Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Harabe Evde Bulunan Nazar’ın 7 Yıl Sonra ‘Anne’ Dediği Rebecca’nın Oğlu Olduğu DNA Testiyle Kesinleşti

Yayımlandı

üzerinde

Harabe Evde Bulunan Nazar’ın 7 Yıl Sonra ‘Anne’ Dediği Rebecca’nın Oğlu Olduğu DNA Testiyle Kesinleşti

25.03.2026 – 21:50

Bursa’da babası tarafından kaçırıldıktan 7 yıl sonra bir harabe evde bulunan 8 yaşındaki Nazar S.’nin, Almanya’dan gelen Rebecca S.’nin öz oğlu olduğu DNA testiyle yüzde 99.99 oranında kesinleşti. Anne ile oğlunun ilk kez el ele tutuştuğu o anlar kameraya yansıdı.

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, 2019 yılında henüz 1 yaşındayken babası Umut K. tarafından kaçırılan Nazar S., 7 yıl süren arayışın ardından 10 Mart’ta bir harabe evde bulunmuştu. Almanya’dan gelen annesi Rebecca S. ile duygusal anlar yaşayan küçük çocuğun, DNA testi sonucu kesin olarak annesinin oğlu olduğu tespit edildi.

Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı’nda 19 Mart’ta alınan kan örneklerinin incelenmesi sonucunda, DNA raporu yüzde 99.99 uyumlu çıktı. Rapora göre, Alman vatandaşı olan Nazar’ın biyolojik annesinin Rebecca S. olduğu kesinleşti.

7 YIL BOYUNCA HARABE EVDE SAKLANMIŞTI

Olay, 2018 yılında Almanya’da dünyaya gelen Nazar S.’nin, bir yıl sonra babası Umut K. tarafından Bursa’ya getirilip “kayboldu” denilerek kaçırılmasıyla başladı. Babaannenin de dahil olduğu örgütlü yapı sayesinde 7 yıl boyunca izi bulunamayan çocuk, Bursa Emniyeti’nin 30 gün süren teknik ve fiziki takibi sonucu, 10 Mart’ta Mustafakemalpaşa’daki bir harabe evde ortaya çıkarıldı.

Operasyonda babaanne Hanife S. ile ev sahibi Recai M. tutuklanırken, Nazar S. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün korumasına alındı.

İLK GÖRÜŞMEDE ‘REBECCA KÖTÜ DEĞİLMİŞ’ DEDİ

Almanya’dan gelen anne Rebecca S., oğlunu ilk kez 17 Mart’ta Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde pedagog eşliğinde gördü. Kendisine annesinin kötü biri olduğu, onu terk ettiği söylenen Nazar, ilk görüşmede temkinli davrandı. Ancak zamanla tanışıp oyun oynayan anne-oğul, Nazar’a “Rebecca senin annen” denildiğinde çocuk, “Rebecca kötü değil miydi ya, ama iyiymiş” diyerek şaşkınlığını gizleyemedi.

Görüşmeler ilerledikçe çocuk, Rebecca S.’ye ilk kez “anne” diye seslendi.

DHA’NIN ELDE ETTİĞİ KARELERDE ANNE VE OĞUL EL ELE

Anne ile oğlunun 7 yıl sonra el ele tutuşarak yürüdüğü ilk fotoğrafa DHA ulaştı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bahçesinde çekilen fotoğrafta Nazar, annesiyle ilk kez samimi bir an yaşarken görüntülendi. 19 Mart’ta DNA testi için Adli Tıp’a gelen ikili, burada da kameralara yansıdı.

ULUSLARARASI SÜREÇ BAŞLADI

Nazar S.’nin Alman vatandaşı olması nedeniyle, çocuğun geleceğine ilişkin karar Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında mahkeme tarafından verilecek. Mahkeme, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün hazırlayacağı Sosyal İnceleme Raporu, pedagog görüşleri ve çevre araştırmalarını dikkate alarak çocuğun menfaatine en uygun kararı verecek.

Eğer mahkeme Nazar’ın Almanya’ya gönderilmesine hükmederse, süreç Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yürütülecek ve çocuk Alman makamlarına teslim edilecek. Almanya’daki değerlendirmelerin ardından çocuğun annesine verilip verilmeyeceği netleşecek.

BAYRAMDA ANNESİNİ SORDU, ÜZÜLDÜ

DNA testinin ardından Almanya’ya dönen Rebecca S.’yi Ramazan Bayramı’nda bekleyen küçük Nazar, “Annem gelmeyecek mi?” diye sordu. Gelmeyeceğini öğrenince üzülen çocuğun, devlet korumasındaki arkadaşlarıyla oyun oynayarak moral bulmaya çalıştığı öğrenildi.

Okuma yazma bilmeyen Nazar’ın, mahkeme süreci devam ederken vakit kaybetmemesi için okul kaydının başlatıldığı da bildirildi.

Gündem

Ev Sahibinin 160 Bin Liralık Borcu Tüm Binayı Karanlığa Gömdü: Faturasını Ödeyen Kiracılar 6 Gün Elektriksiz Kaldı

Yayımlandı

üzerinde

Ev Sahibinin 160 Bin Liralık Borcu Tüm Binayı Karanlığa Gömdü: Faturasını Ödeyen Kiracılar 6 Gün Elektriksiz Kaldı

Tarih: 11 Mayıs 2026, 11:16

 

 

Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşanan olay, “kişisel borçtan dolayı toplu cezalandırma” tartışmalarını alevlendirdi. Bina sahibi Osman A.’nın 160 bin liralık elektrik borcu ve iddia edilen kaçak kullanımı gerekçe gösterilerek apartmandaki tüm dairelerin elektriği kesildi. Kendi abonelikleri olan ve faturalarını düzenli ödeyen kiracılar 6 gün boyunca karanlıkta kalırken, mağdurlar arasında otizmli bir genç ve ailesi de yer aldı. Avukat Kübra Nur Çetin’in hukuk mücadelesi sonucu elektrikler yeniden bağlanırken, dağıtım şirketi hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşayan Rüveyda ve Hikmet Kara çifti ile 19 yaşındaki otizmli oğulları Kerem Kara’nın ev elektriği, 17 Nisan akşamı aniden kesildi. Aile, durumu abonelik sahibi olan kızları Avukat Kübra Nur Çetin’e bildirdi. Çetin, dağıtım şirketini aradığında kesintinin bir arızadan kaynaklanmadığını, bina sahibi Osman A.’nın 2024 yılından itibaren ödenmeyen 160 bin liralık borcu ve kaçak kullanımı yüzünden tüm apartmanın elektriğinin kesildiğini öğrendi.

“Planlı Kesinti Sandık, Meğer Toplu Ceza Kesilmiş”

Avukat Kübra Nur Çetin, aboneliğin 2021’den beri kendi üzerine olduğunu ve tüm faturaların eksiksiz ödendiğini belirterek yaşadığı şaşkınlığı şöyle anlattı: “Bina sahibi adına kayıtlı 5 daire bulunduğunu öğrendik. Haberimiz yoktu. Biriken borçtan dolayı tüm binanın elektriği kesilmiş. Hafta sonuydu, kimseye ulaşamadık. Normal bir kesinti olduğunu düşündük”.

Çetin, şirket yetkilileriyle yaptığı görüşmede aldığı yanıtı ise ibretlik olarak nitelendirdi: “Bana, ‘Bu abone borcunu öderse tüm binaya elektrik verilecek’ dediler. Bunun hukuka aykırı olduğunu söyledim ama dinlemediler”.

Otizmli Kerem’in Sınavı Karanlığa Gömüldü

6 günlük kesintiden en çok etkilenen, ailenin 19 yaşındaki otizmli oğulları Kerem Kara oldu. Günlük rutininin bozulması ve karanlık ortam, Kerem’in öfke nöbetleri ve ataklar geçirmesine neden oldu. Daha da acısı, Kerem’in 21 Nisan’da gireceği Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (EKPSS) hazırlık süreci tamamen sekteye uğradı. Ablası Kübra Nur Çetin, kardeşinin durumunu “Akşamları lavaboya bile gidemedi. Sınava gireceğinin bilincinden uzaklaşmıştı” sözleriyle özetledi.

Mahkeme Müdahalesi ile 6 Gün Sonra Elektrik Geldi

Dağıtım şirketiyle yapılan tüm görüşmelerden sonuç alamayan Avukat Çetin, çareyi yargıya başvurmakta buldu. Mahkeme, verdiği ihtiyati tedbir kararı ile borç sahibi dışındaki bağımsız bölümlerin elektriğinin derhal yeniden bağlanmasına hükmetti. Kararın tebliğiyle birlikte tam 6 günün sonunda apartman sakinleri yeniden elektriğe kavuştu. Hukukçu kimliğiyle mücadelesini sürdüren Çetin, yaşananları “kamu hizmetinin sürekliliği ilkesine açıkça aykırı” olarak nitelendirerek, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Uzmanlar Uyarıyor: Kiracının Elektriğini Kesmek Suç

Hukuk uzmanları, yaşanan bu olayın temel tüketici haklarına ve kira hukukuna aykırı olduğuna dikkat çekiyor. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği, her bağımsız bölümün ayrı aboneliği bulunuyorsa, borçtan yalnızca ilgili abone sorumlu tutulabilir; diğer abonelerin enerjisinin kesilmesi hukuka aykırıdır. Ayrıca Borçlar Kanunu kapsamında, ev sahibinin dahi hiçbir koşulda kiracının elektrik, su gibi temel hizmetlerini kesme hakkı bulunmuyor. Kiracının kira borcunu ödememesi halinde bile ev sahibinin başvuracağı yol yasal takip olmalı; fiili müdahale “hizmetten yoksun bırakma” suçunu oluşturabiliyor. Bu olayda ise fatura ve abonelik bağı tamamen ayrı olan kiracıların mağdur edilmesi, yetkililer tarafından “ağır bir hak ihlali” olarak değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

KÜRESEL SUMUD FİLOSU MARMARİS’E ULAŞTI: AKTİVİSTLER İÇİN ADLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Yayımlandı

üzerinde

KÜRESEL SUMUD FİLOSU MARMARİS’E ULAŞTI: AKTİVİSTLER İÇİN ADLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Tarih: 11 Mayıs 2026,
Saat: 11:53

Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla 15 Nisan’da İspanya’nın Barselona limanından yola çıkan ve 29 Nisan gecesi Akdeniz uluslararası sularında İsrail ordusunun sert müdahalesine maruz kalan “Küresel Sumud Filosu”, teknik ikmal ve güvenli liman arayışı kapsamında dün (10 Mayıs 2026) Muğla’nın Marmaris ilçesine demir attı. Farklı ülkelerden yaklaşık 300 aktivisti taşıyan filonun Türkiye’ye giriş işlemleri sürerken, Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili çok yönlü bir soruşturma başlattı.

Marmaris Limanı’nda hareketlilik: 38 tekne ve 300 aktivist

Edinilen bilgiye göre; İspanya, İtalya, Fransa ve Yunanistan rotasını izleyerek Girit Adası açıklarına ulaşan filo, burada İsrail donanmasının müdahalesiyle karşılaştıktan sonra rotasını Türkiye’ye çevirdi. 38 tekneden oluşan filo, 10 Mayıs sabah saatlerinde Marmaris Limanı’na giriş yaptı. Girit’ten gelen aktivistlerin pasaport ve gümrük işlemleri limanda oluşturulan geçici kontrol noktasında yapılırken, tekneler liman açıklarında demirletildi.

Limandaki hareketlilik nedeniyle bölgede güvenlik önlemleri artırıldı. İşlemlerin hızlandırılması için liman sahasına geçici bir karakol kurulduğu, ayrıca aktivistlere yönelik sağlık taramalarının da başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılıktan 5 ayrı suçtan soruşturma

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı, İsrail askerlerinin uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahale sırasında Türk vatandaşlarının da mağdur olduğu iddiaları üzerine harekete geçti. Başsavcılık talimatıyla;

· Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,
· Ulaşım araçlarının kaçırılması ve alıkonulması,
· Nitelikli yağma,
· Mala zarar verme,
· Eziyet

suçları kapsamında resen soruşturma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde Türk vatandaşlarının ifadelerine başvurulurken, filoya ait teknelerde delil toplama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Adli makamlar, soruşturmanın kapsamını genişletmeye hazırlanıyor. Başsavcılık, uluslararası hukuk ihlali iddialarını da içeren bir fezleke hazırlanması için koordinasyon çalışmalarını sürdürüyor.

Sumud ne demek? Filonun amacı ne?

Arapça kökenli “Sumud” (صمود) kelimesi; “direnç, sebat, kararlılık, sarsılmaz azim” anlamlarına gelmektedir. Filistin halkının işgale karşı şiddet içermeyen sivil direniş geleneğini simgeleyen bu kavram, Küresel Sumud Filosu’nun da ruhunu yansıtıyor.

Küresel Sumud Filosu, 44’ten fazla ülkeden gelen aktivistlerin ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun ortak girişimiyle oluşturulmuş, şimdiye kadar toplanmış en büyük sivil deniz yardım misyonudur. Filonun temel hedefi; İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı kırarak bölgeye gıda, ilaç, temiz su ve tıbbi malzeme gibi hayati insani yardımları ulaştırmak ve uluslararası kamuoyunun dikkatini ablukanın yol açtığı insani krize çekmektir

29 Nisan gecesi ne oldu?

Küresel Sumud Filosu’nun “2026 Bahar Misyonu” adı verilen bu seferi, 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında İsrail savaş gemileri ve sürat botları tarafından durduruldu.

Uluslararası sularda gerçekleşen müdahalede İsrail askerleri teknelere çıkarak motorları ve iletişim cihazlarını tahrip etti; çok sayıda aktivist gözaltına alındı. Uluslararası Af Örgütü, müdahaleyi “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak nitelendirirken, 175’ten fazla aktivistin keyfi olarak alıkonulduğunu rapor etti. Filo organizatörleri, İsrail ordusunun bu eylemini “korsanlık” ve “insani yardım misyonuna yönelik vahşi bir saldırı” olarak tanımladı.

Yaşanan bu gelişmeler üzerine filo, rotasını Türkiye’ye çevirerek Marmaris’e ulaştı. Organizasyon komitesi tarafından yapılan açıklamada, “İsrail’in soykırımına ve ablukasına rağmen misyonumuzu sürdürme konusunda kararlıyız” ifadelerine yer verildi.

Bundan sonra ne olacak?

Filonun, Marmaris’teki ikmal ve tadilat işlemlerinin tamamlanmasının ardından 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü yeniden denize açılmasının planlandığı bildirildi. Ancak soruşturma sürecinin ve gümrük işlemlerinin bu takvimi etkileyebileceği belirtiliyor. Öte yandan, filonun nihai hedefinin Gazze olduğu ve Türkiye’nin güney kıyılarından yeni bir rota izlenebileceği konuşuluyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Şam’da boş otobüste patlama: 5 sivil yaralandı

Yayımlandı

üzerinde

SANA’nın aktardığına göre patlama, başkent Şam’ın el-Vurud Mahallesi’nde meydana geldi. Yaralılar hastaneye kaldırıldı.

Tarih/Saat: 10.05.2026 | 20:48

Suriye’nin başkenti Şam’da boş olduğu belirtilen bir otobüste meydana gelen patlamada 5 sivil yaralandı. Olay, kentin el-Vurud Mahallesi’nde yaşandı. Suriye Arap Haber Ajansı SANA, patlama sonrası bölgeye hızla müdahale edildiğini bildirdi.

SANA’nın haberine göre Sivil Savunma ekipleri olay yerine sevk edilerek çevrede güvenlik önlemi aldı, patlama alanındaki enkazı temizledi ve yaralıları tedavi için el-Muvasat Hastanesi’ne taşıdı.

Hastanede görev yapan doktor Obi Nayouf, acil serviste beş hastanın tedavi altına alındığını, yaralılardan ikisinde doğrudan patlama etkisi olmadan şarapnel yaraları bulunduğunu, diğerlerinin ise hafif yaralı olduğunu açıkladı. Hastalara gerekli tetkiklerin yapıldığı bildirildi.

Patlamanın nedeni hakkında resmi bir ayrıntı paylaşılmazken, olayın ardından bölgede güvenlik ve sağlık ekiplerinin çalışmaları sürdü.

 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar