Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Bakan Güler: Sürecin sabote edilmesine müsaade edilmeyecek

Yayımlandı

üzerinde

Bakan Güler, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Meclis’te şehit yakınları ve gaziler için verdiği iftar programında yaptığı konuşmada, ramazan ayı dolayısıyla şehit aileleri ve gazilerle bir arada olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu dile getirdi.

‘nin savunma ve güvenliğinin sağlanmasında bugüne kadar elde edilen tüm başarılarda en büyük payın şehit ve gazilere ait olduğunu vurgulayan Güler, “Bugün, vatanımızda huzur içerisinde bir arada yaşıyorsak, ülkemizin her bir köşesinde güvenlik ve istikrar iklimi varsa, bu elbette ki aziz şehitlerimizin ve siz çok kıymetli gazilerimizin eseridir.” diye konuştu.

Güler, vatan ve bayrak uğruna mücadelenin en büyük temsilcileri olan şehitlerin ve gazilerin göğsünü siper ederek yazdığı kahramanlık destanlarının hiçbir zaman unutulmayacağını ve milletin vefa dolu gönlünde daima yaşayacağını ifade etti.

Şehit ve gazilerin emsalsiz cesaret ve fedakarlıklarının kendileri için en büyük ilham kaynağı olduğunu belirten Güler, şehit ve gazilerin silah arkadaşlarının da onların bıraktığı mirası gururla taşıdığına, ülkenin ve milletin hak ve menfaatlerini korumak için emsalsiz bir mücadele örneği verdiğine dikkati çekti.

Yaşar Güler, şehitlerin kanının hiçbir zaman yerde kalmadığını ve kalmayacağını vurgulayarak, “İcra ettiğimiz her faaliyette, onlardan devraldığımız mirasa sahip çıkma ve bu kutsal emaneti gelecek nesillere daha müreffeh ve daha güvenli bir şekilde aktarma sorumluluğuyla hareket ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“BU BEDELİN ASIL YÜKÜ, ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ İLE ONLARIN AİLELERİ TARAFINDAN YÜKLENİLMİŞTİR”

Milli Savunma Bakanı Güler, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma ve kendini feshetme çağrısına değinerek, yapılan çağrının dikkatli bir şekilde incelenmesi gerektiğini kaydetti.

“Ateşkes” gibi çağrı metninde yer almayan hususlar gündeme getirilerek kafa karışıklığı yaratılmaya çalışılmaması gerektiğini vurgulayan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek isterim ki, sürecin sabote edilmesine ve uzatılmasına asla müsaade edilmeyecek; temkinli, akılcı bir yaklaşım esas alınacaktır. Şu hususa özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum, bugün önemli bir süreç yaşanıyor ve tarihi bir adım atılacaksa, anlaşmazlıkların çözümü, aldatılmış olanların kazanılması, terörü türlü bahanelerle kendi amaçları doğrultusunda kullananların emellerine bir son verilmesi durumuna gelinmişse, bu, ağır bir bedel karşılığında olmuştur. Bu bedelin asıl yükü, şehit ve gazilerimiz ile onların saygıdeğer aileleri tarafından yüklenilmiştir. Onlara minnettarlığımız bakidir ve kelimelerle anlatılamayacak kadar da derindir.”

Bakan Güler, ne yapılırsa yapılsın, şehitlerin ve gazilerin haklarını ödeyemeyeceklerini ifade ederek, “Ancak şehitlerimizin emaneti olan siz kıymetli ailelerimizin ve başımızın tacı gazilerimizin ve ailelerinin daima yanındayız ve sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Onlar, bugünün güçlü Türkiye’sinin manevi mimarlarıdır.” diye konuştu.

“CEFAKAR BÖLGE HALKIMIZA ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

Milli Savunma Bakanı Güler, böyle güçlü bir maneviyatın Türkiye’yi ilelebet payidar kılacağını; dosta güven, düşmana korku vermeye devam edeceğini dile getirerek, “Bu vesileyle terör olaylarının ülkemize verdiği zararlar karşısında sabırla devletinin yanında yer alan 85 milyon vatandaşımız ile özellikle terör örgütünün yıllardır süren baskılarına boyun eğmeyen, asla devletinin yanında durmaktan vazgeçmeyen ve bu tutumuyla söz konusu girişimlerin boş bir çaba olduğunu gösteren cefakar bölge halkımıza da şükranlarımı sunuyorum.” sözlerini sarf etti.

“Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, dün olduğu gibi bugün ve yarın da ülkesine yönelik her türlü tehdide karşı etkin, caydırıcı ve saygın nitelikleriyle yapılması gereken her bir faaliyeti, kanının son damlasına kadar yerine getirecek, ülkemizin ve asil milletimizin gurur kaynağı olmaya devam edecektir.” diyen Güler, şehitleri ve ebediyete irtihal eden gazileri rahmet ve minnetle yad etti, hayatta olan gazilere de sağlıklı ve uzun ömürler diledi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Yayımlandı

üzerinde

Özgür Özel Kadıköy’de 1 Mayıs Coşkusuna Ortak Oldu: “Umut Ediyoruz ki Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

TARİH/SAAT: 1 Mayıs 2026, 16:30


Yoğun güvenlik önlemleri altında kutlanan 1 Mayıs’ta konuşan CHP lideri Özel, “Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz” dedi.

Özgür Özel, Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda düzenlenen 1 Mayıs mitinginde yaptığı konuşmada “Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi. CHP lideri, “Umut ediyoruz ki bu son Kadıköy 1 Mayıs’ı olsun” diyerek gelecek yılki kutlamalar için Taksim hedefini işaret etti.

İstanbul, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne bu yıl da Kadıköy’deki dev mitingle sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu siyasi parti liderleri ve on binlerce emekçi, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya geldi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen kutlamalarda konuşan Özel, hem iktidara hem de emekçilere yönelik net mesajlar verdi.

Kadıköy’de On Binlerce Kişi Tek Yürek Oldu

Sabahın erken saatlerinde Haydarpaşa Numune Hastanesi önü ve Söğütlüçeşme’de toplanmaya başlayan yurttaşlar, iki ayrı koldan kortejler halinde miting alanına yürüdü. Ellerinde “Emek, adalet, barış ve demokrasi için birleşelim, değiştirelim”, “İşçiler birleşir, bu düzen değişir” ve “Emek kazanacak, Türkiye kazanacak” yazılı pankartlar taşıyan katılımcılar, Kadıköy sokaklarını adeta bir bayram yerine çevirdi.

Yoğun yağmura rağmen alanı dolduran binlerce kişi, “Yaşasın 1 Mayıs” ve “Dünya yerinden oynar işçiler birlik olsa” sloganlarıyla coşkuyu doruk noktasına taşıdı. Kutlamalara Özgür Özel’in yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı.

Özgür Özel: “Türkiye İşçi Sınıfını Bir Bütün Olarak Selamlıyoruz”

Mitingin açılış konuşmasını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sözlerine basın emekçilerini selamlayarak başladı. Özel, yoğun güvenlik önlemleri ve bazı bölgelere getirilen kutlama yasaklarına rağmen emekçilerin alanları doldurduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Değerli basın emekçileri, öncelikle bu resmi tatil gününde dahi çalıştığınız için hepinizi selamlıyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nüzü kutluyoruz. Bugün Kadıköy’deyiz. Türkiye işçi sınıfını Kadıköy Meydanı’ndan selamlıyoruz.”

Özel, konuşmasında tüm işçi konfederasyonlarına eşit mesafede durduklarını vurgulayarak, “Bugün DİSK’in ve bileşenlerinin, TMMOB’un, Türk Tabipleri Birliği’nin ve KESK’in organize ettiği 1 Mayıs kutlamasına katıldık hep birlikte. Türk-İş Edirne’de, HAK-İŞ ise Bursa’da kutlama yapıyor. Türkiye işçi sınıfını bir bütün olarak selamlıyoruz” dedi.

2026 1 Mayıs’ının En Çok Konuşulan Sözü: “Bu Son Kadıköy 1 Mayıs’ı Olsun”

Mitingin en dikkat çekici çıkışı ise Özgür Özel’in gelecek yılki 1 Mayıs için yaptığı çağrı oldu. CHP lideri, iktidar değişikliği temennisinde bulunarak şu tarihi sözleri sarf etti:

“Bugün son kez Kadıköy’de 1 Mayıs kutladığımızı umuyoruz. Bu artık hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem de emekçilerin muhalefette oldukları son 1 Mayıs olsun diye ümit ediyoruz.”

Özel, 2027 yılının “Kanlı 1 Mayıs” olarak anılan 1977 Taksim Meydanı olaylarının 50. yıl dönümü olduğuna dikkat çekerek, bu özel yılda Taksim’de olma kararlılığını da net bir dille ortaya koydu:

“Seneye kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümü ve artık Taksim’in yasak olmaması gerekiyor. Ümit ederiz ki gelecek sene 1 Mayıs’ta Türkiye’de iktidar da değişmiş olur. Değişmese dahi 50’nci yılında mutlaka Taksim’de olmak gerekiyor. Bu talebi değil, bu kararlılığı bugünden ifade etmek isterim. Gelecek sene hep birlikte 1 Mayıs’ta, kanlı 1 Mayıs’ın 50’nci yıl dönümünde Taksim’de olacağız.”

Sıkı Güvenlik Önlemleri ve Valilik Kararları Damga Vurdu

1 Mayıs öncesinde İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamayla Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde gün boyunca her türlü miting, basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü yasaklanmıştı. Valilik, yalnızca DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda, TKP’nin ise Kartal Meydanı’nda yapacağı etkinliklere izin vermişti.

Kadıköy’de alınan güvenlik önlemleri de gözlerden kaçmadı. Meydana çıkan tüm cadde ve sokaklar demir bariyerlerle kapatılırken, bölge araç trafiğine kapatıldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) belirlenen noktalarda hazır bekletildi.

Tüm bu önlemlere rağmen miting coşkulu ve olaysız geçerken, Taksim’e çıkmak isteyen 300’den fazla kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) de yaptığı açıklamada, Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün ve parti yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 43 üyesinin gözaltına alındığını duyurdu.

İşte Mitingden Öne Çıkan Talepler

Katılımcıların taşıdığı pankartlar ve atılan sloganlar, emekçilerin taleplerini net bir şekilde ortaya koydu. İşte Kadıköy Meydanı’nda yankılanan bazı mesajlar:

· Gelirde adalet, vergide adalet
· Kadın emeğine güvence
· Savaşlara, NATO’ya, emperyalizme geçit yok
· İşçiler birleşin, iktidara yerleşin
· Emeğin cumhuriyetini kuracağız

Özgür Özel’in Gelecek Vizyonu: “Köprüden Önceki Son Çıkış”

Miting sonrası gazetecilere kısa bir değerlendirme yapan Özgür Özel, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve işçi sınıfının yaşadığı zorluklara dikkat çekerek şu mesajla noktayı koydu:

“Her geçen gün işçilerin çok daha iyi bir Türkiye’de yaşayacağı günlere yaklaşıyoruz. 1 Mayıs 2026, bizim için ‘köprüden önceki son çıkış’ tabelası gibidir. Ya bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz ya da emekçiler olarak kaybetmeye devam edeceğiz. Ama ben Türkiye işçi sınıfının gücüne, birliğine ve dayanışmasına inanıyorum. Yarınlar bizim olacak.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Depo İşçisi 1 Mayıs’ta Yaşamını Yitirdi: Demir Profilin Altında Kaldı

Yayımlandı

üzerinde

Depo İşçisi 1 Mayıs’ta Yaşamını Yitirdi: Demir Profilin Altında Kaldı

Tarih: 01.05.2026 – 17:42

Adana’da bir depo işçisi, tüm dünyada emeğin ve dayanışmanın simgesi olarak kutlanan 1 Mayıs günü, çalıştığı iş yerinde meydana gelen feci bir kazanın kurbanı oldu. Henüz bir ay önce işe başlayan üç çocuk babası 33 yaşındaki Mahmut Turan, depoda tadilat yaparken üzerine demir profil düşmesi sonucu hayata gözlerini yumdu. Bu acı olay, Türkiye’de işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki hassasiyetin bir kez daha sorgulanmasına neden oldu.

Olayın Gelişimi: Bayram Sabahı Gelen Acı Haber

Kaza, 1 Mayıs 2026 tarihinde öğle saatlerinde Adana’nın Sarıçam ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir zincir marketin deposunda meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, yaklaşık bir ay önce işe başlayan Mahmut Turan, depoda devam eden tadilat çalışmaları kapsamında boya yapmakla görevlendirilmişti. Turan çalıştığı sırada, depoda bulunan bir iş makinesinin taşıdığı ağır demir profil, henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybederek işçinin üzerine devrildi.

Çevredeki diğer çalışanların ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ne yazık ki, kısa sürede adrese ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Mahmut Turan’ın olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi. Yapılan ilk incelemelerin ardından Turan’ın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adana Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı.

Soruşturma Başlatıldı: “İş Güvenliği” Vurgusu

Olayın duyulmasının ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, iş yerindeki güvenlik önlemlerinin yeterliliği ve kazanın meydana gelişindeki ihmal iddiaları titizlikle inceleniyor. Uzmanlar, özellikle tadilat gibi riskli çalışmaların yapıldığı alanlarda, çalışanların hayati tehlikelere karşı yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.

Kazayla ilgili olarak depo sorumlularının ve iş makinesi operatörünün ifadelerine başvurulacağı öğrenilirken, olay yeri inceleme ekiplerinin hazırlayacağı kusur raporu adli sürecin seyrini belirleyecek. Bu trajik olay, Türkiye genelinde sık sık gündeme gelen “iş cinayetleri” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin son raporlarına göre, 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında en az 432 işçi çalışırken hayatını kaybetti.

“Bayramda Çalışmak Zorunda Kaldı”

Mahmut Turan’ın ailesi ve yakınları, acı haberle birlikte büyük bir yıkım yaşadı. 33 yaşındaki işçinin evli ve üç çocuk babası olduğu, ailesinin geçimini sağlamak için yaklaşık bir ay önce bu işe girdiği öğrenildi. İş arkadaşları, Turan’ın sessiz ve çalışkan biri olduğunu belirterek, “Ekmeğinin peşinde koşan bir emekçiydi. Çocukları için çabalıyordu” ifadelerini kullandı.

Turan’ın Emek ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ta çalışmak zorunda kalması ise olayın ayrı bir ironik ve dramatik boyutu olarak değerlendirildi. Cenaze işlemlerinin, Adana Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin tamamlanmasının ardından memleketine gönderilmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

1 Mayıs’ta Kahreden Kaza: ‘Dur’ İkazına Rağmen Geri Kayan Kamyonetin Ezdiği 2 İşçi Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

1 Mayıs’ta Kahreden Kaza: ‘Dur’ İkazına Rağmen Geri Kayan Kamyonetin Ezdiği 2 İşçi Hayatını Kaybetti

Tarih: 1 Mayıs 2026, Cuma
Saat: 15:10

Başkent Ankara’da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde kanalizasyon çalışması yapan iki işçi, yokuşta kontrolden çıkarak geri kayan bir kamyonetin altında kalarak feci şekilde can verdi. Yaşanan iş cinayetinde Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan hayatını kaybetti.

Ankara’nın Çankaya ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen kaza, yürekleri dağladı. Bademlidere Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi’nde, Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne (ASKİ) bağlı taşeron işçiler, rutin altyapı çalışmalarını sürdürüyordu.

Edinilen bilgilere göre, özel bir su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, yokuş yukarı çıktığı sırada sürücüsünün kontrolünden çıkarak geriye doğru kaymaya başladı. Hızla geri kayan aracı gören çevredeki diğer ASKİ çalışanları, sürücüyü “Sakın çıkmayın, arkadaşlar çalışıyor geride” diyerek uyardı. Ancak tüm ikazlara rağmen duramayan kamyonet, yol kenarında çalışmakta olan evli ve iki çocuk babası Kadir Ortataş ile Bayram Demirhan’a çarptı.

Tonlarca ağırlığındaki aracın altında kalan iki işçi, olay yerinde hayatını kaybetti. Kontrolden çıkan kamyonet, işçilere çarptıktan sonra ASKİ’ye ait bir kamyonet ile park halindeki 4 otomobile daha çarparak durabildi. Kazada kamyonet sürücüsü araçtan atlayarak yaralanırken, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Olay yerine gelen işçi yakınları ve mesai arkadaşları gözyaşlarına boğuldu. Cenazeler, yapılan incelemelerin ardından otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, polis kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar