Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Gündem

Donald Trump’tan Hamas’a 48 saatlik uyarı: “Esir cenazelerini geri verin, aksi halde diğer ülkeler harekete geçecek”

Yayımlandı

üzerinde

Tarih: 26 Ekim 2025
Saat: 03:10 
Okuma süresi: ~4 dakika

Eski ABD Başkanı ve o günkü yetkili açıklamalarında etkin rol oynayan isim Donald Trump, Truth Social üzerinden paylaştığı mesajda Hamas’a 48 saatlik bir süre vererek elinde tuttuğu “ölü esir cenazelerini” iade etmesi gerektiğini; aksi hâlde “barış anlaşmasına taraf diğer ülkelerin harekete geçeceğini” söyledi. Trump, açıklamasında aralarında iki Amerikan vatandaşının cenazelerinin de bulunduğunu belirtti.

PALM BEACH, FLORIDA – DECEMBER 16: U.S. President-elect Donald Trump speaks at a news conference at Trump’s Mar-a-Lago resort on December 16, 2024 in Palm Beach, Florida. In a news conference that went over an hour, Trump announced that SoftBank will invest over $100 billion in projects in the United States including 100,000 artificial intelligence related jobs and then took questions on Syria, Israel, Ukraine, the economy, cabinet picks, and many other topics. (Photo by Andrew Harnik/Getty Images)


Başlık altı (lead)

Trump, Gazze-İsrail hattında sağlanan barış/ateşkes mutabakatının işlemesi için Hamas’ın kalan ölü esir cenazelerini derhal iade etmesini talep etti ve “48 saat içinde somut bir ilerleme” beklediğini vurguladı; aksi durumda anlaşmaya taraf ülkelerin adımlar atacağını belirtti.


Haber Detayı

Trump’ın mesajı ve platformu

Trump, söz konusu uyarıyı Truth Social hesabından yaptı; mesajında “Hamas, ölü esir cenazelerini hemen iade etmeye başlayacak; bazı cenazeler ulaşılması zor yerlerde olabilir ama birçoğunu hemen verebilirler” ifadelerini kullandı ve sürecin yakın takibinde olduğunu yazdı.

Neden bu talep önemli?

Son dönemde yürütülen ateşkes/ceasefire görüşmeleri kapsamında karşılıklılık esasına dayanan bir protokol üzerinde anlaşma sağlanmıştı: canlı esirlerin ve ölü cenazelerin iadesi, karşılığında belirli sayıda mahkûmun serbest bırakılması ve kademeli tavizler öngörülüyordu. Trump’ın açıklaması, bu takvimin aksaması halinde anlaşmanın işlemez hâle gelme riskine işaret ediyor.

“Diğer ülkeler harekete geçecek” iddiası

Trump, mesajında anlaşmaya taraf diğer ülkelerin—özellikle sürece arabuluculuk eden veya garantör pozisyonundaki ülkelerin—Hamas’ın işbirliği yapmaması hâlinde müdahaleye veya yaptırımlara yönelebileceğini ima etti. Haber ajansları ve bölge medyası, Trump’ın bu ifadelerini “uyarı/ultimatom” olarak değerlendirdi.

Sürecin mevcut durumu ve belirsizlikler

Bazı haber kaynaklarına göre (resmî kaynak açıklamaları ile karşılaştırıldığında), Gazze içindeki kaotik durum ve farklı silahlı grupların varlığı nedeniyle tüm cenazelerin hemen iade edilmesi lojistik ve güvenlik sorunları doğuruyor; buna rağmen Trump ve anlaşma ortakları geri dönüş bekliyor. Uzmanlar, zaman baskısının hem siyasi gerilimi tırmandırabileceği hem de tanımlama ve adli süreçleri zorlayabileceği uyarısında bulunuyo


Olası sonuçlar

  • Hamas’ın iade talimatına uyması: Ateşkes hattında güvenin güçlenmesi; esir aileleri için hızlı bir sonuç; anlaşma mekanizmalarının devreye girmesi.

  • Hamas’ın isteksiz veya gecikmeli yanıtı: Anlaşma ortaklarının yaptırım veya daha geniş diplomatik/askeri baskı araçlarını konuşmaya başlaması; bölgesel gerilimin tırmanması.


Bölge uzmanları, “48 saatlik baskının pratikte kısa” olduğunu; ancak siyaseten bir hareketlilik yaratma amacı taşıdığını belirtiyor. Uzmanlar ayrıca tespit, adli inceleme ve kimliklendirme süreçlerinin aceleye getirilmemesi gerektiğini; aksi hâlde insani ve hukuki problemlerin derinleşebileceğini vurguluyor.


Trump’ın 48 saatlik uyarısı, hem sahadaki insani drama hem de diplomatik sürecin kırılganlığını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Önümüzdeki 48 saat içinde Hamas’tan somut bir iade adımı gelirse süreç rahatlayabilir; gelmezse bölgesel aktörlerin devreye girme ihtimali güçlenecektir.

Gündem

Kazada Yaralanan Alkollü Bisiklet Sürücüsüne 25 Bin TL Ceza Yağdı

Yayımlandı

üzerinde

Kazada Yaralanan Alkollü Bisiklet Sürücüsüne 25 Bin TL Ceza Yağdı

TARİH: 06.05.2026
SAAT: 03:45

Bursa’nın İnegöl ilçesinde motosikletle çarpışan bisiklet sürücüsü yaralandı, hastanede yapılan testte 1.70 promil alkollü çıkınca kendisine rekor ceza kesildi. Trafikte “araç” tanımının tartışıldığı bu olayda, alkollü bisiklet kullanmanın sonuçları bir kez daha netleşti.

HABER MERKEZİ – Bursa’nın İnegöl ilçesinde, alkollü olduğu tespit edilen bir bisiklet sürücüsüne trafik kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 25 bin TL para cezası uygulandı. Trafik güvenliği açısından tartışmaları da beraberinde getiren olay, “araç” tanımının bisikleti de kapsadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaza Anı ve Yaralı Sürücüye Müdahale

Kaza, 5 Mayıs 2026 akşamı saat 22.00 sıralarında Mahmudiye Mahallesi Osmanbey Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Mert Ş. (28) yönetimindeki motosiklet ile Kerim D. (49) yönetimindeki bisiklet çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle devrilen bisikletten düşen sürücü Kerim D. yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine kısa sürede polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

1.70 Promil Alkollü Bisikletliye Şok Ceza

Kaza sonrası olay yerinde inceleme başlatan polis ekipleri, bisiklet sürücüsü Kerim D.’nin alkollü olduğundan şüphelenerek test yaptı. Hastanede yapılan kontrolde Kerim D.’nin 1.70 promil alkollü olduğu tespit edildi. Bu oran, yasal sınırın oldukça üzerinde olması nedeniyle trafik ekipleri tarafından sürücüye 25 bin TL idari para cezası kesildi. Trafik polislerinin, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince “alkollü araç kullanmak” suçundan uyguladığı ceza, görenleri şaşırttı.

Bisiklet de Trafikte Araç Sayılıyor

Kamuoyunda sıkça merak edilen “alkollü bisiklet sürmek suç mu?” sorusu bu olayla bir kez daha yanıt buldu. Türkiye’de Karayolları Trafik Kanunu’na göre bisikletler resmi olarak “araç” statüsünde değerlendiriliyor. Dolayısıyla alkollü araç kullanma yasağı, motorlu taşıtlar kadar bisiklet sürücüleri için de bağlayıcı. Trafik hukuku uzmanları, alkollü bisiklet kullanımında yasal promil sınırının da otomobillerle aynı olduğuna (0.50 promil üzeri) dikkat çekiyor.

2026 Trafik Cezalarında Yeni Dönem

Öte yandan kesilen bu para cezası, 2026 yılında trafik cezalarına yapılan ciddi zamları da akıllara getirdi. 2026 yılı itibarıyla alkollü araç kullanma cezası ilk ihlalde 11.629 TL olarak uygulanırken, ikinci kez yakalananlara 50 bin TL, üçüncü kez yakalananlara ise 150 bin TL’ye varan idari yaptırımlar öngörülüyor.

Tartışma Yaratan Uygulama

Hem yaralanan hem de ceza alan bisiklet sürücüsünün durumu, sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, trafikte savunmasız olan bisikletlilere bu denli yüksek cezalar kesilmesini eleştirirken, trafik güvenliği savunucuları ise “alkolün her türlü araç kullanımında risk oluşturduğunu” belirterek uygulamayı destekledi. Yetkililer, kazayla ilgili adli ve idari incelemenin çok yönlü olarak sürdüğünü bildirdi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Kayseri’de Kız Yurdunda Yangın Paniği: Öğrenciler Tahliye Edildi

Yayımlandı

üzerinde

Kayseri’de Kız Yurdunda Yangın Paniği: Öğrenciler Tahliye Edildi

Tarih: 6 Mayıs 2026, Salı | Saat:02:30

Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Şule Yüksel Şenler Kız Öğrenci Yurdu’nda 6 Mayıs 2026 Salı akşamı saat 20.00 sıralarında yangın çıktı. Yangın, 9 katlı yurdun 4. katında, iddiaya göre prizdeki bir arızadan kaynaklandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı 7 araç ve 28 personel yangına müdahale etti ve alevler kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında 2 oda kullanılamaz hale geldi.

Yangın sırasında yurtta bulunan öğrenciler ve personel hızlı ve güvenli bir şekilde tahliye edildi. Dumandan etkilenen veya panik yaşayan bazı öğrencilere sağlık ekipleri olay yerinde müdahale etti; herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmadı. Yağmurlu havada dışarıda bekleyen öğrencilere çevredeki işletmeler kapılarını açtı. Yurt binasının altında işletme sahibi olan Dursun Özdemir ve diğer esnaf, üşüyen öğrencilere çay ikram ederek onları misafir etti.

Yangının ardından itfaiye ekipleri binadaki dumanı tahliye etmek için çalışma başlattı. Yapılan anonslarla öğrencilerin çevredeki işletmelere gidebileceği duyuruldu. Duman tahliyesinin tamamlanmasının ardından öğrenciler yurtlarına geri döndü. Yangının çıkış nedeniyle ilgili idari ve adli soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Olayı duyuran ilk kaynaklardan biri de Habertürk oldu. Habertürk’ün son dakika haberine göre, yangın itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kısa sürede söndürüldü ve öğrenciler tedbir amacıyla tahliye edildi. Haberde ayrıca, yangının çıkış nedenine ilişkin çalışma başlatıldığı ve öğrencilerin çevredeki işletmelere yönlendirildiği belirtildi.

Gelişmeleri anında aktaran Fatih Doğan Medya, yangının hemen ardından olay yerinden edindiği bilgilerle panik anlarını ve tahliye sürecini okurlarına duyurdu. Öğrencilerin battaniyelerle dışarı çıktığı anlar ve esnafın yardımı gibi detaylar, ajanslardan gelen bilgilerle birleştirilerek kapsamlı bir haber haline getirildi.

 

Yetkililer, benzer durumların önüne geçmek için yurtlardaki elektrik tesisatlarının düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Yangının çıkış nedenine ilişkin resmi açıklama ise soruşturmanın tamamlanmasının ardından yapılacak.

 

 

 

 

Okumaya Devam Et

Gündem

Bursa Milletvekili Osman Mesten’den “Başıboş Köpek” Çıkışı: Milletin Güvenliği İçin “Köpekçi Terörü”ne Savaş Açtı

Yayımlandı

üzerinde

Bursa Milletvekili Osman Mesten’den “Başıboş Köpek” Çıkışı: Milletin Güvenliği İçin “Köpekçi Terörü”ne Savaş Açtı

05 Mayıs 2026 Salı, 13:17

 

AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, başıboş sokak köpekleri sorununa ilişkin yaptığı sert açıklamada, “Köpekçi terörü” olarak nitelediği lobiye meydan okudu. Mesten, “can dost” ve “mama” gibi kavramların dilimize yerleştirilmesini eleştirerek, “Öncelik milletin güvenliği olmalı” dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla başlayan tartışmanın ardından İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Başıboş sokak köpekleri sorununa dikkat çeken Mesten, kamuoyunda büyük yankı uyandıracak ifadeler kullandı. Mesten, iki yıl önce çıkarılan yasaya rağmen sokaklarda hâlâ başıboş köpek bulunmasını eleştirerek, “Hiçbir kurum ve belediye bunun önüne geçemiyor” dedi. Milletvekili, “Köpek tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinden daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor” sözleriyle tehlikenin boyutunu vurgularken, Van’da yaşanan Hamza bebek olayını hatırlatarak yaşanan vahşeti gözler önüne serdi.

Mesten, sorunun yalnızca başıboş köpeklerle sınırlı olmadığını, arkasında organize bir yapı olduğunu öne sürdü. “Hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim var” diyen Mesten, bu yapıyı “köpekçi terörü” olarak tanımladı. Açıklamasının ardından çok sayıda tehdit ve hakaret mesajı aldığını belirten Mesten, “O itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para” diyerek geri adım atmayacağını gösterdi.

Kullandığı dilin de bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Mesten, “Köpek ‘it’tir, ‘can dost’ veya ‘patili dost’ değildir. ‘Mama’ değil ‘yal’ demeliyiz. Bu kavramlarla bilinçaltımızda köpek ve bebek eşitlenmek isteniyor” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın Türk aile yapısını hedef alan “büyük bir terör organizasyonu” olduğunu savunan Mesten, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın “Köpek insan evladı yerine konulamaz” sözlerine atıfta bulunarak destek istedi.

Milletvekili, sorumluluk makamındaki isimlere de net mesajlar gönderdi. AK Partili belediye başkanlarına seslenen Mesten, “Lütfen kanunun emredici hükümlerini uygulayın. Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil” diyerek yerel yönetimleri harekete geçmeye davet etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Sokakta bir tek köpek kalmayana kadar mücadelemiz sürecek” sözünü hatırlatan Mesten, mücadelesini Meclis’te ve devlet kurumları nezdinde sürdüreceğini söyledi.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 kişinin başıboş köpekler nedeniyle hayatını kaybettiğini, yılda 2 milyon doz kuduz aşısı yapıldığını belirten Mesten, “Bu millet kuduz aşısı olmak zorunda değildir” diyerek sözlerini tamamladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar