Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

 Şanlıurfa’da Kayıp Miraç (5) 11 Saat Sonra Evinin Damında Ölü Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

 Şanlıurfa’da Kayıp Miraç (5) 11 Saat Sonra Evinin Damında Ölü Bulundu

Tarih & Saat: 14 Mayıs 2026, 01:49

İHA

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde öğle saatlerinde kaybolan 5 yaşındaki Miraç İdikurt’u arama çalışmaları gece yarısı acı bir sonla noktalandı. Minik Miraç, 11 saat sonra kendi evlerinin damında hareketsiz halde bulundu.

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine bağlı Büyük Yenice Kırsal Mahallesi’nde yaşanan olay, tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Edinilen bilgilere göre, 5 yaşındaki Miraç İdikurt, 14 Mayıs 2026 öğle saatlerinde evden çıktıktan sonra bir daha geri dönmedi. Çocuklarından haber alamayan aile, kendi imkanlarıyla yaptıkları aramanın sonuçsuz kalması üzerine durumu hemen jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi.

Reklam

 11 Saatlik Nefes Kesen Arama

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda jandarma, AFAD, sağlık ve arama kurtarma ekibi sevk edildi. Mahalleli vatandaşların da yoğun katılımıyla başlatılan geniş çaplı arama çalışmaları, saatlerce sürdü. Ekipler araziyi, bahçeleri ve metruk alanları didik didik ararken, umutlar giderek azalıyordu.

 Acı Gerçek Gece 23.30’da Ortaya Çıktı

Yaklaşık 11 saat süren yoğun çabanın ardından ekipler, gece saat 23.30 sıralarında küçük çocuğu kendi evlerinin damında hareketsiz halde buldu. Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından minik Miraç, ambulansla hemen Ceylanpınar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan 5 yaşındaki çocuk, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

 Elektrik Akımı Şüphesi ve Soruşturma

Olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı ilk tespitlerde, Miraç’ın elektrik akımına kapılmış olabileceği değerlendiriliyor. Küçük çocuğun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için cenazesi Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Nihai ölüm nedeni, yapılacak detaylı otopsi işlemlerinin ardından netlik kazanacak.

Olayla ilgili olarak Ceylanpınar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü bir soruşturma başlatıldı.

Reklam

 

 

 

 

Reklam

 

 

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Giresun’da Sel Felaketi: Piknik Yapan Aile Suya Kapıldı, İki Kız Kardeş Hayatını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Giresun’da Sel Felaketi: Piknik Yapan Aile Suya Kapıldı, İki Kız Kardeş Hayatını Kaybetti

Tarih: 12 Ağustos 2026
Saat: 17:13 (Güncellenme: 20:31)
Okuma Süresi: 3 dakika

İHA 

Sis Dağı’nda Ani Sel Felaketi: Aile Piknik Yaparken Dere Taştı

Giresun’da Sis Dağı Yaylası’nda etkili olan şiddetli yağışlar hayatı felce uğrattı. Zıva Deresi’nin aniden taşması sonucu dere kenarında piknik yapan Kırca ailesi sel sularına kapıldı. Kız kardeşler Burcu ve Burçin Kırca’nın cansız bedenlerine ulaşılırken, anne Zekiye Kırca’yı arama çalışmaları aralıksız sürüyor.

Olay, öğleden sonra saat 15.00 civarında Görele ilçesinde meydana geldi. Sis Dağı’nda ani ve çok yoğun yağışın ardından Zıva Deresi’nin su seviyesi hızla yükseldi. Dere kenarında piknik yapan aile, suların aniden yükselmesiyle kendini selin ortasında buldu.

Reklam

Baba Kendi İmkanlarıyla Kurtuldu, Ailesini Kurtaramadı

İlk olarak baba Mehmet Kırca suya kapıldı. Eşi Zekiye Kırca (55) ve kızları Burcu ile Burçin, babalarını kurtarmak için çaba sarf ederken sel sularına kapıldı. Baba Mehmet Kırca kendi imkanlarıyla kurtulmayı başarırken, eşi ve kızlarını kurtaramadı.

Olayın ardından bölgeye AFAD, jandarma, JAK, DSİ ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 80 kişilik arama kurtarma ekibi, havadan ve karadan yoğun bir çalışma başlattı.

 

İki Kız Kardeşin Cansız Bedenine Ulaşıldı

Arama çalışmalarında ilk olarak Burcu Kırca’nın cansız bedenine ulaşıldı. Kız kardeşlerden Burçin Kırca ise dereye düştüğü yerden yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, Zıva Deresi’nin denize döküldüğü Çavuşlu sahilinde bulundu.

Reklam

Anne Zekiye Kırca’yı bulmak için çalışmalar gece boyunca devam ediyor. Vali Mustafa Koç, gece görüşlü İHA’ların da arama çalışmalarına destek vereceğini açıkladı.

Acılı Baba: “Çocuklarını Toplayıp Gittin, Beni Tek Bıraktın”

Arama çalışmalarının sürdüğü dere kenarında gözyaşlarına hakim olamayan baba Mehmet Kırca, eşi ve kızlarına seslendi:

“Zekiye, çocuklarını toplayıp gittin, beni tek bıraktın. Burçin kızım, sana ev yapmıştım. ‘Evin güzel olmuş, burada dururum’ diyordun.”

Görgü tanıkları, iki kız kardeşin bir gün önce İstanbul’dan köye geldiklerini, gezip piknik yapmak amacıyla dere kenarına gittiklerini belirtti.

Reklam

Vali Koç’tan Açıklama: “Tüm İmkanlar Seferber Edildi”

Giresun Valisi Mustafa Koç, arama çalışmalarını yerinde inceledi ve acılı baba Mehmet Kırca’ya başsağlığı diledi. Vali Koç yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Maalesef bugün öğleden sonra saat 15.00 civarlarında ilimizde bulunan Sis Dağı Yaylası’nda ani ve çok yoğun olan yağış sonrasında Zıva Deresi’nin ani yükselmesi sonucu dere kenarında piknik yaptığını bildiğimiz ailemiz suya kapıldı. Babası kendi imkanlarıyla kurtuldu ama maalesef anne ve iki kızı suya kapıldı. Ankara’dan bu tarafa kadar devletimizin bütün imkanları seferber edilmiş durumda. Gece görüşlü İHA’larımız da çalışmaya devam edecek. Bütün ümidimiz vatandaşlarımıza sağ salim ulaşmak.”

Okumaya Devam Et

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Resmî Törenle Karşıladı

Yayımlandı

üzerinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Resmî Törenle Karşıladı

Tarih: 12 Ağustos 2026
Saat: 20.10
Okuma Süresi: 4 dakika

AA


Ankara’da diplomatik trafik yoğun. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkente resmî ziyaret gerçekleştiren Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görkemli bir törenle ağırladı. 21 pare top atışı eşliğinde çalınan milli marşların yankılandığı törende iki lider, ardından ortak basın toplantısında Filistin davasına dair kritik mesajlar verdi.

21 pare top atışı ve süvariler eşlik etti

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki resmî karşılama protokolü tüm ihtişamıyla gerçekleşti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın makam aracını atlı süvariler karşılayarak protokol kapısına kadar eşlik etti. Erdoğan, Abbas’ı ana giriş kapısında bizzat karşıladı. İki lider tören alanındaki yerlerini aldıktan sonra 21 pare top atışı eşliğinde Türkiye ve Filistin milli marşları çalındı. Abbas, Muhafız Alayı Tören Kıtası’nı “Merhaba asker” diyerek selamladı.

Erdoğan: “Egemen Filistin devletinin varlığı baltalanıyor”

Ortak basın toplantısında söz alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin topraklarındaki son duruma ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “BM verilerine göre sadece 2026 yılında yerleşimci terörü, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık 3 bin 800 Filistinli yerlerinden edildi. 100’e yakın Filistinli kardeşimiz katledildi.” dedi. “Egemen Filistin devletinin varlığı baltalanmaktadır. Buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır.” ifadelerini kullanan Erdoğan, Filistin’e destek olmanın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Reklam

Mukaddes mekanlardaki provokasyonlara sert tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Mescid-i Aksa ve El Halil’deki saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmayı yinelediklerini belirterek, “İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’ya ve diğer mukaddes mekanlardaki provokasyonlara şiddetle karşıyız.” dedi. Netanyahu hükümetini hedef alan Erdoğan, “Netanyahu hükümetinin amacı bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin’i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir. Ne yapsalarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, “1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz.” dedi.

Abbas’tan Türkiye’ye teşekkür ve Mekke Anlaşması vurgusu

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Abbas, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kardeş Türkiye Cumhuriyeti’ne bizim haklarımıza ve Filistin halkının davasına destekleri için teşekkür ediyorum.” diyerek Türkiye’nin Gazzelilere insani yardımda bulunması, Filistinli öğrencilere ev sahipliği yapması ve hasta ile yaralıları tedavi etmesi nedeniyle minnettarlığını dile getirdi.

Abbas, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na da dikkat çekerek, “Bu anlaşma çok önemli. Temenni ederim ki, bölgedeki istikrar ve güvenliğin sağlanması için bir başlangıç olsun.” dedi.

Reklam

“Gazze’siz devlet olmaz”

Filistin lideri, Gazze’ye ilişkin net bir mesaj verdi: “Gazze bölgesi, Filistin Devleti’nin ayrılmaz bir parçasıdır ve diyoruz ki ‘Gazze’de bir devlet olamaz, Gazze’siz de bir devlet olamaz.’” Abbas ayrıca ateşkes sürecine ilişkin, “Şu ana kadar bir ateşkes sağlandı gibi ancak henüz insani yardımlar Gazze’ye giriş yapmadı.” diyerek uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Adil bir barışın ancak işgalin sonlanması ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğinin altını çizen Abbas, bu hedefin uluslararası kanunlar ve Arap Barış Girişimi çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydetti.

İsrail’in el koyduğu kaynaklar gündemde

Abbas, İsrail’in Filistin’e ait yaklaşık 6,5 milyar dolara el koyduğunu belirterek bu durumun Gazze’deki memurların maaş ve diğer giderlerinin karşılanmasında sıkıntılara yol açtığına işaret etti. Görüşmede İsrail’in Batı Şeria ve Kudüs’te tırmandırdığı gerilim ile “yerleşimci terörünün” de ele alındığını aktaran Abbas, yerleşimcilerin İsrail ordusunun koruması altında hareket ettiğini dile getirdi.

Filistin’de seçim takvimi

Abbas, 28 Kasım’da Filistin’de düzenlenecek milletvekili seçimlerine büyük önem verdiklerini söyleyerek, “Burada tabii ki hem yasama seçimleri hem de başkanlık seçimi yapılması söz konusu olacaktır.” dedi. Tek devlet vurgusunu yineleyen Abbas, “Biz tek devletiz, tek devlet olacağız.” ifadesini kullandı.

Reklam
Okumaya Devam Et

Gündem

44 milyon TL’lik altın izi kayboldu: Haluk Levent’e tüm yetki verildi, kasa boş çıktı

Yayımlandı

üzerinde

44 milyon TL’lik altın izi kayboldu: Haluk Levent’e tüm yetki verildi, kasa boş çıktı

Tarih: 12 Ağustos 2026
Saat: 15:30
Okuma Süresi: 3 dakika

Ajanslar 

Ahbap Derneği’ne yönelik başlatılan soruşturmada ortaya çıkan para trafiği Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Dernek kasasından çıkan 44 milyon TL’nin önce dolara, ardından fiziki altına çevrildiği, tüm süreçte tek yetkili kişinin ise Haluk Levent olduğu belirlendi. Ancak 6 Ağustos’ta banka kasasının açılmasıyla ortaya çıkan manzara herkesi şaşkına çevirdi: Kasada ne altın ne dolar ne de 44 milyon TL vardı. Kasadan çıkanlar ise bir kutu Tylolhot, vitamin hapları ve bir kitaptan ibaretti.

Yönetim kurulundan üç kritik karar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği yönetim kurulunun ocak 2026’da art arda aldığı üç karar mercek altına alındı.

Reklam

14 Ocak 2026’da alınan ilk karar, dernek hesabındaki 44 milyon TL’nin enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek amacıyla altına çevrilmesini öngörüyordu. Ancak kararın ilginç bir ayrıntısı vardı: Altın doğrudan Türk lirasıyla alınmayacak, önce 1 milyon dolara çevrilecek, ardından bu dövizle altın satın alınacaktı.

Haluk Levent’e verilen sınırsız yetki

Aynı gün alınan ikinci yönetim kurulu kararıyla, satın alınacak altınların muhafazası için banka kiralık kasası tutulmasına karar verildi. Kasanın anahtarının Haluk Levent’e teslim edilmesi ve sürecin tamamında Levent’in tek yetkili kılınması kararlaştırıldı.

Döviz bürosundan 1 milyon doların fiziken teslim alınması, altınların kuyumcudan satın alınması ve banka kasasına yerleştirilmesi dahil tüm işlemlerde Haluk Levent’in imzası ve yetkisi tek başına yeterli sayıldı.

44 milyon TL’nin açıklaması: “Gazze için elden alınan 1 milyon USD”

Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise banka havalesinin açıklama kısmına yazılan ifade oldu. Derneğin banka hesabından 14 Ocak 2026’da bir döviz bürosuna yapılan 44 milyon TL’lik havale “Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi” olarak kaydedildi.

Reklam

Bu açıklama, yapılan işlemin insani yardım amacı taşıdığı izlenimi verse de soruşturma, paranın gerçekte nereye gittiğini ve bu açıklamanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırıyor.

İki gün sonra altına çevrildi

Para trafiği bununla sınırlı kalmadı. 16 Ocak 2026’da alınan üçüncü yönetim kurulu kararıyla, fiziki olarak teslim alınan 1 milyon doların bir kuyumcudan altın satın almak için kullanılmasına karar verildi. Altınları kuyumcudan teslim alma yetkisi yine Haluk Levent’e verildi.

Soruşturma dosyasına göre Levent, derneğin 44 milyon TL’sinin çevrildiği 1 milyon doları altına dönüştürdü ve satın alınan fiziki altınları bizzat teslim aldı. Altınların Ahbap Derneği’nin VakıfBank Feriköy Şubesindeki kiralık kasasında muhafaza edilmesi gerekiyordu.

Kasa açıldı, altın yok

Soruşturmanın en çarpıcı anı 6 Ağustos 2026’da yaşandı. Derneğe ait kiralık kasa; bir polis memuru, bir kuyumcu bilirkişi ve derneğin mal varlığı yönetim kayyım heyetinde görevli iki avukatın huzurunda açıldı. Açılış anı video kaydına alındı.

Reklam

Dosyadaki tespitlere göre, 44 milyon TL ile başlayıp 1 milyon dolara, oradan da fiziki altına dönüştürüldüğü belirtilen varlıklara kasada rastlanmadı. Kasadan çıkanlar ise şunlardı: Bir kutu Tylolhot, bir kutu vitamin hapı, iki kutu ilaç ve bir adet kitap.

Soruşturma sürüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu para ve altınların kim veya kimlerin tasarrufuna geçtiğini ve işlemlerin hukuki niteliğini tespit etmek için detaylı inceleme yürütüyor. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde yeni boyutlar kazanması bekleniyor.

Bu haberde okuyucuların merak ettiği sorular

44 milyon TL nereye gitti?
Soruşturma kapsamında henüz net bir bilgiye ulaşılamadı. Paranın dövize, ardından altına çevrildiği belirtilse de kasada hiçbir şey bulunamadı.

Haluk Levent’in sorumluluğu ne?
Yönetim kurulu kararlarıyla paranın döviz bürosundan teslim alınması, altınların kuyumcudan satın alınması ve kasa anahtarının muhafazası dahil tüm süreçte tek yetkili kişi olarak gösterildi.

Reklam

Kasadan neden sadece ilaç ve kitap çıktı?
Bu soru soruşturmanın temelini oluşturuyor. 44 milyon TL’lik varlığın kasada bulunmaması, paranın başka bir yere aktarılmış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar