Gündem
Vali Davut Gül imzalı: İstanbul’da sahipsiz köpekler için belediyelere resmî yazı – Toplatma zorunlu oldu
Vali Davut Gül imzalı: İstanbul’da sahipsiz köpekler için belediyelere resmî yazı – Toplatma zorunlu oldu
04.04.2026 – 09:30

Vali Davut Gül imzalı: İstanbul’da sahipsiz köpekler için belediyelere resmî yazı – “Toplatma zorunlu oldu”
İstanbul Valisi Davut Gül, 30 Temmuz 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvanları Koruma Kanunu değişiklikleri ve 13 Aralık 2024’te yürürlüğe giren Uygulama Yönetmeliği kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve 39 ilçe belediyesine resmî bir yazı gönderdi. Yazıda, sahipsiz köpeklerin toplatılarak hayvan bakımevlerine nakledilmesinin artık yasal zorunluluk olduğu vurgulandı.
Vali Gül’ün imzasını taşıyan yazıda, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 30 Temmuz 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği hatırlatıldı. Aynı şekilde Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği’nin 13 Aralık 2024’te yürürlüğe girdiği belirtildi. Yazıda, yapılan bu mevzuat değişiklikleriyle birlikte yerel yönetimlerin sahipsiz hayvanları toplama ve bakımevlerine nakletme yükümlülüğünün daha da netleştiği ifade edildi.
Kanunun 6. maddesi açıkça hatırlatıldı
Valilik yazısında, 5199 sayılı Kanun’un 6. maddesi aynen şu şekilde yer aldı:
“Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur.”
Ayrıca Uygulama Yönetmeliği’nin ‘Yerel Yönetimlerin Görev ve Sorumlulukları’ başlıklı 7. maddesinin (a) bendi hatırlatılarak şu hükme dikkat çekildi:
“Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanları 5199 sayılı Kanun hükümlerince toplatmak suretiyle çalışma izni alarak kurmuş oldukları hayvan bakımevlerine getirmek.”
Yazıda, bu görevin açıkça yerel yönetimlere verildiği, belediyelerin toplatma ve nakil işlemlerini geciktirme veya ihmal etme yetkisinin bulunmadığı vurgulandı.
İBB ve ilçe belediyelerine talimat: 10 Nisan’a kadar rapor isteniyor
Valilik, gönderdiği yazıda belediyelerden 10 Nisan 2026 tarihine kadar sahada tespit edilen sahipsiz köpek sayısı, toplanan hayvan adedi, barınak doluluk oranları ve kapasite artırımına yönelik planlarını raporlamalarını istedi. Raporunu zamanında göndermeyen belediyeler hakkında idari yaptırım uygulanacağı da açıkça belirtildi.
Belediyelerden ilk tepkiler
İBB’den konuya ilişkin henüz resmî bir açıklama gelmezken, CHP’li bazı ilçe belediyeleri “yakala-kısırlaştır-sal” modelinin kanundan kaldırılmadığını öne sürerek toplatma işlemine mesafeli yaklaştı. Öte yandan AK Partili belediyeler ise valiliğin yazısını desteklediklerini ve “kanunun uygulanması gerektiğini” belirtti.
Kadıköy Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Toplatma tek başına çözüm değildir. Barınak kapasiteleri artırılmadan bu işlemin hayvanlar açısından telafisi mümkün olmayan sonuçları olabilir” denirken, Başakşehir Belediyesi ise “Valiliğin yazısı kanuni bir zorunluluktur. Gereği yapılacaktır” açıklamasında bulundu.
Uzmanlar: “Mevzuat net, uygulama sorunu var”
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu ise valiliğin yazısını “hukuka uygun” bulmakla birlikte, barınak altyapısının yetersiz olduğuna dikkat çekti. Komisyon üyesi Av. Deniz Oral, “Kanunun 6. maddesi gerçekten ‘zorunludur’ diyor. Aynı kanunda ‘sahiplendirme’ ve ‘rehabilitasyon’ da var. Ancak mevcut barınak kapasitesi İstanbul’daki sahipsiz hayvan popülasyonunun çok altında. Önce kapasite sorunu çözülmeli” değerlendirmesinde bulundu.
Veteriner Hekimler Derneği ise, “Toplatma işlemi ancak barınaklarda ötenazi yapılmaması koşuluyla etik bulunabilir. Şu anki koşullarda barınaklar dört duvardan ibaret” uyarısında bulundu.
Vatandaş ne düşünüyor?
Fatih’te yaşayan Mehmet Kaya, “Mahallede 10’a yakın köpek var, gece çocuğumu parka gönderemiyorum. Valinin yazısını destekliyorum, artık bir an önce toplatılsınlar” derken, Beşiktaş’tan Zeynep Demir ise “Köpekler toplanacak ama barınaklar zaten dolu. Onlar da açlıktan, hastalıktan ölmesin. Önce barınaklar hazırlansın” yorumunu yaptı.
Gündem
ABD-İran müzakerelerinin yeni yeri ve tarihi belli oldu
ABD-İran Müzakerelerinde Yeni Adres Pakistan! Kritik Görüşmenin Tarihi Belli Oldu
FatihDoğanMedya | 05.07.2026 | 04:45

ABD ile İran arasında arabulucu ülkeler üzerinden yürütülen diplomatik temaslar hız kesmeden devam ediyor. Tarafların geçtiğimiz günlerde Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirdiği dolaylı görüşmelerin ardından, müzakerelerin yeni adresi ve tarihi netleşti. Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya kanalının iddiasına göre, bir sonraki tur görüşmeler 11 Temmuz 2026’da Pakistan’da yapılacak.
Üç Temel Başlık Masada
Edinilen bilgilere göre, Pakistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi beklenen görüşmelerde taraflar üç ana konuyu masaya yatıracak:
1. ABD yaptırımları – Tahran yönetimine yönelik uygulanan ekonomik baskıların kaldırılması veya hafifletilmesi
2. Dondurulan İran varlıkları – Milyarlarca dolarlık fonun serbest bırakılması
3. Nükleer program – İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin mutabakat arayışı
Doha’daki Temaslar “Oldukça İyi” Geçti
Hatırlanacağı üzere taraflar, geçtiğimiz çarşamba günü Katar’ın başkenti Doha’da dolaylı teknik görüşmeler gerçekleştirmişti. ABD Başkanı Donald Trump, söz konusu temasları “oldukça iyi” olarak nitelendirirken, İran tarafı dondurulmuş varlıkların bir bölümünün serbest bırakılması konusunda mutabakata varıldığını duyurmuştu.
Ayrıca İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptındaki ihlallerin bildirilmesi ve kayıt altına alınmasına yönelik resmi bir iletişim kanalı kurulması konusunda da uzlaşmaya varıldığını açıklamıştı.
Trump’tan Hamaney Açıklaması
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın anlaşmaya varmayı “çok istediğini” savunarak, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney için yapılan devlet töreni kapsamında Tahran yönetimine “bir hafta izin verdiğini” söyledi.
İran Heyetinin Seviyesi Netleşmedi
Kaynaklar, İran’ı temsil edecek heyetin seviyesine henüz karar verilmediğini, bu kararın ise Hamaney’in cenaze töreninin tamamlanmasının ardından netleşeceğini belirtti.
Bölgesel Dengeler ve Arabuluculuk
Söz konusu iddia, Washington ile Tahran arasında aylardır Pakistan ve Katar gibi arabulucu ülkeler üzerinden sürdürülen dolaylı diplomatik temasların devam ettiği bir dönemde gündeme geldi. Taraflar, hem bölgede yükselen gerginliği kontrol altına almayı hem de İran’ın nükleer programına ilişkin bir mutabakata varılmasını hedefliyor.
Gelişmeleri Takip Edin
ABD-İran müzakerelerine ilişkin tüm gelişmeleri FatihDoğanMedia üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.
Gündem
Mısır’da Tarihe Işık Tutan İki Büyük Keşif: Bizans Kenti ve 18 Antik Mezar Bulundu
Mısır’da Tarihe Işık Tutan İki Büyük Keşif: Bizans Kenti ve 18 Antik Mezar Bulundu
Tarih: 05.07.2026
Saat: 01:30.
FatihDoğanMedya Haber Merkezi

Mısır’da arkeoloji dünyasını heyecanlandıran iki büyük keşif peş peşe duyuruldu. Ülkenin batı çölünde Bizans dönemine ait iyi korunmuş bir yerleşim alanı gün yüzüne çıkarılırken, Akdeniz kıyısındaki Marina el-Alamein arkeolojik alanında ise 18 antik mezar bulundu. Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’nın resmi açıklamasına göre buluntular, hem Mısır’ın zengin tarihine ışık tutuyor hem de ülkenin turizm sektörü açısından kritik önem taşıyor.
Dakhla Vahası’nda Bizans Dönemi Yerleşimi
Mısır’ın batı çölündeki Dakhla Vahası’nda (Yeni Vadi bölgesi) yürütülen kazılarda, 4. yüzyıla tarihlenen bir Bizans yerleşimi ortaya çıkarıldı. Bölge, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne aday gösterilen geçici listede de yer alıyor.
Kazı çalışmalarında kuzey-güney doğrultusunda uzanan ana yollar ile bu yolları kesen doğu-batı yönlü sokaklar tespit edildi. Bu sokakların açık meydanlar ve kamusal alanlar oluşturduğu belirlendi. Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Hisham el-Leithy, yerleşimin şehir planlaması açısından önemli izler taşıdığını vurguladı.
Bazilika, Gözetleme Kuleleri ve “Tisous’un Evi”
Kazı alanında 4. yüzyılın ortalarına tarihlenen bir bazilika kilisesi de bulundu. Kilise, yerleşimin merkezinde, ana sokaklara hâkim bir noktada yer alıyor. Arkeolojik misyonun başkanı Mahmoud Massoud, kentin dış bölgelerini korumak amacıyla inşa edildiği düşünülen iki gözetleme kulesinin kalıntılarına da ulaşıldığını açıkladı. Bölgede kalın savunma duvarlarına sahip güçlendirilmiş bir yapı ile kabul salonları ve tonozlu çatılara sahip çok sayıda ev de ortaya çıkarıldı.
Dikkat çeken buluntulardan biri ise “Tisous’un evi” olarak tanımlanan yapı oldu. Tisous’un bir kilise diyakozu olduğu ve yapının 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiği belirtildi. Arkeologlar, bu evin şehirdeki bazilika inşa edilmeden önce ev kilisesi olarak kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor.
Günlük Yaşamın İzleri: Sikkeler, Fırınlar ve Yazı Parçaları
Kazılarda ekmek fırınları, mutfaklar ve yiyecek üretiminde kullanıldığı düşünülen taş öğütme aletleri de gün yüzüne çıkarıldı. Ayrıca Bizans imparatorlarının portrelerini taşıyan iyi korunmuş bronz sikkeler, Latince yazıtlar ve Hristiyan sembolleri bulundu. Bunların arasında Roma İmparatoru II. Constantius dönemine ait altın sikkeler de yer alıyor. II. Constantius, 337-361 yılları arasında hüküm sürmüştü.
İslami, Kıpti ve Yahudi Eski Eserleri Dairesi Başkanı Diaa Zahran, bölgede yazı malzemesi olarak kullanılan yaklaşık 200 çanak çömlek parçası (“ostraka”) bulunduğunu açıkladı. Bu parçaların üzerinde ticari işlemler, yazışmalar ve günlük yaşama dair ayrıntılar yer alıyor.
Marina el-Alamein’de 18 Antik Mezar
Mısır’daki ikinci büyük keşif ise İskenderiye’nin yaklaşık 100 kilometre batısındaki Marina el-Alamein arkeolojik alanında gerçekleştirildi. Bakanlık, bölgede 18 antik mezar bulunduğunu duyurdu. Bu mezarların 11’i kayaya oyulmuş, ortalama 8 metre derinliğinde yapılar; 7’si ise yüzeyde kireç taşından inşa edilmiş mezarlar olarak tespit edildi. Yeni keşiflerle birlikte bölgede bulunan toplam mezar sayısı 48’e yükseldi.
Granit Lahit ve Sfenks Kalıntısı
Kazılarda çömlek kaplar, amforalar, kandiller, tabaklar, sunaklar ve kireç taşı havuzlar da bulundu. Kazı ekibinin başkanı Eman Abdel-Khaliq, 2,5 metre uzunluğunda granit bir lahit ortaya çıkarıldığını söyledi. Lahitte bulunan iskelet kalıntıları inceleniyor. Lahdin yakınında ise alçıdan yapılmış bir sfenks heykeline ait kalıntılar bulundu.
“Altın Dil” Geleneği
Arkeologlar, bazı ölülerin ağızlarına yerleştirilmiş 4 altın parça da buldu. Bu uygulama, dönemin cenaze inançlarıyla ilişkilendirilen “altın dil” geleneği olarak biliniyor. Eski inanışlara göre bu tür parçalar, ölen kişinin ölümden sonraki yaşamda konuşabilmesiyle bağlantılı olarak değerlendiriliyor.
Antik Leukaspis Kenti
Marina el-Alamein, Mısır’ın kuzey kıyısında, Alamein kenti yakınlarında yer alan önemli bir arkeolojik alan. 1986’da ortaya çıkarılan bölgenin, Akdeniz kıyısındaki antik Greko-Romen liman kenti Leukaspis olduğu düşünülüyor. Bakanlığa göre kent 2. yüzyılda inşa edildi ve 4. yüzyıla kadar gelişimini sürdürdü
Turizm İçin Kritik Adım
Mısır, arkeolojik keşiflerin ülkenin turizm sektörüne katkı sağlamasını hedefliyor. Turizm, Süveyş Kanalı ile birlikte döviz sıkıntısı yaşayan Mısır ekonomisinin en önemli gelir kaynakları arasında yer alıyor. Mısır turizmi, 2011’deki halk ayaklanmasının ardından yaşanan siyasi çalkantılar, güvenlik sorunları ve koronavirüs salgını nedeniyle uzun süre baskı altında kalmıştı. Ancak resmi verilere göre geçen yıl Mısır’ı 19 milyon turist ziyaret etti. Bu sayı 2024’e göre yüzde 21 artışa işaret etti. 2026’nın ilk dört ayında ise ülkeye 6,1 milyon turist geldi; geçen yılın aynı döneminde bu sayı 5,7 milyondu.
Gündem
Minibüsün Ata Çarpması Kamerada
Minibüsün Ata Çarpması Kamerada
Tarih: 04.07.2026
Saat: 21:17
DHA
FatihDoğanMedya Haber Merkezi
Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde aniden yola fırlayan başıboş ata minibüs çarptı. Yaralanan at tedavi altına alınırken, o anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde yürekleri ağza getiren bir kaza yaşandı. Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nda akşam saatlerinde seyir halindeki bir minibüs, aniden yola çıkan başıboş bir ata çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan hayvan ağır yaralanırken, o anlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Edinilen bilgiye göre kaza, akşam saatlerinde Düziçi ilçesi Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı’nda meydana geldi. Görüntülerde, atın refüjde otlarken yanından geçen diğer araçlardan ürkerek yola fırladığı ve o sırada gelen minibüsün çarptığı anlar net şekilde görülüyor.
Kazayı gören çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve Düziçi Belediyesi’ne bağlı veteriner ekipleri sevk edildi. Yaralı at, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından tedavi edilmek üzere belediyenin barınağına götürüldü.
Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlatırken, yetkililer sürücüleri özellikle gece saatlerinde yol kenarlarında bulunabilecek başıboş hayvanlara karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
-
Gündem4 gün önceDENİZLİ’DE KANLI KAVGA: ALACAK-VERECEK TARTIŞMASI KANLI BİTTİ, 1 KİŞİ ÖLDÜ, 3 YARALI
-
Gündem1 hafta önceErzincan’da Kan Donduran Cinayet: Eski Eş ve Yanındaki Adam Pompalı Tüfekle Öldürüldü
-
Magazin7 gün önceKadir İnanır’a Harbiye’de Duygusal Veda: Yeşilçam’ın Efsane Jönü Son Yolculuğuna Uğurlanıyor
-
Teknoloji7 gün önceGoogle’dan Meta’ya ‘Gemini’ Şoku: Rekabet Gerilimi Tırmanıyor
-
Gündem1 hafta önceCami Avlusunda Kanlı Saldırı: 2 Kişi Hayatını Kaybetti
-
Spor1 hafta önceDünya Kupası’na Veda Karşılaşması: Türkiye – ABD Maçı
-
Gündem6 gün önceDSÖ: Avrupa’da yüksek sıcaklıklar can aldı! 21 Haziran’dan bu yana 1300’den fazla kişi hayatını kaybetti
-
Gündem1 hafta önceUşak’ta 3. Kattaki Balkondan Düşen Kadın Hayatını Kaybetti
