Gündem
İsimleri farklı kaderleri aynı: 2024 yılında 394 kadın öldürüldü
Münevver, Özgecan, Şule, Emine, Başak , Ceren ve daha nicesi. Kimini en yakınındaki öldürdü kimini de yoldan geçen bir yabancı.
Son üç yılda bin 43 kadın öldürüldü. Yani neredeyse her gün en az bir kadın cinayeti işlendi.
Nurtaç Canan, 5 yıl önce eşinin silahlı saldırısına uğradı, öleceğini düşünerek kendi kanıyla yere “Anne, baba hakkınızı helal edin. Beni Ragıp vurdu. Kurtuldum.” yazısını yazmıştı.
Ragıp Canan tutuklandı, 39 sene ile yargılandı ancak 8 yıl hapis cezası verildikten sonra sadece 3 yıl hapis yatıp tahliye edildi. Sonrasında da takılan elektronik kelepçeyi defalarca kırdı.
Tehditlerin devam ettiğini belirten Nurtaç Canan, “Adam öldürmeden 39 sene yargılanırken maalesef 8 sene 9 ay verdi 3 yılını yattı çıktı. Çıktıktan sonra kelepçe takıldı. Son 3 gündür de kelepçeyi kırdı ve tehdit mesajları, hakretleri devam etti. Benim hala boşanmamış olmam doğru bişey değil.” diye konuştu.
Ragıp Canan şikayetler üzerine yeniden tutuklandı ancak Nurtaç Canan hala onu öldürmeye teşebbüs eden kişiden beş yıldır boşanamadı.
Nurtaç Canan, kendi kanıyla yere “Anne, baba hakkınızı helal edin. Beni Ragıp vurdu. Kurtuldum.” yazısını yazmıştı. 2024 YILINDA 394 KADIN ÖLDÜDÜLDÜ
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun verilerine göre 2024 yılında 394 kadın öldürüldü. Yılbaşından bu yana da en az 49 kadın cinayeti işlendi.
Platform temsilcisi Gülsüm Kav, “Ne yazıkki 2024 yılı raporumuzda son yılların en yüksek kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü sadece cinayet değil sonradan cinayet olduğu anlaşılan, cinayet olduğu kanıtlanan biliyorsunuz kayıplarımız var. 6284 seferberliği başlatmış bir kadın örgütü olarak kanunun tam uygulanmasını ve çok sayıda koruma tedbiri var bunların tam olarak yerine getirilmesini istiyoruz, bekliyoruz bunun için mücadele ediyoruz.” dedi.
KADES’İ İNDİREN KADIN SAYISI 7 MİLYONU AŞTI
İçişleri Bakanlığı’na göre kadına şiddetle mücadele kapsamında 24 Mart 2018’de hayata geçirilen Kadın Destek Uygulaması’nı yani KADES’i cep telefonuna indiren kadın sayısı 7 milyonu aştı.1 milyon 480 bin ihbar alındı, şiddet mağduru 920 bin kadına yardım edildi.
Uzmanlar, katillere ve şiddet uygulayanlara verilen cezaların uygulanmasında ciddi sorunlar olduğuna dikkat çekiyor.
Avukat Kardelen Yarlı, “Hem dünyada hem Türkiye‘de artan cezasızlık algısı, infaz kanunlarındaki sıkıntılar, ceza sistemimizdeki sıkıntılar, eğitim seviyesinin giderek düşmesi, aile içi cinsel istismar gibi bütün bu durumlar kadına yönelik şiddeti artırıyor. Cinsiyetçi söylemler ise kadın düşmanlığına hem dünyada hem de Türkiye’de ne yazık ki körüklüyor. Bu yüzden de erkekler ya da failler demek daha doğru. Kendilerine tanıdıkları ya da tanımadıkları bir kadın üzerinde her şeyi yapabileceklerini hak olarak görüyorlar.” diye konuştu.
TABLO DÜNYADA DA AYNI
Kadına yönelik şiddette tablo sadece Türkiye’de değil dünyada da aynı.
Unwomen verilerine göre 2023 yılında 51 bini aşkın kadın ve kız çocuğu ya eşleri ya da aile bireyleri tarafından öldürüldü.
Bu da, her gün yaklaşık 140 kadın ya da kız çocuğunun öldürüldüğünü ortaya koyuyor.
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Tarihi İmza: 2026-2035 “Aile ve Nüfus On Yılı” Resmen Başladı, Her Yıl Mayıs Ayının Son Haftası “Milli Aile Haftası” Olacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Tarihi İmza: 2026-2035 “Aile ve Nüfus On Yılı” Resmen Başladı, Her Yıl Mayıs Ayının Son Haftası “Milli Aile Haftası” Olacak
Tarih/Saat: 2 Mayıs 2026 / 00:30

Resmi Gazete’nin 2 Mayıs 2026 tarihli sayısında yayımlanan genelge ile 2026-2035 dönemi “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak ilan edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yürürlüğe giren genelge, düşen doğurganlık hızı ve değişen demografik yapıya karşı kapsamlı bir yol haritası ortaya koyuyor. Buna göre, her yıl mayıs ayının son haftası “Milli Aile Haftası” olarak kutlanacak.
Genelgenin detaylarında, küresel çapta uzun yıllardır uygulanan nüfus artışını frenleyici politikalara ve özellikle aile yapısını hedef alan akımlara karşı net bir duruş sergileniyor. Metinde, “cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımların aile kurumunu, nesilleri ve milli-manevi değerleri tehdit ettiği” vurgulanıyor.
· Aile ve Nüfus Yapısına Bütüncül Koruma: Kamu kurum ve kuruluşları, bundan böyle görev alanlarıyla ilgili tüm faaliyetlerinde “aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı” bir yaklaşımla hareket edecek. Tüm kamu politikaları, düzenlemeler ve araştırmalar aile ve nüfus etkisi yönünden değerlendirilecek.
· Evlilik ve Çocuk Teşviki: Evlilik kurumunun toplumsal itibarının korunması, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve çok çocuklu aile yapısının desteklenmesi için yeni mekanizmalar devreye alınacak. Çocuk sahibi olmayı özendirici uygulamalar hayata geçirilecek.
· Kırsala Dönüş ve Aile Dostu Şehirler: Nüfusun kırsal alana dönüşünü özendirecek tedbirler alınması da genelgenin hedefleri arasında yer alıyor.
Cumhurbaşkanlığı tarafından duyurulan ve 15 maddelik kapsamlı bir planı içeren genelge, doğurganlık hızının Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerilemesi ve demografik dönüşümün varoluşsal bir boyuta ulaşması tespitine dayanıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu adımla ilgili olarak “Aile yapımızı koruyan güçlü bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Hedefimiz güçlü aile, güçlü toplum” değerlendirmesinde bulundu.
2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle ivme kazanan çalışmaların devamı niteliğindeki bu stratejik adım, “Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi” ile uzun vadeli bir çerçeveye oturtuldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Vizyon Belgesi, bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaşıldı.
Gündem
Niğde’de Kavşakta Feci Kaza: Otomobil Kağıt Gibi Ezildi, 2’si Ağır 4 Yaralı
Niğde’de Kavşakta Feci Kaza: Otomobil Kağıt Gibi Ezildi, 2’si Ağır 4 Yaralı
Tarih: 2 Mayıs 2026, Cumartesi | Saat: 01:06

Niğde-Kayseri kara yolu Emniyet Müdürlüğü Kavşağı’nda gece saatlerinde iki otomobil çarpıştı. Kazada araçlardan biri hurdaya dönerken, ikisi ağır olmak üzere 4 kişi yaralandı.
Kaza, 2 Mayıs 2026 gecesi Nar Mahallesi Çevre Yolu Caddesi üzerindeki Emniyet Müdürlüğü Kavşağı’nda meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, F.K. yönetimindeki 34 TC 6121 plakalı otomobil ile H.A. idaresindeki 09 EE 610 plakalı araç, henüz belirlenemeyen bir nedenle kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle H.A.’nın kullandığı otomobil devrilerek kağıt gibi ezildi ve hurda yığınına döndü.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada sürücü H.A., aynı araçtaki N.A.Ç. ve diğer araçtaki 2 kişi yaralandı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan H.A. ve N.A.Ç.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı; olayın oluş şekli ve kusur durumu araştırılıyor.
Gündem
İsrail’in Uluslararası Sularda Alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu Aktivistleri İstanbul’da
İsrail’in Uluslararası Sularda Alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu Aktivistleri İstanbul’da
Tarih / Saat: 2 Mayıs 2026, 00:30

İSTANBUL / FATİH DOĞAN MEDYA HABER MERKEZİ – İsrail tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda bulunan 18’i Türk vatandaşı 59 aktivist, Türk Hava Yolları’nın özel seferiyle İstanbul’a geldi.
Yunanistan’ın Girit adasındaki Heraklion Havalimanı’ndan saat 20.30’da kalkan TK6934 sefer sayılı uçak, 1 saat 15 dakika süren yolculuğun ardından saat 21.45’te İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı. Uçakta 18’i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 aktivist bulunuyordu.
Havalimanında geniş güvenlik önlemleri altında karşılanan kafile, pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından gerekli muayeneler için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

ÇOK ULUSLU AKTİVİST GRUBU
THY yetkililerinden alınan bilgiye göre, TK6934 sefer sayılı uçakta Türk vatandaşlarının yanı sıra farklı ülkelerden çok sayıda aktivist de İstanbul’a ulaştı. Aktivistlerin milliyetlerine göre dağılımı şöyle:
4 ABD, 5 Arjantin, 2 Avustralya, 1 Bahreyn, 2 Brezilya, 6 İngiltere, 1 Hollanda, 3 İspanya, 2 İtalya, 10 Malezya, 1 Meksika, 1 Pakistan, 1 Şili ve 2 Yeni Zelanda vatandaşı.
FARKLI ÜLKELERİN VATANDAŞLARI İSTANBUL’DA
Toplam 59 aktivistten oluşan grup, İsrail donanması tarafından Akdeniz’in uluslararası sularında alıkonulduktan sonra serbest bırakılmış, tahliye işlemlerinin ardından Girit’teki Heraklion Havalimanı’ndan THY’nin özel seferiyle Türkiye’ye getirilmişti.
Adli Tıp Kurumu’ndaki sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından yabancı uyruklu aktivistlerin kendi ülkelerinin İstanbul’daki diplomatik temsilciliklerine yönlendirileceği, Türk vatandaşlarının ise ifade verme işlemleri sonrası ailelerine kavuşacağı öğrenildi.
Fatih Doğan Medya olarak gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
-
Gündem3 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem1 hafta önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem3 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem4 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
-
Gündem7 gün önce -
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem7 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem6 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
