Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan Canlı Bağlantıyla Silvan Sulama Tüneli Kazı Başlangıç Töreninde Konuştu: Türkiye’nin En Büyük Projesi Başlıyor

Yayımlandı

üzerinde

Meta Açıklaması

“17 Nisan 2025’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canlı bağlantıyla katıldığı, 13.200 m uzunlukta ve saniyede 212 m³ su taşıma kapasiteli Türkiye’nin en büyük sulama tüneli Silvan Tüneli’nin kazı başlangıç töreni ve GAP kapsamındaki bölgesel kalkınma vizyonunu detaylarıyla öğrenin.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantı yoluyla Türkiye’nin sulama amaçlı en büyük tüneli olan Silvan Tüneli’nde gerçekleştirilen kazı başlangıç törenine katıldı . Törenin açılış konuşmasında Erdoğan, suyun “hayatın, üretimin, medeniyetin, enerjinin menbaı” olduğunu vurgulayarak, bu projenin bölgenin kaderini değiştirecek kritik bir yatırım olduğunu belirtti. Silvan Projesi; Silvan Barajı, Babakaya ve Silvan Sulama Tünelleri ile 2,35 milyon dekarı aşkın arazide tarımsal dönüşüm hedefleyen, GAP’ın en büyük bileşenlerinden biridir

Silvan Projesi’nin Tarihçesi ve Önemi

Silvan Projesi, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) çatısı altında 8 baraj, 2 tünel ve geniş bir sulama şebekesinden oluşan kapsamlı bir altyapı yatırımını ifade eder . Projenin temel öğelerinden biri olan Silvan Barajı; 175,5 metre yüksekliği ve 8,7 milyon m³ dolgu hacmiyle Avrupa’nın en yüksek beton kaplı kaya dolgu barajı olarak inşa edildiğini göstermektedir . 2014 yılında inşaat çalışmaları başlayan baraj, 2015’te metan gazı patlaması nedeniyle duraklamış; 2018’de yeniden ihale edilerek bugüne kadar getirilmiştir  2021’e kadar baraj inşaatında %96’lık fiziki gerçekleşme sağlanmış, çevresel ve ekonomik potansiyeli büyük ölçüde ortaya konmuştur

Silvan Tüneli Teknik Özellikler

Silvan Tüneli, 13 200 metre uzunluğunda ve 11,2 metre kazı çapıyla Türkiye’nin en büyük sulama tüneli olma özelliğini taşır . Tünel, saniyede 212 m³ su taşıma kapasitesine sahip olup, bir olimpik yüzme havuzunu 12 saniyede doldurabilecek hızdadır  Yatırım maliyeti 12 milyar TL olarak belirlenen tünel için, tarım arazilerine ve proje kapsamındaki diğer barajlara su iletimi sağlanacaktır . Ayrıca bazı kaynaklar, tünelin yaklaşık 11,7 milyar TL yatırım bedeliyle hayata geçirileceğini belirtmektedir

Tünelin planlanan güzergâhı, Silvan Barajı’ndan alınan suyu önce Babakaya, ardından cazibe ana kanalı üzerinden 98 kilometrelik hatla tarımsal alanlara ulaştıracak şekilde tasarlanmıştır . Bu stratejik altyapı, Atatürk Barajı sulamasından sonra ülkemizin en büyük sulama projesi unvanını taşımaktadır

Ekonomik ve Sosyal Etki

Silvan Projesi’nin toplam maliyeti 255 milyar TL olarak açıklanmış olup, bölge ekonomisine yıllık 30 milyar TL katkı sunması beklenmektedir  Proje tamamlandığında, 2,35 milyon dekar (yaklaşık 330 bin futbol sahası büyüklüğündeki) tarım arazisi sulanacak, böylece hububat, pamuk, mısır, sebze ve ayçiçeği gibi ürün çeşitliliği artırılacaktır

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Silvan Projesi kapsamında oluşturulacak 305 bin kişilik istihdam sayesinde bölgedeki işsizlik oranları düşecek, göç olgusu azalacak ve kırsalda sürdürülebilir kalkınma hızlanacaktır  Ayrıca, yıllık 30 milyar TL’lik ekonomik katkı, tarımsal katma değeri artırarak ulusal gelir tablosuna önemli bir ivme kazandıracaktır

Erdoğan’ın Konuşmasından Öne Çıkanlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, su yönetimi ve verimli kullanımın “milli güvenlik meselesi” olduğunu belirterek, iklim değişikliği, kuraklık ve nüfus artışının su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı . “Su yoksa bereket yoktur, yeşil yoktur, hayat yoktur” diyerek, su projelerinin Cumhuriyet tarihindeki en büyük üç katlı baraj inşasını kapsadığını ve depolanan su miktarını 184 milyar m³’e çıkardıklarını aktardı

Erdoğan, GAP bünyesinde bugüne kadar 1 298 baraj inşa edildiğini, 10 663 tesisin hizmete alındığını ve yaklaşık 72 milyon dekar sulama alanı açıldığını açıkladı . Silvan Projesi’nin tamamlandığında Çukurova ile rekabet edecek verimlilik ve ürün çeşitliliği sunacağını öngördü

Sonuç

Türkiye’nin su kaynaklarını stratejik bir varlık olarak gören yüksek düzeydeki planlama ve yatırım anlayışı; Silvan Projesi’nin temel öğesi olan Silvan Tüneli ile somutlaşmaktadır. Toplam 255 milyar TL’lik proje yatırımının 12 milyar TL’si bu kritik tünele ayrılarak, 13,2 km boyunca saniyede 212 m³ su taşıyacak bu hatla 2,35 milyon dekar tarım arazisi sulanacaktır. Bölgesel kalkınma, istihdam artışı ve ekonomik büyüme hedeflerinin merkezinde yer alan Silvan Projesi, GAP’ın en kapsamlı ve etkili hamlelerinden biri olarak geleceğe taşınacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı gibi, su yönetimi ve tarımsal dönüşüm alanındaki bu vizyoner yatırım; hem bölge hem de Türkiye çapında bereket ve refah seviyesini yükseltecek bir dönüm noktasıdır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

: Hatay Arsuz’da İş Cinayeti: İnşaatın 6. Katından Düşen İşçi Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Hatay Arsuz’da kaza: İnşaatın 6. Katından Düşen İşçi Hayatını Kaybetti

16.06.2026.  03:00

Hatay’ın Arsuz ilçesinde bir inşaatın 6. katında çalışan 44 yaşındaki Mahmud S., dengesini kaybederek beton zemine düştü. Ağır yaralanan işçi, kaldırıldığı İskenderun Devlet Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Olay, Arsuz ilçesine bağlı Karaağaç Konarlı Mahallesi’nde devam eden bir inşaatın 6. katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybeden Mahmud S., yaklaşık 18-20 metre yükseklikten zemine düştü. Çevredeki diğer işçilerin ihbarı üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Ağır yaralı olarak İskenderun Devlet Hastanesi’ne kaldırılan işçi, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili olarak savcılık tarafından geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İşçinin cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilecek.

İş Güvenliği Boyutu

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’ne göre, yüksekte çalışmalarda işverenlerin koruyucu korkuluk, güvenlik ağı ve kişisel koruyucu donanım (emniyet kemeri, baret vb.) sağlaması zorunludur. Ancak kaza sonrası yapılan ilk incelemelerde, iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğu yönünde bulgulara rastlandığı öğrenildi. Yetkililer, kusurların tespiti için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Sektörde Kanayan Yara

İnşaat sektörü, iş cinayetlerinde en fazla can kaybının yaşandığı işkollarının başında geliyor. İSİG Meclisi verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde en az 2.105 işçi hayatını kaybetti; bunlardan 521’i inşaat sektöründe meydana gelen kazalarda yaşamını yitirdi. 2026 yılının ilk dört ayında ise iş cinayetlerinde ölü sayısı 622’ye ulaştı ve en fazla can kaybı yine inşaat sektöründe (48 ölüm) gerçekleşti.

Bu kaza, Hatay’da son aylarda yaşanan bir dizi iş kazasına eklenen yeni bir trajedi oldu. Daha önce Dörtyol’da 5. kattan düşen 35 yaşındaki Nidal İsmail, İskenderun’da iskeleden düşen Suriyeli bir işçi hayatını kaybetmişti. Uzmanlar, bu tekrarlayan ölümlerin önlenebilir olduğunu, yeterli denetim ve yaptırım uygulanmadığı sürece benzer faciaların yaşanacağını vurguluyor.

Son Durum

Kaza sonrası inşaat alanında güvenlik önlemleri artırılırken, çalışmalar kısa süreliğine durduruldu. İşçi Mahmud S.’nin kesin ölüm nedeni, otopsi raporunun ardından netleşecek. Ailesi ve yakınlarının büyük üzüntü yaşadığı öğrenilirken, olay bir kez daha inşaatlarda iş güvenliği tartışmalarını alevlendirdi.

Öneri ve Uyarılar

· İşverenlere: Yüksekte çalışan tüm personel için düşmeyi önleyici sistemleri eksiksiz kurun. Risk değerlendirmelerini düzenli yapın ve kişisel koruyucu donanımı zorunlu kılın.
· Çalışanlara: Güvenlik ekipmanlarını kullanın, eksiklikleri yetkililere bildirin.
· Denetim Mekanizmalarına: İş güvenliği denetimlerini sıklaştırın ve yaptırımları caydırıcı hale getirin.

Okumaya Devam Et

Gündem

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Yayımlandı

üzerinde

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 21:53

Fatih Doğan Medya Özel – Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan bir cezaevi önünde meydana gelen olayda, husumetli oldukları kişilere uzun namlulu silahlarla ateş açan 3 şüpheli, 2 kişiyi yaraladı. Kaçışları sırasında bir otomobili gasp eden şüpheliler, polis ekiplerince kent merkezinde kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu önünde meydana gelen olay, adeta bir film sahnesini aratmadı. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan bir kişinin izinli olarak cezaevinden çıkacağını öğrenen F.A. (25), A.Y. (33) ve G.E. (32), Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi.

Şüpheliler, cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G. (32) isimli şahıslara uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda yaralanan M.R.K. ve A.G., ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobilin kaza yaptığı, bunun üzerine başka bir aracı gasbederek olay yerinden uzaklaştıkları belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, takip ve kovalamaca sonucu şüphelileri Osmaniye kent merkezine girişte bulunan Karaçay Deresi Köprüsü üzerinde yakaladı. Yakalanma anları ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca an be an kaydedildi.

Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada adeta bir cephanelik ele geçirildi. Aramalarda; 2 yarı otomatik av tüfeği, 1 AK-47 kalaşnikof tüfek, 3 tabanca, 12 av tüfeği fişeği, 11 adet 9×19 milimetre tabanca fişeği ile 21 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği bulundu.

Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerince 3 şüphelinin ifadeleri doğrultusunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Silahla yağma’, ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından 16 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 6’sı tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayımlandı

üzerinde

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti

Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı

Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.

Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar

Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.

Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Adli Süreç ve Olası Ceza

Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.

Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.

Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma

Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.

Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi

Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar