Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Son Dakika

“Operasyonun Şifresi: Ertan Yıldız ve Aziz İhsan Aktaş – Başsavcılık Belge Topladı, Şafak Operasyonu Nasıl Başladı?”

Yayımlandı

üzerinde

Giriş

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, yaklaşık üç aylık titiz bir belge ve delil toplama süreci sonucunda “şafak operasyonu” olarak adlandırılan geniş çaplı bir yolsuzluk soruşturmasına başladı. Operasyonun kod isimleri, iki ana hedefi temsil eden “Ertan Yıldız” ve “Aziz İhsan Aktaş” olarak belirlendi. Bu iki isim, farklı yapıdaki örgüt ve belediye bağlantılı yolsuzluk soruşturmalarının merkezi rollerini ortaya koyuyor. Başsavcılığın kamuoyuna yansıyan açıklamalarına göre, her iki soruşturmada da “rüşvet verme/alma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “suç örgütü kurma ve yönetme”, “haksız mal edinme” ve “mal varlığı değerlerini aklama” gibi suçlamalar yer alıyor .


1. Operasyonun Arka Planı ve Delil Toplama Süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, örgütlü suçlarla mücadele kapsamında kurduğu Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na iletilen bilgi ve ihbarları değerlendirdikten sonra iki ayrı ihale ve menfaat örgütlenmesi üzerine çalışma başlattı. Bir yanda Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki “belediye ihalelerine müdahale” iddiaları, diğer yanda Ertan Yıldız isimli şahsın İBB yolsuzluk ağına aracılık ettiği yönünde deliller toplandı. Savcılığın açıklamasına göre, her iki soruşturma da yaklaşık Ocak 2025 itibarıyla yoğunlaşan teknik takip, dinleme, gizli tanık ifadeleri ve bilirkişi raporlarıyla desteklendi .

  • Aziz İhsan Aktaş soruşturması, başta Beşiktaş ve Esenyurt belediyeleri olmak üzere birçok belediye ihalelerine müdahale ederek, rüşvetle ihaleyi belirlenen firmalara vermek, ihale şartlarına gizli müdahalede bulunmak ve belediye yetkilileriyle iş birliği yapmak şeklinde yürütüldü .

  • Ertan Yıldız soruşturması ise, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) meclisinde “İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu” başkanlığı görevini yürüten Zeytinburnu kökenli bir siyasetçi olarak bilinen Yıldız’ın, “İmamoğlu’nun gizli kasası” olarak anıldığı iddiasıyla ele alındı. Bu kapsamda Yıldız’ın AVM sahiplerine “5 milyon Euro vermeleri” tehdidiyle rüşvet talebinde bulunduğu, talebin kabul edilmemesi durumunda ise AVM’ye yüksek tutarlı cezalar kesildiği iddiaları savcılık araştırmasına dahil oldu .


2. Kod İsimleri: Ertan Yıldız ve Aziz İhsan Aktaş

2.1. Aziz İhsan Aktaş ve Belediye İhalelerine Müdahale

  • Kimdir?
    Aziz İhsan Aktaş, soruşturma dosyasında, “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” olarak tanımlanıyor. Başsavcılık, Aktaş’ın ve suç örgütü üyelerinin Beşiktaş ve Esenyurt başta olmak üzere çeşitli belediye ihalelerine müdahale ederek, ihalelerin örgüte yakın firmalara verilmesini sağladığını tespit etti .

  • Soruşturmanın Kapsamı

    • Toplam 24 örgüt üyesi hakkında “Suç Örgütü Kurma ve Yönetme”, “Rüşvet Verme”, “İhaleye Fesat Karıştırma”, “Vergi Usul Kanununa Muhalefet” ve “Mal Varlığı Değerlerini Aklamak” suçlamaları yöneltildi .

    • Esenyurt Belediyesi ile bağlantılı 12 belediye görevlisi, ihalelerdeki sahtecilik, gizli belge temini ve rüşvet eylemleriyle suçlanıyor. Özellikle eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, başka bir soruşturmada tutuklu olması nedeniyle gözaltına alınamadı ancak dosyaya ek delil olarak dahil edildi .

    • Beşiktaş Belediyesi özelinde ise, dönemin Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Beltaş AŞ yönetim kadrosundan toplam 10 kişi “Suç Örgütü Üyeliği”, “Rüşvet” ve “İhaleye Fesat Karıştırma” şüphesiyle soruşturmaya dahil edildi .

2.2. Ertan Yıldız ve İBB Yolsuzluk Ağı

  • Kimdir?
    Ertan Yıldız, İBB Meclis İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanlığı görevini sürdüren, uzun yıllardır İBB’den ihale alan/ihalelere aracılık eden siyasal kimliğiyle tanınıyor. 21 Mart 2025 itibarıyla gerçekleştirilen operasyonda hakkında gözaltı kararı çıkarılan şüphelilerden biri olarak öne çıktı .

  • Soruşturmanın İçeriği

    • Savcılık, Yıldız’ın özel olarak kamu-özel ortaklığı (KÖİ) projelerinde ve AVM ruhsat süreçlerinde rol alan iş insanlarına “beş milyon Euro” rüşvet talep ettiğini, talepler karşılanmadığında ise “depreme dayanıksız” raporlarıyla AVM’yi cezaya maruz bıraktığını iddia ediyo.

    • İddialara göre, AVM sahipleri rüşveti vermediği için İBB encümeni tarafından “197 milyon TL” para cezası uygulandı; daha sonra idare mahkemesi kararıyla bu ceza durduruldu. Yıldız’ın bu süreçteki koordinatörlüğü, savcılık belgelerinde “suç örgütü yöneticisi” ve “ırtikat” (irtikap) suçlamaları kapsamında değerlendirildi.


3. Şafak Operasyonu: Zamanlama ve Gözaltılar

3.1. Operasyonun Başlama Tarihi ve Saati

Her iki soruşturma da, 13 Ocak 2025 sabahı saat 05:00 itibarıyla eşzamanlı şafak operasyonu mantığıyla hayata geçirildi. İstanbul genelinde 47 şüpheliye yönelik yakalama, arama ve el koyma kararları, önceden hazırlanan gözaltı listelerine göre uygulandı .

3.2. Gözaltı ve Yakalama Sayısı

  • Aziz İhsan Aktaş Örgütü Kapsamı:

    • Toplam 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bu şüpheliler arasında, Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Beltaş AŞ yöneticileri, Esenyurt Belediyesi’nden 12 isim ve suç örgütü üyeleri yer aldı.

  • Ertan Yıldız Soruşturması:

    • 21 Mart 2025’te yekûnu 88’e ulaşan gözaltı sayısında, Ertan Yıldız’ın firari iken yakalanmasıyla stratejik bir başarı elde edildi. Yıldız’ın, operasyonu önceden sezinlediği iddiasıyla cep telefonunu eşinin çantasına bırakarak izlerini silmeye çalıştığı belirtildi.

    • Toplamda İBB’ye yönelik soruşturmada, İmamoğlu’nun yakın çevresi ve şirket ortakları dahil olmak üzere 99 şüpheli hakkında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” gibi çok sayıda suçlama yöneltildi .


4. Suçlamalar ve Hukuki Süreç

4.1. Ana Suçlamalar

  • Suç Örgütü Kurmak ve Yönetmek:
    Hem Aziz İhsan Aktaş grubunda hem de Ertan Yıldız çevresinde, “çıkar amaçlı suç örgütü” tanımına karşılık gelen örgüt kurma ve teşkilatlanma iddiaları bulunuyor. Her iki yapı da, belediye yetkilileriyle yakın temas kurarak yasadışı menfaat sağlama amacı taşıdıkları savcılık kayıtlarında yer aldı .

  • Rüşvet Verme/Alma ve İhaleye Fesat Karıştırma:

    • Aziz İhsan Aktaş Örgütü: Belediye ihalelerine müdahale, ihaleleri belirli firmalara kazandırma, gizli belgelerle şartname koşullarını değiştirme .

    • Ertan Yıldız Soruşturması: AVM sahiplerine “5 milyon Euro” talebi; bu talebin reddedilmesi hâlinde AVM’ye hukuka aykırı cezalar kesilmesi .

  • Haksız Mal Edinme ve Mal Varlığını Aklama:
    Örgüt üyelerinin üst düzey belediye görevlilerinden veya ihaleyi kazanan şirket yetkililerinden rüşvet olarak aldıkları para ve varlıkları üzerinden mal varlığını akladıkları, yüksek fiyatlı gayrimenkuller ve Bank Asya hesapları üzerinden kara para transferleri tespit edildi .

4.2. Hukuki Süreç Adımları

  1. Gözaltı ve İfade İşlemleri:
    Operasyon sabahı gözaltına alınan şüpheliler, Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Burada savcı huzuruna çıkarılarak ifade işlemleri alındı

  2. Tutuklama ve Hakimlik İşlemleri:
    Savcılık, her iki soruşturmada da “tutuklama talebi”yle nöbetçi sulh ceza hakimliklerine sevk yaptı. Önemli nokta, bazı şüphelilerin tutuklama kararları verilmeden önce savunma hazırlığı yapmaları için süre alması. Örneğin, Ahmet Özer’in başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde olması, ifadesinin farklı bir aşamada alınacak olması gibi ayrıntılar dosyaya yansıdı

  3. Delil Toplama ve Genişletilmiş Soruşturma:

    • İncelenen Belgeler: Banka hesap kayıtları, tapu belgeleri, ihale dosyaları, bilirkişi raporları.

    • Teknik ve Fiziki Takip: Dinleme, fiziki takip, sahte plakalı araçların elde edilmesi gibi yöntemler kullanıldı.

    • Soruşturma devam ederken dosyaya yeni tanık ifadeleri ve ek belgeler de eklendi


5. Hedefteki Belediyeler ve Kamu Görevlileri

5.1. Beşiktaş Belediyesi

  • Rıza Akpolat:
    Beşiktaş Belediye Başkanı olarak görev yapan Rıza Akpolat, Aktaş örgütü içinde “suç örgütü üyeliği” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla şüpheli durumuna düştü .

  • Beltaş AŞ Yönetimi:
    Beşiktaş Belediyesi’ne bağlı Beltaş İşletmecilik Sanayi ve Ticaret AŞ yönetim kurulu üyeleri de soruşturma kapsamında ihalelere müdahale iddialarıyla gözaltına alındı. Belgelerde, Beltaş dosyalarının Aktaş grubu ile bağlantılı firmalara yönlendirmeye çalışıldığı yer aldı

5.2. Esenyurt Belediyesi

  • Ahmet Özer:
    Eski Esenyurt Belediye Başkanı olarak adı geçen Ahmet Özer, “ihaleye fesat karıştırma”, “rüşvet alma” ve “haksız mal edinme” suçlamalarıyla dosyada yer alıyor. Özer’in başka bir dosyada tutuklu olması, yeni savcılık işlemlerini farklılaştırdı .

  • Esenyurt Belediyesi Görevlileri:
    İhale hazırlık sürecine müdahale ettikleri, yaklaşık maliyet ve şartnameleri Aktaş örgütüne uygun hale getirdikleri, gizli belgelere erişerek ihaleleri dizayn ettikleri tespit edildi .

5.3. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)

  • Ertan Yıldız ve İBB Meclisi:
    Ertan Yıldız, İBB Meclis İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanlığı görevini kullanarak, AVM ruhsat ve cezaları üzerinden örgütlü rüşvet döngüsü oluşturmakla suçlanıyor. Savcılık belgelerinde, imar ve ruhsat işlemleri için “tehdit” ve “rüşvet” ikilemi kullanıldığı, Yıldız’ın İmamoğlu’nun en güvendiği isim olarak anıldığı iddiası yer aldı .

  • Gözaltı Sayısı:
    21 Mart 2025 tarihli İBB operasyonunda 99 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi; yakalanan Ertan Yıldız’la birlikte bu sayı 88’e çıktı.


6. Operasyonun Siyasi ve Sosyal Yansımaları

6.1. Siyasi Tartışmalar

  • Muhalefet Tepkisi:
    CHP cephesinden, operasyonun siyasi boyutuna dikkat çekildi. Örneğin, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ihale süreçlerinin sadece CHP’li belediyelere özgü olmadığı, iddia edilen firmanın yargıtay, TBMM, THY gibi kurumlarla da çalıştığına vurgu yaptı . Özgür Özel ise operasyonu “FETÖ yöntemleri” olarak değerlendirip, siyasi iktidarı eleştirdi .

  • İktidarın Mesajı:
    AK Parti kanadından, “FETÖ bağlantısı” iddialarının da öne çıkarıldığı, belediyelere yönelik operasyonların “paralel yapı” ile hesaplaşma amacı taşıdığı şeklinde yorumlar yapıldı. Bu bağlamda, “kamuda temiz eller” vurgusu sık sık kullanıldı.

6.2. Kamuoyu ve Medya

  • Medyanın Odak Noktası:
    Haber ajansları (AA, DHA, İHA, Sputnik Türkiye, Yeni Şafak) ve çeşitli internet siteleri, operasyonu “Belediye ihalelerine şafak operasyonu” olarak manşetlere taşıdı. Operasyonun detayları, gözaltı listelerinin genişliği ve “Aktaş” ile “Yıldız” arasındaki bağlantı yoğun olarak işlendi .

  • Toplumsal Tepki:
    Vatandaşlar sosyal medyada tepkilerini dile getirirken, yolsuzluğa karşı “sıfır tolerans” talebi güçlendi. Özellikle genç seçmen kitlesi, belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına hassasiyet gösterdi; “temiz siyaset” beklentisi yükseldi.


7. Operasyonun Hukuki Aşamaları ve Gelecek Beklentiler

7.1. Kilit Deliller ve Tanık İfadeleri

  • Teknik Takip Sonuçları:
    Telefon dinlemeleri, gizli tanık beyanları ve elektronik yazışmalar, örgüt üyelerinin rüşvet trafiğini ortaya koydu. Özellikle Aktaş grubunun ihalelerde cep telefonları üzerinden koordineli hareket ettiği belgelerde yer aldı .

  • Bilirkişi Raporları:
    İBB ve Esenyurt Belediyesi ihalelerine ilişkin bilirkişi incelemelerinde, “yaklaşık maliyet” ve “şartname” müdahalelerinin tespit edildiği raporlar savcılık dosyasına eklendi .

7.2. Tutuklama ve İstinaf Süreci

  • Öncelikli Tutuklamalar:

    • Savcı talebiyle, operasyonun ilk gününde bazı kilit isimler tutuklanma talebiyle hakimlere sevk edildi. Örneğin, Aziz İhsan Aktaş ve örgüt üyelerinden bir kısmı, “örgüt kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla tutuklama aşamasına geldi .

    • Ertan Yıldız hakkında ise, gözaltı sonrası adli kontrol ve yurt dışı yasağı gibi tedbirler uygulanması bekleniyor. Şüphelinin “firari” olarak nitelendirilmiş olması, tutuklama kararının keskinleştirilmesine neden olabilir.

  • Savunma ve İstinaf:
    Şüphelilerin avukatları, birçok ifadeyi hukuka aykırı teknik takip iddiasıyla iptal ettirmeye çalışacaklarını açıkladı. Özellikle “dinleme kayıtlarının usule aykırı elde edildiği” savunması öne çıkıyor. İstinaf aşamasında, dokunulmazlıklara ilişkin tartışmaların da yaşanması bekleniyor.


8. Sonuç ve Değerlendirme

8.1. Operasyonun Önemi

Bu şafak operasyonu, İstanbul’daki belediye ihale ve menfaat ağlarına yönelik en kapsamlı müdahale olarak kayıtlara geçti. Ertan Yıldız ve Aziz İhsan Aktaş kod isimleri, farklı soruşturmaların sembol isimleri haline geldi. Araştırma sürecinin başarıyla yürütülmesi, savcılığın “gizli tanık”, “teknik takip” ve “bilirkişi incelemesi” ile örülü titiz çalışmasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor .

8.2. Gelecek Beklentiler

  • Yargı Süreci:
    Önümüzdeki haftalarda şüphelilerin tutuklama süreçleri, ek gözaltılar ve yeni dosya ekleri gündeme gelecek. Dosyalar genişletilerek, belediye ihalelerinin yanı sıra İBB iştirakleri ve KÖİ projeleri de soruşturma alanına dahil edilebilir .

  • Siyasi Yansımalar:
    Yerel ve genel seçim atmosferinde, bu soruşturmalar siyasi parti politikalarına malzeme olacaktır. Muhalefet, “yolsuzlukla mücadele” vurgusunu güçlendirirken, iktidar tarafı “paralel yapı” iddiasını sürdürecek görünüyor. Özellikle İBB ve ilçelerdeki muhalefet belediyeleri, “temiz siyaset” söylemini güçlendirebilir.

  • Kamuoyu Güveni:
    Belediyelere duyulan kamuoyu güveni ciddi şekilde sarsılmış durumda. Operasyon tamamlandıktan sonra, yolsuzluk iddialarına karşı “şeffaf hesap verme” politikaları önem kazanacak. Belediyelerin ve İBB’nin, mali denetim raporlarını public hale getirme veya bağımsız denetim mekanizmaları kurma gibi adımlar atması bekleniyor.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika

Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı

Yayımlandı

üzerinde

Adana’da 40 Can Alan Firari Müteahhit Abdullah Aybaba Pattaya’da Kıskıvrak Yakalandı

Yayın Tarihi 23 Nisan 2026
Saat 22:30

Adana’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 40 kişiye mezar olan Sami Bey Apartmanı’nın firari müteahhidi Abdullah Aybaba, yıllar süren kaçak yaşamının ardından Tayland’ın Pattaya kentinde Interpol’ün düzenlediği operasyonla gözaltına alındı.

FATİH DOĞAN / FATİHDOĞANMEDYA – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin Adana’daki en ağır yıkım hikâyelerinden biri olan Sami Bey Apartmanı’nın müteahhidi Abdullah Aybaba, hakkındaki kırmızı bülten kararına rağmen kayıplara karışmıştı. 76 yaşındaki Aybaba, polisin 3 yılı aşkın süredir devam eden titiz takibi sonucu 23 Nisan 2026 tarihinde Tayland’ın turizm merkezi Pattaya’da kaldığı otel odasında yakalandı.

 Kırmızı Bültenle Aranıyordu

Abdullah Aybaba, depremin hemen ardından yurt dışına kaçmıştı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, binanın yapımında standartlara aykırı malzemeler kullandığı ve kolon kesme iddialarıyla gündeme gelen müteahhit hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Aybaba’nın adı, bu süreçte Interpol tarafından uluslararası seviyede arananlar listesine (kırmızı bülten) eklenmişti.

 Pattaya’da Operasyon Anı

Tayland Göçmenlik Bürosu yetkililerinden alınan bilgilere göre, Aybaba’nın bir süredir Pattaya’da ikamet ettiği ve turistik vizeyle ülkede bulunduğu tespit edildi. İhbar üzerine harekete geçen Tayland polisi, 76 yaşındaki firariyi Chon Buri eyaletine bağlı Pattaya’da kaldığı adrese düzenlenen baskınla yakaladı. Aybaba’nın vizesinin iptal edildiği ve Türkiye’ye iadesi için hukuki sürecin başlatıldığı bildirildi.

 Nasıl Bir Yıkım Yaşanmıştı?

Adana’nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bulunan ve depreme dayanıklı olduğu iddia edilen 16 katlı Sami Bey Apartmanı, 7.7 büyüklüğündeki ilk sarsıntıda adeta kâğıt gibi katlanarak yerle bir oldu. Bu yıkımda 40 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı. Apartmanda 12 yakınını yitiren Seda Fidancan, o günleri şu sözlerle anlatmıştı: “Binanın raylı sistem ve depreme dayanıklı olduğunu söyleyince satın aldık. Bina ilk sarsıntıda yıkıldı.”

Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte yalnızca Abdullah Aybaba değil, kızı Eda Aybaba Çelik ve dönemin belediye görevlileri de “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanıyor. Kızı Eda Aybaba Çelik’in ise hâlen firari olduğu ve İngiltere’de yaşadığı biliniyor.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | MSB: Ağır Nakliye Helikopterimiz Kaza Kırıma Uğradı! “Personelimizde Herhangi Bir Olumsuz Durum Yoktur”

21 Nisan 2026, 23:45

Milli Savunma Bakanlığı, Ankara Temelli’de eğitim uçuşu yapan CH-47 Chinook tipi ağır nakliye helikopterinin kaza kırıma uğradığını duyurdu. Yapılan açıklamada personelin durumunun iyi olduğu bildirildi.

ANKARA – Milli Savunma Bakanlığı (MSB), başkent Ankara’nın Temelli bölgesinde Kara Havacılık Komutanlığı’na ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopteri’nin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı vurgulandı.

MSB’den Peş Peşe Açıklama

MSB’nin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir.”

Açıklamada, olayın hemen ardından bölgeye intikal eden teknik ekiplerin incelemelerine başladığı, kazanın kesin nedeninin yapılacak detaylı araştırmalar sonucunda kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.

Olay Yerinde Güvenlik Önlemleri Artırıldı

Edinilen bilgilere göre, kaza kırımın meydana geldiği Ankara’nın Temelli bölgesinde geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı. Kaza Kırım Timi’nin olay yerinde incelemelerini sürdürdüğü, helikopter enkazı üzerinde teknik personelin çalışmalarına devam ettiği öğrenildi. İlk belirlemelere göre, kazanın iniş esnasında meydana geldiği ve helikopterin sert iniş yaptığı bildiriliyor.

CH-47 Chinook: TSK’nın “Uçan Kalesi”

Kaza kırıma uğrayan CH-47 Chinook, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki en önemli ağır nakliye helikopterlerinden biri olarak biliniyor. “Uçan Kale” olarak da adlandırılan bu helikopterler, 10 tonun üzerinde yük taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.

Boeing firması tarafından üretilen CH-47F Chinook’lar, tam teçhizatlı 33 ila 55 asker taşıyabiliyor. Saatte 302 kilometre hıza ulaşabilen helikopterler, kendi yakıt depolarıyla 2 saat 15 dakika havada kalabiliyor. TSK envanterinde 2016 yılından itibaren yer alan Chinook’lar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın ağır nakliye ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılıyor.

Helikopterler, askeri birliklerin yanı sıra topçu ünitesi, mühimmat ve zırhlı araçların taşınmasında da kritik rol üstleniyor. Gerektiğinde mobil ileri mühimmat veya yakıt ikmal noktası olarak da hizmet verebilen Chinook’lar, her türlü hava koşulunda görev yapabilme kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Gözler Soruşturmada

Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için başlatılan idari ve teknik soruşturmanın önümüzdeki günlerde tamamlanması bekleniyor. Uzmanlar, kaza kırım olaylarında teknik arıza, pilotaj hatası ve çevresel faktörler başta olmak üzere çok yönlü bir inceleme yapılacağını belirtiyor.

MSB yetkilileri, gelişmelerle ilgili kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirileceğini duyurdu.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | MEB: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur Görevden Alındı! Yerine Turan Akpınar Atandı

Tarih: 19 Nisan 2026, Pazar | Saat: 19:45

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen ve 1’i öğretmen 9 kişinin hayatını kaybettiği menfur silahlı saldırının ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) harekete geçti. Bakanlık, yürütülen idari soruşturma kapsamında Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’u görevden aldı. Boşalan koltuğa ise Bakan Başdanışmanı ve eski Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın atandığı öğrenildi.

MEB’den Resmi Açıklama Geldi

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesine bağlı Haydarbey Mahallesi’ndeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan silahlı saldırıya ilişkin sürecin Bakanlık tarafından yakından takip edildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Olayın tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı başmüfettişlerince yürütülen inceleme ve soruşturma, çok yönlü olarak devam etmektedir. Menfur olayı müteakiben başlatılan idari süreçler kapsamında soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini teminen Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevden alınmıştır.”

Bakanlık, konunun tüm yönleriyle titizlik ve hassasiyetle ele alındığını vurgulayarak, sürece yönelik gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını da duyurdu.

Ne Olmuştu?

Olay, 15 Nisan 2026 Çarşamba günü Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’nde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana geldi. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli (14), emniyet müdürü olan babası Uğur Mersinli’ye ait 5 silah ve 7 şarjörü alarak eğitim gördüğü okula geldi. Sınıflara tek tek giren saldırgan, 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere toplam 9 kişiyi katletti.

Saldırının ardından saldırganın babası Uğur Mersinli gözaltına alınarak tutuklandı. Kent genelinde eğitim-öğretime 2 gün ara verilirken, Ayser Çalık Ortaokulu’nda eğitim faaliyetleri durduruldu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan yardımcıları ve genel müdürlerin katılımıyla acil bir toplantı gerçekleştirdi.

Görevden Almanın Perde Arkası: Skandal Yazışmalar Ortaya Çıktı

MEB’in resmi açıklamasında görevden alma gerekçesi “soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi” olarak gösterilse de, perde arkasında çok daha farklı gelişmeler yaşandığı ortaya çıktı.

Halk TV’nin ulaştığı özel bilgilere göre; görevden alınan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’un, kadın öğretmenlere yönelik skandal yazışmalar gerçekleştirdiği belirlendi. Söz konusu yazışmalarda Baydur’un, görüşme talebini “Uygun olmaz” diyerek reddeden bir kadın eğitimciye ısrarlı bir şekilde taciz mesajları gönderdiği görüldü. Bu gelişme, görevden alma kararının arkasında yalnızca okul saldırısı soruşturmasının değil, aynı zamanda etik ihlallerin de bulunduğu yorumlarına neden oldu.

Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar Oldu

Erhan Baydur’un görevden alınmasının ardından boşalan Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğuna kimin oturacağı merak konusuydu. MEB kulislerinden sızan bilgilere göre, Bakan Yusuf Tekin’in talimatıyla bu kritik göreve Turan Akpınar atandı.

Turan Akpınar kimdir?

Aslen Kastamonu Devrekanili olan Turan Akpınar, eğitim hayatına Gazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi’nde aldığı eğitimlerle başladı. Meslek yaşamına 1990 yılında Bingöl’de sınıf öğretmeni olarak adım atan Akpınar; İstanbul Beykoz’da okul müdürlüğü ve şube müdürlüğü, ardından Zonguldak Ereğli, Sivas, Adana ve Ankara gibi stratejik illerde İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaptı. 14 Ağustos 2018 tarihinden itibaren Ankara İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan Akpınar, son olarak Bakan Başdanışmanlığı görevini yürütüyordu. Eğitim bürokrasisinin en deneyimli isimlerinden biri olarak gösterilen Akpınar’ın, Kahramanmaraş’taki yaraları sarmak için hızla göreve başlaması bekleniyor.

FatihDoğanMedya Değerlendirmesi

Kahramanmaraş’ta yaşanan bu vahim olay, eğitim sistemimizin güvenlik açıklarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın hızlı bir refleksle idari soruşturma başlatması ve İl Milli Eğitim Müdürü’nü görevden alması, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi adına önemli bir adımdır. Ancak Baydur hakkında ortaya çıkan skandal yazışmalar, atama süreçlerinde liyakat ve etik değerlerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Yeni İl Milli Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ın deneyimli bir bürokrat olması, kentteki eğitim camiası için umut vericidir. Önümüzdeki günlerde Bakanlık müfettişlerinin hazırlayacağı rapor, hem okul güvenliği hem de idari sorumluluklar açısından belirleyici olacaktır. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar