Gündem
İngiltere’de 1 Yaşındaki Çocuk, Dedesinin Küllerini Yedi: Viral TikTok Olayı Şok Etti

İngiltere’nin Lincoln kentinde yaşanan bu olağanüstü olay, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Natasha Emeny isimli anne, ev işlerini halletmek için kısa bir süre başka bir odaya geçtiğinde, 1 yaşındaki oğlu Koah’ın dedesinin kremasyon küllerini yediğini fark etti. Olayın detayları, ailenin yaşadığı şaşkınlık kadar sosyal medya kullanıcılarının da ilgisini çekti.
Olayın Ayrıntıları
Natasha Emeny, evinde yaptıkları günlük işler sırasında, dedesinin küllerinin bulunduğu dekoratif bir urn’ın üst rafına dikkat etti. Rafın çocuk erişimine kapalı olduğunu düşündüğü halde, meraklı ve keşfetmeye eğilimli küçük Koah, urn’ın yanından geçerek küllerin bir kısmını almayı başardı. Kısa süre sonra, anne evine döndüğünde, oğlunun yüzü, giysileri ve hatta oturma odası mobilyaları kremasyon küllerine bulanmıştı.
Emeny, şok anını kayda aldığı TikTok videosunda, “Oh my God. When your son eats your dad. My son has eaten my dad’s ashes!” şeklinde duygu dolu tepkiler vermişti. Olayın ardından, doktorlardan alınan bilgiye göre, oğlunun yalnızca az miktarda küllerle temas ettiği ve ciddi bir sağlık sorunu yaşamadığı öğrenildi. Anne, endişesine rağmen, oğlunun durumu hakkında sakinleştirici açıklamalarda bulundu.
Sosyal Medya ve Halkın Tepkileri
Olay, sosyal medyada hızla viral oldu. TikTok, Instagram ve Twitter gibi platformlarda milyonlarca görüntülenmeye ulaşan video, kullanıcılar arasında büyük ilgi uyandırdı. Sosyal medya kullanıcıları, videoyu izlerken hem şaşkınlıklarını hem de esprili yorumlarını paylaştılar:
-
“Grandad for brekky” gibi esprili yorumlar, olayın absürtlüğünü vurgularken;
-
Birçok kullanıcı, annenin yaşadığı şoku ve olayın beklenmedik doğasını paylaşarak, “Lütfen bu bir Şaka olsun” gibi yorumlarla endişelerini dile getirdi.
-
Bazı kullanıcılar, olayın absürt yanını öne çıkararak, “Artık deden her zaman seninle olacak!” şeklinde espri yaparken, anne ise oğlunun sağlığı için alınan önlemleri ve doktor tavsiyelerini vurguladı.
Bu tür yorumlar, olayın hem trajik hem de mizahi bir yanının olduğunu gösterirken, kullanıcıların çocuk güvenliği konusunda daha dikkatli olunması gerektiğine dair farkındalık yaratılmasına yardımcı oldu.
Ailenin Açıklamaları ve Güvenlik İpuçları
Natasha Emeny, yaşanan bu beklenmedik durumu anlatırken, “Ben sadece birkaç dakika için evden uzaklaştım ve geri döndüğümde oğlumun tüm yüzü küllerle kaplıydı,” diyerek olayın ne kadar hızlı geliştiğini ifade etti. Annesi, videoda duygusal anlarını paylaşırken, aslında küçük çocuğun bu tür maddelere olan merakının önlenmesinin önemine de dikkat çekti.
Güvenlik İpuçları:
-
Dekoratif Eşyaların Konumlandırılması: Özellikle kremasyon küllerinin saklandığı urn’lar, çocukların ulaşamayacağı yüksek raflarda muhafaza edilmelidir.
-
Çocukların Merakını Yönetme: Küçük çocuklar, evdeki her türlü nesneye karşı doğal bir meraka sahiptir. Bu yüzden, anne babaların evde çocuk güvenliğine öncelik vermesi önemlidir.
-
Acil Durum Protokolleri: Çocuğun kazara zararlı bir madde tüketmesi durumunda, hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması veya acil tıbbi yardım alınması gerekmektedir.
Natasha Emeny, “Çocuklarla evdeyken her an tetikte olmak gerekiyor. Bu olay, ailelerin çocuk güvenliği konusunda ne kadar dikkatli olmaları gerektiğini bir kez daha hatırlattı” diyerek diğer ebeveynlere önemli bir uyarıda bulundu.
Uzman Görüşleri
Çocuk gelişimi ve güvenliği konusunda uzmanlar, benzer kazaların yaşanabileceği durumlara karşı aileleri uyarmakta. Uzmanlar, küçük çocukların ev içindeki her türlü potansiyel tehlikeye karşı daha dikkatli olunması gerektiğini ve dekoratif objelerin çocukların erişemeyeceği yerlerde saklanmasının önemini vurguluyor. Doktorlar ise, böyle bir durumda çocuğa bol su verilmesinin ve belirtilerin yakından izlenmesinin yeterli olacağını belirtiyor.
Olayın Medyada Yansımaları ve Sonuç
İngiltere’de yaşanan bu olay, farklı medya kuruluşları tarafından geniş yer buldu. Hem yerel hem de uluslararası haber siteleri, olayın detaylarını ve ailenin yaşadığı şoku anlattı. Olay, sosyal medyada tartışma konusu olurken, birçok kullanıcı çocuk güvenliğinin önemine dikkat çekti.
Bu tür kazaların önüne geçebilmek için, ev içinde çocukların ulaşabileceği yerlerdeki potansiyel tehlikelerin önceden belirlenip gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşıyor. Hem aileler hem de bakım verenler, çocukların evde karşılaşabileceği her türlü maddeye karşı tedbirli olmalı ve çocukların merakını güvenli bir şekilde yönlendirmeye özen göstermelidir.
Sonuç
Natasha Emeny’nin yaşadığı bu talihsiz ve şaşırtıcı olay, bir yandan aile içi güvenliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatırken, diğer yandan sosyal medyada hem şok hem de espri konusu oldu. Olayın ardından alınan tıbbi önlemler ve annenin açıklamaları, çocuğun sağlığının tehlikede olmadığını ortaya koydu. Ancak bu tür olayların yaşanmaması için, evdeki her türlü dekoratif ve potansiyel tehlikeli eşyaların çocukların erişemeyeceği yerlerde saklanması büyük önem taşımaktadır.
Bu makale, İngiltere’de yaşanan ve sosyal medyada viral olan bu olayın detaylarını ve aile ile uzmanların görüşlerini kapsamlı bir şekilde ele alarak, ebeveynlere çocuk güvenliği konusunda önemli ipuçları sunmaktadır.
Natasha Emeny’nin hikayesi, her ne kadar üzücü ve şaşırtıcı olsa da, çocukların ev içindeki güvenliğini sağlamak adına önemli dersler içermektedir. Ebeveynlerin, evdeki her türlü potansiyel tehlikeyi göz önünde bulundurarak gerekli önlemleri alması, benzer olayların yaşanmasının önüne geçecektir.
Gündem
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk
Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…
İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.
Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.
Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.
Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?
Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.
Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu
Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.
Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.
Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı
Gündem
Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular
Yalnız Yaşlanmaya ‘Dur’ Dediler! Londra’da 50 Yaş Üstü 26 Kadının Kurduğu Kooperatifte 10 Yıldır Mutlular
Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 20:11

İngiltere’nin başkenti Londra’da 50 yaşını geçmiş 26 kadın, yalnız yaşlanma korkusunu yenmek ve dayanışma içinde bir hayat sürmek için yıllar süren bir arayışın ardından ‘New Ground’ adını verdikleri yaşam kooperatifini kurdu. 10 yıldır birlikte yaşayan kadınlar, hem özgürlüklerinden hem de arkadaşlıklarından ödün vermeden örnek bir ortak yaşam modeline imza attı.
Modern dünyanın hızla yaygınlaştırdığı yalnızlaşma ve bireyselleşme, özellikle yaşlı bireyleri derinden etkiliyor. Oysa Londra’da 50 yaş üstü 26 kadın, bu tabloya boyun eğmeyerek kendi elleriyle bambaşka bir gerçekliğin kapılarını araladı. “New Ground” (Yeni Zemin) adını verdikleri kooperatifte bir araya gelen kadınlar, yaşlılığı yalnız geçirmek zorunda olmadıklarını tüm dünyaya gösteriyor.
Özellik Açıklama
Proje Adı New Ground Cohousing
Konum High Barnet, Kuzey Londra / İngiltere
Sakin Sayısı 26 kadın (yaş aralığı 50 – 97)
Kuruluş Yılı 2016 (10 yıldır yaşanıyor)
Konut Tipi 25 bağımsız daire (1 evli çift) + ortak kullanım alanları
Yönetici Kadınların kendileri (tamamen öz yönetim)
Ziyaretçi Erkekler kalıcı olarak kalamaz, ancak ziyaret edebilir
Feminist Bir Ütopya: New Ground’un Hikayesi
Londra’nın kuzeyindeki Chipping Barnet bölgesinde, göz alıcı bir pasajın üst katında yer alan New Ground, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ortak çalışma alanını andırıyor. Oysa burası, İngiltere’de 50 yaş üstü kadınlar için kurulmuş ilk ve tek ortak yaşam topluluğu olma özelliğini taşıyor.
Birbirini tanıyan ve yıllarca “Beraber yaşasak ne güzel olurdu” hayali kuran bu kadınlar, uygun bir yer bulabilmek için tam 18 yıl mücadele etti. 2016 yılında Londra’nın kuzeyindeki High Barnet’te hareketli bir ana caddenin arka sokağına gizlenmiş büyük bir arazi üzerindeki üç katlı eski tuğla binayı satın alarak yeniledi ve yeniden tasarladı.
Bugün 25 bağımsız dairede 26 kadın yaşıyor (içlerinden biri evli olduğu eşiyle birlikte kalıyor). Yaşları 50 ile 97 arasında değişen kadınlar, her biri kendi özel alanına sahip olsa da, ortak bir mutfak, geniş bir bahçe ve ortak etkinlikler için tasarlanmış bir yaşam alanını paylaşıyor.
En büyükleri 97 yaşında olan bu cesur kadınlar, yalnız yaşlanmayı değil; kahkahaları, yemekleri ve hayatı birlikte paylaşmayı seçti.

Dayanışma ve Özgürlük El Ele
New Ground’da yaşam, hiçbir şekilde bir huzurevini andırmıyor. Kadınlar kendi dairelerinde tamamen özgür ve bağımsız; ancak ihtiyaç duyduklarında birbirlerine her an destek olabilecekleri sıcacık bir komşuluk ağına sahipler.
Ortak alanda haftada bir düzenlenen akşam yemekleri, film geceleri (Bill Nighy filmleri favori), “sandalyede değil, gerçek yoga” dersleri ve bahçede yapılan hasat partileri, kadınların birbirleriyle bağlarını güçlendiriyor.
96 yaşındaki Hedi Argent, bu dayanışmanın en güzel örneklerinden birini şöyle anlatıyor:
“92 yaşındaki arkadaşım Angela yeni aldığı kıyafetin etiketini kesmeyi unutmuştu. Onu fark edince hep birlikte kahkahalara boğulduk. Hemen bir arkadaşımız koşa koşa makas getirdi. İşte bu, yalnız olmadığını bilmek ve her an birinin seni fark etmesi demek.”
Kadınlar dayanışmanın yanı sıra, hayatlarının kontrolünün kendi ellerinde olmasına da büyük önem veriyor. Bu yüzden erkeklerin New Ground’da kalıcı olarak yaşamasına izin verilmiyor. Ancak erkek ziyaretçiler (baba, oğul, kardeş, sevgili) elbette buyur ediliyor. Hatta kadınlardan biri bu kuralı esprili bir dille şöyle yorumluyor:
“Çok sevgili bir partnerim olsa bile, ona ‘Üzgünüm canım, seninle yaşayamam ama hafta sonları harika vakit geçirebiliriz’ demek için harika bir bahanem olur!”
Bu yaklaşım, kadınların dayanışmadan ödün vermeden, romantik ilişkilerini de özgürce yaşayabileceklerini gösteriyor.
Geleceğe Bir Model: “Keşke Biz de Yapabilsek”
New Ground’un başarısı, sadece bu 26 kadının hayatını değiştirmekle kalmadı; aynı zamanda İngiltere’de ve dünyada alternatif yaşlanma modellerine ilham kaynağı oldu. İngiltere’de 65 yaş üstü 3,64 milyon kişi yalnız yaşıyor ve bunların yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, New Ground gibi projelerin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kadınlar, yaşadıkları deneyimi başkalarıyla paylaşmak ve bu modelin yaygınlaşmasına öncülük etmek için gönüllü olarak kapılarını açıyor. New Ground’un resmi internet sitesinde, benzer bir kooperatif kurmak isteyenlere rehberlik edecek kaynaklar ve tarihçe paylaşılıyor.
Projenin mimarlarından Jude Tisdall (71), yalnız yaşlanma korkusunun üstesinden gelmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade ediyor:
“Birileri buraya gelip ‘Evet, hepimiz aynı yaşlardayız’ diye düşünebilir. Ama bizi ‘yaşlı’ diye tanımlayamazsınız. Çoğumuz hâlâ çalışıyor, gönüllü faaliyetlerde bulunuyor ve topluluğumuzda aktifiz. Önemli olan yaş değil, nasıl yaşadığın.”
Haberin Özeti
Madde Açıklama
1️⃣ Yalnızlığa meydan okuma: 26 kadın, yalnız yaşlanmak istemedi.
2️⃣ 18 yıllık mücadele: Uygun bir yer bulmak için yıllarca aradılar.
3️⃣ Tamamen kadınlara özel: Erkekler kalıcı olarak kalamaz, sadece ziyaret edebilir.
4️⃣ Özgür ve bağımsız yaşam: Kendi dairelerinde özel alanları var, ancak güçlü bir komşuluk ağı mevcut.
5️⃣ Dayanışma kültürü: Ortak yemekler, film geceleri, yoga dersleri ve bahçe işleri.
6️⃣ İlham kaynağı: Bu model, dünyadaki diğer yaşlı bireylere ve topluluklara örnek oluyor.
7️⃣ Gelecek vizyonu: Kadınlar, bu modelin yaygınlaşması için rehberlik ediyor.
Sonuç: Yaşlanmak Paylaşılınca Güzel
New Ground, yaşlılığı sadece fiziksel bir süreç olmaktan çıkarıp, anlamlı ilişkilerle, kahkahalarla ve dayanışmayla dolu bir döneme dönüştürüyor. Bu 26 kadının hikayesi, yalnız yaşlanmak zorunda olmadığımızın; sevgiyi, arkadaşlığı ve desteği her yaşta yeniden inşa edebileceğimizin kanıtı.
Belki de ilerleme dediğimiz şey, her şeyi tek başımıza yapabilmek değil; ihtiyaç duyduğumuzda birbirimize yaslanabilecek bağlar kurabilmektir. Yaşlılıkta en büyük zenginlik, sağlıklı bir beden kadar, arkadaşlarla paylaşılan bir kahkaha ve omuz omuza verilen bir destektir.
Gündem
Şanlıurfa’daki yangında 1 iş yeri ile 8 daire zarar gördü
Şanlıurfa’daki yangında 1 iş yeri ile 8 daire zarar gördü
15 Haziran 2026 – 14:10

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesindeki 10 katlı bir apartmanın giriş katında başlayan yangın, hızla yayılarak korku dolu anlar yaşattı. Olayda bir iş yeri ve 8 daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen 7 kişi hastaneye kaldırıldı.
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Atakent Mahallesi’nde bulunan 10 katlı Beyaz İnci Sitesi, adeta alevlere teslim oldu. Edinilen bilgiye göre, sitenin zemin katında bulunan bir inşaat, yapı ve dekorasyon malzemeleri satış mağazasında, henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Hafta sonu nedeniyle kapalı olan ve içerisinde birçok yanıcı malzeme bulunan iş yerinde başlayan alevler, kısa sürede binanın üst katlarına da sıçradı.
Yangının büyümesiyle birlikte apartman sakinleri büyük bir panik yaşadı. Dumanı fark eden vatandaşlar, kendi imkânlarıyla ve çevredekilerin yardımıyla binayı tahliye etmeye çalıştı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Alevlerin hızla yayılması ve itfaiye araçlarının yangına müdahalede yetersiz kalması üzerine, polis ve jandarmaya ait TOMA’lar da söndürme çalışmalarına destek verdi.
Yaklaşık 4 Saat Süren Kahramanca Müdahale
Ekiplerin yoğun çabasıyla yangın, yaklaşık 4 saatlik bir mücadelenin ardından kontrol altına alınarak tamamen söndürüldü. Soğutma çalışmaları sürerken, olay yerinde hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Yapılan ilk incelemelerde yangının çıktığı iş yerinin tamamen kullanılamaz hale geldiği, binadaki toplam 8 dairenin ise yoğun duman ve alevlerden ciddi şekilde zarar gördüğü belirlendi.
Olayda, biri itfaiye personeli olmak üzere toplam 7 kişi dumandan etkilenerek çeşitli hastanelere kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu ve tedavilerinin devam ettiği öğrenildi. Yangında can kaybı yaşanmaması teselli kaynağı oldu.
Vali Şıldak ve Başkan Gülpınar Olay Yerinde
Yangının ardından bölgeye gelen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, bina sakinleri ve iş yeri sahiplerine geçmiş olsun dileklerini ileterek yetkililerden yangınla ilgili detaylı bilgi aldı.
Yangının çıkış nedeni ile ilgili olarak yetkililer tarafından geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı bildirildi. Kesin hasar oranı ve yangının çıkış sebebi, yapılacak teknik çalışmaların ardından netlik kazanacak.
-
Gündem3 gün önceKocaeli’de Acı Olay: Baba Evinde Asılı Halde Ölü Bulundu, SMA’lı Oğlunun Cihazının Fişi Çekildi
-
Gündem1 hafta önceSöke’deki çifte cinayette kan donduran detay! Şüpheli eş Erkan Aslan yakalandı,
-
Spor1 hafta önceMilliler Geriden Geliyor! Venezuela’yı 2-1 Yıkan A Milli Takım, Dünya Kupası’na Galibiyetle Merhaba Dedi
-
Gündem1 hafta önceErzurum’da Feci Kaza: Hafif Ticari Araç Takla Attı, 1’i Bebek 3 Kişi Öldü, 4 Yaralı
-
Gündem1 hafta önceAmasya’da Yürekleri Dağlayan Kaza: Ranger’ın Çarptığı İşçi Hayatını Kaybetti
-
Gündem7 gün önceKocaeli’de Vahşet: 5 Çocuk Annesi Elif K., Sokak Ortasında Katledildi
-
Gündem1 hafta önceİznik Gölü’nde Yürek Yakan Kahramanlık: Oğlunu Kurtaran Emekli Polis Sinan Çağlayan Suda Kayboldu
-
Gündem1 hafta önceSAHRA’DA YOLSUZ FECİA: ARİZALANAN KAMYON 49 KİŞİYE MEZAR OLDU
