Daha fazla hava durumu tahmini: 15 günlük hava durumu İstanbul
Bizimle İletişimde Kalın

Son Dakika

Devlet Bahçeli: Suyu bulandırmaya, kuşkuları tırmandırmaya yer yok

Yayımlandı

üzerinde

Milliyetçi Hareket Partisi () Genel Başkanı , Terörsüz süreciyle, ‘nin terörden kalıcı olarak kurtulacağını söyledi.

Yazılı bir açıklama yapan Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye’nin kardeşliği güncellenmiş ve güçlendirilmiş Türkiye olduğunu ifade etti.

“Elbette ve beklendiği üzere ülkemizin yeni normaline ayak uydurma zorluğu çekenler vardır ve beklendiği gibi bundan sonra da olacaktır.” diyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye’yi siyasi ve ideolojik çıkarlarına aykırı görenlerin bir kaşık suda fırtına koparmak için yanıp tutuşmaları, bunun yanında kabaran istek ve iştahları son günlerde iyice artmış ve yaygınlaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

“SÖZDE MİLLİYETÇİLER HEDEFİ YIKMA AMACIYLA BİRLEŞTİ”

Bahçeli şöyle devam etti:

“Statükodan geçinen bağnaz kafalar, vesayet özlemi çeken bağımlı odaklar, milliyeti meçhul sözde milliyetçiler, yalan ve dedikodu borsasına yatırım yapan melun çevreler, emperyalizm ve Siyonizm uşaklığına heves eden işbirlikçiler topluca Terörsüz Türkiye hedefini yıkma ve yıpratma amacında birleşmişlerdir.

Bölgesel dinamiklerin ve küresel denklemlerin içyüzünü okumak şöyle dursun böylesine cesameti ağırlaşmış çok vektörlü meseleler yumağını satıhta bile idrak ve ifade edemeyenlerin pek tabii iradeleri mefluç, iddiaları mefsuhtur.”

“ESAS VE USULLER DOĞAL MECRASINDA NETLEŞECEK”

Sürece ilişkin TBMM’de kurulacak komisyona işaret eden Bahçeli, “48 üyeden müteşekkil komisyonun nasıl çalışacağı, bu suretle karar alma şeklinin ne olacağı, toplantı esas ve usulleriyle ilgili ilkesel kaidelerin nasıl belirleneceği doğal mecrasında ve ileriki günlerde iyice netleşecektir.” dedi.

“SUYU BULANDIRMAYA YER YOK”

MHP lideri, “Bu konuda suyu bulandırmaya, kuşkuları tırmandırmaya yer ve gerek yoktur.” dedi.

Terörsüz Türkiye sürecinde tarihi gelişmeler yaşandığını kaydeden Bahçeli, açıklamasında, “Bu gelişmeleri bir noktada tıkama çabaları, komisyon çalışmalarını peşinen baltalama arayışları taktik mahiyetli bir yıldırma ve yıpratma kampanyasıdır.” ifadelerine yer verdi.

“Komisyona üye veren partilerin bu kurnaz ve kirli kampanyaya direniş göstereceğine inancım ve itimadım ise tamdır.” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Türkiye’mizin büyük bir beladan kurtuluşun eşiğindeyken bölgemizde her gün yeni ve tehlikeli olaylar vasat bulmaktadır.

Siyonist alçaklık Gazze’yi açlığa ve sefalete mahkum etmektedir.
Yardım kampları vurulmaktadır.”

‘nin açıklamasının tam metni şöyle:

“Siyaset, aklın ve ahlakın rehberliğinde, hayatın ve hadiselerin önünü kapatan sis bulutlarının dağıtılması, bunun yanı sıra konjoktürel sorunların sürüklediği çıkmaz sokaklardan çıkabilme başarı ve becerisidir.

Sorun çözme kültüründen muaf ve uzak ülkelerin kaotik çatışmaların, kriz odaklı çelişkilerin çekim alanından kurtulamadıkları pek çok tecrübeyle vaki ve varittir.

Türk milleti, kronikleşmiş ve kristalize olmuş ağır sorunlarla yüzleşecek kadar cesaret, dirayet, kifayet, salabet ve seciye sahibi olduğunu bilhassa son yıllarda ispat ve izhar etmiştir.

Hangi kara propaganda devreye alınırsa alınsın ’mizin önü açıktır.

Bir kere yükselen bayrak asla inmeyecek, asla gölgelenemeyecektir.

Güvence Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.

Terörden arınmış, terörle yollarını ayırmış, terörü kutlu hayatından söküp atmış ’yi durduracak, duraklatacak ve durgunluğa sürükleyecek herhangi bir müessir ve mütehakkim gücün varlığı artık sadece hayal mesabesindedir.

Kuşatma yarılmış, bölgesel ve küresel kumpas sökülüp atılmıştır.
Terörsüz Türkiye, tereddütleri geriletmiş, tenakuzları gidermiş Türkiye’dir.
Terörsüz Türkiye, milli birlik ve kardeşliği güncellemiş ve güçlendirmiş Türkiye’dir.

Elbette ve beklendiği üzere ülkemizin yeni normaline ayak uydurma zorluğu çekenler vardır ve beklendiği gibi bundan sonra da olacaktır.

Bu kapsamda kimi ucuz ve uçuk suçlamaların tedavüle sokulması aslında uyum probleminden ziyade yakalanan tarihi fırsatın çok yönlü tahrip, tahdit ve tahrişiyle ilişkilidir.

Terörsüz Türkiye’yi siyasi ve ideolojik çıkarlarına aykırı görenlerin bir kaşık suda fırtına koparmak için yanıp tutuşmaları, bunun yanında kabaran istek ve iştahları son günlerde iyice artmış ve yaygınlaşmıştır.

Statükodan geçinen bağnaz kafalar, vesayet özlemi çeken bağımlı odaklar, milliyeti meçhul sözde milliyetçiler, yalan ve dedikodu borsasına yatırım yapan melun çevreler, emperyalizm ve Siyonizm uşaklığına heves eden işbirlikçiler topluca Terörsüz Türkiye hedefini yıkma ve yıpratma amacında birleşmişlerdir.

Bölgesel dinamiklerin ve küresel denklemlerin içyüzünü okumak şöyle dursun böylesine cesameti ağırlaşmış çok vektörlü meseleler yumağını satıhta bile idrak ve ifade edemeyenlerin pek tabii iradeleri mefluç, iddiaları mefsuhtur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan, bilahare partimizin dört milletvekiliyle temsil edileceği “Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu”na katılmayan, bununla da kalmayıp asılsız, haksız ve hayasız eleştirileri sıralayan ipsiz sapsızların “biz komisyoncu değiliz” zırvasına sığınmaları ciddiyetsiz ve değersiz bir açıklamadır.

Gazi Meclis’in işleyiş ve işlevselliğinde, aynı zamanda demokratik mekanizmaların ikmal ve ilerleyişinde mühim mevkii bulunan komisyonları “komisyonculukla” bir ve eşit görenlere tutarlılık gereğince düşecek ahlaki sorumluluk İçtüzükte tanımlanmış bütün komisyonlardan da derhal çekilmektir.

“Bizim komisyonumuz Türk milletidir” sözü işin özünde mazisi ve mesleği komisyonculuk olanların hezeyan ve hezimetinden başka bir şey değildir.

Hayatının her diliminden hesap yapan, menfaat peşinde koşan, satış ve dönüş ustası bir devşirmenin millet adına bizden hesap sorma beyanı sadece akıl kaybı değil, cambazlık yaptığı ipte nasıl bir küstahlığın ve kifayetsiz muhterisliğin esiri olduğunu da belgelemiştir.

Vakti ve zamanı geldiğinde tarih ve millet huzurunda kimin kimden hesap soracağını herkes görecektir.

Bu ise sadece sabır ve zaman meselesidir.

Milliyetçi Hareket Partisi’ni bir zamanlar zehirlemek ve zincirlemek gayesiyle her maskeyi takanlar, her kaba girenler, önüne gelenden medet umanlar, melanet ittifaklara girenler özellikle bilmelidir ki, ihanet şahıslarıyla ve siyasetleriyle mündemiçtir.

Ne tuhaf bir hal ve durumdur ki, hamaset ve harcanmış hafızalarıyla gün gibi açıkta duran hakikati bertaraf etmeye niyetlenmek, bunu da İP’e sarılarak yapmayı hedeflemek ancak ve ancak basit ve bayağı zihniyetlerin zaafı ve zayıflığıdır.

Bu zaaf ve zayıflığın failleri şükür partimizden arınmış, atılmış ve ayrılmışlardır.

Diğer yandan Meclis’te çalışmalarına başlayacak olan komisyona CHP’nin üye vermesi değerli bir adım iken süreci yokuşa sürecek önşartlar dayatması da bir o kadar anlamsız ve mantıksızdır.

Türkiye terör musibetinden kalıcı olarak kurtulacaktır.

Buna müzahir ve münasip tavır almak, zorlaştıran değil kolaylaştıran, uzlaşmadan kaçan değil milletimizin haysiyet ve hissiyatını kucaklayan yapıcı ve destekleyici siyasi duruşa büyük bir ihtiyaç olduğu tartışmasızdır.

48 üyeden müteşekkil komisyonun nasıl çalışacağı, bu suretle karar alma şeklinin ne olacağı, toplantı esas ve usulleriyle ilgili ilkesel kaidelerin nasıl belirleneceği doğal mecrasında ve ileriki günlerde iyice netleşecektir.

Bu konuda suyu bulandırmaya, kuşkuları tırmandırmaya yer ve gerek yoktur.

Kaldı ki “Terörsüz Türkiye” hususunda tarihi gelişmeler yaşanmaktadır.

Bu gelişmeleri bir noktada tıkama çabaları, komisyon çalışmalarını peşinen baltalama arayışları taktik mahiyetli bir yıldırma ve yıpratma kampanyasıdır.

Komisyona üye veren partilerin bu kurnaz ve kirli kampanyaya direniş göstereceğine inancım ve itimadım ise tamdır.

Türkiye’mizin büyük bir beladan kurtuluşun eşiğindeyken bölgemizde her gün yeni ve tehlikeli olaylar vasat bulmaktadır.

Siyonist alçaklık Gazze’yi açlığa ve sefalete mahkum etmektedir.

Yardım kampları vurulmaktadır.

Bir deri bir kemiğe dönüşen bebekler, çocuklar günbegün açlıktan dolayı hayatlarını kaybetmektedir.

Siyonist emperyalist azgınlığın Suriye ve Filistin’de estirdiği barbarlık tufanı tahammül sınırlarını çoktan aşmıştır.

Suriye’de gerginlik tekrar yükseliş halindedir.

YPG’li teröristlerin Münbiç’e füze saldırısı düzenlemeleri, Dürzi grupların Süveyda’da güvenlik güçlerine saldırmaları, İsrail’in İran’a bağlı hücreleri hedef alması, İsrailli bakanlarla beraber fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya musallat olması tehdidin ne kadar yakın ve yakıcı olduğunu göstermektedir.

İsrail bölgesel huzur ve istikrarın amansız düşmanıdır.

Dürzilerden YPG’ye kadar karıştırmadığı, oyuna getirmediği, maşa olarak kullanmadığı hiçbir grup ve örgüt neredeyse kalmamıştır.

Türkiye’nin her anlam ve düzeyde dikkatli, tedbirli ve temkinli olması beka konusudur.

Su uyusa da İsrail ayaktadır.

Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın tarihi kimliğinin ve manevi statükosunun muhafazası ise yalnızca Müslümanların değil insanlığın ortak sorumluluğudur.

Mazlumları katleden, ekmek kuyruğundaki çocukları bombalayan, yeryüzü lanetlisi ve soykırımcı İsrail’in Mescidi Aksa’ya saygısızlığı artık bardağı taşıracak bir provokasyondur.

İslam alemi ses vermeli, canlılık emaresi göstermeli, kandan nemalanan gözü dönmüş Siyonist canavara karşı tek yürek halinde birleşmelidir.

Aksi halde yarın çok geç olacak, son pişmanlık da fayda etmeyecektir.

Filistin’i tanıma vaatlerini açıklayan ülkelerin daha caydırıcı ve sert yaptırım kararlar alması, adından başka bir şeyi kalmayan Birleşmiş Milletler’in şerefli bir hamle yaparak insanlık onuru ve dünya barışı adına askeri müdahale seçeneğini masaya koyması dehşet kapanına sıkışan milyonlar için acil bir ihtiyaçtır.

ABD Başkanı’nın Rusya’ya yönelik tehditleri, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın şiddet dozajındaki artış, ABD ile AB arasındaki ekonomik ve ticari gerilimler, her türlü ihtimale açık dünya manzarası, diyalog ve diplomasi yerine çatışmaların ve derin anlaşmazlıkların geçmesi ülke ve millet sevdasını ruhunda taşıyan siyasetçilere ve siyasi partilere tarihi bir misyon yüklemektedir.

Terörsüz Türkiye hedefi bu misyonun sonucudur.

Siyonist emperyalist karanlık çevremizi sarıp istikbal ve istiklalimize organize saldırı halindeyken milli birlik ve dayanışmamızı tahkim etmek vatan, millet, namus ve mukaddesat borcudur.

Bu borcu takmayan ve tanımayan, tarihin çağrısını duymayan, milletin beklentilerini önemsemeyen, dünyanın yeni şartlarını ve bölgemizin baş döndüren değişken yapısını fark edemeyenlerin çuvallamaları, zamanın ve zeminin dışında kalmaları mukadderdir.

İşte o zaman Meclis’te kaçak eczane kurulduğunu söyleyen ucube, çarpık ve çamur zihniyetler acınası halleriyle ömürlerini tüketmiş olacaklardır.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Evde Sağlık ve Palyatif Bakımda Yeni Dönem: Resmi Gazete’de Yayımlandı

Yayımlandı

üzerinde

Evde Sağlık ve Palyatif Bakımda Yeni Dönem: Resmi Gazete’de Yayımlandı

23 Haziran 2026 | 03:30

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik”, 23 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile Türkiye’de evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinde köklü bir değişim başlıyor.

 Kronik hastalar artık evinde tedavi görecek

Yeni yönetmelikle birlikte, yaşamı tehdit eden, kronik veya ilerleyici hastalığı olan palyatif bakım hastalarının tedavileri, hastaneye yatış gerekmiyorsa artık ev ortamında kesintisiz sürdürülebilecek.

Hastanelerde tedavi planı oluşturulan ve ilk tıbbi uygulaması başarıyla gerçekleştirilen hastalar, hekim onayı alındığı takdirde sonraki tedavi süreçlerini kendi evlerinde sağlık personeli eşliğinde devam ettirebilecek. Özellikle kardiyovasküler, nörolojik ve ileri evre kronik rahatsızlıkları bulunan bireyler, konfor alanlarından ayrılmadan tedavi olma imkanına kavuşacak.

Evde verilecek hizmetler neler?

Yönetmeliğe göre evde sunulacak sağlık hizmetleri şöyle sıralanıyor:

· Yara ve yanık bakımı ile medikal sonda uygulamaları
· Tüm tetkiklerin evde alınması ve laboratuvar değerlendirmeleri
· Mama, ilaç ve tıbbi bez raporlarının evden yenilenmesi
· Reçetelerin düzenlenmesi ve uygun görülen girişimsel işlemler

Bütünleşik sağlık modeli geliyor

Yeni düzenleme, tıbbi bakımın kesintisizliğini esas alan bütünleşik bir hizmet modelini hayata geçiriyor. Evde sağlık, palyatif bakım, aile hekimliği ve yataklı tedavi hizmetleri tek bir çatı altında birleştiriliyor.

Evde Sağlık Yönetim Sistemi (ESYS) merkezli olarak; Aile Hekimliği (AHBS), Hastane (HBYS) ve Uzaktan Hasta Değerlendirme (UHDS) sistemleri birbirine bağlanacak. Bu entegrasyon sayesinde hasta verileri anlık olarak tüm sağlık kurumlarıyla paylaşılabilecek.

Başvurular artık çok daha kolay

Evde sağlık hizmeti başvuruları artık ESHİM (444 3833) ve Bakanlığın diğer dijital kanalları üzerinden çok daha kolay yapılabilecek. Sistemde bürokrasiyi azaltmak adına ilk kez yapılan evde sağlık başvuruları, doğrudan aile hekimine düşecek.

Yönetmeliğin kapsamı geniş

Yönetmelik; Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, belediyeler ve özel sağlık kuruluşlarındaki palyatif bakım hizmetleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında sunulan evde sağlık hizmetlerini kapsıyor.

Yönetmelikte ayrıca ESKOM (Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi) ve YAŞAM (Sağlıklı Yaş Alma Merkezleri) gibi yeni birimler tanımlanarak, yaşlı bireylerin evde sağlık ihtiyaçlarının belirlenmesi ve izlenmesi hedefleniyor.

Uyum süreci 1 yıl

Halihazırda faaliyet gösteren evde sağlık ve palyatif bakım birimlerinin, yeni yönetmelik hükümlerine en geç 1 yıl içinde uyum sağlaması gerekecek.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

SON DAKİKA | İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay CHP’den istifa etti

Yayımlandı

üzerinde

SON DAKİKA | İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay CHP’den istifa etti

Tarih: 18 Haziran 2026
Saat: 21:45

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün görevden alınmasının ardından gelen karar, siyasi kulisleri hareketlendirdi.

KRİTİK TOPLANTININ ARDINDAN İSTİFA KARARI

İzmir siyasetinde deprem etkisi yaratan gelişme, CHP’deki “Mutlak Butlan” kararı sonrası başlayan sürecin ardından geldi. CHP’de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, dün gerçekleştirilen MYK toplantısında CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ü görevden aldı.

Güç hakkında kesin ihraç istemiyle disiplin süreci başlatılırken, il başkanlığı görevine Utku Gümrükçü atandı. Kararın ardından Cemil Tugay, CHP’li belediye meclis üyeleri ve ilçe başkanlarıyla acil toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında yazılı bir açıklama yapan Tugay, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

TUGAY’IN İSTİFA AÇIKLAMASI

Tugay, istifa kararını duyurduğu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Değerli İzmirli Hemşerilerim ve Kamuoyumuzun Bilgilerine; Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı ‘Mutlak Butlan’ kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum.”

Tugay, özellikle son günlerde alınan ihraç kararlarının endişe verici olduğunu vurgulayarak, İzmir İl Başkanı’nın görevden alınmasını “İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık” olarak nitelendirdi.

Açıklamasının devamında Tugay, “Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım. Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyiniyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek” dedi.

Tugay’ın istifa açıklamasında “bir gün geri dönebilme umuduyla” ifadesini kullanması dikkat çekti.

SİYASİ KULİSLERDEKİ YANKILAR

Cemil Tugay’ın istifa kararı, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı. Kararın gerekçesine ilişkin ayrıntılar netleşmezken, gözler CHP Genel Merkezi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılacak resmi açıklamalara çevrildi.

Daha önceki açıklamalarında istifa etmeyeceğini belirten Tugay’ın bu hamlesi, CHP içindeki “Mutlak Butlan” kararı sonrası yaşanan gerilimin geldiği noktayı gözler önüne serdi.

NE OLMUŞTU?

CHP’deki “Mutlak Butlan” kararı sonrası başlayan süreçte parti içi muhalefet hareketlendi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık görevine dönmesiyle birlikte, bazı il başkanlıklarında görev değişiklikleri yaşandı. İzmir’deki bu gelişme, partinin en büyük şehir örgütlerinden birinde yaşanan ilk büyük kopuş olarak değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Son Dakika

Denizli’de kauçuk fabrikasında büyük yangın: Simsiyah duman gökyüzünü kapladı

Yayımlandı

üzerinde

Denizli’de kauçuk fabrikasında büyük yangın: Simsiyah duman gökyüzünü kapladı

Tarih: 3 Haziran 2026
Saat: 15.59


Pamukkale’deki bir kauçuk fabrikasında henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek fabrikayı sardı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen çok sayıda itfaiye ekibinin alevlere müdahalesi sürüyor.

Yangın saat 15.00’te çıktı

Denizli’nin Pamukkale ilçesi Akkale Mahallesi’nde bulunan bir kauçuk fabrikasında, bugün saat 15.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Fabrikada bulunan yanıcı maddeler nedeniyle kısa sürede büyüyen alevler, kısa sürede tüm fabrikayı sardı.

Olayı fark eden çalışanların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekiplerin yangına müdahalesi sürerken, fabrikadan yükselen simsiyah dumanlar ilçenin pek çok noktasından görüldü.

İtfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sürüyor

Yangının çıkış nedeniyle ilgili henüz net bir bilgi edinilemezken, olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri alevleri kontrol altına almak için yoğun çaba harcıyor. Çevre illerden de takviye ekip talep edildiği öğrenildi.

Yetkililer, yangının büyümesiyle birlikte olası bir can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına dair henüz bir açıklama yapmadı. Fabrikanın tamamını saran alevler nedeniyle maddi hasarın büyük olduğu tahmin ediliyor.

Çevrede panik yaşandı

Yangını gören mahalle sakinleri büyük panik yaşarken, bazı vatandaşlar cep telefonu kameralarıyla o anları görüntüledi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, fabrikadan yükselen yoğun siyah dumanın kilometrelerce öteden bile görülebildiği dikkat çekiyor.

Yetkililer, yangının çevredeki diğer iş yerlerine sıçramaması için geniş çaplı bir güvenlik önlemi aldı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, yangının kesin çıkış nedeni ve maddi hasarın boyutu daha sonra netlik kazanacak.

Gelişmeleri anlık olarak FatihDoğanMedya’dan takip edin

Denizli’deki kauçuk fabrikası yangınıyla ilgili son dakika gelişmelerini ve yetkililerden gelecek resmi açıklamaları FatihDoğanMedya olarak anlık şekilde duyurmaya devam edeceğiz.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar