Gündem
İBB soruşturmasında “Enderun” WhatsApp grubundaki mesajlar soruldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu‘nun da aralarında bulunduğu zanlılar hakkında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması devam ediyor.
İBB eski Emlak Yönetimi Daire başkanı Ayçiçek’e operasyon sırasında el konulan cep telefonundaki incelemede, “Enderun” adlı bir WhatsApp grubuna üye olduğunun belirlendiği belirtilerek bu gruba gönderdiği mesajlar soruldu. Ayçiçek, “Beraber 18 yıl müfettişlik yaptığım arkadaşlarımın üyesi olduğu gruptur. Grupta bulunan arkadaşlarım, sosyal medyada gördükleri paylaşımları bu WhatsApp grubuna attılar. Bunun üzerine ben de bazı konularda yorumda bulundum.” yanıtını verdi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan İBB Eski Emlak Yönetimi Daire Başkanı Ali Ayçiçek, emniyette 72 sayfalık ifade verdi.
Ayçiçek, 18 Mart 2025’ten bu yana İBB Teftiş Kurulu’nda müfettiş olarak çalıştığını ve aylık gelirinin 200 bin lira olduğunu beyan etti.
Ayçiçek’e, İBB iştiraklerinden Kültür ve Medya AŞ tarafından bazı özel şirketlere verilen billboard, reklam ve pano ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı, gerçek olmayan reklam işlerine usulsüz paralar ödendiği, mevzuata aykırı ecrimisiller tahsil edildiği ve bu yöntemlerle kamunun milyonlarca lira zarara uğratıldığı iddiaları soruldu.
Kültür ve Medya AŞ iştirakleriyle hiçbir bağı ve ilgisi bulunmadığını savunan Ayçiçek, söz konusu ihalelerin kendisinin görev yaptığı dönemle ilgili olmadığını savundu.
Ayçiçek, reklam uygulamalarının şartname ve sözleşmelere uygunluğu konusunun, Emlak Yönetim Daire Başkanlığının yetki ve görev alanında olmadığını kaydetti.
Operasyon sırasında el konulan cep telefonundaki incelemede, “Enderun” adlı bir WhatsApp grubuna üye olduğu belirlenen Ayçiçek’e, bu gruba gönderdiği mesajlar soruldu.
Mesajlarda, şu ifadeler yer aldı:
“M. Abbas’a fazla önem atfetmişler. İşini bilmez bir çocuktu. İtiraf edebileceği bir şey olduğunu sanmıyorum ama o Maho çok tehlikeli. Dünyayı satar. Dediğim gibi bir çalışana, çocuğa kurdurulan firmaya bu kadar ihale verilip sonra İmamoğlu İnşaat’a aktarılması, Ceylan soyadlıydı sanırım. 3 villa olayı ve Adem Soytekin ismi. Adam çulsuzun tekiymiş, şimdi çok zengin müteahhitlerden.
Murat Ongun’u alırlar önce. Onlar da yapıyordu, biz yapınca niye sıkıntı oluyor demekten vazgeçip kanunları egemen kılmak şart oldu. Aslında tam istediğimiz de bu değil mi?”
Ayçiçek, bu görüşmelerin kendisinin de dahil olduğu WhatsApp isimli uygulama üzerinden kurulan bir grupta geçtiğini anlatarak, “Bahse konu WhatsApp grubu, beraber 18 yıl müfettişlik yaptığım arkadaşlarımın üyesi olduğu gruptur. Bu bahse konu grupta bulunan arkadaşlarım, sosyal medyada gördükleri paylaşımları bu WhatsApp grubuna attılar. Bunun üzerine ben de bazı konularda yorumda bulundum. Bu konuşmalar mizah amaçlı aramızda yaptığımız konuşmalardır.” ifadelerini kullandı.
Görevinin çoğunu müfettiş olarak geçirdiğini ve 24 yıllık bir kamu görevlisi olduğunu belirten Ayçiçek, “Bu dönemde hiçbir şekilde bir ceza, en ufak bir uyarı dahi almadım. Her daim görevimi layıkıyla yapmaya çalışıyorum. Bütün amacım devletimize ve milletimize bir fayda sağlamaktır. Çünkü kendimi bu devlete ve millete borçlu hissediyorum.” beyanında bulundu.
ADEM ŞANLISOY’UN İFADESİ
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy’un emniyette verdiği 21 sayfalık ifadesinde, “İBB tarafından ürün/hizmet alımı veya satımı amacıyla gerçekleştirilen ihalelere katıldınız mı?” sorusuna, “İBB tarafından herhangi bir ihaleye ve ihale sürecine katılmadım. Ancak çalışmış olduğu kurum olan İSKİ de yanlış hatırlamıyorsam 2005 yıllarında tabela yaptırma ihalesine katılmış olabilirim. Bunun dışında herhangi bir ihale sürecinde bulunmadım. Teknik olarak ‘İSKİ’nin İBB ihalesine katılması mevzuata uygun değildir.’ diye biliyorum.” beyanını verdi.
Şüpheli Şanlısoy’a, “Tanpa Madencilik” ile “Transport ve Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi” isimli firmanın sahibi müşteki M.E’nin “Pendik Kurnaköy’deki eski maden sahasının rehabilitasyonu için ilgili resmi kurumlara gerekli işlemleri yaptıklarını, başvurdukları İBB’nin ise zorluk çıkardığını, fiiliyatta ortağı olan İ.Ö’yü soruşturmada şüpheli Fatih Keleş’e yönlendirip para verirse talep hakkında karar vereceklerinin bildirildiğine” ilişkin iddiaları soruldu.
M.E’nin ara dönemde tanımadığı kişilerin kendilerine yönlendirildiği, “450 bin dolar vermesi halinde işinin çözüleceğini” söyledikleri, “Ben Fatih Keleş’i tanımam. Ancak iş yapan çoğu insan gibi ben de adını duydum. Kendisi İmamoğlu’nun kasası olarak bilinir ve belediyeyle işi olan insanlar Fatih Keleş’e para vermeden işlerini yapamazlar. Çevrede kafa kopartan Fatih diye anılır.” şeklindeki beyanlarına Şanlısoy tarafından cevap verildi.
Müşteki M.E’yi, İSKİ’ye müracaat eden “Tanpa Madencilik AŞ” isimli firmanın sahibi olarak tanıdığını, söylediği şeylerin yalan ve iftira olduğunu, müştekinin 2021 yılında firmasının adıyla Pendik Kurna Mahallesi’ndeki parselde rehabilitasyon çalışması yapmak istediği için dilekçeyle izin istediğini kaydeden Şanlısoy, beyanına şöyle devam etti:
“Havza Mevzuatı doğrultusunda Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından bu parselde ruhsat yetkisinin ve rehabilitasyon projesi yapma yetkisinin kimde olduğu tarafımızca yazılı olarak soruldu. MAPEG cevabında, söz konusu firmaya 2018 tarihinde 1 yıl süre verilerek rehabilitasyon çalışmasını yapmalarını istediğini ancak adı geçen firmanın 1 yıl içinde sahada işletme güvenliğine yönelik tedbirlerin, çevre uyum çalışmalarının tamamlanmadığı hatta hiç başlamadığı ve verilen sürenin 2019 tarihinde sona erdiği bilgisini vermiştir. Buna istinaden talebe olumsuz görüş verilmiştir.
Bu sefer Milli Emlak Daire Başkanlığı tarafından 2023 tarihinde söz konusu parselde rehabilitasyon amaçlı toprak dolgu yapılmak istendiğinden Tanpa Madencilik AŞ’ye kiralanmasına yönelik İSKİ görüşü sorulmuştur. Biz de 2023 tarihinde MAPEG’den yeniden sahanın ruhsat yetkisinin kimde olduğunu, Tanpa Madencilik AŞ’nin sahada yetkilendirilip yetkilendirilmediğini, daha önceki yazılarında adı geçen firmanın yetkisinin iptal edildiğinin bildirildiği yazısı da eklenerek rehabilitasyon projesi yapma yetkisinin kimde olduğu yeniden sorulmuştur. MAPEG cevabi yazısında, daha önce yazdığı gibi firmaya 2018 tarihinde bir yıl süre verilerek rehabilitasyon yapılmasını istedikleri ancak adı geçen firma süresi içinde sorumlulukları yerine getirmediğinden 2019 tarihinde ruhsat hukukunun sona erdiğini tekrar etmiştir.
Ayrıca yazısında MAPEG, Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 2021 tarihinde ilgili parsele ilişkin rehabilitasyon amaçlı dolgu döküm talebinin yapıldığını ve 2021 tarihinde İBB’ye uygun görüş verdiklerini, görüşün akıbetiyle ilgili olarak adı geçen belediyeden bilgi alınması gerektiğini ifade etmiştir. 2023 tarihli yazıyla İBB’ye konunun akıbetini sorduk. Bu alanda rehabilitasyon amaçlı bir tasarrufta bulunup bulunmayacakları konusunda kurum görüşü istenmiştir. İBB, söz konusu taşınmaz üzerinde rehabilitasyon amaçlı dolgu projesinin kendileri tarafından uygulanacağı bilgisini vermiştir. 2023 tarihinde Milli Emlak Daire Başkanlığı, İBB tarafından rehabilitasyon projesinin uygulanacağından bu projenin kamu kurumları tarafından yapılmasının daha doğru olacağı görüşünü bildirmiştir.”
Bunun üzerine, 2023’te Valiliğe söz konusu projenin Tanpa Madencilik AŞ tarafından yapılmasının uygun görülmediğini belirten Şanlısoy, “Genel Müdür Yardımcımız Begüm Çelikdelen başkanlığında ilgili firma yetkililerinin talebi üzerine yapılan toplantıda alınan karar gereği konu yeniden MAPEG’den görüş sorulması kararlaştırılmıştır. 2023 tarihinde yeniden daha önceki yazıları da bildirilerek görüşünün netleştirilmesi talep edilmiştir. MAPEG, 2023 tarihli cevabi yazısında, işletme ruhsatının 2018 tarihinde iptal edildiğini ve halihazırda ruhsat hukukunun devam etmediği yönündeki görüşünü üçüncü kez tekrar etmiştir. Adı geçen firmaya yeniden olumsuz görüşümüz bildirilmiştir. 2024 tarihinde firma yeniden izin talebinde bulunmuştur. Bu sefer İSKİ Hukuk Müşavirliğinden konunun tüm boyutları incelenerek konuya ilişkin hukuki mütalaa talep edilmiştir. 2024 tarihinde hukuk müşavirliği hukuki mütalaasında daha önce adı geçen firmaya verilen görüşlerimizin hukuki açıdan uygunluğunu teyit etmiştir. Bunun üzerine firmaya olumsuz görüşümüz yeniden verilmiştir.” beyanına yer verdi.
Hukuki süreçlerde firma yetkilisi olduğunu söyleyen İ.Ö’nün konuyu takip ettiğini belirten Şanlısoy, şu ifadeleri kullandı:
“Firma sahibi olan M.E’yle sadece Begüm Çelikdelen başkanlığında yapılan toplantıda karşılaşılmıştır. İ.Ö’nün Ekrem İmamoğlu’nun akrabası ve yeğeni olduğunu iddia ederek konuyu takip etmeye çalışmış, akrabalık ve siyasi yakınlık ilişkileri iddiasıyla İSKİ’den olumlu görüş almaya çalışmış. Biz çalışanlar, güya Ekrem İmamoğlu’yla korkutarak hakkı olmayanı talep etmekte ısrarcı olmuştur. Ancak istediğini alamayınca Begüm Çelikdelen ve Şafak Başa’yı tehditlere başladı. Bunun üzerine İSKİ kurumuna girişi yasaklanarak, kişi kara listeye alınmıştır. Şahıs bir keresinde İSKİ’ye gelerek benim için ‘Onun ev adresini biliyorum. Aile durumunu ve yakınlarının nerede çalıştığını biliyorum. Artık ne olacaksa olsun. Kan akacak, Yeter artık. Ben, Trabzon’da 50 kişiyi zor tutuyorum.’ sözleri sebebiyle İSKİ’ye polis ekipleri çağrıldı. Şahsın alkollü olduğu anlaşıldı.”
Şüpheli Şanlısoy, firma sahibi M.E’nin 1 Mart 2023’te dolgu yapılmak istenen parselin ekran fotoğrafı üzerine “Burada birine bir şey olursa sorumlusu Ekrem İmamoğlu, daire başkanı Adem Şanlısoy ve İSKİ Havza Müdürü Canan Hanım sorumludur.” şeklinde paylaşım yaparak kendilerini tehdit ettiğini öne sürdü.
İş takipçisi İ.Ö’nün İSKİ’nin güvenliğinde olay çıkartmasının ardından müşteki M.E’nin kendisine “Sayın müdürüm şimdi bir haber aldım. Ben Tanpa Madencilik’in sahibiyim. İ.Ö, bizim evrakların takipçisiydi. ‘İzinleri alırım.’ demişti. Bu yüzden evrak takibini ona vermiştik. Ama yaklaşık 1 senedir alamadığı için geçen hafta içinde işine son verdim. Bu konuda asla yetkisi yok. Bugün tatsızlık olmuş. Ne şirketin ne de benim bir bilgimiz yok. Bu olay şirketimizi bağlamıyor.” şeklinde mesaj attığını aktaran Şanlısoy, iddiaların müştekinin “kanunsuz görüşü” alamayan firmanın ve ilgililerin intikam alma maksadından başka bir şey olmadığını ifade etti.
Dosyada, müşteki İ.Ö’nün, 2023 yılı Ocak ayında Tampa Madencilik’e ait rehabilite projesi uygulaması için 3 ay geçmesine rağmen Su Havzaları Koruma Daire Başkanlığından bir görüş gelmediğinden ilgili Daire Başkanı Adem Şanlısoy’a gittiğini, her seferinde kendisini oyaladığını, bekletilme neticesi gittiği İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa’nın “Fatih Keleş’in yanına git, ne veriyorsan ver. Senin işini ancak o çözebilir. Fatih Keleş bize talimat verirse 10 dakikaya yazı hazırlarız.’ şeklindeki iddiaları da aktarıldı.
İ.Ö’nün beyanında, daha önce tanıştıkları Ekrem İmamoğlu’yla Trabzon’a geldiğinde bir otelde iki kez görüştüğü, Şafak Başa’nın teklifini aktardığı, İmamoğlu’nun “Sen genel müdüre küfür edip, yumruk atmışsın.” dediği, İSKİ’de yapılan haksızlıkları tek tek kendisine anlattığında “konuyu inceleteceğini” söylediği iddiaları da yer aldı.
Müşteki İ.Ö’nün, “Ben araya Ali Nuhoğlu’nu da sokmama rağmen sorun çözülemedi. Meğerse bunlar zaten Ekrem İmamoğlu, Ali Nuhoğlu, Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz, Murat Ongun beraber hareket ediyorlarmış. Kurdukları bu yapı üzerinden insanlardan rüşvet topluyorlarmış. Ben, bu rüşveti vermediğimden dolayı iki yıldır mağdur durumdayım. Geçen haftaki Ekrem İmamoğlu ile Trabzon’daki görüşmemizde ise yine beni oyalayıcı sözler söyledi.” şeklindeki iddiaları Şanlısoy’a soruldu.
Müşteki İ.Ö’nün Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Ali Nuhoğlu, Tuncay Yılmaz ve Murat Ongun’la yaptığı görüşmeler hakkında bilgi sahibi olmadığını öne süren Şanlısoy, İmamoğlu dışında kimseyi tanımadığını söyledi.
Şanlısoy, bu soruşturmayla ilişkilendirilmelerinin en önemli nedenlerinden birisinin Sazlıdere İçme Suyu Havzası’nda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yapılan, ruhsatsız olan 24 bin konut inşaatı için tutanakla işlem yapmış olmalarından kaynaklandığını savundu. Hiçbir şekilde yasalara ve havza mevzuatına aykırı bir işlem yapmadığını kaydeden Şanlısoy, herhangi bir suç işlemediğini savundu.
ŞAFAK BAŞA’NIN İFADESİ
Soruşturma kapsamında 52 şüpheliyle birlikte gözaltına alınan İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ise Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polislerine 20 sayfalık ifade verdi.
İfadesinde soruşturmadaki şüphelilerle tanışıklıklarını anlatması istenen Başa, “Şahıslardan hiçbiriyle herhangi bir ticari ilişkim yoktur. Ekrem İmamoğlu, İBB Belediye Başkanı olduğu için, aynı zamanda İSKİ Yönetim Kurulu Başkanı olduğu için tanırım. 2019 yılında İSKİ’ye atandığımda iş gereği kendisiyle tanıştım. Daha öncesinde şahsi tanışıklığım olmadı.” beyanında bulundu.
YAKUP ÖNER’E EVİNDE ELE GEÇİRİLEN ALTIN VE PARALAR SORULDU
Suruşturmada gözaltına alınan İBB Harita Mühendisi Yakup Öner, evinde ele geçirilen yüklü miktardaki altın ve nakit paranın düğününden gelen takılar ve 10 yılı aşkın süredir yaptığı yatırımlardan olduğunu savundu.
Yakup Öner emniyetteki ifadesinde 2019 yılı Ağustos ayından beri İBB’de harita mühendisi olarak çalıştığını, aylık gelirinin 274 bin lira olduğunu söyledi.
Öner’e, müşteki E.T’nin ifadesinde yer alan iddialar soruldu.
Müşteki E.T, beyanında kendisine irtikap eylemleri yapıldığını, bunun durması için reklam işlerini yürüten N.Ö. ile görüşerek araya girmesini istediğini belirterek, “N.Ö, bu haksızlığı Şişli Belediye Başkanı’nın yaptığını ve bunu önleyemeyeceğini söyledi. Bu zulümleri yapanlardan biri de Yakup Öner’dir. Öner, 2024 Mayıs ayında N.Y. ile beraber ofisime geldiler. Öner, bana ‘Senden istenileni yapmazsan bu malı her türlü elinden alırlar. Bunlar siyaset yapıyorlar, sen bunlarla baş edemezsin. Seni siyasi hiç kimse de sevmiyor, sana sahip çıkan olmaz. Biz bu malı elinden alırız.’ şeklinde tehditte bulundu.” ifadelerini kullandı.
Öner, E.T. ile görüştüğünü ancak bu görüşmede tehditte bulunmadığını savunarak, E.T’ye Şişli’de yapı yoğunluğunun yüksek olduğu bir bölgede büyük bir yapının uygun olmayacağını, Şişli Belediyesinin onaylayacağı yeni bir proje ile bu sorunun ortadan kaldırılabileceği yönünde tavsiyede bulunduğunu öne sürdü.
Tanıklardan O.A’nın “Öner, İmamoğlu’nun danışmanıdır. Belediyeyle işi olanlar kendisine gider. Bu kişilerin işlerini çözdüğünü duydum.” şeklindeki beyanı sorulan Öner, belediyede işleri olanlarla ilgili iş çözme iradesi ve pozisyonunun bulunmadığını iddia ederek, “İBB Başkanı’nın uzmanlık alanıma giren konularda benden görüş aldığı durumların bulunduğu doğrudur.” ifadesini kullandı.
Öner, Tanık C.A’nın “İmamoğlu, bildiğim kadarıyla kendisine ayrı bir önem vermektedir, özel ekibinde yer almaktadır. Özellikle imar işlerinde yapılan usulsüzlüklerde bu şahıs vardır. Kendisinin olağan dışı zenginleşmesi mevcuttur.” iddiasına karşın bu kişiyi tanımadığını, hakkındaki ithamlarını kabul etmediğini belirtti.
“DÜĞÜNDEN KALAN ALTINLAR”
Gizli tanık Rüzgar’ın “Öner, İmamoğlu’nun danışmanlarındandır. Adı Swiss Hotel’in satım sürecinde basına yansıdı. Kendisi Boğaziçi İmar Müdürlüğünü asıl yöneten kişidir. İmarla ilgili işleri Öner takip eder. Ondan izin almadan ve rüşvet vermeden Boğaziçi öngörünüm bölgesinde tadilat ruhsatı dahi alamaz.” şeklindeki beyanı sorulan Öner, iddiaların asılsız olduğunu savundu.
Öner, operasyon sırasında evinde ele geçirilen 1 kilo 400 gram altın, 8 bilezik, 59 çeyrek, 4 tam, 9 yarım, 1 büyük altın ve 4 ata lira ile 200 bin lira nakit paranın kaynağının sorulması üzerine “Ziynet altınlarının büyük kısmı 2013 yılında yapılmış olan düğünümden gelen takılardır. Diğerleri 10 yılı aşan süre içerisinde elde etmiş olduğumuz gelirlerle yatırım amacıyla satın aldığımız altınlardır. Nakit olarak el konulan paralar ise aylık 200 bin lira olan kira geliri ve 75 bin civarı olan maaş gelirimden gelen paralardır.” ifadelerini kullandı.
“YAKUP ÖNER İMAMOĞLU’NUN TEKNİK DANIŞMANIDIR”
İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik ise etkin pişmanlık hükümlerinden yaralanmak istemediğini söyledi.
Herhangi bir firması ya da iş yerinin olmadığını belirten Özçelik, İBB tarafından gerçekleştirilen ihalelere katılmadığını, ihalelerin hiçbir sürecinde bulunmadığını savundu.
Özçelik’e, kendisiyle aynı soruşturma kapsamında şüpheli konumunda bulunan kişilerin fotoğrafları gösterilerek tanıyıp tanımadığı soruldu.
Ekrem İmamoğlu’nu şahsi olarak tanımadığını söyleyen Özçelik, “Kendisini İBB Başkanı olması sebebiyle tanıdım. İş dışında görüşmüşlüğüm yoktur. Kendisiyle aramda alacak-verecek, borç gibi ticari faaliyetim olmamıştır. Aramızda herhangi bir husumet yoktur. Telefon numarası telefonumda kayıtlı değildir.” ifadelerini kullandı.
Özçelik, soruşturmaya konu 33 firmanın ismi okunarak, “Firma ve firma sahipleriyle ilgili herhangi bir ticari ilişkiniz var mı?” şeklinde yöneltilen soruya, “Tarafıma okunan firmaları ve firma sahiplerini tanımam, kim olduklarını bilmem. Hiçbiriyle herhangi bir ticari faaliyetim olmamıştır.” cevabını verdi.
Özçelik’e, müşteki Sedat K’nin “İBB mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan birçok reklam alanında mevzuata aykırı uygulamalar yapıldığı ve bu suretle süresi biten ve devam eden kira sözleşmeleriyle cari yılı itibarıyla 4 milyar 91 milyon 691 bin 748 lira artı KDV tutarında kamu zararına sebep olunduğu”na ilişkin iddiası soruldu.
Bu kişinin iddia ettiği olaylar hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını savunan Özçelik, “3 Ağustos 2014 yılından günümüze kadar İBB Başkanlığında Kamulaştırma Şube Müdürü olarak görev yaptım. Görev süresi boyunca herhangi bir reklam veya ihale hakkında görev yapmadım, müdahil olmadım. Çalışmış olduğum birimin görev kısmında bu olayın herhangi bir bağlantısı yoktur.” dedi.
Özçelik, İBB’de mühendis olarak çalışan ve danışman Yakup Öner’le HTS kayıtlarına göre 3 irtibatının bulunduğuna ilişkin soruyu, “Yakup Öner isimli şahıs İBB Başkanlığı yapmış olan Ekrem İmamoğlu’nun teknik danışmanıdır. Öner’le iş dışında herhangi bir görüşmem yoktur. Yakup Öner isimli şahıs, belediye başkanı danışmanı olduğu için ve ben de bir şube müdürü olduğum için işle alakalı olarak aramıştır. Kendisi belediyede benden yüksek makamda görev yapan bir kişidir. Benim alanıma giren teknik konularda bilgi almak için görüşmüşümdür.” diye cevapladı.
KÜÇÜKÇİFTLİK PARK’IN KAMULAŞTIRILMASI
Gizli tanık “Rüzgar”ın, “Küçükçiftlik Park isimli yerin kamulaştırma süreci incelendiğinde belediyenin buraya karşılık gayrimenkullerini verdiği, bu süreci de Kaan Sürmegöz (şüpheli), Fatih Özçelik (şüpheli) ve Buğra Gökçe’nin (şüpheli) yürüttüğü görülecektir. Sürmegöz, Ongun’a bağlıdır. Her ne kadar Emlak Daire Başkanı olsa da Murat’ın (Ongun) emir ve talimatlarını yerine getirir. Emlak Başkanlığının reklam işlerini Murat belirlediği kişilere verir. Kültür AŞ ve Medya AŞ üzerinden ilana çıkartır. Fatih Özçelik ise kamulaştırma işlerini takip eder. Yapılacak usulsüzlüklerin kurgusunu Fatih tasarlar.” şeklindeki beyanı, Özçelik’e okundu.
Özçelik, tanık beyanına karşı şunları söyledi:
“Küçükçiftlik Park isimli yer ,Harbiye 768 ada 5 parsel sayısı taşınmazın olduğu alandır. Bu taşınmazın Büyükşehir Belediyesi ilgili müdürlüğünce genel sekreterden alınan onay sonrası, Kamulaştırma Müdürlüğüne kamulaştırma talebi gelmiş, Büyükşehir Belediyesi Encümeninden alınan kamulaştırma kararıyla çalışmalara başlanmıştır. Bu süreçte Kamulaştırma Kanunu’nun 26. maddesine istinaden taşınmaz malikine nakdi bedel yerine arsa verilmiştir. Bu arsaların bedelleri de belediyenin emlaklardan sorumlu olan müdürlüğü Emlak Müdürlüğünce belirlenmiştir. Kamulaştırmaya konu taşınmazın bedeliyse Kamulaştırma Müdürlüğü uhdesindeki, şahsımın bulunmadığı Başkanlık Kıymet Takdir Komisyonunca belirlenmiştir. Sonrasında yine encümen kararı alınarak trampa işlemi tamamlanmıştır.”
Murat Ongun’un kim olduğunu bildiğini ancak tanımadığını söyleyen Özçelik, Kaan Sürmegöz ile Ongun arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığını bilmediğini savundu.
Özçelik, soruşturmanın şüphelilerinden Kaan Sürmegöz ile arasındaki para transferlerinin sorulması üzerine, “Kaan Sürmegöz, bu tarihlerde Reklam Yönetimi Şube Müdürü olarak görev yapmaktaydı. Ben de aynı tarihte Daire Başkanlığına bağlı Kamulaştırma Şube Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapmaktaydım. Şu an parayı neden gönderdiğimi hatırlamıyorum.” beyanında bulundu.
Soruşturmanın şüphelilerinden İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, İSKİ Çevre Denetim Dairesi Başkanı Adem Şanlısoy, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcıları Erdinç Çolak ve Onur Aldı, eski İSKİ Satın Alma Şefi Faik Özberk, Mali Müşavir Meral Çakır, Kültür AŞ çalışanı Metin Bal ve İBB eski Genel Sekreter Yardımcısı Çakılcıoğlu’nun aralarında bulunduğu bazı kişilerle baz kaydının bulunduğu belirtilerek nedeni sorulan Özçelik, şu cevabı verdi:
“Bu isimli şahısların hiçbirini tanımam. Hiçbiriyle dışarıda görüşmedim. Sadece İBB’nin Bakırköy Ek Hizmet binasında görev yaptığım için bu şahıslar hizmet binasına gelmişse ya da çalışıyorsa aynı noktada baz vermiş olabilirim. Bu şahısların hiçbiriyle buluşmadım, görüşmedim. Bir araya gelecek herhangi bir etkinlik içinde bulunmadım.”
Suçlamaları kabul etmeyen Özçelik, “Kanunlar ve mevzuat çerçevesinde görevimi yaptım. Suçlamalar görevim ve yetkimle alakalı değildir. Görevimle ilgili olduğu iddia edilen suçlamalar gerçek dışıdır.” ifadelerini kullandı.
Gündem
Trump Ankara’ya Geliyor! 17 Yıl Sonra İlk ABD Başkanı Ziyareti
Trump Ankara’ya Geliyor! 17 Yıl Sonra İlk ABD Başkanı Ziyareti
7 Temmuz 2026, 06: 57.
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

ABD Başkanı Donald Trump, 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere Air Force One uçağıyla Ankara’ya hareket etti. Trump’ın bugün öğleden sonra Esenboğa Havalimanı’na inmesi bekleniyor.
Son Dakika | ANKARA – ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da bugün başlayacak tarihi NATO Zirvesi’ne katılmak üzere Air Force One uçağıyla yola çıktı. Trump, ABD’nin Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Havalimanı’ndan hareket ederek kritik zirve için Türkiye’ye geliyor.
17 YILLIK HASRET SONA ERİYOR
Donald Trump’ın Ankara temasları, bir ABD Başkanı’nın Türkiye’ye 17 yıl sonra yapacağı ilk ziyaret olma özelliği taşıyor. Türkiye en son 2009 yılında, dönemin ABD Başkanı Barack Obama’yı ağırlamıştı. Trump, ilk kez bir yurt dışı seyahatinde kullanacağı yeni “Boeing 747” tipi Air Force One uçağıyla Ankara Esenboğa Havalimanı’na iniş yapacak.
Başkan Trump’ı, Türkiye saatiyle öğleden sonra Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmi törenle karşılayacak. Trump’ın konvoyuna atlı birliklerin de eşlik etmesi bekleniyor.
BEŞTEPE’DE KRİTİK ZİRVE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuğu Trump ile Beştepe’de kritik bir görüşme gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Erdoğan-Trump görüşmesinde Türkiye-ABD ilişkilerinin gözden geçirileceğini söyledi.
Görüşmede masaya yatırılacak kritik başlıklar arasında şu konular yer alıyor:
· Milli muharip uçak KAAN’da kullanılacak F-110 savaş uçağı motorlarının satışı
· Türkiye’nin F-35 programına dönüşü
· Suriye ve Gazze’deki son durum
Ankara’nın temel beklentileri arasında ABD’nin CAATSA yaptırımlarını kaldırması ve Türkiye’yi F-35 programına geri alması yönünde adım atılması bulunuyor.
TRUMP’IN ANKARA PROGRAMI
ABD Başkanı’nın Ankara programı yoğun geçecek. Trump, ilk olarak NATO liderler yemeğine katılacak, Çarşamba günü ise NATO liderleri oturumu ve aile fotoğrafında yer alacak. Daha sonra Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve Suriye lideri ile görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenleyecek.
Erdoğan ve Trump’ın görüşmelerden sonra ikili anlaşmalara imza atması ve ortak basın toplantısı yapması bekleniyor.
GÜVENLİK ÖNLEMLERİ HAD SAFHADA
Trump’ın Ankara ziyareti için olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. ABD Başkanı’nın konaklaması için Söğütözü bölgesindeki lüks bir otel tamamen kapatıldı. ABD Gizli Servisi ve Türk emniyet güçlerinin ortak koordinasyonuyla yürütülen operasyon kapsamında, otele sivil veya dışarıdan kimsenin alınmayacağı öğrenildi.
Trump, yaklaşık bin kişilik dev bir delegasyon ve eşsiz güvenlik önlemleriyle Ankara’ya geliyor. Başkanlık aracı “The Beast” (Canavar) olarak bilinen zırhlı araç da zirveden bir gün önce Ankara’ya getirildi.
DİPLOMATİK HAREKETLİLİK
Zirve öncesinde Ankara’da önemli bir görüşme gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barack’la bir araya geldi. Görüşmede Erdoğan-Trump zirvesinin ele alındığı belirtiliyor.
36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne 32 devlet başkanı katılacak. 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek zirve kapsamında dünya liderleri Ankara’da bir araya gelecek.
· Ziyaret Tarihi: 7 – 8 Temmuz 2026
· Tahmini Varış: 7 Temmuz Salı, 14.00 – 14.15 (Esenboğa Havalimanı)
· Karşılama Töreni: 7 Temmuz Salı, 15.00 (Cumhurbaşkanlığı Külliyesi)
· Erdoğan – Trump Görüşmesi: 7 Temmuz Salı, 15.15 (Baş başa ve heyetler arası)
· NATO Liderler Yemeği: 7 Temmuz Salı, 19.05
· NATO Resmi Oturumu: 8 Temmuz Çarşamba, 10.30 – 10.50 (Aile fotoğrafı)
Gündem
NATO Genel Sekreteri Rutte’den Ankara Zirvesi Öncesi Türkiye’ye Övgü Dolu Mesaj: “İttifakın En Güçlü Ordularından Birine Sahip”
NATO Genel Sekreteri Rutte’den Ankara Zirvesi Öncesi Türkiye’ye Övgü Dolu Mesaj: “İttifakın En Güçlü Ordularından Birine Sahip”
TARİH & SAAT: 07.07.2026 / 06:45
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye’nin ittifak için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha vurguladı. Rutte, Türkiye’nin NATO’nun kurucu üyelerinden biri olmasa da neredeyse en başından beri ittifakın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin donanım ve eğitim seviyesine dikkat çekti.
Ankara’da gerçekleştirilecek tarihi zirve öncesinde Brüksel’de Anadolu Ajansı’na özel açıklamalarda bulunan Rutte, ittifak içindeki dengelerin değiştiğine işaret etti. “Lahey Zirvesi’nde verilen sözlerin artık uygulamaya dökülmesi gerekiyor. Ankara Zirvesi bir uygulama zirvesi olarak hatırlanmalı” diyen Rutte, özellikle savunma sanayi üretiminin artırılması gerektiğinin altını çizdi.
“Türkiye İttifakın Çok Önemli Bir Parçası”
Türkiye’nin NATO içindeki konumunu değerlendiren Rutte, “Türkiye, NATO açısından son derece önemli bir ülke. Kurucu üyeler arasında yer almasa da İttifakın kuruluşundan yalnızca 3 yıl sonra, 1952’de NATO’ya katıldı. Dolayısıyla neredeyse en başından beri İttifakın bir parçası” ifadelerini kullandı.
NATO Genel Sekreteri, Türkiye’nin askeri kapasitesine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün NATO’nun en güçlü ordularından birine sahip. Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli.”
Rutte ayrıca Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümüne dikkat çekerek, “Türkiye devasa bir savunma sanayisi avantajına sahip. Ankara Zirvesi’nin ilk günündeki Savunma Sanayi Forumu’nda bu konuya odaklanacağız” dedi.
Savunma Harcamalarında Yeni Dönem: NATO 3.0
Rutte, Avrupa ülkeleri ve Kanada’nın son 2 yıl içinde savunma harcamalarına ilave 250 milyar dolar ayırdığını belirterek, bu rakamın etkileyici olduğunu söyledi. Ancak Rutte, sadece bütçe artışının yeterli olmadığını, bu kaynakların somut askeri kabiliyetlere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
NATO’nun geleceğine ilişkin “NATO 3.0” kavramını gündeme getiren Rutte, ittifakın artık ABD’ye aşırı bağımlı olmaktan çıktığını belirtti:
“NATO 3.0, NATO 2.0’dan farklı. Eskiden ABD’ye aşırı bağımlıydık. ABD konvansiyonel ve nükleer caydırıcılıkla Avrupa’daki varlığını sürdürecek, ancak bundan sonra Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlendiği bir NATO göreceğiz.”
Ankara Zirvesi’nin Üç Önceliği
Rutte, Ankara Zirvesi’nin üç temel önceliğini şöyle sıraladı:
1. Savunma harcamalarının artırılması ve taahhütlerin hayata geçirilmesi
2. Ukrayna’ya askeri desteğin sürdürülmesi
3. Savunma sanayi üretim kapasitesinin genişletilmesi
Rutte, özellikle savunma sanayi üretiminde yaşanan tedarik sorunlarına dikkat çekerek, “Üretim süreleri hala çok uzun. İyileşmeler olsa da çıktı hala yetersiz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin Liderlik Rolü
Rutte, Türkiye’nin coğrafi konumu ve ittifak içindeki liderlik rolünün önemine de vurgu yaptı. Ankara Zirvesi’nin ev sahibi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibine teşekkür eden Rutte, zirvenin yapılacağı mekanı “harika” olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişine dikkat çeken Rutte, ülkede yaklaşık 3 bin savunma firmasının faaliyet gösterdiğini ve Türkiye’nin bu alanda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi.
Gündem
Ankara Tarihi NATO Zirvesi’ne Hazır: Kapalı Yollar ve Alınan Önlemler
Ankara Tarihi NATO Zirvesi’ne Hazır: Kapalı Yollar ve Alınan Önlemler
Tarih: 07.07.2026 | Saat: 06:30
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Ankara, bugün başlayacak NATO Liderler Zirvesi için geri sayımı tamamlarken, Başkent’te güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek zirve öncesinde Ankara Valiliği, şehrin önemli arterlerinde trafiğe kapatma ve park yasağı kararlarını duyurdu. İşte merak edilen tüm detaylar…
Zirve Bugün Başlıyor: Savunma Sanayi Forumu ile Start Veriliyor
NATO Liderler Zirvesi, bu sabah Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu ile resmen başladı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin açılış konuşmasını yapacağı forumda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de konuşmalar yapması bekleniyor. Forum, NATO müttefiklerini ve savunma sanayi liderlerini bir araya getirecek.
Zirvenin ilk gününde Beştepe’de saat 17.00’de Dışişleri Bakanları toplantısı gerçekleşirken, saat 18.30’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde devlet ve hükümet başkanları ile eşleri için resmi resepsiyon ve akşam yemeği düzenlenecek.
Zirvenin ikinci günü olan 8 Temmuz’da ise NATO Genel Sekreteri Rutte ile liderlerin açıklamalarının ardından aile fotoğrafı çekilecek. Saat 11.15’te Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı gerçekleşecek, ardından Mark Rutte basın toplantısı düzenleyecek.

Trump da Geliyor: Erdoğan ile Kritik Görüşme
Zirveye katılacak isimler arasında ABD Başkanı Donald Trump da yer alıyor. Trump, 7 Temmuz’da Ankara’ya geliyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Beştepe’de resmi törenle karşılanacak. İki liderin baş başa ve heyetler arası görüşmelerinde KAAN milli muharip uçağında kullanılacak F-110 motorlarının satışı, Türkiye’nin F-35 programına geri dönüşü, Suriye ve Gazze’deki son durum gibi kritik başlıkların masada olması bekleniyor.
Ankara’da Kapalı Yollar: İşte Liste
Ankara Valiliği’nin yazılı açıklamasına göre, 6-9 Temmuz tarihleri arasında Esenboğa Havalimanı ve Ankara (Etimesgut) Havalimanı’ndan başlayarak geliş/gidiş güzergahları ile etkinlik alanları trafiğe kapatılacak.

Trafiğe kapatılan yollar şöyle:
· Ankara Çevre Yolu (O-20 Kuzey Ankara Bölgesi) – Mamak Ortaköy Bağlantısı ile Yenimahalle Yuvaköy Yolu arası
· Mevlana Bulvarı, Özal Bulvarı, İsmet İnönü Bulvarı, Dumlupınar Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Ankara Bulvarı, Atatürk Bulvarı
· 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi, Beştepe Caddesi, Söğütözü Caddesi
· Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Alparslan Türkeş Caddesi, Ufuk Üniversitesi Caddesi
· Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile JW Marriott, Sheraton, Lugal, Hilton, Divan Ankara, Bilkent, InterContinental, Metropolitan, Alegria Business, Hilton Garden Inn, Crowne Plaza, Mövenpick, Wyndham ve Grand Mercure otellerinin çevresi
Park Yasağı ve Motokurye Yasağı da Var
Zirve kapsamında söz konusu güzergahlar üzerinde park yasağı kararı alındı. Yola cephesi olan ikametler, iş merkezleri, taksi durakları, kamu kurumları, üniversiteler, AVM’ler ve işyerlerinin otoparklarında araç park edilemeyecek. Kısıtlama 9 Temmuz tarihine kadar geçerli olacak.
Ayrıca belirlenen cadde ve yollarda motokurye yasağı da uygulanacak. Motokuryeler, 6-9 Temmuz tarihleri arasında kapalı yollar listesinde yer alan güzergahlara giriş yapamayacak.
Gıda ve İlaç Taşıyan Araçlara Özel Düzenleme
Zirve önlemleri kapsamında gıda ve ilaç taşıyan araçlar için de özel bir düzenleme yapıldı:
· Gıda taşıyan kamyonlar, 06 Temmuz saat 00.00’dan 09 Temmuz saat 05.00’e kadar Çevre Yolu’ndan İstanbul Yolu’na katılarak Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nı takip edecek ve belirlenen güzergah üzerinden Toptancı Hal’e giriş yapabilecek.
· İlaç ve bozulacak acil malzeme taşıyan kamyonlar ise aynı tarihlerde Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nı kullanarak Dumlupınar, 1071 Malazgirt, Sakıp Sabancı, Anadolu, Ankara, Mevlana, İnönü ve Atatürk bulvarları haricindeki güzergahları kullanabilecek.
Esenboğa Havalimanı’nda Hava Trafiğine Kısıtlama
NATO Zirvesi nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanı, belirlenen tarih ve saatlerde hava trafiğine geçici olarak kapatılacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yayımlanan NOTAM doğrultusunda uygulanacak kısıtlama ile ilgili resmi açıklama yapıldı.
Vatandaşlara Uyarılar
Ankara Valiliği, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için alternatif güzergahları kullanmalarını ve park yasağına uymalarını önemle hatırlattı. Zirve boyunca güvenlik önlemlerinin en üst seviyede tutulacağı belirtilirken, özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafiğin yoğunlaşması bekleniyor.
-
Gündem6 gün önceDENİZLİ’DE KANLI KAVGA: ALACAK-VERECEK TARTIŞMASI KANLI BİTTİ, 1 KİŞİ ÖLDÜ, 3 YARALI
-
Magazin1 hafta önceKadir İnanır’a Harbiye’de Duygusal Veda: Yeşilçam’ın Efsane Jönü Son Yolculuğuna Uğurlanıyor
-
Teknoloji1 hafta önceGoogle’dan Meta’ya ‘Gemini’ Şoku: Rekabet Gerilimi Tırmanıyor
-
Gündem1 hafta önceCami Avlusunda Kanlı Saldırı: 2 Kişi Hayatını Kaybetti
-
Gündem1 hafta önceDSÖ: Avrupa’da yüksek sıcaklıklar can aldı! 21 Haziran’dan bu yana 1300’den fazla kişi hayatını kaybetti
-
Magazin1 hafta önceHarry Styles Sahnede Yere Yığıldı! O Anlar Hayranları Korkuttu
-
Son Dakika1 hafta önceİstanbul Silivri’de Servis Minibüsü Devrildi: 2 Ölü, 10 Yaralı
-
Gündem6 gün önceMersin’de dehşet anları: Erkek arkadaşı tarafından yerde sürüklenip araca bindirilen kadını başka bir kadın kurtardı
