Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Üniter yapıyı tartıştırmayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
NTV ekibinden Funda Görey, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını aktardı.
Tiran’da gerçekleşen Avrupa Siyasi Topluluğu’nun 6’ncı zirvesinde “Yeni bir dünyada, yeni Avrupa” temasıyla Avrupa’nın karşı karşıya olduğu sorunları ele aldıklarını anlatan Erdoğan, “Avrupa’nın ekonomik ve askeri güvenliği, rekabetçiliğin korunması ve göç gibi ortak sınamalar ve bunlara mukabelede bulunmak üzere iş birliği yöntemleri değerlendirildi.” dedi.
“RUSYA-UKRAYNA TEMASLARINA DAİR BİLGİ PAYLAŞTIM”
Arnavutluk’ta gerçekleşen zirvede, Türkiye‘nin Avrupa’nın güvenliği, refahı ve istikrarı için kilit rol oynadığının altını çizdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için son günlerde sürdürdüğümüz temaslara dair bilgi paylaştım.” şeklinde konuştu.
Avrupa Güvenlik Mimarisi ve Savunma Sanayii alanındaki mekanizmaları yeniden ele aldıklarını söyleyen Erdoğan, “Tüm bu alanlarda daha derin iş birliğinin önündeki siyasi engellerin ve ön yargılı tutumların artık geride bırakılması zamanı gelmiştir. Aksi takdirde Avrupa’nın çok ihtiyaç duyduğu dönüşümü yakalaması mümkün olmayacak ve rekabet gücü her anlamda çok daha azalacaktır.” dedi.
“TÜM TARAFLARIN DESTEĞİNİ BEKLİYORUZ”
Rusya-Ukrayna savaşını sonlandırmak için yürütülen sürece, Avrupa Birliği dahil tüm tarafların desteğini beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılara dikkat çektiğini de ifade etti.
Erdoğan, “Netanyahu hükümeti üzerindeki baskının artırılması için eldeki tüm araçları kullanmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
“DOSTUM TRUMP’IN KARARI ÖRNEK OLMALI”
Suriye’nin terörden temizlenmesi, yaptırımların kaldırılarak inşa faliyetlerine başlanması için Avrupa’nın da sorumluluk alması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD Başkanı Sayın Trump’ın Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması kararını bu bağlamda çok önemli ve anlamlı buluyorum. Dostum Trump’ın kararının, Avrupa Birliği başta olmak üzere ilgili tüm taraflara örnek olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Gazetecilerin Erdoğan’a yönelttiği sorular ve cevapları ise şöyle:
SORU: Sayın Devlet Bahçeli’yle birlikte 50 yıllık bir kâbusu bitirdiniz. Bu, aslında Nobel Barış Ödülü gerektiren bir adım, bir devrim. Çünkü PKK, tarihinde ilk kez, fesih ile birlikte, silah bıraktığını açıkladı. Bundan sonra beklenti ya da beklentilerimiz ne olacak? Tam olarak ne olduğunda biz “tamam işte oldu” diyeceğiz?
Terörsüz Türkiye‘nin nihai hedefi bellidir. Silahları gömmek. Terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması, fesih kararının eksiksiz biçimde uygulanması, illegalitenin terk edilmesi şart. Alınan kararların tatbikini çok yakından takip edeceğiz. Şehitlerimizin manevi hatırasına, şehit yakını ve gazilerimizin haklarına halel getirmeden terörsüz Türkiye’ye kavuşacağız. Terörün, Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkmasıyla birlikte yepyeni bir dönemin kapısı aralanacaktır. Bakın, terör belası yıllarca bu ülkenin ayağına vurulmuş bir prangaydı. Hızımızı azaltan, ayaklarımızı bağlayan zincirleri kırmaya başladık. Terör örgütünün, bulunduğu bölgeleri terk etmesiyle Güneydoğu’da, Doğu’da halaylar niye çekildi? Bütün bu halayların bir anlamı vardı. Artık Doğu’ya, Güneydoğu’ya huzur geldi diye benim vatandaşım orada halaylar çekti. Bölgeye gelen bu huzuru, bu refahı Tayyip Erdoğan kendi için istemiyor, ülkesi için istiyor, bölgesi için istiyor. Şunu bir defa çok iyi bilmemiz lazım. Bütünüyle bu bölgede ekonomik ayağa kalkış, bu huzur iklimiyle beraber olacak. Benim Doğu’daki, Güneydoğu’daki halkımın yaşamı çok daha farklı bir hale gelecek. Hem ticari hayat canlanacak hem de benim vatandaşım caddelerde, sokaklarda nefes alacak. Yaylalar canlanacak, ayağa kalkacak. Çobanlarımız yaylada sürüsüyle beraber güvenli şekilde hayat sürdürebilecek. Ülkemin dört bir yanında da artık huzur, tam anlamıyla hissedilecek. Birkaç cılız ses çıkıyor, vatandaşımız sürece sahip çıktıkça bu sesler de kesilecek. Beklentimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere kapanmasıdır.
SORU: Bu sürecin devamı için, Suriye’de Şam yönetimi ile yapılan anlaşmanın sonuçlarına mı bakılacak? Yine Bağdat ve Erbil yönetimlerinin teröristlerin silah bırakması ve bu silahların teslimi ile ilgili süreçlerdeki rolleri neler olacak?
Bundan sonra örgütün feshi ve silahların teslimi ile ilgili çalışmaların nasıl yapılacağı, devletimizin güvenlik birimlerinin takibindedir. Sınırlarımız dışındaki teröristlerin silahlarının ne şekilde teslim edileceği ile ilgili komşularımızdaki muhataplarıyla da görüşmeler yürütülüyor. Bağdat ve Erbil yönetiminin bu süreçte nasıl yer alacağına ilişkin planlamalar var. Silahların teslimi ve örgütün tamamen tasfiyesi gerçekleştiğinde ise birlik ve beraberliğimizi güçlendiren adımlarla terörün tamamen Türkiye gündeminden çıkışı sağlanacaktır. Annelerin, babaların yüreklerine su serpilecektir. Şiddetin tamamen devreden çıkması, sivil siyasetin güçlenmesini beraberinde getirecek. Türkiye’nin hedeflerine daha kolay ulaşması mümkün olacaktır. Bu adım, aynı zamanda Irak ve Suriye’nin de huzuruna, kalkınmasına, istikrarına hizmet edecektir. Biz halihazırda Suriye yönetimi ile çok iyi ilişkilere sahibiz. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara iki kez Türkiye’ye geldi. Son derece verimli görüşmelerimiz oldu. Sorduğunuz soruyla ilgili ilk etapta Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, İstihbarat Başkanımız İbrahim Kalın ve Savunma Bakanımız Yaşar Güler görüşmeler yaptılar. Temaslarımız sürüyor. İnşallah umduklarımıza vasıl olacağız.
SORU: Sayın Cumhurbaşkanım son grup konuşmanızda Terörsüz Türkiye ile ilgili gelinen noktayı çok başarılı bulduğunuzu söylemiştiniz. Bu başarının altında da 86 milyon nüfusumuzun yattığını vurgulamıştınız. Bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu başarıda milletin ne tür bir fonksiyonu, rolü oldu?
Milletin içinde olmadığı, milletin fonksiyonel olmadığı bir zafer düşünülebilir mi? Şu anda benim en Doğu’dan en Batı’ya, en Kuzey’den en Güney’e vatandaşım bu işin içinde. Millet bu işin içinde. Bu kararlılıkta milletimin çok çok büyük payları var. Allah milletimden razı olsun. Hep beraber bu gelişmeleri, bu oluşumu paylaşıyoruz ve paylaşmaya da devam edeceğiz. Nitekim bu sürecin içerisinde eğer büyük bir heyecanla, büyük bir coşkuyla Doğu, Güneydoğu halay çekebiliyorsa, Hakkâri’ye kadar, Iğdır’a kadar bu halaylar çekiliyorsa, demek ki artık bu iş onların ciğerlerinden geliyor. Bu heyecanı, bu coşkuyu işte caddelerdeki halaylarla dile getiriyorlar. Teröre karşı milletimizin tamamı dimdik durdu. Terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılar sadece devlet politikalarıyla olmadı; milletimizin kararlılığı ve dayanışmasıyla da oldu. Bu mücadelenin neticesi bizi Terörsüz Türkiye’yi inşa sürecine getirdi. Dolayısıyla bu sonuç, milletin tamamının başarısıdır. Bu başarıda hiçbir ayrıma, hiçbir istisnaya yer yoktur. Terörle mücadeledeki başarımızda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör örgütüne karşı devletinin yanında yer alan bölge insanımızın payı vardır. Karadeniz’e teröristlerin girmesine engel olan insanımızın payı vardır. Bazı dönemler hemen her gün şehit cenazelerinin kalktığı İç Anadolu insanımızın payı vardır. Ekonomiye katkısıyla savunma sanayimizin gelişmesini sağlayan Marmara’nın, Ege’nin, Akdeniz’in payı vardır. Milletimizin başarısı derken 86 milyonun ortak kararlılığıyla elde edilen bir başarıdan söz ediyorum. Malazgirt ruhuyla geleceğimizi hep birlikte inşa ediyoruz ve edeceğiz. Gençlerimiz, çocuklarımız terörün gölgesinde değil; özgür, huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamalıdır. İktidar ve ittifak olarak tek arzumuz, onlara huzurlu ve güvenli bir Türkiye; güvenli ve müreffeh bir bölge bırakmaktır.
SORU: PKK terör örgütünün yapmış olduğu son açıklamada, biliyorsunuz Lozan’a bir vurgu yapılmıştı. Bu Lozan’a vurgu yapılması sonrasında sanki bu açıklamayı iktidar yapmışçasına tepkiler gelmeye başladı, eleştiriler gelmeye başladı. Hatta muhalefet Lozan’la ilgili çok böyle sert tepki gösterirken CHP lideri Özgür Özel, “Bu açıklamanın altında Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin imzası var” dedi. Oysa siz son grup toplantısında hani tabiri caizse 10 adım daha muhalefete yaklaşmıştınız ve orada bu sürece CHP’nin lideri Özgür Özel’in de vermiş olduğu desteği takdirle yad etmiştiniz. Fakat sizin bu açıklamanızdan sonra böyle bir açıklama geldi. Bunu nasıl değerlendireceğiz? Bu dil böyle mi devam edecek?
Ben hiçbir konuşmamda bu gelişmelerin Lozan’la ilişkisinin olup olmadığına dair en ufak bir ifade kullanmadım. Sizler duydunuz mu benden? Ne millete seslenişlerde böyle bir beyanım oldu, ne dar kapsamlı toplantılarda bu tür bir açıklama yaptım. Böyle bir şey düşünmedik. Bunun Terörsüz Türkiye ile yakından uzaktan alakası yok. Bunlar maalesef duymuyorlar, uyduruyorlar. Bu gelişmeler karşısında Doğu ve Güneydoğu’daki halkımın yaklaşımını çok önemsiyorum. Onlar da zaten Diyarbakır’da gereken cevabı verdi. Bizim muhatabımız milletimizdir, bölgedeki kardeşlerimizdir. Bizim ne dediğimiz, neyi desteklediğimiz, neyi öncelediğimizi de milletimiz çok iyi bilir. Bizim gündemimizde, terörün tamamen devre dışı, saf dışı bırakılması var. Terör örgütünün kendini feshetmesi, silahı bırakması var. Bunun eksiksiz, sorunsuz ve yol kazası yaşanmadan gerçekleşmesine odaklanıyoruz. Devletimizin birliği, bütünlüğü, üniter yapısı, rejimi, bayrağı, resmi dili gibi konuların tartışmaya açılmasına rıza göstermeyiz. Kimsenin tereddüdü olmasın, devletimiz, hükümetimiz gündemine hakimdir. Cumhur İttifakı tam bir dayanışma içindedir.
SORU: İstanbul’da Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Volodimir Zelenskiy arasındaki görüşme ihtimali tarihi bir fırsat olarak görülmüştü. Siz, gerek arabuluculuk noktasında gerekse kalıcı bir ateşkes ve barışın sağlanması noktasında dünyada en samimi ve yoğun gayreti gösteren dünya liderisiniz. Bu görüşmelerin gerçekleşememesi, Putin ve Zelenskiy arasındaki görüşmenin olmaması hangi faktörlere bağlı acaba? Nerede aksaklık yaşandı? Bundan sonra sürecin yine olumlu bir noktaya gelinebilmesi için hangi adımların atılması gerekir? Sizin beklentiniz nedir efendim?
Burada bizden kaynaklı herhangi bir durum söz konusu değil. Burada aktif konumda olan liderler kimlerdir diye baktığımız zaman, Sayın Putin burada önemli bir başat aktör. Sayın Trump da aynı şekilde başat aktör. Sayın Zelenskiy de aynı durumda. Biz bunların hepsine çağrımızı yaptık. İstanbul’da iki ülkenin heyetlerini bir araya getirmemiz 24 Şubat 2022’de başlayan savaşın sona ermesi ve bölgede barışın tesisi için son derece önemli. Biz başından beri savaşın sona ermesi için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Bu zirve de gayretlerimizin nihayetinde barışın kapılarını açacak önemli bir adım olarak planlandı. Türkiye olarak adil ve kalıcı barış için gayret gösteriyoruz. Sadece “savaş bitsin” demekle kalmıyor, bunun için yöntem öneriyor, zemin hazırlıyor, çağrılar yapıyoruz. Öncelikle savaşın sona ermesi için silahların susması, diplomasinin konuşması lazımdır. Barış müzakereleri başlamalı, bu fırsat kaçırılmamalıdır. Bu savaşın çatışmalarla, silahlarla bir neticeye ulaşması mümkün değildir. Barış görüşmelerinden kesin bir sonuç almak en büyük arzumuz. Dolayısıyla biz bu savaşın nihayete ermesi için arabuluculuk rolümüzü sürdürmeye kararlıyız. Taraflar arasında diyalog kanallarının açık tutulması ve müzakerelerin devam etmesi için her türlü çabayı göstereceğiz.
SORU: ABD direkt Hamas ile görüşerek Hamas’ın elindeki Amerikalı vatandaşı serbest bırakması Netanyahu’yu açıkçası biraz kızdırdı. Netanyahu’ya yönelik Avrupa’dan da tepki sesleri artmış durumda. Siz de son konuşmanızda “Gazze için yüreklere su serpen müjdeli haber almayı umut ediyoruz” dediniz. Gazze’ye sizin girişimleriniz sayesinde Kurban Bayramı’ndan önce müjdeli bir haber gelebilir mi?
Biz şu anda Kızılay’ımızla, kendi altyapımızla Gazze’ye her türlü gıda yardımını yapıyoruz, yapmaya devam ediyoruz. 7’den 70’e o çoluk çocuk, kadın, erkek Gazzelilerin ellerinde tencere, tava ile nasıl yemek sırasına girdiklerini görüyorsunuz. Orada adeta açlığa mahkûm edilen bir millet var ve bunlara yönelik neler yapıldığını görüyoruz, görüyorsunuz. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ve bölgeye yönelik gıda yardımını yapmış durumdayız. Sağ olsun Kızılay’ımız orada çok ciddi bir görev icra ediyor. Ellerinde ciddi miktarda konserve kavurma var. Bu konservelerle Kızılay o fakir fukaranın, aç açıkta kalmış olanların imdadına yetişmenin gayretinde. İşte Kurban Bayramı geliyor. Kurban Bayramı ile birlikte de yine inşallah bölgeye gerek et olarak, gerek kurban olarak yardımlarımızı ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Aynı şekilde yine konserve türü yardımlarla oralara ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız. Gazze bu noktada gerçekten çok mağdur, çok mahrum. Allah yardımcıları olsun. Gazze’nin bir gün bile kaybedecek zamanı yok. Bunu her platformda dile getiriyoruz. Biz görüştüğümüz her lidere, her muhatabımıza bunu anlatıyoruz. Gazze’deki İsrail saldırganlığı durdurulmalı. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz. Bölgede kalıcı barışın yolu iki devletli çözümden geçer. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin kurulması en etkin yoldur. Daha fazla yıkımla, bombayla, ölümle varılacak bir yer yok. İsrail vatandaşlarının güvenliğini, her gün onlarca Gazzeli çocuğu, kadını, masumu katlederek sağlayamaz. Bu cinnet halini ne kadar erken terk ederlerse, herkes için o kadar iyi olur.
SORU: Gazze konusundan sonra aslında onunla çok ilintilenecek bir konu Keşmir meselesi. Türkiye, Hindistan ve Pakistan arasında kronikleşmiş daha çok defa savaş sebebi olmuş Keşmir meselesinde de bir arabulucu görevi üstlenecek mi?
Bu konuyla ilgili de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Nitekim bu son gelişmelerde biz Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile her türlü görüşmeleri yaptık. Ne yapabiliriz? Biz size nasıl yardımcı olabiliriz? Bunları kendileriyle konuşarak planladık. Ona göre adımlarımızı attık. Hamdolsun belli bir yere de iş geldi. Sonunda barıştılar. Sükûnet ortamı neyse ki sağlandı. Gerilimin yeniden tırmanmaması için meselelerin itidalli bir şekilde ele alınması tarafları çözüme yaklaştırabilir. Türkiye olarak uluslararası kuruluşların da dahil olduğu, insan haklarını temel alan bir yaklaşımla sorunun çözüme kavuşmasını arzu ediyoruz. Taraflardan talep gelmesi halinde biz tabii ki üzerimize düşeni yaparız. Biz barış istiyoruz, iki komşu arasında gerilim olmasın istiyoruz.
SORU: ABD Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye 300 milyon doları aşan havadan havaya füze satışına onay verdiğini açıkladı. Bu CAATSA yaptırımlarının aşılması anlamında bir ilk adım mıdır? Devamı gelir mi? F-35 süreci hızlanır mı? Ve onun ötesinde son dönemde yaşanan gelişmeler Türkiye-Amerika ilişkileri açısından iş birliğinin daha da güçleneceği anlamına mı geliyor? Yeni bir döneme mi giriliyor?
CAATSA’da şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, bir yumuşama var. ABD Başkanı Sayın Donald Trump ile ve Türkiye’ye yeni atanan ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ı kabulümüzde kendisiyle bunları görüştük, konuştuk. Öyle zannediyorum ki CAATSA sürecini de çok daha süratli aşacağız. Bizim iki büyük müttefik NATO üyesi olarak aramızda savunma alanında hiçbir kısıtlama, engel olamaması lazım. Alınan karar, bu bakımdan çok isabetli bir karardır. Stratejik ortaklığımızın ruhuna aykırı olan tüm engellerin kaldırılması, en büyük beklentimiz. Bu yönde atılan her olumlu adım bizim için kıymetli. Devamının geleceğine de inanıyorum. Dostum Trump’ın göreve gelmesiyle birlikte bu konularda daha açık, daha yapıcı, daha samimi bir iletişime kavuştuk. Savunma sanayiinden ekonomik ilişkilere, bölgesel güvenlikten küresel sorunlara kadar Amerika Birleşik Devletleri ile ortak çıkarlarımız var. İş birliğimizi her zaman olduğu gibi karşılıklı saygı ve anlayış temelinde devam ettireceğiz. Bölgemizde ve dünyada istikrarın tesisi için Türkiye-ABD ortaklığı hayati öneme sahip. Bu doğrultuda, yapıcı ve sonuç odaklı bir diyalog zemini oluşturmanın gayretindeyiz.
Gündem
Instagram Öfkesi Siteyi Savaş Alanına Çevirdi! Eşinin Hesap Açmasını Hazmedemedi, Babası Bile Durduramadı
Instagram Öfkesi Siteyi Savaş Alanına Çevirdi! Eşinin Hesap Açmasını Hazmedemedi, Babası Bile Durduramadı
• 03 Mayıs 2026 – 15:56

Erzurum’da boşanma aşamasındaki eşinin Instagram’da yeni bir hesap açmasını gurur meselesi haline getiren S.T., kayınpederinin evini pompalı tüfekle taradı. Dehşet anlarında baba M.T.’nin oğlunu sakinleştirme çabası yetersiz kalırken, talihsiz kadın ve ailesi saçmaların hedefi olmaktan son anda kurtuldu.

Erzurum’un Palandöken ilçesinde dün sabah saatlerinde yaşanan olay, sosyal medyanın kontrolsüz öfkeyle birleştiğinde nelere mal olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
İddiaya göre, bir süredir boşanma aşamasında olduğu eşi F.T. (25) ile şiddetli geçimsizlik yaşayan S.T. (26), genç kadının yeni bir Instagram hesabı açtığını öğrendi. Bu durumu ayrılığın resmiyete dökülmesi ve kendisine bir meydan okuma olarak yorumlayan S.T., çılgına döndü.

Eline ruhsatsız pompalı tüfeğini alan öfkeli adam, soluğu eşinin kaldığı kayınpederinin Türbe yolu üzerindeki lüks sitesinde aldı. 7 katlı apartmanın bahçesine giren S.T., hiçbir uyarı yapmadan 1’inci kattaki dairenin balkon ve oda penceresine doğru arka arkaya 4 el ateş etti.
Babası “Yapma Oğlum” Diye Yalvardı
Silah seslerini duyan sitenin güvenlik görevlileri büyük panik yaşarken, o anlar bölgedeki bir vatandaş tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde en dramatik an ise, olay yerine koşarak gelen baba M.T.’nin, oğlunun elindeki tüfeği almaya çalışmasıydı. Yaşlı adamın “Yapma oğlum, düşün ailemizi” diyerek yalvardığı, ancak S.T.’nin bir süre daha sinirle bağırmaya devam ettiği duyuldu.

Polis Bölgeyi Ablukaya Aldı
İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Ekipleri karşısında gören S.T., aracına atlayarak olay yerinden kaçtı. Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri, şüphelinin kaçış güzergahını tespit ederek bölgeyi abluka altına aldı. Kısa süren bir kovalamacanın ardından S.T., Afşar Sokak’ta suç aleti pompalı tüfekle birlikte kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.
Boş Kartuşları Tek Tek Topladılar
Olay yeri inceleme ekipleri, apartman bahçesinde yaptığı titiz çalışmada 3 adet boş kartuş buldu. Evin balkon camı ve pencere çerçevelerinde maddi hasar meydana gelirken, F.T. ve ailesinin büyük bir şok yaşadığı öğrenildi. Komşuları, “Sesleri duyunca hepimiz yere yattık. Savaş alanı gibiydi, çok korktuk” diyerek yaşadıkları dehşeti anlattı.
Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma sürüyor.
Gündem
Elazığ’da Gök Gürültülü Sağanakta Korku Dolu Anlar! Yıldırım Düşen Caminin Minaresi Yerle Bir Oldu
Elazığ’da Gök Gürültülü Sağanakta Korku Dolu Anlar! Yıldırım Düşen Caminin Minaresi Yerle Bir Oldu
Tarih: 03 Mayıs 2026, Cumartesi
Saat: Olay 20.25’te meydana geldi, son güncelleme 22:10

Elazığ’da akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak yağış sırasında bir caminin minaresine yıldırım isabet etti. Büyük bir gürültüyle yıkılan minare çevrede paniğe neden olurken, olay anında bölgede kimsenin bulunmaması olası bir faciayı önledi. Ekipler bölgede geniş çaplı güvenlik önlemi aldı.

Yetkililer Hemen Harekete Geçti
İhbarın ardından olay yerine AFAD, Elazığ Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, AKSA Fırat Elektrik ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Polis çevrede geniş çaplı güvenlik önlemi alırken, belediye ekipleri iş makineleriyle yıkılan minareye ait beton parçalarını temizleme ve enkaz kaldırma çalışmalarına başladı. Ekipler, kopan parçaların caminin avlusuna ve çevredeki caddeye saçıldığını belirtti.

Vali ve Başkan Olay Yerinde
Yaşanan olayın ardından bölgeye intikal eden Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ve Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, cami çevresinde yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Yetkililer, yürütülen güvenlik ve temizlik çalışmaları hakkında görevli personelden detaylı bilgi aldı. Hasar tespit çalışmalarının sürdüğü, olumsuz hava koşullarına karşı vatandaşların dikkatli olması yönünde uyarılar yapıldığı bildirildi.
“Facia Son Anda Önlendi”
Olay sırasında hava şartları nedeniyle cami çevresinde hiçbir vatandaşın bulunmaması, olası bir can kaybını önlediği için “büyük şans” olarak değerlendirildi. Görgü tanıkları, yıldırımın çarpmasıyla birlikte büyük bir gürültü duyulduğunu ve tarihi minarenin kısa sürede çöktüğünü aktardı. Yıldırımın düştüğü korku dolu anların bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdığı da gelen bilgiler arasında.
Gündem
Şanlıurfa Birecik’te “süper hücre” felaketi: Minare yıkıldı, güneş paneli can aldı; 1 ölü, 28 yaralı
Şanlıurfa Birecik’te “süper hücre” felaketi: Minare yıkıldı, güneş paneli can aldı; 1 ölü, 28 yaralı
Tarih: 03 Mayıs 2026, Cumartesi | Saat: 22:30

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde öğleden sonra aniden bastıran ve yaklaşık 15 dakika süren “süper hücre” fırtınası, ilçeyi adeta savaş alanına çevirdi. Nohut büyüklüğünde dolu yağışı ve şiddetli rüzgarla gelen fırtınada, bir caminin minaresi yıkıldı, devrilen bir güneş paneli 22 yaşındaki Nur Çakmak’ın yaşamına mal oldu, 28 kişi yaralandı.
Birecik’te saat 16.50 sıralarında başlayan ve meteoroloji uzmanlarınca “süper hücre” olarak tanımlanan şiddetli fırtına, günlük yaşamı felç etti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle Karşıyaka Mahallesi’ndeki bir caminin minaresi yıkıldı; Fırat Nehri üzerindeki duba restoranların halatları koptu, restoranlar akıntıya kapılarak sürüklendi. Birecik Köprüsü’nde seyir halindeki bir yük kamyoneti yan yatarken, çok sayıda ağaç park halindeki araçların üzerine devrilerek maddi hasara yol açtı.

Güneş paneli aracın üzerine devrildi: Nur Çakmak hayatını kaybetti
Felaketin en acı bilançosu, bir binanın çatısından kopan güneş panelinin park halindeki bir otomobilin üzerine devrilmesiyle yaşandı. Otomobilde bulunan 22 yaşındaki Nur Çakmak, çevredeki vatandaşların ve polis ekiplerinin yoğun çabasıyla araçtan güçlükle çıkarıldı. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Birecik Devlet Hastanesi’nde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
İlçe merkezi ve kırsal mahallelerde toplam 28 kişinin vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandığı, yaralıların Birecik Devlet Hastanesi başta olmak üzere il merkezindeki hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındığı öğrenildi.

Valilikten açıklama: Viranşehir’de de 11 yaralı
Şanlıurfa Valiliği, fırtınanın Birecik’in yanı sıra Viranşehir ilçesinde de olumsuzluklara yol açtığını, bu ilçede de 11 vatandaşın hafif şekilde yaralandığını bildirdi. Valilik açıklamasında, “Meydana gelen olumsuzluklara ilk andan itibaren ilçe belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, ŞUSKİ, AFAD, güvenlik birimlerimiz ve ilgili diğer kuruluşlar tarafından müdahale gerçekleştirilmiştir” denildi.
Yaşanan felaketin ardından Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Birecik Kaymakamı Mustafa Gürbüz, ilçeye giderek hasar tespit çalışmalarını yerinde inceledi; hastanede tedavi gören yaralıları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.

Eğitime 1 gün ara verildi
Olumsuz hava koşullarının yol açtığı hasar nedeniyle Birecik ve Viranşehir ilçelerindeki tüm eğitim kurumlarında eğitim ve öğretime 1 gün süreyle ara verildiği, ayrıca özel ihtiyaçlı, hamile ve kronik hastalığı bulunan kamu personelinin de 1 gün idari izinli sayılacağı açıklandı.
Uzmanlar uyarıyor: Süper hücre fırtınalarına dikkat!
Meteoroloji uzmanları, bahar aylarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görülebilen “süper hücre” fırtınalarının ani bastıran, kuvvetli ve yıkıcı etkilere sahip olduğunu belirtiyor. Yetkililer, vatandaşların Meteoroloji’nin anlık uyarılarını takip etmelerini, fırtına anında kapalı ve güvenli alanlarda kalmalarını, araçlarını mümkünse kapalı garajlara çekmelerini öneriyor.
Haber: Fatih Doğan | FatihDoğanMedya
-
Gündem5 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem1 hafta önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem6 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
-
Gündem4 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem5 gün önceBURSA’DA 7 YILLIK ESRARENGİZ KAYIPTAN MUTLU SONA: KÜÇÜK NAZAR, HİÇ GÖRMEDİĞİ KIZ KARDEŞİNE SARILDI
-
Gündem1 hafta önce -
Gündem1 hafta önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Magazin1 hafta önceSON DAKİKA | ‘Uyuşturucu’ soruşturmasında tutuklanan spiker Ela Rümeysa Cebeci tahliye edildi
