Teknoloji
RTÜK, yayın içeriklerini 2026’da “yapay zeka” ile denetleyecek
RTÜK, yayın içeriklerini 2026’da “yapay zeka” ile denetleyecek
Yayın izleme teknolojiyle hızlanıyor — İhbar ve şikayetler daha çabuk değerlendirilecek
arih: 20 Kasım 2025
Saat: 03:15 (TSİ)
Okuma süresi: 3 dk
Yazar: Fatih Doğan / FatihDoganMedya
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yayın denetim süreçlerinde yapay zeka destekli analiz ve değerlendirme sistemlerini 2026 yılında devreye almayı planladığını açıkladı. Kurulun hedefi, radyo, televizyon ve dijital platformlardaki yayın içeriklerinin teknoloji yardımıyla daha etkin, hızlı ve kapsamlı şekilde izlenmesini sağlamak; izleyici ihbar ve şikayetlerinin değerlendirme süresini kısaltmak.
![]()
Ne değişecek? (Neler planlanıyor)
RTÜK’ün sunum ve açıklamalarına göre 2026’da kullanılacak yapay zeka sistemleri şu alanlarda görev alacak:
-
Sürekli izleme ve otomatik analiz: Yayın akışındaki konuşma, görüntü ve metin içeriklerinin otomatik olarak transkribe
-
İhbar/şikayet yönetiminde hız: Vatandaşların yaptığı başvuruların önceliklendirilmesi ve ilk değerlendirmesinin otomatik destekle yapılması, böylece insan incelemesi gerektiren dosyaların daha hızlı elenmesi.
-
Kapsam genişletme: Sadece geleneksel yayınlar değil, dijital platformlardaki içeriklerin de izleme kapsamına alınması hedefleniyor.
RTÜK Başkanı ve kurumdaki yetkililer, yapay zekânın düzenleme kapasitesini artıracağını ancak aynı zamanda yeni düzenleme ve şeffaflık gereksinimleri doğuracağını daha önce vurgulamıştı
Uzmanlar ve kritik riskler
Uzmanlar, yapay zekânın denetimi hızlandıracağı görüşünde olsa da bazı önemli risklere dikkat çekiyor:
-
Yanlış sınıflandırma: Otomatik sistemlerin bağlamı kaçırarak hatalı sınıflandırma yapma ihtimali.
-
Şeffaflık ve hesap verebilirlik: Hangi verinin nasıl analiz edildiğinin açıkça belirlenmesi, hatalı kararların düzeltilebilmesi için gereklilik.
-
İfade özgürlüğü endişeleri: Teknoloji ile otomatik takibin sınırları ve yayıncılık özgürlüğü açısından dengelenmesi gerektiği uyarıları var.
RTÜK yetkilileri, bu riskleri azaltmak için insan denetiminin ve itiraz mekanizmalarının korunacağını; yapay zekânın sadece destekleyici bir araç olarak kullanılacağını belirtiyor.
Yayıncılar ve dijital platformlar ne yapmalı?
Uzman değerlendirmelerine göre yayıncılar ve dijital içerik sağlayıcıları şu adımları göz önünde bulundurmalı:
-
Uyum süreçlerini gözden geçirmek — otomatik tespitlere karşı iç itiraz ve düzeltme politikaları oluşturmak.
-
Şeffaflık raporları hazırlamak — varsa algoritmik değerlendirmelerin etkisini izleyiciyle paylaşmak.
-
Teknik hazırlık — içerik meta verilerinin (altyazı, etiket, segment zamanları vb.) düzenlenmesiyle otomatik sistemlerin doğruluğunu artırmak.
Bu hazırlıkların hem yayıncının hem de düzenleyicinin hak ve sorumluluklarını netleştireceği vurgulanıyor.
Sonuç — Ne zaman, ne beklemeli?
RTÜK’ün planı 2026 başında yapay zeka destekli analiz sistemlerini devreye almak yönünde. Uygulamanın ayrıntıları, hangi teknolojilerin kullanılacağı, veri koruma/saklama politikaları ve itiraz süreçleri önümüzdeki aylarda RTÜK tarafından netleştirilecek açıklamalarla belli olacak. Medya sektörünün ve izleyicinin fayda ve riskler arasında nasıl bir denge kurulacağını yakından izlemesi gerekiyor.
Teknoloji
Beyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı
Beyaz Saray’ın Yapay Zeka Ambargosu Dünyada Endişe Yarattı
Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 15:00

ABD’nin en büyük yapay zeka şirketlerinden Anthropic’in “fazla güçlü” modelleri “Fable 5” ve “Mythos 5”, Beyaz Saray’ın ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancıların erişimine kapatıldı. Bu ani ve kapsamlı yasak, Avrupa başta olmak üzere küresel çapta büyük yankı uyandırdı.
ABD yönetiminin 12 Haziran Cuma günü gece yarısına yakın bir saatte verdiği talimat, yapay zeka dünyasında şok etkisi yarattı. Ticaret Bakanı Howard Lutnick imzalı direktifle, Anthropic’in yeni nesil yapay zeka modelleri Fable 5 ve Mythos 5’in, ABD vatandaşı olmayan hiçbir kişi veya kuruluş tarafından kullanılmaması istendi. Kısıtlamanın kapsamı o kadar genişti ki, bu yasak ABD içinde bulunan yabancı uyruklu Anthropic çalışanlarını dahi kapsıyordu.
Anthropic, kullanıcıların ABD vatandaşı olup olmadığını anlık ve kusursuz bir şekilde tespit etmenin teknik olarak mümkün olmaması nedeniyle, yasal risklerden kaçınmak için zor bir karar alarak modelleri tüm dünyada tamamen devre dışı bıraktı. Şirket yetkilileri, yasağın hemen ardından krizin çözümü için Washington’da üst düzey temaslara başlarken, siber güvenlik uzmanları ve teknik ekip de Beyaz Saray’daki görüşmelere dahil oldu.
“Jailbreak” Endişesi: Model Siber Silaha Dönüşebilir mi?
Yasağın temelinde yatan en büyük endişe, Fable 5 modelindeki güvenlik duvarlarının aşılabilmesi (“jailbreak” edilebilmesi). Beyaz Saray’a sunulan bir rapora göre, modelin korumaları aşılarak istenmeyen eylemlere yönlendirilmesi mümkün olabilecekti.
Anthropic bu iddiayı reddederek, raporda gösterilen yetenek seviyesinin diğer yapay zeka modellerinde de yaygın olduğunu ve yaşanan durumun bir yanlış anlaşılma olduğunu savundu. Ancak endişeler sadece bununla sınırlı değil:
· Siber Güvenlik Açığı: Modelin, dışarıdan herhangi bir yardım almadan yazılım güvenlik açıklarını tespit edebilmesi, kötü niyetli kişilerin elinde korkunç bir siber silaha dönüşme riski taşıyor.
· Kritik Sektör Tehdidi: Uzmanlar, bu aracın özellikle bankacılık ve finans gibi kritik altyapılara yönelik siber saldırıları kolaylaştırıp hızlandırabileceği konusunda uyarıyor.
· Şirketin Kendi Uyarısı: Anthropic, modelin “yayınlanamayacak kadar güçlü” olduğunu daha önce kendisi de iddia etmiş, fakat bu ifadeler birçok çevre tarafından abartılı bir pazarlama taktiği olarak değerlendirilmişti.
Dünyadan Tepkiler: “Yapay Zeka Savaşı Çoktan Başladı”
ABD’nin bu “teknolojik ambargosundan” en çok etkilenen bölgelerin başında Avrupa geliyor. Avrupa Birliği üyesi birçok ülke, Mythos 5’i kendi siber savunma sistemlerinde test etmek için şirketle görüşmeler yürütüyordu.
Konuya ilişkin açıklama yapan Avrupa Komisyonu, ABD yönetiminin bu ihracat kontrol talimatının sonuçlarını değerlendirdiklerini duyurdu ve tarihi bir uyarıda bulundu:
“Bu gelişme, Avrupa’nın teknolojik egemenliğini neden geliştirmesi gerektiğinin en somut göstergesidir.”
Tepkiler bununla da sınırlı kalmadı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisinin cumhurbaşkanı adayı Gabriel Attal, durumu çok daha sert bir dille eleştirdi. İran’ın petrol ticaretinde Hürmüz Boğazı’nı bir baskı aracı olarak kullanmasına atıfta bulunan Attal, “Başkalarına güvenmek bizi savunmasız hale getiriyor. ABD’nin kararı bunun delili. Anthropic, ABD’nin Hürmüz Boğazı’dır. Yapay zeka savaşı çoktan başladı.” ifadelerini kullandı.
Kanada Başbakanı Mark Carney de yaptığı açıklamada, yaşananların “az sayıda güçlü yapay zeka aracına aşırı bağımlılığın risklerini ortaya koyduğunu” belirtti.
Krizin Perde Arkası: Pentagon Gerilimi ve Çin Casusluğu Şüphesi
Olay, Anthropic ile Trump yönetimi arasında yaşanan ikinci büyük anlaşmazlık olarak kayıtlara geçti. Şirket, bu yılın başında ABD hükümetinin yapay zeka güvenlik önlemlerini değiştirmeyi reddederek Trump yönetimiyle karşı karşıya gelmişti. Hatta Pentagon, Claude modelinin askeri amaçlarla kullanımına izin vermediği için şirketi “tedarik zinciri riski” ilan ederek federal kullanımını yasaklamıştı.
Krizi daha da derinleştiren bir diğer iddia ise Çin bağlantısı. ABD’li haber sitesi Semafor’un haberine göre, Beyaz Saray’ın bu kararı almasında bir Çin bağlantılı grubun Mythos 5 modeline erişmiş olabileceği şüphesi etkili oldu. Trump yönetiminin eski YZ danışmanı David Sacks, Amazon CEO’su Andy Jassy’nin bizzat güvenlik endişelerini Beyaz Saray’a ileten en etkili isim olduğunu ortaya koydu.
Sonuç: Teknoloji Soğuk Savaşı’nın Yeni Cephesi
Beyaz Saray’ın bu hamlesi, yapay zeka teknolojilerinin artık sadece ticari bir ürün değil, aynı zamanda stratejik bir ulusal güvenlik meselesi olduğunun en net ilanıdır. ABD’nin en değerli teknolojisini müttefiklerinden dahi sakınmaya başlaması, dünyada yeni bir “teknoloji soğuk savaşı”nın kapılarını aralıyor. Avrupa’nın “dijital egemenlik” çağrıları ve Fransa’nın “yapay zeka savaşı” çıkışları, önümüzdeki dönemde küresel teknoloji haritasının yeniden çizileceğinin sinyallerini veriyor.
Teknoloji
Deniz Polisinden Devrim Niteliğinde Kurtarma: Elektronik Can Simidi Saniyeler İçinde Hayat Kurtarıyor!
Deniz Polisinden Devrim Niteliğinde Kurtarma: Elektronik Can Simidi Saniyeler İçinde Hayat Kurtarıyor!
Tarih: 05 Haziran 2026
Saat: 09:55

ANTALYA – Deniz polisi, riskli bölgelerde meydana gelen kazalara anında müdahale edebilmek için uzaktan kumandalı elektronik can simidi kullanıyor. Aynı anda 2 kişiyi taşıyabilen bu ileri teknoloji cihaz, zorlu hava koşullarında ve botların ulaşamadığı noktalarda saniyeler içinde kurtarma imkânı sağlıyor.
Teknolojiyle Donatılan Deniz Polisi
Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Liman Şube Müdürlüğü’nde görev yapan ekipler, her türlü acil duruma hazırlıklı olmak için ileri teknoloji ürünü ekipmanları envanterlerine dahil etti. Bunların başında gelen uzaktan kumandalı elektronik can simidi, özellikle olumsuz hava şartlarında ve botların giremediği sığ sularda büyük avantaj sağlıyor.
· Hızlı Müdahale: Uzaktan kumanda sistemi sayesinde cihaz, kazazedenin bulunduğu noktaya saniyeler içinde ulaşabiliyor.
· Yüksek Kapasite: Aynı anda iki kişiyi taşıma kapasitesine sahip olan can simidi, ağırlık ve denge özellikleriyle her türlü vücut tipine uygun şekilde tasarlandı.
· Güvenli Kurtarma: Kurtarıcı personelin suya girmesine gerek kalmadan, kazazede güvenli bölgeye çekilebiliyor. Bu sayede hem kurtarma süresi kısalıyor hem de personelin güvenliği artıyor.

Başkomiser Gürsoy: “Klasik Can Simitlerine Oranla Çok Daha Hızlı”
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Antalya Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli Başkomiser Çağlar Gürsoy, şunları söyledi:
“Görev esnasında kullandığımız uzaktan kumandalı elektronik can simidi, denizde tehlike yaşayan kişilere hızlı ve güvenilir şekilde ulaşmamızı sağlayan modern bir kurtarma cihazı. Klasik can simitlerine oranla daha hızlı müdahale imkânı sunuyor. Bu cihaz sayesinde, kurtarıcı personelin suya girmesine gerek kalmadan kazazedenin bulunduğu noktaya yönlendirme yapabiliyoruz. Bu da hem olaylara daha hızlı müdahale etmemizi sağlıyor hem de kurtarıcı personelin güvenliğini artırıyor.”
Başkomiser Gürsoy, özellikle turizm sezonunun yoğun olduğu dönemlerde bu tür teknolojik ekipmanların hayati önem taşıdığını vurguladı.
Teknik Özellikler ve Kullanım Avantajları
Uzaktan kumandalı can simidi, hem karadan hem de bot üzerinden kolayca kontrol edilebiliyor. Cihazın öne çıkan bazı teknik özellikleri şöyle:
Özellik Değer / Açıklama
Taşıma Kapasitesi Aynı anda 2 kişi
Kontrol Sistemi Uzaktan kumanda (menzil: ~500 m)
Çalışma Koşulları Zorlu hava şartlarına dayanıklı
Güç Kaynağı Şarj edilebilir lityum pil
Hedef Kullanım Botların ulaşamadığı noktalar, akıntılı sular, gece operasyonları
Bu özellikler sayesinde elektronik can simidi, özellikle şu durumlarda klasik yöntemlere göre büyük üstünlük sağlıyor:
· Karanlık veya sisli havalarda hızlı yön bulma,
· Güçlü akıntı ve dalgalarda karadan kontrol imkânı,
· Kayalık veya sığ bölgelerde bot riski olmadan müdahale.
Turizm Sezonunda Can Güvenliği İçin Kritik Önlem
Yaz aylarında Antalya sahillerinde yerli ve yabancı milyonlarca turist ağırlanıyor. Deniz polisi, olası boğulma ve deniz kazalarına karşı hazırlıklarını tamamlamış durumda. Elektronik can simitlerinin yanı sıra su altı robotları (ROV) ve yüksek hızlı botlarla da ekipler, her an göreve hazır bekliyor.
Antalya Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların can güvenliğini en üst düzeyde tutmak için teknolojik yatırımların artarak devam edeceğini belirtti.
Teknoloji
Nvidia, yapay zeka yeteneklerini doğrudan dizüstü ve masaüstü bilgisayarlara entegre eden yeni bir çipi tanıttı
Nvidia’dan Tarihi Hamle: Kişisel Bilgisayarlar ‘Yapay Zeka Canavarı’na Dönüşüyor!
1 Haziran 2026. 13:30

Nvidia, Computex 2026 fuarında tanıttığı devrim niteliğindeki RTX Spark çipi ile PC dünyasının 40 yıllık mimarisini baştan aşağı değiştiriyor. Artık bilgisayarlar sadece birer araç olmaktan çıkıp, kullanıcılar için “yapay zeka ajanlarına” dönüşüyor.
Teknoloji devi Nvidia, Tayvan’daki Computex fuarında sahne alarak bilgisayar dünyasında yeni bir çağın kapılarını araladı. Şirketin kurucusu ve CEO’su Jensen Huang, uzun süredir sızıntılara konu olan ilk resmi PC işlemci ailesi RTX Spark’ı (N1/N1X) resmen duyurdu. Bu hamle, Nvidia’nın yıllardır Intel ve AMD’nin hakimiyetindeki PC pazarına doğrudan ve güçlü bir giriş yaptığının da ilanı oldu.
“Bu, bilgisayarın yeniden icadıdır. Kırk yıl boyunca uygulamaları başlatıyordunuz. Tıklıyor ve yazıyordunuz. Artık RTX Spark ve Windows ile soruyorsunuz, bilgisayar işi yapıyor. ”
Jensen Huang, Nvidia CEO’su
‘Superchip’in İçindeki Canavar: 1 Petaflop Güç
Adeta bir “süper çip” olarak tanımlanan RTX Spark, Nvidia’nın son teknolojisi Blackwell GPU ile tamamen yeni bir Arm tabanlı N1X CPU’yu tek bir çatı altında birleştiriyor. TSMC’nin 3nm üretim süreciyle hayat bulan bu çipin teknik detayları ise adeta bir bilimkurgu filminden fırlamış gibi:
· Dev Bellek: 128 GB’a kadar birleşik bellek (Unified Memory) ile donatılan çip, en ağır işlemleri bile rahatlıkla kaldırabiliyor.
· Yapay Zeka Gücü: 1 Petaflop’luk AI hesaplama gücü sunan RTX Spark, 120 milyar parametreli büyük dil modellerini (LLM) çalıştırabiliyor.
· Yeni Nesil Oyun: Sadece işle ilgili değil; oyun tutkunları için de 1440p çözünürlükte 100 FPS üzerinde performans vaat ediyor.
· Üst Düzey İşlem: 90 GB’lık 3D sahneleri canlandırmaktan, 12K video düzenlemeye kadar her şeyin altından kalkabiliyor.

Sonbaharda Geliyor: Dev İş Birlikleri
Nvidia’nın bu devrim niteliğindeki çipi, yalnız başına gelmiyor. Microsoft ile üç yıl süren bir iş birliğinin ürünü olan RTX Spark, MediaTek ile birlikte geliştirildi. Çipin ilk olarak bu sonbaharda piyasaya sürülecek olan yeni nesil Windows bilgisayarlarda yer alması bekleniyor.
Şimdiden dünyanın en büyük PC üreticileri sıraya girmiş durumda. Microsoft Surface Laptop Ultra ve Dell XPS 16 ile start alacak olan çip, Asus, HP, Lenovo, MSI gibi markaların da aralarında bulunduğu 30’dan fazla dizüstü ve 10’dan fazla masaüstü modelinde kullanılacak.
‘iPhone Etkisi’ Yaratacak mı?
Uzmanlara göre RTX Spark, tıpkı akıllı telefonların hayatımızı değiştirmesi gibi bir “dönüm noktası” olacak. Counterpoint Research kurucu ortağı Neil Shah, bu çipin kişisel bilgisayar dünyası için bir iPhone, ChatGPT veya DeepSeek anı olduğunu söylüyor.
Yapay zeka yeteneklerini doğrudan cihaza entegre eden bu teknoloji, kullanıcıların artık buluta bağımlı kalmadan, yapay zeka ajanlarını kendi bilgisayarlarında çalıştırabileceği anlamına geliyor. Bu sayede hem gizlilik endişeleri azalacak hem de çok daha hızlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim yaşanacak.
-
Gündem3 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem7 gün önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Spor1 hafta önceMilliler Geriden Geliyor! Venezuela’yı 2-1 Yıkan A Milli Takım, Dünya Kupası’na Galibiyetle Merhaba Dedi
-
Gündem1 hafta önceErzurum’da Feci Kaza: Hafif Ticari Araç Takla Attı, 1’i Bebek 3 Kişi Öldü, 4 Yaralı
-
Gündem1 hafta önceAmasya’da Yürekleri Dağlayan Kaza: Ranger’ın Çarptığı İşçi Hayatını Kaybetti
-
Gündem7 gün önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Gündem1 hafta önceİznik Gölü’nde Yürek Yakan Kahramanlık: Oğlunu Kurtaran Emekli Polis Sinan Çağlayan Suda Kayboldu
-
Gündem1 hafta önceSAHRA’DA YOLSUZ FECİA: ARİZALANAN KAMYON 49 KİŞİYE MEZAR OLDU
