Sağlık
Günde 7 bin adım kuralı: Erken ölüm riskini yüzde 70 azaltıyor

Yeni araştırmalar, günlük yaşamda atılan her adımın yaşam süresi üzerinde düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle erkekler için günde 7 bin adım atmanın, erken ölüm riskini yüzde 70’e kadar azaltabileceği belirlendi.
Yürüyüş, ekipman gerektirmeyen, her yaşa ve vücut tipine uygun, düşük etkili bir egzersiz olarak uzun süredir öneriliyor. Ancak son bilimsel veriler, bu basit alışkanlığın sadece kalp ve kas sağlığını değil, yaşam süresini doğrudan etkilediğini gösteriyor.
ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?
En dikkat çekici bulgulardan biri, JAMA Network Open dergisinde 2021 yılında yayımlanan bir çalışmada yer alıyor. Araştırmada, 38 ila 50 yaş aralığındaki 2.000’den fazla erkek yaklaşık 10 yıl boyunca takip edildi. Günlük 7 bin adım veya daha fazlasını atan bireylerin, 3 bin adımın altında kalanlara göre yüzde 70 oranında daha düşük erken ölüm riski taşıdığı saptandı.
Benzer şekilde, 2019’da American Journal of Preventive Medicine’de yayımlanan başka bir geniş çaplı araştırma da, 16 binden fazla yetişkinin verilerini analiz etti. Günde 7 bin ila 8 bin adım atmanın, herhangi bir nedene bağlı ölüm riskini yüzde 50 ila yüzde 70 oranında azalttığı belirtildi.
YÜRÜYÜŞ NEDEN BU KADAR ETKİLİ?
Uzmanlara göre yürüyüş; kalp sağlığından bağışıklık sistemine, kemik yoğunluğundan ruh haline kadar birçok alanda fayda sağlıyor:
Tansiyonu düzenler, kötü kolesterolü azaltır, iyi kolesterolü artırır.
Kalori yakımı ile obezite ve diyabet riskini azaltır.
Endorfin salınımını tetikleyerek stresi ve depresyonu azaltır.
Kasları destekler, osteoporoz ve düşme riskini düşürür.
Akciğer kapasitesini geliştirir, oksijen kullanımını iyileştirir.
Vücudun enfeksiyonlara karşı direncini artırır.
KAÇ ADIM YETERLİ?
Popüler kültürde sıkça yer bulan “10.000 adım” hedefi yerine, uzmanlar 7.000 adımın dahi kayda değer fayda sağladığını belirtiyor:
3.000 adımın altı: Hareketsiz yaşam, yüksek sağlık riski.
3.000 – 6.999 adım: Orta düzey aktivite, gelişime açık.
7.000 ve üzeri: Kronik hastalık ve erken ölüm riskinde ciddi düşüş.
10.000 adım ve üstü: Ek sağlık yararları; ancak herkes için şart değil.
ADIMLARINIZI ARTIRMANIN BASİT YOLLARI
Öğünlerden sonra 10 dakikalık yürüyüşler yeterli olabilir.
Akıllı saat veya telefon uygulamaları ile ilerlemenizi gözlemleyin.
Yakın mesafeleri araç yerine yürüyerek kat edin.
Asansör yerine merdivenle çıkmak ekstra katkı sağlar.
Arkadaşlar veya aileyle birlikte yürümek alışkanlığı kalıcı kılar.
Telefonda konuşurken ya da podcast dinlerken yürümeyi deneyin.
Günde yalnızca 7 bin adım atmak bile, yaşam süresini uzatmak ve hastalıklardan korunmak için yeterli olabilir. Yürüyüş, sadece bir egzersiz değil; sağlıklı ve uzun bir yaşam için atılacak en basit, ama en etkili adım olabilir.
Sağlık
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
FSM Köprüsü endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı
25.03.2026 – 22:29

İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, endometriozis farkındalığı için sarı ışıklarla aydınlatıldı. Türkiye Endometriozis ve Adenomyozis Derneği öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen uygulama, Endometriozis Farkındalık Ayı çerçevesinde hayata geçirildi.
Uygulamanın, hastalığın toplumda daha görünür hale gelmesine katkı sunması amaçlandı. Yetkili kurumlardan alınan izinler doğrultusunda yapılan ışıklandırma sonrası köprü, gece boyunca sarı renge büründü. Sarı ışıklarla aydınlatılan FSM Köprüsü, dronla da havadan görüntülendi.
Endometriozis, birçok kadının yaşam kalitesini etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bu tür farkındalık çalışmalarıyla hem hastalığa dikkat çekilmesi hem de erken tanı ve bilinçlenmenin desteklenmesi hedefleniyor. Köprüde gerçekleştirilen sembolik aydınlatma, farkındalık mesajını İstanbul semalarına taşıdı.
Sağlık
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Ambulans şoförü Gülser: Direksiyonda saniyelerle yarışıyoruz
Tarih.Saat: 08 Mart 2026 · 09:41.

Antalya’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri ekiplerinde görev yapan ambulans şoförü Gülser Akıtürk, direksiyon başında geçen her saniyenin hayatla ölüm arasında fark yaratabildiğini söyledi. Akıtürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesleğinin zorluklarını ve ekip olarak yaşadıkları yoğunluğu anlattı.

Ekip işi, zaman yarışı
Akıtürk, sağlık sektöründe 16 yıllık tecrübesi olduğunu; ambulans şoförlüğünü ise son 3 yıldır yaptığını belirtti. Görev sırasında yalnızca “araç kullanmak” değil, aynı zamanda arka kabindeki ekibin hızlı ve güvenli müdahalesine zemin hazırlamanın da sorumluluğunu taşıdığını vurguladı. “Direksiyon başına geçtiğimizde saniyelerle yarışıyoruz; çünkü arka kabinde hayata tutunmaya çalışan bir hasta ve onu bekleyen aileler var” dedi.

Ayrımcılık ve önyargılarla mücadele
Akıtürk, zaman zaman “kadın ambulans kullanabilir mi” gibi önyargılarla karşılaştıklarını ancak bunun görevini ve ekip ruhunu etkilemediğini ifade etti. Yol verme sorunları veya ambulans içinde hasta olup olmadığını sorgulayan sürücülerle zaman zaman karşılaştıklarını, fakat mesai başladığında kendisini “işini bilen bir sağlık çalışanı” olarak gördüğünü söyledi.

Ekip arkadaşları ve görev tanımı
Akıtürk’ün ekibinde doktor Ela Zülal Karatoy ve acil tıp teknisyeni Hatice Yılmaz bulunuyor. Hatice Yılmaz, olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıklarını, ortamın çoğu zaman yoğun ve stresli olduğunu; müdahale sonrası hastayı hızla ambulansa alıp en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmaya çalıştıklarını anlattı. Doktor Karatoy ise 112 servisinin sahaya çıkan bir hizmet olduğunu hatırlatarak, “Hasta size gelmiyor, siz hastanın ayağına gidiyorsunuz” diye konuştu.

Sonuç: Görünmeyen kahramanlar
Akıtürk ve ekibi, 8 Mart vesilesiyle kadına yönelik şiddetin sona ermesi temennisinde bulunurken, toplumun acil sağlık ekiplerinin çalışma koşullarına ve zamana karşı yürüttükleri mücadeleye dikkat çekilmesini istedi. Vatandaşlardan ambulanslara yol vermede ve acil ekiplerin çalışmalarına saygı göstermede daha dikkatli olmaları talep edildi.
Sağlık
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
Ramazanda sağlıklı beslenme önerileri
FatihDoganMedya
Tarih.Saat: 21.02.2026 – 07:00

İSTANBUL — Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler doğru yönetilmediğinde halsizlik, sindirim sorunları ve kilo dalgalanmalarına yol açabiliyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü araştırma görevlisi Rabia Bağlayıcı’nın vurguladığı gibi; doğru planlama, açlığın metabolik etkilerini dengeler ve orucun kısa vadeli olumlu etkilerini güçlendirebilir.
Sahur: atlanmamalı — ne yenmeli?
Sahur, gün boyu enerji ve kas korunumu için kritik bir öğün; atlanması kan şekerinde dalgalanmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Sahurda şu öğelere öncelik verin:
-
Tam tahıllı ekmek, yulaf veya bulgur gibi kompleks karbonhidratlar (uzun süre tokluk).
-
Yumurta, yoğurt, süt veya peynir gibi kaliteli protein kaynakları.
-
Ceviz, badem gibi kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar.
-
Bol su; kafeinli içeceklerden ve gazlı içeceklerden kaçının.

İftar: yavaş başlayın, denge kurun
İftara su ve 1–2 hurma ile başlamak mideyi rahatlatır. Ana öğünde tabak denge prensibini uygulayın: proteinin (et, tavuk, baklagil), sebzenin ve kompleks karbonhidratın (tam tahıl, bulgur, kepekli makarna) dengeli dağılımı hem kilo kontrolünü hem enerji dengesini destekler. Aşırı yağlı ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif sütlü tatlılar tercih edin; kızartmalardan kaçının veya porsiyonları küçültün. Hafif pişirme yöntemleri (haşlama, fırın, ızgara) sindirimi kolaylaştırır.
Hareket ve sindirim: çok ağır egzersizden kaçının
Tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatır; iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de enerji dengesine katkı sağlar. Yoğun antrenmanlar, susuzluk ve yorgunluk riskini artırabileceğinden, yoğun egzersizleri iftar sonrası daha geç saatlere veya oruç dışı günlere kaydırmak daha güvenlidir.
Kronik hastalıklar ve ilaç kullananlar: doktorla plan yapın
Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan kişiler, oruç kararı almadan önce mutlaka hekimleri ve/veya diyetisyenleri ile görüşmelidir. Kan şekeri yönetimi, ilaç zamanlamasının düzenlenmesi ve risk değerlendirmesi kişiye özel planlama gerektirir; özellikle diyabetli bireyler için sahurun geç saatlerde alınması, düşük glisemik indeksli besin seçimi ve kan şekeri takibi hayati önem taşır. Uluslararası kılavuzlar da oruç tutacak diyabetliler için bireyselleştirilmiş yaklaşımlar öneriyor.
Pratik ipuçları — hızlı kontrol listesi
-
Sahuru atlamayın. Gün boyunca enerji için sahur şart.
-
Sıvı tüketimini dağıtın. İftar ile sahur arası su tüketimini düzenleyin; aşırı sıvıyı tek seferde tüketmeyin.
-
Porsiyon kontrolü yapın. Hızlı yemek daha fazla kalori demektir — yavaş çiğneyin.
-
Tatlıda seçici olun. Şerbetli ağır tatlıları sınırlayın; meyve ve sütlü alternatifler tercih edin.
-
Özel durumlar için doktorunuza danışın. Hamilelik, emzirme, kronik hastalık veya yaşlılık durumlarında uzman görüşü şart.
-
Gündem1 hafta önceCezaevinde Şok Olay: Başgardiyan Hayal Evinde Darp İzleriyle Ölü Bulundu, 1 Gözaltı
-
Gündem1 hafta önceHarabe Evde Bulunan Nazar’ın 7 Yıl Sonra ‘Anne’ Dediği Rebecca’nın Oğlu Olduğu DNA Testiyle Kesinleşti
-
Gündem2 gün önceDoktor çift ve çocuklarının bulunduğu otomobil TIR ile çarpıştı: 1 ölü, 3 yaralı
-
Gündem6 gün önceHatay’da korkunç cinayet: Annesini darbederken engel olan eşini bıçaklayarak öldürdü
-
Gündem1 hafta önceSancaktepe’de Yeni Doğmuş Bebek Cesedi Bulundu
-
Gündem1 hafta önceTakla Atan Otomobilde Feci Son: 19 Yaşındaki Sürücü Hayatını Kaybetti
-
Teknoloji1 hafta önceSOSYAL MEDYA DEVRİNDE EMSAL KARAR: META VE YOUTUBE SUÇLU BULUNDU
-
Gündem1 hafta öncePendik’te otopark tartışmasında 11 yaşındaki kızının yanında öldürülen Hüseyin Teke son yolculuğuna uğurlandı.
