Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

Bakan Şimşek: Ekonomi olumlu döngüye girdi

Yayımlandı

üzerinde

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, karşı karşıya kalınan şoklar sonrasında enflasyon beklentilerinin iyileştiğine, enflasyonun düşmeye devam ettiğine işaret ederek, “Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman, şokların iyi yönetildiği kanısındayım. Şoklar öncesi seviyelere döndük.” dedi.

Şimşek, Kanal 7 yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son birkaç ayda hem iç hem de dış şoklar anlamında oldukça yoğun bir dönem geçirdiklerine işaret eden Şimşek, ekonominin tekrar olumlu döngüye girdiğini söyledi.

Şimşek, sürecin iyi yönetildiğini aktararak, “Finansal göstergelerin çoğu şok öncesi döneme döndü. Brüt rezervlerimiz mart ortasında 170 milyar doların biraz üzerindeydi. Şu anda tekrar 170 milyar dolara geldik. Günlük Merkez Bankasının bilançosuna baktığınızda şu anda brüt rezervler 172 milyar dolar civarı. Dolayısıyla brüt rezervde, şoklar başlamadan önceki seviyelere geri döndük. Swap hariç net rezervde üçte ikiden fazla toparlanma söz konusu.” diye konuştu.

Bu dönemde ülke risk priminin (CDS) 256’lardan 380’leri bulduğunu bildiren Şimşek, “Şu anda 280 civarına geri geldi. Rakamlara baktığınız finansal göstergelerin çoğu mart ortasına dönmüş durumda. Reel ekonomiye bakınca, finansal koşullarda bir sıkılaşma oldu. Bu sıkılaşmanın etkileri oldu. Ama şimdi tekrar finansal koşullar gevşemeye başladı. Geçen ay finansman maliyetlerinde önce yüzde 49’lardan 46’lara düşüş oldu. Şimdi de 43 civarına. Finansman maliyetlerinde, daha doğrusu faizlerde bir gevşeme söz konusu. ” değerlendirmelerinde bulundu.

“HARCAMA DİSİPLİNİNİ DEVAM ETTİRİYORUZ”

Şimşek, büyümenin ılımlı şekilde devam ettiğini ve cari açıkta önemli bir bozulma yaşamadıklarını bildirerek, “Harcama disiplinini devam ettiriyoruz. Bütçe hedeflerini, harcama ayağında tabiri caizse sektirmeyeceğiz. Bir sapma olmayacak. Ama takdir edersiniz ki ekonomideki büyüme ılımlı. Bizim öngörülerimizin bir miktar altında seyrediyor. O da bizim gelir performansımızı olumsuz etkiliyor.” ifadesini kullandı.

“ULUSLARARASI NORMLARA UYGUN DAVRANDIK”

Şimşek, ticaret savaşlarının başlı başına risk iştahını düşüren, ülkelerden fon çıkışını tetikleyen bir husus olduğuna işaret ederek, buna ek olarak bölgede de savaş yaşandığını anımsattı.

O dönemde petrol fiyatlarının 70 dolarların üzerine çıktığını sonradan yeniden düştüğünü aktaran Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bunların hepsi bizi doğrudan veya dolaylı etkileyen gelişmeler. Biz ne yaptık? Kural bazlı davrandık. Uluslararası normlara uygun davrandık. Paniklemedik. Gerekli tedbirleri, gereken dozda ve gerektiği zaman aldık. Program rüştünü ispatladı. Birden fazla şokla karşı karşıya kaldık. Ancak buna rağmen enflasyon beklentileri iyileşiyor, enflasyon düşmeye devam ediyor, cari açık kontrol altında, reel ekonomide ılımlı büyüme devam ediyor. Dolayısıyla büyük resme baktığınız zaman, şokların iyi yönetildiği kanısındayım. Şoklar öncesi seviyelere döndük.”

“KONKORDATO İLAN EDEN FİRMA SAYISI 3 BİN 100’ÜN ALTINDA”

Şimşek, finansal koşullar sıkılaşınca reel sektörden, ekonomik aktörlerden şikayetlerin arttığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bunun farkındayız. Ama reel sektörün bilançosundaki bozulma dönem dönem ifade edildiği boyutlarda değil. Konkordato ilan eden firma sayısı 3 bin 100’ün altında. En son rakam, ocak-haziran dönemi için 3 bin 72 civarındaydı. Bu firmaların toplam özel sektör cirosundaki payı yüzde 0,69, toplam ihracattaki payı yüzde 0,59, istihdamdaki payı yüzde 0,78, toplam nakdi kredilerdeki payı ise yüzde 0,88. Bütün göstergelere baktığınız zaman konkordato ilan eden bütün firmaların reel sektör içerisindeki payı yüzde 1’in altında.”

Karşılıksız çeklerin toplam çeklere oranının haziran itibarıyla yüzde 2,6 olduğu bilgisini paylaşan Şimşek, bu rasyonun 12 yıllık ortalamasının yüzde 2,5 olduğunu, dolayısıyla uzun vadeli ortalamalardan büyük bir sapma olmadığını bildirdi.

Şimşek, haziran itibarıyla ticari kredilerin yalnızca yüzde 1,6’sında tahsilat sorunu yaşandığını, uzun vadeli oranın ise yüzde 3,1 olduğunu belirterek, mevcut seviyenin tarihsel ortalamanın altında kaldığını söyledi.

“İHTİYACA GÖRE YENİ KARARLAR ALIYORUZ”

Finansal İstikrar Komitesinde risk unsurlarını değerlendirdiklerini, ona göre adım attıklarını anlatan Şimşek, ihtiyaca göre müdahale edip yeni kararlar aldıklarını söyledi.

Şimşek, Merkez Bankasının enflasyon için bir tahmin aralığı açıkladığına işaret ederek, “Yüzde 24 orta nokta, yüzde 29 o tahmin aralığının üst noktası. Yıl sonunda enflasyonda orta nokta ile üst tahmin aralığında bir yerde olacağımıza samimi şekilde inanıyoruz. Yüzde 29’un altında bir rakamı öngörüyoruz. Bu sene enflasyonda sapma öngörmüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Vatandaşın gündeminin hayat pahalılığı olduğunu belirten Şimşek, “Bizim programın özü hayat pahalılığıyla mücadeledir. Enflasyonu kalıcı bir şekilde indirmek ve milletimizin, vatandaşımızın alım gücünü kalıcı şekilde arttırmanın peşindeyiz.” dedi.

Şimşek, şu an yüzde 35 olan yıllık enflasyonu yıl sonunda 20’li rakamlarla bitirmeyi hedeflediklerine işaret ederek, “Yani yüzde 30’un altında. Zirai don ve kuraklık olmasa büyük ihtimal gıda enflasyonu haziranda yüzde 30’un altında olacaktı. Şu anda yüzde 30,2.” diye konuştu.

Manşet enflasyonun yüzde 35 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Şimşek, bu kalemde geçen seneye göre önemli, 2022-2023’e göre yarı yarıya bir düşüş olduğuna dikkati çekti.

Şimşek, kira enflasyonunun şu anda yüzde 83’e düştüğünü ve manşet enflasyonu yukarıda tutanın kira olduğunu aktararak, kiralarda geriye doğru bir endeksleme olduğunu söyledi.

Enflasyonu kalıcı şekilde düşürerek ve konut arzını artırarak konut sahipliğini artırmayı hedeflediklerini belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Özetle şunu anlatmaya çalışıyorum, enflasyon düşüyor, aslında vatandaşımızın hissettiği enflasyonun ateşinde düşme var, enflasyon şu anda geriliyor, yavaşlıyor. Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi demek değil. Fiyat, tüm dünyada artmaya devam ediyor, fiyat düşüşü çok istisnai bir durum. Enflasyonda düşüş demek, fiyatların artış hızının yavaşlaması demek. Dolayısıyla biz bu sene enflasyonu yüzde 30’un altına çekeceğiz. Gelecek sene de çok rahatlıkla yüzde 20’nin altına çekeceğiz. Gelecek sene üst bandımız yüzde 18, bu sene yüzde 29. Dolayısıyla biz enflasyonu tahmin aralığında tutturacağız, herkes hesabını ona göre yapsın.”

Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında bazı meslek gruplarının aylık gelir beyanlarına işaret ederek, “Geçen sene, aktör, aktris, dublörün ortalama aylık brüt gelir beyanı 157 bin 265 lira. Müzisyen, ses sanatçısı ve sunucunun ortalama aylık brüt gelir beyanı 136 bin 900 lira.” dedi.

Para politikasının sınırları olduğuna dikkati çeken Şimşek, arz yönlü politikalarla çözüm için çalışıldığını söyledi.

Şimşek, deprem bölgesinde yapılan konutlara kaynak ayrıldığını hatırlatarak, deprem için yapılan toplam harcamaların tahakkuk bazlı olarak bugünkü fiyatlarla 3 trilyon liraya ulaştığını bildirdi.

Konut arzını artırmak için bir seferberlik içerisinde olduklarını aktaran Şimşek, kira sorununu para politikasıyla değil konut arzıyla çözmeye çalıştıklarını ifade etti.

Şimşek, şokların etkilerini sınırlayıp süreci iyi yönettiklerini vurgulayarak, “Tekrar olumlu döngüye döndük. Finansal koşulların iyileştiği, ekonomik faaliyetlerin tekrar güçleneceği, dengelerin tekrar olumlu şekilde seyrettiği bir döneme girdik.” diye konuştu.

VERGİDE ADALETİ SAĞLAMAK İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

Türkiye’de toplanan bütün vergi ve primlerin milli gelire oranının 2023 itibarıyla yüzde 23,5 olduğu bilgisini paylaşan Şimşek, aynı oranın Avrupa Birliği’nde yüzde 40, OECD ülkelerinde yüzde 33,9 olduğuna dikkati çekti.

Şimşek, vergi yükünün düşüklüğünde kayıt dışılığın önemli bir faktör olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“En çok eleştiri nereden geliyor? ‘Dolaylı vergiler yüksek, bu vergiler adaletsiz’ diye. 2023 rakamları üzerinden konuşalım, 2024 OECD rakamları hala çıkmadı. Dolaylı vergilerin milli gelire oranı bizde yüzde 10,7. AB’de bu oran yüzde 13. OECD ülkeleriyle benzeriz. ‘Bütün vergi yükünü ücretliler çekiyor’ argümanlarını da duyarsınız. Türkiye’de gelir vergisinin milli gelire oranı yüzde 2,6, AB’de yüzde 9,3, OECD’de 8,2. ‘Mehmet Şimşek bütün yükü ücretlilere yükledi, şirketlerden vergi almıyor’ diyorlar. Kurumlar vergisinin milli gelire oranı Türkiye’de yüzde 3, AB’de yüzde 3,2. Yani çok yakınız.”

Göreve gelmelerinden bugüne kadar kurumlar vergisini artırdıklarına ancak gelir vergisini artırmadıklarına işaret eden Şimşek, bu vergilerin tahsilatında sorun olmadığını da söyledi.

Şimşek, daha önce Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) büyük ölçüde vergi alınmadığını ancak zamanla bu alana vergi getirildiğini belirterek, vergide adaleti sağlamak adına önemli adımlar atıldığını vurguladı.

Vergi denetimini mükellefleri zora sokmak için değil, gönüllü uyumu artırmak için yaptıklarını bildiren Şimşek, kayıt dışılıkla her alanda mücadeleye devam edileceğini belirtti.

Şimşek, kesinleşmiş bir vergiyi hiç kimsenin affedemeyeceğine dikkati çekerek, “Kesinleşmemiş, tartışmalı dosyalarda 1963’ten beri uzlaşma müessesesi var. Diyelim ki müfettiş bir rapor yazdı. Mükellef geldi, idareye dedi ki ‘bu rapor yanlış.’ Zaman zaman bizim raporlar yanlış olabiliyor. İdare bir komisyon kuruyor, o raporu tekrar inceletiyor. Eğer o raporda yanlışlıklar varsa ona göre düzeltmelere gidiliyor. ‘Vergi borcu silindi’ dedikleri, iddia ettikleri alan tam olarak bu idi. Ama geçen sene çok büyük bir adım attık. Dedik ki ‘vergi müfettişinin yazdığı rapor yüzde 100 yanlış olsa kanuna, genelgelere, tebliğlere aykırı olsa, yine ana parayı idare silemez.’ Kanun çıkarttık. Hala bu iddialar varsa cehaletten kaynaklanıyor.” ifadesini kullandı.

“DOKTORUN AYLIK BEYANI 61 BİN 31 LİRA”

Kayıt dışıyla mücadele kapsamında mesleklere ilişkin aylık gelir beyanlarından örnekler veren Şimşek, şunları söyledi:

“Geçen sene, aktör, aktris ve dublörün ortalama aylık brüt gelir beyanı 157 bin 265 lira. Müzisyen, ses sanatçısı ve sunucunun geçen seneki ortalama aylık brüt gelir beyanı 136 bin 900 lira. Eczacının ortalama aylık gelir beyanı 66 bin 236 lira. Aynı eczacı, devlette çalışsaydı geçen sene brüt maaşı 107 bin 64 lirayken, özel sektörde çalışınca 66 bin lira beyan etmiş. Bu bahsettiğim rakamlar, 2024 kazançlarına ilişkin 2025’te verilen beyanlar. Mesela özel sektörde çalışan doktorlar, geçen sene -ki bunlar uzmandır, profesördür, bu ülkenin yetiştirdiği en değerli insanlardır- ortalama aylık 61 bin 31 lira beyan etmiş. Peki bu doktor devlette çalışsaydı brüt ne kadar kazanırdı? 226 bin 942 lira. Kuyumcular geçen sene aylık ortalama 42 bin 360 lira brüt gelir beyan etmişler. Üstelik bu rakamlar, yaptığımız denetimlerle yükselmiş olmasına rağmen tablo halen bu şekilde. 2023’te bu rakamlar çok daha sembolikti. Avukatın geçen sene ortalama aylık beyanı 33 bin 641 lira. Aynı avukat devlette çalışsa, en düşük aylık brüt ücreti 100 bin 326 lira olacaktı. Geçen sene restoranların ortalama aylık brüt kazançları 20 bin 329 lira, taksicilerin 12 bin 961 lira. Aylık kazanç bu, günlük değil. Mesela büfeler aylık ortalama 11 bin 529 lira, bakkal ve marketler 10 bin 149 lira, minibüsçü 8 bin 954 lira, kadın kuaförü aylık ortalama 4 bin 729 lira, erkek kuaförü ise aylık ortalama 3 bin 633 lira beyan etmiş.”

Şimşek, tamamen vergi muafiyeti olan 850 bin esnaf oluğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bu bahsettiğim rakamları özellikle büyük şehirlerde, turistik bölgelerde düşünün. Bir restoran bir ay boyunca çalışacak ve brüt gelir beyanı aylık ortalama 20 bin 329 lira olacak. Dolayısıyla biz kayıt dışılıkla mücadelede dozu daha da artıracağız. Teknolojiyi devreye aldık. Yapay zeka algoritmaları üzerinden şu anda Gelir İdaresinde bir yeniden yapılanmaya gideceğiz. Risk Analizi Genel Müdürlüğümüz var. Bu birimi Gelir İdaresinin bünyesine çok daha güçlü şekilde konumlandırmayı planlıyoruz. Teknolojinin tüm imkanlarını kullanıp tüm kayıt dışılık alanlarını ve uyum süreçlerini güçlendireceğiz. Kayıt dışılıkla mücadele edeceğiz.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

OTİS’ten Afyonkarahisar’da Sendikalı İşçi İçin Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Ceza Oldu”

Yayımlandı

üzerinde

OTİS’ten Afyonkarahisar’da Sendikalı İşçi İçin Eylem: “KYK Yurdunda İş Sağlığı Mücadelesi Ceza Oldu”

21 Haziran 2026.  15: 33

Yazar: Fatih Doğan Medya Haber Merkezi

Tüm Otel ve Turizm İşçileri  Sendikası (OTİS), Afyonkarahisar’daki Destine Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda çalışan ve iş güvenliği talepleri nedeniyle işten çıkarılan sendika üyesi işçi için yarın (22 Haziran) basın açıklaması düzenleyecek. Sendika, iş akdinin Disiplin Kurulu kararı olmadan feshedildiğini belirterek süreci “hukuksuz” ve “sendikal haklara saldırı” olarak nitelendirdi.

Afyonkarahisar’da bir KYK yurdunda yaşanan işten çıkarma, sendikal mücadeleyi yeniden alevlendirdi. Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası (OTİS), Destine Hatun Kız Öğrenci Yurdu’nda görev yapan bir işçinin, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na uygun çalışma koşulları için verdiği mücadele sonrası işine son verilmesine tepki gösterdi.

Sendikanın yaptığı yazılı açıklamaya göre, işçinin tek “suçu”, sendikalı olması ve iş sağlığı önlemlerinin hayata geçirilmesi için mücadele etmesi. OTİS, işten çıkarma sürecinde Disiplin Kurulu kararının dahi işletilmediğini vurgulayarak, bunun mevcut Toplu İş Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu ifade etti.

TALEPLER NET

OTİS yetkilileri, eylemde üç ana başlıkta taleplerini dile getirecek:

1. İşten çıkarılan işçinin derhal işe iadesi,
2. Tüm KYK yurtlarında insan onuruna yaraşır ve güvenli çalışma koşullarının sağlanması,
3. Sendikal haklara yönelik baskıların sonlandırılması.

Sendika, “KYK’larda yetkili olan işbirlikçi sendikanın imzaladığı sözleşmeye göre bile disiplin kurulu zorunluyken bu hakkın hiçe sayılması kabul edilemez” dedi.

BASIN AÇIKLAMASININ DETAYLARI

Eylem, yarın (22 Haziran Pazartesi) saat 12.30’da Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirilecek. OTİS, tüm emek ve demokrasi güçlerini ile yurttaşları dayanışmaya çağırdı.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

HALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM

Yayımlandı

üzerinde

HALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM

Tarih: 19 Haziran 2026 | Saat: 15:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Uraloğlu’nun katılımıyla açılan dev metro hattıyla İstanbul’un Avrupa Yakası’nda ulaşımda yeni bir dönem başlıyor. 69 kilometrelik dev projenin son etabı olan Halkalı-Arnavutköy kesimi hizmete girdi.

İstanbul’a nefes aldıracak dev proje tamamlandı

İstanbul’un trafik çilesine kalıcı çözüm olması beklenen Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katıldığı açılışta, 69 kilometre uzunluğundaki dev metro projesinin son etabı olan 22 kilometrelik Halkalı-Arnavutköy kesimi resmen İstanbulluların kullanımına sunuldu.

Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkalı-İstanbul Havalimanı metro hattı 31 Temmuz’a kadar vatandaşımıza ücretsiz olacak. İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardına ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz” dedi. Erdoğan, yeni metroyla 120 kilometre hıza ulaşıldığını vurgulayarak, İstanbul’u demir ağlarla örmeye devam ettiklerini belirtti.

Türkiye’nin en uzun, dünyanın sayılı metrolarından

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise projenin detaylarını paylaştı. 16 istasyondan oluşan 69 kilometrelik Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi, 37,5 kilometrelik Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak iki ayrı koldan hayata geçirildi. Bakan Uraloğlu, “69 kilometre uzunluğuyla tamamı yeraltında olan metro sınıfında Türkiye’nin en uzun ve en hızlı, dünyanın da en uzun metro hatlarından birini tamamlamış olduk” dedi.

Projenin Gayrettepe-Arnavutköy arasındaki 47 kilometrelik kesimi daha önce hizmete açılmıştı. Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimi 22 Ocak 2023’te, Kağıthane-Gayrettepe arası 29 Ocak 2024’te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimi ise Mart 2024’te devreye alınmıştı. Bugün açılan son etap ile birlikte proje tamamen tamamlanmış oldu.

HALKALI-ARNAVUTKÖY METRO HATTI (İHA/ANKARA-İHA)
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-İstanbul Havalimanı-Gayrettepe metro hattının Halkalı-Arnavutköy kesimindeki çalışmaların tamamlandığını açıkladı. Türkiye’nin en uzun metro ringinin son halkası, 19 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı törenle hizmete açılacak.

5 yeni istasyon, 1,5 milyon kişiye doğrudan ulaşım

Halkalı-Arnavutköy kesimiyle birlikte hatta 5 yeni istasyon eklendi. Başakşehir sınırlarında İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir ve Olimpiyatköy istasyonları; Küçükçekmece sınırlarında ise Halkalı Stadı ve Halkalı istasyonları hizmete girdi. Bakan Uraloğlu, bu istasyonlarla birlikte Başakşehir ve Küçükçekmece’de yaşayan yaklaşık 1,5 milyon İstanbullunun doğrudan Halkalı-Gayrettepe arasında seyahat edebileceğini belirtti.

Entegrasyon ağıyla ulaşımda büyük kolaylık

Yeni istasyonlar, mevcut ve yapımı süren metro hatlarıyla entegre olacak. Kayaşehir İstasyonu’nda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir Metrosu, Olimpiyatköy İstasyonu’nda Ataköy-İkitelli-Olimpiyat Metrosu, Halkalı Stadı İstasyonu’nda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt Metrosu ile bağlantı sağlanacak. Halkalı İstasyonu ise Yüksek Hızlı Tren hatları, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı, Yenikapı-Kirazlı-Halkalı Metrosu ve Marmaray ile entegre olacak.

Havalimanı 30 dakikada, Gayrettepe 57 dakikada

Bakan Uraloğlu, seyahat sürelerini de açıkladı. Buna göre:

· Halkalı-İstanbul Havalimanı arası 30 dakika
· Halkalı-Göktürk arası 43 dakika
· Halkalı-Kağıthane arası 54 dakika
· Halkalı-Gayrettepe arası 57 dakika
· Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakika
· Başakşehir (Metrokent)-Kağıthane arası 48 dakika

Marmaray üzerinden Gebze’ye kadar tüm istasyonlardan İstanbul’un neredeyse her yerine ulaşım imkanı sağlanacak.

180 kilometre raylı sistem, 935 milyon avro ekonomik kazanç

Bugünkü açılışla birlikte Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İstanbul’a kazandırılan toplam raylı sistem hattı uzunluğu 180 kilometreye ulaştı. Bakan Uraloğlu, Türkiye genelinde 1.058 kilometrelik kent içi raylı sistem ağının 452 kilometresinin bakanlık tarafından inşa edildiğini, 116 kilometrelik yeni hat yapımının sürdüğünü ve 283 kilometrelik hattın planlama aşamasında olduğunu söyledi.

Projenin 2043 yılına kadar sağlayacağı ekonomik faydaya da değinen Uraloğlu, yollarda geçen zamandan 117 milyon saat tasarruf edileceğini ve karayolu bakım, işletme ile zaman kazancı gibi etkenlerle toplam ekonomik kazancın 935 milyon avro olacağını belirtti.

Yerli ve milli teknolojinin zaferi

Bakan Uraloğlu, projenin yerli ve milli teknolojiyle inşa edildiğini vurguladı. 72 metre ile Türkiye’nin en derin metrosu olan Gayrettepe İstasyonu bu proje kapsamında inşa edildi. Türkiye’de ilk defa bir metro projesinde 10 adet TBM (tünel açma makinesi) aynı anda kullanıldı ve TBM ilerlemelerinde günde 64,5 metre, haftada 306 metre, ayda bin 233 metre kazı ile dünya rekorları kırıldı.

Hatta ASELSAN tarafından geliştirilen yerli sinyalizasyon sistemi kullanıldı. Toplam 25 setten oluşan 100 adet metro aracının ilk 10 seti sürücülü, kalan 15 seti ise tamamen sürücüsüz standartta üretildi. Araçların tasarım hızı saatte 132 km olup, işletmede saatte 120 km hıza ulaşacak ve her bir set bin 142 yolcu taşıma kapasitesine sahip olacak. Hattın tamamlanmasıyla birlikte işletme tam otomatik sürücüsüz sisteme geçirilecek.

“İstanbul’un kalbine kan taşıyan bir eser”

Bakan Uraloğlu, projeyi şu sözlerle değerlendirdi: *“Bu proje sadece bir metro hattı değildir. İstanbul’un Avrupa Yakası’nın kalbinde bir yüzük gibi; batısını doğusuyla, kuzeyini güneyiyle kesintisiz bir ring ile birleştiren, kentin nabzını güçlendiren ve tüm parçalarını birbirine sımsıkı bağlayan muhteşem bir eser haline gelmiştir. Araç trafiğini azaltan, insanımızın yaşam kalitesini yükselten, yeşil ve sürdürülebilir bir ulaşım vizyonunun en somut örneğidir. Aynı zamanda Türk mühendisliğinin, yerli ve milli teknolojinin de zaferidir.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Doruk Madencilik’te Uzlaşı Sağlandı! İşçi Alacakları Takvime Bağlandı

Yayımlandı

üzerinde

Doruk Madencilik’te Uzlaşı Sağlandı! İşçi Alacakları Takvime Bağlandı

· Tarih: 16 Haziran 2026
· Saat: 19:37

· Kaynak: Fatih Doğan Medya

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonuç verdi. Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te işçi ve işveren arasında uzlaşı sağlanırken, işçilerin alacaklarının ödenmesi takvime bağlandı.

ANKARA – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş.’de yaşanan sürece ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiği ve ilgili taraflarla gerekli görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtildi.

15-16 Haziran’da kritik müzakereler

Bakanlığın girişimleriyle işçi ve işveren tarafları arasında yürütülen görüşmeler ve 15-16 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen müzakereler sonucunda bugün işveren temsilcileri ve yetkili sendika temsilcilerinin katılımıyla önemli bir uzlaşı sağlandı.

Bu uzlaşı çerçevesinde, yetkili sendika olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası ve işveren tarafları arasında imzalanan protokol ile işçilerin alacaklarının ödenmesi bir takvime bağlandı. Buna bağlı olarak işçilerin protokol kapsamında mutabakata bağlanan hak ve alacaklarının ödenmesi güvence altına alındı.

Eylemler sona eriyor

Hassasiyetle yürütülen süreç kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından taraflar arasında sağlanan uzlaşma ile işçi tarafı devam eden eylemlerini sonlandırma kararı aldı. Çalışma hayatında sosyal diyalog anlayışı esas alınarak işçilerin haklarının korunması, çalışma barışının sürdürülmesi için gerekli tüm adımlar kararlılıkla atılmaya devam edileceği vurgulandı.

Sürecin perde arkası

Doruk Madencilik işçileri, uzun süredir alacaklarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yapıyordu. Çalışma Bakanlığı’nın devreye girmesiyle başlayan müzakere süreci, iki gün süren yoğun görüşmelerin ardından uzlaşıyla sonuçlandı. Sendika ve işveren arasında imzalanan protokol ile işçilerin hakları güvence altına alınırken, ödemelerin belirlenen takvime göre yapılacağı bildirildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar