Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Emniyet’ten jammer açıklaması

Yayımlandı

üzerinde

Emniyet Genel Müdürlüğü, jammer kullanımına ilişkin açıklama yaptı. Müdürlük, belediye başkanlarının jammer kullanamayacağını, yetkisiz kullanmanın suç olduğunu açıkladı.

Müdürlüğün herhangi bir biriminin koruma görevlerine yönelik jammer ile ilgili verdiği bir eğitim bulunmadığı da açıklandı. 

YERLİKAYA’DAN JAMMER AÇIKLAMASI

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da, ‘nun bir oteldeki görüşmesinden önce korumalar tarafından kameraların bantla kapatılmasını değerlendirdi.

“Bizim koruma arkadaşlarımızın böyle bir uygulaması yok.” diyen Yerlikaya şöyle devam etti:

“Gidilen bir otelde güvenlik kamerasını bantla kapatmak bir cüret işidir. Hiçbir koruma polisimiz, böyle bir şey yapmaz. Gittiğim bir yerde güvenlik kameralarını kapatmak aklımın ucundan geçmez. Bakanlarımızın böyle bir uygulaması yok. Güvenlik kameralarının bantla kapatılması, bavullarla jammer taşınması… Bunlar benim bildiğim, duyduğum işler değil. Kendinden eminsen, şeffafsan neden kamera kapatırsın ki.”

“BEN JAMMER KULLANMIYORUM”

İmamoğlu’nun korumalarının taşıdığı iki bavulda jammer yani sinyal kesici olduğu açıklanmıştı. Hürriyet gazetesine konuşan Yerlikaya, “Bakanlar, yanlarında valizlerle jammerlar taşıyorlar mı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Ben jammer kullanmıyorum. Hiçbir zaman gittiğim yerlere jammer taşımıyorum. Bizde jammer kullanımı, sadece uluslararası toplantılarda olabilir. Birçok devlet başkanının katıldığı bir toplantıda jammer kullanımı olabilir.”

GÖZALTI SAYISI YÜKSELDİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması devam ediyor.

Operasyon kapsamında gözaltı sayısı 52’ye yükseldi.

KORUMADAN BANT AÇIKLAMASI

Gözaltına alınan şüpheliler arasında 12 Ekim 2024 tarihli görüntülerde yer alan ve güvenlik kamerasının görüntü almasını engellediği tespit edilen Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen de yer alıyor.

Ekrem İmamoğlu’nu İBB Başkanı olmasından dolayı tanıdığını, ticari faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmadığını savunan Türkmen’e, Beşiktaş’taki bir otelden temin edilen ve 8-12 Ekim 2024’de kaydedilen güvenlik kamera kayıtlarıyla ilgili bazı sorular yöneltildi.

Türkmen’e, iki kişinin toplantı salonu katındaki güvenlik kamerasına bant çektiği görüntüler gösterilip, “Görüntüyü karartan iki erkek şahıs kimdir?”, “Görüntülerde bulunan şahıslardan biri siz misiniz?” “Bahse konu bant ne amaçla çekilmiştir?”, “Kameraları ne amaçla ve kimin talimatıyla 4 gün boyunca kapalı tuttunuz?” soruları yöneltildi.

Kamera görüntülerinde yer alan iki kişiyi tanımadığını savunan Türkmen, “Görüntülerde bulunan şahıslardan biri ben değilim. Bant çekildikten sonra kamera açısından kimlerin geçtiği hakkında bilgi sahibi değilim. Kamera görüntülerini kapatan ben olmadığım için ne amaçla ve kimin talimatıyla kapatıldığını bilmiyorum. Kamera görüntülerini kapatan şahıslar arasında yer almadığım için bu görüntülere dair herhangi bir bilgim yoktur.” ifadelerini kullandı.

“RUTİN OLARAK YAPILIR”

Şüpheli Çağlar Türkmen, “12 Ekim 2024’te beyaz renkli 34 EEC 632 plakalı araçtan, üzerinde siyah ceket bulunan ve elinde çekçekli valiz olan bir kişinin otele giriş yapması”yla ilgili görüntüler de soruldu.

Türkmen, aracın İBB bünyesinde kullanıldığını, sahibinin kim olduğu konusunda emin olmadığını belirterek, “Araç belediyeye ait veya kiralanmış olabilir. Aracı kimlerin kullandığını bilmiyorum. Görüntülerde elinde valiz taşıyan kişi benim. Valizin içerisinde jammer cihazı bulunmaktadır. Genelde bu cihazın bir yere götürülmesini ekip şefleri söyler. Fakat o zaman bana kimin söylediğini bilmiyorum ve neden götürüldüğü hakkında da bir bilgim yoktur.” dedi.

Bu iş rutin olarak, önlem amaçlı yapıldığına dikkat çeken Çağlar, “Bana valiz verildi. ben de götürdüm. Ayrıntısını sorgulamadım. Cihazın bahse konu yere getirildiği hakkında da bilgim yoktur.” beyanını verdi.

“KENDİM KAMERA GÖRÜNTÜLERİNİ BANTLANDIM”

Oteldeki toplantı salonunu gören kameralara bant çekilmesine ilişkin görüntü kayıtları gösterilip, “Toplantı katında bulunan kameralara bant çeken şahıs kimdir?”, “Kameranın görüş açısı kapatılmak suretiyle bant çekilmesinin sebebi nedir?” soruları yöneltilen Türkmen, şunları söyledi:

“Toplantı katında bulunan kameralara bant çeken kişi benim. Ekrem İmamoğlu buraya geleceğinden dolayı kamera görüntüleri kapatılmıştır. Çünkü Balıkçı Kahraman isimli restoranda İmamoğlu’nun görüntülerinin basına sızdırılması sebebiyle, daha sonra İmamoğlu’nun gideceği yerlerdeki kamera görüntüleri bantlanır ve kameranın görüntü alması engellenir. Bu karar, Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibi tarafından alınmış bir karardır. Rutin olarak yapılan bir işlem olduğu için bana kimse talimat vermedi. Ben kendim kamera görüntüleri bantladım.”

“VALİZDE JAMMER CİHAZI BULUNMAKTADIR”

Türkmen’e söz konusu güne ait güvenlik kamerası görüntüleriyle ilgili, “Valizle çıktığı kameralara yansımış şahıs kimdir?”, “Otelden ne amaçla valizle çıkmıştır?”, “Valizlerin içerisinde ne bulunmaktadır?”, “Burada Ekrem İmamoğlu herhangi bir görüşme ya da toplantı yapmış mıdır?” ve “Yaptıysa kim katılmıştır?” soruları da yöneltildi.

Şüpheli Türkmen, cevabında, “Elinde 2 adet valizle otelden ayrılan şahıs benim. Elimdeki valizlerde jammer cihazı bulunmaktadır. Valizlerin 34 EEC 632 plaka sayılı araçla otelden ayrılmasının herhangi bir anlamı yoktur. Belediye hizmetlerinde kullanılan bir araçtır. O gün bu aracın kullanılması tamamen tesadüftür. Toplantı katında kimlerin bulunduğunu bilmiyorum. Ekrem İmamoğlu’nun görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. İmamoğlu’nun hiçbir toplantısında yer almadım. Yapılan her görüşmede lüzum görüldüğü takdirde rutin olarak kameralar bantlanırdı.” savunmasını yaptı.

“EKİPÇE ALINAN KARAR”

“Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ikametinde bulunan kamera kayıt cihazını siz mi söktünüz, söktüyseniz kimden talimat aldınız, kayıt cihazını nerede muhafaza ettiniz?” sorusunu Türkmen, “Ekrem İmamoğlu’nun ikametinde bulunan kamera kayıt cihazını ben almadım. Kimin aldığı hakkında bilgim yoktur. Kamera görüntülerinin bantlanması olayı ekipçe alınan bir karar nedeniyle yapılan rutin bir işlemdir. Valiz içerisindeki şey jammer cihazıdır. Bunun haricinde başka bir şey yoktur.”şeklinde yanıtladı.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

​ÖZEL DOSYA: YARDIMIN KARANLIK YÜZÜ – 2. BÖLÜM: Paranın İzini Sürmek ve Şeffaflık Duvarı

Yayımlandı

üzerinde

​ÖZEL DOSYA: YARDIMIN KARANLIK YÜZÜ –

2. BÖLÜM: Paranın İzini Sürmek ve Şeffaflık Duvarı

​Yayın Tarihi: 21 Haziran 2026 | Saat: 17:10

Editör :Fatih Doğan

​Paranın İzini Sürmek: Yardım Endüstrisinde Şeffaflık Duvarı ve Görünmez Kesintiler

​Bağışçının İyi Niyeti, Sistemin Kazancı mı?

​Küresel yardım sektörü, yıllık yüz milyarlarca dolarlık hacmiyle dünyanın en büyük “endüstrilerinden” biri haline geldi. Ancak 1. bölümde ele aldığımız “vicdani sömürü” sadece buzdağının görünen kısmıydı. Bugün, yardım kuruluşlarının mali raporlarının arka planına, yani bağışçıların “doğrudan ihtiyaç sahibine gidiyor” zannettiği o fonların gerçekte nasıl “eridiğine” odaklanıyoruz.

​Yardım, bir hizmet sektörü müdür, yoksa bir dayanışma biçimi mi? Eğer bir hizmet sektörü ise, hizmet bedeli neden “görünmez” kılınıyor?

Operasyonel Giderlerin Gizli Anatomisi

​Bir bağışçı, bir afet bölgesine 1.000 TL bağışladığında, bu paranın tamamının yiyecek, ilaç veya barınma için kullanıldığını düşünür. Oysa finansal gerçekler çok daha farklı bir tablo çiziyor.

​Lojistik ve Bürokrasi “Vergisi”: Bağışın ulaştığı noktaya kadar; nakliye şirketleri, depo kiralama hizmetleri ve yerel aracı kurumlar üzerinden %20 ile %40 arasında değişen “operasyonel komisyonlar” kesilmektedir.

​İdari Giderlerin Şişirilmesi: Uluslararası STK’ların yıllık raporlarında “idari giderler” kalemi genellikle çok masum görünür. Ancak bu kalemin altına; lüks merkez ofis kiraları, yönetim kurulu üyelerinin seyahat masrafları ve geniş bir beyaz yakalı ordusunun maaşları girmektedir.

​Reklam ve Fon Toplama Harcamaları: Bir kuruluş, bağış toplamak için milyonlarca dolarlık dijital reklam kampanyaları yapıyorsa, bu harcama “bağışçı kazanma maliyeti” olarak raporlanır. Yani bağışınız, sizin gibi başka bağışçılar bulmak için harcanmaktadır.

“Şeffaflık Duvarı” Nasıl Örülüyor?

​Yardım kuruluşlarını denetlemek, neden devlet kurumlarını denetlemekten daha zor? Çünkü çoğu STK, “özel kuruluş” statüsünü kullanarak finansal verilerini genel kategoriler altında gizleme hakkına sahip.

​Genelleyici Raporlama: Bir raporda “İnsani Yardım Harcaması: 5 Milyon Dolar” ifadesi, aslında paranın nereye, hangi fiyattan ve kimden alındığını gizleyen bir örtüdür.

Yerel Paydaş Manipülasyonu: Sınır ötesi veya az gelişmiş bölgelerdeki yardımlarda, fonlar yerel bir partner kuruluşa aktarılır. Bu noktadan sonra iz takibi biter. O yerel kurumun parayı nereye harcadığı, çoğu zaman büyük kuruluşlar için bir “sorumluluk alanı” değil, bir “risk transferi” yöntemidir.

Döviz ve Kur Oyunları: Yardım malzemeleri uluslararası piyasalardan satın alınırken, kur farkları ve “satın alma fiyatı üzerindeki şişirmeler” aracılığıyla büyük fonlar, resmi kayıtlarda görünmeden el değiştirebilmektedir.

Veri Analizi – Denetim Boşluğu

​FatihDoğanMedya olarak yaptığımız incelemelerde, büyük ölçekli STK’ların verilerini aşağıda özetledik:

​Neden Sessiz Kalınıyor?

​Sistemin çarkları, bağışçıların “sorgulama” yetisini kaybetmesi üzerine kuruludur. Bir yardım kuruluşunu eleştirmek, toplumsal algıda “yardıma karşı olmak” gibi yorumlanabileceği için çoğu gazeteci bu dosyayı açmaktan çekinir. Biz FatihDoğanMedya olarak, şeffaflığı talep etmenin, yardıma değil, yardımı sömüren sisteme karşı bir duruş olduğunu savunuyoruz.

 

​Sonuç ve 3. Bölüme Bakış

​Paranın izini sürmek, yardım kuruluşlarının gerçek yüzünü anlamak için tek yoldur. Ancak 3. Bölümde, bu karanlık tabloyu aydınlatacak “Dijital Denetim Modeli” ve “Blockchain ile Şeffaf Bağış” gibi geleceğin çözüm önerilerini masaya yatıracağız.

 

 

 

Okumaya Devam Et

Gündem

Aksaray’da Drenaj Kuyusuna Düşen Otomobilde 2 Cansız Beden Bulundu

Yayımlandı

üzerinde

Aksaray’da Drenaj Kuyusuna Düşen Otomobilde 2 Cansız Beden Bulundu

Yayın Tarihi: 21 Haziran 2026
Yayın Saati: 16:21

Aksaray’ın Sağlık beldesinde drenaj kuyusuna düşen otomobilin içinde 1’i kadın 2 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. Olay, gece saatlerinde meydana geldi.

Aksaray’da yürekleri dağlayan bir olay yaşandı. Merkeze bağlı Sağlık beldesinde, tarla yolunda bulunan drenaj kuyusuna düşen otomobilin içerisinden 1’i kadın 2 kişinin cansız bedeni çıkarıldı. Feci kaza, gece saatlerinde mahalle muhtarının ihbarıyla ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre, mahalle muhtarı tarlaya gitmek için yol üzerinden geçerken drenaj kuyusunun içerisinde ters duran 68 AGV 799 plakalı otomobili fark etti. Durumu hemen jandarmaya bildiren muhtarın ihbarı üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve dalgıç ekipleri sevk edildi.

Dalgıç ekibinin yaptığı çalışmada, otomobilin içerisinde Zarife İlban (25) ile Kadir Baltacı’nın (32) cansız bedenlerine ulaşıldı. Genç kadın ve erkeğin cesetleri, otopsi işlemleri için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, aracın kuyuya nasıl düştüğü ve kazada iki gencin hayatını kaybetmesine neden olan faktörlerin belirlenmesi için jandarma ekipleri çalışmalarını sürdürüyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Ağabeyinin Boğazına Kaçan Dilini Çıkardığı Şeyma, 19 Günlük Yaşam Savaşını Kaybetti

Yayımlandı

üzerinde

Ağabeyinin Boğazına Kaçan Dilini Çıkardığı Şeyma, 19 Günlük Yaşam Savaşını Kaybetti

Tarih: 21 Haziran 2026
Saat: 16:00

Erzurum’da Kahvaltıda Başlayan Kâbus: Önce Ağabey, 19 Gün Sonra Kardeş

ERZURUM – 2 Haziran sabahı Palandöken ilçesi Osman Bektaş Mahallesi’nde başlayan acı dolu hikâye, 19 gün süren yaşam mücadelesinin ardından kardeşin de hayatını kaybetmesiyle tamamlandı. Kahvaltı sırasında dili boğazına kaçan 23 yaşındaki Şeyma Tutaş’a ilk müdahaleyi yapan ağabeyi Ömer Tutaş, kardeşini kurtardıktan dakikalar sonra kalp krizine yenik düşmüştü. Yoğun bakımda tutulan Şeyma Tutaş ise bugün ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

O Anlar: Dil Boğaza Kaçtı, Ağabey Soğukkanlılıkla Müdahale Etti

Olay, 2 Haziran sabahı Erzurum’un Palandöken ilçesi Osman Bektaş Mahallesi’ndeki aile evinde meydana geldi. Kahvaltı masasında bir anda nefessiz kalan Şeyma Tutaş’ın dili boğazına kaçtı. Durumu fark eden ağabeyi Ömer Tutaş (30), soğukkanlılığını koruyarak kardeşinin boğazına kaçan dili çıkardı ve yeniden nefes almasını sağladı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Şeyma Tutaş’ı Erzurum Şehir Hastanesi’ne kaldırdı.

Kardeşini Kurtardı, Kendisi Hayatını Kaybetti

Kardeşinin ambulansla hastaneye götürülmesinin ardından eve çıkan Ömer Tutaş aniden rahatsızlandı. Ailesinin ihbarıyla olay yerine gelen ambulansla Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan genç adam, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

Bir süredir kalp rahatsızlığı bulunduğu öğrenilen Ömer Tutaş’ın, arkadaşlarının ısrarıyla 2 Haziran günü saat 15.00 için hastaneden randevu aldığı ancak randevusuna gidemeden hayatını kaybettiği belirtildi.

Müzisyen Baba İki Evladını Birden Kaybetti

Erzurum’un tanınmış yerel sanatçılarından Hüseyin Tutaş, bir evladı yoğun bakımda yaşam savaşı verirken diğer evladını cenaze töreninde toprağa verdi. Ömer Tutaş için Palandöken ilçesi Hacı Osman Efendi Camii’nde kılınan cenaze namazında ayakta durmakta güçlük çeken acılı baba, oğlunun tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Sanatçı dostları da bu zor günde Hüseyin Tutaş’ı yalnız bırakmadı.

19 Günlük Yaşam Mücadelesi Son Buldu

Erzurum Şehir Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde 19 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Şeyma Tutaş, bugün hayatını kaybetti. Ağabeyinin ardından kız kardeşin de ölümü aileyi yeniden yasa boğdu.

Şeyma Tutaş’ın cenazesi, bugün ikindi vakti kılınacak namazın ardından toprağa verilecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar