Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Adana’da Dolmuş Şoförlerinden Özel Halk Otobüslerine Saldırı: Camlar Kırıldı, Şoför Darbedildi

Yayımlandı

üzerinde

Açıklaması
Adana’nın Sarıçam ilçesinde 01 Haziran 2025 akşamında bazı dolmuş şoförleri, güzergahlarına yeni eklenen özel halk otobüslerine taş, sopa ve tabancayla saldırdı. Olayda otobüs camları kırılırken, bir şoför darbedildi. Olayın ayrıntıları ve son durum bu haberde.

Giriş

01 Haziran 2025 akşamı, Adana’nın Sarıçam ilçesinde, yeni toplu taşıma düzenlemesi ardından dolmuş şoförleri ile özel halk otobüsü şoförleri arasında tansiyon yükseldi. NTV’nin yayımladığı görüntülere göre; birkaç dolmuş şoförü, güzergahlarına dahil edilen özel halk otobüslerini hedef alarak taş, sopa ve tabanca kullandı. Saldırıda otobüs camları kırılırken, otobüs şoförlerinden biri darbedildi ve zor anlar yaşandı.


Olayın Gerçekleştiği Zaman ve Yer

  • Tarih ve Saat: 01 Haziran 2025, akşam saatleri (yaklaşık 20:30 civarı

  • Konum: Adana’nın Sarıçam ilçesi, Buruk güzergahı üzerinde bulunan bir akaryakıt istasyonu önü ve devamındaki ana yol güzergağı.

  • Olay Hatları: Dolmuş şoförlerinin yoğun tepki gösterdiği “Buruk hattı” kapsamında çalışan özel halk otobüsleri, gece vardiyaları için akaryakıt alan sırada saldırıya uğradı.


Saldırı Nasıl Gerçekleşti?

  1. Taş ve Sopa Saldırısı:
    Akaryakıt istasyonunda yakıt alan bir özel halk otobüsüne, orada bekleyen dolmuş şoförleri taş ve sopalarla saldırdı. Saldırıda otobüsün dış aksamı zarar görürken, camlara birden fazla taş isabet etti.

  2. Tabancayla Açılan Ateş:
    Olay anında bir dolmuş şoförünün yanında getirdiği tabancayı kullanarak otobüsün açık kapısına ateş ettiği belirlendi. NTV görüntülerinde, kurşun sesinin duyulduğu ve otobüs şoförünün büyük panik yaşadığı net şekilde görülüyor.

  3. Şoförün Darbedilmesi ve Ezilmeye Çalışılması:
    Otobüs şoförü, saldırganların elinden kurtulup otobüse binerek kaçmaya çalıştı. Bu sırada bir saldırganın tabancayla ateş ettiği, bir diğerinin ise otomobille şoförü ezmeye kalkıştığı görüldü. Şoför, kaçmaya çalışırken darp edilerek yaralandı

  4. Başka Bir Otobüse Saldırı:
    Olayın devamında, güzergah üzerindeki bir diğer özel halk otobüsünün önü, dolmuşla kesildi. Dolmuş şoförü eline aldığı kaldırım taşını otobüsün ön camına fırlatarak camı kırdı. Bu anlar otobüsün güvenlik kamerasına yansıdı.


Yaralı Şoför ve İlk Müdahale

  • Yaralanan Şoför:
    Olayda en az bir özel halk otobüsü şoförü darbedildi. Yaralı şoför, olay yerinde kanlar içinde kalırken çevredekiler ambulansı aradı. Ambulansa kadar şoföre yapılan ilk müdahale, bölgedeki vatandaşlar ve diğer otobüs şoförleri tarafından gerçekleştirildi. NTV’ye yansıyan görüntülerde, darbedilen şoförün bacağından yaralandığı ve koltuk değnekleriyle ambulansa götürüldüğü izleniyor.

  • Hastaneye Sevk:
    Yaralı şoför, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastane kaynakları, şoförün hayati tehlikesinin bulunmadığını ancak bacağındaki morluk ve darp izleri nedeniyle tedavisinin sürdürülmekte olduğunu açıkladı.


Emniyet ve Savcılık Soruşturması

  • Görgü Tanıkları ve Kamera Kayıtları:
    Olay anı, hem akaryakıt istasyonu güvenlik kamerasına hem de otobüsün kendi kamerasına yansıdı. Emniyet güçleri, bu görüntüler üzerinden olayın tüm safhalarını tespit etmeye çalışıyor.

  • Gözaltılar ve Tutuklamalar:
    Saldırıda rol oynayan bazı dolmuş şoförleri, kimlik tespitinin ardından gözaltına alındı. Özellikle tabancayla ateş edip otobüs şoförünü darbeden Gıyaseddin S. (26) ile kardeşi Veysel S. (25), emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

  • Soruşturma Kapsamındaki Suçlamalar:
    Cumhuriyet Savcılığı, “kasten yaralama, mala zarar verme, ruhsatsız silah taşıma ve mevcut silahla ateş etmeye teşebbüs” iddialarıyla soruşturmayı derinleştirdi. Şüphelilerin kullandığı araç plakaları, cep telefonu konum verileri ve kamera kayıtları tek tek inceleniyor.


Gerginliğin Kaynağı: “Güzergah Kavgası”

  1. Yeni Hat Düzenlemesi:
    Adana Büyükşehir Belediyesi, Mayıs 2025’te Buruk güzergahına ek hat noktaları belirleyerek özel halk otobüslerini de sisteme dahil etti. Bu değişiklikle birlikte dolmuş şoförleri, mevcut yolcu payının azalacağını ve gelir kaybına uğrayacaklarını savundu.

  2. Artan Rekabet:
    Dolmuş şoförleri, “daha az yolcu taşıyacakları” kaygısıyla hareket ederken; özel halk otobüsü şoförleri ise daha geniş araç kapasitesi ve daha düşük bilet ücretiyle yolcuya cazip geleceklerini düşünerek itirazsız çalışmaya devam etti. İki taraf arasında bu sebeple gerilim yükseldi.

  3. Denetim ve İzin Ücretleri:
    Dolmuş sürücüleri, belediyeye ödedikleri yol izin ücretinin özel halk otobüsü şoförlerine kıyasla daha yüksek olduğunu iddia ederken; belediye yetkilileri, her iki taşımacı grubuna da eşit muamele edildiğini belirtiyor. Bu noktadaki algı farkı da gerilimi artırdı.


Olay Sonrası Alınan Önlemler ve Öneriler

  1. Kameralı Denetim Noktalarının Güçlendirilmesi:
    Adana Emniyet Müdürlüğü, Sarıçam bölgesindeki MOBESE kameralarının koordinasyonunu artırarak, şüphelilerin kaçış güzergahlarını anbean izliyor. Ayrıca sivil ve çevik kuvvet ekipleri olay mahallinde devriye sayısını artırdı.

  2. Hat Düzenlemesinin Gözden Geçirilmesi:
    Adana Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, dolmuş ve özel halk otobüsü temsilcileriyle acil toplantı düzenleyerek “güzergah paylaşım önceliği” ve “durak sayısı dengesi” konularında uzlaşı arıyor. Yeni düzenlemenin kademeli olarak devreye girmesi, taraflar arasında yüksek sesli anlaşmazlıkları azaltabilir.

  3. Şoför Eğitim ve Bilgilendirme Çalışmaları:
    Belediye ve Emniyet iş birliğiyle “trafikte şiddete son” temalı eğitim seminerleri başlatıldı. Dolmuş şoförleri ile özel halk otobüsü şoförleri, “iletişim teknikleri, kriz yönetimi ve yasal sorumluluklar” konularında bilgilendiriliyor.


Sonuç ve Gelecek Perspektifi

01 Haziran 2025’te Adana Sarıçam’da yaşanan bu üzücü olay, kent içi toplu taşımada “güzergah kavgası”nın şiddete dönüşebileceğini açıkça gösterdi. Özellikle dolmuş ve özel halk otobüsü şoförleri arasındaki rekabetin yasal sınırlar içinde değil de sokakta çözülmeye çalışılması, hem sürücü hem de yolcular için büyük risk oluşturuyor. Emniyet güçlerinin hızlı müdahalesi ve adli işlemler, benzer vakaların önüne geçmek açısından önemli bir adım.

Gelecek dönemde:

  • Belediyenin hat planlamasında şeffaflık arttıkça; tüm tarafların makul ölçüde memnuniyeti sağlanabilir.

  • Düzenli denetim ve caydırıcı cezalar, saldırgan tutumları minimize edecektir.

  • Toplu taşıma aktörleri arasında diyalog platformları oluşturulması, uzlaşmacı çözümlere zemin hazırlayacak ve Adana’da güvenli bir seyahat ortamı sunacaktır.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Yayımlandı

üzerinde

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 21:53

Fatih Doğan Medya Özel – Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan bir cezaevi önünde meydana gelen olayda, husumetli oldukları kişilere uzun namlulu silahlarla ateş açan 3 şüpheli, 2 kişiyi yaraladı. Kaçışları sırasında bir otomobili gasp eden şüpheliler, polis ekiplerince kent merkezinde kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu önünde meydana gelen olay, adeta bir film sahnesini aratmadı. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan bir kişinin izinli olarak cezaevinden çıkacağını öğrenen F.A. (25), A.Y. (33) ve G.E. (32), Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi.

Şüpheliler, cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G. (32) isimli şahıslara uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda yaralanan M.R.K. ve A.G., ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobilin kaza yaptığı, bunun üzerine başka bir aracı gasbederek olay yerinden uzaklaştıkları belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, takip ve kovalamaca sonucu şüphelileri Osmaniye kent merkezine girişte bulunan Karaçay Deresi Köprüsü üzerinde yakaladı. Yakalanma anları ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca an be an kaydedildi.

Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada adeta bir cephanelik ele geçirildi. Aramalarda; 2 yarı otomatik av tüfeği, 1 AK-47 kalaşnikof tüfek, 3 tabanca, 12 av tüfeği fişeği, 11 adet 9×19 milimetre tabanca fişeği ile 21 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği bulundu.

Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerince 3 şüphelinin ifadeleri doğrultusunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Silahla yağma’, ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından 16 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 6’sı tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayımlandı

üzerinde

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti

Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı

Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.

Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar

Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.

Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Adli Süreç ve Olası Ceza

Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.

Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.

Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma

Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.

Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi

Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Yayımlandı

üzerinde

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…

İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.

Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.

Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.

Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?

Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.

Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu

Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.

Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.

Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar