Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Efkan Ala’dan “Terörsüz Türkiye” açıklaması: Nisan sonu önemli bir adım görmeyi ümit ediyoruz

Yayımlandı

üzerinde

AK Parti Genel Başkanvekili , terör örgütü PKK’nın kendisini feshetmesi konusunda nisan ayında önemli bir adım görmeyi beklediklerini söyledi.

Terörsüz sürecinin öngörüldüğü gibi ilerlediğini söyleyen Efkan Ala, “Kısa zamanda bir takvim ortaya çıkmalı.” şeklinde konuştu.

NTV canlı yayınında Ahmet Örsoğlu’nun sorularını yanıtlayan Efkan Ala, “Tartışmaya mahal olacak bir durum yok. Terör örgütünün bütün unsurları diyor. Onun için çok açık ve net, bütün unsurlarıyla silah bırakması, silahlarını teslim etmesi ve kendini feshetmesi çağrısıdır. Net bir çağrıdır.” ifadelerini kullandı.

ÖZEL’E “CUNTA” TEPKİSİ

Efkan Ala, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i de “cunta” sözleri üzerinden eleştirdi. Ala, “Cunta diyor… Kime diyor; darbelerle, muhtıralarla mücadele ederek ve her birini sandığa gömerek, 22 yıldır iktidarda, Türkiye’nin AB müzakerelerine imzayı atmış, bu kadar reformunu yapmış bir partiye diyor. Bunun ciddiye alınır bir tarafı yok.” şeklinde konuştu.

Efkan Ala’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sorunun çözümü konusunda irade ortaya koydu. Biz ihtiyatlı bir dille meselelere vaziyet ediyoruz. Terörsüz Türkiye süreci, bizim öngördüğümüz biçimde devam ediyor. Bir aksama, duraksama yok. Öyle düşünüyorum ki sonuç almaya doğru emin adımlarla ilerliyoruz.

“KISA SÜREDE TAKVİM ORTAYA ÇIKMALI”

Geldiğimiz bu aşamadan sonraki adım terör örgütünün kongresini yapıp, kendisini feshetmesidir. Kısa zamanda, çok uzun olmayan bir vadede bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum. Kısa zamanda bir takvim ortaya çıkmalı. Uzadıkça provokasyon ihtimalleri artar. Nisan ayı sonu önemli bir adım görmeyi ümit ediyoruz.

Tartışmaya mahal olacak bir durum yok. Terör örgütünün bütün unsurları diyor. Onun için çok açık ve net, bütün unsurlarıyla silah bırakması, silahlarını teslim etmesi ve kendini feshetmesi çağrısıdır. Net bir çağrıdır.

“TERÖRLE MÜCADELE DEVAM EDECEK”

Terörle mücadele edildi, ediliyor, bundan sonra da terör varsa mücadele edilecektir. Terörle mücadele devam edecektir. Bu çok net ve açık. Terör örgütlerinin varlığına ya da yokluğuna göre devlet kapasitesi inşası düşünülemez. Biz çok büyük sorunların oldu, çok büyük çözüm fırsatlarının da olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Kafkaslar’da sürekli sorun var.

“SÜREÇ GEREKTİĞİ GİBİ YÜRÜTÜLMEKTEDİR”

Eleştirileri yapanlar bilgi eksikliğinden yapıyor. Bu meseleler sürekli kamuoyunda konuşularak çözülmez. Kamuoyunun onayı alınır, rızası alınır ama görüşmeler, alınacak tedbirler kendi mecrasında ilerler ve sonuç kamuoyuyla paylaşılır. Devletin gizli yürütmesi gereken işleri vardır. Bu konuda biz hem AK Parti hükümetleri olarak hem de Cumhuriyeti olarak yeterince tecrübeye sahibiz. Tereddüte mahal yoktur, süreç gerektiği gibi yürütülmektedir.

EKREM İMAMOĞLU’NUN TUTUKLANMASI

Bir tane sayabileceğimiz büyük bir yatırım, proje yok. Bu başka bir konu ama burada bir başsavcılık soruşturma yürütüyor. Bunun adını doğru koymak lazım. Bunun adı yolsuzluk soruşturmasıdır. Bütün yapılan çığırtkanlıklar, bunun yolsuzluk soruşturması olduğunu gizlemeye yönelik çabalar. Bu bir sonuç getirmez. Burada önemli olan milletin emanet ettiği bütçelerin milletin hizmetine yönelik kullanılmasıdır.

“HATALARI ÜST ÜSTE YAPTILAR”

CHP Genel Başkanı, boykot çağrısı yapıyor, milleti sokağa çağırıyor. Demokratik hak mücadelesi olur o zaman anlarsınız ama ortada bir yolsuzluk soruşturması var. Boykot çağrısı ne zaman yapılıyor? İnanılmaz hataları üst üste yaptılar. Ticaret savaşlarının yaşandığı dönemde Türkiye’nin alması gereken tedbirler var. Ana muhalefet partisi genel başkanı alternatif politikalar ortaya koymuyor.

ÖZGÜR ÖZEL’İN “CUNTA” SÖZLERİ

Dünyaya Türkiye’yi şikayet ediyorsunuz, ekonomisini baltalamak için açık çağrılar yapıyorsunuz, yetmiyor dönüyorsunuz kendi partinizin durumunu kurtarmak için yurt dışından yardım talep etti. Kendi durumlarına yardım edecek taleplerde bulundu. Ana muhalefet partisi, aktivist gibi davranamaz.

Cunta diyor… Kime diyor; darbelerle, muhtıralarla mücadele ederek ve her birini sandığa gömerek, 22 yıldır iktidarda, Türkiye’nin AB müzakerelerine imzayı atmış, bu kadar reformunu yapmış bir partiye diyor. Bunun ciddiye alınır bir tarafı yok.

CHP’NİN ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI

Seçim daha yeni oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine daha üç yıldan fazla zaman var. O erken seçime zorlama değil, kendi sorunlarından kaçma stratejisi. Kendi içlerinde genel başkan kim daha buna karar veremediler.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Yayımlandı

üzerinde

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Tarih: 15 Haziran 2026
Saat: 21:53

Fatih Doğan Medya Özel – Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan bir cezaevi önünde meydana gelen olayda, husumetli oldukları kişilere uzun namlulu silahlarla ateş açan 3 şüpheli, 2 kişiyi yaraladı. Kaçışları sırasında bir otomobili gasp eden şüpheliler, polis ekiplerince kent merkezinde kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin yakalanma anı, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Osmaniye’de Cezaevi Önünde Silahlı Saldırı: 2 Yaralı, Otomobil Gaspı ve Şüphelilerin Yakalanma Anı Kamerada

Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde bulunan T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu önünde meydana gelen olay, adeta bir film sahnesini aratmadı. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan bir kişinin izinli olarak cezaevinden çıkacağını öğrenen F.A. (25), A.Y. (33) ve G.E. (32), Adana’nın Ceyhan ilçesinden Osmaniye’ye geldi.

Şüpheliler, cezaevi önünde karşılaştıkları Y.Ş. (34), M.R.K. (22) ve A.G. (32) isimli şahıslara uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırıda yaralanan M.R.K. ve A.G., ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi.

Saldırının ardından kaçan şüphelilerin kullandıkları otomobilin kaza yaptığı, bunun üzerine başka bir aracı gasbederek olay yerinden uzaklaştıkları belirlendi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, takip ve kovalamaca sonucu şüphelileri Osmaniye kent merkezine girişte bulunan Karaçay Deresi Köprüsü üzerinde yakaladı. Yakalanma anları ise Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca an be an kaydedildi.

Şüphelilerin bulunduğu araçta yapılan aramada adeta bir cephanelik ele geçirildi. Aramalarda; 2 yarı otomatik av tüfeği, 1 AK-47 kalaşnikof tüfek, 3 tabanca, 12 av tüfeği fişeği, 11 adet 9×19 milimetre tabanca fişeği ile 21 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği bulundu.

Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekiplerince 3 şüphelinin ifadeleri doğrultusunda ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Silahla yağma’, ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından 16 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 6’sı tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

Okumaya Devam Et

Gündem

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayımlandı

üzerinde

TOKAT’TA AİLE FACİASI: GELİN, KAYINPEDERİNİ DARBEDEREK ÖLDÜRDÜ!

Yayın Tarihi: 15 Haziran 2026
Yayın Saati: 22.40

Tokat’ın Artova ilçesinde, 52 yaşındaki Azerbaycan uyruklu gelin ile 88 yaşındaki kayınpederi arasında evin önünde çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüştü. Bir anda şiddetlenen tartışmada gelinin darbesiyle ağır yaralanan yaşlı adam, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan gelin hakkında “kasten yaralama sonucu ölüm” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Evin Önünde Başlayan Tartışma Kanlı Bitti

Edinilen bilgilere göre olay, Tokat’ın Artova ilçesine bağlı Ağmusa köyünde meydana geldi. Köyde ikamet eden Azerbaycan uyruklu K.V. (52) ile 88 yaşındaki kayınpederi Mustafa Cici arasında evin önünde henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirlerini darbetti. İddiaya göre gelinin attığı darbe sonucu yere düşen yaşlı adam için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, ağır yaralanan Mustafa Cici’ye ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra onu ambulansla Artova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen 88 yaşındaki adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Gelin Gözaltına Alındı, Soruşturma Başlatıldı

Olayın hemen ardından Artova Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gelin K.V., jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin adli işlemlerinin sürdüğü ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Savcılık, olayı “kasten yaralama sonucu ölüm” kapsamında değerlendirirken, kavgaya karışan diğer kişilerin olup olmadığı ve tartışmanın çıkış nedeni araştırılıyor.

Yetkililerden ve Köylülerden İlk Açıklamalar

Olayın yaşandığı Ağmusa köyü sakinleri, daha önce de aile içinde zaman zaman gerginlikler yaşandığını ancak bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Bir köylü, “İkisi de sinirli insanlardı. Tartıştıklarını duyardık ama bu hale geleceğini kimse beklemiyordu” dedi.

Yetkililer ise olayla ilgili yaptıkları açıklamada, şiddetin hiçbir türüne müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayarak, “Aile içi şiddet ve tartışmaların büyümeden yetkililere bildirilmesi hayati önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Adli Süreç ve Olası Ceza

Hukuk uzmanları, 52 yaşındaki gelinin ifadesinin ve olayın oluş şeklinin yargılama sürecinde belirleyici olacağını belirtiyor. “Kasten yaralama sonucu ölüm” suçlaması, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenleniyor. Bu suç, kasten yaralama eyleminin mağdurun ölümüne sebebiyet vermesi halinde uygulanıyor ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar varan yaptırımları bulunuyor.

Mahkeme, olayın taksirle mi yoksa kasten mi işlendiğini, tarafların kusur oranlarını ve olayın gelişimini titizlikle inceleyecek.

Geçmiş Benzer Olaylarla Karşılaştırma

Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet ve aile fertleri arasındaki kavgaların cinayetle sonuçlanması sıkça gündeme geliyor. 2020 yılında da Yeni Şafak’ın haberine göre, Tokat’ta altı aylık evli bir damat, çıkan tartışmada kayınpederini darbederek öldürmüştü. Benzer şekilde, 2025 yılında Muğla’da bir kayınpeder, gelinini öldürdükten sonra cesedini yakmış, cezaevinde hayatını kaybetmişti.

Bu olaylar, aile içi şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzman Görüşleri: Aile İçi İletişimin Önemi

Psikologlar ve sosyologlar, aile içi anlaşmazlıkların şiddete dönüşmemesi için sağlıklı iletişim yöntemlerinin öğrenilmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle aynı evi paylaşan farklı kuşaklar arasında yaşanan gerilimlerin, bir uzman yardımıyla çözülebileceğini belirtiyor. “Öfke kontrolü, empati ve etkili iletişim becerileri, bu tür acı olayların önüne geçebilir” diyen uzmanlar, aile içi şiddetle karşılaşan vatandaşların 183 Sosyal Destek Hattı ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım alabileceklerini hatırlatıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Yayımlandı

üzerinde

Hicri Yeni Yıl Yarın Başlıyor: 1448’e Manevi Yolculuk

Tarih: 15.06.2026
Saat: 21:00

Milyonlarca Müslüman, yarın başlayacak olan Hicri 1448 yılını idrak edecek. Hicret’in yıl dönümü olarak kabul edilen bu özel gün, İslam alemi için bir yenilenme ve manevi muhasebe fırsatı sunuyor. Peki hicri takvim nedir, yılbaşı nasıl kutlanır ve aşure ne zaman pişirilecek? İşte tüm detaylar…

İslam alemi yarın Hicri 1448 yılına girmenin coşkusunu ve manevi huzurunu yaşayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı vakit hesaplamalarına göre, hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü, 16 Haziran 2026 Salı günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Hicri Yılbaşı olarak da anılıyor.

Hicri takvim, adını İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan ‘Hicret’ olayından alıyor. Son peygamber Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının 1448 yıl önce Mekke’den Medine’ye göçü, bu takvimin başlangıç kabul ediliyor. Diyanet İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, hicretin İslam tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, bu olayın sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda inanç uğruna yapılan büyük bir fedakarlığın simgesi olduğunu vurguladı.

Muharrem ayı, aynı zamanda aşure geleneğini de beraberinde getiriyor. Muharrem ayının 10. gününe denk gelen Aşure Günü, bu yıl 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.

Hicri Takvim Nedir? Miladi Takvimden Farkı Ne?

Ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alan hicri takvim, yaklaşık 354 gün süren bir ay yılı sistemidir. Bu özelliği nedeniyle hicri takvim, güneş yılı esasına dayanan Miladi takvime göre her yıl yaklaşık 10-11 gün daha erken başlar. Bu nedenle Hicri Yılbaşı’nın Miladi takvimdeki tarihi her sene değişkenlik gösterir.

Hicret’in Önemi ve Manevi Boyutu

Hz. Muhammed (SAV) ve ashabının Mekke’de maruz kaldığı zulümden kurtulmak ve inançlarını özgürce yaşayabilmek için Medine’ye göç etmesi anlamına gelen Hicret, İslam toplumunun inşasının temelini oluşturmuştur. Medine’de muhacirler (göç edenler) ve ensar (yardım edenler) arasında tesis edilen kardeşlik bağı, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma örneği sergilemiştir.

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem ayı, İslam inancında oldukça müstesna bir yere sahiptir. İslam geleneğinde Ramazan ayından sonra en faziletli orucun tutulduğu ay olarak bilinen Muharrem, aynı zamanda Aşure Günü’nü içinde barındırmaktadır.

Aşure Günü’nün Önemi: Birçok peygamberin hayatındaki önemli olaylara ev sahipliği yaptığına inanılan Aşure Günü, bu sene 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Bu özel gün, aynı zamanda Kerbela’da Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve şehit olanların yad edildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Geleneksel olarak pişirilen aşure tatlısı, bolluğun, bereketin ve paylaşmanın sembolü olarak komşularla, dostlarla paylaşılır.

Kaynak: FatihDoğanMedya – AA, Diyanet İşleri Başkanlığı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar