Sağlık
500 ml portakal suyu, 60 günde genleri değiştirdi — Portakal suyu içmek faydalı mı?
500 ml portakal suyu, 60 günde genleri değiştirdi — Portakal suyu içmek faydalı mı?
FatihDoganMedya — Sağlık
Tarih: 4 Aralık 2025 · Saat: 14:35 · Okuma süresi: ~3 dakika
Yeni bir çalışmaya göre günlük 500 ml (yaklaşık iki büyük bardak) pastörize portakal suyu tüketimi, 60 gün sonunda bağışıklık hücrelerinde binlerce genin ifade seviyesini (aktivitelerini) değiştirdi. Araştırmacılar bu değişikliklerin iltihap, kan basıncı düzeni ve yağ metabolizmasıyla ilişkili genleri etkilediğini; dolayısıyla kalp-damar sağlığına potansiyel olumlu yansımaları olabileceğini bildiriyor. Ancak uzmanlar, çalışmanın sınırlılıklarına ve portakal suyunun doğal şeker içeriğine dikkat çekiyor

Araştırmanın kısa özeti — ne yapıldı, ne bulundu?
-
Çalışmada yetişkin gönüllüler günde 500 ml saf pastörize portakal suyu içti; takip 60 gün sürdü. Kan örneklerinden bağışıklık hücreleri (PBMC) alınarak gen ifade profilleri incelendi.
-
Genomik analiz, binlerce genin ifadesinde değişim gösterdi; bazı raporlara göre 1.700–3.700 arası farklı ifadelenmiş genden söz ediliyor. Bu genlerin bir kısmı özellikle iltihap (IL6, IL1B, NLRP3), kan basıncı düzeni (SGK1, NAMPT) ve yağ/glikoz metabolizması (GSK3B, RIPK1) ile ilişkilendirildi.
Ne anlama geliyor? “Genleri değiştirdi” demek tehlikeli mi?
Bilimsel terminolojide burada kastedilen, DNA’nın mutasyona uğraması değil; genlerin ne kadar aktif olduğu — yani hangi genlerin “açıldığı/kapandığı” — üzerinde değişimler gözlenmesi. Bu tür değişimler genelde besin maddeleri, flavonoidler ve antioksidanlar aracılığıyla görülebilir ve doğrudan kalıcı DNA hasası anlamına gelmez. Yine de bu sonuçlar beslenmenin hücresel düzeyde etkileri olduğunu gösteriyor.
Kimler için iyi, kimler için dikkatli olmalı?
-
Potansiyel faydalar: Çalışma, özellikle iltihabı azaltan yollar ve kan basıncıyla ilişkili genlerde olumlu değişimler olduğunu gösteriyor; bu da uzun vadeli kalp sağlığı göstergeleriyle uyumlu olabilir. Bazı raporlar vücut ağırlığına göre farklı etkiler görüldüğünü; kilolu bireylerde yağ metabolizması iyileşmesi, zayıf/normal bireylerde ise anti-inflamatuar etki daha belirgin olabildiğini bildiriyor.
-
Dikkat edilmesi gerekenler: Portakal suyu doğal şeker (fruktoz/glukoz) içerir; diyabet, insülin direnci veya kan şekeri takibi gerektiren durumları olanlar için günlük büyük miktarlarda meyve suyu risk oluşturabilir. Uzmanlar, 100% taze/pastörize ama “ilave şekersiz” ürünler tercih edilmesini; risk taşıyanların doktoruyla konuşmasını öneriyor.
Çalışmanın sınırlılıkları — sonuçları nasıl yorumlamalıyız?
-
Küçük örneklem büyüklüğü ve katılımcı profili (çoğu raporda genç erişkinler / tek coğrafi havza) sonuçların genelleştirilmesini kısıtlıyor.
-
Gen ifade değişimleri umut verici “biyolojik gösterge” olsa da doğrudan klinik sonuçlar (kalp krizi azaltma, uzun dönem mortalite düşüşü gibi) için daha geniş, uzun süreli çalışmalara ihtiyaç var.
Uzman görüşü
Beslenme bilimciler portakal suyunun içerdiği hesperidin, C vitamini ve antioksidanlar sayesinde hücresel düzeyde etkiler oluşturabileceğini kabul ediyor; fakat günlük beslenmede tüm meyvenin (lif içeriği nedeniyle) su yerine tercih edilmesinin genel öneriler arasında olduğunu belirtiyorlar. Yine de ölçülü, ilave şekersiz ve bir beslenme planı içinde kullanıldığında portakal suyu fayda sağlayabilir.
Sağlık
Bakan Göktaş: Doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasını önerdik — Meclis gündemine geliyo
Bakan Göktaş: Doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasını önerdik — Meclis gündemine geliyor
Tarih / Saat: 07.01.2026 — 10:30 (Europe/Istanbul)
Okuma süresi: 3 dakika

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ücretli doğum izninin mevcut 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması yönünde bir çalışma bulunduğunu, düzenlemenin hem kamu hem de özel sektör çalışanlarını kapsayacak şekilde Meclis gündemine taşınmasının beklendiğini açıkladı. Bakanlık ayrıca babalık izninde de genişleme öngörüyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı açıklamada ücretli doğum izni süresine ilişkin düzenlemenin tamamlanmak üzere olduğunu ve 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasını önerdiklerini belirtti. Bu düzenlemenin kamu ve özel sektör çalışanlarını kapsayacağı, Meclis takvimi ve komisyon çalışmalarının ardından yasalaşmasının beklendiği vurgulandı
Bakan Göktaş, düzenlemenin teknik çerçevesi hakkında da bilgi vererek doğum öncesi 8 haftalık yasal hakkın korunacağını; isteğe bağlı olarak annelerin doğum öncesi 8 haftadan 6 haftaya kadar kullanıp kalan haftaları doğum sonrası döneme ekleyebileceğini aktardı. Böylece toplam izin süresi 24 haftaya ulaşacak. Mevcut izinde olan çalışanların da yasalaşma halinde yeni haktan yararlanabileceği açıklandı.
Babalık izninde de bir genişleme planı olduğu, izin süresinin şu anki 5 günden 10 güne çıkarılması önerisinin değerlendirildiği bildirildi. Bakan Göktaş, uygulama kapsamının ve işleyişinin düzenlemeyle netleşeceğini söyledi.
Ayrıca Bakanlık, çocuk bakım altyapısının güçlendirilmesi amacıyla kamu kurumlarında kreş ve çocuk bakım merkezlerinin yaygınlaştırılması çalışmalarını hızlandırdıklarını; personel alımları ve mevzuat çalışmalarıyla eş zamanlı bir program yürütüleceğini açıkladı.
Uzmanlar ve beklentiler
-
İstihdam ve işveren kanadı: Özel sektör temsilcileri uygulamanın getireceği maliyet ve esneklik gereksinimleri üzerine çalıştıklarını, teşvik mekanizmaları veya kademeli uygulama gibi modellerin gündeme gelebileceğini belirtiyor.
-
Çalışma yaşamı akademisyenleri: Uzun vadede anne sağlığı, emzirmenin sürekliliği ve çocuk bakımı üzerinde olumlu etkileri olacağı; ancak iş gücü piyasasında cinsiyete dayalı ayrışmayı önlemek için eş zamanlı politika (ör. babalık izni teşviki, esnek çalışma) gerektiği vurgulanıyor.
(Detaylı görüşler ve teknik düzenleme metni Meclis komisyonunda netleşecek.)
Bakan Göktaş, teklifin yakın zamanda Meclis’e sunulmasını beklediklerini, takvimin komisyon ve TBMM çalışmalarıyla belirleneceğini söyledi; kamuoyuna yansıyan açıklamalarda 2026 başı hedefinden söz edildi. Okuyucularımız için gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.
Sağlık
Meclis’te ilginç teklif: Sigara içmeyenler işten 30 dakika erken çıkabilecek
Meclis’te ilginç teklif: Sigara içmeyenler işten 30 dakika erken çıkabilecek
Tarih: 4 Ocak 2026
Saat: 10:00
Okuma Süresi: 3 dakika![]()
Sağlık Bakanlığı’nın öncülüğünde hazırlanan bir eylem planı, işyerlerinde sigara kullanmayan çalışanlara yönelik “pozitif ayrımcılık” uygulamalarını öngörüyor. Önerilen teşvikler arasında mesainin 30 dakika erken bitirilmesi ve yıllık izne ek 7 gün hak tanınması gibi dikkat çekici maddeler bulunuyor. Uzmanlar, bu uygulamanın hukuki olarak ayrımcılık sayılıp sayılmayacağını tartışıyor.
Sağlık Bakanlığı öncülüğünde 20 bakanlığın katkısıyla hazırlanan “Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı,” iş hayatına yönelik çarpıcı bir öneriyi yeniden gündeme taşıdı. Plan, sigara kullanmayan çalışanlara yönelik çeşitli teşvikler öngörüyor.
Buna göre, işverenlerin sigara içmeyen personele “pozitif ayrımcılık” uygulaması teşvik edilecek. Bu kapsamda tartışılan başlıca teklifler şunlar:
· Günlük mesainin 30 dakika erken bitirilmesi
· 1 yıl için 7 gün fazladan yıllık izin hakkı tanınması
· İşe alım süreçlerinde sigara kullanmayan kişilerin tercih edilmesi
· Sigara içmeyen çalışanlar için sigorta primi avantajları sağlanması
· Hiç sigara içilmeyen işletmelere vergi indirimi uygulanması
“Pozitif Ayrımcılık” Ayrımcılık Sayılır Mı?
Uygulamanın en çok tartışılan yönü, İş Kanunu’ndaki eşitlik ilkesi ile ilişkisi. İş Hukuku uzmanlarına göre, işverenin ölçülülük ilkesi çerçevesinde ve çalışan sağlığını korumak gibi haklı bir amaçla hareket etmesi durumunda, bu tür bir teşvik ayrımcılık olarak değerlendirilmiyor.
Anayasa’nın 10. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi, dil, ırk, cinsiyet, din gibi nedenlerle ayrımcılığı yasaklıyor. Ancak uzmanlar, sağlığı teşvik amacıyla yapılan ve tüm çalışanlara sigarayı bırakma fırsatı eşit şekilde sunulan bu tür uygulamaların, kanunda belirtilen “esaslı sebepler” kapsamında değerlendirilebileceğini ifade ediyor.
Hangi Önlemler Alınacak?
Eylem planı, sadece işyeri teşvikleriyle sınırlı değil. Toplum genelinde tütün kullanımını azaltmaya yönelik kapsamlı bir strateji içeriyor:
· Tütün ürünlerinin reklam ve pazarlamasının kısıtlanması.
· Tütün ürünü satış yaşının 21’e çıkarılması öngörülüyor.
· Dizi, film ve çocuk yapımlarında tütünün zararlarına yönelik mesajların yaygınlaştırılması.
· Okullarda öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik farkındalık programları düzenlenmesi.
· Aile sağlığı merkezlerinde sigara bırakma hizmetlerinin güçlendirilmesi.
İşveren ve Çalışanlara Ne Gibi Avantajlar Sağlayacak?
Bu politikanın hayata geçmesi durumunda, hem işverenler hem de çalışanlar için potansiyel avantajlar öngörülüyor:
İşverenler İçin:
· Sigarasız işletmelere sağlanacak vergi indirimleri.
· Sigara molalarının azalmasıyla ortaya çıkacak iş verimliliği artışı.
· Sağlıklı çalışan sayısının artmasıyla azalabilecek sağlık giderleri ve iş gücü kaybı.
Çalışanlar İçin:
· Sigara içmeyenler için ek izin ve erken çıkma gibi somut haklar.
· Pasif içiciliğin tamamen ortadan kalktığı bir çalışma ortamı.
· Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen sigara bırakma programlarına erişim.
Sektör Tepkisi ve Gelecek Beklentisi
Teklif, özellikle ofis çalışanlarının yoğun olduğu sektörlerde ve büyük şirketlerde tartışılmaya başlandı. İnsan Kaynakları uzmanları, uygulamanın detaylarının netleşmesi gerektiğini, aksi takdirde işyerinde “iki kamplaşma” riski doğabileceğine dikkat çekiyor.
Eylem planı, devlet politikası olarak sigara ile mücadelede teşvik ve ödüllendirme mekanizmalarını öne çıkarıyor. Bu yaklaşımın, yasaklayıcı tedbirlerin yanı sıra, bireyleri sağlıklı tercihler yapmaya özendirmede etkili olup olmayacağı önümüzdeki dönemde gözlemlenecek.
Sağlık
Okullarda Suçiçeği Alarmı: Vakalar Yeniden Artışta, Uzmanlar Aileleri Uyarıyor
Okullarda Suçiçeği Alarmı: Vakalar Yeniden Artışta, Uzmanlar Aileleri Uyarıyor
03.01.2026 – 10:00 | Okuma Süresi: 3 dk

Uzun süredir gündemde olmayan suçiçeği (varisella) hastalığı, okul ve kreşlerde yeniden görülmeye başlandı. Hastalığın belirti vermeden bulaşabilmesi, okul çağındaki çocuklar arasında hızlı yayılıma neden olurken, uzmanlar aileleri ve eğitim kurumlarını uyarıyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Aliyeva, “Döküntüler çıkmaya başlamadan önce bile çocuklar bulaştırıcıdır ve okula ve kreşe gitmemeleri gerekir” diyerek hastalığın sinsi seyri konusunda önemli bir uyarıda bulundu.
Suçiçeği Belirtileri ve Seyri: Ateşle Başlıyor, Döküntüyle Devam Ediyor
Suçiçeği, varisella-zoster virüsünün neden olduğu oldukça bulaşıcı bir hastalık. İlk belirtiler genellikle şu şekilde ortaya çıkıyor:
· Ateş
· Halsizlik ve kırgınlık
· İştahsızlık
Bu genel belirtileri, tipik döküntüler takip ediyor. Dr. Aliyeva, döküntülerin gelişim sürecini şöyle anlatıyor: “Vücutta gün geçtikçe kabuklaşan döküntüler ortaya çıkar. Döküntüler ilk başta kızarıklık olarak belirgin olarak görülür ama sonrasında bir iki gün geçtikten sonra içi su dolu kabarcıklar olarak görülür”.
Kritik Uyarılar: Ne Zaman Okula Gönderilmemeli? Ne Zaman Doktora Gidilmeli?
Suçiçeği yönetiminde iki kritik nokta bulunuyor: bulaştırıcılık süresi ve doktora başvurulması gereken durumlar.
· Bulaştırıcılık ve Okula Devamsızlık: Hastalık, döküntüler ortaya çıkmadan 1-2 gün önce bulaşıcı hale gelir ve tüm kabarcıklar tamamen kabuklanana kadar bu risk devam eder. Bu nedenle, suçiçeği geçiren bir çocuğun tam iyileşme ve kabuklanma sağlanana kadar okula veya kreşe gönderilmemesi, salgının yayılmasını önlemede en önemli kural.
· Doktora Başvurulması Gereken Durumlar: Dr. Aliyeva, aileleri aşağıdaki belirtiler konusunda uyarıyor:
· Yüksek ateşin düşürülemediği durumlar.
· Döküntülerde aşırı kızarıklık, şişlik, iltihaplanma veya ağrı (cilt enfeksiyonu belirtileri).
· Çocuğun halsizlik nedeniyle yeterince sıvı ve besin alamaması.
Kabarcıklara Dikkat! Kaşımak ve Patlatmak Riskli
Uzmanlar, döküntü sürecinde aileleri çocuklarını yakından gözlemlemeye çağırıyor. Kabarcıkların kaşınması ve patlatılması, hem ciltte enfeksiyon ve iz riskini artırır, hem de bulaştırıcılığı yükseltir. Dr. Aliyeva, “Baloncukları patlattığında o baloncukların içinde virüsler var ve daha bulaşıcı oluyor. O yüzden baloncukları patlatmaması gerek” uyarısını yapıyor. Kaşıntıyı azaltmak için doktor önerisiyle ilaç kullanılabileceği belirtiliyor.
Aşı Karşıtlığı Tartışmaları Yeniden Alevlendi
Okullarda vakaların yeniden görülmesi, toplum sağlığı için hayati öneme sahip aşı konusunu da gündeme getirdi. Suçiçeği aşısı (varisella aşısı), hastalığı büyük oranda önleyebiliyor veya geçirilse bile çok daha hafif atlatılmasını sağlıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre, iki doz suçiçeği aşısının hastalığı önlemedeki etkinliği yaklaşık %90.
Aşılanma oranlarının düşmesi, sadece aşı olmamış çocukları değil, bağışıklık sistemi zayıf olan ve aşı olamayan diğer risk grubundaki kişileri de tehlikeye atarak, toplumdaki hassas dengenin bozulmasına neden olabiliyor.
Özetle: Suçiçeği vakalarındaki artış, ebeveynlerin ve eğitimcilerin dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Erken belirtilerin takibi, hasta çocuğun okuldan uzak tutulması, kabarcıklara müdahale edilmemesi ve gerektiğinde zamanında doktora başvurulması, hem çocuğun sağlığı hem de hastalığın yayılımının kontrolü için büyük önem taşıyor. Sağlık otoriteleri, çocukların aşı takvimlerinin eksiksiz tamamlanmasının bu ve benzeri salgınların önüne geçmedeki rolünün altını bir kez daha çiziyor.
-
Gündem1 hafta önceTekirdağ’da teyze cinayeti: ‘Beni yönlendirdiler’ dediği iddia edilen sanık, cesedi kolonya döküp ateşe vermiş
-
Gündem2 gün önceSalihli’de feci trafik kazası: Kontrolden çıkan otomobil elektrik direğine çarptı; 1 ölü, 2 yaralı
-
Gündem6 gün önceAzerbaycan Nahçıvan’da iki Türk öğrenci doğal gaz zehirlenmesi sonucu hayatını KAYBETTİ,
-
Magazin1 hafta önceUyuşturucu Operasyonunda Kritik Aşama: Oktay Kaynarca ve Emel Müftüoğlu’na Ev Hapsi Talebi
-
Son Dakika1 hafta önceKahramanmaraş’taki Kar Felaketi: Göksun’da Üç Ahır Çöktü, 65 Büyükbaş Hayvan Yaşamını Yitirdi
-
Son Dakika1 hafta önceBursa (Nilüfer) — Otelde yangın: Üst katlarda vatandaşlar mahsur
-
Gündem1 hafta önceİstinaf Bozdu — Gülden’i 30 Bıçak Darbesiyle Öldüren 15 Yaşındaki Sanığın 20 Yıl Hapis Kararı Yeniden Yargılanmak Üzere İptal Edildi
-
Ekonomi1 hafta önceMardin turizmde 2025 hedefini aştı: 1 milyonu konaklamalı, 4 milyon kişi ziyaret etti
