Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Gazze’de son durum: 115’i çocuk, 289 Kişi Açlıktan Öldü — Famine ve Sağlık Kurumlarının Alarmı

Yayımlandı

üzerinde

FATİHDOGANMEDYA HABER –  GAZZE

24 AĞUSTOS 2025  13:08

AÇIKLAMA : Gazze’de IPC tarafından ilan edilen kıtlık, sağlık yetkililerinin bildirdiği 289 açlık kaynaklı ölüm (115’i çocuk) sayısını artırdı. IPC, BM ve yardım örgütlerinin uyarıları, insani ulaşımdaki engeller ve uluslararası tepkilerle ilgili son gelişmeler — FatihDogAnMedya için detaylı haber.

Özet

Gazze Sağlık Bakanlığı ve uluslararası kuruluşların raporlarına göre, Gazze Şeridi’nde son dönemde açlığa bağlı ölümler artıyor. Resmi verilere göre açlıktan hayatını kaybedenlerin sayısı 289’a, bunların 115’i çocuk olduğu bildirildi. Bu gelişme, Birleşmiş Milletler destekli uzmanların Gazze City bölgesinde kıtlık (famine) ilan etmesiyle paralel seyrediyor.


Ne oldu, hangi veriler açıklandı?

  • Açlık nedeniyle ölenlerin sayısı: Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre açlıktan ölenlerin sayısı 289’a yükseldi; bu ölümler arasında 115 çocuk olduğu kaydedildi. Bu rakamlar, sahadaki sağlık kurumları tarafından derlenen resmi istatistikleri yansıtıyor.

  • Kıtlık ilanı: Birleşmiş Milletler destekli Integrated Food Security Phase Classification (IPC) raporu, Gazze City ve çevresinde kıtlık koşullarının oluştuğunu ilan etti; uzmanlar durumun Deir el-Belah ve Khan Younis’e yayılma riski olduğuna dikkat çekiyor.

  • Sağlık ve beslenme durumu: Gazze’deki hastaneler, ciddi derecede zayıf, iskeletleşmiş görünümdeki hastalar ve çocuklar gördüklerini; acil beslenme takviyeleri (RUTF gibi) ve süt/formül eksikliğinin ölümleri hızlandırdığını bildiriyor. Tıbbi personel ve yardım çalışanları, özellikle 5 yaş altı çocuklarda akut malnütrisyon vakalarının çok yüksek olduğuna dikkat çekiyor.


Yardım akışı, engeller ve eleştiriler

  • Uluslararası yardım kuruluşları ve BM organları insani erişimin engellenmesi, dağıtım mekanizmalarındaki kaos ve güvenlik sorunlarının yardımların etkili ulaşımını engellediğini söylüyor. IPC raporu, milyonlarca kişinin acil insani yardım ihtiyacı içinde olduğunu belirtiyor

  • İsrail yetkilileri ve ilgili kurumlar (COGAT vb.) ise bazı raporları reddediyor; yardım akışının arttığını savunan açıklamalar yapıldı ve IPC raporunun verileri “yanıltıcı” veya “taraflı” olarak nitelendirildi. Bu karşı görüş, uluslararası değerlendirmeler ile yerel veriler arasında tartışma yaratıyor.


Görgü tanıkları ve sağlık çalışanlarının tanımları

Doktorlar ve saha çalışanları, açlıkla bağlantılı ölümlerde artış gördüklerini; çocukların iskeletleşmiş halde hastanelere getirildiğini, cerrahi/tedavi gereken vakaların ise beslenme yetersizliği nedeniyle daha kötü seyrettiğini bildiriyor. Bu tanıklıklar, IPC ve sağlık kurumlarının verileriyle örtüşüyor.


Uluslararası tepki ve hukuki boyut

BM yetkilileri ve insani yardım örgütleri “insani erişimin derhal açılması”, silahsızlaştırılmış koridorlar ve kapsamlı bir ateşkes çağrısı yapıyor. BM İnsan Hakları Ofisi ve bazı uluslararası hukukçular, açlığa neden olunmasının savaş hukuku çerçevesinde ciddi soruşturma gerektirebileceğini belirtiyor. Öte yandan ilgili taraflar suçlamaları kabul etmiyor; diplomatik girişimler yoğunlaşıyor.


Kısa tarihçe (kronoloji)

  • Ekim 2023: Bölgedeki geniş çaplı çatışmaların başlamasıyla insani koşullar ağırlaştı.

  • 2024–2025: Abluka, yerleşim yerlerinin tahribi ve tekrarlayan operasyonlar nedeniyle tarım, tedarik zinciri ve gıda piyasaları çöktü.

  • Ağustos 2025: IPC, Gazze City çevresinde kıtlık ilan etti; aynı dönemde açlığa bağlı ölümler resmi rakamlarla paylaşılmaya devam etti. (Detaylı tarihsel raporlar ve sayısal arşivler için uluslararası haber ajanslarının raporlarına bakılabilir).


Ne yapılmalı? Yardım kuruluşlarının çağrıları

Uzmanlar ve yardım kuruluşları şu acil adımları tekrarlıyor:

  1. Tam, engelsiz insani erişim ve sahaya güvenli koridorlar.

  2. Acil beslenme malzemeleri, özellikle bebek ve küçük çocuklar için formül sütü, RUTF (ready-to-use therapeutic food) ve mikronutrient takviyeleri.

  3. Hastaneler için yakıt ve tıbbi malzeme temini (soğutma, jeneratör, cerrahi malzeme).

  4. Uluslararası gözetim ve şeffaf dağıtım mekanizmaları ile yardımların amacına uygun kullanımının sağlanması.


Sıkça sorulanlar (Kısa cevaplar)

  • Bu ölümler nasıl tespit ediliyor? — Yerel sağlık kurumları, hastane kayıtları ve saha raporları derlenerek sınıflandırılıyor; uluslararası örgütler de gözlemlerle destekliyor.

  • Kıtlık ilanı ne anlama geliyor? — IPC kriterlerine göre belirli eşiğin aşılması (yüksek oranda akut malnütrisyon, günde 2/10.000 ölüm oranı gibi) ile “famine” ilan edilir; nadir ve ciddi bir sınıflandırmadır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Tarihi İmza: 2026-2035 “Aile ve Nüfus On Yılı” Resmen Başladı, Her Yıl Mayıs Ayının Son Haftası “Milli Aile Haftası” Olacak

Yayımlandı

üzerinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Tarihi İmza: 2026-2035 “Aile ve Nüfus On Yılı” Resmen Başladı, Her Yıl Mayıs Ayının Son Haftası “Milli Aile Haftası” Olacak

Tarih/Saat: 2 Mayıs 2026 / 00:30

Resmi Gazete’nin 2 Mayıs 2026 tarihli sayısında yayımlanan genelge ile 2026-2035 dönemi “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak ilan edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yürürlüğe giren genelge, düşen doğurganlık hızı ve değişen demografik yapıya karşı kapsamlı bir yol haritası ortaya koyuyor. Buna göre, her yıl mayıs ayının son haftası “Milli Aile Haftası” olarak kutlanacak.

Genelgenin detaylarında, küresel çapta uzun yıllardır uygulanan nüfus artışını frenleyici politikalara ve özellikle aile yapısını hedef alan akımlara karşı net bir duruş sergileniyor. Metinde, “cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımların aile kurumunu, nesilleri ve milli-manevi değerleri tehdit ettiği” vurgulanıyor.

· Aile ve Nüfus Yapısına Bütüncül Koruma: Kamu kurum ve kuruluşları, bundan böyle görev alanlarıyla ilgili tüm faaliyetlerinde “aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı” bir yaklaşımla hareket edecek. Tüm kamu politikaları, düzenlemeler ve araştırmalar aile ve nüfus etkisi yönünden değerlendirilecek.
· Evlilik ve Çocuk Teşviki: Evlilik kurumunun toplumsal itibarının korunması, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve çok çocuklu aile yapısının desteklenmesi için yeni mekanizmalar devreye alınacak. Çocuk sahibi olmayı özendirici uygulamalar hayata geçirilecek.
· Kırsala Dönüş ve Aile Dostu Şehirler: Nüfusun kırsal alana dönüşünü özendirecek tedbirler alınması da genelgenin hedefleri arasında yer alıyor.

Cumhurbaşkanlığı tarafından duyurulan ve 15 maddelik kapsamlı bir planı içeren genelge, doğurganlık hızının Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine gerilemesi ve demografik dönüşümün varoluşsal bir boyuta ulaşması tespitine dayanıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu adımla ilgili olarak “Aile yapımızı koruyan güçlü bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Hedefimiz güçlü aile, güçlü toplum” değerlendirmesinde bulundu.

2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle ivme kazanan çalışmaların devamı niteliğindeki bu stratejik adım, “Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi” ile uzun vadeli bir çerçeveye oturtuldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Vizyon Belgesi, bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuyla paylaşıldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Niğde’de Kavşakta Feci Kaza: Otomobil Kağıt Gibi Ezildi, 2’si Ağır 4 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Niğde’de Kavşakta Feci Kaza: Otomobil Kağıt Gibi Ezildi, 2’si Ağır 4 Yaralı

Tarih: 2 Mayıs 2026, Cumartesi | Saat: 01:06

Niğde-Kayseri kara yolu Emniyet Müdürlüğü Kavşağı’nda gece saatlerinde iki otomobil çarpıştı. Kazada araçlardan biri hurdaya dönerken, ikisi ağır olmak üzere 4 kişi yaralandı.

Kaza, 2 Mayıs 2026 gecesi Nar Mahallesi Çevre Yolu Caddesi üzerindeki Emniyet Müdürlüğü Kavşağı’nda meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre, F.K. yönetimindeki 34 TC 6121 plakalı otomobil ile H.A. idaresindeki 09 EE 610 plakalı araç, henüz belirlenemeyen bir nedenle kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle H.A.’nın kullandığı otomobil devrilerek kağıt gibi ezildi ve hurda yığınına döndü.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada sürücü H.A., aynı araçtaki N.A.Ç. ve diğer araçtaki 2 kişi yaralandı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan H.A. ve N.A.Ç.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı; olayın oluş şekli ve kusur durumu araştırılıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

İsrail’in Uluslararası Sularda Alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu Aktivistleri İstanbul’da

Yayımlandı

üzerinde

İsrail’in Uluslararası Sularda Alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu Aktivistleri İstanbul’da

Tarih / Saat: 2 Mayıs 2026, 00:30

İSTANBUL / FATİH DOĞAN MEDYA HABER MERKEZİ – İsrail tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda bulunan 18’i Türk vatandaşı 59 aktivist, Türk Hava Yolları’nın özel seferiyle İstanbul’a geldi.

Yunanistan’ın Girit adasındaki Heraklion Havalimanı’ndan saat 20.30’da kalkan TK6934 sefer sayılı uçak, 1 saat 15 dakika süren yolculuğun ardından saat 21.45’te İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı. Uçakta 18’i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 aktivist bulunuyordu.

Havalimanında geniş güvenlik önlemleri altında karşılanan kafile, pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından gerekli muayeneler için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

ÇOK ULUSLU AKTİVİST GRUBU

THY yetkililerinden alınan bilgiye göre, TK6934 sefer sayılı uçakta Türk vatandaşlarının yanı sıra farklı ülkelerden çok sayıda aktivist de İstanbul’a ulaştı. Aktivistlerin milliyetlerine göre dağılımı şöyle:

4 ABD, 5 Arjantin, 2 Avustralya, 1 Bahreyn, 2 Brezilya, 6 İngiltere, 1 Hollanda, 3 İspanya, 2 İtalya, 10 Malezya, 1 Meksika, 1 Pakistan, 1 Şili ve 2 Yeni Zelanda vatandaşı.

FARKLI ÜLKELERİN VATANDAŞLARI İSTANBUL’DA

Toplam 59 aktivistten oluşan grup, İsrail donanması tarafından Akdeniz’in uluslararası sularında alıkonulduktan sonra serbest bırakılmış, tahliye işlemlerinin ardından Girit’teki Heraklion Havalimanı’ndan THY’nin özel seferiyle Türkiye’ye getirilmişti.

Adli Tıp Kurumu’ndaki sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından yabancı uyruklu aktivistlerin kendi ülkelerinin İstanbul’daki diplomatik temsilciliklerine yönlendirileceği, Türk vatandaşlarının ise ifade verme işlemleri sonrası ailelerine kavuşacağı öğrenildi.

Fatih Doğan Medya olarak gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar