Sağlık
Yaşlandığınızı Gösteren 4 Tuhaf İşaret: Detaylı İnceleme
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Açıklama:
Yaşlanma belirtileri arasında belki de hiç düşünmediğiniz tuhaf işaretler var! Makalemizde, zaman algısından hafıza kaybına, cilt ve saç değişiminden enerji düşüşüne kadar 4 şaşırtıcı işareti detaylıca inceliyoruz. Sağlıklı yaşlanma için ipuçlarını keşfedin.
Giriş
Yaş almak, yaşamın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Fakat, zamanla vücudunuzun size gönderdiği bazı işaretler diğerlerine göre daha dikkat çekici olabilir. Geleneksel yaşlanma belirtilerinin ötesinde, günlük yaşamınızda fark etmeyip “tuhaf” ya da alışılmadık gelen bazı işaretlerle karşılaşmanız mümkün. Peki, bu işaretler nelerdir ve neden önemlidir? İşte, yaşlanma sürecinizi yakından tanımlayan 4 tuhaf işaret ve bu değişikliklerle başa çıkmanın yolları.
1. Zaman Algısındaki Değişiklik
Zaman Neden Daha Hızlı Geçiyor Gibi Geliyor?
Birçoğumuz gençken zamanın yavaş aktığını, her anı doya doya yaşadığımızı hissederken, yaşlandıkça dakikaların, saatlerin adeta uçup gittiğini fark edebiliriz. Bilimsel araştırmalar, beynin bilgi işleme hızında yaşa bağlı yavaşlamaların, zaman algımızı etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
Neden Olabilir?
Yaşlanma süreci, beynin bazı bölgelerinde sinir hücrelerinin azalmasına ve sinaptik iletişimin yavaşlamasına neden olur. Bu durum, zaman kavramını algılayış biçimimizde de değişikliklere yol açar.
Neler Yapılabilir?
Düzenli zihin egzersizleri (bulmaca çözmek, satranç oynamak, yeni dil öğrenmek)
Meditasyon ve farkındalık çalışmaları
Yeni deneyimlere açık olmak (yeni hobiler edinmek)
Bu adımlar, zihinsel esnekliğinizi artırarak zamanın nasıl aktığını daha bilinçli bir şekilde hissetmenize katkı sağlayabilir.
2. Hafıza Kaybı ve Artan Unutkanlık
Unutkanlık Sadece Yaşlanmanın Bir Parçası mı?
Yaşlandıkça hafıza kaybı, çoğu kişinin karşılaştığı bir durumdur. Ancak bu durum, sıradan unutkanlığın ötesinde zaman zaman “tuhaf” ve şaşırtıcı şekillerde kendini gösterebilir.
Tuhaf İşaretler:
Ani İsim Bozuklukları: Eskiden tanıdığınız bir ismi bir anda hatırlayamamak.
Rutin İşlemlerde Karışıklık: Sürekli tekrar eden günlük işleri yaparken bile küçük karışıklıklar yaşamak.
Detayların Unutulması: Özellikle yakın geçmişte yaşanan olayların detaylarını kaybetmek.
Arka Plan:
Beynin öğrenme ve hafıza merkezlerinde yaşa bağlı bazı dejeneratif değişiklikler meydana gelebilir. Bu durum, başlangıç aşamasında normal kabul edilebilecek hafif unutkanlıkların ötesine geçerek yaşam kalitesini etkileyen sorunlara dönüşebilir.
Önleyici Yaklaşımlar:
Beyin Egzersizleri: Düzenli hafıza oyunları, kitap okuma ve öğrenmeye devam etmek.
Sağlıklı Beslenme: Omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar ve dengeli vitamin alımı.
Fiziksel Aktivite: Düzenli egzersiz, beynin kan akışını artırarak hafıza fonksiyonlarını destekler.
3. Cilt ve Saç Değişimlerinde Beklenmedik Dönüşümler
Cildinizde ve Saçınızda Neler Oluyor?
Cilt ve saç, yaşlanma belirtilerinin en görünür olanlarıdır. Fakat bazı tuhaf işaretler, bu değişimlerin ötesinde fark edilebilir detaylar sunar.
Kırışıklıkların ve İnce Çizgilerin Oluşumu:
Kolayca fark edilebilen klasik yaşlanma belirtileri olmakla beraber, bazı insanlar için bu değişiklikler beklenmedik derecede belirginleşir.
Saç Rengi ve Yoğunluğundaki Ani Değişimler:
Genetik faktörlerin yanı sıra, metabolizmanızdaki değişiklikler saç renginizde oluşan açılmalara ve seyrelmelere neden olabilir.
Tuhaf Bir Nokta: Bazı bireylerde, saçın tamamının tek seferde beyazlaması nadiren de olsa gözlemlenebilir.
Cilt Elastikiyetindeki Azalma ve Lekeler:
Güneşin zararlı etkileri, cildin elastikiyetini azaltarak ani leke ve renk değişimlerine neden olabilir.
Öneriler:
Güneş Koruyucu Ürünler: Cilt bakım rutininize mutlaka ekleyin.
Anti-Aging Kremler: Kolajen ve elastin üretimini destekleyen ürünler kullanın.
Düzenli Cilt Bakımı: Profesyonel cilt bakımı seansları, cildinizin sağlıklı kalmasına yardımcı olabilir.
4. Enerji Seviyesindeki Düşüş ve Alışılmadık Yorgunluk Hissi
Neden Her Şey Eskisi Gibi Enerjik Değil?
Gençlik yıllarında günlük aktiviteler kolaylıkla üstesinden gelinirken, yaşlanma sürecinde enerji seviyeleri ciddi anlamda düşebilir. Bu durum, sıradan bir yorgunluk hissinin ötesinde “tuhaf” bir yorgunluk deneyimine dönüşebilir.
Beklenmedik Yorgunluk Belirtileri:
Fiziksel Yorgunluk: Sabah uyanır uyanmaz veya gün içerisinde ani yorgunluk atakları.
Zihinsel Durgunluk: Günün belli saatlerinde odaklanma ve motivasyon kaybı.
Uyku Düzeni Bozuklukları: Uyandıktan sonra tam olarak dinlenemediğinizi hissetmek veya uyku kalitesinin düşmesi.
Yaşlanmanın Etkileri:
Hücresel enerji üretiminde yaşla birlikte düşüş meydana gelir. Mitokondrilerdeki verimlilik azalırken, genel canlılık da etkilenebilir.
İpuçları:
Düzenli Egzersiz: Hafif aerobik aktiviteler (yürüyüş, yüzme) kan dolaşımını hızlandırır.
Dengeli Beslenme: Antioksidan açısından zengin gıdalar, enerji seviyelerinin korunmasına yardımcı olur.
Uyku Hijyeni: Düzenli ve kaliteli uyku, hem zihinsel hem de fiziksel sağlığı destekler.
Sonuç
Yaşlanma, kaçınılmaz bir süreçtir ve her bireyin yaşamında iz bırakan benzersiz belirtileri vardır. Zaman algısında hızlanma, hafıza kaybı, cilt ve saç değişimleri ve enerji seviyesindeki düşüş gibi tuhaf işaretler, vücudunuzun ve zihninizin geçirdiği evrimin birer göstergesidir. Ancak, bu belirtileri fark etmek yalnızca bir uyarı niteliğinde değildir; aynı zamanda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeniz için bir fırsattır.
Sağlıklı yaşlanma için önerilerimiz:
Düzenli Egzersiz: Hem bedeni hem de zihni aktif tutar.
Beyin Egzersizleri: Hafızayı canlı tutmak ve zihinsel fonksiyonları geliştirmek açısından önemlidir.
Beslenme: Antioksidan ve vitamin açısından zengin beslenme, vücudunuzu korur.
Cilt Bakımı: Güneş koruyucular ve anti-aging ürünler, cildinizin sağlıklı kalmasına destek sağlar.
Unutmayın, her yaşın ayrı güzellikleri ve zorlukları vardır. Yaşlanmanın her belirtisini bir sorun olarak görmek yerine, bu işaretleri yaşam kalitenizi artırmak için birer rehber olarak kabul etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Ek İpuçları ve Kaynaklar
Düzenli Sağlık Kontrolleri: Doktor ziyaretlerinizi aksatmayın; erken teşhis, ilerlemesini önlemeye yardımcı olur.
Zihin ve Beden Dengesi: Yoga, meditasyon ve sosyal aktiviteler, yaşlanmanın getirdiği stresle başa çıkmada etkilidir.
Yeni Deneyimlere Açık Olun: Hobi edinmek ve öğrenmeye devam etmek, yaşlanmanın olumsuz etkilerini minimuma indirir.
Bu makale, yaşlanmanın getirdiği tuhaf işaretleri fark ederek yaşam kalitenizi nasıl artırabileceğinizi anlatmayı amaçlamaktadır. Yaşlanmanın kaçınılmaz olduğunu kabul etmek yerine, her yeni günün getirdiği fırsatları değerlendirerek daha sağlıklı, daha bilinçli bir yaşam sürebilirsiniz.
Okuyucularımız için Son Not:
Yaşlanmanın her aşamasında kendinizi yenileyebileceğinizi unutmayın. Sağlıklı yaşam, doğru beslenme, düzenli egzersiz, aktif sosyal yaşam ve zihinsel uyarım ile mümkündür. Kendi bedeninizi dinleyin, değişimleri fark edin ve kendinize iyi bakın
Sağlık
KONGO’DA EBOLA SALGINI BÜYÜYOR: İKİ EYALETE DAHA SIÇRADI
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
KONGO’DA EBOLA SALGINI BÜYÜYOR: İKİ EYALETE DAHA SIÇRADI
13 Temmuz 2026. 13:15
REUTERS

Ölü sayısı 702’ye yükselirken, salgının gerçek boyutunun resmî verilerin 4 katı olabileceği uyarısı yapıldı.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) 15 Mayıs’ta ilan edilen Ebola salgını, kuzeydoğudaki iki eyalete daha sıçradı. Ülkenin kamu sağlığı enstitüsünün son raporuna göre, daha önce salgının görülmediği Haut-Uele ve Tshopo eyaletlerinde ilk kez vakalar tespit edildi.
Resmî verilere göre ülke genelinde doğrulanmış vaka sayısı 1.926’ya, can kaybı ise 702’ye yükseldi. Tshopo’da dört vaka kaydedilirken, bunlardan ikisi ölümle sonuçlandı. Haut-Uele’de ise bir kişi hayatını kaybetti.
Salgın daha önce ağırlıklı olarak Ituri eyaletinde yoğunlaşmıştı; Kuzey Kivu ve Güney Kivu’da da vakalar görülüyordu. Yeni eyaletlerin raporlara dahil edilmesi, virüsün coğrafi olarak genişlediğinin en somut göstergesi oldu.
BAŞKENT KİSANGANİ RİSK ALTINDA
Tshopo’nun başkenti Kisangani, Kongo’nun en büyük şehirlerinden biri. Kentte tespit edilen vakalar, salgının kentsel alanlara yayılma potansiyeline ilişkin endişeleri artırdı. Haut-Uele ise Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti ile sınır komşusu. Bu durum, virüsün komşu ülkelere sıçrama riskini de gündeme getiriyor.
Kongo Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü, 11 Temmuz tarihli raporunda, “Mevcut araştırmalar, bu iki eyalette tespit edilen tüm vakaların Ituri’deki Niania bölgesinden ithal edildiğini gösterse de, bu iki eyaletin salgın bölgesi olarak kabul edilmesi gerekli ve uygundur” ifadelerine yer verdi.
GERÇEK BOYUT ÇOK DAHA BÜYÜK OLABİLİR
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri, salgının gerçek boyutunun resmî verilerin iki ila dört katı olabileceği uyarısında bulundu. Her beş yeni Ebola vakasından dördünün mevcut hastalarla bilinen bir bağlantısının bulunmaması, virüsün toplum içinde fark edilmeden yayıldığına işaret ediyor.
Ebola, enfekte kişi veya hayvanların vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşan, çoğunlukla ölümcül seyreden bir viral hastalık. Yüksek ateş, kusma ve iç-dış kanamalar en bilinen belirtileri arasında yer alıyor.
Kongo yönetimi, salgının kontrol altına alınması için temas takibi ve kısıtlama önlemlerini genişletirken, uluslararası sağlık örgütleri bölgeye ek destek gönderme hazırlığında.
Sağlık
Sigarayı Bırakanlara Devlet Desteği: 1 Milyon Kişiye Ücretsiz İlaç! Esenlik Merkezleri Geliyor
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Sigarayı Bırakanlara Devlet Desteği: 1 Milyon Kişiye Ücretsiz İlaç! Esenlik Merkezleri Geliyor
Haber Tarihi: 4 Temmuz 2026
Yayın Saati: 02:30
ANKA

ANKARA – Sağlık alanında iki önemli düzenleme birden Resmi Gazete’de yayımlandı. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara müjde niteliğindeki Cumhurbaşkanı Kararı ile tedavi gören en fazla 1 milyon hastaya, sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz ilaç desteği sağlanacak. Aynı gün yürürlüğe giren Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile de koruyucu ve geliştirici sağlık hizmetlerinin sunulacağı esenlik merkezleri ve üniteleri kurulacak.
Sigara Bırakma Tedavisinde Yeni Dönem
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’na göre, sigarayı bırakma tedavisi alan hastalar, sayıları 1 milyonu geçmemek şartıyla ve herhangi bir sosyal güvencelerinin olup olmadığına bakılmaksızın, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ilaçlardan ücretsiz faydalanabilecek.
Düzenleme kapsamında hastalara; Nikotin Replasman Preparatları ile Bupropion HCl, Vareniklin ve Sitizin içerikli ilaçlar, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri aracılığıyla ulaştırılacak. Söz konusu ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtılacak. Kararın uygulanmasından Sağlık Bakanı sorumlu olacak.
Uzmanlar, bu adımın Türkiye’de tütün bağımlılığıyla mücadelede önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Sigarayı bırakmak isteyen ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavi olamayan binlerce vatandaşın bu destekten yararlanması bekleniyor.
Esenlik Merkezleri ile Sağlıklı Yaşam Hizmetleri Yaygınlaşıyor
Aynı gün Resmi Gazete’de yayımlanan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile tedavi amacı taşımayan koruyucu, geliştirici, destekleyici ve rehabilite edici sağlıklı yaşam hizmetleri için yeni bir model oluşturuldu. Bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini geliştirmeye yönelik bu hizmetler, “esenlik merkezi” veya “esenlik ünitesi” adı altında sunulacak.
Merkezler Nerede Açılacak?
Esenlik merkezleri ve üniteleri; konaklama tesisleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli bakım merkezleri ve spor kulüpleri bünyesinde açılabileceği gibi müstakil binalarda da faaliyet gösterebilecek. Müstakil olarak açılacak merkezlerin en az 500 metrekare, ünitelerin ise en az 300 metrekare kapalı alana sahip olması gerekecek. Ruhsatlandırma işlemleri il sağlık müdürlükleri tarafından yapılacak.
Hangi Hizmetler Sunulacak?
Esenlik merkezlerinde sunulacak uygulamalar, bireyin yaşı, genel sağlık durumu, yaşam tarzı ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanabilecek. Yönetmelik kapsamında sunulacak hizmetler arasında şunlar yer alıyor:
· Dil ve konuşma terapisi
· Egzersiz ve fiziksel aktivite hizmetleri
· Çamur terapisi
· Fizyoterapi hizmetleri
· Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları (GETAT)
· Psikolojik destek hizmetleri
· Deniz suyu ve deniz kaynaklı tedavi yöntemleri
· Hiperbarik oksijen tedavisi
· Rehabilitasyon hizmetleri
· Sanat terapileri
· Güneş terapisi
· Termal sağlık terapileri (kaplıca)
· Tuz terapisi
Hekim Zorunluluğu ve Güvenlik Önlemleri
Esenlik merkezlerinde tam zamanlı hekim bulunması zorunlu olacak ve hekimlerden biri merkezin sorumlu hekimi olarak görev yapacak. Olası acil durumlar için merkezler, bir hastane veya tıp merkeziyle iş birliği içinde çalışacak ve bünyelerinde acil müdahale odası bulunduracak. Laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri ise hizmet alımı yoluyla sağlanabilecek.
Sağlık Turizmine Katkı Hedefleniyor
Yeni modelle, dünyada giderek yaygınlaşan “sağlıklı ve kaliteli yaş alma” (longevity) uygulamalarının Türkiye’ye kazandırılması ve bu alanda sağlık turizmi hizmetlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, Türkiye’nin termal kaynaklar ve doğal güzelliklerle birleşen bu yeni hizmet modeliyle sağlık turizminde önemli bir çekim merkezi haline gelebileceğini belirtiyor.
Sağlık
Zayıflama İğnesi Hamile mi Bırakıyor? “Ozempic Bebekleri” Tartışması Nedir?
FatihDoğanMedya – Hızlı, Tarafsız, Güvenilir Haber
Zayıflama İğnesi Hamile mi Bırakıyor? “Ozempic Bebekleri” Tartışması Nedir?
Tarih: 01.07.2026
Saat: 17:30
Euronews
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Son yıllarda kilo verme amacıyla Ozempic ve benzeri zayıflama iğnelerini kullanan bazı kadınların beklenmedik şekilde hamile kaldıklarını sosyal medyada paylaşması, “Ozempic bebekleri” tartışmasını alevlendirdi. Peki bu iddiaların arkasında yatan gerçek ne? Zayıflama iğneleri gerçekten hamile bırakıyor mu? İşte uzman görüşleri ve bilimsel veriler ışığında konunun detayları…
Kilo Kaybı Doğurganlığı Artırıyor Olabilir
Doktorlara göre, fazla kilo özellikle kadınlarda doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Fazla kilo, insülin direnci ve polikistik over sendromu (PCOS) gibi durumlar kadınlarda adet düzensizliği ve yumurtlama sorunlarına yol açabiliyor.
Cleveland Clinic uzmanları, vücut kitle indeksindeki artışın doğurganlığı azalttığını, kilo kaybının ise üreme sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Funda Göde de bu görüşü destekleyerek, “Kilo kaybı yumurtlama düzenini toparlayabilir. Zayıflama ile birlikte hormonal denge sağlandığında, özellikle polikistik over hastalarında yumurtlama düzenli hale gelebilir” dedi.
Araştırmacılar ayrıca zayıflama iğnelerinde bulunan bileşenlerin erkeklerde de doğurganlık üzerinde olumlu etkileri olabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu konuda kesin bilimsel kanıt bulunmuyor.
Doğum Kontrol Haplarının Etkisini Azaltabilir
Bilim insanlarının üzerinde durduğu en önemli ihtimallerden biri, zayıflama iğnelerinin doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilmesi. Zayıflama iğneleri mide boşalmasını yavaşlatarak yiyeceklerin sindirim sisteminde daha uzun süre kalmasını sağlıyor. Aynı mekanizmanın ağız yoluyla alınan bazı ilaçların kana karışma sürecini de etkileyebileceği düşünülüyor.
Geçmiş bir araştırmada, zayıflama iğnelerinin bazı ilaçların kandaki en yüksek seviyeye ulaşma zamanını ve miktarını değiştirebildiği görüldü. Bunlar arasında doğum kontrol haplarının yanı sıra kan sulandırıcılar ve kolesterol ilaçları da yer aldı. Özellikle bazı etken maddelerin, doğum kontrol hapının emilimini yaklaşık dört saat geciktirdiği ve etkin maddelerden birinin kandaki düzeyini yüzde 20 azalttığı tespit edildi.
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), Mounjaro gibi ilaçların doğum kontrol haplarını daha az etkili hale getirebileceği uyarısında bulunarak, kadınların implant veya rahim içi araç (RİA) gibi oral olmayan doğum kontrol yöntemleri kullanmalarını tavsiye ediyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Uzmanlar, beklenmedik gebeliklerin tek nedeninin ilaçlar olduğunun henüz kanıtlanmadığını vurguluyor. Cambridge Üniversitesi’nden metabolizma uzmanı Prof. Giles Yeo, milyonlarca kişinin zayıflama iğnesi kullandığı düşünüldüğünde, doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda beklenmedik gebelik sayısının artmasının normal olduğunu söylüyor.
Imperial College London’da üreme endokrinolojisi araştırmacısı Dr. Channa Jayasena ise, “Obezite kadınlarda doğurganlığı azaltır. Bu nedenle, GLP-1 ilaçları alan obezite hastası kadınların hamile kalma olasılığı, kilo vermeden önceki hallerine göre daha yüksektir” diyerek durumu özetliyor.
Doç. Dr. Funda Göde de benzer şekilde, “Kilo kaybı sonrası hormonal denge sağlandığında, özellikle PCOS’ta yumurtlama düzeni hızla geri dönebilir. Bu durum gebelik isteyenler için olumlu görünse de korunma yöntemleri kullanılmadığında plansız gebelik riskini artırabilir” uyarısında bulunuyor.
İlaç Üreticisinden Açıklama
Ozempic’in üreticisi Novo Nordisk, “semaglutid” etken maddesinin gebelik döneminde kullanılmaması gerektiğini belirterek, hamilelik planlayan kadınların ilacı en az iki ay önceden bırakmasının tavsiye edildiğini açıkladı. Uzun süre etkili GLP-1 ilaçları, bırakıldıktan sonra vücutta ortalama 5-6 hafta aktif kalmaya devam ettiği için planlı gebelikten en az 2 ay önce kesilmesi uluslararası kılavuzlarda öneriliyor.
Şirket ayrıca Ozempic’teki etken maddelerin doğum kontrol haplarının emilimini anlamlı düzeyde azalttığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığını ileri sürdü. Bununla birlikte, zayıflama iğneleri kullanan kişilerin diğer ilaçlarla olası etkileşimler konusunda doktorlarına bilgi vermeleri gerektiği vurgulandı.
Hamilelere ve Emzirenlere Uyarı
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), hamileleri ve emzirme döneminde olan kadınları zayıflama iğnelerinden uzak durmaları konusunda uyardı. Kurum, ilacın bebekleri etkileyip etkilemeyeceğini bilmek için yeterli güvenlik verisi olmadığını kaydetti. “Bu ilaçları kullanırken hamile kalan herkes sağlık uzmanıyla konuşmalı ve ilacı mümkün olan en kısa sürede bırakmalı” ifadelerine yer verildi.
Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Uzmanlar, zayıflama iğneleri kullanan kadınların mutlaka prezervatif gibi ek korunma yöntemleri kullanmalarını öneriyor. Doç. Dr. Funda Göde, “Hekimlerin yönlendirmesiyle doğum kontrol haplarının etkisini azaltan ilaçları kullananlar, tedavinin başlangıcında ve her doz artışından sonra 4 hafta boyunca ek korunma yöntemleri tercih etmelidir” diyerek uyarıyor.
Özetle: Zayıflama iğnelerinin doğrudan hamile bıraktığına dair kesin bir bilimsel kanıt bulunmuyor. Ancak kilo kaybının doğurganlığı artırması ve ilaçların doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilmesi, plansız gebelik riskini yükseltebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, zayıflama iğnesi kullanan kadınların mutlaka doktorlarına danışarak ek korunma yöntemleri kullanmalarını tavsiye ediyor.
-
Gündem1 hafta önceAkyaka’da dehşet anları! Sokak ortasında birbirlerini bıçakladılar, o anlar kamerada
-
Ekonomi1 hafta önceSGK duyurdu: Emekli aylığı farkları yarın hesaplarda! İşte ödeme tarihi ve tutarlar
-
Magazin7 gün önceJon Bon Jovi’den Sahne Şoku! Konserini Aniden Kesti ve Hayranlarına Söz Verdi
-
Ekonomi7 gün öncePETROL FİYATLARI MAYISTAN BU YANA İLK KEZ 100 DOLARI AŞTI
-
Spor5 gün önceFilenin Sultanları’ndan Dev Geri Dönüş! Türkiye-Brezilya VNL Finalinde Nefes Kesti
-
Gündem1 hafta önceYozgat’ta Kayıp Vatandaş Mezarlıktaki Tabutun İçinde Sağ Bulundu
-
Spor4 gün önceSantarelli’den Eleştirilere Sert Cevap: “Türkiye’yi Çok Seviyorum Ama Denge Şart”
-
Gündem5 gün önceAntalya’da Korkunç Cinayet: Eski Sevgilisini Vurdu, Ardından Kendini Öldürdü

