Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Etçi Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe çocuk fuhşundan tutuklandı

Yayımlandı

üzerinde

Etçi Nusret’in kardeşi Özgür Gökçe çocuk fuhşundan tutuklandı

Tarih: 28 Nisan 2026.   20:00

Ünlü et restoranı zinciri Nusr‑Et’in sahibi Nusret Gökçe’nin kardeşi Özgür Gökçe, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fuhuş soruşturması kapsamında “çocuğun fuhşuna aracılık etme” suçundan tutuklandı.

Soruşturmanın Seyri ve Operasyon Detayları

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, fuhşa aracılık ve yer temin ettiği tespit edilen şüphelilere yönelik 30 Ocak 2026’da kapsamlı bir soruşturma başlattı. Teknik takip ve telefon incelemelerinde, fuhuş faaliyetleri için müşteri temin eden kişilere ve fuhuştan elde edilen gelirin toplandığı banka hesaplarına ulaşıldı.

17 Nisan’da düzenlenen ikinci dalga operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilenlerden 7’si tutuklanırken 6’sı adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Soruşturma derinleştikçe, Nusret Gökçe’nin kardeşi Özgür Gökçe’nin de fuhuş eylemlerine aracılık ettiği belirlendi.

Bunun üzerine 24 Nisan’da yakalanan Özgür Gökçe, 27 Nisan’da sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın, dijital materyaller ve teknik takip sonuçlarıyla yeni isimlere uzanabileceği değerlendiriliyor.

Daha Önce de Gözaltına Alınmıştı

Özgür Gökçe, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında 12 Nisan’da da gözaltına alınmış, kadınlar ve erkekleri tanıştırarak maddi menfaat sağladığı öne sürülmüştü. Gökçe iddiaları reddetmiş ve serbest bırakılmıştı.

Soruşturma Genişliyor

Operasyonda Özgür Gökçe’nin yanı sıra fenomenler ve dizi oyuncularının da aralarında bulunduğu toplam 17 kişi hakkında işlem yapıldığı öğrenildi. Başsavcılık, soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Mersin’de Freni Boşalan Mermer Yüklü TIR İstinat Duvarına Çarptı: 1 İşçi Hayatını Kaybetti, 3 Yaralı

Yayımlandı

üzerinde

Mersin’de Freni Boşalan Mermer Yüklü TIR İstinat Duvarına Çarptı: 1 İşçi Hayatını Kaybetti, 3 Yaralı

· Haber Tarihi: 27 Nisan 2026, 20:20

Mersin’in Mut ilçesinde, freni boşalan mermer yüklü bir TIR’ın yapım aşamasındaki kaçış rampasının istinat duvarına çarpması sonucu savrulan dev mermer blokları, park halindeki bir işçi minibüsünü paramparça etti. Feci kazada 38 yaşındaki işçi Zafer Gezer olay yerinde hayatını kaybederken, 2’si işçi 3 kişi yaralandı.

Edinilen bilgilere göre kaza, 27 Nisan 2026 Pazar günü akşam saatlerinde, D-715 Karayolu’nun Burunköy mevkisinde meydana geldi. Karaman istikametinden Mut yönüne seyir halinde olan Yasin G. idaresindeki 42 AZN 478 plakalı ham mermer yüklü TIR, iddiaya göre freninin boşalması sonucu kontrolden çıktı. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği devasa araç, bölgede inşaat çalışmaları devam eden ve henüz tamamlanmayan kaçış rampasına bağlı istinat duvarına şiddetle çarptı.

Dev Mermer Blokları Minibüsün Üzerine Devrildi

Çarpışmanın şiddetiyle TIR’ın kasasında yüklü bulunan tonlarca ağırlıktaki ham mermer blokları yerinden koparak savruldu. O sırada yol kenarında park halinde bulunan ve kaçış rampası inşaatında görevli duvar işçilerini taşıyan servis minibüsü, devrilen mermer bloklarının altında kalarak adeta kağıt gibi ezildi. Minibüsün içinde mola vermekte olan işçilerden Zafer Gezer (38), ağır mermer bloklarının altında kalarak olay yerinde feci şekilde can verdi.

Kazanın ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda 112 Acil Sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekibi sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde işçi Zafer Gezer’in yaşamını yitirdiği belirlenirken, TIR sürücüsü Yasin G. ile araçta bulunan işçiler B.Ç. ve M.T.D. yaralı olarak ambulanslarla Mut Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

“Kaçış Rampası” Tamamlanamadan Ölüm Getirdi

Kazanın yaşandığı nokta, bölgede sıklıkla yaşanan fren kazalarını önlemek amacıyla inşa edilen bir kaçış rampasının hemen girişi olarak biliniyor. Henüz yapım aşamasında olan bu rampanın, freni boşalan araçları güvenle yavaşlatması planlanıyordu; ancak tamamlanmamış olması nedeniyle TIR, rampanın başındaki sert istinat duvarına çarpmaktan kurtulamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, yetkililer kazanın teknik detaylarını ve olası ihmalleri mercek altına aldı.

Kaza nedeniyle Karaman-Mut karayolu ulaşımı bir süre kontrollü olarak tek şeritten sağlandı. Zafer Gezer’in cenazesi, Cumhuriyet savcısı ve jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemelerinin ardından otopsi yapılmak üzere Mut Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Alman Turist Fatih’te Otel Odasında Ölü Bulundu: Bakkala Sığınıp “Beni Kaçırmaya Çalışıyorlar” Diyerek Yardım İstemiş

Yayımlandı

üzerinde

Alman Turist Fatih’te Otel Odasında Ölü Bulundu: Bakkala Sığınıp “Beni Kaçırmaya Çalışıyorlar” Diyerek Yardım İstemiş

TARİH: 27 Nisan 2026, 22:14

Almanya’dan Türkiye’ye tatil için gelen 24 yaşındaki Başak Schlosser, İstanbul Fatih’te kaldığı otel odasında şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Genç kadının ölmeden iki gün önce “Takip ediliyorum, beni kaçıracaklar” diyerek bir bakkala sığınıp yardım istediği anların güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Olayla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheli ise adli işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

 Olay Fatih Muhsine Hatun Mahallesi’nde Meydana Geldi

Edinilen bilgilere göre korkunç olay, 23 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesi Kumkapı semtindeki Muhsine Hatun Mahallesi’nde bulunan bir otelde meydana geldi. Annesi Alman, babası Türk olan ve Alman vatandaşı olan Başak Schlosser, 20 Nisan’da turistik gezi amacıyla İstanbul’a gelerek bu otele yerleşti. Genç kadından 3 gün boyunca haber alamayan otel görevlileri, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Odaya giren ekipler, Schlosser’in cansız bedeniyle karşılaştı.

 Ön Otopsi Raporu ve “Şüpheli Ölüm” Kararı

Olayın hemen ardından Başak Schlosser’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ön otopsi raporunda, Schlosser’in vücudunda herhangi bir darp, cebir veya zorlanma izine rastlanmadığı öğrenildi. Otel odasında çarşafla asılı halde bulunan genç kadının ölümü, ilk belirlemelere göre intihar olarak değerlendirilse de, ortaya çıkan yeni deliller nedeniyle savcılık olayı “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçirdi ve geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

 Soruşturmanın Seyrini Değiştiren Detay: 9 Saatlik Kayıp Kamera Görüntüsü

Soruşturmanın en kritik noktasını ise otelin güvenlik kamerası kayıtları oluşturuyor. Polis ekiplerinin yaptığı incelemede, Başak Schlosser’in otele giriş yaptığı kritik saatleri de kapsayan yaklaşık 9 saatlik güvenlik kamerası görüntüsüne ulaşılamadı. Bu şüpheli durum üzerine kamera kayıt cihazına el konulurken, silinen görüntülerin kasten yok edilip edilmediğinin tespiti için siber uzmanlar devreye sokuldu. İfadesine başvurulan otel görevlileri, bu boşluğu “elektrik kesintisi” veya “kayıt dışı müşteri korkusuyla silme” gibi iddialarla açıklamaya çalışırken, polis ekipleri resmi elektrik kurumuna yazı yazarak o saatlerde gerçekten bir kesinti yaşanıp yaşanmadığını sorguladı.

 “Beni Kaçırmaya Çalışıyorlar” Çığlığı ve Bakkal Görüntüleri

Şüpheleri daha da artıran asıl gelişme ise Schlosser’in ölmeden iki gün önce yaşadıkları oldu. Soruşturma dosyasına giren ifadelere göre Başak Schlosser, 21 Nisan 2026 tarihinde panik halinde Fatih’teki bir bakkala sığındı. O anlar bakkalın güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Bakkal sahibi, ifadesinde genç kadının telefonda polisle görüştüğünü belirterek, Schlosser’in kendisine aynen şu sözlerle yalvardığını aktardı: “Abi beni kaçırmaya çalışıyorlar, peşimdeler!” Ölmeden iki gün önce kendisinin kaçırılacağını iddia ederek yardım isteyen bir kadının, 48 saat sonra bir otel odasında asılı halde bulunması, soruşturmada “zorla intihar” veya “infaz” ihtimallerini gündeme getirdi.

 5 Gözaltı, DNA İncelemesi ve Serbest Bırakılma

Olayın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı bir operasyon başlattı. Soruşturma kapsamında otel sahibi, otel çalışanları ve Schlosser ile birlikte son görüldüğü iddia edilen bir erkek arkadaşının da aralarında bulunduğu toplam 5 şüpheli gözaltına alındı. Olası bir boğuşma ihtimaline karşı şüphelilerden kan ve tırnak altı DNA örnekleri alınarak detaylı incelemeye gönderildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 5 şüpheli, önce Adli Tıp Kurumu’na, ardından da adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından 5 şüpheli adli kontrol kararı olmaksızın serbest bırakıldı. Ancak yetkililer, DNA sonuçları ve silinen kamera kayıtları üzerindeki teknik inceleme sürdüğü için adli sürecin devam ettiğini belirtti.

 Diğer Şüphe Uyandıran Detaylar

Öte yandan soruşturma derinleştikçe yeni detaylar da gün yüzüne çıktı. Görgü tanıkları ve otel çalışanlarından alınan ifadelere göre, Schlosser’in otele yerleştikten bir gün sonra tanımadığı bir erkekle otele geldiği ve odaya birlikte çıktıkları, erkeğin bir süre sonra otelden ayrıldığı belirlendi. Ayrıca bir otel çalışanı, genç kadının kaldığı süre boyunca diğer otel müşterileriyle sözlü tartışmalar yaşadığını ve bu nedenle odasının değiştirildiğini öne sürdü. Cinayet masası dedektifleri, tüm bu karmaşık ilişkiler ağını ve şüpheli ifadeleri didik didik ederek gerçeğe ulaşmaya çalışıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Doruk Madencilik İşçileri Açlık Grevinin 8. Gününde: Polis Barikatını Aştılar, Biber Gazıyla Müdahale Edildi! “Hakkımızı Almadan Dönmek Yok”

Yayımlandı

üzerinde

Doruk Madencilik İşçileri Açlık Grevinin 8. Gününde: Polis Barikatını Aştılar, Biber Gazıyla Müdahale Edildi! “Hakkımızı Almadan Dönmek

Tarih: 27 Nisan 2026, Pazar
Saat: 18:30

Başkent Ankara’da, aylardır ödenmeyen maaşları ve gasp edilen tazminatları için seslerini duyurmaya çalışan Doruk Madencilik işçileri, açlık grevinde sekizinci güne ulaştı. Enerji Bakanlığı’na yürümek isteyen madencilere polis biber gazıyla müdahale etti; iki sendika yöneticisi gözaltına alındı

ANKARA – Eskişehir’den yola çıkarak hak arayışını başkente taşıyan Doruk Madencilik işçilerinin direnişi, 27 Nisan 2026 Pazar günü itibarıyla 16. gününe, açlık grevi ise 8. gününe girdi. Bugün sabah saatlerinde Kurtuluş Parkı’ndan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek isteyen kalabalık, yoğun polis barikatlarıyla karşılaştı. “Gerekirse gözaltına alınırız” diyerek barikatı aşan madencilere ve onlara destek veren gruplara polis tarafından biber gazıyla müdahale edildi. Yaşanan arbede sırasında Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı.

Gözaltılar Sonrası Görüşmeler Askıya Alındı

Polisin sert müdahalesi ve sendika yöneticilerinin gözaltına alınmasının ardından Bağımsız Maden İş Sendikası’ndan sert bir tepki geldi. Sendika yetkilileri, Genel Başkan Gökay Çakır ve Başaran Aksu serbest bırakılana kadar yetkili mercilerle yürütülen tüm görüşme süreçlerini durdurduklarını duyurdu. Müdahalenin ardından parka geri çekilen işçiler ve TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın da aralarında bulunduğu destekçiler, oturma eylemi başlatarak sık sık “Açız, yoksuluz, çıplağız” sloganları attı.

“Verdik” Denilen Para Toplam Alacağın 50’de 1’i Bile Değil

Günlerdir sağlık sorunlarıyla boğuşan ve konuşmakta bile güçlük çeken işçiler, asıl krizin yalnızca birkaç aylık maaş olmadığını vurguluyor. İşçiler, daha önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “alacaklar yatırıldı” şeklindeki açıklamalarına ve şirketin 36 milyon TL’lik ödeme yaptığı yönündeki iddialarına net bir dille itiraz ediyor. Sendika yetkilileri, yapılan kısmi ödemenin gerçek alacaklarının yalnızca 50’de 1’i olduğunu belirtti. “Kıdem tazminatlarımız ve eksik yatan maaşlarımız tamamen ödenene kadar bu sözlere karnımız tok. Soyut vaatlerle değil, somut ödemelerle burayı terk ederiz” açıklaması yapıldı.

İşçilerin Talepleri ve Kronikleşen Mağduriyet

Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’te çalışan işçilerin talepleri kapsamlı bir tablo çiziyor:

· Ödenmeyen Ücretler: Aylardır eksik yatan veya hiç yatmayan maaşların tamamının ödenmesi.
· Tazminat Hakları: Onlarca işçinin TMSF öncesi ve sonrası döneme ait kıdem ve ihbar tazminatlarının yatırılması.
· İşe İade: Sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 7 maden işçisinin işe iadesi.
· Zorunlu İzin: Sistematik hale gelen ve işçileri mağdur eden zorunlu ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması.
· Güvenli Çalışma Koşulları: İşçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) kurallarına uygun çalışma ortamının sağlanması.

Öte yandan gelen açıklamalara göre, şirket bünyesinde çalışan işçi sayısı son yıllarda 1200’lerden 250’ye kadar düşürüldü ve hâlâ içeride olan işçilerin yaklaşık 200’ü zorla ücretsiz izne çıkarılmış durumda.

CHP ve Siyasi Partilerden Sert Tepki: “Burası Vahşi Batı Değil”

Açlık grevine siyasi destek de büyüyor. Dün akşam saatlerinde ve bu sabah yürüyüş öncesinde Kurtuluş Parkı’nı ziyaret eden CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Ankara Milletvekili Okan Konuralp ve beraberindeki heyet, hükümete ve holdinge sert sözlerle yüklendi. Özlale, “Bir ay maaşınızı alamazsanız ne hissedersiniz? Biraz vicdanınız sızlıyorsa ne olur bu şirkete baskı yapın. Burası vahşi batı değil” diyerek işçilerin yanında olduklarını belirtti. TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın da işçilerle dayanışma amacıyla açlık grevine katıldığı ve bugünkü yürüyüşte en ön saflarda yer aldığı görüldü.

Bakanlık ve Şirket Cephesinde Son Durum

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, şirkete 2023 ve 2026 yıllarını kapsayan denetimler sonucu toplamda 23 milyon TL’yi aşkın idari para cezası kesildiğini bildirmişti. şirket tarafı ise yaptığı yazılı açıklamada, piyasa koşulları ve artan maliyetler nedeniyle zor durumda olduklarını savunarak, “ortalama olarak farklı aylardan kalan yaklaşık üç aylık maaşın ödenemediğini” itiraf etmişti.

İşçiler ise kararlı. Akşam saatlerinde Kurtuluş Parkı’nda oturma eylemine devam eden madencilerin, açlık grevini sonlandırmak için öne sürdüğü şart net: “Her bir madencinin son kuruşu hesaplara yatana kadar direneceğiz.” Gözler, şimdi gözaltındaki sendika yöneticilerinin akıbetine ve bakanlıkların atacağı bir sonraki adıma çevrilmiş durumda.

 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar