Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

30 milyondan fazla ölüme neden OLMUŞTU Kara Ölüm’ün Gizemi Çözüldü

Yayımlandı

üzerinde

30 milyondan fazla ölüme neden OLMUŞTU Kara Ölüm’ün Gizemi Çözüldü

Tarih: 7 Aralık 2025 – Okuma Süresi: 4 dk

İnsanlık tarihinin en karanlık ve ölümcül dönemlerinden biri olan Kara Ölüm (Kara Veba) salgınının, yüzyıllardır akıllarda kalan bir sorusu nihayet yanıt buldu. Yeni bir bilimsel araştırma, salgının Avrupa’ya yayılımını hızlandıran kritik ve şaşırtıcı bir faktörü ortaya çıkardı: büyük bir volkanik patlamanın tetiklediği iklim değişikliği.

Communication Earth & Environment dergisinde yayımlanan çalışma, ağaç halkaları ve buz çekirdekleri gibi doğal kayıtlarla tarihsel belgeleri bir araya getirerek, bakteriler ve farelerin ötesinde, “mükemmel fırtına” olarak adlandırılan bir dizi olayın felaketin boyutunu nasıl büyüttüğünü gözler önüne seriyor.

 Bilim Tarihsel Gizemi Nasıl Çözdü?

Araştırmacılar, uzun süredir Kara Ölüm’ün neden 1330’larda Orta Asya’yı vurduktan sonra Avrupa’ya ulaşmasının on yıldan fazla sürdüğünü anlamaya çalışıyordu. İşte cevap, doğanın arşivlerinde saklıydı:

· Ağaç Halkalarındaki İpuçları: Cambridge Üniversitesi’nden coğrafyacı Ulf Büntgen, Avrupa genelindeki ağaç halkalarını incelediğinde, 1345-1357 yılları arasında yazılan kayıtlarda sıcak geçtiği belirtilen dönemde, halkaların normalden daha soğuk bir iklime işaret ettiğini fark etti.
· Buzullardaki Kanıt: Bu çelişkinin peşine düşen ekip, Antarktika ve Grönland’daki buz çekirdeklerini inceledi. Tam da 1345 civarına denk gelen katmanlarda, yalnızca büyük ölçekli bir volkanik patlamanın atmosfere salabileceği yüksek miktarda kükürt partikülleri tespit edildi. Bu partiküller, güneş ışınlarını engelleyerek dünyanın belirli bölgelerinin birkaç yıl boyunca soğumasına neden olmuştu.

Steel engraving from Gustave Dore Gallery London 1882

Volkan, İklimi ve Tarihi Nasıl Değiştirdi?

Volkanik patlamanın yarattığı zincirleme reaksiyon, Avrupa’yı derin bir krize sürükledi ve vebanın yayılması için mükemmel koşulları hazırladı.

İklim Krizi ve Tarımsal Çöküş (1345-1347):

· Anormal soğuma, mahsul verimliliğini düşürdü ve tarımsal üretimi vurdu.
· Büyük bir tahıl kıtlığı baş gösterdi ve gıda fiyatları hızla yükseldi.
· Özellikle İtalyan şehir devletleri Venedik ve Cenova, açlığı önlemek için panik halinde Kuzey Afrika ve Karadeniz’den büyük miktarda buğday ithal etmeye başladı.

Salgının Yolculuğu:
Bu kritik nokta,felaketin kapısını araladı. Vebanın nedeni olan Yersinia pestis bakterisini taşıyan pireler ve fareler, tahıl yüklü gemilere kolayca binebiliyordu. Pireler, hem fare kanıyla hem de tahıl tozuyla beslendiği için, Karadeniz’den Akdeniz limanlarına yapılan uzun deniz yolculuklarını atlatabildi. Böylece hastalık, 1347’de önce İtalya’ya, ardından tüm kıtaya yayıldı.

 Tarihin Tanıkları: Gökyüzündeki Tuhaflıklar

Araştırmacılar sadece doğal kayıtlarla yetinmedi. Orta Çağ tarihçisi Martin Bauch, dönemin mektup, şiir ve idari belgelerinde şaşırtıcı kayıtlar buldu.

· Çin ve Bohemya (günümüz Çekya’sı) gibi bölgelerde, aslında gerçekleşmemiş olması gereken “yanıltıcı ay tutulmaları” rapor edilmişti.
· Almanya, İtalya ve Bohemya’dan gelen belgelerde, “hava tuhaf biçimde karardı” ve “ay ışığı soldu” gibi ifadeler yer alıyordu.

Bu anlatılar, volkanik patlamanın atmosfere yaydığı devasa miktardaki kül ve aerosollerin, gökyüzünün görünümünü değiştirdiğine ve çağın insanları tarafından gözlemlendiğine dair güçlü tarihsel kanıtlar sunuyor.

 Kara Ölüm’ün Bıraktığı Silinmez İz

1346-1353 yılları arasında Avrupa’yı kasıp kavuran Kara Ölüm, insanlık tarihinin kaydedilmiş en ölümcül salgını olarak kabul ediliyor.

Demografik Yıkım:

· Tahminlere göre Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da toplam 75 ila 200 milyon insan hayatını kaybetti.
· Sadece Avrupa’da nüfusun %30 ila %60’ı yok oldu ve kıtanın 1300’lerdeki nüfus seviyesine yeniden ulaşması yaklaşık 200 yıl sürdü.

Toplumsal ve Ekonomik Deprem:
Salgın,toplumun her katmanını altüst etti. Giovanni Boccaccio, Decameron’da yaşanan çaresizliği, “Sabahleyin akrabalarıyla kahvaltı eden nice insan, akşam öteki dünyada atalarıyla yemek yedi” sözleriyle aktardı. Tarım durma noktasına geldi, köyler boşaldı, inşaatlar yarım kaldı ve sosyal düzen tamamen çöktü.

 Geçmişten Günümüze Bir Uyarı

Bu çığır açıcı araştırma, Kara Ölüm’ü yalnızca basit bir bulaşıcı hastalık olayı olarak değil, iklim, ekonomi ve biyoloji kesişiminde yaşanmış kompleks bir felaket olarak yeniden tanımlıyor. Doğal çevredeki büyük bir değişimin (volkanik patlama), nasıl bir dizi zincirleme olayı tetikleyerek insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini gösteriyor.

İklim değişikliği ile salgın hastalık dinamikleri arasındaki bu tarihsel bağ, günümüzde yaşadığımız küresel çevre sorunları karşısında da derslerle dolu. Tarih, doğa ile uyum içinde yaşamanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Bu önemli araştırmayı sosyal medyada paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Not: Bu haber, Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan bilimsel çalışma  haberine dayanarak özgün bir şekilde derlenmiştir.

Gündem

Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı

Yayımlandı

üzerinde

Kastamonu’da Yıldırım Faciası! Spor Kompleksi Alev Alev Yandı

Tarih: 17 Haziran 2026
Saat: 22:15 (Güncellenme)


Kastamonu’da etkili olan şiddetli sağanak yağış sırasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım düştü. Çıkan yangın kısa sürede büyürken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.

KASTAMONU – Kentte akşam saatlerinde aniden bastıran sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken, Kuzeykent Mahallesi’nde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait spor kompleksine yıldırım isabet etti. Yıldırımın düşmesiyle birlikte tesiste yangın çıktı.

Edinilen bilgiye göre, saat 20.00 sıralarında meydana gelen olayda, şiddetli gök gürültülü sağanak sırasında spor kompleksinin çatısına düşen yıldırım, binanın dış kaplama malzemelerini tutuşturdu. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen alevler, tesisin dış cephesini ve çatısını sararak binayı adeta alev topuna çevirdi.

O sırada çevrede bulunan vatandaşlar, gökyüzünü kaplayan yoğun dumanları ve yükselen alevleri fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Kastamonu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekipleri, spor salonunun dört bir yanını saran alevleri kontrol altına alabilmek ve yangının iç kısımlara sıçramasını önlemek adına çok yönlü müdahale başlattı. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alarak caddeyi trafiğe kapatırken, itfaiye ekiplerinin alevlere yönelik çalışmaları sürüyor.

Yangının çıktığı tesisin, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde cimnastik salonu olarak kullanılan çadırdan kurulu bir yapı olduğu öğrenildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın kontrol altına alınırken, salonun kullanılamaz hale geldiği bildirildi. Yangında can kaybı veya yaralanma yaşanıp yaşanmadığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Yetkililer, olayla ilgili inceleme başlatıldığını ve yangının çıkış nedeninin kesin olarak belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Okumaya Devam Et

Gündem

Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi

Yayımlandı

üzerinde

Termometreler 37 Dereceyi Gösterdi, Çocukların Yaz Adresi Değişmedi

TARİH: 17 Haziran 2026
SAAT: 11:11

DİYARBAKIR – Yaz mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte kentte sıcaklıklar 37 dereceye kadar yükseldi. Termometrelerin zirve yaptığı bu günlerde, sıcaktan bunalan çocukların gözdesi yine tarihi Anzele Parkı oldu. Girilmesi yasak olmasına rağmen çocuklar, park içerisinde bulunan süs havuzlarına koştu.

Sur ilçesinde yer alan tarihi Anzele Parkı’nda biri büyük diğeri küçük iki havuz bulunuyor. Uyarılara rağmen havuzlara giren çocuklar, gün boyu burada vakit geçirerek serinlemeye çalışıyor. Özellikle evlerinde klima ve yeterli serinleme imkanı bulamayan ailelerin çocukları, bu tarihi mekanı adeta yazlık bir plaja dönüştürdü.

“AYAKLARIMIZ PARÇALANIYOR”

Havuzda serinlemeye çalışan çocuklardan Emir Çakmak, yaşadıkları zorlukları dile getirdi. Çakmak, “Gaziler semtinden buraya haftada bir dolmuşa binip geliyorum. Artık sezonumuz açıldı, gelip yüzüyoruz. Belediyeden tek ricam var; gelip bu taşları çıkartsınlar. Ayaklarımız parçalanıyor. Hava sıcak, evimiz sıcak. Gelip burada yüzüyoruz. Tehlikeli olsa da insanlar gelip serinliyor. Kimileri büyük havuzda, kimileri küçük havuzda yüzüyor. Kendilerini serinletip evlerine dönüyorlar” dedi.

“EVDE SICAKTAN PİŞİYORUZ”

Yenişehir ilçesinden gelen Harun Kaymak ise evlerindeki zor şartları anlattı. Kaymak, “Hava çok sıcak. Hepimiz arkadaşız, buraya gelmişiz. Evde klima çalışmıyor, adeta ateş gibi. Her gün gelmek istiyorum ama gelemiyorum. Haftada bir gün geliyorum. Evde sıcaktan pişiyoruz” diye konuştu.

Yetkililer, süs havuzlarının yüzme amaçlı olmadığı ve sağlık açısından risk taşıdığı konusunda uyarılarda bulunurken, çocuklar ise serinleyebilecekleri alternatif bir alan bulamadıklarını ifade ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler

Yayımlandı

üzerinde

Galata Köprüsü’nde ‘Bul karayı al parayı’ şoku! ‘Money’ diyerek euro istediler

Tarih: 17.06.2026 | Saat: 10:45

İstanbul’un en işlek noktalarından Galata Köprüsü’nde 80’li yılların meşhur kumar yöntemi ‘Bul karayı al parayı’ yeniden sahnelendi. İki şüpheli, turistlerin ve vatandaşların gözü önünde kurdukları tezgâhla kumar oynatırken, bir turistin gözlük kamerasına yakalandı. Şüphelilerin ‘Money’ diyerek euro istemesi ise dikkat çekti.

Olay, 11 Haziran Perşembe günü öğle saatlerinde Beyoğlu Galata Köprüsü üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Tahsin K. (61) ve A.Y. isimli iki şüpheli, köprü üzerinde kurdukları düzenekle vatandaşlara 1980’li yıllarda yaygın olarak kullanılan ve halk arasında “Bul karayı al parayı” olarak bilinen yöntemle kumar oynattı.

Gözlük kamerasına yakalandılar

O anlar, köprüde bulunan bir turistin gözlük kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülerde, oyunu oynatan şüphelilerden birinin “Gören var mı beyler”, “Boşlara para vermem beyler”, “Doluyu bulan alır gider”, “Söylemek yok, söylerseniz oyunu bozar giderim”, “Sallar oynatırım iyi zar kaybederim” diyerek oyunu başlattığı duyuluyor.

‘Money’ diyerek euro istediler

Oyun sırasında Tahsin K., oyunu izleyen turistlerden birine dönerek “Money money” diyerek para istedi. Turistin Türk lirası uzatması üzerine ise “Olmaz euro” diyerek Türk lirası yerine döviz vermesi gerektiğini söyledi. Oyunu oynayanlardan bir kişi dolu çubuğu bulduğunda verdiği parayı geri alırken, oyunu oynatan kişi “Çubuğu geri ver” diyerek adamı uyardı.

Tezgâhın yanında bulunan A.Y.’nin de oyuna para bırakıp oynaması dikkat çekti.

Polis şüphelileri suçüstü yakaladı

Görüntüler ve gelen ihbar üzerine harekete geçen Beyoğlu Mobil Park Polisi ekipleri, iki şüpheliyi kumar oynattıkları sırada gözaltına aldı. Emniyete götürülen Tahsin K. ile A.Y. hakkında “Dolandırıcılık” suçundan adli işlem başlatıldı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık kararıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Tahsin K.’nin daha önceden poliste 8 suç kaydı olduğu da ortaya çıktı.

‘Bul karayı al parayı’ nedir?

1980’li yıllarda sokak aralarında sıkça görülen “Bul karayı al parayı” yöntemi, üzerinde siyah nokta bulunan çubuğu bulanın parayı kazandığı bir şans oyunu olarak biliniyor. Ancak uzmanlar, bu oyunun tamamen bir dolandırıcılık yöntemi olduğunu ve oyunu oynatanların kazanma ihtimalini manipüle ettiğini belirtiyor. Kumar oynatanların bu yolla günde yaklaşık 5 bin lira para kazandığı öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar