Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

ÜNİVERSİTEDE 3 YILDA DİPLOMA DÖNEMİ: Ayrıntılar belli oldu

Yayımlandı

üzerinde

ÜNİVERSİTEDE 3 YILDA DİPLOMA DÖNEMİ: Ayrıntılar belli oldu

Tarih: 12 Ocak 2026 • Saat: 14:20

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda yürütülen yeni düzenleme ile isteyen ve başarı gösteren öğrenciler 4 yıllık lisans programlarını 3 yılda tamamlayabilecek. Pilot uygulama ve düzenleme çalışmaları önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren hayata geçirilmesi planlanıyor; tıp fakülteleri kapsam dışı bırakılacak.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın açıklamasına göre, “şartlarını taşıyan ve başarılı olan” öğrenciler için lisans programlarını daha kısa sürede tamamlama imkânı oluşturuluyor. Amaç, aynı öğrenme çıktıları korunarak başarılı öğrencilerin daha erken mezun olabilmesini sağlamak.

Modelin teknik hatları

  • Akademik yapı: Yeni modele göre yıl içinde 3 sömestr uygulanabilecek; dönemler yaklaşık 12–14 haftalık olacak ve akademik takvim ağustos ayına kadar sürebilecek. Bu sayede öğrenciler, isteğe ve başarıya bağlı olarak programı 3 yılda tamamlayabilecek.

  • Kapsam: Tıp fakülteleri benzer düzenlemeye dahil edilmeyecek; uygulama daha çok sosyal bilimler, iletişim, iktisat, işletme ve benzeri lisans programlarını hedefliyor şeklinde açıklamalar yapıldı. Kesin bölüm listesi ve uygulama ayrıntıları YÖK tarafından ilerleyen dönemde resmen duyurulacak.

  • Gönüllülük ilkesi: Düzenleme zorunlu değil; “isteyen ve başarılı olan” öğrenciler avantajlı olacak. Üniversiteler, program çıktılarının öğrenildiğini test edecek mekanizmalarla öğrencinin yeterliliğini doğrulamakla yükümlü olacak.

Kimler yararlanacak? Kimler için uygun değil?

  • Uygun: Akademik olarak başarısını kanıtlayabilen, yoğun tempoya uyum gösterebilecek ve staj/uygulama gerekliliklerini kısa zamanda tamamlayabilecek öğrenciler. Ayrıca uluslararası yüksek lisans başvurularında esneklik sağlama hedefi de var.

  • Uygun değil/istisnalar: Tıp fakülteleri ve kapsam gereği daha uzun uygulama/staj gerektiren disiplinler muhtemelen bu modelin dışında kalacak. Ayrıca bazı öğrenciler için üç yılın getirdiği yoğun tempo dezavantaj oluşturabilir.

Eğitim, iş dünyası ve aileler neden destekliyor?

YÖK ve yetkililer, üniversite-sektör iş birliğini güçlendirmenin ve istihdama daha hızlı mezun vermenin hedeflendiğini vurguluyor. Sektör temsilcileri, “erken mezuniyetle nitelikli iş gücünün piyasaya daha hızlı dahil olacağı” görüşünde. Ancak uzmanlar, kalitenin korunması ve yeterlilik değerlendirmelerinin kritik olduğuna dikkat çekiyor.

Sosyal medyada ve öğrenciler arasında tepkiler

Sosyal medyada hem destek hem endişe var: Bazıları “daha kısa sürede mezun olmak büyük avantaj” derken, bazı öğrenci ve paylaşımlar “yoğun tempo, staj ve uygulama eksikliği riski” uyarısı yapıyor

Olası takvim

YÖK, düzenlemeyi önümüzdeki eğitim-öğretim yılından itibaren uygulamaya koymayı hedeflediklerini açıkladı; pilot uygulamalar ve üniversite bazlı kararlar takip edilecek. Kesin tarihler ve uygulama ayrıntıları için YÖK’ün resmi duyuruları izlenmeli.

Uzman yorumu

  • Artılar: Erken istihdam, daha esnek eğitim modelleri, yüksek performanslı öğrencilere ödül mekanizması.

  • Riskler: Öğrenme çıktılarının korunması, uygulamalı eğitimin ve stajların yeterli şekilde tamamlanması, öğrenci refahı ve tükenmişlik riski.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Kağıthane’de Kan Donduran Aile Faciası: Kızını Koruyan Anne Damadını Öldürdü, Mahkeme ‘Ev Hapsi’ Verdi

Yayımlandı

üzerinde

Kağıthane’de Kan Donduran Aile Faciası: Kızını Koruyan Anne Damadını Öldürdü, Mahkeme ‘Ev Hapsi’ Verdi

TARİH: 9 Mayıs 2026 Cumartesi
SAAT: 14:30

Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde yaşanan aile içi şiddet olayı kanlı bitti. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Rüzgar Eser (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’yi (28) evinde silahla ağır yaraladı. Kızının vurulduğunu gören anne Delal A. (58), mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale ederek göğsünden bıçakladı. Ağır yaralanan Eser hayatını kaybederken, mahkeme tarafından serbest bırakılan anneyi mahalleli “Çocuklarımı korudum” sözleriyle karşıladı.

Edinilen bilgilere göre olay, 6 Mayıs 2026 Salı günü saat 15.30 sıralarında Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. Hakkında daha önce uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar Eser, boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin yaşadığı eve geldi. İddiaya göre, kapıyı çalıp konuşmak istediğini söyleyen Eser, eve alındıktan kısa bir süre sonra eşiyle tartışmaya başladı.

Kızını ve Diğer Aile Üyelerini Darp Etmeye Başladı

Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Rüzgar Eser, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla eşi Nurşin E.’ye ateş açtı. Boyun, yanak ve çene kısmından yaralanan genç kadın kanlar içinde yere yığılırken, saldırgan damat bu kez evde bulunan baldızı Betül E. (32) ile kayınvalidesi Delal A.’yı darbetmeye başladı.

Mutfaktan Aldığı Bıçakla Damadını Etkisiz Hale Getirdi

Kızının silahla vurulduğunu ve diğer kızının da darp edildiğini gören anne Delal A., büyük bir cesaret örneği göstererek mutfağa koştu. Elini çabuk tutan anne, aldığı bıçakla damadı Rüzgar Eser’i göğsünden bıçakladı. Aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Eser, ihbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen olay yerinde hayatını kaybetti.

Yaralı Kızının Hayati Tehlikesi Sürüyor

Silahlı saldırıda ağır yaralanan Nurşin E. ise olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanedeki tedavisi devam eden genç kadının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Darbedilen anne Delal A. ve kızı Betül E. ise Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ne götürülerek tedavi altına alındı. Her ikisinin de sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.

“Eğer Ben Müdahale Etmesem Hepimizi Öldürecekti”

Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan ve emniyette ifadesi alınan anne Delal A.’nın sözleri yürek burktu. Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Delal A., ifadesinde şu çarpıcı detaylara yer verdi: “O gün Batman’dan İstanbul’a gelmiş. Evin önüne geldi. Kapıyı çalıp konuşmak istediğini söyledi. Biz de ona inanıp kapıyı açtık. Kızımla konuşmaya başladıktan 10 dakika sonra aralarında yine kavga çıktı. Bir anda silahını çekerek ateş etmeye başladı. Ben de ona engel olmak için mutfağa koşup bıçak aldım. Kızıma tekrar ateş etmeye çalışınca aramızda boğuşma oldu. Bu sırada elimdeki bıçağı rastgele salladım. Eğer ben müdahale etmesem hepimizi öldürecekti.”

Mahkemeden “Ev Hapsi” Kararı Çıktı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen anne Delal A. hakkında, nöbetçi sulh ceza hakimliğince “ev hapsi” şartıyla adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verildi. Mahkeme ayrıca yurt dışına çıkış yasağı da koydu. Savcılığın, olayda meşru müdafaa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına yönelik soruşturmasının devam ettiği öğrenildi.

Mahalleli Adliye Çıkışında Yalnız Bırakmadı

Adli kontrol kararının ardından serbest kalan anne Delal A., evinin önünde komşuları tarafından alkışlarla ve çiçeklerle karşılandı. Yüzünde ve gözünde darp izleri bulunan anne, yaşadıklarını “Ben anneliğimi yüreğimle yaptım. Kimse bırakmaz çocuklarını öldürmeye. Ben de çocuklarımı korudum” sözleriyle özetledi.

Öte yandan, olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Rüzgar Eser’in daha önce “tehdit”, “hakaret” ve “mala zarar verme” suçlarından sabıka kaydı olduğu belirlendi. Ayrıca çiftin 4 yaşında bir kız çocuklarının olduğu da ortaya çıktı.

Okumaya Devam Et

Gündem

YEŞİL VATANIN KORKUSUZ KADINLARI: BAŞKENT ORMANLARI “ANNE” ELİYLE KORUNUYOR

Yayımlandı

üzerinde

YEŞİL VATANIN KORKUSUZ KADINLARI: BAŞKENT ORMANLARI “ANNE” ELİYLE KORUNUYOR

· Yayın Tarihi & Saat: 09 Mayıs 2026 / 10:30

Alevlerin ve kaçakçıların karşısında duran kadın orman muhafaza memurları, “erkek işi” algısını yıkarak gece gündüz demeden görev başında.

Ankara Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde görev yapan, aralarında anne olanların da bulunduğu kadın orman muhafaza memurları, başkentin ciğerlerini tehdit eden yangınlara, kaçak yapılaşmaya ve biyokaçakçılığa karşı amansız bir mücadele veriyor. Zorlu arazi koşullarında sadece doğayı değil, gelecek nesillerin nefesini de koruyan bu fedakar kadınlar, mesai mefhumu gözetmeksizin “Yeşil Vatan” nöbetini tutuyor.

ANKARA – Başkentin dört bir yanındaki ormanlık alanlar, gözünü budaktan sakınmayan kadın muhafaza memurlarına emanet. Geleneksel olarak erkek egemen bir meslek olarak bilinen orman muhafazalığı, kadın eli değdikçe farklı bir anlayış kazanıyor. FatihDoğanMedya’ya özel açıklamalarda bulunan kadın memurlar, zaman zaman ailelerinden uzak kalsalar da doğayı korumanın kendileri için bir yaşam biçimi haline geldiğini söylüyor.

“ANNELİKLE GÖREVİ BİRLEŞTİRMEK ZOR AMA İMKANSIZ DEĞİL”

Sahadaki kadın personelin en büyük motivasyonunun doğa sevgisi olduğu kadar, çocuklarına bırakacakları temiz bir dünya sorumluluğu da taşıdığı görülüyor. Ekipte yer alan ve aynı zamanda anne olan memurlar, nöbet bölgelerine oyuncak ayı gibi bazı küçük semboller bırakarak hem yeşil alanları gözetliyor hem de annelik özlemini bu şekilde bir nebze olsun bastırıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte devriyeye çıkan ekipler, yeri geldiğinde yılan ve kurt gibi yaban hayvanlarıyla karşılaşsalar da görevlerinden bir an olsun geri adım atmıyor.

ORMAN SUÇLARINA KARŞI YÜKSEK DİKKAT

Ankara’nın özellikle Kızılcahamam, Çamlıdere ve Beypazarı gibi orman yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerinde konuşlanan kadın muhafaza memurları, sadece yangınlarla değil, aynı zamanda orman suçlarıyla da mücadele ediyor. Kaçak ağaç kesimi, izinsiz yapılaşma ve endemik türleri hedef alan biyokaçakçılık faaliyetlerine karşı jandarma ile koordineli gece devriyeleri atan kadın memurlar, suçüstü yaptıkları anlarda cesaretleriyle parmak ısırtıyor.

KURUMDAN AÇIKLAMA: “KADIN ELİ SAHAYA DEĞER KATTI”

Ankara Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri, kadın orman muhafaza memurlarının özellikle vatandaşla iletişim ve çevre bilinci oluşturma konusunda çok başarılı olduklarını vurguluyor. Yapılan değerlendirmede, kadın personelin sahada varlığının artmasıyla birlikte, orman köylüleriyle kurulan diyaloğun daha yapıcı bir hale geldiği ve yapılan uyarıların daha yüksek oranda dikkate alındığı belirtiliyor.

HEDEF: YEŞİLİ KORUYARAK GELECEĞE NEFES OLMAK

Arazide geçirilen uzun saatler boyunca omuzlarındaki telsizle sürekli teyakkuzda olan kadın muhafaza memurları, en büyük mutluluklarının yanan bir alanı rehabilite edip yeniden yeşerdiğini görmek olduğunu ifade ediyor. “Doğa bize emanet, biz de bu emaneti genç meslektaşlarımıza ve kız çocuklarımıza ilham olarak devredeceğiz” diyen ekip, her türlü zorluğa rağmen üniformalarını gururla taşımaya devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kaçak Yük Şoförü Yaktı! “Böbreklerimi Satsam Ödeyemem” Diyen Sürücüye 22 Milyon TL’lik Ceza Şoku

Yayımlandı

üzerinde

Kaçak Yük Şoförü Yaktı! “Böbreklerimi Satsam Ödeyemem” Diyen Sürücüye 22 Milyon TL’lik Ceza Şoku

Ankara Gölbaşı / Fatih Doğan Medya
Haber Tarihi: 09.05.2026 – Saat: 10:45

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde, ev eşyası taşıdığını zannederek direksiyona geçen 59 yaşındaki Gani Ünalır’ın hayatı, kamyonda ele geçirilen kaçak sigaralarla karardı. 3 çocuk babası emektar şoför, hakkında kesilen 22 milyon 466 bin 610 TL’lik vergi cezasını duyunca gözyaşlarına hakim olamadı: “Böbreklerimi satsam bu parayı ödeyemem.”

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde polis ekiplerinin şüphe üzerine durdurduğu bir kamyon, Türkiye’yi sarsan bir kaçakçılık hikayesinin fitilini ateşledi. Adana’da yaşayan 3 çocuk babası kamyon şoförü Gani Ünalır (59), 6 Mart 2024’te şoför arkadaşı Hasan T. (38) tarafından arandı. Hasan T., Ankara’ya ev eşyası taşıdığını belirterek ücret karşılığı yardım istedi. Teklifi kabul eden Ünalır, Adana’nın Seyhan ilçesi Sümer Mahallesi’ndeki evinden çıkıp Kıyıboyu Caddesi’nde arkadaşıyla buluştu ve içinde mobilya ile beyaz eşya olduğu söylenen kamyonun direksiyonuna geçti.

Yolculuktan Polis Kontrolüne: Gerçek Acı Şekilde Ortaya Çıktı

Ünalır, Niğde’ye kadar kullandığı kamyonu daha sonra direksiyon süresi dolduğu için Hasan T.’ye devretti. Ancak Ankara’nın Gölbaşı ilçesine girdiklerinde polis uygulama noktasında durduruldular. Kamyon kasasında yapılan detaylı aramada yetkililer, koliler içerisinde büyük miktarda gümrük kaçağı doldurulmuş sigara ele geçirdi. Ev eşyası zannettiği yükün arasından çıkan kaçak sigaraları görünce şok geçiren Ünalır ile yanındaki Hasan T. hemen gözaltına alındı.

İfadeler ve Tutuklama: Asıl Sorumlu Cezaevinde

Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusunda suçlamaları reddeden Gani Ünalır, “Hasan, şoföre ihtiyacı olduğunu söyleyip ücret karşılığı kamyonu kullanmamı istedi. Polis kontrolünde kolilerde kaçak sigara olduğunu öğrendim. Taşınan malzemenin ev eşyası olduğunu biliyordum. Bulunan malzemelerle bir ilgim yok” dedi. Buna karşın, soruşturma kapsamında gözaltına alınan Şevki Ç. (67) isimli şahıs, kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu itiraf etti. Şevki Ç. ifadesinde, “Bu ürünleri Adana’da Abdullah isimli bir şahıstan aldım. Hasan T. ve Gani Ünalır araçta ev eşyası olduğunu biliyordu” iddiasında bulundu. Mahkemeye sevk edilen Şevki Ç. tutuklanırken, Gani Ünalır ve Hasan T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

22.4 Milyon TL’lik Ceza: “Uyku Uyuyamıyorum”

Adana’daki evine dönen Gani Ünalır’ı asıl yıkım burada bekliyordu. Gelir İdaresi Başkanlığı, kaçakçılık olayına karıştığı gerekçesiyle Ünalır adına tam 22 milyon 446 bin 610 lira tutarında vergi cezası kesti. E-devlet üzerinden gelen tebligatı gördüğünde şok geçiren ve bir haftadır uyuyamadığını söyleyen Ünalır, çaresizliğini şu sözlerle dile getirdi:

“Mahkeme masraflarım 200 bin lirayı buldu. 3 kuruş para kazanmak için bu kadar masraf yaptım. Ben ev eşyası taşıdığımı zannediyordum. İşimden oldum, bir haftadır uyku uyuyamıyorum. 22 milyon lira ceza nedir? Ben kanımı da satsam, böbreklerimi de satsam bu cezayı ödeyemem. Bu malın ticaretini kim yapıyorsa ceza ona kesilsin”.

Eşi Terk Etmiş, Çocuklarıyla Yaşıyor

Öte yandan, Gani Ünalır’ın dramatik hayat hikayesi de ortaya çıktı. Eşi Fadime Ç. (44) tarafından 2010 yılında kızı A.Ü. (21) ile birlikte terk edilen talihsiz şoför, oğulları Ali Ahmet (24) ve Arda Mehmet Ünalır (19) ile birlikte yaşam mücadelesi veriyor. Ünalır’ın, hem mağduriyetinin giderilmesi hem de cezanın asıl sorumluya kesilmesi için hukuki yollara başvuracağı öğrenildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar