Gündem
Washington’un Mart Ayı Geleneği: “Bahar” Geldi, Savaş Kapıda
Washington’un Mart Ayı Geleneği: “Bahar” Geldi, Savaş Kapıda
Tarih: 12 Mart 2026, 22:10

Pentagon, tıpkı diğerlerinin bahar kıyafetlerini tozdan arındırması gibi, hedef listesini tozdan arındırıyor. Ve ortaya çıkan tablo, tarihsel bir döngüyü işaret ediyor: Irak 2003, Libya 2011, Yemen 2015, İran 2026. Washington için Mart ayında savaş başlatmanın karşı konulmaz bir cazibesi var gibi görünüyor.
2026’nın Mart ayında Ortadoğu yeniden alevler içinde. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı ortak operasyon, 11. gününe girerken bölgesel bir savaşa dönüşmüş durumda. New York Times’ın Pentagon kaynaklarına dayandırdığı habere göre, ABD güçleri İran genelinde 3.000’den fazla hedefi vurdu, 43 İran gemisi imha edildi veya hasara uğratıldı .
Savaşın Perde Arkası: “Operasyon Epik Fury”
Hedef Tahtasında Kimler Var?
Pentagon’un “hedef listesi” oldukça kabarık:
Hedef Kategorisi Vurulan Noktalar
Askeri Tesisler Devrim Muhafızları karargahları, komuta merkezleri
Deniz Gücü İran donanmasına ait 43 gemi, denizaltılar
Hava Savunma Füze rampaları, radar sistemleri, hava savunma bataryaları
Altyapı Balistik füze üretim tesisleri, yakıt depoları
Savunma Bakanı Pete Hegseth’in açıklamaları oldukça sert: “İran’ın hava savunmasını acımasızca imha ettik. Daha fazlasını avlamaya devam ediyoruz.”
Hürmüz Boğazı’nda Gerilim Tırmanıyor
Savaşın kaderini belirleyecek kritik nokta, dünya petrolünün %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı. ABD, İran’ın boğaza mayın döşeyebilecek gemilerini hedef aldığını duyurdu. Görüntülerde İran botlarının füzelerle vurulduğu anlar yer alıyor .
Trump’ın sosyal medya paylaşımı ise manidar: “Herhangi bir nedenle mayın döşenirse ve derhal kaldırılmazsa, İran’ın karşılaşacağı askeri sonuçlar daha önce görülmemiş düzeyde olacak.”
Savaşın Faturası: Rakamlarla 11 Gün
· 🇺🇸 ABD kayıpları: 7 asker hayatını kaybetti, yaklaşık 140 asker yaralandı
· 🇮🇷 İran kayıpları: 1.000’den fazla kişi hayatını kaybetti (İran Kızılayı verileri)
· 🎯 Vurulan hedef: 5.000’den fazla nokta
· 🛢️ Petrol fiyatı: Varil başına 100 doların üzerine çıkt
Pentagon’un Savaş Takvimi: Neden Mart?
Analistlere göre, Washington’un Mart ayını tercih etmesinin birden fazla nedeni var:
1. Hava koşulları: Bölgede operasyon için ideal meteorolojik şartlar
2. Bütçe döngüsü: Yeni mali yıl öncesi kaynakların kullanımı
3. Siyasi takvim: Seçim yılı öncesi “güçlü lider” imajı
Ocak ayında Pentagon’un Trump’a sunduğu saldırı seçenekleri iki ana başlıkta toplanıyordu :
· Sınırlı seçenek: Devrim Muhafızları’nın askeri tesislerine “cerrahi” saldırılar
· Belirleyici seçenek: Rejimi hedef alan yüksek yoğunluklu operasyon
Görünen o ki, ikinci seçenek devrede.
Bölgesel Yansımalar: Ateş Çemberi Genişliyor
Savaş sadece İran’la sınırlı kalmıyor:
· Bahreyn: İran saldırısında 29 yaşındaki kadın hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı
· BAE: Ruwais’deki petrol rafinerisi vuruldu, 6 ölü 122 yaralı
· Katar: LNG ihracatı durma noktasında, Avrupa’da enerji fiyatları fırladı
· Lübnan: İsrail saldırılarında 486 ölü, 1300’den fazla yaralı
· Irak: İran bağlantılı milisler hedef alındı, 5 milis öldü
Liderler Ne Diyor?
· Trump: “Bugün İran çok sert vurulacak. Koşulsuz teslimiyet dışında bir anlaşma olmayacak.”
· Hegseth: “Bugün İran içindeki en yoğun saldırı günümüz olacak: En fazla savaş uçağı, en fazla bombardıman, en hassas istihbarat.”
· İran Meclis Başkanı Kalibaf: “Kesinlikle ateşkes aramıyoruz. Saldırgana öyle bir ders vermeliyiz ki bir daha İran’a saldırmayı aklından bile geçirmesin.”
Sırada Ne Var?
Pentagon kaynakları, önümüzdeki günlerde saldırıların şiddetinin artacağını belirtiyor. Ancak Washington’un İsrail’den İran’ın enerji tesislerini vurmamasını istediği de gelen bilgiler arasında . Bu da Beyaz Saray’ın petrol piyasalarının tamamen çökmesinden çekindiğini gösteriyor.
İşin ilginç yanı: 2003 Irak, 2011 Libya, 2015 Yemen derken 2026 İran… Sanki Washington’un elinde bir “Mart ayı operasyonları” takvimi var. Bahar temizliği bu yıl İran’a geldi.
Peki ya gelecek yıl? Bekleyip göreceğiz.
Gelişmeler için takipte kalın…
Gündem
Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi Coşkusu: Nevruz Parkı’nda On Binler Tek Yürek Oldu
Diyarbakır’da Mevlid-i Nebi Coşkusu: Nevruz Parkı’nda On Binler Tek Yürek Oldu
Haber Giriş Tarihi: 19.04.2026 – 17:30

Diyarbakır’da Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın düzenlediği Mevlid-i Nebi etkinliği on binlerce kişiyi Nevruz Parkı’nda buluşturdu.
Diyarbakır’da Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından “Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed” temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi etkinliği, yoğun katılımla gerçekleşti. Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı Miting Alanı’nda sabahın erken saatlerinde başlayan programda birlik, kardeşlik ve İslam dünyasındaki gelişmelere dikkat çekildi.
Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında organize ettiği ve 19 Nisan 2026 Pazar günü saat 13.30’da başlayan etkinlik, Diyarbakır’ın yanı sıra çevre illerden ve yurt dışından gelen on binlerce kişiyi bir araya getirdi.

Alan Saatler Öncesinden Doldu
Sabahın erken saatlerinden itibaren Nevruz Parkı’na akın eden vatandaşlar, ellerinde tevhid ve Filistin bayraklarıyla alanı doldurdu. Yoğun katılım nedeniyle güvenlik kontrolleri sıkı tutulurken, kadın ve erkekler için ayrı giriş noktaları oluşturuldu. Alanda sağlık çadırları, kermes alanı, kayıp eşya ve çocuk noktaları da kurularak katılımcıların ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirildi.
Programın rahat takip edilebilmesi için dev ekranlar ve güçlü bir ses sistemi kurulurken, kentin farklı noktalarından ücretsiz servisler kaldırılarak vatandaşların ulaşımı kolaylaştırıldı. Alanda Türkçe ve Kürtçe “hoş geldiniz” pankartları da yer aldı.
Kuran Tilavetiyle Başladı, İlahilerle Devam Etti
Etkinlik, Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Türkçe ve Kürtçe mevlit ve ilahiler seslendirildi; katılımcılar hep bir ağızdan ezgilere eşlik ederek manevi bir atmosfer oluşturdu. Programda İslam coğrafyasındaki gelişmelere dikkat çekilirken, Gazze başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşanan olaylara ilişkin mesajlar içeren görseller de alanda sergilendi. Katılımcılar, Filistin ve İran lehine sloganlar atarak İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını kınadı.
