Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Bondi terör saldırısı şüphelilerinin aracında IŞİD bayrağı BULUNDU.

Yayımlandı

üzerinde

Bondi terör saldırısı şüphelilerinin aracında IŞİD bayrağı BULUNDU.

15 Aralık 2025
Okuma Süresi: 4 DAKİKA – 04:00

Avustralya’nın Sidney kentindeki Bondi Plajı’nda düzenlenen terör saldırısıyla ilgili soruşturmada şoke eden bir ayrıntı ortaya çıktı. Yetkililer, saldırganlardan birine ait araçta siyah bir IŞİD bayrağı bulunduğuna dair iddiaları araştırdıklarını açıkladı.
Saldırının Korkunç Bilançosu: 16 Can Kaybı

Avustralya’da, Yahudilerin Hanuka (Işık) Bayramı’nın ilk gününde düzenlenen terör saldırısının yaraları sarılmaya çalışılırken, soruşturma derinleşiyor. Yeni Güney Galler (NSW) Eyalet Polisi, 50 yaşındaki baba ile 24 yaşındaki oğuldan oluşan silahlı saldırganların, Bondi Plajı’ndaki Archer Park bölgesinde 1000’den fazla kişinin katıldığı bir Hanuka kutlamasına ateş açtığını doğruladı.

Saldırıda, aralarında 10 yaşında bir kız çocuğu ve İngiltere doğumlu bir hahamın da bulunduğu 16 kişi hayatını kaybetti. Ayrıca, ikisi polis memuru olmak üzere 42 kişi de yaralandı.

· Ölenlerin Yaş Aralığı: 10 ila 87.
· Yaralı Çocuklar: Sydney Çocuk Hastanesi’ne 4 çocuğun sevk edildiği bildirildi.
· Kurtarıcı Müdahale: Saldırı sırasında, 43 yaşındaki meyve dükkanı sahibi Ahmed al Ahmed’in, silahlı saldırganlardan birini etkisiz hale getirerek silahını aldığı ve birçok hayatı kurtardığı aktarıldı.

Polisten Kritik Açıklamalar: İddialar Araştırılıyor

NSW Polis Komiseri Mal Lanyon düzenlediği basın toplantısında, saldırganlara ait bir araçta siyah bir IŞİD bayrağı bulunduğu yönündeki haber ve sosyal medya paylaşımlarının soruşturmanın bir parçası olduğunu ifade etti. Komiser, bu iddiaları araştırdıklarını doğruladı.

Soruşturmadaki diğer kritik başlıklar şöyle:

· Patlayıcılar: Olay yerinde, bomba imha ekiplerince etkisiz hale getirilen iki “aktif” el yapımı patlayıcı düzenek (EYP) bulundu. Komiser Lanyon, bu düzeneklerin “yapım olarak oldukça basit” olduğunu ve patlatılmamış olmalarından memnuniyet duyduğunu belirtti.
· Silahlar: 50 yaşındaki saldırganın, ruhsatlı bir silah sahibi olduğu ve kendisine kayıtlı 6 silah bulunduğu tespit edildi. Saldırıda kullanılanların da bu silahlar olduğu düşünülüyor.
· Üçüncü Şahıs Yok: Polis, saldırıya karışan üçüncü bir kişi olmadığından emin olduklarını açıkladı.
· Operasyonlar: Şüphelilerin ikamet adresleri de dahil olmak üzere, şehrin Campsie ve Bonnyrigg bölgelerindeki mülklere baskınlar düzenlendi.

Liderlerden Tepki: “Saf Kötülük”

Saldırı, Avustralya ve dünya liderlerinden sert tepkiler ve dayanışma mesajları aldı.

· Avustralya Başbakanı Anthony Albanese: “Bu, bir sevinç ve inanç kutlaması günü olması gereken Hanuka’nın ilk gününde, Yahudi Avustralyalılara yönelik hedefli bir saldırıdır. Bu, kötülüğün, antisemitizmin ve terörün, ulusumuzun kalbine saplanmış bir eylemidir” dedi .
· NSW Başbakanı Chris Minns: “Kalplerimiz bu gece Avustralya’nın Yahudi toplumu için kanıyor. Sevdiği insanları böyle bir kutlama sırasında kaybetmenin verdiği acıyı ancak tahayyül edebilirim” ifadelerini kullandı .
· İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu: Avustralya Başbakanı’na yazdığı iddia edilen mektupta, “Filistin devleti çağrınız, antisemitik ateşi körüklüyor” dedi .

· Avustralya Başbakanı Anthony Albanese: “Dün gördüğümüz şey saf kötülük, antisemitizm ve terörizm eylemiydi” ifadelerini kullanarak, saldırının Hanuka’nın ilk gününde Yahudi Avustralyalıları hedef aldığını vurguladı.
· NSW Eyalet Başbakanı Chris Minns: “Kalplerimiz bu gece Avustralya’nın Yahudi toplumu için kanıyor” diyerek, topluma destek sözü verdi.
· İngiltere Kralı III. Charles: Avustralya’nın devlet başkanı sıfatıyla yayımladığı mesajda, saldırıdan “en korkunç antisemitik terör saldırısı” olarak bahsetti ve kurbanların ailelerine başsağlığı diledi.

IŞİD Bağlantısı ve Dünyadaki Yansımaları

Bondi saldırısındaki IŞİD bayrağı iddiaları, terör örgütünün küresel taktiklerini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, IŞİD’in yıllardır “fırsat bulduğu her yerde” ve özellikle araçlı saldırılar düzenlemeye teşvik ettiğini belirtiyor.

Bu olay, 1 Ocak 2025’te New Orleans’ta bir kamyonetin kalabalığa sürülmesiyle 10 kişinin öldüğü saldırıyı akıllara getirdi. O saldırıda da saldırganın aracında bir IŞİD bayrağı bulunmuş ve saldırganın sosyal medyada örgütten esinlendiğini gösteren paylaşımlar yaptığı tespit edilmişti.

Türkiye’deki operasyonlar

Öte yandan,Türkiye’de de IŞİD’e yönelik operasyonlar aralıksız sürüyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında örgüte yönelik 1399 operasyon düzenlendi. Son dönemdeki operasyonlarda yüzlerce şüphelinin, örgüte üyelik, finansman sağlama ve propaganda yapma iddialarıyla gözaltına alındığı açıklandı. Uzmanlar, örgütün Türkiye’de “eylemsellikten çok var olmaya çalışmakla” meşgul olduğu değerlendirmesini yapıyor.

Saldırı sonrasında, Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, başkentteki Yahudi topluluklarının bulunduğu bölgelerde polis varlığının artırıldığını duyurdu.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

72 Gündür Kayıp Uğur’un Ailesinden Yürek Burkan Çağrı: “Biz Karanlıktayız, Lütfen Bize Bir Işık Olun”

Yayımlandı

üzerinde

72 Gündür Kayıp Uğur’un Ailesinden Yürek Burkan Çağrı: “Biz Karanlıktayız, Lütfen Bize Bir Işık Olun”

TARİH: 03 Mayıs 2026, 07:30

HATAY – Hatay’ın Antakya ilçesinde, Van’dan çalışmaya gelen 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’ın, kaldığı apart otelin penceresinden çıkarak kaybolmasının üzerinden tam 72 gün geçti. Geride kalan sürede yürütülen tüm arama çalışmalarına rağmen genç adamdan haber alınamazken, ağabey Tarık Çalışkan’ın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yaptığı yürek burkan çağrı, olayın gizemini bir kez daha gündeme taşıdı.

GECE 03:00’TE PENCEREDEN ÇIKTI, BİR DAHA DÖNMEDİ

Olay, 19 Şubat 2026 tarihinde Antakya’nın Serinyol Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Uğur Çalışkan, Van’dan çalışmak amacıyla Hatay’a gelerek kuzenleriyle birlikte bir apart otelin 2. katında kalmaya başladı. Kaybolduğu gece sabaha karşı henüz bilinmeyen bir nedenle odasının penceresinden çıkarak bahçeye indi. Binanın dış cephesine tırmanarak yeniden odaya dönmeye çalıştığı güvenlik kameralarınca kaydedilen Çalışkan, başarılı olamayınca karanlığa karıştı. Sabah saatlerinde Uğur’u odada göremeyen kuzenleri, güvenlik kamerası kayıtlarını inceledikten sonra polise kayıp başvurusunda bulundu.

ORMANLIK ALANDA BULUNAN KIYAFETLER ŞÜPHEYİ ARTIRDI

Kayıp ihbarının hemen ardından bölgede jandarma, AFAD ve gönüllü arama ekiplerinden oluşan geniş çaplı bir operasyon başlatıldı. Aramaların 7. gününde, Serinyol yakınlarındaki dağlık ormanlık bir arazide Çalışkan’a ait olduğu belirlenen tişört, hırka, telefon ve cüzdan katlanmış bir şekilde bulundu. Uğur’un terliği de arama çalışmalarının 15. gününde ekipler tarafından tespit edildi. Ancak aradan geçen 72 günde, bulunan bu kişisel eşyalara rağmen gencin kendisine ait en ufak bir ize rastlanamadı.

AĞABEY “BİPOLAR” İDDİALARINI YALANLADI

Kayboluşun ardından bazı basın organlarında Uğur Çalışkan’ın bipolar bozukluk (manik depresif) tanısı olduğuna dair haberler yayınlanması, acılı ailenin tepkisini çekti. Ağabey Tarık Çalışkan, bu iddiaları kesin bir dille reddederek şunları söyledi: “Kesinlikle Uğur bipolar hastası değildir. Kendisine konulmuş herhangi bir tanı yok. Bu iddiaları kabul etmiyoruz.” Tarık Çalışkan, kardeşinin kaybolmasının ardında psikolojik bir rahatsızlıktan ziyade henüz aydınlatılamamış başka nedenler olabileceğine dikkat çekti.

İÇİŞLERİ BAKANI’NA DUYGU DOLU ÇAĞRI

Yaşadığı çaresizliği ve ailenin içinde bulunduğu perişan durumu kamuoyuyla paylaşan ağabey Tarık Çalışkan, sözlerini doğrudan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yöneltti: “Buradan sayın İçişleri Bakanlığımıza sesleniyorum. Sayın Mustafa Çiftçi, lütfen biz karanlıktayız. Lütfen bize bir ışık olun. Bu ışığımızı yakın.” Gözyaşları içinde konuşan ağabey, yetkililerden insani bir görev olarak yardım beklediklerini belirterek, “Ormandaysa neden bulunamadı, şehirdeyse neden tespit edilemedi? Bizi görün, bizi duyun. Bir aile perişan durumda. Lütfen, Uğur nerede?” ifadelerini kullandı.

Olayla ilgili soruşturma ve arama çalışmaları çok yönlü olarak sürdürülmeye devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Osmanbey Metro İstasyonu’nda Feci Ölüm: Raylara Düşen 22 Yaşındaki Dalyan G. Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Osmanbey Metro İstasyonu’nda Feci Ölüm: Raylara Düşen 22 Yaşındaki Dalyan G. Hayatını Kaybetti

Tarih/Saat: 3 Mayıs 2026, Cumartesi – 01:55

İstanbul’un en yoğun metro hatlarından M2 Yenikapı–Hacıosman Hattı’nın Osmanbey İstasyonu’nda 2 Mayıs akşamı meydana gelen olayda, 22 yaşındaki Dalyan G. raylara düşerek olay yerinde yaşamını yitirdi. Polis ve sağlık ekiplerinin incelemelerinin ardından, metro seferleri normale dönerken, istasyonun geçici olarak kapatıldığı belirtildi.

OLAYIN GELİŞİMİ

Olay, 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 22.00 sıralarında M2 Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı’nın Osmanbey İstasyonu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, istasyonda bulunan 22 yaşındaki Dalyan G., henüz belirlenemeyen bir nedenle metronun raylarına düştü.

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hemen polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, güvenlik önlemleri çerçevesinde metro istasyonunun giriş ve çıkışlarını geçici olarak kullanıma kapattı.

OLAY YERİNDE CAN VERDİ

Bölgeye ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde Dalyan G.’nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekiplerinin olay yeri inceleme ekipleri tarafından yapılan detaylı çalışmaların ardından, gencin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

METRO SEFERLERİ AKSADI, İSTASYON KAPATILDI

Yaşanan trajik olayın ardından M2 Yenikapı–Hacıosman hattındaki metro seferleri bir süre aksadı. Metro İstanbul’un resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Osmanbey İstasyonu işletmeye kapatılmıştır. Araçlarımız Osmanbey İstasyonu’nda durmayarak seferine devam edecektir” denildi.

Seferler, ekiplerin istasyondaki incelemelerini tamamlaması ve cenazenin morga nakledilmesinin ardından normale döndü. Metro İstanbul yetkilileri, istasyonun ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını belirtti.

Polis ekipleri, olayın kesin nedenini belirlemek için soruşturma başlattı. Genç yaşta sona eren bir hayat, İstanbul için hüzünlü bir hatırlatma oldu.

Okumaya Devam Et

Gündem

Artvin Çığ Faciasında 122 Gün Sonra Umut! Kayıp Bülent Gezer İçin AFAD’dan 13 Kişilik Özel Ekip İş Başında

Yayımlandı

üzerinde

Artvin Çığ Faciasında 122 Gün Sonra Umut! Kayıp Bülent Gezer İçin AFAD’dan 13 Kişilik Özel Ekip İş Başında

TARİH: 03.05.2026
SAAT: 06:45

Artvin’in Ardanuç ilçesinde 31 Aralık 2025’te 6 çobanın kar altında kaldığı çığ faciasında kaybolan Bülent Gezer’i arama çalışmaları, 122 günlük zorunlu aranın ardından yeniden başladı. Olumsuz hava koşulları ve yüksek çığ riski nedeniyle 3 Ocak’ta durdurulan aramalar, AFAD’ın 13 kişilik özel ekibiyle tekrar start aldı. Çalışmaları yerinde takip eden anne Şengül Gezer’in “Yarın oğlumu bulacağız, Allah’ın izniyle” sözleri yürek burktu.

Türkiye, 2025 yılının son gününde Artvin’den gelen acı haberle sarsılmıştı. Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyü sınırlarındaki Aksu Dağı’nda meydana gelen çığ faciasında hayatta kalma mücadelesi veren 6 çobandan 3’ü sağ olarak kurtarılmış, Suat Temel ve Kerimullah Azizulla isimli çobanlar hayatını kaybetmişti. Aynı faciada kaybolan Bülent Gezer’den ise 122 gündür haber alınamıyordu.

3 Ocak’ta Durdurulmuştu

ANKA’nın haberine göre, AFAD ve jandarma ekipleri, bölgede aralıksız süren olumsuz hava koşulları ve yüksek çığ riski nedeniyle arama çalışmalarını 3 Ocak 2026 tarihinde geçici olarak durdurmak zorunda kalmıştı. Aradan geçen 122 günün ardından, bahar aylarının gelmesiyle birlikte bölgede çığ riskinin azalması, beklenen umut kapısını araladı. Artvin’den Aksu Dağı’na sevk edilen 13 kişilik uzman AFAD ekibi, güvenlik önlemleri kapsamında kontrollü şekilde arama faaliyetlerine başladı.

Bugünkü Çalışmalar Sonlandırıldı, Yarın Devam Edilecek

AFAD ekipleri, arama çalışmalarının ilk gününde son görülme noktası merkez alınarak drone destekli geniş çaplı bir tarama yaptı. Kadavra köpekleri ve derin görüntüleme cihazlarıyla donatılan ekip, eriyen kar örtüsünün avantajını kullanarak bölgeyi adeta karış karış inceledi. Yetkililer, bugünkü çalışmaların gün ışığının kaybolmasıyla sonlandırıldığını, yarın sabahın ilk ışıklarıyla birlikte arama faaliyetlerine kaldıkları yerden devam edileceğini bildirdi.

“Oğlumu Bulacaklar, Çok Sevinçliyim”

Acılı bekleyişin simgesi haline gelen anne Şengül Gezer, arama çalışmalarının yeniden başlamasıyla birlikte bölgeye gelerek çalışmaları anbean takip etti. Duygularını FatihDoganMedya muhabiriyle paylaşan anne Gezer, oğluna kavuşacağı günün hayaliyle şu ifadeleri kullandı:

“Allah’ın izniyle çalışmalar başladı. Yarın oğlumu bulacağız, Allah’ın izniyle. Devletimiz sayesinde oğlumu bulacağız. 120 gün geçti, bölgede şartlar uygun değildi. Şimdi gelişti. Oğlumu çıkaracaklar, Allah’ın izniyle. Çok sevinçliyim.”

Anne Gezer’in umut dolu bekleyişi, arama noktasında bulunan ekiplere de duygusal anlar yaşattı. 4 aydan uzun süredir evladının yolunu gözleyen acılı annenin “Çok sevinçliyim” sözleri, Türkiye’nin dört bir yanında bu acıya ortak olan vatandaşların yüreğine dokundu.

Çığ Faciasının Acı Bilançosu

31 Aralık 2025 tarihinde meydana gelen olayda, Aksu Dağı’nda bulunan 6 çoban aniden kopan devasa bir çığ kütlesinin altında kalmıştı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, zorlu mücadele sonucu 3 çobanı yaralı ancak sağ olarak kurtarmayı başarmıştı. Ancak facianın acı bilançosu ağır oldu; Suat Temel ve Kerimullah Azizulla’nın cansız bedenlerine ulaşılırken, Bülent Gezer’in akıbeti meçhul kalmıştı. Aşırı kar yağışı, tipi ve sürekli çığ tehlikesi nedeniyle arama çalışmaları 3 Ocak’ta geçici olarak durdurulmuş ve 122 gün boyunca beklenen haber bir türlü gelmemişti.

FatihDoganMedya olarak, Aksu Dağı’ndaki arama çalışmalarını anbean takip ediyor, acılı ailenin umutla beklediği haberi siz değerli okurlarımıza ilk ağızdan aktarmaya devam ediyoruz.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar