Politika
Cumhurbaşkanı Erdoğan Tarih Verdi: Ciddi Adımlar Atacağız
Açıklama:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programında yaptığı açıklamada, sabit ve dar gelirli vatandaşlarımızın gelir kaybını önlemek amacıyla önümüzdeki seneden itibaren ciddi adımlar atılacağını duyurdu. Detaylar ve gelecek planları makalemizde.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti kongre merkezinde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada ülkemizin mevcut ekonomik ve sosyal sorunlarına yönelik kararlı adımlar atılacağını duyurdu. Açıklamalarında “sabit ve dar gelirli vatandaşlarımızın gelir kaybını önlemek” için önümüzdeki seneden itibaren devreye alınacak önlemlerden bahsederek, ülkemizin yaşadığı sıkıntılara karşı cesur bir strateji izleneceğini ifade etti.
Erdoğan’ın Açıklamalarının Detayları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu önemli noktaları dile getirdi:
- Cesur Adım ve Tarih Verme:
“Terörsüz Türkiye girişimimizle, Türkiye’nin 40 yılına, on binlerce canına mal olan musibetin çözümü için cesur bir adım attık” ifadesiyle, geçmişte yaşanan acıların ve zorlukların ardından bugün alınan kararlı mücadelenin altını çizdi. - Ekonomik Destek:
“Önümüzdeki seneden itibaren sabit ve dar gelirli vatandaşlarımızın gelir kaybını önlemek için ciddi adımlar atacağız” diyerek, ekonomik dalgalanmaların ve artan yaşam maliyetlerinin getirdiği zorluklara karşı doğrudan müdahaleler yapılacağını belirtti.
Bu açıklamalar, hem ekonomik reformların hem de sosyal destek programlarının hayata geçirilmesi yönünde önemli sinyaller veriyor.
Ekonomik ve Sosyal Politikalarda Yenilik
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar programındaki konuşması, sadece ekonomik önlemlerle sınırlı kalmayıp, toplumsal dayanışma ve milli birlik mesajlarını da içeriyor. Açıklamalarda vurgulanan başlıca noktalar şunlardır:
- Dar Gelirli Vatandaşlara Yönelik Destek:
Ekonomide yaşanan dalgalanmaların, özellikle sabit gelir grubundaki vatandaşlarımızı zor durumda bıraktığı belirtilerek, bu kesimin gelir kayıplarını telafi edecek destek paketlerinin hayata geçirileceği ifade edildi. - Stratejik Ekonomik Adımlar:
İlerleyen dönemde uygulanacak olan programların, enflasyonla mücadele, istihdamın artırılması ve üretimde sürekliliğin sağlanması gibi alanlarda önemli iyileştirmeler getirmesi hedefleniyor. - Toplumsal Dayanışma ve Birlik Mesajı:
Konuşmanın bir diğer önemli vurgusu ise, milli birlik ve beraberlik mesajı oldu. Ülke genelinde farklı kesimlerin sorunlarına ortak çözüm arayışında olunacağı, siyasi çekişmelerin ülkenin asıl meselelerinden sapmayı önleyecek şekilde ele alınacağı bildirildi.
Politik Mesaj ve Eleştiriler
Erdoğan, açıklamalarında yalnızca ekonomik reformlara değinmekle kalmadı; aynı zamanda rakip görüşlerin ülkenin sorunlarını kendi çıkarlarına bağlamaya çalıştığına da dikkat çekti.
- Siyasi Eleştiri:
Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde, parti içindeki çekişmeler ve muhalefetin eleştirildiği kısımlarda, “Hakikatler gün gibi ortadadır” ifadesiyle, siyasi arenadaki tartışmaların ülkenin gerçek sorunlarından sapmaması gerektiği vurgulandı. - Milli Birlik ve Güven Mesajı:
Ülkenin geleceğine dair alınacak kararların, milli iradeye dayalı olarak belirleneceği, “tek millet, tek vatan” söylemiyle de desteklendi.
Bu politik mesaj, hem ekonomi hem de milli birlik açısından yeni bir dönemin sinyallerini verirken, ülkenin tüm kesimlerine çağrı niteliğinde oldu.
Geleceğe Dair Beklentiler
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iftar programındaki açıklamaları, önümüzdeki döneme yönelik umut ve beklentileri de beraberinde getiriyor. Konuşmanın ardından kamuoyunda ve medya organlarında geniş yankı uyandıran bu açıklamalardan çıkarılabilecek bazı önemli noktalar şunlardır:
- Yenilikçi Ekonomik Reformlar:
Ekonomik dalgalanmalara karşı alınacak yeni tedbirler ve destek paketlerinin, özellikle dar gelirli vatandaşların yaşam standardını korumaya yönelik olacağı öngörülüyor. - Sosyal Politikalar ve Refah Programları:
Toplumsal dayanışmayı güçlendirecek, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında kapsamlı reformların yapılması bekleniyor. - Milli Birlik ve Birliktelik:
Politik mesajın merkezinde yer alan milli birlik vurgusu, ülkenin geleceğinde ortak akıl ve beraberlik içerisinde hareket edilmesinin altını çiziyor.
Bu stratejik adımlar, sadece ekonomik sorunların çözümüne değil, aynı zamanda toplumsal huzur ve milli birlik konularında da olumlu gelişmeler yaşanacağına dair umutları artırıyor.
Sonuç
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ciddi adımlar atacağız” açıklaması, ülkemizin karşılaştığı ekonomik ve sosyal zorluklara yönelik kararlı bir müdahaleyi işaret ediyor. Hem sabit gelir grubundaki vatandaşların yaşadığı kayıpları telafi etmeye yönelik somut adımların hayata geçirilmesi hem de siyasi arenada milli birlik ve dayanışmanın pekiştirilmesi, geleceğe dair umutları artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Erdoğan’ın bu açıklamaları, ülkemizin yeni dönemde ekonomik ve sosyal alanlarda atacağı adımların temelini oluştururken, kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Bu kapsamlı ve stratejik yaklaşım, hem ekonomik istikrarı sağlamayı hem de toplumsal bütünlüğü güçlendirmeyi hedefliyor.
Politika
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na Hasan Suver atandı
Tarih: 31 Ocak 2026 — Saat: 00:38

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı karar kapsamında Suver, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. Bu atamalar Resmî Gazete’de yayımlanarak resmiyet kazandı.
Haber Detayları
-
Cumhurbaşkanlığı imzasıyla yayımlanan atama kararları arasında Hasan Suver’in başdanışmanlığa atanması yer aldı; Suver’e eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda bakan yardımcılığı görevi verildi.
-
Resmî Gazete’de yayımlanan atama metinleriyle birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilatında çok sayıda müftü değişikliği; bazı il müdürlüklerinde görevden almalar ve dış temsilciliklere yeni atamalar da duyuruldu. Örneğin Malta ve Papua Yeni Gine büyükelçilikleri için yeni atamalar yapıldı
Hasan Suver’in hem Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir danışman konumunda hem de bakanlık tabanında yürütülecek icrai süreçlerde bakan yardımcısi olarak görev alması, merkezi politika ve uygulama hatları arasında hızla koordinasyon kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Bu tür eş zamanlı görevlendirmeler, merkezi yönetim ile bakanlık mekanizmalarının entegrasyonunu güçlendirebilir.
Kısa Özgeçmiş
(Detaylı biyografi kaynak bildirilmedi; basında yer alan özet bilgiler Suver’in siyaset ve kamu yönetimi geçmişine işaret ediyor.) Bazı haber kaynakları Suver’in yerel yönetim ve kamu görevleri geçmişine dair bilgiler paylaşıyor; ilgilenenler Resmî Gazete ve DHA duyurularını takip edebilir.
Politika
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
Trump: “İran ile iş yapan ülkelere %25 gümrük vergisi” — ABD’den sert ekonomi hamlesi
01 Ocak 2026 – 01 20

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticaret yapan tüm ülkelere karşı uygulanmak üzere %25 oranında tarifeye (gümrük vergisine) gidileceğini sosyal medya üzerinden duyurdu. Beyaz Saray’dan ya da ilgili kurumdan henüz ayrıntılı yasal gerekçe/uygulama talimatı paylaşılmadı; küresel ticaret ve diplomasi cephesinde güçlü tepki ve belirsizlik oluştu.
ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı açıklamada “İran ile iş yapan her ülke, Amerika ile yapılan ticaretlerinde %25 tarifeye tabi tutulacaktır” dedi ve kararın “derhal yürürlüğe gireceğini” belirtti. Açıklamada tarifelerin hangi yasal çerçeve (ör. Ticaret Bakanlığı, Başkanlık kararnamesi, IEEPA veya 1962 Ticaret Genişletme Yasası) üzerinden uygulanacağına dair net bilgi verilmedi.
Trump’ın mesajında hedef ülkeler arasında Çin, Brezilya, Türkiye ve Rusya gibi büyük ticaret ortaklarının da isim bazında anıldığına dair haberler yer alıyor; ancak bu ülkelerin tepkileri ve ABD’ye karşı karşılık adımları hâlihazırda belirsiz. Uzmanlar, pratikte böyle bir tarifeyi uygulamanın hem hukuki hem de ticari zincirler açısından karmaşık sonuçlar doğuracağını belirtiyor.
Beyaz Saray ve uluslararası tepki
-
Beyaz Saray veya ABD Ticaret Bakanlığı’dan detaylı uygulama talimatı henüz paylaşılmadı; resmi metin bekleniyor. Reuters ve AP, yönetimin açıklamayı sosyal medyadan yaptığını ve uygulama/usul hakkında bilgi eksikliği olduğunu bildiriyor.
-
Uluslararası piyasalarda ilk tepkiler: döviz ve enerji piyasalarında oynaklık, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik sinyalleri. Finans çevreleri, yaptırımların küresel ticareti nasıl etkileyeceğine ilişkin acil değerlendirmeler yapıyor.
Hukuki ve ticari boyut (kısa değerlendirme)
Uzmanlar, bir ülkenin üçüncü ülkeye ticaret yaptığı gerekçesiyle ABD ile ticaretine karşı böyle tek taraflı bir vergi uygulamasının hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları hem de ABD iç hukuku açısından tartışmalı olacağını söylüyor. Ayrıca, uygulanacak ürün/ürün grubu, istisnalar ve muafiyetler gibi teknik ayrıntılar açıklanmadan pratik etki ölçülemiyor.
-
Resmi talimat gelirse: ABD gümrük idareleri hangi malları kapsadığına dair bildiriler yayımlayacak; dünya ticaret akışında hızlı değişim olabilir.
-
Uluslararası tepki: Hedef ülke hükümetleri misilleme tarifeleri veya hukuki itirazlar başlatabilir.
-
Diplomasi kanalları çalışır: Ticaret/enerji bağımlılığı yüksek ülkeler Washington’la pazarlık masasına oturabilir.
Politika
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Ekrem İmamoğlu’nun “diploma iptali” davası: Mahkeme kararı en geç 15 gün içinde açıklayacak
Tarih: 15 Ocak 2026 • Saat: 12:30

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına karşı açtığı davada tarafların beyanları alındı. Mahkeme heyeti, kararını en geç 15 iş günü içinde vermeyi bildirdi. Bu gelişme Silivri’deki duruşma salonunda takip edilirken taraf avukatları ve siyasi çevrelerden sert tepkiler geldi.
Duruşmada neler yaşandı?
Duruşma, Silivri Cezaevi yerleşkesinde (Marmara Cezaevi) kurulan duruşma salonunda gerçekleşti. Davacı avukatları, İstanbul Üniversitesi yönetim kurulunun 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu savundu; üniversiteden iptal gerekçesine dayanak teşkil eden belgelerin istenmesi yönünde taleplerde bulundu. Mahkeme, söz konusu belgelerin İstanbul Üniversitesi’nden istenmesine karar verdi ve eksik-hatalı evrak iddialarını incelemek üzere karar ertelemesi yerine 15 gün içinde nihai karar vereceğini bildirdi.
İstanbul Üniversitesi, Mart 2025’te yaptığı inceleme sonucu İmamoğlu da dahil olmak üzere bazı öğrencilerin 1990’daki yatay geçiş işlemlerinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla diplomaları iptal etti. Bu kararın ardından İmamoğlu hakkında yürütülen adli süreçler ve iddialar geniş yankı bulmuş, karar hem siyaset hem de üniversite idaresi cephesinde tartışma konusu olmuştu. Uluslararası ajansların da gündemine giren bu gelişme, İmamoğlu’nun olası siyaset takvimi açısından da önem taşıyor.
Tarafların pozisyonları
-
Davacı (İmamoğlu tarafı): Diplomaya ilişkin işlemin yetki, usul ve delil yönünden eksik ve hatalı olduğunu; iptal kararının geri alınması gerektiğini savundu. Avukatlar, üniversitenin kararını destekleyecek belgelerin şeffaf biçimde incelenmesini talep etti.
-
Üniversite/İlgili makamlar (haberlere göre): İptal kararını yatay geçiş işlemlerindeki usulsüzlüğe dayandırıyor; konu hakkında disiplin ve usul incelemelerinin sürdüğü bildirildi.
Neden “15 gün” vurgusu önemli?
İdari yargı süreçlerinde mahkemelerin sıklıkla ara karar veya yürütmeyi durdurma taleplerini değerlendirmesi uzun sürebilir. Ancak mahkemenin kararını en geç 15 gün içinde açıklayacağını belirtmesi, hem hukuki belirsizliği kısaltacak hem de siyasi gündemi doğrudan etkileyecek bir zaman aralığı sunuyor. Kararın içeriği, hem İmamoğlu’nun hukuki pozisyonunu hem de ileride ortaya çıkabilecek seçilme yeterlikleriyle ilgili hukuki sonuçları etkileyebilir.
-
Mahkeme iptali bozarsa: Üniversite kararı hukuka uygun bulunursa diploma iptali kalıcı hale gelebilir; bunun siyasi ve hukuki yansımaları geniş olur.
-
Mahkeme iptali iptal ederse (yürütmeyi durdurma veya iptal): İmamoğlu’nun diplomaya dayalı hakları yeniden tesis edilebilir; adli süreçlerle idari sürecin ilişkisi tartışılmaya devam eder.
-
Gündem1 hafta önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem7 gün önce3 aylık Şirin Alya, bakıcısının evinde ölü bulundu
-
Gündem1 hafta önceMaltepe’de denize giren 30 yaşındaki Murat Yayla boğularak yaşamını yitirdi
-
Ekonomi1 hafta önceMilyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiriyor. Aidatları yönetici belirleyemeyecek
-
Gündem2 gün önceMardin’de hastane önündeki silahlı kavganın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
-
Sanat1 hafta önceİstanbul’da Film ve Dizi Çekimlerine Yeni Düzenleme: 2026’da Kurallar Değişti!
-
Spor1 hafta önceFenerbahçe’nin Süper Kupa sevinci Ankara’ya taştı: Kızılay’da büyük coşku