Geniş Katılımlı Protokol
Etkinliğe çok sayıda din alimi, kanaat önderi, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Irak Kürdistanı Bizutnawa İslami ve Yekgirtu partisi yetkilileri, İTTİHADUL ULEMA Başkanı Molla Enver Kılıçarslan ile kurum üyeleri programa iştirak eden isimler arasında yer aldı. Ayrıca Suriye, Gazze, Mısır, Bangladeş, Sudan, Bulgaristan ve Afganistan’dan gelen İslam alimleri de etkinlikte hazır bulundu.
“Müslümanlar Çekişmekten Vazgeçmeli” Çağrısı
Peygamber Sevdalıları Vakfı yetkilileri, etkinlikte yaptıkları konuşmalarda Müslümanların birbirleriyle çekişmekten vazgeçmesi gerektiğini vurguladı. Vakfın Başkanı Molla Beşir Şimşek’in programlarla ilgili daha önce yaptığı açıklamada, “Peygamberimizi sadece kitaplardan okumayın; hayatınızda ona yer açın!” sözleriyle etkinliklerin amacına dikkat çektiği biliniyor.
Gündem
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı
Tarih: 19 Nisan 2026, Cumartesi | 15:30

Gülistan Doku soruşturması kapsamında “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamalarıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesine ulaşıldı. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Sonel, “Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Tecavüz iddiası iğrenç bir durumdur” dedi. Öte yandan Sonel’in ifadesi, baz kayıtları ve tanık beyanlarıyla çelişiyor
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (20) kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir dönüm noktası yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 kişiden biri olan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel, hakkındaki suçlamaları reddederken verdiği ifadede bazı dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.
“Gülistan Doku’yu tanımıyorum”
Mustafa Türkay Sonel, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını, kendisiyle bir iletişiminin olmadığını ve olay medyaya yansıyana kadar adını dahi duymadığını iddia etti.
“Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir.”
Sonel, bu ifadeleriyle, Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesiyle ilgili çelişkili bir durum ortaya koydu. Doku’nun çalıştığı kafede Sonel’e ait baz kayıtlarının bulunması, savcılığın en önemli delilleri arasında yer alıyor.

“Ben bu tabancayla birisini vurdum” iddiasına yalanlama
Mustafa Türkay Sonel, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın ifadesinde geçen iddialara da sert tepki gösterdi. Celal Altaş, jandarmada verdiği ifadede, oğlu Umut’un kendisine “Ben bu tabancayla birisini vurdum” dediğini öne sürmüştü.
Sonel, bu iddiayı kesin bir dille reddetti:
“Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde iddia edilen ‘Ben bu tabancayla birisini vurdum’ şeklindeki beyan kesinlikle yalandır. Bu duruma şaşkınım, Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi.”
Tecavüz iddialarına sert tepki
Sonel, gizli tanık beyanında yer alan tecavüz iddialarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile ilgili benim hiçbir ilgim ve alakam yoktur. Bu konu iğrenç bir durumdur.”
Sonel, jandarmada verdiği ifadede ise “Benim de kız kardeşim var, bu tecavüz kelimesini duydukça iğreniyorum” dedi. Ayrıca silahlara merakı olmadığını, bahsedilen Uzi veya Akrep tarzı silahların aracında bulunmadığını belirtti.
“Umarım gerçekler en kısa zamanda ortaya çıkar”
Sonel, ifadesinde Doku ailesine yönelik duygusal ifadeler de kullandı:
“Umarım bu gerçekleri en kısa zamanda ortaya çıkar, Gülistan’ın gözü yaşlı annesinin bir damla gözyaşına ben kurban olurum. Ben Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum.”
Tutuklama süreci ve soruşturmadaki son durum
Mustafa Türkay Sonel, 14 Nisan 2026’da İstanbul’da gözaltına alınmış, 18 Nisan’da ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklanmıştı. Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi.
Soruşturma kapsamında şu ana kadar 15 kişi gözaltına alınırken, tutuklananlar arasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yanı sıra dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski polis memuru Gökhan Ertok ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov gibi isimler de bulunuyor.
Baz kayıtları ve tanık ifadeleriyle çelişkiler
Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi, soruşturma dosyasındaki bazı delillerle çelişiyor. Sonel, Doku’nun çalıştığı kafede defalarca baz kaydı tespit edilmesine rağmen Gülistan Doku’yu tanımadığını iddia ediyor. Ayrıca Sonel’in, 5 Ocak 2020 günü firari şüpheli Umut Altaş ile aynı araçta olduğu PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtları da dosyada yer alıyor.
Sonel, 5 Mayıs 2020 tarihinde Elazığ’dan Tunceli’ye gelişinin görüldüğü ancak öncesinde Tunceli’den Elazığ’a çıkışının görülmediği hususunda ise “bir diyeceğim yok” demekle yetindi.
Arka plan: Gülistan Doku’nun kayboluşu
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Yıllardır süren belirsizliğin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla dosya yeniden açıldı ve geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.
Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme ve gizleme” suçlamasıyla işlem yapılırken, Mustafa Türkay Sonel hakkında ise “kasten öldürme” ve “nitelikli cinsel saldırı” suçlamaları yöneltiliyor.
Fatih Doğan Medya – Güvenilir haberciliğin adresi.
Gündem
Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı
Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı süresi uzatıldı
Tarih: 19 Nisan 2026
Saat: 16:30

ERZURUM – Türkiye’nin yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturması kapsamında Elazığ’da gözaltına alınarak Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in emniyetteki sorgusu devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla karşı karşıya olan Sonel’in gözaltı süresinin 1 gün daha uzatıldığı öğrenildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında işlem yapılmak üzere Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı gönderilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden soruşturma başlatan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Sonel, 17 Nisan 2026 akşam saatlerinde Elazığ’da gözaltına alınmış ve 18 Nisan sabahı karayoluyla Erzurum’a getirilmişti.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161’inci maddesi uyarınca, vali ve kaymakamların kişisel suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait olduğu için Sonel’in adli işlemleri Erzurum’da yürütülüyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuncay Sonel hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğunu değerlendiriyor.Sonel’in Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürerken, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Erzurum Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor.
Soruşturmada şu ana kadar 10 kişi tutuklanırken, Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel “nitelikli cinsel saldırı” ve “kasten öldürme” suçlamalarıyla, koruma polisi Şükrü Eroğlu ise “suç delillerini gizleme, değiştirme ve yok etme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla başlatılan soruşturma sonrası halen Mülkiye Başmüfettişi olan Sonel, 17 Nisan’da açığa alınmıştı.
Öte yandan, soruşturma kapsamında Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir’in Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri de devam ediyor.
-
Gündem6 gün önceBatman’da 3 Günde 2 Ölüm: Kayıp Öğretmenlerin Cesedi Bulundu
-
Gündem1 hafta önceÖzge cinayetinde eşe beraat, 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet
-
Gündem6 gün önceİstanbul’da kan donduran vahşet! 16 yaşındaki Mertcan’ı demir sopalarla darbedip videosunu çektiler: ‘Öldüresiye dayak’ dehşetinde 2 tutuklama
-
Gündem3 gün önceKahramanmaraş Okul Katliamında Baba İfadesi: “Oğlumun Silahlara Merakı Vardı, Poligonda Birlikte Ateş Ettik”
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’ta Korkunç Cinayet: Kayıp Adam Metruk Binada Boğazı Kesilmiş Halde Bulundu
-
Gündem2 gün önce“SINIFIMIZA GİRDİ ‘KAÇIŞINIZ YOK’ DİYE BAĞIRDI” – YARALI KURTULAN ÇOCUK DEHŞETİ ANLATTI
-
Gündem5 gün önceŞanlıurfa Siverek’te Lisede Dehşet! Saldırgan Günler Öncesinden “Hazır Olun” Diyerek Tehdit Etmiş, 4 Yönetici Görevden Alındı
-
Gündem4 gün önceŞanlıurfa Siverek’te 16 Kişiyi Yaralayan Saldırgan Sessizce Toprağa Verildi! Ailesi Koruma Altına Alındı
