Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Ebru’yu öldüren eski enişte: Havuz çukurunda boğdum, ertesi gün ablasıyla üzerini toprakla örttük

Yayımlandı

üzerinde

Ebru’yu öldüren eski enişte: Havuz çukurunda boğdum, ertesi gün ablasıyla üzerini toprakla örttük

03 Mart 2026 – 16:10

2009’dan beri kayıptı! 17 yaşındaki genç kızın cinayetinde kan donduran itiraf: Önce hamile bıraktı, sonra boğarak öldürdü, ablasıyla birlikte gömdü

Manisa’da 2009 yılında kaybolan 17 yaşındaki Ebru Koyuncu’nun cinayeti 17 yıl sonra aydınlandı. Genç kızın eski eniştesi Ufuk Köse, ifadesinde Ebru’yu hamile kalması üzerine boğarak öldürdüğünü, ertesi gün de ablası Fatma Koyuncu ile birlikte cesedi toprakla örttüklerini itiraf etti. İşte kan donduran detaylar…

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde 2009 yılı Aralık ayında henüz 17 yaşındayken ortadan kaybolan Ebru Koyuncu’nun sırrı, 17 yıl sonra çözüldü. Genç kızın eski eniştesi Ufuk Köse’nin (55) itirafıyla ortaya çıkan cinayette, kurbanın önce hamile bırakıldığı, ardından eski eşine ait arazideki bir havuz çukurunda boğularak öldürüldüğü ve ablasıyla birlikte gömüldüğü belirlendi.

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, geçtiğimiz günlerde İzmir ve Kars’ta eş zamanlı operasyon düzenlendi. Manisa İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerince gözaltına alınan Ufuk Köse, ifadesinde cinayeti tüm ayrıntılarıyla anlattı.

“HAMİLELİĞİ ORTAYA ÇIKINCA ÖLDÜRDÜM”

Ufuk Köse, ifadesinde Ebru Koyuncu ile dini nikahla birlikte yaşadığı dönemde yakınlaştıklarını ve genç kızın hamile kaldığını söyledi. Köse, şu ifadeleri kullandı:

“Ebru, 2009 yılı Aralık ayında ailesi ile yaşadığı evden ayrılıp bizim yanımıza geldi. Babası Süleyman Koyuncu’nun durumu öğrenmesi halinde üçümüzü de öldüreceğinden korktuk ve Manisa’daki evimi İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Armutlu Mahallesi’ne taşıdım. Ancak Ebru’nun hamilelik nedeniyle karnı şişmeye başlayınca sorun büyüdü. Abla, kardeş birbirlerini sevmezdi ve sürekli sorun yaşarlardı. Ebru’yu hamileliğinin iyice ortaya çıkması üzerine eski eşimin arazisine götürdük. Orada havuz çukuru dediğimiz bir alan var. Orada boğarak öldürdüm. Daha sonra ablasına kardeşini öldürdüğümü söyledim, ertesi gün gidip birlikte üzerini toprakla örttük.”

ABLA FATMA: SADECE YERİNİ GÖSTERDİ

Cinayetin azmettiricisi olduğu iddia edilen abla Fatma Koyuncu ise ifadesinde suçlamaları reddetti. Fatma Koyuncu, “Ufuk bana kardeşimi öldürdüğünü söyledi, yerini gösterince gidip baktım” diyerek kendini savundu.

Jandarma ekipleri, Ufuk Köse ve Fatma Koyuncu’nun gösterdiği İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Armutlu Mahallesi’ndeki arazide yapılan kazı çalışmalarında, Ebru Koyuncu’ya ait olduğu değerlendirilen çok sayıda kemik ve kafatası parçası buldu. Kemikler, kimlik tespiti ve otopsi için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

ANNE 17 YIL SONRA HAREKETE GEÇTİ

Olayla ilgili soruşturmada dikkat çeken bir detay da ortaya çıktı. Anne Münevver Koyuncu’nun, o dönemde eşi Süleyman Koyuncu’nun kendisine uyguladığı şiddet nedeniyle korkup kızının peşine düşemediği öğrenildi. Anne Koyuncu, eşinin ölümünün ardından 1 Ekim 2025’te jandarmaya başvurarak kızının 2009’dan beri kayıp olduğunu bildirdi. Bu ihbar üzerine başlatılan soruşturma, cinayetin aydınlatılmasını sağladı.

25 GSM HATTI VE GİZLİLİK KARARI

Soruşturma kapsamında şüphelilerin farklı dönemlerde kullandıkları değerlendirilen 25 GSM hattının HTS kayıtları incelendi. Tanık beyanları, saha araştırmaları ve teknik takip sonucunda aile içinde cinayet ihtimali üzerinde duruldu ve dosyada gizlilik kararı alındı. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda şüphelilerin adresleri tespit edilerek operasyon düzenlendi.

Gözaltına alınan dört şüpheliden üvey kardeşler M.K. (46) ve A.K. (42) jandarmadaki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, Ufuk Köse ve Fatma Koyuncu, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanarak cezaevine gönderildi.

FATİH DOĞAN MEDYA NOTU

17 yıl sonra gün yüzüne çıkan bu acı olay, kadına yönelik şiddetin ve aile içi cinayetlerin ne kadar vahim boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ebru Koyuncu’nun kemiklerinin bulunduğu arazide adli tıp çalışmaları devam ederken, soruşturmanın da çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Gündem

Kahramanmaraş’ta iki aile arasında pompalı tüfekli kavga: 1’i ağır 7 yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Kahramanmaraş’ta iki aile arasında pompalı tüfekli kavga: 1’i ağır 7 yaralı

Tarih/Saat: 21.04.2026 – 23:59


KAHRAMANMARAŞ’ta aralarında husumet bulunan iki aile arasında çıkan ve pompalı tüfeklerin kullanıldığı silahlı kavgada 1’i ağır 7 kişi yaralandı. Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alınırken, diğer faillerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Olay, 21 Nisan 2026 akşamı saat 19.30 sıralarında, merkez Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Yavuz Selim Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında daha önceden husumet bulunduğu öne sürülen Yıldırım ve Körkurt ailelerinin fertleri arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartışma başladı.

Kısa sürede alevlenen tartışma, tarafların pompalı tüfeklerle birbirlerine ateş açmasıyla silahlı çatışmaya dönüştü. Çevrede büyük paniğe yol açan çatışmada, saçmaların isabet ettiği toplam 7 kişi vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.

Mahalle sakinlerinin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alarak kavgaya müdahale ederken, sağlık görevlileri yaralılara ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi.

Yaralılar, ambulanslarla Kahramanmaraş’taki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, yaralılardan 1’inin sağlık durumunun ağır olduğu ve yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Olayın ardından harekete geçen Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, başlattıkları geniş çaplı soruşturma kapsamında kavgaya karıştığı tespit edilen 1 şüpheliyi gözaltına aldı. Yetkililer, olaya karışan diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların çok yönlü olarak sürdürüldüğünü bildirdi.

Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Tuncay Sonel’in Adının Verildiği Cadde Tabelası Mahallelinin Talebiyle Söküldü

Yayımlandı

üzerinde

Tuncay Sonel’in Adının Verildiği Cadde Tabelası Mahallelinin Talebiyle Söküldü

Tarih: 22 Nisan 2026
Saat: 00:30

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde, 2005-2008 yılları arasında kaymakamlık yapan ve Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in adının verildiği cadde tabelası, mahalle sakinlerinin talebi üzerine belediye ekiplerince sökülerek kaldırıldı.

Olay, Birecik ilçesine bağlı Bağlarbaşı Mahallesi’nde meydana geldi. 5 Ocak 2020’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adı gündeme gelen ve 4 gün önce gözaltına alınarak tutuklanan Tuncay Sonel’in isminin yer aldığı cadde tabelası, mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyetinin başvurusu üzerine yerinden söküldü.

Belediye Meclisi 2024’te İsim Vermişti

Tuncay Sonel, 27 Ekim 2005 ile 28 Ağustos 2008 tarihleri arasında Birecik Kaymakamı olarak görev yapmıştı. 2024 yılında alınan Birecik Belediye Meclisi kararıyla ilçedeki bazı cadde ve sokaklara Sonel’in adı verilmişti. Ancak Sonel’in Gülistan Doku soruşturmasındaki konumu, mahalle sakinleri arasında rahatsızlığa yol açtı.

Mahalle Muhtarlığı ve İhtiyar Heyeti Devreye Girdi

Bağlarbaşı Mahalle Muhtarlığı ve ihtiyar heyeti, cadde adının değiştirilmesi talebiyle Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ne resmi başvuruda bulundu. Dilekçede, Sonel’in adının caddede yer almasının mahallede yaşayanlar arasında rahatsızlık yarattığı ifade edildi. Belediye yetkilileri, talebi değerlendirerek cadde üzerindeki tabelanın kaldırılmasına karar verdi.

Tabela Yerinden Söküldü, Yeni İsim Önerisi Geldi

Belediye ekipleri, alınan karar doğrultusunda cadde üzerinde bulunan “Tuncay Sonel” yazılı tabelayı yerinden sökerek kaldırdı. Sökülen tabelanın bir süre duvar kenarında bırakıldığı görüldü. Caddenin isminin değiştirilmesi süreci başlarken, mahalle sakinleri yeni isim için de bir öneride bulundu. Belediyeye sunulan dilekçede, caddeye Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden “Şehit Öğretmen Ayla Kara”nın adının verilmesi talep edildi.

Belediye Meclisi Önümüzdeki Günlerde Toplanacak

Edinilen bilgiye göre, Birecik Belediye Meclisi’nin önümüzdeki günlerde yapacağı toplantıda Tuncay Sonel Caddesi’nin adının resmen değiştirilmesi ve yeni bir cadde isminin belirlenmesi bekleniyor.

Tuncay Sonel Kimdir?

Tuncay Sonel, 1970 yılında Adana’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana’da tamamladıktan sonra 1994 yılında Mülki İdare Hizmetleri Sınıfı’na Aydın kaymakam adayı olarak atandı. Sırasıyla Vize (Kırklareli), Birecik (Şanlıurfa) ve Of (Trabzon) ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. Daha sonra Tunceli Valiliği ve Ordu Valiliği görevlerini yürüttü. Son olarak Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gülistan Doku Olayı Nedir?

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmuş, aylarca süren aramaların ardından cansız bedeni bulunmuştu. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kamu görevlisi hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “delilleri karartma” suçlamalarıyla işlem yapılmıştı.

Okumaya Devam Et

Gündem

SON DAKİKA | Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yeni gelişme: Saldırganın annesi tutuklandı!

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yeni gelişme: Saldırganın annesi tutuklandı!

Giriş Tarihi: 21.04.2026  21:44Son Güncelleme: 21.04.2026  22:08

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin de yaralandığı silahlı okul saldırısına ilişkin soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Saldırıyı gerçekleştiren 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin annesi Pınar Peyman Mersinli, yürütülen soruşturma kapsamında “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan tutuklandı.

 Saldırının Anatomisi: 5 Silah, 7 Şarjör

15 Nisan 2026 günü öğle saatlerinde yaşanan dehşet verici olayda, saldırgan İsa Aras Mersinli, babası Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli’ye ait 5 adet 9mm tabanca ve 7 şarjörle okula gelmiş ve hedef gözetmeksizin öğrenci ve öğretmenlerin üzerine ateş açmıştı. Saldırı sonucunda 8 öğrenci ve 1 öğretmen hayatını kaybederken, 3’ü ağır olmak üzere 13 kişi yaralanmıştı. Saldırgan Mersinli’nin olay sırasında intihar ettiği veya etkisiz hale getirilirken öldüğü bildirilmişti.

 Aile Boyu İhmal Zinciri

Soruşturma, saldırganın ailesine yönelik çarpıcı ihmalleri gün yüzüne çıkardı. Daha önce saldırganın babası Uğur Mersinli tutuklanmıştı. Baba Mersinli, ifadesinde oğlunun kullandığı silahların kendisine ait olduğunu, silahları ayrı sandıklarda kilitli tuttuğunu ancak oğlunun kilidi nasıl açtığını bilmediğini iddia etmişti.

Anne Pınar Peyman Mersinli’nin ise olay günü gözaltına alınıp bir gün sonra serbest bırakıldığı, ancak soruşturmanın derinleşmesi üzerine yeniden sorguya alındığı ve “velilik görevinin ihmali” gerekçesiyle tutuklandığı öğrenildi.

 Rehber Öğretmenin Uyarısı Dikkate Alınmadı

Olayın en can sıkıcı ayrıntılarından biri, saldırıdan önce okul rehber öğretmeni Ejder İ.’nin, İsa Aras Mersinli’nin psikolojik sorunlarını görüşmek için anneyi aradığı ancak anne Mersinli’nin telefonu yüzüne kapattığı iddiası oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu çocuk sorunlu bir çocuk. 12-13 defa rehber öğretmene gitmiş. Acilen psikoloğa götürülmesi gereken çocuğu ailesi ihmal etmiş” diyerek ailenin sorumluluğuna dikkat çekti.

Bakan Gürlek ayrıca, “Ebeveynlerin ihmali var. 5 tane silah çıktı evden. Ruhsatlı silahların nasıl saklanması gerektiğine dair düzenleme yapılması lazım” ifadelerini kullandı.

 Saldırganın Profili: “Okul Avcısı” ve Elliot Rodger Hayranlığı

Soruşturma kapsamında yapılan dijital incelemeler, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin ABD’de 2014 yılında 6 öğrenciyi öldüren Elliot Rodger’i profil fotoğrafı olarak kullandığını ve kendisini “okul avcısı” (school shooter) olarak tanımladığını ortaya koydu. Mersinli’nin bilgisayarında, 11 Nisan tarihli, yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine dair bir belge ele geçirildi. Ailenin, çocuklarının “aşırı zeki olduğu” ve bu nedenle uyum sorunları yaşadığı yönünde değerlendirmelerde bulunduğu; bu yaklaşımın hem babanın savcılık ifadesine hem de saldırganın yazdığı belirtilen ‘manifestoya’ yansıdığı öne sürüldü.

Alınan Tedbirler ve Tepkiler

Yaşanan bu büyük acının ardından yetkililer harekete geçti:

· İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevden alındı.
· Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, saldırı sonrası okullarla ilgili 6 aylık bir eylem planı hazırladı.
· Emniyet Genel Müdürlüğü, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından sosyal medyada tehdit içerikli paylaşımlar yapan ve eylem çağrısında bulunan 411 kişi hakkında yakalama kararı çıkardı, 127 kişiyi gözaltına aldı ve 1.115 internet adresini erişime kapattı.

 FatihDoğanMedya Değerlendirmesi

Annenin tutuklanması, bu korkunç olayda sadece failin değil, ailenin de ciddi bir ihmal içinde olduğunu gösteren önemli bir hukuki adımdır. Özellikle rehber öğretmenin tüm uyarılarına rağmen ailenin kayıtsız kalması ve evde 5 adet ruhsatlı silahın bir çocuğun erişimine açık olması, ihmaller zincirinin en acı halkalarıdır. Bu tutuklama, toplum olarak çocuklarımızın güvenliği ve ruh sağlığı konusunda ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır.

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz…

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar