Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan TBMM Grup Toplantısı’nda Kritik Açıklamala:rBB’deki Yamyamlığın Kitabı Yazıldı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve bazı ilçe belediyelerindeki yolsuzluk, hırsızlık ve irtikap uygulamalarına değinerek; “İBB’deki yamyamlığın kitabı yazıldı” ifadelerini kullandı. Bunun yanı sıra, muhalefetin özellikle CHP’ye yönelik eleştirilerini de sözlerine ekledi. İşte detaylar
İBB’deki Yamyamlık: “Kitabı Yazıldı”
Erdoğan, TBMM’deki konuşmasında;
-
İBB ve bazı ilçe belediyelerinde yolsuzluk ve usulsüz uygulamaların boyutunun, artık açıkça ortada olduğunu ve “yamyamlığın kitabı yazıldığını” ifade etti.
-
İstanbul örneğinde, büyükşehir ve bazı ilçelerde gerçekleştirilen usulsüzlüklerin, şehir yönetiminde ciddi sorunlara yol açtığını belirterek, bu tür uygulamalara karşı yargı önünde hesap sorulacağını yineledi.
Bu çarpıcı ifadeler, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesinin ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor.
CHP’ye Yönelik Eleştiriler: “Ağzı Bozuk Müptezellerle Sokakları Terörize Etmekten Vazgeçin”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İBB eleştirilerinin ardından, CHP ve yönetimindeki bazı muhalefet unsurlarına yönelik sert çıkışlarda bulundu. Açıklamalarında şunları dile getirdi:
-
CHP içindeki bölücülük ve yolsuzluk iddialarına, “yolsuzluk çarkınız deşifre olmuştur, pisliklerin üzerini örtemezsiniz” diyerek tepkisini aktardı.
-
CHP’nin, muhalefeti siyasi rant malzemesine çevirmesini, sokakları terörize eden ve şiddet içeren söylemleriyle halkın güvenini sarsmaya çalıştığını belirtti.
-
“Ağzı bozuk müptezellerle sokakları terörize etmekten artık vazgeçin, bodoslama daldığınız çukura bizi ve milletimizi çekmeye çalışmayın” ifadeleriyle, CHP’ye sert uyarıda bulundu.
Erdoğan, bu çıkışlarıyla hem yerel yönetimde yaşanan sorunların boyutuna hem de muhalefetin ülke gündeminde üretmeye çalıştığı negatif söylemlere karşı net bir duruş sergiledi.
Konuşmanın Genel Değerlendirmesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı bu açıklamalarla:
-
Yerel yönetimlerde şeffaflık ve adaletin tesis edilmesi gerektiğini,
-
Siyasi arenada gerçek hizmet anlayışının ve hesap verebilirliğin ne kadar önemli olduğunu,
-
Ve ülke gündeminde bölücülükten, yolsuzluktan ve usulsüz uygulamalardan uzak, milli birlik ve beraberliğin sağlanması yönünde kararlı adımlar atılacağını ortaya koydu.
Bu söylemler, hem İBB’deki usulsüzlükler hem de CHP’nin mevcut siyasi söylemine yönelik eleştirileriyle, Türkiye’nin daha hesaplı, adil ve şeffaf bir yönetime kavuşması gerekliliğine vurgu yapıyor.
“Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına esas olan bilgi ve belgeleri getirenler CHP’lilerin bizzat kendileridir.”
– Cumhurbaşkanı Erdoğan
Belgelerin Kökenine Dair İddialar
Erdoğan, yaptığı konuşmada, CHP’li isimlerin yolsuzluk, rüşvet ve diploma sahtekârlığı gibi iddiaların soruşturulmasına dair delilleri getirdiğini ve bu bilgilerin yargı önüne serilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Açıklamasında;
-
Soruşturma Belgeleri: Erdoğan, “Belgelerin çoğunun, CHP’li isimler tarafından yargıya aktarıldığının da farkındalar” diyerek, iddiaların kendi partileri tarafından itiraf edildiğine işaret etti.
-
Parti İçi Çekişmeler: CHP’nin iç hesaplaşmalarının ve kendi içindeki çekişmelerin, bu belgelerin ortaya çıkmasında rol oynadığını vurguladı.
-
Yolsuzluk İddiaları: İstanbul Büyükşehir ve bazı ilçe belediyelerindeki yolsuzlukların boyutunun, “yamyamlığın kitabı yazıldı” şeklinde özetlendiği açıklamalar da, bu belgelerin soruşturmanın temelini oluşturduğunu gözler önüne seriyor.
Erdoğan’ın Eleştirileri ve Siyasi Mesajları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında yalnızca yerel yönetimlerdeki usulsüzlükleri değil, aynı zamanda CHP yönetiminin bu konuda soruşturma belgelerini getirmedeki çekincesine de sert tepkiler verdi:
-
Siyasi Şeffaflık Eksikliği: Erdoğan, CHP’nin, kendi içindeki hesaplaşmalar ve yolsuzluk iddialarını kamuoyuna yansıtmak yerine, bu konuda sessiz kalmayı tercih ettiğini belirtti.
-
Halkın Bilgilendirilmesi: “Milletin refahına yönelik her türlü sabotajın hesabı yargı önünde sorulacak” ifadeleriyle, adaletin tecelli edeceğini ve usulsüzlüklerin soruşturma kapsamında net bir şekilde ortaya konulacağını söyledi.
-
Parti İçi İtiraflar: Erdoğan, CHP içindeki itirafların ve belgelerin, partinin kendi üyeleri tarafından yargıya sunulduğunu hatırlatarak, “İnsanların kendi suçlarını örtmeye çalışmadan, gerçekleri ortaya koymaları gerektiğini” vurguladı.
-
Ekonomiye Yönelik Vurgular
Konuşmasının başlarında Erdoğan, Türkiye ekonomisine yönelik her türlü sabotajın yargı önünde sorulacağını belirtti. Ülke ekonomisini hedef alan müdahalelerin asla göz ardı edilmeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı,:
-
Ekonomik sabote girişimlerine karşı alınacak hukuki ve idari önlemlere,
-
İhracat rakamlarında elde edilen rekor artışa ve
-
İş gücü piyasasında sağlanan olumlu gelişmelere dikkat çekti.
Erdoğan, “Bu krizler, Türkiye’nin azmiyle aşılacak; ekonomik başarılarımız ve istihdam artışımızla geleceğe güvenle bakıyoruz.” diyerek, küresel belirsizliklere rağmen ülkenin ekonomik direncini vurguladı.
Terör, Güvenlik ve Dış Politika Mesajları
TBMM Grup Toplantısı’nda Erdoğan, terör unsurlarına karşı kararlı tutum sergileyeceklerini sözlerine ekledi. Özellikle:
-
Silahların aradan çıkarılması ve terör duvarının yıkılması çağrısında bulundu,
-
Sınır ötesi tehditlere ve bölgedeki istikrarsızlığa karşı alınacak önlemleri detaylandırdı,
-
Suriye’de yaşanan gelişmeler ve terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı yürütülen operasyonların sonuçlarına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı, “Türkiye, terörle mücadelede ve dış politikada yalnızca savunma değil, aynı zamanda yapıcı adımlar atarak bölgesel barışı tesis edecektir.” diyerek, uluslararası arenada Türkiye’nin rolüne vurgu yaptı.
Muhalefet Eleştirileri ve Siyasi Mesajlar
Erdoğan, konuşmasında ana muhalefet partilerinin ülke gündeminde verimsiz ve bölücülük yaratan yaklaşımlarını eleştirdi. Özellikle:
-
CHP’nin ve muhalefetin, ülkenin ekonomik ve toplumsal sorunlarına çözüm üretecek düzeyde çaba göstermediklerini,
-
Siyasi tartışmalarda suçlayıcı ve yapıcı olmayan söylemlere yer verdiklerini,
-
Ülkenin mevcut siyasi ortamında, hizmet ve eser siyasetinin ön plana çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, “Milletimizin, bizi eleştirenlere değil; iş üreten, ülkeye katkı sağlayan liderlere destek vereceğini biliyorum. Siyasette amacımız, ülkemizin birliğini ve kalkınmasını sağlamaktır.” ifadeleriyle, muhalefetin eleştirel tutumuna karşı net mesajlar verdi.
Milli Birlik, Aile ve Sosyal Değerler
Toplantıda Erdoğan, ülke gündeminde sadece ekonomik ve siyasi konulara değil, aynı zamanda aile değerlerine ve milli birlik ruhuna de değindi. Konuşmasında:
-
Aile kurumunun, toplumun temel direği olduğunu hatırlattı,
-
Deprem ve doğal afetlerden etkilenen vatandaşlara yönelik alınan önlemler ve psiko-sosyal destek çalışmalarını öne çıkardı,
-
“Bizi birbirimize bağlayan milli değerlerimizden, ailemizden ve toplumsal dayanışmadan asla kopmayacağız.” diyerek, milli birliğin önemini vurguladı.
Dış Politika ve Bölgesel Strateji
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikada Türkiye’nin bölgedeki ve dünyadaki konumunu güçlendirmeye yönelik stratejik hamlelerine de değindi. Açıklamalarında:
-
Suriye ve Gazze gibi bölgelerde yaşanan insani krizlere dikkat çekti,
-
Bölgesel istikrarın sağlanması için Türkiye’nin üstlendiği rolü ve yürütülen diplomatik çalışmaları aktardı,
-
“Türkiye, komşu ülkelerle kurduğu kardeşlik bağları ve stratejik ortaklıklarla, barış ve güven ortamını tesis edecektir.” ifadeleriyle, dış politika vizyonunu ortaya koydu.
Sonuç: Birlikte Daha Güçlü Bir Türkiye
TBMM Grup Toplantısı’nda yapılan konuşmalar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülke gündeminde yer alan tüm önemli meseleleri kapsayan kapsamlı bir stratejiyi yansıttı. Ekonomik sabote girişimlerine, terörle mücadeleye, muhalefetin bölücülüğüne ve dış politika hamlelerine karşı kararlı duruşunu sergileyen Erdoğan, aynı zamanda milli birlik, aile değerleri ve toplumsal dayanışma mesajlarını da vurguladı.
Bu kapsamlı açıklamalar, hem ülke içindeki hem de uluslararası arenadaki aktörlere net mesajlar verirken, Türkiye’nin geleceğine dair umut ve inancı pekiştirmeyi amaçlıyor.
-
Gündem
15 yaş altına sosyal medya yasağı yürürlüğe girdi
15 yaş altına sosyal medya yasağı yürürlüğe girdi
Tarih: 1 Mayıs 2026,
Saat: 03:51 (Son Güncelleme: 04:01)

15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren düzenleme, hükümetin çocukları dijital risklerden koruma hedefi doğrultusunda Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle sosyal medya devlerine katı kurallar ve ağır yaptırımlar gelirken, ebeveynlere de kapsamlı kontrol yetkileri tanınıyor. Platformların artık yaş doğrulama sistemleri kurması ve çocuklara özel güvenli alanlar oluşturması zorunlu olacak.
Yasa Resmen Yürürlükte: 1 Mayıs 2026’da Resmi Gazete’de Yayımlandı
Kamuoyunda aylardır süren tartışmaların ardından, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını düzenleyen kanun, beklenen Resmi Gazete adımıyla resmen yürürlüğe girdi. “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamında kabul edilen düzenleme, 1 Mayıs 2026 sabahı itibarıyla hayata geçti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 22 Nisan 2026’da kabul edilen ve 7578 sayılı kanun ile yasalaşan bu düzenleme, yalnızca sosyal medyayı değil, doğum ve babalık izni gibi sosyal hakları da kapsıyor. Kanun, özellikle çocukların dijital ortamda korunmasını hedefleyen devrim niteliğinde maddeler içeriyor.
Yeni Dönem: 15 Yaş Altına Kayıt Tamamen Yasak, Platformlara Yaş Doğrulama Zorunluluğu
Kanunun en dikkat çekici maddesi, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarına kaydolmasını tamamen yasaklaması oldu. Bu kapsamda, sosyal ağ sağlayıcıları artık bu yaş grubundaki çocuklara doğrudan hizmet sunamayacak.
Bu yasağı etkin kılmak için platformlara etkin bir yaş doğrulama sistemi kurma zorunluluğu getiriliyor.
Peki bu ne anlama geliyor?
· Artık Instagram, TikTok, X, YouTube ve Facebook gibi platformlar, yeni kullanıcı kayıtlarında beyan edilen yaşı yeterli görmeyecek; kimlik veya ebeveyn onayı gibi daha güçlü doğrulama yöntemleri talep edecek.
· Mevcut hesaplar için de platformların, kullanıcıların yaşını doğrulamak üzere güncelleme yapması gerekecek. YouTube Türkiye’nin, düzenleme sonrası 15 yaş altındakilere ait hesapları kapatmak zorunda kalabileceğine dair yaptığı açıklama bu durumu teyit ediyor.
Ebeveynlere Tam Yetki: Ekran Süresi ve Harcamalar Artık Kontrol Altında
Yasa yalnızca yasaklar getirmiyor, aynı zamanda ebeveynlere çocuklarının dijital yaşamları üzerinde somut kontrol araçları sunuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da altını çizdiği bu mekanizmalar artık zorunlu olacak.
Ebeveyn Kontrol Aracı Sağladığı Yetki
Kullanım Süresi İzleme ve Sınırlama Ebeveynler, çocuklarının platformda geçirdiği günlük/haftalık süreyi takip edebilecek ve belirli bir süreyle sınırlandırabilecek.
Hesap ve Gizlilik Ayarları Kontrolü Çocuğun profilinin gizlilik ve güvenlik ayarları tamamen ebeveynin onayına sunulacak.
Ücretli İşlem Onayı Oyun içi satın alma, ücretli üyelik gibi tüm harcamalar, ebeveyn izni veya onayı olmadan gerçekleştirilemeyecek.
15-18 Yaş Arasına “Ayrıştırılmış” Güvenli Hizmet
Kanun, 15 yaşını doldurmuş ancak henüz 18 yaşından küçük olan gençleri de unutmuyor. Bu yaş grubu için sosyal medya tamamen yasaklanmıyor, ancak platformlara “ayrıştırılmış hizmet” sunma zorunluluğu getiriliyor.
Bu, gençlerin yetişkinlerle aynı içerik akışına, reklamlara ve etkileşimlere maruz kalmaması için platformların özel algoritmalar ve filtreler geliştirmesi anlamına geliyor. Bakan Göktaş’ın ifadesiyle, “15-18 yaş arası gençlerimiz için yaşlarına uygun, güvenli ve eğitici içeriklerin öne çıkarıldığı bir ekosistem” oluşturulacak.
Oyun Dünyasına da Sıkı Denetim: Derecelendirme Şartı
Düzenleme, sosyal medyanın yanı sıra çocukların yoğun olarak vakit geçirdiği oyun platformlarına da önemli yükümlülükler getiriyor:
· Zorunlu Derecelendirme: Oyun platformları, artık yaş ve içerik açısından usulüne uygun şekilde derecelendirilmemiş hiçbir oyunu kullanıcılarına sunamayacak. Yalnızca en yüksek yaş kriterine göre derecelendirilmiş oyunlar bir istisna olarak yayınlanabilecek.
· Günlük Erişim ve Temsilci Zorunluluğu: Türkiye’den günlük erişimi 100 binin üzerinde olan oyun dağıtıcıları ve platformları, tıpkı sosyal ağlar gibi Türkiye’de yerel temsilci bulundurmak zorunda olacak.
· Ebeveyn Kontrol Entegrasyonu: Oyun platformları da ebeveynlere ekran süresi ve oyun içi harcamaları kontrol etme araçları sağlamakla yükümlü olacak.
Yaptırımlar ve Denetim: BTK’nın Yetkileri Genişliyor
Yasanın kâğıt üzerinde kalmaması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) geniş yetkiler verildi. Kurallara uymayan platformları bekleyen yaptırımlar ise oldukça ağır.
Sosyal Medya Platformlarına Yönelik Cezai Yaptırımlar
1. Ağır Para Cezaları: Yükümlülüklerini yerine getirmeyen platformlara milyonlarca liralık idari para cezaları kesilecek.
2. Reklam Yasağı: Para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülük yerine getirilmezse, BTK Başkanı tarafından platformun Türkiye’deki vergi mükelleflerinden yeni reklam alması yasaklanacak. Bu, platformun önemli bir gelir kalemini kaybetmesi anlamına geliyor.
3. Bant Daraltma (Yavaşlatma): Yaptırımlara rağmen uyumsuzluk devam ederse, BTK platformun internet bant genişliğini kademeli olarak daraltabilecek. Bu, platforma erişimi neredeyse imkansız hale getirebilecek en kritik yaptırım olarak öne çıkıyor.
Türkiye, Küresel Dalgaya Ayak Uydurdu
Türkiye’nin bu adımı, dünyada giderek büyüyen bir korumacı dalganın parçası. Birçok ülke, benzer endişelerle çocukların sosyal medya erişimini kısıtlamak için harekete geçmiş durumda:
· Avustralya: Dünyada bir ilke imza atarak 16 yaş altına sosyal medya yasağını 2025 sonunda yürürlüğe koydu.
· Fransa: 2026 yılında kabul ettiği düzenlemeyle 15 yaş altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini tamamen yasakladı.
· Yunanistan: Hükümet, 15 yaş altı için benzer bir yasağı getirmek üzere hazırlıklarını son aşamaya getirdi. Avrupa Birliği genelinde de ortak bir standart oluşturma çabaları devam ediyor.
Türkiye, bu düzenlemeyle çocukların dijital güvenliği konusunda öncü adımlar atan ülkeler arasındaki yerini sağlamlaştırdı.
Uzman Görüşü: “Bu Bir Yasak Değil, Koruma Kalkanıdır”
Konuyu değerlendiren Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, düzenlemenin “yasaktan ziyade bir koruma mekanizması” olarak okunması gerektiğini vurguladı. Çocukların özellikle ergenlik döneminde nörolojik gelişimlerinin henüz tamamlanmadığını belirten Kamer, “Bilimsel çalışmalar, risk alma ve karar verme gibi süreçlerin 16 yaş civarında olgunlaştığını ortaya koyuyor. Bu nedenle yaş sınırları rastgele değil, bilimsel verilere dayanıyor” dedi. Düzenlemenin başarısının büyük ölçüde platformların sorumluluk almasına bağlı olduğunu belirten Kamer, “Asıl mesele bu sistemlerin gerçekten uygulanması ve denetlenmesi” ifadelerini kullandı.
Muhalefet ve Eleştiriler
Yasa, çocukları koruma hedefiyle geniş bir destek bulsa da, özellikle ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliği konularında endişeler de mevcut. Muhalefet partileri ve bazı sivil toplum kuruluşları, geniş kapsamlı yaş doğrulama sistemlerinin yetişkinlerin de anonim kalma hakkını zedeleyebileceğini ve toplanan biyometrik verilerin kötüye kullanılma riski taşıdığını savunuyor.
Gündem
Batman’da evde çıkan yangında 2 kişi ölü bulundu
Batman’da evde çıkan yangında 2 kişi ölü bulundu
Tarih ve Saat: 01 Mayıs 2026, 00:30

Batman’da Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan Zengin Apartmanı’nda dün akşam saatlerinde çıkan yangın, iki kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Dairenin balkonundan yükselen dumanları fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesinin ardından eve giren polis ve sağlık görevlileri, yanmış halde iki cansız bedenle karşılaştı.
Yapılan kimlik tespitinde, hayatını kaybedenlerin Süreyya İbrahim (45) ve Metin Erman (52) olduğu belirlendi. Evin bir bölümünde halının da yandığı görüldü. Cenazeler, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı bildirildi.

İşte olayla ilgili öne çıkan detaylar ve haberin künye bilgileri:
· Olay Yeri ve Zamanı: Olay, 30 Nisan 2026 akşamı Batman’ın Bahçelievler Mahallesi’ndeki Zengin Apartmanı’nın 3. katında meydana geldi.
· İlk İhbar ve Müdahale: Çevredekilerin daireden duman çıktığını fark edip 112’ye haber vermesi üzerine adrese AFAD, sağlık, itfaiye ve polis ekipleri yönlendirildi.
· Olay Yeri Bulguları: Ekipler, yangının bir kısmının halıya sirayet ettiğini ve iki kişinin yerde yatar vaziyette olduğunu tespit etti. Sağlık görevlilerinin kontrolleri sonucunda her ikisinin de hayatını kaybettiği belirlendi.
· Soruşturma: Polis ve Cumhuriyet savcılığı, yangının çıkış sebebi ve ölüm nedenlerinin netleştirilmesi için çok yönlü bir araştırma süreci başlattı.
Gündem
1 Mayıs 2026 İşçi Bayramı: Dünyada Coşkuyla Kutlanıyor
1 Mayıs 2026 İşçi Bayramı: Dünyada Coşkuyla Kutlanıyor
Fatih Doğan / FatihDoğanMedya
Tarih: 1 Mayıs 2026 | Saat: 03:30

Milyonlarca işçi ve emekçi için baharın müjdecisi olan 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, bu yıl da dünyanın dört bir yanında coşku ve dayanışma gösterileriyle kutlanıyor. 137 yıllık küresel mücadelenin mirasını taşıyan bu özel günde gözler, tarihsel olarak işçi sınıfının simgesi haline gelmiş Taksim Meydanı’na çevrilirken, İstanbul Valiliği’nden gelen eylem yasakları ve 2026 yılına dair çarpıcı işçi hakları verileri bayramın gündemine oturdu.
137 Yıllık Onurlu Bir Direnişin Mirası
Bugün dünyanın 95 ülkesinde resmi tatil olarak kabul edilen 1 Mayıs’ın kökeni, 19. yüzyılın sonlarında ABD’nin Chicago kentinde yükselen insanlık dışı çalışma şartlarına dayanıyor. 1 Mayıs 1886’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde yaklaşık yarım milyon işçi, günde 12 saatlik ağır çalışma koşullarına karşı 8 saatlik iş günü talebiyle greve çıktı. Bu büyük direniş, 1889’da Paris’te toplanan İkinci Enternasyonal Kongresi’nde 1 Mayıs’ın “Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” ilan edilmesiyle ölümsüzleşti.
Türkiye’deki resmi serüven ise Cumhuriyet’in ilanından kısa bir süre sonra, 1923 yılında başladı. Ancak 1 Mayıs’ın toplumsal hafızadaki en derin izi, hâlâ bir yara olarak kanayan “Kanlı 1 Mayıs” ile kazındı. 1977’de Taksim Meydanı’nı dolduran yüz binlerce kişiye açılan ateş sonucu en az 34 yurttaş hayatını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmıştı. 2010 yılında resmi adı “Emek ve Dayanışma Günü” olarak değiştirilse de, Taksim’in 1 Mayıs’a kapatılması geleneği 2026 yılında da devam etti.
2026’da Türkiye’de 1 Mayıs Atmosferi: Resmi Tatil ve Yasaklar
2026 yılı takvimine göre 1 Mayıs, Cuma gününe denk geliyor. Cumartesi ve Pazar ile birleşerek üç günlük bir tatil fırsatı yaratan bu durum, vatandaşların tatil planlarını şekillendirirken, İstanbul’da gerilimli bir bekleyişi de beraberinde getiriyor. İstanbul Valiliği, 1 Mayıs 2026’da Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde, saat 00.01’den 23.59’a kadar her türlü miting, basın açıklaması, oturma eylemi ve gösteri yürüyüşünü yasaklama kararı aldı. Karara gerekçe olarak “provokatif eylemlerin önlenmesi” gösterilirken, özellikle Taksim’e çıkan yollar araç ve yaya trafiğine kapatıldı.
Buna karşın sendikaların “Taksim 1 Mayıs Alanıdır” ısrarı sürüyor. Yasaklara rağmen sendikalar ve konfederasyonlar yurdun dört bir yanında kitlesel etkinlikler düzenleyecek. Türkiye genelinde; DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin Kadıköy Rıhtım’da, TÜRK-İŞ’in ise Kazancı Yokuşu’nda düzenleyeceği törenlerle emeğin sesi yükseltilecek.
Öte yandan resmi tatil sebebiyle kamu kurumları, okullar ve bankalar kapalı olacak. Ancak vatandaşın en çok merak ettiği konulardan biri de zincir marketlerin durumu. Edinilen bilgilere göre, resmi tatil olmasına rağmen A101, BİM ve ŞOK gibi zincir marketlerin bir kısmı günün belirli saatlerinde hizmet vermeye devam edecek.
2026 İşçi Hakları ve Asgari Ücret Gündemi
Bayram coşkusunun yanında, 2026 yılı işçi hakları açısından da önemli yenilikler getirdi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun belirlediği yeni asgari ücret tutarları, işçi ve işveren maliyetleri hesaplanırken dikkate alınması gereken kritik bir unsur haline geldi. Uzmanlara göre, iş güvencesi kapsamında çalışanlar geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarılamazken, yıllık ücretli izin haklarında da 1-5 yıl arası çalışanlar için 14 gün, 5-15 yıl arası için 20 gün ve 15 yıl üstü için 26 günlük standart korunuyor.
Sendika liderleri ise bayram mesajlarında ekonomik krize dikkat çekti. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, “20 bin lira emekli maaşı, asgari ücret ortada. Bu rakamlarla bir hafta bile geçinilmez. Çözüm yeri Meclis’tir” diyerek, emekçinin alım gücünün düştüğüne vurgu yaptı.
Emeğe Saygı ve Dayanışma Zamanı
Bugün 1 Mayıs… Sadece bir tatil günü ya da takvim yaprağı değil; eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yaraşır bir yaşam için verilen asırlık bir mücadelenin simgesi. İster dijital platformlarda ister sokaklarda olsun, emeğin ve dayanışmanın sesi bugün her zamankinden daha güçlü çıkıyor. Emeğin ve alın terinin hakkını savunan tüm işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
-
Gündem2 gün önceBursa’da Depoya Silahlı Baskın: Genç Avukat Hayatını Kaybetti, Kardeşi Yaralı
-
Gündem6 gün önce14 Yaşındaki Kızın Feryadı: “Beni ve Ablamı Taciz Ediyordu” Dedi, ‘Cin Ali’ Lakaplı Babasını Öldürdü
-
Gündem2 gün önceŞanlıurfa’da Yürek Burkan Kaza: Kızını Uğurlamaya Giden Anne ve Komşuları Hayatını Kaybetti
-
Gündem3 gün önceÇankırı’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti! Eşi 4. Çocuğuna Hamileydi
-
Gündem6 gün önce -
Gündem6 gün önce26 Yıldır Kayıp Sinem’in Babası: “Dosyanın Yeniden Açılması Bizim İçin Yeni Bir Umut”
-
Gündem1 hafta önceKahramanmaraş’taki Vahşette Yürek Yakan Detay: Hayatını Kaybeden 6 Kişi Aynı Sınıftan
-
Gündem5 gün önceBolu Gerede’de 2 Aylık Bebeğini Öldüren Anne Yakalandı
