Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Sağlık

1 yemek kaşığı limon suyu ekleyince 7 fayda sağlıyor Az bilinen sabah alışkanlığı

Yayımlandı

üzerinde

Adet öncesi dönemde yaşanan şişkinlik, özellikle yüz ve ellerdeki ödem, limonlu bamya suyuyla hafifletilebiliyor. Bamyanın içerdiği magnezyum sıvı tutulmasına karşı çalışırken, limon böbrekleri destekleyerek fazla suyun atılmasına yardımcı oluyor. Bu da hormonal değişimlerin yol açtığı rahatsızlıkları bir nebze azaltıyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Bilim İnsanları Beyinle “Konuşabilen” Yapay Sinir Hücresi Geliştirdi: Nöroteknolojide Devrim Niteliğinde Adım

Yayımlandı

üzerinde

Bilim İnsanları Beyinle “Konuşabilen” Yapay Sinir Hücresi Geliştirdi: Nöroteknolojide Devrim Niteliğinde Adım

Tarih: 01.05.2026 15:00

 

nsan beyni ile elektronik cihazlar arasındaki sınırları bulanıklaştıran tarihi bir buluşa sahne oldu. Nature Nanotechnology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, ABD’deki Northwestern Üniversitesi’nden bir ekip, biyolojik sinir ağlarıyla tam uyumlu elektrik sinyalleri üretebilen ve laboratuvar ortamında fare beyin dokusunu uyarmayı başaran esnek, düşük maliyetli yapay nöronlar geliştirdi.

Araştırmanın lideri Prof. Mark C. Hersam, “Amacımız beyni olabildiğince aslına sadık kalarak taklit etmek” derken, bu buluşun özellikle büyük veri işleme ve yapay zeka alanındaki enerji tüketimi sorununa çözüm olabileceğini vurguladı.

Silikonun Katı Dünyasına Karşı Nöronun Esnekliği

Günümüz bilgisayarları, sabit ve sert silikon tabanlı çipler üzerindeki milyarlarca özdeş transistörden oluşuyor. Ancak insan beyni, sürekli değişen ve yeniden şekillenen üç boyutlu, yumuşak bir ağ yapısına sahip.

Northwestern ekibi, beynin bu dinamik yapısını taklit edebilmek için “aerosol jet baskı” adı verilen bir teknik kullandı. Bu yöntemle, yarı iletken özellikteki molibden disülfür ve iletken grafen içeren özel bir “elektronik mürekkep” geliştirildi. Bu mürekkep, esnek polimer yüzeylere püskürtülerek basıldı ve ortaya çıkan yapay nöronlar gerçek nöronların sinyal üretim biçimini kusursuz bir şekilde taklit edebildi.

Bilinçli Bozunumdan Doğan Hassasiyet

Bu yapay nöronları önceki denemelerden ayıran kritik bir detay var: Araştırmacılar, malzemenin içindeki polimer bağlayıcıyı tamamen yok etmek yerine, kontrollü bir şekilde kısmen parçaladı. Cihaza elektrik verildiğinde polimerin daha da ayrışması sağlanarak, biyolojik bir nöronun ateşleme davranışına çok benzeyen keskin ve karmaşık sinyaller üretildi. Prof. Hersam, diğer laboratuvarların organik malzemelerle çok yavaş, metal oksitlerle ise çok hızlı sinyal ürettiğini belirterek, “Bizim yapay nöronlarımız, daha önce yapay nöronlar için gösterilmemiş bir zamansal aralıkta çalışıyor” dedi.

Testlerde Biyolojik Nöronlar Aktive Edildi

Cihazın gerçek dokuyla uyumunu test etmek için Northwestern nörobiyoloğu Prof. Indira M. Raman ile iş birliği yapıldı. Fare beyinciğinden alınan doku kesitlerine yapay nöronlardan gelen sinyaller uygulandı. Sonuç çarpıcıydı: Yapay sinyaller, biyolojik nöronların doğal aktivitesinin temel özellikleriyle birebir örtüştü ve gerçek sinir devrelerinde yanıt oluşturmayı başardı.

Bu, şimdiye kadar bir laboratuvar ortamında yapay sinir hücreleri ile canlı beyin dokusu arasında sağlanan en doğrudan ve doğal iletişim olarak kaydedildi. Buluş, yalnızca geleceğin beyin-bilgisayar arayüzleri için değil, aynı zamanda işitme, görme ve hareket yetisini geri kazandıracak nöroprotezler için de umut vaat ediyor.

Yapay Zekanın Enerji Sorununa Biyolojik Çözüm

Bu gelişme sadece tıp alanını değil, bilişim dünyasını da yakından ilgilendiriyor. İnsan beyni, yaklaşık 86 milyar nöronuyla inanılmaz bir işlem gücünü sadece 20 watt (yaklaşık bir ampul kadar) enerjiyle yönetirken, ChatGPT gibi yapay zeka sistemlerini çalıştıran veri merkezleri megavatlar seviyesinde enerji tüketiyor.

Prof. Hersam, “Beyin, dijital bir bilgisayardan beş kat daha fazla enerji verimliliğine sahip. Bu yüzden yeni nesil hesaplama için beyinden ilham almak mantıklı” diyerek, bu teknolojinin özellikle yoğun veri işleme gerektiren yapay zeka uygulamaları için daha az enerji harcayan, çevre dostu alternatif işlemcilerin önünü açabileceğini ifade etti.

Nöromorfik hesaplama olarak adlandırılan bu yeni yaklaşım, yalnızca yazılımın değil donanımın da tıpkı bir beyin gibi öğrenmesini ve adapte olmasını hedefliyor. Bu, günümüzün sabit ve katı çip mimarisine taban tabana zıt bir paradigma değişikliği anlamına geliyor.

Geleceğe Bakış: Etik ve Uygulama Alanları

Uzmanlar, bu buluşun özellikle Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda hasar görmüş sinir hücrelerinin yerine işlev görebilecek implantların geliştirilmesinde kritik bir rol oynayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, felçli hastaların düşünce gücüyle protez uzuvları kontrol edebilmesini sağlayan beyin-bilgisayar arayüzlerinin çok daha doğal ve verimli hale gelmesi bekleniyor.

Northwestern Üniversitesi’nden Mark C. Hersam ve araştırma ortağı Vinod K. Sangwan liderliğindeki bu çalışma, canlı doku ile makine arasında iki yönlü ve kesintisiz bir köprü kurarak nöroteknoloji alanında yeni bir sayfa açıyor. Bilimin “insanı taklit eden makine” hedefinden, “insanla bütünleşen makine” hedefine doğru hızla ilerlediğinin en somut kanıtı olarak görülüyor.

 

 

 

Okumaya Devam Et

Sağlık

Tıp Literatürüne Geçecek Vaka: İç Organları Göğüs Kafesinde Doğan Reyyan Bebek, 57 Günlük Yaşam Savaşını Kazandı

Yayımlandı

üzerinde

Tıp Literatürüne Geçecek Vaka: İç Organları Göğüs Kafesinde Doğan Reyyan Bebek, 57 Günlük Yaşam Savaşını Kazandı

Tarih: 27 Nisan 2026, Pazar | 14:45

Mardin’de dünyaya gelen ve nadir görülen bir doğumsal anomali olan “Konjenital Diyafram Hernisi” (diyafram fıtığı) teşhisi konulan Reyyan bebek, iç organlarının göğüs kafesine yerleşmesi nedeniyle başlayan 57 günlük zorlu yaşam mücadelesinden zaferle çıktı. Uzmanlar, 37 haftalıkken 2 kilo 750 gram olarak doğan ve entübe edilerek tedavi altına alınan bebeğin taburcu edilmesini “mucize” olarak nitelendiriyor.

Mardin’de yaşayan bir ailenin erken doğumla dünyaya gelen bebekleri Reyyan, doğar doğmaz doktorların dikkatli müdahalesi sayesinde hayata tutundu. Gebeliğin 37. haftasında sezaryenle alınan Reyyan bebek, doğumun hemen ardından ciddi solunum yetmezliği yaşadı. Yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki ilk muayene ve tetkiklerde, bebeğin bağırsak, mide ve dalak gibi iç organlarının diyaframdaki bir açıklıktan geçerek göğüs kafesine yerleştiği tespit edildi. Bu durum, akciğerlerin gelişimini engelleyerek bebeğin nefes almasınıneredeyse imkansız hale getiriyordu.

“Altın Saatler”de Kritik Müdahale

Doğumun hemen ardından dakikalar içinde entübe edilen Reyyan bebek, Mardin’deki hastanenin tam donanımlı yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yaşam destek ünitesine bağlandı. Kalbi ve akciğerleri, göğüs boşluğunu dolduran organların baskısı altında olan minik kız bebeğin tedavi süreci multidisipliner bir ekiple başlatıldı. Yenidoğan uzmanları, çocuk cerrahları ve anestezi uzmanlarından oluşan ekip, küçük bedenin ameliyata hazır hale gelmesi için 57 gün boyunca adeta zamanla yarıştı.

Tedavi sürecinin en kritik aşamasını, başarıyla gerçekleştirilen yüksek riskli operasyon oluşturdu. Diyaframdaki doğumsal açıklığın kapatıldığı ve organların karın boşluğuna nazikçe yerleştirildiği ameliyat, minik Reyyan için dönüm noktası oldu. Uzmanlar, bu tür vakalarda ameliyat zamanlamasının hayati önem taşıdığını belirterek, “Organların akciğerlere yaptığı baskının süresi ve şiddeti, bebeğin hayatta kalma oranını doğrudan etkiliyor” açıklamasını yaptı.

57 Günlük Yoğun Bakım Maratonu

Ameliyatın ardından kritik 48 saati atlatan Reyyan bebek, sonrasında 57 gün süren uzun bir yoğun bakım süreci geçirdi. Solunum cihazından kademeli olarak ayrılan, önce kendi kendine nefes almayı öğrenen ve ardından anne sütüyle beslenmeye başlayan Reyyan’ın her bir adımı, sağlık ekibi tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. Ziyaretlerin kısıtlı olduğu süreçte ailenin umudunu hiç kaybetmediğini belirten doktorlar, taburculuk gününde duygusal anlar yaşandığını söyledi.

Tedaviyi yürüten başhekimlik, tıp dünyasında nadir karşılaşılan bu vakanın başarıyla sonuçlanmasının, bölgedeki sağlık hizmetlerinin geldiği noktayı göstermesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. Reyyan bebek, sağlık çalışanlarının alkışları ve ailesinin sevinç gözyaşları eşliğinde taburcu edilerek evine gönderildi. Minik kızın rutin kontrolleri devam etse de, artık yaşıtları gibi sağlıklı bir şekilde nefes alabiliyor.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Açıkta Satılan Pirinçte Şok Eden Görüntü: Kedi Dışkısı Çıktı, Markete 52 Bin TL Ceza!

Yayımlandı

üzerinde

Açıkta Satılan Pirinçte Şok Eden Görüntü: Kedi Dışkısı Çıktı, Markete 52 Bin TL Ceza!

Yayın Tarihi: 21 Nisan 2026, Salı
Saat: 17:50

Mersin’in merkez Toroslar ilçesinde bir markette açıkta satılan pirincin üzerinde kedi dışkısı bulundu. O anları cep telefonuyla kaydeden bir vatandaşın sosyal medyada paylaştığı görüntüler kısa sürede infial yarattı. Görüntüler üzerine harekete geçen İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, hijyen kurallarını hiçe sayan işletmeye tam 52 bin 801 TL idari para cezası kesti.

FATİHDOGANMEDYA / MERSİN – Mersin’in Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir markette yaşanan olay, gıda güvenliği konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme getirdi. Edinilen bilgiye göre, markette dökme olarak satışa sunulan pirincin içerisinde kedi dışkısı olduğunu fark eden bir vatandaş, durumu cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydetti. İğrenç görüntülerin sosyal medya platformlarında hızla yayılması üzerine yetkililer alarma geçti.

Sosyal medyada tepki yağmuruna tutulan görüntülerin ardından Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgeye bağlı Toroslar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı gıda kontrolörlerini derhal söz konusu markete yönlendirdi. İşletmede yapılan detaylı denetimlerde, Gıda Hijyeni Yönetmeliği’nin temel kurallarının açıkça ihlal edildiği tespit edildi. Denetim sonucunda, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında işletmeye rekor düzeyde bir ceza uygulandı. Kesilen idari para cezasının miktarı tam olarak 52 bin 801 TL olarak açıklandı.

Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan resmi yazılı açıklamada, olayın 19 Nisan 2026 tarihinde sosyal medyaya yansımasının ardından vakit kaybedilmeden harekete geçildiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Toroslar İlçesi, Akbelen Mahallesi’nde faaliyet gösteren işletmede dökme olarak satılan pirinçte ‘kedi dışkısı’ olduğu yönündeki sosyal medyada yayınlanan görüntüye istinaden, ilgili işletmeye, Toroslar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda kontrolörleri tarafından yapılan denetim sonucunda Gıda Hijyeni Yönetmeliği kurallarına uymadığı gerekçesiyle 5996 sayılı Kanun kapsamında 52 bin 801 TL İdari para cezası uygulanmış olup, sonrasında uygun satış ortamı oluşturulmuştur.”

“Taviz Yok” Mesajı

Açıklamanın devamında, vatandaşların gıda güvenliğine yönelik ihbarları için Alo 174 Gıda İhbar Hattı ve Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması’nın 7/24 aktif olduğu hatırlatıldı. Yetkililer, “Kamu sağlığı ve güvenilir gıdaya ulaşılması adına bakanlığımız tavizsiz ve aralıksız denetimlerine devam etmektedir” diyerek bu tür skandallara karşı müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizdi.

Gıda Denetimleri Sıkılaşıyor

Öte yandan, bu skandal olay, Türkiye genelinde gıda güvenliğine yönelik yürütülen denetimlerin önemini bir kez daha ortaya koydu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre, 2026 yılının henüz ilk aylarında on binlerce işletme mercek altına alındı. Sadece İstanbul’da 2025 yılı içerisinde 135.862 gıda işletmesinde 229.512 resmi kontrol gerçekleştirilmiş, uygunsuzluk tespit edilen 10.350 işletmeye toplamda 621 milyon 326 bin 550 TL idari para cezası kesilmişti. Bakanlık, 2026 yılında da halk sağlığını tehdit eden işletmelere göz açtırmayacağını ve denetimlerin aralıksız süreceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar