Ekonomi
Yapay zeka tartışmaları: İş ortağı mı rakip mi?

Balıkçılık dünyanın en eski mesleklerinden biri. Balıkçılar binlerce yıldır balık tutabileceğini tahmin ettiği yere gider ve rızkını beklerdi. Her şey yolunda giderse balık yakalar, geçimini sağlardı. Rotasını güneş ve yıldızlara bakarak belirler, hava konusundaki kararlarını ise tahminlere dayalı şekilde verirdi. Büyük riskler barındıran bir işti.
Sakin hava bir anda fırtınaya dönebilirdi.
Günümüzde ise balıkçılık epey değişti, gelişti. Tekneler artık navigasyon cihazlarıyla donatılmış durumda. Hava durumu uygulamaları, balıkçıları anlık şekilde bilgilendiriyor. Uydu tarama yöntemleri, balık sürülerinin yerini tam olarak tespit edebiliyor. Artık daha az emekle daha çok balık yakalanabiliyor.
50 yıl öncesinin balıkçıları bugünkü meslektaşlarını görse çok şaşırırdı.
Ancak bugünün balıkçıları gelecekteki meslektaşlarını gördüklerinde daha da şaşıracak. Çünkü; yakın gelecekte balıkçı tekneleri insanın olmadığı, yalnız robotlar ve yapay zekâ ile seyreden ve balık yakalayan, tümüyle otomatikleşmiş araçlar haline gelecek. Böylece tekneler, denizde daha uzun süre kalabilecek daha tehlikeli sulara rahatça açılabilecek.
Evet balıkçılık gün geçtikçe daha akıllı hale gelecek.
Yalnız balıkçılık mı? Tüm sektörler…
MEHMET ALİ KILIÇKAYA:
Örneğin; Çin’de bir liman tamamen insansız bir şekilde bütün vinçler diğer operatörler ve her türlü o limandaki işlemler yapay zeka teknolojisiyle kullanılmaya başlandı. Gerçekten de bu güzel bir örnek. Aslında yapay zekanın kullanıldığı yine bakıyoruz ki İngiltere mesela vergi beyannamelerinin tespitinde buradaki uygulamalarda yapay zekayı kullanmaya başladı. Bunun gibi örnekleri artırmak mümkün
HALİL AKSU:
Yapay zeka, tarımdan sağlığa, perakendeden ulaşıma kadar her sektörde etkisini hissettiriyor. İnternete bağlı cihazlardan gelen verilerle eğitiliyor ve bu veri sayesinde hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Yapay zekada başarılı olmak için diğer yandan mevcut çalışan iş gücünde aslında bir miktar kültür düşümü denilen bir zihniyet dönüşümüne gerek var. Yani eskiden biz bu işleri böyle yapıyorduk. Biz atalarımızdan babalarımızdan yöneticilerimizden böyle gördük değil. Bunun bugün olsaydı nasıl yapardınız sorusuna cevap vermek gerekiyor.
İnsanlık tarihi değişeme direnenlerle değişimi yaşayanlar arasındaki bitmeyen çekişmeyi yazar. Ve o tarih bize değişime direnenlerin yaşadığı mağlubiyetleri anlatır durur. Bu nedenle tarihin bu sayfasında da yapay zeka devrimine uyum sağlayamayanlar geriye düşme riskiyle karşı karşıya. Şu anda hiçbir teknoloji kullanmadan geleneksel yöntemlerle balıkçılık yapan bir balıkçı, sonar, GPS ve benzeri araçlar eklenmiş modern balıkçı tekneleriyle rekabet edebilir mi?
Sizce hangisi daha güvenli ve verimli bir faaliyet yürütür ve varlığını yıllarca sürdürebilir? Ben paramı hangisine yatıracağımı biliyorum.
Hepimiz için iş yapma tarzımızı gözden geçirmenin zamanı geldi..
LEVENT ERDEN:
ilk biçer döver çıktığında da oraklarla tarlaları biçen binlerce insanın işsiz kalması gerekiyordu. Hiç kimse işsiz kalmadı. Sanayi devriminde kimse işsiz kalmadı. İşler değişti, işler dönüştü. Bazı işler bitti. Yepyeni işler çıktı. İnsanlar için yani insanlar sürekli bugün yaptıkları işi bundan 3, 5, 10 sene sonra yapmayacaklar. Yaptıkları şekilde yapmayacaklar. Bu da normal. Yani bugün ki buğday ve un üretimiyle bundan 3.000 sene önceki buğday ve un üretimi aynı değildi.
AYŞEGÜL İLDENİZ:
Yapay zeka hepimizi etkileyecek. Öncelikle ama hem kısa vadede hem de uzun vadede biz çalışanları çok etkileyecek. Şirketleri etkileyecek. Hem mavi yakalıları hem beyaz yakalıları etkileyecek. (…)biz insanlar yapan değil, birazcık sadece planlayan düşleyen neresini değiştirsem diye bu konuda fikir yürüten bir şeyleri sorgulayan genişleten değiştiren haline düşeceğiz ve yapan makineler olacak.
Amerikan Posta Hizmetleri 1997’den bu yana, mektupların üzerindeki adresleri otomatik olarak okumak için yapay zeka kullanıyor.
Bugün ise dev e-ticaret siteleri, tüm sipariş ve kargo hizmetlerini otomatik olarak yapan neredeyse insana hiç ihtiyaç duymayan sistemlerle çalışıyor. Şu an için robotların depolarda yapamadığı bazı işler var. Ancak yakın zamanda depolarda artık daha az insan göreceğiz. Kargo depolarındaki bu değişimi e-ticarette yaşanan müthiş büyümeye borçluyuz.
ALPAGUT ÇİLİNGİR:
Yapay zeka her sektörü dönüştürdüğü gibi e-ticareti de ister istemez dönüştürecek. E-ticaret aslında temelinde çok basit diyeceğim uygulama. Birazcık daha zor 5 tane ana unsurdan oluşuyor. Doğru insanlar yani doğru müşterilere doğru ürünleri doğru fiyattan ve doğru müşteri deneyimiyle sunarken, operasyon olarak da karlı bir şekilde ve doğru bir operasyon modeliyle bunu yaptığınızdan emin olmanız gerekiyor. Şimdi bu beş unsurun her birinin için aslında yapay zeka herkesin hem hayatını kolaylaştıracak hem de çok daha hızlı ve iyi bir şekilde yapmamıza imkan tanıyacak.
Bugün evlerde, ofislerde, sokakta, durakta aklınıza gelen her yerde 3.5 milyar insan akıllı telefonlarından, bilgisayarlarından online sipariş veriyor. Dünya genelinde e-ticaretin hacmi 7 trilyon doları aştı. Verilen siparişler, harcanan para gün geçtikçe katlanarak büyüyor. Bunu da yapay zekaya borçluyuz.
Neden mi?
Bugün e-ticaret firmaları yapay zeka sayesinde; müşterilerini daha iyi anlıyor, onların istediği ürün ve hizmetleri öngörüyor. Piyasadaki trendleri önceden tahmin ediyor, müşterilerine kişiselleştirilmiş deneyimler sunuyor, daha iyi hizmet veriyor ve daha akıllı ürünler geliştiriyor.
ERDEM İNAN:
Yapay zeka bizim için satıcılarla müşteriler arasındaki dil bariyerini aşmamız da önemli bir adım oldu. Bu tahmin üzerine stokların doğru depolara hatta doğru satıcıların doğru depolara o ürünleri göndermesini sağlamamız. Yani birçok alana aslında müşteriden toplanan data. İşte o dil ile gelen data. İşte o yazıyla gelen görselle gelen datayı birleştirerek, aslında daha iyi bir hizmet kalitesi sunmamız sağlıyor. Yani e-ticaret yapmayı kolaylaştırdı.
SENEM ARSLAN:
Yapay zeka tüm bu verileri aslında konsolide ederek size o doğru anı ve doğru ürününe ulaşmamızı sağlıyor olacak, siz siparişi ilk başlattığınız andan beri arkada bir tedarik süreci gerçekleşiyor. Çünkü o stoğun fazla olması ya da az olması bunların hepsinin planlaması aslında maliyetleri düşüren unsurlar oluyor. Yapay zekanın bize sağladığı bu verileri analiz etme kabiliyeti aslında oradaki Lojistik maliyetlerin düşmesini ekosistemin aslında o süreçleri daha uygun fiyatlı bir şekilde tüketiciyle bulaştırması sebebiyet veriyor.
MEHMET ALİ KILIÇKAYA:
E-ticarette, e-ihracattaki firmalar çok daha hızlı bir şekilde büyüyorlar ve küresel ticarete çok daha hızlı bir şekilde entegre oluyorlar. Ve bu firmaların pazar payları her geçen gün daha fazla artıyor ve aslında ticarette kurallar değişiyor.
Yapay zeka şimdiden tarım, imalat, sağlık, finans, perakende ve neredeyse tüm endüstrileri içerecek biçimde her sektöre etki ediyor.
Yapay zeka eskiden sadece insanların yapabileceğine inandığımız alanlara da giriyor. Örneğin; yapay zeka destekli sohbet botları müşterileri anlamaya çalışıp, ihtiyaçlarına göre çözümler üretebiliyor.
ALPAGUT ÇİLİNGİR:
Hem markaların yani satışı yapanların Hem de biz tüketicilerin yani alışı yapanların hayatını kolaylaştırıyor. Nasıl kolaylaştırıyor? Mesela ben şimdi Antalya’da yaşayan birisi palto almak isteyebilir. Erzurum’da yaşayan birisi de palto almak isteyebilir. İkimiz de palto dediğimizde karşımda çıkan şeylerin aynı olmaması gerekir. Çünkü havamız farklı, koşullar farklı, iklim farklı. Mesela yeni yapay zeka teknolojileriyle ben Antalya’da palto arıyorsam, benim karşıma çıkan sonuçlar ve seçkiler farklı olacak. Erzurum’daki farklı olacak.
Ekonomi
HALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM
HALKALI-İSTANBUL HAVALİMANI METRO HATTI AÇILDI: 30 DAKİKADA HAVALİMANI’NA ULAŞIM
Tarih: 19 Haziran 2026 | Saat: 15:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Uraloğlu’nun katılımıyla açılan dev metro hattıyla İstanbul’un Avrupa Yakası’nda ulaşımda yeni bir dönem başlıyor. 69 kilometrelik dev projenin son etabı olan Halkalı-Arnavutköy kesimi hizmete girdi.
İstanbul’a nefes aldıracak dev proje tamamlandı
İstanbul’un trafik çilesine kalıcı çözüm olması beklenen Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katıldığı açılışta, 69 kilometre uzunluğundaki dev metro projesinin son etabı olan 22 kilometrelik Halkalı-Arnavutköy kesimi resmen İstanbulluların kullanımına sunuldu.
Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkalı-İstanbul Havalimanı metro hattı 31 Temmuz’a kadar vatandaşımıza ücretsiz olacak. İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardına ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz” dedi. Erdoğan, yeni metroyla 120 kilometre hıza ulaşıldığını vurgulayarak, İstanbul’u demir ağlarla örmeye devam ettiklerini belirtti.

Türkiye’nin en uzun, dünyanın sayılı metrolarından
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise projenin detaylarını paylaştı. 16 istasyondan oluşan 69 kilometrelik Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi, 37,5 kilometrelik Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak iki ayrı koldan hayata geçirildi. Bakan Uraloğlu, “69 kilometre uzunluğuyla tamamı yeraltında olan metro sınıfında Türkiye’nin en uzun ve en hızlı, dünyanın da en uzun metro hatlarından birini tamamlamış olduk” dedi.
Projenin Gayrettepe-Arnavutköy arasındaki 47 kilometrelik kesimi daha önce hizmete açılmıştı. Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimi 22 Ocak 2023’te, Kağıthane-Gayrettepe arası 29 Ocak 2024’te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimi ise Mart 2024’te devreye alınmıştı. Bugün açılan son etap ile birlikte proje tamamen tamamlanmış oldu.

HALKALI-ARNAVUTKÖY METRO HATTI (İHA/ANKARA-İHA)
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-İstanbul Havalimanı-Gayrettepe metro hattının Halkalı-Arnavutköy kesimindeki çalışmaların tamamlandığını açıkladı. Türkiye’nin en uzun metro ringinin son halkası, 19 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı törenle hizmete açılacak.
5 yeni istasyon, 1,5 milyon kişiye doğrudan ulaşım
Halkalı-Arnavutköy kesimiyle birlikte hatta 5 yeni istasyon eklendi. Başakşehir sınırlarında İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir ve Olimpiyatköy istasyonları; Küçükçekmece sınırlarında ise Halkalı Stadı ve Halkalı istasyonları hizmete girdi. Bakan Uraloğlu, bu istasyonlarla birlikte Başakşehir ve Küçükçekmece’de yaşayan yaklaşık 1,5 milyon İstanbullunun doğrudan Halkalı-Gayrettepe arasında seyahat edebileceğini belirtti.
Entegrasyon ağıyla ulaşımda büyük kolaylık
Yeni istasyonlar, mevcut ve yapımı süren metro hatlarıyla entegre olacak. Kayaşehir İstasyonu’nda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir Metrosu, Olimpiyatköy İstasyonu’nda Ataköy-İkitelli-Olimpiyat Metrosu, Halkalı Stadı İstasyonu’nda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt Metrosu ile bağlantı sağlanacak. Halkalı İstasyonu ise Yüksek Hızlı Tren hatları, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı, Yenikapı-Kirazlı-Halkalı Metrosu ve Marmaray ile entegre olacak.
Havalimanı 30 dakikada, Gayrettepe 57 dakikada
Bakan Uraloğlu, seyahat sürelerini de açıkladı. Buna göre:
· Halkalı-İstanbul Havalimanı arası 30 dakika
· Halkalı-Göktürk arası 43 dakika
· Halkalı-Kağıthane arası 54 dakika
· Halkalı-Gayrettepe arası 57 dakika
· Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakika
· Başakşehir (Metrokent)-Kağıthane arası 48 dakika
Marmaray üzerinden Gebze’ye kadar tüm istasyonlardan İstanbul’un neredeyse her yerine ulaşım imkanı sağlanacak.
180 kilometre raylı sistem, 935 milyon avro ekonomik kazanç
Bugünkü açılışla birlikte Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İstanbul’a kazandırılan toplam raylı sistem hattı uzunluğu 180 kilometreye ulaştı. Bakan Uraloğlu, Türkiye genelinde 1.058 kilometrelik kent içi raylı sistem ağının 452 kilometresinin bakanlık tarafından inşa edildiğini, 116 kilometrelik yeni hat yapımının sürdüğünü ve 283 kilometrelik hattın planlama aşamasında olduğunu söyledi.
Projenin 2043 yılına kadar sağlayacağı ekonomik faydaya da değinen Uraloğlu, yollarda geçen zamandan 117 milyon saat tasarruf edileceğini ve karayolu bakım, işletme ile zaman kazancı gibi etkenlerle toplam ekonomik kazancın 935 milyon avro olacağını belirtti.
Yerli ve milli teknolojinin zaferi
Bakan Uraloğlu, projenin yerli ve milli teknolojiyle inşa edildiğini vurguladı. 72 metre ile Türkiye’nin en derin metrosu olan Gayrettepe İstasyonu bu proje kapsamında inşa edildi. Türkiye’de ilk defa bir metro projesinde 10 adet TBM (tünel açma makinesi) aynı anda kullanıldı ve TBM ilerlemelerinde günde 64,5 metre, haftada 306 metre, ayda bin 233 metre kazı ile dünya rekorları kırıldı.
Hatta ASELSAN tarafından geliştirilen yerli sinyalizasyon sistemi kullanıldı. Toplam 25 setten oluşan 100 adet metro aracının ilk 10 seti sürücülü, kalan 15 seti ise tamamen sürücüsüz standartta üretildi. Araçların tasarım hızı saatte 132 km olup, işletmede saatte 120 km hıza ulaşacak ve her bir set bin 142 yolcu taşıma kapasitesine sahip olacak. Hattın tamamlanmasıyla birlikte işletme tam otomatik sürücüsüz sisteme geçirilecek.
“İstanbul’un kalbine kan taşıyan bir eser”
Bakan Uraloğlu, projeyi şu sözlerle değerlendirdi: *“Bu proje sadece bir metro hattı değildir. İstanbul’un Avrupa Yakası’nın kalbinde bir yüzük gibi; batısını doğusuyla, kuzeyini güneyiyle kesintisiz bir ring ile birleştiren, kentin nabzını güçlendiren ve tüm parçalarını birbirine sımsıkı bağlayan muhteşem bir eser haline gelmiştir. Araç trafiğini azaltan, insanımızın yaşam kalitesini yükselten, yeşil ve sürdürülebilir bir ulaşım vizyonunun en somut örneğidir. Aynı zamanda Türk mühendisliğinin, yerli ve milli teknolojinin de zaferidir.
Ekonomi
Doruk Madencilik’te Uzlaşı Sağlandı! İşçi Alacakları Takvime Bağlandı
Doruk Madencilik’te Uzlaşı Sağlandı! İşçi Alacakları Takvime Bağlandı
· Tarih: 16 Haziran 2026
· Saat: 19:37
· Kaynak: Fatih Doğan Medya

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonuç verdi. Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik’te işçi ve işveren arasında uzlaşı sağlanırken, işçilerin alacaklarının ödenmesi takvime bağlandı.
ANKARA – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş.’de yaşanan sürece ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sürecin ilk andan itibaren yakından takip edildiği ve ilgili taraflarla gerekli görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtildi.
15-16 Haziran’da kritik müzakereler
Bakanlığın girişimleriyle işçi ve işveren tarafları arasında yürütülen görüşmeler ve 15-16 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen müzakereler sonucunda bugün işveren temsilcileri ve yetkili sendika temsilcilerinin katılımıyla önemli bir uzlaşı sağlandı.
Bu uzlaşı çerçevesinde, yetkili sendika olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası ve işveren tarafları arasında imzalanan protokol ile işçilerin alacaklarının ödenmesi bir takvime bağlandı. Buna bağlı olarak işçilerin protokol kapsamında mutabakata bağlanan hak ve alacaklarının ödenmesi güvence altına alındı.
Eylemler sona eriyor
Hassasiyetle yürütülen süreç kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından taraflar arasında sağlanan uzlaşma ile işçi tarafı devam eden eylemlerini sonlandırma kararı aldı. Çalışma hayatında sosyal diyalog anlayışı esas alınarak işçilerin haklarının korunması, çalışma barışının sürdürülmesi için gerekli tüm adımlar kararlılıkla atılmaya devam edileceği vurgulandı.
Sürecin perde arkası
Doruk Madencilik işçileri, uzun süredir alacaklarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yapıyordu. Çalışma Bakanlığı’nın devreye girmesiyle başlayan müzakere süreci, iki gün süren yoğun görüşmelerin ardından uzlaşıyla sonuçlandı. Sendika ve işveren arasında imzalanan protokol ile işçilerin hakları güvence altına alınırken, ödemelerin belirlenen takvime göre yapılacağı bildirildi.
Ekonomi
Asgari ücrette ara zam çalışması yok, yılda 1 kez zam yapılacak
Asgari ücrette ara zam çalışması yok, yılda 1 kez zam yapılacak
· Tarih: 8 Haziran 2026
· Saat: 13.30
Anka

Çalışanlar için milyonlarca kişiyi ilgilendiren asgari ücret ara zammı konusunda flaş bir gelişme yaşandı. İktidar kaynakları ve ekonomi çevreleri, 2026 yılı Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılması için herhangi bir çalışma olmadığını belirterek, zamların yılda yalnızca bir kez yapılacağını net bir dille açıkladı. Bu haber, artan enflasyon karşısında alım gücü hızla eriyen milyonlarca asgari ücretli çalışanın beklentilerine set çekerken, yılın ikinci yarısı için belirsizlikleri de beraberinde getirdi
Asgari Ücrette Ara Zaman Yok: İşte Detaylar
Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından iktidar kaynakları ve ekonomi çevreleriyle yapılan görüşmelere dayandırılan habere göre, önümüzdeki Temmuz ayında asgari ücrete yeni bir zam yapılması planlanmıyor. Aynı kaynaklar, ücret düzenlemelerinin yıllık periyotlarla yapıldığını ve bu nedenle ara dönemde bir artış öngörülmediğini vurguladı.
2026 yılı başında yapılan düzenlemeyle net asgari ücret yüzde 27 oranında artırılarak 28 bin 75 TL 50 kuruş olarak belirlenmişti. Brüt asgari ücret ise 33 bin 30 TL seviyesinde bulunuyor.
Enflasyon Karşısında Erime Büyüyor
Haberde dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise, yüksek enflasyon karşısında asgari ücretin hızla erimesi oldu. Yılın ilk beş aylık periyodunda, 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 4 bin 663 TL’si eridi. Türk-İş verilerine göre, mayıs ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken açlık sınırı 35 bin 174 TL, yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 TL olarak hesaplandı. Mevcut asgari ücret, açlık sınırının 7 bin TL altında kalırken; ücretli çalışanlar, artan gıda ve temel ihtiyaç fiyatları karşısında büyük zorluklar yaşıyor.
Sivil Toplumdan Tepki: Ara Zam Şart!
Asgari ücrete ara zam yapılması talebi sadece bireysel çalışanların değil, aynı zamanda sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının da ortak talebi haline geldi. Asgari Ücret İnisiyatifi, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da düzenlediği bir eylemle, hükümetin geçim krizini görmezden geldiğini belirterek, asgari ücret, tüm ücretler ve emekli aylıklarına ara zam yapılması talebini yineledi
Asgari Ücrette Yıllık Periyot Vurgusu
Ekonomi çevreleri, asgari ücretin belirlenmesinde yılda bir kez yapılan zam sisteminin bir standart haline geldiğini ifade ediyor. 2026 yılı Ocak ayında yapılan yüzde 27’lik zam oranı, asgari ücreti bir önceki yıla göre 5 bin 970 TL artırmıştı. Ancak, enflasyonun yıl sonunda yüzde 32’nin üzerinde gerçekleşme ihtimali, yılın ilerleyen aylarında yeni bir düzenleme ihtiyacını yeniden gündeme getirebilir.
Uzman Görüşleri: Alım Gücü Desteği Şart
Ekonomistler, asgari ücretlinin alım gücündeki düşüşün önüne geçmek için hükümetin yıl ortasında bir destek paketi açıklaması gerektiğini belirtiyor. Özellikle gıda, kira ve ulaşım gibi temel kalemlerdeki fiyat artışları, asgari ücretin reel değerini hızla düşürüyor. Bu nedenle, yılın ikinci yarısında ara zam yapılmasa bile, dar gelirli vatandaşlara yönelik ek sosyal yardımların devreye alınması bekleniyor.
Gözler Yeni Yılda
Şimdi gözler, 2027 yılı asgari ücret maratonuna çevrilmiş durumda. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun Aralık ayında yapacağı toplantılar, milyonlarca çalışanın yeni yılda alacağı maaşı belirleyecek.
-
Gündem1 hafta önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Magazin5 gün önceKızılcık Şerbeti’nin Işıl’ı Ece İrtem Hayatını Kaybetti!
-
Gündem7 gün önceMuğla’da KADES İhbarına Giden Polis Memuru Şehit Oldu
-
Gündem6 gün önceŞırnak’ta 13 Yaşındaki Kız Güvercinlerle İlgilenirken Balkondan Düştü: O Anlar Kamerada
-
Teknoloji5 gün önceBeyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı
-
Magazin5 gün önceOyuncu Ece İrtem’in Son Görüntüleri Ortaya Çıktı!
-
Gündem5 gün önceTOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!
-
Gündem6 gün önceMeteoroloji’den Son Dakika Uyarısı: Sıcaklıklar Hızla Yükseliyor! 3 Bölgede Sağanak Alarmı
