Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

EĞİTİM SEN’den Proje Okullarındaki Usulsüz Atamalara Karşı Günlük Nöbet Eylemi

Yayımlandı

üzerinde

Açıklama: Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN), proje okullarındaki usulsüz atamalara dikkat çekmek amacıyla her gün saat 17.00’de Milli Eğitim Bakanlığı önünde nöbet tutacak. Detaylar makalemizde!

Giriş

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN), Türkiye’de eğitim sektöründe yaşanan usulsüz atamalara karşı duyulan rahatsızlığı net bir şekilde ortaya koyuyor. Proje okullarındaki yapılan usulsüz atama uygulamalarının dikkat çekilmesi amacıyla, sendika bugünden itibaren her gün saat 17.00’de Milli Eğitim Bakanlığı önünde nöbet tutarak düzenli eylem gerçekleştireceğini duyurdu. Bu makalede, EĞİTİM SEN’in eylem planı, usulsüz atama iddiaları ve eğitim camiasındaki yankıları detaylı bir şekilde ele alıyoruz.

Proje Okullarındaki Usulsüz Atamalara Dair İddialar

Usulsüz Atama Nedir?

  • Tanım: Usulsüz atama, belirlenen standartların ve yönetmeliklerin dışında, adil ve şeffaf süreçlere uymaksızın gerçekleştirilen işe alım uygulamalarıdır.

  • Etkileri: Bu tür uygulamalar, hem eğitim kalitesini düşürmekte hem de nitelikli öğretmenlerin motivasyonunu olumsuz etkilemektedir.

  • Sendika Yaklaşımı: EĞİTİM SEN, eğitim sektöründe hakkaniyet ve şeffaflık ilkesinin savunucusu olarak, proje okullarındaki atama süreçlerinin denetlenmesi gerektiğini savunuyor.

Proje Okulları ve Neden Önemli?

  • Yenilikçi Eğitim Modeli: Proje okulları, öğrencilere farklı öğrenme yöntemleri ve uygulamalı eğitim fırsatları sunarak, eğitimde yenilikçi yaklaşımları temsil etmektedir.

  • Öğrenci ve Öğretmen Hakları: Bu okullarda görev yapan öğretmenler, nitelikli bir eğitim sürecinin sağlanması için adil şartlarda atanmalarının gerekliliğine dikkat çekiliyor.

  • Kamu Kaynaklarının Etkin Kullanımı: Kamu kaynaklarının doğru ve verimli kullanılmaması, eğitim sisteminde adaletsizliğe yol açmakta ve uzun vadede tüm öğrencileri olumsuz etkilemektedir.

Nöbet Eyleminin Amacı ve Planlanan Süreç

Eylem Planı

  • Başlangıç Tarihi: Bugünden itibaren uygulanmaya başlanacak olan eylem, her gün saat 17.00’de Milli Eğitim Bakanlığı önünde gerçekleştirilecektir.

  • Eylem Süresi: Sendika, usulsüz atamalara karşı sürekli farkındalık yaratabilmek ve kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla eylemi kararlı bir şekilde sürdüreceğini açıkladı.

  • Organizasyon ve Katılım: EĞİTİM SEN, tüm eğitim camiasını ve ilgili paydaşları eyleme destek vermeye çağırırken, sendika üyeleri ve gönüllü eğitim emekçileri organize olarak görev alacaktır.

Eylemin Beklenen Etkileri

  • Dikkat Çekme: Sürekli nöbet ve eylem, medyanın ve kamuoyunun dikkatini bu usulsüz uygulamalara çekmeyi amaçlıyor.

  • Hükümet ve Bakanlık Üzerinde Baskı: Bu tür protesto eylemleri, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili karar mercileri üzerinde şeffaflık ve adalet konusunda baskı oluşturabilir.

  • Sosyal ve Politik Etki: Eylem, toplumsal bilincin artmasına, kamuoyu tartışmalarının alevlenmesine ve nihayetinde sistemde gerekli düzenlemelerin yapılmasına zemin hazırlayabilir.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın Talepleri

  • Adil Atama Süreçleri: Sendika, atama süreçlerinin tüm adımlarında şeffaflık sağlanmasını ve liyakat esasına göre seçim yapılmasını talep ediyor.

  • Denetim Mekanizmalarının Güçlendirilmesi: Proje okullarında yapılan tüm atamalarda, bağımsız denetim komisyonları kurulması için girişimlerde bulunulması planlanıyor.

  • Toplumsal Destek ve İşbirliği: EĞİTİM SEN, eğitim emekçileri, veliler ve akademisyenlerden oluşan geniş bir destek ağı oluşturarak, savunulan değerlerin korunmasına yönelik işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Tepkiler ve Gündeme Etkileri

Eğitim Camiası ve Kamuoyu

  • Öğretmenlerin ve Akademisyenlerin Görüşleri: Birçok öğretmen, usulsüz atama olaylarının eğitim kalitesini düşürdüğünü ve uzun vadeli sorunlara yol açacağını belirtiyor. Akademisyenler ise, liyakat sistemi ve şeffaf yönetim taleplerinin meşru bir beklenti olduğunu vurguluyor.

  • Medyanın Rolü: Basın ve sosyal medya platformları, eylemi yakından takip ederek, yaşanan sorunları geniş kitlelere duyurma konusunda önemli bir rol oynuyor.

Politika ve Yönetim Açısından Değerlendirme

  • Kamu Politikalarında Değişim: Bu tür eylemler, uzun vadede kamu politikalarında reform yapılması gerektiğini gösteren önemli göstergeler olarak değerlendiriliyor.

  • Yönetimin Güvenilirliği: Usulsüz atama iddialarının gündeme gelmesi, yönetimde şeffaflık ve hesap verebilirlik konularında reform çağrılarının artmasına neden olabilir.

Sonuç

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN)’nin proje okullarındaki usulsüz atamalara karşı başlattığı günlük nöbet eylemi, eğitim sisteminde yaşanan adaletsizliklerin ve usulsüz uygulamaların altını çiziyor. Sendikanın şeffaflık, liyakat ve denetim talepleri, kamuoyunda büyük yankı uyandırarak, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili otoriteler üzerinde baskı oluşturmayı hedefliyor. Bu eylem, eğitim alanında reformlar yapılması gerekliliğini yeniden gündeme taşırken, tüm paydaşlar için daha adil bir eğitim sistemine ulaşmanın önemini ortaya koyuyor.

Gündem

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Yayımlandı

üzerinde

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 21:53

Fatih Doğan Medya Özel – Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan bir cezaevi önünde meydana gelen olayda, husumetli oldukları kişilere uzun namlulu silahlarla ateş açan 3 şüpheli, 2 kişiyi yaraladı. Kaçışları sırasında bir otomobili gasp eden şüpheliler, polis ekiplerince kent merkezinde kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu önünde meydana gelen olay, adeta bir film sahnesini aratmadı. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan bir kişinin izinli olarak cezaevinden çıkacağını öğrenen F.A. (25), A.Y. (33) ve G.E. (32), Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi.

Şüpheliler, cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G. (32) isimli şahıslara uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda yaralanan M.R.K. ve A.G., ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobilin kaza yaptığı, bunun üzerine başka bir aracı gasbederek olay yerinden uzaklaştıkları belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, takip ve kovalamaca sonucu şüphelileri Osmaniye kent merkezine girişte bulunan Karaçay Deresi Köprüsü üzerinde yakaladı. Yakalanma anları ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca an be an kaydedildi.

Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada adeta bir cephanelik ele geçirildi. Aramalarda; 2 yarı otomatik av tüfeği, 1 AK-47 kalaşnikof tüfek, 3 tabanca, 12 av tüfeği fişeği, 11 adet 9×19 milimetre tabanca fişeği ile 21 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği bulundu.

Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerince 3 şüphelinin ifadeleri doğrultusunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Silahla yağma’, ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından 16 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 6’sı tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayımlandı

üzerinde

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti

Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı

Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.

Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar

Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.

Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Adli Süreç ve Olası Ceza

Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.

Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.

Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma

Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.

Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi

Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Yayımlandı

üzerinde

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…

İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.

Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.

Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.

Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?

Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.

Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu

Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.

Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.

Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar