Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Ekonomi

BİM Finans Piyasalarına Giriş Yapıyor: Geleneksel Katılım Bankası Kurmak İçin BDDK’ya Başvuruyor

Yayımlandı

üzerinde

BİM Finans Piyasalarına Giriş Yapıyor: Geleneksel Katılım Bankası Kurmak İçin BDDK’ya Başvuruyor

Okuma Süresi: 4 dakika
Haber Tarihi: 24 Aralık 2025|10:00

Türkiye’nin önde gelen perakende zinciri BİM, 23 Aralık’ta aldığı Yönetim Kurulu kararıyla finans sektörüne adım atıyor. Şirket, dijital kanallar ağırlıklı çalışacak bir geleneksel katılım bankası kurmak için BDDK’ya resmi başvuruda bulunacak.

BİM’in Bankacılık Hamlesinin Detayları

Türkiye perakende sektörünün devi BİM (Birleşik Mağazalar A.Ş.), yepyeni bir sektöre giriyor. Şirket, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) bir katılım bankası kurmak için başvuruda bulunmaya hazırlanıyor. Bu stratejik hamle, 2024 yılı Ekim ayında başlatılan fizibilite çalışmalarının ardından geldi.

BİM Yönetim Kurulu, 23 Aralık 2025 tarihinde yaptığı toplantıda, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde resmi süreci başlattı. Karara göre, şirketin çoğunluk hissesine sahip olacağı yeni katılım bankası için 24 Aralık 2025 itibarıyla BDDK’ya kuruluş izni başvurusu yapılacak.

Dijital Yerine Geleneksel Katılım Bankası Tercihi

İlk etapta dijital bir katılım bankası kurulması değerlendirilse de, yapılan analizler sonucunda şirket “geleneksel katılım bankası” modeline yöneldi. Şirket yönetimi, bu modelin dijital banka lisansına kıyasla daha geniş ve zengin bir hizmet yelpazesi sunduğunu belirterek tercihlerini açıkladı.

Faaliyetlerin ağırlıklı olarak dijital kanallar üzerinden kurgulanacağı vurgulanırken, geleneksel katılım bankası modelinin müşterilere daha kapsamlı ve yenilikçi çözümler sunmak adına daha avantajlı olduğu değerlendirildi.

Pazar Konumu ve Müşteri Ağını Finansla Entegre Edecek

BİM, KAP’a yaptığı açıklamada, perakende sektöründeki güçlü pazar konumunu ve yaygın müşteri ağını finans sektörüyle entegre etmeyi hedeflediğini duyurdu. Şirket, “yüksek indirim (hard-discount)” anlayışıyla Türkiye’deki ilk temsilci olarak biliniyor ve operasyonel maliyetleri düşük tutarak kazanımlarını müşterilerine uygun fiyat olarak yansıtma felsefesini benimsiyor.

Bu iş modelinin, bankacılık faaliyetlerine de yansıtılarak müşterilere yenilikçi ve uygun maliyetli finansal çözümler sunulması bekleniyor.

Süreç BDDK Onayları İle İlerleyecek

BİM’in banka kurma süreci, BDDK’nin gerekli izin ve onaylarına bağlı olarak ilerleyecek. Bankacılık sektörü, sıkı denetime tabi olduğu için sürecin mevzuata uygun şekilde tamamlanması gerekiyor.

Şirket, sürece ilişkin gelişmeleri kamuoyu ile düzenli olarak paylaşacağını taahhüt etti. Borsa İstanbul’da işlem gören BİM hisseleri, bu hamlenin açıklanmasının ardından piyasalardaki etkisini gösterecek.

Sektör Temsilcileri ve Ekonomistler Ne Diyor?

· Finansal Teknolojiler Derneği Başkanı: “Perakende ve finansın entegrasyonu küresel bir trend. BİM’in müşteri tabanı ve dağıtım ağı, finansal ürünlerin yaygınlaştırılmasında önemli bir avantaj sağlayabilir.”
· Bankacılık Uzmanı Prof. Dr. Ali Yılmaz: “Katılım bankacılığı, son yıllarda büyüme potansiyeli en yüksek segmentlerden biri. Mevcut bir müşteri portföyüne doğrudan erişim, yeni bir banka için paha biçilmez bir değer.”
· Perakende Sektörü Analisti: “BİM, düşük maliyet prensibiyle çalışıyor. Bu prensibi bankacılık işlemlerine de uygulayarak, ücretler ve masraflar konusunda sektörde rekabet yaratabilir.”

BİM’in Yol Haritası ve Beklentiler

BİM’in finans sektörüne girişiyle birlikte, özellikle katılım bankacılığı alanında rekabetin artması bekleniyor. Şirketin mevcut 11 bini aşkın personeli ve yaygın mağaza ağı, bankacılık hizmetlerinin fiziksel dağıtımında kullanılabilir.

Dijital dönüşüm odaklı olacağı belirtilen bankanın, BİM’in mevcut mobil uygulaması ve dijital altyapısıyla entegre edilmesi de planlar arasında yer alıyor. Bu sayede, milyonlarca mevcut BİM müşterisinin, düşük maliyetli finansal hizmetlere hızlıca erişimi hedefleniyor.

Öne Çıkanlar

Neden Katılım Bankası?
BİM,dijital banka yerine geleneksel katılım bankasını tercih ederek daha geniş hizmet yelpazesine ulaşmayı planlıyor.

Zamanlama
23 Aralık 2025’te alınan Yönetim Kurulu kararının ardından,24 Aralık’ta BDDK’ya resmi başvuru yapılacak.

İş Modeli Entegrasyonu
BİM’in düşük maliyetli perakende modelinin,bankacılık hizmetlerine de yansıtılması ve uygun fiyatlı finansal ürünler sunulması öngörülüyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı

Yayımlandı

üzerinde

TÜİK’in Göç Raporu 2025: Türkiye’ye Gelenlerin Sayısı Fırladı, Gidenler Azaldı

Tarih: 24 Haziran 2026

Saat: 14:30

TÜİK

Editör : Çilem Rüzgar

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri’ni açıkladı. Verilere göre, Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişiye yükseldi. Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu.

Göç Tablosu Tersine Döndü

TÜİK’in 2025 yılı Uluslararası Göç İstatistikleri, Türkiye’nin göç profiline dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Yurt dışından Türkiye’ye gelenlerin sayısı 2024’e göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Buna karşılık, Türkiye’den yurt dışına gidenlerin sayısı yüzde 5 azalışla 403 bin 216 olarak kaydedildi.

Böylece Türkiye, 2025 yılında net göç veren ülke konumunu korurken, gelen ve giden arasındaki makasın daraldığı dikkat çekti.

Kimler Geliyor, Kimler Gidiyor?

TÜİK verilerine göre, Türkiye’ye göç eden 393 bin 829 kişinin 91 bin 952’sini Türk vatandaşları, 301 bin 877’sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. Yani her 4 göçmenden 3’ü yabancı uyruklu.

Türkiye’den yurt dışına göç eden 403 bin 216 kişinin ise 155 bin 119’u Türk vatandaşı, 248 bin 97’si yabancı uyruklu oldu.

Cinsiyet Dağılımı: Erkekler Önde

Göç hareketlerinde erkek nüfusun ağırlığı dikkat çekiyor:

· Türkiye’ye gelenlerin yüzde 56,6’sı erkek, yüzde 43,4’ü kadın.
· Türkiye’den gidenlerin yüzde 55,3’ü erkek, yüzde 44,7’si kadın.

Gençler Göçün Başrolünde

Yaş gruplarına göre yapılan analiz, göçün genç nüfus üzerinden şekillendiğini gösteriyor.

Türkiye’ye gelenlerde en büyük payı yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubu alırken, bunu yüzde 13,7 ile 25-29 yaş ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grupları izledi.

Türkiye’den gidenlerde ise ilk sırada yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubu yer aldı. Ardından yüzde 12,5 ile 20-24 yaş ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grupları geldi.

İstanbul’un Göç Üssü Konumu Değişmiyor

İller bazında bakıldığında, İstanbul’un göçün merkezi olma özelliği sürüyor. Türkiye’ye gelen göçmenlerin yüzde 42,2’si İstanbul’a yerleşti. İstanbul’u sırasıyla:

· Antalya yüzde 9,1
· Ankara yüzde 6,7
· İzmir yüzde 3,1
· Bursa yüzde 2,9

takip etti.

Ne Anlama Geliyor?

Uzmanlar, Türkiye’ye göçteki yüzde 25’lik artışın jeopolitik gelişmeler, ekonomik faktörler ve Türkiye’nin göç rotalarındaki konumuyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Öte yandan Türkiye’den göçün azalması, son yıllarda yurt dışına çıkışlardaki düşüş trendinin devam ettiğini gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı

Yayımlandı

üzerinde

TÜİK verileri açıklandı! Hizmet sektöründe güven endeksi Haziran’da yüzde 1,4 arttı

Tarih: 24 Haziran 2026
Saat: 10:11

TÜİK

Editör Fatih Doğan

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı. Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre güven endeksi hizmet sektöründe aylık bazda yüzde 1,4 artış kaydetti

TÜİK’in Haziran ayı verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi hizmet sektöründe bir önceki aya göre yüzde 1,4 artarak 110,5 değerine ulaştı. Perakende ticaret sektöründe ise endeks yüzde 0,3 yükselerek 112,8 olurken, inşaat sektöründe yüzde 1,1 artışla 83 seviyesinde gerçekleşti.

Hizmet sektöründeki iyimserlik, alt kalemlere de yansıdı. Buna göre:

· Son üç aylık dönemde iş durumu yüzde 1,1 arttı
· Son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep yüzde 2,7 yükseldi
· Gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 0,3 artış gösterdi

Perakende ve inşaatta karmaşık tablo

Perakende ticaret sektöründe son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar yüzde 0,4 artarken, mevcut mal stok seviyesi yüzde 2,7 yükseldi. Ancak gelecek üç aylık döneme ilişkin iş hacmi-satışlar beklentisi yüzde 1,6 geriledi.

İnşaat sektöründe ise alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 0,2 azalırken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 4 arttı. Bu durum, inşaat firmalarının önümüzdeki dönemde istihdamı artırmayı planladığına işaret ediyor.

Ekonomiye güven taze mi geliyor?

TÜİK verileri, hizmet sektörünün ekonomik aktivitedeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koydu. Özellikle turizm, taşımacılık ve bilişim gibi alt sektörlerdeki canlanmanın, endeksteki yükselişte etkili olduğu değerlendiriliyor.

Uzmanlar, hizmet sektöründe talep artışının devam etmesi durumunda büyümeye olumlu katkı sağlayacağını belirtirken, perakende stoklarındaki yükseliş ve gelecek beklentilerindeki gerilemenin yakından takip edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Ekonomi

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Yayımlandı

üzerinde

HATAY’DA ŞEFTALİDE UÇURUM: BAHÇEDE 15 TL, PAZARDA 60 TL!

Tarih: 23 Haziran 2026
Saat: 15:43

DHA

Üretici isyan etti: “100 ton beklerken 20 ton aldık, girdiler iki kat arttı”

HATAY  – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde şeftali üreticileri, bahçede 15 TL’ye sattıkları ürünün semt pazarlarında 60 TL’den alıcı bulmasına isyan ediyor. Aradaki fark tam 4 kat! Üreticiler, doğal afetler nedeniyle rekoltenin düştüğünü, girdi maliyetlerinin ise iki kat arttığını belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi.

REKOLTE BEKLENTİSİ YERLE BİR OLDU

Reyhanlı’da hasadı devam eden şeftalide üreticiler, bu yıl beklenenin çok altında bir rekolte ile karşı karşıya. Üreticilerden Zeydan Şanverdi, yaşanan doğal afetleri şu sözlerle anlattı:

“Bu yıl bahçemizde 100 ton rekolte beklerken, don ve ayaz nedeniyle rekoltemiz 20 tona kadar geriledi. Geçen yıla göre girdi maliyetlerimiz 2 kat arttı ancak gelirimiz artmadığı için büyük mağduriyet yaşıyoruz.”

Şanverdi, bahçede 15 TL’ye alıcı bulan şeftalinin semt pazarlarında 60 TL’ye satılmasının kendilerini üzdüğünü, pazar ve marketlerin üreticiden daha fazla kazandığını söyledi.

TÜCCARDAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Şeftali tüccarı Emre Şanverdi ise fiyat farkının nakliye ve işçilik masraflarından kaynaklandığını belirterek şunları kaydetti:

“Bahçede 15 TL’ye aldığımız ürün, nakliye ve işçilik masraflarıyla yerine ulaşana kadar maliyeti 30 TL’yi buluyor. Bu yıl çok dolu yağdığı için rekolte düştü, kaliteli meyve yetişmedi. Şu an bu meyvenin dalında kilosu 45-50 TL olması gerekirken 10-15 TL’ye düştü. Biz çiftçilerden daha yüksek fiyata almayı çok isterdik ama ucuza alıp pahalıya satma lüksümüz yok.”

İHRACAT ROTASI ORTA DOĞU

Kentte hasadı yapılan şeftalilerin iç piyasanın yanı sıra Irak ve Suriye başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerine gönderildiği öğrenildi. Bölgedeki yoğun talep, fiyatların pazarda yüksek seyretmesinde etkili olurken, üreticiler ise emeğinin karşılığını alamadığından yakınıyor.

ÇİFTÇİNİN ÇILESİ BİTMEK BİLMİYOR

Artan maliyetler, düşen rekolte ve bahçe ile pazar arasındaki devasa fark, Hataylı şeftali üreticilerini zor durumda bırakıyor. Üreticiler, yetkililere seslenerek destek beklediklerini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar