dair denge politikaları izledi. İsrail ise Şara yönetimini “Dürzilere yönelik saldırılara göz yumamakla” suçlayarak periyodik baskı uygulamaya başladı.
Ayrıntılı Analiz ve Olası Gelişmeler
-
Güvenlik ve Misilleme Döngüsü:
Roket atışı iddialarıyla tetiklenen topçu saldırıları, bölgedeki misilleme döngüsünü hızla yeniden başlattı. Dera ve Golan hattında gerilim, sivillerin can güvenliğini tehlikeye attığı için her iki taraf da “sınır hattında” dikkati arttırmak zorunda kalacak. Bir sonraki aşamada İsrail, kontrol noktalarını güçlendirerek Suriye iç hedeflerine daha kapsamlı hava saldırıları düzenleyebilir. -
İnsani Durum ve Sivil Riskler:
Dera bölgesinde son üç ayda onlarca sivil hayatını kaybetti. Yermuk Havzası’na yapılan topçu atışları, bölgedeki altyapıyı daha da zayıflatacak, iç göç hareketlerini hızlandıracak. Uluslararası yardım kuruluşları, insani koridorların açılmasını talep ederek “sağlık, gıda ve barınma” krizine dikkat çekti. -
Bölgesel Aktörlerin Rolü:
• Rusya: Suriye’deki hava savunma sistemlerinin işlemesini sağlayarak İsrail saldırılarına sınırlı ölçüde karşı koyuyor. Moskova, “taraflar arasında diyalog” çağrısı yaparken, askeri denge politikasıyla Şam yönetimine siyasi alan sunmaya devam ediyor.
• İran ve İran Destekli Gruplar: Hizbullah ve diğer milis güçler, Suriye’deki operasyonlara lojistik destek sağlıyor. İran’ın amacı, “Suriye topraklarını İsrail’in hava sahası için güvenli hale getirmemek”; bu nedenle her saldırı sonrası “misilleme olasılığı” stratejilerinde gözetiliyor.
• Türkiye: Dera bölgesindeki insani durum ve Suriyeli mülteciler nedeniyle Ankara, hem rejim hem de İsrail’in “sivilleri hedef almamasını” talep ediyor. Türkiye’nin sınır bölgelerindeki askeri varlığı, kriz anlarında tansiyonun yön değiştirmesini önleyici bir faktör olarak görülüyor. -
Uluslararası Hukuk ve BM Süreçleri:
İsrail’in “önleyici saldırı” gerekçesiyle Suriye topraklarına girişleri, Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi kararları çerçevesinde “egemenliğe açık müdahale” olarak değerlendiriliyor. 1974 tarihli Golan Tepeleri ayrılık anlaşması ve 497 sayılı BM kararı, İsrail’in Golan’daki statükosunu “gayrimeşru” ilan ederken, Şam yönetimi de bu hukuki zemini sürekli gündeme getiriyor.
Sonuç ve Öneriler
4 Haziran 2025’de yaşanan topçu ve saldırı tehditleri, İsrail-Suriye hattındaki gerginliği yeniden patlak verecek noktaya taşıdı. Bölgesel aktörlerin müdahaleleri ve uluslararası tepkiler, kısa vadede gerilimi dindirmediği takdirde yeni bir kriz dalgasına yol açabilir. Olası senaryolar şunlardır:
-
Diplomatik Koridorların Harekete Geçmesi:
BM ve bölge dışı güçlerin arabuluculuğuyla ateşkes mekanizmalarının hızla devreye sokulması. İnsani yardım koridorlarının tahkim edilmesi, sivillerin korunması için öncelikli adımlar olmalıdır -
Yerel Ateşkes ve Gözetim Mekanizması:
Rusya’nın garantörlüğünde, Golan hattı ve Dera bölgesinde ortak gözetim noktaları kurulabilir. Böylece hem taraflar arasındaki yanlış hesaplamalar azaltılacak hem de sivillerin zarar görmesi engellenecektir. -
Uzun Vadeli Çözüm: Siyasi Müzakereler
Suriye iç barışı, Dürzi gruplarla Şara hükümetinin diyalog kanallarını genişleterek bölgesel aktörlerin müdahaleleri minimize edilmeli. Türkiye, Rusya ve İran’ın ortak inisiyatifiyle “Dera Reform Planı” devreye alınabilir. -
Sivil Güvenlik Önlemlerinin Artırılması:
Dera ve çevresindeki yerleşimlerde sığınaklar, erken uyarı sistemleri ve insani yardım merkezleri kurularak sivil kayıplar en aza indirilmelidir. BM İnsani İşler Ofisi (OCHA) ve Kızılay gibi kurumların bölgede daha etkin koordinasyon sağlaması kritik önemde.
Tüm bu adımlar atılmazsa, İsrail-Suriye hattındaki enkaz ve kırılgan dengeler, yeni bir çatışma dalgasının patlak vermesine zemin hazırlayabilir. 4 Haziran 2025’teki topçu atışları ve tehditler, sadece anlık bir gerilim değil, hem bölgesel hem de küresel güçlerin yeniden cepheleşmesine yol açacak bir kriz potansiyeli taşımaktadır.
Son Dakika
#SonDakika Kuşadası Belediye Başkanı dahil 5 kişi tutuklandı
#SonDakika Kuşadası Belediye Başkanı dahil 5 kişi tutuklandı
Yayın tarihi: 16 Mart 2026, 22:20

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı dahil beş kişi tutuklandı. Soruşturmayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor; şüphelilere yönelik tutuklama talepleri nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından kabul edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve Aydın, İzmir ile Antalya’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, aralarında belediye yetkilileri ve iş insanlarının bulunduğu kişiler gözaltına alındı. Soruşturma dosyasında HTS kayıtları ile MASAK raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
Savcılık işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden; Kuşadası Belediye Başkanı ile İmar ve Şehircilik Müdürü, Yapı Kontrol Müdürü, belediye mimarı/şehir plancısı ve iki iş insanı hakkında tutuklama talebi sunuldu. Hakimlik kararına göre —başkan dahil— toplam beş şüpheli tutuklandı. (Adliyeye sevk ve isimlendirme için basın kayıtları mevcuttur.)
Tutuklanan (soruşturmaya adı geçen) kişiler
-
Belediye Başkanı (gözaltı ve tutuklama işlemi tamamlandı).
-
İmar ve Şehircilik Müdürü.
-
Yapı Kontrol Müdürü.
-
Belediye mimarı / şehir plancısı.
-
İki iş insanı (eski spor kulübü yöneticisi ve iş insanı).
Basına yansıyan listeler ve sıralamalar farklı kaynaklarda küçük ayrımlar gösterebilmektedir; savcılık yazılı açıklaması ve adliye kayıtları nihai bilgi kaynağıdır. -
Suçlamalar ve dosyanın kapsamı
Soruşturmada “rüşvet” ve “irtikap” şüpheleri öne çıkıyor. İddialara göre bazı yapı, ruhsat ve iskan işlemleri karşılığında para veya menfaat sağlandığı ileri sürülüyor; dosyada banka hareketleri ve telefon kayıtlarının soruşturmaya konu olduğu belirtiliyor. Şüpheliler hakkında mali inceleme raporları da dosyada yer almakta.
Şüphelilerin ve partinin açıklamaları
Belediye Başkanı’nın avukatları ve bazı CHP’li yetkililer iddiaları reddetti; başkanın sorgu sırasında bazı iddiaları “kurgulanmış” olarak nitelendirdiğine dair haberler yayıldı. Siyasi cephelerde soruşturmaya ilişkin tartışmalar ve tepki açıklamaları sürüyor.
Tutuklama kararına itirazlar, nöbetçi sulh ceza hakimliğine veya 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne yapılabilir; sonraki aşamada delillere göre ağır ceza mahkemesinde dava açılması gündeme gelecek. Savcılığın gizlilik yükümlülüğü ve soruşturma devam ettiği için ayrıntıların zamanla netleşmesi bekleniyor.
Kuşadası, turizm gelirleri ve yapılaşma yoğunluğu nedeniyle imar ve ruhsat işleri açısından kritik bir ilçe. Belediye yönetiminde yaşanan bu tip yolsuzluk iddiaları hem yerel hizmetleri hem de yatırımcı güvenini etkileyebilir; soruşturmanın etkileri yerel siyaset sahnesinde de hissedilecektir. (Yerel bağlam ve önceki incelemeler basında daha önce tartışılmıştı.)
Son Dakika
Anadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
Anadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
Tarih: 14.03.2026 – 03:33

Anadolu Otoyolu Kızılcahamam Kesiminde Korkunç Kaza
Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gece saatlerinde meydana gelen trafik kazasında, şehirlerarası yolcu otobüsü ile çekici çarpıştı. Feci kazada otobüste hostes olarak görev yapan genç kadın hayatını kaybederken, 15 kişi yaralandı.
Kaza, Anadolu Otoyolu Gümele Mahallesi mevkisinde saat 03.33 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.A. idaresindeki yolcu otobüsü ile M.O. yönetimindeki çekici henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı.
Çarpışmanın şiddetiyle otobüste hostes olarak çalışan S.C. olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada yaralanan 15 kişi için bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.
![]()
Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahalenin ardından yaralılar, çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralıların sağlık durumları hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bazı yaralıların durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Kaza nedeniyle otoyolun Ankara istikametinde bir süre aksayan trafik, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü.
Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, kazanın kesin nedeni yapılacak incelemeler sonucu belirlenecek. Yetkililer, sürücülerin özellikle gece yolculuklarında dikkatli olmaları ve hız limitlerine uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
Kazada hayatını kaybeden hostes S.C.’nin cenazesi, otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Son Dakika
Adana’da siren sesleri duyuldu, patlama sesi geldi: İncirlik Üssü mü hedef alındı?
Adana’da siren sesleri duyuldu, patlama sesi geldi: İncirlik Üssü mü hedef alındı?
Tarih: 13 Mart 2026
Saat (ilk iddia): ~03:24–03:33

Bu sabaha karşı saat 03:20–03:35 civarlarında İncirlik Hava Üssü çevresinden yükseldiği belirtilen siren sesleri ve ardından duyulduğu iddia edilen patlama sesleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bazı görgü tanıkları ve vatandaş paylaşımlarında, gökyüzünde ateşlenen ya da yönlendirilen bir cismin imha edildiğine dair görüntüler olduğu öne sürüldü; ancak resmi kaynaklardan (Valilik / MSB) olayla ilgili ilk anlarda net bir teyit açıklaması sınırlı kaldı.
-
~03:24 — Bölge sakinleri İncirlik yönünden gelen sirenleri duyduğunu bildirdi.
-
03:25–03:30 — Sosyal medyada kısa video ve ses kayıtları paylaşılmaya başlandı; bazı videolarda gökyüzüne doğru ilerleyen ve “füze olduğu değerlendirilen” bir cismin izlediği, ardından yüksek bir patlama sesinin geldiği öne sürüldü.
-
İlk saatlerde — Bölgede itfaiye ve güvenlik güçlerinin konuşlandığı, bazı mahallelerde polis ve resmi unsurların toplantı halinde olduğu bildirildi. Resmi kurumlardan ilk anlarda kapsamlı bir teyit açıklaması gelmedi.
Milli kurumların daha önceki açıklamalarında, sınır ötesi gerilimler ve bölgedeki riskler nedeniyle Türkiye’nin hava sahası güvenliğine ilişkin tedbirleri artırdığı, İncirlik’in bir Türk üssü olduğuna dair vurguların yapıldığı biliniyor. Milli Savunma Bakanlığı’nın son basın bilgilendirmelerinde de bölge hava ve füze savunma faaliyetlerinin takip edildiği belirtilmişti; yine de bu gece yaşanan spesifik iddialara ilişkin açık, ayrıntılı bir MSB veya Adana Valiliği teyidi (kamuya ayrıntılı bilgi) yayınlanmamıştır.
Bazı yerel kaynaklar ve haber siteleri sirenlerin “tatbikat” veya “angajman” kaynaklı olabileceğini de aktardı; daha önceki benzer durumlarda yetkililer sirenlerin tatbikattan kaynaklandığını duyurmuşlardı. Ancak bu olayda (patlama iddiası gibi) henüz tek bir, net, resmi açıklama ile tüm iddialar çürütülmedi ya da doğrulanmadı.
-
Son Dakika4 gün önceAnadolu Otoyolu’nda Feci Kaza: Hostes Hayatını Kaybetti, 15 Yaralı
-
Gündem1 gün önceBayram tatiline giderken kaza: Aksaray’da ölen çift, yaralı 4 çocuğun tedavisi sürüyor
-
Gündem3 gün önceAksaray — Bayram tatili yolunda feci kaza: baba öldü, eşi ve 4 oğlu yaralandı
-
Gündem2 gün önceBursa’da 7 yıl harabe evde alıkonulan çocuk, DNA testi sonrası annesine teslim edilecek
-
Gündem3 gün önceKuzey Kore’den füze yağmuru: 10’dan fazla balistik füze fırlatıldı
-
Gündem5 gün önceCinsel saldırıyla suçladığı kişiyi duruşma çıkışı öldüren şüpheli: Sinirlerime hakim olamadım
-
Gündem4 gün önceRabia Çataklı hakkında karar: mahkeme ‘takdiri indirim’ ile 2 kez müebbet
-
Gündem3 gün önce8 yaşındaki çocuğun 7 yıllık esareti. Kaçırıldı, evden hiç çıkarılmadı, çöplerin içinde bulundu
