Ekonomi
Yapay zeka tartışmaları: İş ortağı mı rakip mi?

Balıkçılık dünyanın en eski mesleklerinden biri. Balıkçılar binlerce yıldır balık tutabileceğini tahmin ettiği yere gider ve rızkını beklerdi. Her şey yolunda giderse balık yakalar, geçimini sağlardı. Rotasını güneş ve yıldızlara bakarak belirler, hava konusundaki kararlarını ise tahminlere dayalı şekilde verirdi. Büyük riskler barındıran bir işti.
Sakin hava bir anda fırtınaya dönebilirdi.
Günümüzde ise balıkçılık epey değişti, gelişti. Tekneler artık navigasyon cihazlarıyla donatılmış durumda. Hava durumu uygulamaları, balıkçıları anlık şekilde bilgilendiriyor. Uydu tarama yöntemleri, balık sürülerinin yerini tam olarak tespit edebiliyor. Artık daha az emekle daha çok balık yakalanabiliyor.
50 yıl öncesinin balıkçıları bugünkü meslektaşlarını görse çok şaşırırdı.
Ancak bugünün balıkçıları gelecekteki meslektaşlarını gördüklerinde daha da şaşıracak. Çünkü; yakın gelecekte balıkçı tekneleri insanın olmadığı, yalnız robotlar ve yapay zekâ ile seyreden ve balık yakalayan, tümüyle otomatikleşmiş araçlar haline gelecek. Böylece tekneler, denizde daha uzun süre kalabilecek daha tehlikeli sulara rahatça açılabilecek.
Evet balıkçılık gün geçtikçe daha akıllı hale gelecek.
Yalnız balıkçılık mı? Tüm sektörler…
MEHMET ALİ KILIÇKAYA:
Örneğin; Çin’de bir liman tamamen insansız bir şekilde bütün vinçler diğer operatörler ve her türlü o limandaki işlemler yapay zeka teknolojisiyle kullanılmaya başlandı. Gerçekten de bu güzel bir örnek. Aslında yapay zekanın kullanıldığı yine bakıyoruz ki İngiltere mesela vergi beyannamelerinin tespitinde buradaki uygulamalarda yapay zekayı kullanmaya başladı. Bunun gibi örnekleri artırmak mümkün
HALİL AKSU:
Yapay zeka, tarımdan sağlığa, perakendeden ulaşıma kadar her sektörde etkisini hissettiriyor. İnternete bağlı cihazlardan gelen verilerle eğitiliyor ve bu veri sayesinde hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Yapay zekada başarılı olmak için diğer yandan mevcut çalışan iş gücünde aslında bir miktar kültür düşümü denilen bir zihniyet dönüşümüne gerek var. Yani eskiden biz bu işleri böyle yapıyorduk. Biz atalarımızdan babalarımızdan yöneticilerimizden böyle gördük değil. Bunun bugün olsaydı nasıl yapardınız sorusuna cevap vermek gerekiyor.
İnsanlık tarihi değişeme direnenlerle değişimi yaşayanlar arasındaki bitmeyen çekişmeyi yazar. Ve o tarih bize değişime direnenlerin yaşadığı mağlubiyetleri anlatır durur. Bu nedenle tarihin bu sayfasında da yapay zeka devrimine uyum sağlayamayanlar geriye düşme riskiyle karşı karşıya. Şu anda hiçbir teknoloji kullanmadan geleneksel yöntemlerle balıkçılık yapan bir balıkçı, sonar, GPS ve benzeri araçlar eklenmiş modern balıkçı tekneleriyle rekabet edebilir mi?
Sizce hangisi daha güvenli ve verimli bir faaliyet yürütür ve varlığını yıllarca sürdürebilir? Ben paramı hangisine yatıracağımı biliyorum.
Hepimiz için iş yapma tarzımızı gözden geçirmenin zamanı geldi..
LEVENT ERDEN:
ilk biçer döver çıktığında da oraklarla tarlaları biçen binlerce insanın işsiz kalması gerekiyordu. Hiç kimse işsiz kalmadı. Sanayi devriminde kimse işsiz kalmadı. İşler değişti, işler dönüştü. Bazı işler bitti. Yepyeni işler çıktı. İnsanlar için yani insanlar sürekli bugün yaptıkları işi bundan 3, 5, 10 sene sonra yapmayacaklar. Yaptıkları şekilde yapmayacaklar. Bu da normal. Yani bugün ki buğday ve un üretimiyle bundan 3.000 sene önceki buğday ve un üretimi aynı değildi.
AYŞEGÜL İLDENİZ:
Yapay zeka hepimizi etkileyecek. Öncelikle ama hem kısa vadede hem de uzun vadede biz çalışanları çok etkileyecek. Şirketleri etkileyecek. Hem mavi yakalıları hem beyaz yakalıları etkileyecek. (…)biz insanlar yapan değil, birazcık sadece planlayan düşleyen neresini değiştirsem diye bu konuda fikir yürüten bir şeyleri sorgulayan genişleten değiştiren haline düşeceğiz ve yapan makineler olacak.
Amerikan Posta Hizmetleri 1997’den bu yana, mektupların üzerindeki adresleri otomatik olarak okumak için yapay zeka kullanıyor.
Bugün ise dev e-ticaret siteleri, tüm sipariş ve kargo hizmetlerini otomatik olarak yapan neredeyse insana hiç ihtiyaç duymayan sistemlerle çalışıyor. Şu an için robotların depolarda yapamadığı bazı işler var. Ancak yakın zamanda depolarda artık daha az insan göreceğiz. Kargo depolarındaki bu değişimi e-ticarette yaşanan müthiş büyümeye borçluyuz.
ALPAGUT ÇİLİNGİR:
Yapay zeka her sektörü dönüştürdüğü gibi e-ticareti de ister istemez dönüştürecek. E-ticaret aslında temelinde çok basit diyeceğim uygulama. Birazcık daha zor 5 tane ana unsurdan oluşuyor. Doğru insanlar yani doğru müşterilere doğru ürünleri doğru fiyattan ve doğru müşteri deneyimiyle sunarken, operasyon olarak da karlı bir şekilde ve doğru bir operasyon modeliyle bunu yaptığınızdan emin olmanız gerekiyor. Şimdi bu beş unsurun her birinin için aslında yapay zeka herkesin hem hayatını kolaylaştıracak hem de çok daha hızlı ve iyi bir şekilde yapmamıza imkan tanıyacak.
Bugün evlerde, ofislerde, sokakta, durakta aklınıza gelen her yerde 3.5 milyar insan akıllı telefonlarından, bilgisayarlarından online sipariş veriyor. Dünya genelinde e-ticaretin hacmi 7 trilyon doları aştı. Verilen siparişler, harcanan para gün geçtikçe katlanarak büyüyor. Bunu da yapay zekaya borçluyuz.
Neden mi?
Bugün e-ticaret firmaları yapay zeka sayesinde; müşterilerini daha iyi anlıyor, onların istediği ürün ve hizmetleri öngörüyor. Piyasadaki trendleri önceden tahmin ediyor, müşterilerine kişiselleştirilmiş deneyimler sunuyor, daha iyi hizmet veriyor ve daha akıllı ürünler geliştiriyor.
ERDEM İNAN:
Yapay zeka bizim için satıcılarla müşteriler arasındaki dil bariyerini aşmamız da önemli bir adım oldu. Bu tahmin üzerine stokların doğru depolara hatta doğru satıcıların doğru depolara o ürünleri göndermesini sağlamamız. Yani birçok alana aslında müşteriden toplanan data. İşte o dil ile gelen data. İşte o yazıyla gelen görselle gelen datayı birleştirerek, aslında daha iyi bir hizmet kalitesi sunmamız sağlıyor. Yani e-ticaret yapmayı kolaylaştırdı.
SENEM ARSLAN:
Yapay zeka tüm bu verileri aslında konsolide ederek size o doğru anı ve doğru ürününe ulaşmamızı sağlıyor olacak, siz siparişi ilk başlattığınız andan beri arkada bir tedarik süreci gerçekleşiyor. Çünkü o stoğun fazla olması ya da az olması bunların hepsinin planlaması aslında maliyetleri düşüren unsurlar oluyor. Yapay zekanın bize sağladığı bu verileri analiz etme kabiliyeti aslında oradaki Lojistik maliyetlerin düşmesini ekosistemin aslında o süreçleri daha uygun fiyatlı bir şekilde tüketiciyle bulaştırması sebebiyet veriyor.
MEHMET ALİ KILIÇKAYA:
E-ticarette, e-ihracattaki firmalar çok daha hızlı bir şekilde büyüyorlar ve küresel ticarete çok daha hızlı bir şekilde entegre oluyorlar. Ve bu firmaların pazar payları her geçen gün daha fazla artıyor ve aslında ticarette kurallar değişiyor.
Yapay zeka şimdiden tarım, imalat, sağlık, finans, perakende ve neredeyse tüm endüstrileri içerecek biçimde her sektöre etki ediyor.
Yapay zeka eskiden sadece insanların yapabileceğine inandığımız alanlara da giriyor. Örneğin; yapay zeka destekli sohbet botları müşterileri anlamaya çalışıp, ihtiyaçlarına göre çözümler üretebiliyor.
ALPAGUT ÇİLİNGİR:
Hem markaların yani satışı yapanların Hem de biz tüketicilerin yani alışı yapanların hayatını kolaylaştırıyor. Nasıl kolaylaştırıyor? Mesela ben şimdi Antalya’da yaşayan birisi palto almak isteyebilir. Erzurum’da yaşayan birisi de palto almak isteyebilir. İkimiz de palto dediğimizde karşımda çıkan şeylerin aynı olmaması gerekir. Çünkü havamız farklı, koşullar farklı, iklim farklı. Mesela yeni yapay zeka teknolojileriyle ben Antalya’da palto arıyorsam, benim karşıma çıkan sonuçlar ve seçkiler farklı olacak. Erzurum’daki farklı olacak.
Ekonomi
Benzine Bu Gece 1 TL 43 Kuruş Zam Geliyor
Benzine Bu Gece 1 TL 43 Kuruş Zam Geliyor: ÖTV Darbogazı Pompaya 1 TL 6 Kuruş Olarak Yansıyacak
Tarih 7 Ağustos 2026
Saat 12:07
Okuma Süresi 2 dakika
ANKA

Akaryakıt fiyatlarına bir darbe de gece yarısından itibaren benzin pompalarına gelecek. Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, benzine 1 TL 43 kuruşluk bir zam kapıda. Ancak uygulanan “eşel mobil” sistemi sayesinde zammın yalnızca yüzde 75’i, yani 1 TL 6 kuruşu doğrudan vatandaşın pompa fiyatına yansıyacak.
Zam Kapıda: Gece Yarısından İtibaren Geçerli
Benzine bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 1 TL 43 kuruş zam bekleniyor. Bu artış, akaryakıt istasyonlarında gece yarısından itibaren tabelalara yansıyacak. Sektör temsilcileri, zammın pompa fiyatlarına tam olarak ne kadar yansıyacağını ise “eşel mobil” sisteminin belirleyeceğini ifade ediyor.
ÖTV Darbogazı: Zammın Yüzde 25’i Devlet Tarafından Karşılanıyor
Peki bu zammın tamamı mı vatandaşa yansıyacak? Hayır. Mevcut eşel mobil sistemi gereğince, toplam zam tutarının yüzde 25’i Özel Tüketim Vergisi’nden (ÖTV) karşılanacak. Bu durumda 1.43 TL’lik zammın yalnızca yüzde 75’lik kısmı, yani yaklaşık 1.06 TL’si pompa fiyatlarına doğrudan yansıyacak. Kalan kısım ise ÖTV gelirlerinden mahsup edilerek fiyat artışının tüketici üzerindeki doğrudan etkisi bir miktar hafifletilmiş olacak.
Benzinde Son Durum: Fiyatlar Ne Alemde?
Ağustos ayı itibarıyla benzinin litre fiyatı ortalama 67 TL seviyelerinde bulunuyor. Yapılacak bu yeni zamla birlikte fiyatların 68 TL bandını aşması bekleniyor. Motorinde ise son dönemde indirimler yaşanırken, benzin cephesinde gelen bu zam haberleri araç sahiplerini yeniden zorlu bir sürece hazırlıyor.
Zam Neden Geliyor?
Akaryakıt fiyatlarındaki bu hareketlilik, genellikle uluslararası petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve döviz kurundaki oynaklıklar nedeniyle yaşanıyor. Sektör kaynakları, özellikle son haftalarda ham petrol fiyatlarındaki yükselişin ve döviz kurundaki artışın maliyetleri doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Ne Zaman ve Ne Kadar Yansıyacak?
Zam, bugün (7 Ağustos 2026) gece yarısından itibaren geçerli olacak. Pompaya yansıyacak net tutar ise 1 TL 6 kuruş olarak hesaplanıyor.
Ekonomi
Rekabet Kurumu’ndan A101-Carrefour Devralmasına Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkıyor
Rekabet Kurumu’ndan A101-Carrefour Devralmasına Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkıyor
Tarih: 06 Ağustos 2026
Saat: 12:00
Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Türkiye perakende sektörünün en çok konuşulan birleşme operasyonlarından biri olan A101’in Carrefour’u devralma süreci, Rekabet Kurumu’nun kapsamlı taahhütler karşılığında verdiği koşullu izinle resmiyet kazandı. Kurum, devralma işleminin rekabeti zayıflatmaması adına 48 mağazanın elden çıkarılmasından üç yıl boyunca istihdamın korunmasına, KOBİ’lere yönelik destek programlarından Carrefour’un bağımsız yapısının muhafaza edilmesine kadar uzanan geniş bir yükümlülükler paketini şart koştu. Peki bu karar tüketiciler, çalışanlar ve piyasa için ne anlama geliyor?
48 Mağaza Elden Çıkarılacak
Rekabet Kurumu’nun açıklamasına göre, devralma işleminin ardından bazı bölgelerde rekabetin zayıflayabileceği endişesi, A101 tarafından sunulan taahhütlerle giderildi. Bu çerçevede, rekabetçi kaygıların tespit edildiği bölgelerde toplam 48 mağaza elden çıkarılacak. Söz konusu mağazaların 10’u A101’e, 38’i ise Carrefour’a ait olacak. Rekabet Kurumu, bu devirlerin ilgili bölgelerde rekabetin korunmasına doğrudan katkı sağlamasını hedefliyor.
Carrefour Bağımsız Yapısını Koruyacak
Kararın bir diğer önemli ayağı ise Carrefour’un kurumsal kimliğiyle ilgili. Taahhütler uyarınca A101 ve Carrefour, faaliyetlerini ayrı organizasyon yapılarıyla sürdürecek. Bu sayede Carrefour’un bağımsız kurumsal yapısı korunmaya devam edecek. Bu durum, markaların mevcut tedarik zincirleri, ticari ilişkileri ve müşteri portföylerinde köklü değişiklikler yaşanmadan yoluna devam etmesini güvence altına alıyor.
Üç Yıl Boyunca İstihdam Korunacak
Devralma sürecinin en çok merak edilen konularının başında gelen istihdam güvencesi de karar kapsamında netliğe kavuştu. Buna göre, A101 ve Carrefour’un toplam çalışan sayısı üç yıl boyunca mevcut seviyesinde korunacak. Rekabet Kurumu’nun bu şartı, olası iş kayıplarının önüne geçmeyi ve çalışanların mağduriyet yaşamasını engellemeyi amaçlıyor.
KOBİ ve Yerel Üreticilere Destek Programı
A101’in taahhütleri yalnızca rekabet ve istihdamla sınırlı kalmıyor. Şirket, her yıl en az 75 KOBİ ve yerel üreticiye destek sağlayacak. Destek programı kapsamında mağaza içi görünürlük, ürün teşhiri, pazarlama faaliyetleri, katalog çalışmaları ile dijital satış ve pazarlama alanlarında destek verilecek. Bu adım, devralma sonrası oluşacak yeni ticari ekosistemde küçük ve orta ölçekli işletmelerin de söz sahibi olmasını hedefliyor.
Kadın Girişimcilere ve Yerli Üretime Özel Vurgu
Rekabet Kurumu’nun duyurduğu taahhütler arasında kadın girişimcilere yönelik özel bir destek kalemi de yer alıyor. Kadın girişimciler, KOBİ destek programına dahil edilecek. Ayrıca yöresel ürünler ile yerli tarım ürünlerinin mağaza raflarındaki görünürlüğü artırılacak. Bu sayede hem kadınların iş dünyasına katılımının güçlendirilmesi hem de yerel üreticilerin perakende devleri karşısında daha görünür hale gelmesi amaçlanıyor.
Rekabet Kurumu’ndan Amaç Vurgusu
Rekabet Kurumu, söz konusu yükümlülüklerle birlikte hem tüketicilerin rekabetçi fiyatlardan yararlanmasının hem de yerel üretici ve KOBİ’lerin desteklenmesinin amaçlandığını bildirdi. Kurumun bu yaklaşımı, perakende sektöründeki büyük ölçekli birleşmelerde yalnızca piyasa dengelerinin değil, toplumsal faydanın da gözetildiğini ortaya koyuyor.
Ekonomi
Ağustos Ayında Kiraya Zam Yapacaklara Kötü Haber: Tavan Oranı Belli Oldu!
Ağustos Ayında Kiraya Zam Yapacaklara Kötü Haber: Tavan Oranı Belli Oldu!
Tarih: 03.08.2026 | Saat: 12:20 | Okuma Süresi: 3 dakika
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte, milyonlarca kiracı ve ev sahibini yakından ilgilendiren Ağustos ayı kira tavan zam oranı netleşti. 12 aylık enflasyon ortalaması esas alınarak hesaplanan yeni oran yüzde 31,90 olarak belirlendi. Bu rakam, Mart 2022’den bu yana ilk kez yüzde 32 seviyesinin altına inerek dikkat çekti.
Peki bu oran ne anlama geliyor? Ev sahipleri kiraya ne kadar zam yapabilecek? Kiracılar nasıl bir artışla karşı karşıya? İşte Ağustos 2026 kira zam oranına ilişkin tüm merak edilen detaylar…
Kira Tavan Zam Oranı Nasıl Hesaplanıyor?
Kira artış oranı, kira sözleşmesinin yenileneceği aydan bir önceki aya ait 12 aylık TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ortalaması dikkate alınarak belirleniyor. Bu hesaplama yöntemi, kira artışlarının enflasyondaki gerçek artışı yansıtmasını ve hem kiracı hem de ev sahibi açısından daha adil bir zemin oluşturmasını amaçlıyor.
Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından TÜİK verilerine göre 12 aylık ortalama yüzde 31,90 olarak gerçekleşti. Bu oran, konut ve iş yerleri için uygulanabilecek azami zam oranını da belirlemiş oldu.
Yüzde 32’nin Altına İniş Ne Anlama Geliyor?
Yeni oranın yüzde 31,90 olması, özellikle uzun süredir yüksek enflasyon ortamında kira artışlarıyla boğuşan kiracılar açısından görece olumlu bir gelişme olarak yorumlanıyor. Tavan zam oranı, Mart 2022’den beri ilk kez yüzde 32’nin altına indi. Bu düşüş, enflasyondaki yavaşlamanın kira artışlarına da yansımaya başladığını gösteriyor.
Yüzde 25’lik Zam Sınırı Artık Yok
Hatırlanacağı üzere, 2024 yılının temmuz ayına kadar konut kiralarında yüzde 25 zam tavanı uygulanıyordu. Hükümetin o dönemde aldığı bu karar, özellikle büyükşehirlerde fahiş kira artışlarının önüne geçmeyi hedefliyordu. Ancak bu uygulamanın kaldırılmasıyla birlikte kira artışları yeniden TÜFE ortalamasına endekslendi. Artık kiracılar ve ev sahipleri, her ay TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine göre belirlenen oran üzerinden zam yapabiliyor.
Ağustos Ayında Kiraya Ne Kadar Zam Yapılabilir?
Ağustos 2026 itibarıyla kira sözleşmesi yenilenecek olan kiracılar, mevcut kira bedeline yüzde 31,90 oranında zam yapılmasıyla karşı karşıya. Örneğin:
· 10.000 TL kira ödeyen bir kiracının yeni kirası 13.190 TL olacak.
· 15.000 TL kira ödeyen bir kiracının yeni kirası ise 19.785 TL’ye yükselecek.
Bu hesaplama, kira sözleşmesinde aksi belirtilmediği sürece yasal olarak uygulanabilecek azami oranı ifade ediyor. Ev sahipleri bu oranın altında bir zam talep edebilir ancak üzerinde bir artış yapamıyor.
Kiracılar ve Ev Sahipleri Ne Yapmalı?
Uzmanlar, kira artış dönemi öncesinde hem kiracıların hem de ev sahiplerinin dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Kira sözleşmesinde yer alan zam şartlarının mutlaka kontrol edilmesi, TÜİK verilerinin resmi kaynaktan teyit edilmesi ve olası anlaşmazlıklarda arabuluculuk veya tüketici hakem heyetlerine başvurulması öneriliyor.
Ayrıca, kira tespit davalarında mahkemelerin de bu resmi oranı dikkate aldığı unutulmamalı. Taraflar arasında yaşanacak uyuşmazlıklarda yasal hakların bilinmesi büyük önem taşıyor.
Gündem3 gün önceAhbap Derneği’ne yapılan bağışlar mercek altında
Sanat3 gün önceAspendos’ta 1800 Yıllık Şifa Sembolü Gün Yüzüne Çıktı: Sağlık Tanrısı Asklepios ve Oğlu Telesphoros’un Dev Heykeli Bulundu
Gündem3 gün önceCeuta’ya On Binlerce Göçmenin Akın Etmesinin Ardındaki Perde: Fas-İspanya Gerilimi ve Dezenformasyon
Son Dakika6 gün önceGazeteci Tahir Sarıkaya, Cem Küçük Soruşturması Kapsamında Gözaltına Alındı
Gündem3 gün önceAvukat Meslektaşını Vurdu, Ağır Yaralı
Ekonomi3 gün önceRekabet Kurumu’ndan A101-Carrefour Devralmasına Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkıyor
Gündem6 gün önceNovorossiysk Açıklarında Türk Mürettebatlı Gemiye Dron Saldırısı: 22 Kişi Tahliye Edildi
Gündem6 gün önceMalatya’da Minibüs ile TIR Çarpıştı: 3’ü Ağır 18 Yaralı


















