Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

6 yaşındaki gelin skandalı davasında yeni gelişme: Yargıtay kararı bozdu — cezalar artırıldı

Yayımlandı

üzerinde

Tarih: 17 Eylül 2025
Saat: 12:30 (Güncelleme: 17.09.2025)
Okuma süresi: 4 dakika

Türkiye’yi uzun süre meşgul eden “6 yaşındaki gelin” skandalı davasında yeni bir gelişme yaşandı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemede verilen mahkûmiyet kararlarını usul yönünden bozdu; dosya istinaf aşamasına döndü. Yeniden görülen süreçte bazı sanıklara verilen hapis cezalarında artışlar kaydedildi.


Son gelişme — ne karara varıldı?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, H.K.G. adıyla kamuoyuna yansıyan mağdurun davasında önceki mahkeme kararlarını usulden bozdu ve dosyanın istinafa gönderilmesine hükmetti. Kararın gerekçesinde usule ilişkin eksiklikler ve değerlendirme hatalarının bulunduğu bildirildi.

İstinaf sürecinde ve yeniden görülen duruşmalarda bazı sanıkların aldığı cezalar artırıldı — farklı haber kaynaklarına göre artışlar ve yeni rakamlar raporlandı (aşağıda kaynaklara göre rakamlar belirtilmiştir).


Cezalar — hangi sanık ne ceza aldı? (haber kaynaklarına göre)

  • İmam nikâhlı eş Kadir İstekli: İlk karar aşamasında 30 yıl hapis cezası verilmiş, sonraki süreçlerde farklı haberlere göre bu ceza 36 yıla kadar yükseltildi.

  • Baba / Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel: İlk kararda 20 yıl civarında ceza verilmiş; yeniden değerlendirme ve artırma talepleri ile ilgili gelişmeler rapor edildi. Bazı kaynaklar sonraki süreçte cezada artış olduğunu bildiriyor.

  • Anne (Fatıma / Fatıma Gümüşel): İlk aşamada 16 yıl 8 ay civarında kararlar verildi; anne-baba olması nedeniyle yasada öngörülen artırım tartışmaları istinaf aşamasında gündeme geldi.

Not: Medyada farklı aşamalarda ve farklı duruşmalarda yer alan haberler arasında rakam farklılıkları görülüyor. Yukarıdaki rakamlar, mahkeme kararları ve yeniden yargılama süreçlerinde basına yansıyan bilgileri özetlemektedir; nihai, kesin cezalar mahkeme kararlarıyla netleşecektir


Davanın kısa geçmişi (hatırlatma)

  • Olay İstanbul merkezli: H.K.G. adlı mağdurun 6 yaşındayken “imam nikâhı” ile evlendirildiği iddiası kamuoyuna yansımış, soruşturma başlatılmıştı. İlk yargılamada Kadir İstekli, Yusuf Ziya Gümüşel ve anne aleyhine mahkûmiyet kararları verildi.

  • Kararlar istinafa taşındı; istinaf mahkemesi ilk kararları bozdu, bazı yeniden yargılamalar sonucunda cezalar yeniden belirlendi veya artırıldı. Son olarak Yargıtay’ın usulden bozma kararıyla dosya tekrar üst incelemeye gönderildi.


Hukuki süreç ve sonraki adımlar

  • Yargıtay’ın usulden bozma kararı sonrasında dosya istinaf aşamasına dönmüş durumda; istinaf incelemesi ve/veya eksik hususların tamamlanmasının ardından mahkeme yeniden hüküm kuracak.

  • Mahkeme süreçleri devam ederken taraf avukatlarının başvuruları, katılan talepleri ve Adalet Bakanlığı / ilgili kurumların müdahaleleri olası yeni değerlendirmeleri etkileyebilir. Nihai kararlar, usul ve esasa dair bütün değerlendirmeler tamamlandıktan sonra kesinleşecektir.


Uzman görüşleri ve kamusal tepki

Olay, hem hukuk camiasında hem de kamuoyunda geniş tartışma yarattı; özellikle çocuk hakları, dini nikâh uygulamalarının hukuki sonuçları ve mağdur korunması konuları yeniden gündeme geldi. İnsan hakları örgütleri ve bazı barolar davayı yakından takip ettiklerini açıkladılar. (Basın açıklamaları ve NGO yorumları ilgili haberlerde yer almaktadır.)


Önemli uyarı

Bu haber, mahkeme kararları ve güvenilir basın kaynaklarına dayanılarak hazırlanmıştır. Medyada yer alan farklı tarihlerdeki haberler ve verilen rakamlar arasında uyumsuzluklar görülebilmektedir; kesin ve nihai bilgiler yalnızca mahkeme kayıtlarıyla doğrulanır. Yargılama sürecindeki değişiklikler halinde bu haber güncellenecektir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

​ÖZEL DOSYA: YARDIMIN KARANLIK YÜZÜ – 2. BÖLÜM: Paranın İzini Sürmek ve Şeffaflık Duvarı

Yayımlandı

üzerinde

​ÖZEL DOSYA: YARDIMIN KARANLIK YÜZÜ –

2. BÖLÜM: Paranın İzini Sürmek ve Şeffaflık Duvarı

​Yayın Tarihi: 21 Haziran 2026 | Saat: 17:10

Editör :Fatih Doğan

​Paranın İzini Sürmek: Yardım Endüstrisinde Şeffaflık Duvarı ve Görünmez Kesintiler

​Bağışçının İyi Niyeti, Sistemin Kazancı mı?

​Küresel yardım sektörü, yıllık yüz milyarlarca dolarlık hacmiyle dünyanın en büyük “endüstrilerinden” biri haline geldi. Ancak 1. bölümde ele aldığımız “vicdani sömürü” sadece buzdağının görünen kısmıydı. Bugün, yardım kuruluşlarının mali raporlarının arka planına, yani bağışçıların “doğrudan ihtiyaç sahibine gidiyor” zannettiği o fonların gerçekte nasıl “eridiğine” odaklanıyoruz.

​Yardım, bir hizmet sektörü müdür, yoksa bir dayanışma biçimi mi? Eğer bir hizmet sektörü ise, hizmet bedeli neden “görünmez” kılınıyor?

Operasyonel Giderlerin Gizli Anatomisi

​Bir bağışçı, bir afet bölgesine 1.000 TL bağışladığında, bu paranın tamamının yiyecek, ilaç veya barınma için kullanıldığını düşünür. Oysa finansal gerçekler çok daha farklı bir tablo çiziyor.

​Lojistik ve Bürokrasi “Vergisi”: Bağışın ulaştığı noktaya kadar; nakliye şirketleri, depo kiralama hizmetleri ve yerel aracı kurumlar üzerinden %20 ile %40 arasında değişen “operasyonel komisyonlar” kesilmektedir.

​İdari Giderlerin Şişirilmesi: Uluslararası STK’ların yıllık raporlarında “idari giderler” kalemi genellikle çok masum görünür. Ancak bu kalemin altına; lüks merkez ofis kiraları, yönetim kurulu üyelerinin seyahat masrafları ve geniş bir beyaz yakalı ordusunun maaşları girmektedir.

​Reklam ve Fon Toplama Harcamaları: Bir kuruluş, bağış toplamak için milyonlarca dolarlık dijital reklam kampanyaları yapıyorsa, bu harcama “bağışçı kazanma maliyeti” olarak raporlanır. Yani bağışınız, sizin gibi başka bağışçılar bulmak için harcanmaktadır.

“Şeffaflık Duvarı” Nasıl Örülüyor?

​Yardım kuruluşlarını denetlemek, neden devlet kurumlarını denetlemekten daha zor? Çünkü çoğu STK, “özel kuruluş” statüsünü kullanarak finansal verilerini genel kategoriler altında gizleme hakkına sahip.

​Genelleyici Raporlama: Bir raporda “İnsani Yardım Harcaması: 5 Milyon Dolar” ifadesi, aslında paranın nereye, hangi fiyattan ve kimden alındığını gizleyen bir örtüdür.

Yerel Paydaş Manipülasyonu: Sınır ötesi veya az gelişmiş bölgelerdeki yardımlarda, fonlar yerel bir partner kuruluşa aktarılır. Bu noktadan sonra iz takibi biter. O yerel kurumun parayı nereye harcadığı, çoğu zaman büyük kuruluşlar için bir “sorumluluk alanı” değil, bir “risk transferi” yöntemidir.

Döviz ve Kur Oyunları: Yardım malzemeleri uluslararası piyasalardan satın alınırken, kur farkları ve “satın alma fiyatı üzerindeki şişirmeler” aracılığıyla büyük fonlar, resmi kayıtlarda görünmeden el değiştirebilmektedir.

Veri Analizi – Denetim Boşluğu

​FatihDoğanMedya olarak yaptığımız incelemelerde, büyük ölçekli STK’ların verilerini aşağıda özetledik:

​Neden Sessiz Kalınıyor?

​Sistemin çarkları, bağışçıların “sorgulama” yetisini kaybetmesi üzerine kuruludur. Bir yardım kuruluşunu eleştirmek, toplumsal algıda “yardıma karşı olmak” gibi yorumlanabileceği için çoğu gazeteci bu dosyayı açmaktan çekinir. Biz FatihDoğanMedya olarak, şeffaflığı talep etmenin, yardıma değil, yardımı sömüren sisteme karşı bir duruş olduğunu savunuyoruz.

 

​Sonuç ve 3. Bölüme Bakış

​Paranın izini sürmek, yardım kuruluşlarının gerçek yüzünü anlamak için tek yoldur. Ancak 3. Bölümde, bu karanlık tabloyu aydınlatacak “Dijital Denetim Modeli” ve “Blockchain ile Şeffaf Bağış” gibi geleceğin çözüm önerilerini masaya yatıracağız.

 

 

 

Okumaya Devam Et

Gündem

Aksaray’da Drenaj Kuyusuna Düşen Otomobilde 2 Cansız Beden Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Aksaray’da Drenaj Kuyusuna Düşen Otomobilde 2 Cansız Beden Bulundu

Yayın Tarihi: 21 Haziran 2026
Yayın Saati: 16:21

Aksaray’ın Sağlık beldesinde drenaj kuyusuna düşen otomobilin içinde 1’i kadın 2 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. Olay, gece saatlerinde meydana geldi.

Aksaray’da yürekleri dağlayan bir olay yaşandı. Merkeze bağlı Sağlık beldesinde, tarla yolunda bulunan drenaj kuyusuna düşen otomobilin içerisinden 1’i kadın 2 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. Feci kaza, gece saatlerinde mahalle muhtarının ihbarıyla ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, mahalle muhtarı tarlaya gitmek için yol üzerinden geçerken drenaj kuyusunun içerisinde ters duran 68 AGV 799 plakalı otomobili fark etti. Durumu hemen jandarmaya bildiren muhtarın ihbarı üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve dalgıç ekipleri sevk edildi.

Dalgıç ekibinin yaptığı çalışmada, otomobilin içerisinde Zarife İlban (25) ile Kadir Baltacı’nın (32) cansız bedenlerine ulaşıldı. Genç kadın ve erkeğin cesetleri, otopsi işlemleri için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, aracın kuyuya nasıl düştüğü ve kazada iki gencin hayatını kaybetmesine neden olan faktörlerin belirlenmesi için jandarma ekipleri çalışmalarını sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Ağabeyinin Boğazına Kaçan Dilini Çıkardığı Şeyma, 19 Günlük Yaşam Savaşını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Ağabeyinin Boğazına Kaçan Dilini Çıkardığı Şeyma, 19 Günlük Yaşam Savaşını Kaybetti

Tarih: 21 Haziran 2026
Saat: 16:00

Erzurum’da Kahvaltıda Başlayan Kâbus: Önce Ağabey, 19 Gün Sonra Kardeş

ERZURUM – 2 Haziran sabahı Palandöken ilçesi Osman Bektaş Mahallesi’nde başlayan acı dolu hikâye, 19 gün süren yaşam mücadelesinin ardından kardeşin de hayatını kaybetmesiyle tamamlandı. Kahvaltı sırasında dili boğazına kaçan 23 yaşındaki Şeyma Tutaş’a ilk müdahaleyi yapan ağabeyi Ömer Tutaş, kardeşini kurtardıktan dakikalar sonra kalp krizine yenik düşmüştü. Yoğun bakımda tutulan Şeyma Tutaş ise bugün ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

O Anlar: Dil Boğaza Kaçtı, Ağabey Soğukkanlılıkla Müdahale Etti

Olay, 2 Haziran sabahı Erzurum’un Palandöken ilçesi Osman Bektaş Mahallesi’ndeki aile evinde meydana geldi. Kahvaltı masasında bir anda nefessiz kalan Şeyma Tutaş’ın dili boğazına kaçtı. Durumu fark eden ağabeyi Ömer Tutaş (30), soğukkanlılığını koruyarak kardeşinin boğazına kaçan dili çıkardı ve yeniden nefes almasını sağladı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Şeyma Tutaş’ı Erzurum Şehir Hastanesi’ne kaldırdı.

Kardeşini Kurtardı, Kendisi Hayatını Kaybetti

Kardeşinin ambulansla hastaneye götürülmesinin ardından eve çıkan Ömer Tutaş aniden rahatsızlandı. Ailesinin ihbarıyla olay yerine gelen ambulansla Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan genç adam, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Bir süredir kalp rahatsızlığı bulunduğu öğrenilen Ömer Tutaş’ın, arkadaşlarının ısrarıyla 2 Haziran günü saat 15.00 için hastaneden randevu aldığı ancak randevusuna gidemeden hayatını kaybettiği belirtildi.

Müzisyen Baba İki Evladını Birden Kaybetti

Erzurum’un tanınmış yerel sanatçılarından Hüseyin Tutaş, bir evladı yoğun bakımda yaşam savaşı verirken diğer evladını cenaze töreninde toprağa verdi. Ömer Tutaş için Palandöken ilçesi Hacı Osman Efendi Camii’nde kılınan cenaze namazında ayakta durmakta güçlük çeken acılı baba, oğlunun tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Sanatçı dostları da bu zor günde Hüseyin Tutaş’ı yalnız bırakmadı.

19 Günlük Yaşam Mücadelesi Son Buldu

Erzurum Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde 19 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Şeyma Tutaş, bugün hayatını kaybetti. Ağabeyinin ardından kız kardeşin de ölümü aileyi yeniden yasa boğdu.

Şeyma Tutaş’ın cenazesi, bugün ikindi vakti kılınacak namazın ardından toprağa verilecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar