Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Gölette Cesedi Bulunan Bahar’ın Katili Muhtar Sevgilisi Çıktı

Yayımlandı

üzerinde

Gölette Cesedi Bulunan Bahar’ın Katili Muhtar Sevgilisi Çıktı

HABER · GÜNDEM · ADANA
09 Nisan 2026, Perşembe · 11:45 ·

Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde Kürebeli Göleti’nde cesedi bulunan 1 çocuk annesi Bahar Aksüt’ün (27), gönül ilişkisi yaşadığı mahalle muhtarı tarafından vahşice katledildiği ortaya çıktı. 8 bıçak darbesiyle öldürülen ve hamile olduğu belirlenen genç kadının, bebeği aldırmayı reddettiği için öldürüldüğü öğrenildi.

Çobanların İhbarıyla Ortaya Çıktı

Olay, 5 Nisan 2026 tarihinde Adana’nın Tufanbeyli ilçesine bağlı Kürebeli Yaylası’nda meydana geldi. Hayvan otlatan çobanlar, gölette bir kadının hareketsiz yattığını görünce durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Bölgeye sevk edilen ekiplerin yaptığı incelemede, kadının cinayete kurban gittiği belirlendi ve ceset otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

9 Gündür Kayıptı, Hamile Olduğu Ortaya Çıktı

Başlatılan soruşturmada, cesedin 9 gün önce kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Bahar Aksüt’e ait olduğu tespit edildi. Erzincan’dan Tufanbeyli’ye geldiği ve ilçede bir birahanede garson olarak çalıştığı öğrenilen Aksüt’ün 1 çocuk annesi olduğu bildirildi. Yapılan otopside ise kan donduran bir detay ortaya çıktı: Genç kadın hamileydi ve vücudunda tam 8 bıçak darbesi vardı.

Şüp heli Muhtar Çıktı

Jandarma Komutanlığı ekiplerinin geniş çaplı soruşturmasında, Aksüt’ün Tufanbeyli ilçesi Yeni Cami Mahallesi muhtarı Mustafa Arıkan (44) ile gönül ilişkisi yaşadığı belirlendi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, genç kadının evli ve 2 çocuk babası olan muhtar Arıkan’dan hamile kaldığını saptadı.

“Bebeği Aldırmayınca Bıçakladım”

Gözaltına alınan muhtar Mustafa Arıkan, sorgusunda cinayeti itiraf etti. Arıkan ifadesinde, hamile kalan Bahar Aksüt’e bebeği aldırması için baskı yaptığını, ancak genç kadının bunu kabul etmemesi üzerine onu bıçaklayarak öldürdüğünü anlattı.

Arıkan’ın ifadesine göre, arkadaşı Vural Ö. ile birlikte olaydan önce Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde bulunan Bahar Aksüt ve arkadaşı Kader K.’yi Tufanbeyli’ye getirdi. Ardından Aksüt ile Kürebeli Göleti’ne giden Arıkan, burada bebeği aldırması için baskı yaptı. Teklifini reddeden genç kadını bıçaklayarak öldüren Arıkan, cesedi gölete attı.

3 Kişi Tutuklandı

İfadelerinin ardından adliyeye sevk edilen muhtar Mustafa Arıkan “kasten öldürme” suçundan tutuklanırken, arkadaşları Vural Ö. ve Kader K. de “cinayete yardım” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kadın Cinayetleri ve Adalet Talebi

Bu vahşi cinayet, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu. Özellikle hamile bir kadının, kendisinden sorumlu tutulmak istenmeyen bir bebek uğruna katledilmesi, toplumda büyük infial yarattı.

Kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için etkin politikalar geliştirilmesi çağrısında bulunuyor. Bahar Aksüt’ün ailesi ve sevenleri ise adalet bekliyor.

Gündem

Töre cinayetine kurban giden 4 çocuk annesi, öldürüldükten 2 yıl sonra boşanmış

Yayımlandı

üzerinde

Töre cinayetine kurban giden 4 çocuk annesi, öldürüldükten 2 yıl sonra boşanmış

· Tarih: 09 Nisan 2026, Perşembe
· Saat: 14:30

7 Yıllık Sır Perdesi Bir İhbarla Aralandı

Olay, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerine 8 Şubat 2024’te gelen bir ihbarla başladı. İhbar, 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan’ın 2017 yılında öldürüldüğü yönündeydi. Polis, yaptığı ilk araştırmada genç kadının 2017’den beri hiçbir resmi işlem kaydının olmadığını belirledi. Ailesi ve yakınları uzun süredir haber alamadıklarını söylese de, kimse tarafından bir kayıp başvurusunda bulunulmamıştı.

Bu şüpheli durum üzerine polis, 4 ay süren kapsamlı bir çalışma başlattı. Bu süreçte, Güneş Yıldıztan’ın eşi, ailesi, akrabaları, komşuları ve tanıdıkları dahil 50’den fazla kişinin ifadesine başvuruldu. Teknik ve fiziki takibin ardından Kocaeli, İstanbul ve Van’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi ve 26 şüpheli gözaltına alındı.

“Aile Meclisi” Kararı ve Tutuklamalar

Operasyonların ardından soruşturma derinleştirildi. Gözaltına alınan bazı şüpheliler, sorgularında Güneş Yıldıztan’ın “aile meclisi kararıyla” öldürüldüğünü itiraf etti. Bu ifadeler doğrultusunda, aralarında kadının eşi Nihat Yıldıztan’ın da bulunduğu 11 kişi tutuklandı. Soruşturma sürecinde 7 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Nihat Yıldıztan (42), Saim Yıldıztan (36), Muhsin Yıldıztan (34) ve B.Y. (32) isimli şüphelilerin tutukluluğu devam etti.

 3 Çocuğun Babası Kayınbirader Çıktı

19 Kasım 2025’te tamamlanan iddianame, cinayetin en sarsıcı detayını gözler önüne serdi. Yapılan DNA testinde, Güneş Yıldıztan’ın evlilik birliği içinde doğan 4 çocuğundan 3’ünün biyolojik babasının, kocası Nihat Yıldıztan değil, onun kardeşi Saim Yıldıztan olduğu tespit edildi. Dördüncü çocuğun babasının ise ne Nihat ne de Saim Yıldıztan olmadığı belirlendi. Bu bulgu, aile içindeki karmaşık ilişkileri ve cinayetin ardındaki olası “namus” saikini güçlendirdi.

Öldükten 2 Yıl Sonra Boşandı, Cesedi Yakıldı

İddianamedeki bir diğer çarpıcı ayrıntı ise hukuki süreçle ilgili. Güneş Yıldıztan, 2017 yılında öldürülmesine rağmen, eşi Nihat Yıldıztan’ın “zina” gerekçesiyle açtığı boşanma davasına hiç katılmadı ve resmi boşanma ölümünden 2 yıl sonra, 2019 yılında gerçekleşti.

Cinayetin işleniş şekli ise dehşet verici boyutlara ulaştı. İddianameye göre, Güneş Yıldıztan’ın el ve ayakları bağlanarak diri diri yakıldığı değerlendiriliyor. Şüphelilerin, cinayetten sonra kurbanın ailesine “kefen fotoğrafları” gönderdikleri de iddialar arasında.

Dava Süreci Devam Ediyor

19 Kasım 2025 tarihli iddianameyle birlikte, aralarında aile üyelerinin de bulunduğu 11 sanık hakkında Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “töre saiki ile kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Adaletin yerini bulması için süren yargılama, Türkiye’deki kadın cinayetleri ve töre cinayetlerine dair karanlık bir tabloyu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

SON DAKİKA | İsrail Al Jazeera Muhabirini Öldürdü! Ateşkese Rağmen Saldırılar Sürüyor

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | İsrail Al Jazeera Muhabirini Öldürdü! Ateşkese Rağmen Saldırılar Sürüyor

09 Nisan 2026, Çarşamba | 05:40

İsrail ordusunun Gazze’de düzenlediği hava saldırısında, Al Jazeera muhabiri Muhammed Samir Vişah hedef alınarak öldürüldü. Al Jazeera saldırıyı “vahşi bir suç” olarak nitelendirirken, öldürülen gazeteci sayısı 262’ye yükseldi.

GAZZE – İsrail ordusu, 8 Nisan 2026 Salı günü Gazze Şeridi’nin batısındaki Reşid Caddesi’nde sivil bir aracı hedef alarak Al Jazeera Mubasher muhabiri Muhammed Samir Vişah’ı (Mohammed Wishah) katletti. Saldırıda Vişah ile birlikte bir Filistinli sivil daha hayatını kaybederken, bir kadın yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

İsrail Ordusu Gazeteci Aracını Hedef Aldı

Edinilen bilgilere göre, İsrail ordusu Gazze kentinin batısında seyir halindeki sivil bir araca hava saldırısı düzenledi. Araçta bulunan Al Jazeera muhabiri Muhammed Samir Vişah, olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırının, ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.

Gazze’deki Sivil Savunma Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, ekiplerin saldırıya uğrayan araçtan 2 kişinin cansız bedeni ile yaralı bir kadını çıkardığı aktarıldı. Yaralı kadın Gazze kentindeki Kudüs Hastanesi’ne sevk edildi.

Al Jazeera’dan Sert Tepki: “Kasıtlı ve Hedefli Bir Suç”

Katar merkezli Al Jazeera televizyonundan yapılan yazılı açıklamada, Vişah’ın öldürülmesinin tesadüfi bir olay olmadığı, bunun gazetecileri sindirmeyi amaçlayan “kasıtlı ve hedefli bir suç” olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Al Jazeera Medya Ağı, Gazze Şeridi’nin batısında seyahat ettiği aracın hedef alınması sonucu Al Jazeera Mubasher muhabiri Muhammed Samir Vişah’ın öldürülmesini, bu vahşi suçu güçlü şekilde kınamaktadır.”

Al Jazeera ayrıca olaydan İsrail güçlerinin tamamen sorumlu tutulduğunu belirtti.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi’nden Kınama

Gazze Hükümeti Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin Filistinli gazetecileri kasıtlı bir şekilde hedef alması, öldürmesi ve suikast düzenlemesi sert şekilde kınandı.

Ofis, uluslararası topluma ve çeşitli kuruluşlara çağrıda bulunarak, işgal güçlerinin suçlarının kınanması, caydırılması ve faillerin uluslararası mahkemelerde yargılanmasını talep etti.

Ayrıca dünya genelindeki basın kuruluşlarına, Gazze’de gazetecilere ve medya çalışanlarına karşı işlenen kasıtlı suçları kınama çağrısı yapıldı.

RSF’den de Tepki Gecikmedi

Merkezi Paris’te bulunan uluslararası basın özgürlüğü kuruluşu Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de olayı kınadı. RSF, Vişah’ın isminin Gazze’de İsrail güçleri tarafından son iki buçuk yılda öldürülen 200’ü aşkın gazeteci arasına katıldığını bildirdi.

RSF’nin açıklamasında, bu gazetecilerden en az 70’inin görevlerini icra ettikleri sırada öldürüldüğü belirtildi.

Gazze’de Öldürülen Gazeteci Sayısı 262’ye Ulaştı

Vişah’ın ölümüyle birlikte, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde öldürdüğü gazeteci sayısı 262’ye yükseldi. İsrail’in saldırılarında bugüne kadar yaklaşık 12 Al Jazeera muhabiri hayatını kaybetti.

İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybı 72 bin 315’e, yaralı sayısı ise 172 bin 137’ye yükseldi.

Ateşkes İhlalleri Devam Ediyor

İsrail’in 10 Ekim 2025’te varılan ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor. Ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana İsrail’in saldırılarında 736 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 35 kişi yaralandı ve enkaz altından 759 cenaze çıkarıldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Yönetmelik Resmi Gazete’de: Plaka Değişimi Artık Ücretsiz

Yayımlandı

üzerinde

Yönetmelik Resmi Gazete’de: Plaka Değişimi Artık Ücretsiz

Tarih/Saat: 9 Nisan 2026 / 02:30

Adalet ve İçişleri Bakanlıkları tarafından hazırlanan “Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 9 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenleme, özellikle halk arasında “APP plaka” olarak bilinen standart dışı plakaları kullanan araç sahipleri için büyük bir kolaylık sağlıyor.

Ücretsiz Değişim ve Kolaylaştırılmış Süreç:

· Maliyet Yok: Yetkili kuruluş tarafından basılmış ancak yönetmeliğe aykırı olduğu trafik ekiplerince tespit edilen plakalar, hiçbir ücret talep edilmeden yenisiyle değiştirilecek.
· Bürokrasi Azalıyor: Vatandaşlardan yeni bir “plaka basım talep belgesi” istenmeyecek.
· Yetkili Kurum: Plaka basım ve değişim işlemleri, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) ve yetkilendirdiği Şoförler Odaları tarafından yürütülecek.

 Yeni Dönemde Neler Değişiyor?

Eski Düzenleme Yeni Düzenleme (9 Nisan 2026)
Standart dışı plaka değişimi ücrete tabi ve karmaşık bürokrasi gerektiriyordu. Değişim işlemi tamamen ücretsiz ve “plaka basım talep belgesi” aranmayacak.
Plaka basım ve dağıtım süreci yeterince denetlenmiyordu. Sürece fotoğraf kayıt zorunluluğu getirilerek denetim ve güvenlik artırıldı.
Geçiş süreci ve yeni standartlar için net bir takvim yoktu. 1 Ocak 2027 tarihine kadar net bir geçiş takvimi belirlendi.

Geçiş Süreci İçin Son Tarih: 1 Ocak 2027

Yeni düzenleme, plaka üretiminde kullanılacak kalıplar için bir geçiş süreci de öngörüyor. TŞOF, yeni standartlara uygun kalıpları 1 Ocak 2027 tarihine kadar yetkili odalara dağıtacak.

· Mevcut Plakalar Geçerli: Bu tarihten önce basılmış, mühürlü ve gerekli güvenlik işaretlerini taşıyan plakalar geçerliliğini korumaya devam edecek.
· Zorunluluk 2027’de Başlıyor: Standart dışı plakaların ücretsiz değiştirilmesi ve fotoğraf kaydı uygulaması 1 Ocak 2027 itibarıyla zorunlu hale gelecek.

 Yeni Güvenlik Adımı: Fotoğraf Kaydı Zorunlu

Yönetmelikteki bir diğer kritik değişiklik ise güvenlik alanında yapıldı. Artık basılan her plakanın üretim sonrası fotoğraf kayıtları da sistemde tutulacak. Bu adım, sahte plaka üretimi ve usulsüz kullanımın önüne geçmeyi hedefliyor.

 Sıkça Sorulan Sorular

Soru 1: APP plaka nedir?
APP (Avrupa Press Plaka), yasal standartlara uygun olmayan, genellikle daha kalın karakterli ve farklı fontta basılan plakalara verilen isimdir. Bu plakaların kullanımı yasaktır.

Soru 2: Ücretsiz değişimden kimler yararlanabilir?
Yönetmeliğe göre, aracında standart dışı (APP) plaka bulunan ve bu durumu trafik ekiplerince tespit edilen tüm araç sahipleri bu haktan yararlanabilecektir.

Soru 3: Plakamı değiştirmek için ne yapmalıyım?
Öncelikle, plakanızın standart dışı olduğunun trafik ekiplerince tespit edilmesi gerekiyor. Ardından herhangi bir belge talep edilmeden, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından yetkilendirilmiş bir Şoförler Odası’na başvurarak ücretsiz değişim işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Soru 4: Yeni düzenleme ne zaman tam olarak yürürlüğe girecek?
Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandığı 9 Nisan 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Ancak geçiş süreci 1 Ocak 2027 tarihinde tamamlanacak ve bu tarihten sonra uygulama zorunlu hale gelecektir.

Plaka Değiştirmemenin Cezası Ağır

APP plaka kullanımı, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca idari para cezasına tabidir. 2026 yılı için güncel ceza miktarı 140.000 TL olarak belirlenmiştir. Yeni düzenleme, bu ağır cezai yaptırımla karşılaşmadan önce vatandaşlara ücretsiz ve kolay bir çözüm sunmayı amaçlamaktadır.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar